<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2enclosuresfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0">

<channel>
	<title>İslam Mekanı</title>
	
	<link>http://www.islammekani.com</link>
	<description>İslam hakkında birçok bilgiye ulaşabileceğiniz mekanınız.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 May 2012 18:12:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/islammekani" /><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="islammekani" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>İslam hakkında birçok bilgiye ulaşabileceğiniz mekanınız.</itunes:subtitle><feedburner:emailServiceId xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0">islammekani</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0">http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><item>
		<title>Hıdırellez Hurafesi</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hidirellez-hurafesi/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hidirellez-hurafesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 10:30:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7385</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2012/05/hidirellez-333x250.jpg" alt="Hıdırellez Hurafesi" title="Hıdırellez Hurafesi" height="150" width="250"><br />Bugün Hz. Hızır ve Hz. İlyas buluşmasının yıl dönümü.. Zamanla hıdırellez ismini alan bugün hakkındaki [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2012/05/hidirellez-333x250.jpg" alt="" title="hidirellez" width="333" height="250" class="alignnone size-medium wp-image-7386" /></p>
<p>Bugün Hz. Hızır ve Hz. İlyas buluşmasının yıl dönümü.. Zamanla hıdırellez ismini alan bugün hakkındaki en büyük tehlike Allah &#8216;a (c.c.) şirk..</p>
<p>Konuyula alakalı bir video ekliyoruz.</p>
<p><iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/bMoGRDFu6n4" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hidirellez-hurafesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeytanın Çocukları</title>
		<link>http://www.islammekani.com/seytanin-cocuklari/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/seytanin-cocuklari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 17:01:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Çocukları İsimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Çocukları Kimlerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7383</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2012/01/goz-333x250.jpg" alt="Şeytanın Çocukları" title="Şeytanın Çocukları" height="150" width="250"><br />Öğrenmekte fayda olan bir yazı olmuş. Bunları bilirsek ona göre tedbir alabiliriz. Allah 2ın izniyle. [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2012/01/goz-333x250.jpg" alt="" title="goz" width="333" height="250" class="alignnone size-medium wp-image-7384" /></p>
<p>Öğrenmekte fayda olan bir yazı olmuş. Bunları bilirsek ona göre tedbir alabiliriz. Allah 2ın izniyle.</p>
<p>1.Hanzeb<br />
Namazda vesvese verir.Namazda böyle bir şey hissedince Allah&#8217;a sığın.</p>
<p>2.Velhan<br />
Temizlikte çok su kullandırarak vesvese verir.Çok su kullandırır sonra da gülüp alay eder.</p>
<p>3.Zellenbur<br />
Bu da çarşılarda esnafa bozuk mal satmayı yalan yemini malını mahvetmeyi malın kusurunu gizlemeyi ve insanları aldatmayı güzel gösterir.</p>
<p>4.Vesnan<br />
Uyku şeytanıdır.Namaz ve diğer ibadetler için kafayı ve göz kapaklarını bastırır zina ve hırsızlık gibi haramlar için insanı uyarır.</p>
<p>5.Betr<br />
Musibet şeytanıdır.Bağırıp çağırma yüze tokat vurma gibi cahiliye adaletini güzel gösterir.</p>
<p>6.Dasim<br />
Yemek şeytanıdır.İnsan besmele çekmediğinde onunla yemek yer eve girer yatakta uyur besmele ile dürülmemişse giysileri giyer.Karı koca arasında düşmanlık meydana getirmeye çalışır.</p>
<p>7.Metun veya mesut<br />
İnsanlar arasında yalan haberleri yayar sonra onların aslı çıkmaz.Kişinin her duyduğunu konuşması yalan olarak kendine yeter.</p>
<p>8.El ebyaz<br />
Peygamberlere ve velilere musallat olan şeytandır.Peygamberlere bir zararı olmaz veliler ise onlarla mücadele ederler.</p>
<p>Allah´ın korudukları selâmettedir, korumadıkları ise sapıtırlar. (Gazali´nin Bidayet-ül Hidaye şerhi) Kaynak : Tefcirut-Tesnim c.1 s.19</p>
<p>Kaynak: Mehmet Aksel / Bugün</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/seytanin-cocuklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reis-ul Ulema Ceriç’ten Sırplara Eleştiri</title>
		<link>http://www.islammekani.com/reis-ul-ulema-cericten-sirplara-elestiri/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/reis-ul-ulema-cericten-sirplara-elestiri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2012 19:12:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Bosna]]></category>
		<category><![CDATA[Bosna Hersek]]></category>
		<category><![CDATA[Bosna Hersek İslam Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Mustafa Ceriç]]></category>
		<category><![CDATA[Reis-ul Ulema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7380</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2012/01/bosna-580x250.jpg" alt="Reis-ul Ulema Ceriç'ten Sırplara Eleştiri" title="Reis-ul Ulema Ceriç'ten Sırplara Eleştiri" height="150" width="250"><br />Bosna Hersek&#8217;te İslam Birliği ve Sırp Ortodoks Kilise&#8217;si arasında tartışma -Bosnalı Sırpların lideri Dodik&#8217;e yönelik [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2012/01/bosna-580x250.jpg" alt="" title="bosna" width="580" height="250" class="alignnone size-medium wp-image-7381" /></p>
<p>Bosna Hersek&#8217;te İslam Birliği ve Sırp Ortodoks Kilise&#8217;si arasında tartışma -Bosnalı Sırpların lideri Dodik&#8217;e yönelik eleştirilere tepki gösteren Piskopos Grigoriye&#8217;ye, Bosna Hersek Reis-ul Uleması Ceriç&#8217;ten cevap gecikmedi.</p>
<p>Bosna Hersek&#8217;te İslam Birliği ve Sırp Ortodoks Kilise&#8217;si arasında, Bosnalı Sırpların siyasi lideri Milorad Dodik&#8217;e yönelik eleştiriler konusunda tartışma yaşandı.</p>
<p>Bosna savaşının (1992-1995) silahlarını susturan Dayton Antlaşması&#8217;nın imzalanmasıyla birlikte ülkenin Bosna Hersek Federasyonu ve Bosna Sırp Cumhuriyeti olmak üzere iki otonom yapıdan oluşturulmasına yönelik alınan karardan bu yana, Bosna Hersek&#8217;in Bosna Sırp Cumhuriyeti entitesinin kuruluşunun yıldönümünün kutlanmasına tepki gösteren Bosna Hersek İslam Birliği, bu yıl kutlanan 20. yıldönümü vesilesi ile törenlerin düzenlenmesini eleştirdi.</p>
<p>Bosna Hersek Reis-ul Uleması Dr. Mustafa Ceriç, yaptığı yazılı açıklamada, etnik temizlikle ortaya çıkan Bosna Sırp Cumhuriyeti&#8217;nin kuruluş yıldönümünün kutlanmasının, savaş mağduru ve kurban yakınları Boşnaklar için bir nevi aşağılanma olduğunu ifade etti. Ceriç ayrıca, törenlerin organizatörü ve ev sahibi Bosna Sırp Cumhuriyeti Başkanı Milorad Dodik&#8217;i, organize ettiği bu törenlerden dolayı eleştirdi.</p>
<p>Reis-ul Ulema Ceriç&#8217;in Sırp lider Dodik&#8217;i eleştirmemesi gerektiğini ifade eden Sırp Ortodoks Kilise&#8217;sinin Bosna Hersek&#8217;teki lideri &#8221;Zahum Hercegovina&#8221; Piskoposu Grigoriye ise, Ceriç&#8217;in yaptığı açıklamayı kınadı.</p>
<p>Bosna Hersek&#8217;te yayın yapan bir televizyon programında konuk olan Grigoriye, Ceriç&#8217;in Sırp siyasi lideri Dodik&#8217;i eleştirmesine hakkı olmadığını ileri sürerek, kendisinin &#8221;bütün insani ve dini çerçevelerden çıktığını&#8221; iddia etti.</p>
<p>Bosna Hersek İslam Birliği&#8217;nin ise, Grigoriye&#8217;nin siyasi lider Dodik&#8217;i savunduğunu ifade edildiği yazılı açıklamasında şunlara yer verildi:</p>
<p>&#8221;Son zamlarda Sırp Ortodoks Kilise&#8217;sinin, hoşgörüsüzlüğü ve nefreti teşvik eden Sırp politikacılarına verdiği destek Boşnak Müslümanlara, soykırımı gerçekleştirirken çocuklarımızın kafalarına kurşun sıkan &#8221;Akrepler&#8221; adlı Özel Sırp Birliklerin Başpiskopos tarafından kutsanmasını anımsatıyor. Yapılan ifadeler Zvornik, Banja Luka, Foça, Trebinje, Gatsko, Bileça ve Bosna&#8217;nın çeşitli yerlerinde savaş bölgelerin dışında kalan camilerin sistematik olarak yok edilmesini hatırlatıyor. Zvornik&#8217;te cami temelleri üzerinde kilisenin inşa edilmesini veya nine Fata Orloviç&#8217;in bahçesinde kilisenin inşa edilmesini anımsatıyor.&#8221;<br />
Piskopos Grigoriye&#8217;nin Boşnaklar üzerinde yapılan soykırımı kınamadığı da hatırlatılan açıklamada, &#8221;Başpiskopos Grigoriye ve Sırp Kilisesi Boşnaklara düzenlenen soykırım öncesi Sırp askerlerin kutsanması ve camilerin yok edilmesini şimdiye kadar neden kınamadı-</p>
<p>Nine Fata Orloviç&#8217;in bahçesinde kaçak olarak inşa edilen kiliseyi niye başka yere taşımıyorlar, ninenin ölmesini mi bekliyorlar- Sırbistan Ortodoks Kilisesi&#8217;nin Başpiskoposu İriney&#8217;in Banja Luka&#8217;ya gelmesinde ve Boşnaklar üzerinde soykırımı başlatan 9 Ocak tarihinde Sırp Cumhuriyeti&#8217;ni kutsamasıyla Boşnaklara hangi mesaj gönderildi- Şimdiye kadar Sırp Ortodoks Kilisesi Sırbistan&#8217;ın İslam Birliği&#8217;ne karşı düzenlediği suçları niye kınanmıyor-&#8221; ifadeleri de yer aldı.</p>
<p>Bosna-Hersek&#8217;teki savaş sırasında 1992 yılında Mostar kentini terk eden Sırp Ortodoks &#8220;Zahum Hersegovina&#8221; Piskoposluğu, 2011 yılının Ocak ayı itibariyle yeniden Mostar&#8217;a taşınmıştı.</p>
<p>Bosna Hersek&#8217;te 1990&#8242;lı yıllarda 614 cami yıkılmıştı. Yıkılan bazı camilerin temellerinde ise kiliseler inşa edildi. Srebrenitsa yakınlarındaki Konjeniç Polje kasabasında yaşayan ve verdiği hukuki mücadeleden dolayı &#8221;kahraman nine&#8221; olarak adlandırılan Fata Orloviç&#8217;in bahçesinde kaçak olarak inşa edilen kilise ise, mahkeme kararına rağmen hala yıkılmadı.</p>
<p>aa</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/reis-ul-ulema-cericten-sirplara-elestiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsveç’te Başörtülü Bir Polis</title>
		<link>http://www.islammekani.com/isvecte-basortulu-bir-polis/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/isvecte-basortulu-bir-polis/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 16:04:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[başörtüsü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7377</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/isvec.jpg" alt="İsveç'te Başörtülü Bir Polis" title="İsveç'te Başörtülü Bir Polis" height="150" width="250"><br />26 yaşındaki Donna Eljammal, İsveç&#8217;te hiçbir engelle karşılaşmadan başörtüsü ile polislik yapıyor. Küçüklüğünden beri başkalarına [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-7378" title="isvec" src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/isvec.jpg" alt="" width="200" height="200" /></p>
<p>26 yaşındaki Donna Eljammal, İsveç&#8217;te hiçbir engelle karşılaşmadan başörtüsü ile polislik yapıyor.<br />
Küçüklüğünden beri başkalarına yardım etme arzusunda olduğunu ifade eden Eljammal, bunun bilgisayar başında oturarak yapılamayacağını söyledi.</p>
<p>Başörtüsü ile polislik yapmanın zorluklarına da dikkat çeken Eljammal, birkaç yıl önce başörtüsünün polis üniforması ile giyilebilmesinin önünün açan yasal düzenlemenin yapıldığını kaydetti.</p>
<p>Başörtüsünün kariyerine engel teşkil etmediğini belirten Donna Eljammal, İsveç&#8217;in çok kültürlü bir yapıya sahip olduğunu, inançlarını yaşamasının önünde bir engel bulunmadığını ifade etti. Başörtüsünün İslam inancının bir parçası olduğunu öğrenenlerin kendisine saygı duyduklarını söyleyen Donna, başörtüsünü çıkarmayı düşünmediğini ve başörtüsü ile tüm mesleklerin icra edilebileceğine inandığını aktardı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/isvecte-basortulu-bir-polis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arnavutluklu Kıza İYTE’nde Başörtüsü Zulmü</title>
		<link>http://www.islammekani.com/arnavutluklu-kiza-iytende-basortusu-zulmu/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/arnavutluklu-kiza-iytende-basortusu-zulmu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 14:24:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Arnavutluk]]></category>
		<category><![CDATA[başörtüsü]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Arnavutluk]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Başörtüsü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7374</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/arnavut-kiz.jpg" alt="Arnavutluklu Kıza İYTE'nde Başörtüsü Zulmü" title="Arnavutluklu Kıza İYTE'nde Başörtüsü Zulmü" height="150" width="250"><br />Arnavutluk&#8217;tan Türkiye&#8217;ye okumak için gelen Ornela Bego, örtülü olduğu gerekçesiyle derstten atıldı. Bego, sınıfta kalma [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/arnavut-kiz.jpg" alt="" title="arnavut-kiz" width="272" height="204" class="alignnone size-full wp-image-7375" /></p>
<p>Arnavutluk&#8217;tan Türkiye&#8217;ye okumak için gelen Ornela Bego, örtülü olduğu gerekçesiyle derstten atıldı. Bego, sınıfta kalma riskiyle karşı karşıya&#8230;</p>
<p><p style="text-align: center;"><embed src="http://begenpaylas.com/i/v/player.swf?file=http%3A%2F%2Fvideo.ak.fbcdn.net%2Fcfs-ak-ash4%2Fv%2F347446%2F60%2F10150445924042432_45523.mp4%3Foh%3D22f8b03d0c61f03f092041302adaf46a%26oe%3D4FBB4E20%26__gda__%3D1337675296_7e7f628a2caf4a63ab11f6066cf30412&amp;dock=true" flashvars="backcolor=0x2A3216&amp;frontcolor=0xFEFF8A&amp;lightcolor=0x000000&amp;type=video" quality="high" bgcolor="#000000" name="mymovie" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="sameDomain" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.adobe.com/go/getflashplayer" align="middle" width="541" height="339"></p></p>
<p>Arnavutluk&#8217;tan okumak için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE)&#8217;ne gelen Ornela Bego, başörtülü olduğu için derslere alınmıyor. Fizik bölümü öğrencisi Bego, kimya dersi veren N.E adlı bir öğretmen tarafından, başörtülü olduğu gerekçesiyle derslerden çıkarıldığını söyledi. Yaşadığı sıkıntıları İYTE Rektörü Prof. Dr. Mustafa Güden&#8217;e ileten mağdur öğrenci, onun da bir çözüm bulamadığını kaydetti. Bu şartlarda sınıfta kalacağını belirten Bego, Avrupa&#8217;da başörtüsü sıkıntısı olmadığını, nüfusunun yüzde 99&#8242;unun Müslüman olduğu söyleyenen bir ülkede böyle bir yasak olmasına da anlam veremediğini vurguladı.</p>
<p>Başından geçenleri anlatan Ornela Bego, İYTE&#8217;de kendisini sadece bir hocanın derse almadığını söyledi. Bu tutuma rektörlüğün de göz yumduğuna dikkat çekerek şunları anlattı: &#8220;Yaklaşık 1,5 aydır bu hoca, diğer öğrencilerle birlikte beni aynı anda derse almıyor. Son olarak, &#8216;Kampüs ve sınıfta kapalı gezmek yasak.&#8217; diyerek beni dışarıya çıkardı. Ben de böyle bir yasak olmadığını ve gerekirse tutanak tutmasını istedim. Bunun üzerine, &#8216;Yasak olmasa bile benim dersime girmeyeceksin.&#8217; dedi. Ben de, &#8216;Gireceğim, bu benim doğal hakkım.&#8217; dedim. &#8216;Ben istemiyorum. Pijamayla gelirsen nasıl olacak?&#8217; diye tepki gösterdi.</p>
<p>Ben de, &#8216;Başörtüsüyle pijamanın aynı şey olmadığını herkes biliyor.&#8217; dedim. Bunun üzerine, &#8216;Ben açık söyleyeyim, biz yıllardır kadın haklarını savunmaya çalışıyoruz, siz gelip geri götürmeye çalışıyorsunuz.&#8217; dedi. Ben ise, &#8216;Türkiye ile hiçbir alâkam yok. Ben sadece okumak ve eğitim almak için geldim.&#8217; dedim. Bu sefer de, &#8216;Başörtüsü dinde farz değil, takmasan da olur.&#8217; deyince, &#8216;Farzdır; olmasa bile ben derslere böyle girmek istiyorum.&#8217; sözüm üzerine hakarete varan kelimeler kullandı. Bunların başında da, &#8216;Böyle güzel mi olduğunu zandediyorsun? Aslında böyle iğrenç oluyorsun.&#8217; dedi. Buna rağmen, &#8216;Bu sizin düşünceniz.&#8217; diye karşılık verdim.&#8221;</p>
<p>Yaklaşık iki aydır yaşadıklarını anlatmak üzere Rektör Güden&#8217;e gittiğini, ancak ondan da çözüm yerine elleri boş döndüğünü anlatan mağdur öğrenci, &#8220;Rektörle görüştüm, o da hocayla görüştü. Hoca, benimle tartıştığı için psikolojisi bozulduğu gerekçesiyle beni yine derse almadı. Sanki mağdur ben değil de hocaymış gibi muamele gördüm. Rektör Bey, bu konuda yazılı bir şey olmadığını, bu sebeple kendisinin hiçbir bir şey yapamayacağını söyledi. Türkiye&#8217;de böyle bir şey yaşadığım için çok üzgünüm ama üç defa derse girmezsem sınıfta kalacağım. Benim mağduriyetimi ve aşağılanmamı kim telafi edecek?&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>İYTE Rektörü Prof. Dr. Güden ise öğrencinin başından geçenleri kendisine anlattığını ancak kanunen yapabileceği bir şey olmadığını söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/arnavutluklu-kiza-iytende-basortusu-zulmu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<enclosure url="http://begenpaylas.com/i/v/player.swf?file=http%3A%2F%2Fvideo.ak.fbcdn.net%2Fcfs-ak-ash4%2Fv%2F347446%2F60%2F10150445924042432_45523.mp4%3Foh%3D22f8b03d0c61f03f092041302adaf46a%26oe%3D4FBB4E20%26__gda__%3D1337675296_7e7f628a2caf4a63ab11f6066cf30412&amp;amp;dock=true" length="42082" type="application/x-shockwave-flash" /><media:content url="http://begenpaylas.com/i/v/player.swf?file=http%3A%2F%2Fvideo.ak.fbcdn.net%2Fcfs-ak-ash4%2Fv%2F347446%2F60%2F10150445924042432_45523.mp4%3Foh%3D22f8b03d0c61f03f092041302adaf46a%26oe%3D4FBB4E20%26__gda__%3D1337675296_7e7f628a2caf4a63ab11f6066cf30412&amp;amp;dock=true" fileSize="42082" type="application/x-shockwave-flash" /><itunes:subtitle> Arnavutluk&amp;#8217;tan Türkiye&amp;#8217;ye okumak için gelen Ornela Bego, örtülü olduğu gerekçesiyle derstten atıldı. Bego, sınıfta kalma [...]</itunes:subtitle><itunes:summary> Arnavutluk&amp;#8217;tan Türkiye&amp;#8217;ye okumak için gelen Ornela Bego, örtülü olduğu gerekçesiyle derstten atıldı. Bego, sınıfta kalma [...]</itunes:summary><itunes:keywords>Güncel, Arnavutluk, başörtüsü, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Arnavutluk, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Başörtüsü</itunes:keywords></item>
		<item>
		<title>Peygamber Efendimizin Kabri Nerede?</title>
		<link>http://www.islammekani.com/peygamber-efendimizin-kabri-nerede/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/peygamber-efendimizin-kabri-nerede/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 14:06:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mübarek Mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hücre-i Saadet]]></category>
		<category><![CDATA[Hücre-i Saadet Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Nevebi]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Nevebi Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Ravza-i Mutahhara]]></category>
		<category><![CDATA[Ravza-i Mutahhara Nerede]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7363</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/hucreisaadet-333x250.jpg" alt="Peygamber Efendimizin Kabri Nerede?" title="Peygamber Efendimizin Kabri Nerede?" height="150" width="250"><br />Medine&#8217;de Mescid-i Nebevi&#8216;dedir. Mescid-i Nebevi&#8217;nin de içerisinde Ravza-i Mutahhara&#8216;nın yanında Hücre-i Saadet içerisindedir. Yeşil kubbe&#8217;nin [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-7370" title="hucreisaadet" src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/hucreisaadet-333x250.jpg" alt="" width="333" height="250" /></p>
<p>Medine&#8217;de <a title="Mescid-i Nebevi" href="http://www.islammekani.com/mescid-i-nebevi/" target="_blank">Mescid-i Nebevi</a>&#8216;dedir. Mescid-i Nebevi&#8217;nin de içerisinde <a title="Ravza-i Mutahhara" href="http://www.islammekani.com/ravza-i-mutahhara/" target="_blank">Ravza-i Mutahhara</a>&#8216;nın yanında <a title="Hücre-i Saadet" href="http://www.islammekani.com/hucre-i-saadet/" target="_blank">Hücre-i Saadet </a>içerisindedir. Yeşil kubbe&#8217;nin olduğu yerin hemen yakınlarındadır.</p>
<p>Her hangi bir kapısı yoktur.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-7371" title="hadra6" src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/hadra6.jpg" alt="" width="742" height="670" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-7372" title="medine1" src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/medine1.gif" alt="" width="612" height="433" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/peygamber-efendimizin-kabri-nerede/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber Efendimizin Mezarı Nerede?</title>
		<link>http://www.islammekani.com/peygamber-efendimizin-mezari-nerede/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/peygamber-efendimizin-mezari-nerede/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 14:06:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mübarek Mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hücre-i Saadet]]></category>
		<category><![CDATA[Hücre-i Saadet Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Nevebi]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Nevebi Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Ravza-i Mutahhara]]></category>
		<category><![CDATA[Ravza-i Mutahhara Nerede]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7362</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/hucreisaadet-333x250.jpg" alt="Peygamber Efendimizin Mezarı Nerede?" title="Peygamber Efendimizin Mezarı Nerede?" height="150" width="250"><br />Medine&#8217;de Mescid-i Nebevi&#8216;dedir. Mescid-i Nebevi&#8217;nin de içerisinde Ravza-i Mutahhara&#8216;nın yanında Hücre-i Saadet içerisindedir. Yeşil kubbe&#8217;nin [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-7370" title="hucreisaadet" src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/hucreisaadet-333x250.jpg" alt="" width="333" height="250" /></p>
<p>Medine&#8217;de <a title="Mescid-i Nebevi" href="http://www.islammekani.com/mescid-i-nebevi/" target="_blank">Mescid-i Nebevi</a>&#8216;dedir. Mescid-i Nebevi&#8217;nin de içerisinde <a title="Ravza-i Mutahhara" href="http://www.islammekani.com/ravza-i-mutahhara/" target="_blank">Ravza-i Mutahhara</a>&#8216;nın yanında <a title="Hücre-i Saadet" href="http://www.islammekani.com/hucre-i-saadet/" target="_blank">Hücre-i Saadet </a>içerisindedir. Yeşil kubbe&#8217;nin olduğu yerin hemen yakınlarındadır.</p>
<p>Her hangi bir kapısı yoktur.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-7371" title="hadra6" src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/hadra6.jpg" alt="" width="742" height="670" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-7372" title="medine1" src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/medine1.gif" alt="" width="612" height="433" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/peygamber-efendimizin-mezari-nerede/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hücre-i Saadet</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hucre-i-saadet/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hucre-i-saadet/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 14:03:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mübarek Mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hücre-i Saadet]]></category>
		<category><![CDATA[Hücre-i Saadet Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Hücre-i Saadet Nerede]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7368</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/hurce-i-saadet-219x250.jpg" alt="Hücre-i Saadet" title="Hücre-i Saadet" height="150" width="250"><br />Hücre-i Saadet, Mescid-i Nebevi&#8217; nin içerisindedir. Hz. Peygamber Efendimiz (SAV) Mescid-i Nebevi’ yi inşa ederken, [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/hurce-i-saadet-219x250.jpg" alt="" title="hurce-i-saadet" width="219" height="250" class="alignnone size-medium wp-image-7369" /></p>
<p>Hücre-i Saadet, Mescid-i Nebevi&#8217; nin içerisindedir. Hz. Peygamber Efendimiz (SAV) Mescid-i Nebevi’ yi inşa ederken, güney tarafındaki duvarına bitişik iki küçük oda yapıldı. Bu odalardan birisi Hz. Aişe (RA)&#8217; Annemizin odası oldu. Peygamber Efendimiz (SAV), Hz. Aişe (RA)&#8217; nın odasında vefat etti ve bu odaya defnedildi. Hz. Peygamber Efendimiz (SAV)  Hz. Aişe’ nin odasına defnedilmesinden sonra burası Hücre-i saadet adıyla anılmaya başlandı. </p>
<p>Daha sonra Hz. Ebubekir (RA) ve Hz. Ömer (RA)&#8217; da bu odaya defnedildi. Günümüze gelene kadar bir çok kez tadilat ve yenileme yapılmış bu kutsal mekan Hz. Peygamber’ in minberinin bulunduğu yer ile birleştirilerek mescidin en önemli bölümü haline getirilmiştir. Hücre-i Saadet bugünkü kali ile Mescid-i Nebevi&#8217; deki yeşil kubbenin olduğu bölümdür.</p>
<p><strong>Farklı Kaynak</strong></p>
<p>Hücre-i Saadet, Peygamber Efendimizin (a.s.m.) Medine’de iken ikamet ettiği ve halihazırda kabr-i şeriflerinin bulunduğu mekâna denir. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) Mekke’den Medine’ye hicret edince bütün Medineliler kendisini misafir etmek istemiş, ancak Peygamberimiz: “Deveye yol verin. Ona gideceği yer buyurulmuştur” diyerek tercihi deveye bırakmıştı. Deve iki yetim çocuğa ait bir arsaya çökünce, Resul-i Ekrem (a.s.m.) bu arsayı satın aldı. Buraya Ensar ve Muhacirlerin yardımı ile mescid ve etrafına aileleri için hücreler (odalar) yaptırdı. Bu odaların inşasına kadar geçen yedi aylık sürede Ebu Eyyubi’l-Ensarî’nin (r.a.) evinde misafir kalan Hz. Peygamber (a.s.m.), mübarek ömürlerinin sonuna kadar bu odada ikamet ettiler ve buraya defnolundular.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hucre-i-saadet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ravza-i Mutahhara</title>
		<link>http://www.islammekani.com/ravza-i-mutahhara/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/ravza-i-mutahhara/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 13:59:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mübarek Mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ravza-i Mutahhara]]></category>
		<category><![CDATA[Ravza-i Mutahhara Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Ravza-i Mutahhara Nerede]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7366</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/hadra10-333x250.jpg" alt="Ravza-i Mutahhara" title="Ravza-i Mutahhara" height="150" width="250"><br />Ravza-i Mutahhara, Hücre-i Saadet ile Minber-i Şerif arasında kalan bölümdür. Müslümanlar için önemini Peygamber Efendimiz [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/hadra10-333x250.jpg" alt="" title="hadra10" width="333" height="250" class="alignnone size-medium wp-image-7367" /></p>
<p>Ravza-i Mutahhara, Hücre-i Saadet ile Minber-i Şerif arasında kalan bölümdür. Müslümanlar için önemini Peygamber Efendimiz (SAV) bir Hadis-i Şerif&#8217; lerinde şöyle belirtmiştir:</p>
<p>“Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberim havuzumun üzerindedir.” diyerek buranın kıymetini bildirmiştir.</p>
<p>Ravza-i Mutahhara’ dan başka, dünya üzerinde cennetten olduğu bildirilen başka bir yer yoktur.  İslamın ilk döneminden birçok olay ve hatıranın geçtiği Ravza-i Mutahhara’ da bizlere bu hatıraları hatırlatan ayrı ayrı isimleri olan sütunlar vardır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/ravza-i-mutahhara/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mescid-i Nebevi</title>
		<link>http://www.islammekani.com/mescid-i-nebevi/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/mescid-i-nebevi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 13:54:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mübarek Mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Nebevi Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Nevebi]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Nevebi Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Nevebi Hakkında Detaylı Bilgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7364</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/mescid-i-nevebi-333x250.jpg" alt="Mescid-i Nebevi" title="Mescid-i Nebevi" height="150" width="250"><br />MESCİD- İ NEBİ Resulullah (s.a.s)&#8217;ın Medine&#8217;ye hicretinden hemen sonra ashabıyla birlikte bina ettiği mescit. Bu [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.islammekani.com/wp-content/uploads/2011/12/mescid-i-nevebi-333x250.jpg" alt="" title="mescid-i-nevebi" width="333" height="250" class="alignnone size-medium wp-image-7365" /></p>
<p>MESCİD- İ NEBİ</p>
<p>Resulullah (s.a.s)&#8217;ın Medine&#8217;ye hicretinden hemen sonra ashabıyla birlikte bina ettiği mescit. Bu mescit, Mescid-i Resul, Mescid-i Şerîf, Mescid-i Saadet ve Mescid-i Nebevî adlarıyla da anılmaktadır. Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksa&#8217;dan sonra yeryüzündeki mescitlerin en faziletlisidir.</p>
<p>Resulullah (s.a.s), Hicret yolculuğunda kısa bir müddet Medine&#8217;nin dışında bulunan Kuba köyünde kalmıştı. Bu esnada Kuba mescidi adıyla bilenen mescidi inşa ettirmişti. Buradan yola çıkıp, Medine&#8217;ye girdiği zaman, Resulullah (s.a.s), misafir edip ağırlama şerefine nail olabilmek için herkes birbiriyle yarışa girmişti. Kendisini davet edenlere Resulullah (s.a.s); &#8220;Bırakın deve serbestçe yürüsün. O bizi Allahın razı olacağı bir yere kadar götürecektir&#8221; diyordu. Deve bir süre yürüdükten sonra, iki yetim kardeşe ait boş bir arsaya çöktü. Buraya evi en yakın olan Ebu Eyyub el-Ensarî, Resulullah (s.a.s)&#8217;ın eşyalarını alıp sevinçli bir halde evine taşıdı (bk. Hicret mad.).</p>
<p>Resulullah (s.a.s)&#8217;ın devesinin çöktüğü bu arsa sahipleri olan Neccaroğullarından Sehl ve Suheyl hibe etmek için ısrar ettilerse de Resulullah (s.a.s) bunu kabul etmedi ve on dinar gibi sembolik bir meblağ karşılığında burayı satın aldı. Bu bedeli Hz. Ebu Bekir (r.a) ödedi.<br />
İbn Sa&#8217;d, Resulullah&#8217;ın Medine&#8217;ye hicretinden önce Esad ibn Zurare&#8217;nin arkadaşlarıyla burada namaz kıldığını, ayrıca cuma namazlarını da burada kıldırdığını nakletmektedir. Etrafı çevrili olan bu arsanın hemen bitişiğinde, cahiliye insanlarının gömülü bulunduğu bir mezarlık vardı. Resulullah bu mezarlığın kaldırılmasını istedi. Böylece mescidin inşa edileceği arsa genişletilmiş oldu. Ayrıca burada bulunan su birikintisi de yok edildi (Nesaî, Mesâcid, 12; İbn Sa&#8217;d Tabakatül-Kübrâ, Beyrut, t.y, I, 239).</p>
<p>Bu arsa üzerinde hemen bir mescit bina edilmeye başlandı. Ensar, Muhacir ve diğer gönüllü kimselerin de katıldığı kalabalık bir işçi-usta topluluğu tarafından yürütülen çalışmalar sonunda mescit, kısa sürede bina edildi. Resulullah (s.a.s) çalışmaları idare edip, mescidin kıble tarafındaki temellerinin atılması ve diğer planlamaları yapmakla yetinmeyip, çalışmalara bir işçi gibi taş, kerpiç taşıyarak katılmıştır. O, bu çalışmalar esnasında şu beyitleri söylüyordu: &#8220;Allahım! Ahiret hayatından başka hayat yoktur. Ensara ve muhacirûna mağfiret et&#8221; (İbn Sa&#8217;d a.g.e., I, 239-240).</p>
<p>Temeller toprak seviyesine kadar taş, zeminden yukarısı ise kerpiç kullanılarak bina edildi. Temel yaklaşık olarak bir buçuk metre derinliğinde açılmıştı.</p>
<p>Eni-boyu yüzer zıra (bir zıra =kırkbeş santim) olmak üzere, kare şeklinde inşa edilen mescidin mihrabı Beytu&#8217;l-Makdis yönüne denk düşecek şekilde kuzey duvarında işaretlenmişti. Üç tane kapıdan biri güney tarafındaki arka duvarda, ikincisi batı tarafındaki duvarda, üçüncüsü ise Resulullah (s.a.s)&#8217;in hücrelerinin bulunduğu doğu tarafında idi. Bu kapıya Cibril kapısı denirdi.</p>
<p>Resulullah (s.a.s), ilk önceleri bir hurma kütüğü üzerine çıkarak hutbe okurdu. Bir zaman sonra bizzat Resulullah (s.a.s)&#8217;ın isteği veya ashabın, cemaatın kalabalıklaştığını ve arkadakilerin hutbe okurken onu göremediklerini bildirmeleri üzerine, bir kaç basamaklı bir minber yapılarak, mescite yerleştirildi (Buhârî, Cuma, 26; İbn Sa&#8217;d, a.g.e., I, 250-251).</p>
<p>Hicretten on altı ay sonra Kıblenin yönü Beytullah tarafına çevrildiği zaman, güneydeki kapı kapatılarak, burası mihrab yapıldı, Kuzeydeki duvarda da bir kapı açıldı. Mescitte namaz kılınan yerin üzeri açıktı. Ancak mescitin ortasında, hurma ağacından yapılan direkler üzerinde, hurma, dal ve yapraklarından bir gölgelik yapılmıştı.</p>
<p>Mescitin doğu tarafında duvara bitişik olarak Resulullah (s.a.s)&#8217;in hanımları Hz. Âişe (r.anh) ve Hz. Sevde (r.anh) için, iki oda inşa edilmişti. Ayrıca yine mescite bitişik olarak, gündüzleri bir eğitim-öğretim yeri, geceleri ise, evsiz kimseler ve misafirlerin barınması için &#8220;Suffa&#8221; denilen üzeri kapalı bir bölüm eklenmişti. Resulullah (s.a.s)&#8217;e ait odalara, zamanla yedi oda daha eklenerek oda sayısı dokuza çıkmıştır. Bunların hepsi kerpiçten idi (İbn Sa&#8217;d, a.g.e., I, 499).</p>
<p>Medine&#8217;de inşa edilen bu mescit aynı zamanda, kurulan İslâm devletine ait bütün faaliyetlerin yürütüldüğü bir merkez niteliğinde idi. Resulullah, ashabıyla orada istişare eder, savaş ve barış kararlarını orada alır, elçi heyetlerini orada kabul eder, savaşa çıkacak orduları orada techiz ederek yola çıkarır, topluma ait bütün meseleler orada çözüme kavuşturulur, hatta gerektiğinde suçlular ve esirler bağlanmak suretiyle orada hapsedilirdi (Nesei, Mesâcid, 20).</p>
<p>Eğitim-öğretim faaliyetleri, mescitin &#8220;Suffa&#8221; denilen kısmında yerine getiriliyordu. İslâm ümmetinin nüvesini oluşturan Ashab ve seçkin sahabe âlimler, İslâmda ilk üniversite sayılabilecek bu mekanda yetişmişlerdi. İslâm&#8217;ın esaslarını öğrenmek üzere Medine dışından gelenler için aynı zamanda bir yatakhane vazifesi görüyordu (İbn Sa&#8217;d a.g.e., 255). Bir defasında, Temim kabilesine mensup yetmiş kişi burada barındırılmış idi (Ahmed b. Hanbel, III, 371).</p>
<p>Resulullah (s.a.s), burada bizzat dersler veriyordu. Ancak, yeni gelen ve başlangıçta olan öğrencilere okuma yazmayı ve Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i öğreten diğer öğretmenler de bulunmakta idi. Medine&#8217;den ve uzak yerlerden olmak üzere burada okuyan öğrencilerin dört yüz kişi gibi bir sayıya ulaştığı oluyordu. Burada barınanların ihtiyaçlarının büyük bir bölümü, cömert sahabeler tarafından karşılanmaktaydı (M. Hamidullah, İslam Peygamberi, İstanbul, 1980, II, 832).</p>
<p>Medine&#8217;de bir evi ve ailesi olmayan fakir kimseler de Suffa&#8217;da yatıp kalkıyor, ihtiyaçlarını buradan sağlıyorlardı (İbn Sa&#8217;d a.g.e, 255).<br />
Mescid-i Nebevi, ilk inşa edilişinden sonra bir takım genişletme faaliyetleri gördü. Hayber&#8217;in fethinden sonra Resulullah (s.a.s), mesciti bir miktar genişletmişti. Resulullah (s.a.s), vefatından kısa bir müddet önce, Hz. Ebu Bekir&#8217;in kapısı hariç odalardan mescite açılan bütün kapıları kapattırmıştı (Buhari, Ashab, 3). Resulullah (s.a.s) vefat ettiğinde Hz. Âişe (r.anha)&#8217;ye ait odada defnedilmiştir.</p>
<p>İlk ciddi genişletme, Hz. Ömer (r.a)&#8217;in hilâfeti zamanında yapıldı. Güney tarafından beş, Batı ve Kuzey taraflarından da onar metre ilave yapıldı. Doğu tarafına ilâve yapılmadı ve Resulullah (s.a.s)&#8217;ın hanımlarının odaları olduğu gibi kaldı. Kuzey, doğu ve batı duvarlarında ikişer tane olmak üzere, kapı sayısı altıya çıkarıldı. Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer vefat ettiklerinde Peygamber (s.a.s)&#8217;ın yanına defnedilmişlerdir.</p>
<p>Hicretin yirmi dokuzuncu yılında Hz. Osman (r.a), mesciti yeniden inşa ettirdi. Duvarları süslü taş ile yeniden örüldü. Taş sütunlar kullanılarak mescitin bir kısmının üzeri kapatıldı. Kapılarının sayısında bir değişiklik yapılmadı. Bu yenileme ile mescitin genişliği yüz elli zıra, uzunluğu ise yüz altmış zıra&#8217;a çıkmıştır (İbnu&#8217;l-Esîr, el-Kâmil fi&#8217;t-Tarih, III,103; Suyütî, Tarihu&#8217;l-Hulefa, Beyrut 1986, 173).</p>
<p>Emevîler zamanında, Medine Valisi Ömer b. Abdülaziz eliyle mescit yeniden inşa ettirildi. Hicrî seksen sekiz&#8217;den, doksan bire kadar süren çalışmalarla mescit, doğu, batı ve kuzey yönlerinden genişletilmişti. Peygamber (s.a.s)&#8217;in hanımlarının odaları Mescide katılmıştır (İbn Sa&#8217;d, a.g.e., I, 399). Resulullah (s.a.s)&#8217;in kabr-i şerifleri Hz. Âişe (r.anh) validemizin odasında bulunduğu için bu odanın sadece bir bölümü mescite dahil edildi.</p>
<p>Mescitin duvarları taş ve kerpiç kullanılarak yapılmış ve mermerlerle kaplanarak süslenmişti. Tavanı da Hindistan&#8217;da yetişen saac ağacı ile örtüldü ve altın suyu ile yaldızlandı. Bu yenileme ile mescitin uzunluğu ikiyüz zıra, genişliği de yüz altmış yedi zıra çıkmıştır. Sütunları mermerden yapılarak, sütun başlıkları altınlarla süslendi. Eyvanların yapımında taşlar kurşun kullanılarak birbirine geçirilip sağlamlaştırıldı. Ravza-ı Mutahhara (Resulullah (s.a.s)&#8217;nın kabrinin bulunduğu yer)&#8217;ın tavanı saac ağacı ile örtülerek yazılarla süslendi. İlk olarak mihrab ve dört tane de minare yapıldı.</p>
<p>Abbasîlerden el-Mehdî, Hicrî 162-778&#8242;de kuzey tarafından genişleterek, üç yıl süren çalışmalarla mesciti yeniledi. Yine 202 (817) yılında Me&#8217;mun, mesciti tekrar restore ettirdi.</p>
<p>576 (1180) yılında en-Nasır Lidinillah, Resulullah (s.a.s)&#8217;den kalan değerli eşyayı muhafaza etmek için mescitin sahnında kubbeli bir oda yaptırdı. Hz. Âişe (r.anh)&#8217;ın sakladıklarından bulabildiklerini buraya koydu. Bunlar; Resulullah (s.a.s)&#8217;ın vefat ettiği zaman giymekte olduğu çuhadan yapılmış rida ve izar, atlas kumaş ile işlemeli şal bir cübbe, Bürde-i Saadet, seccade, sancaklar, bir kısım resmi evrak ve Ashabdan bazılarına ait bir takım eşyadan ibaretti.</p>
<p>654 (1256) yılının Ramazan ayının ilk cuma günü, kandilleri yakan kandilcinin ihmali, kutsal emanetlerin korunduğu sahndaki kubbeli oda hariç, mescidin tamamen yanmasına sebep olmuştu. Abbasîler&#8217;den el-Mu&#8217;tasım, 655 (1257) yılı hac mevsiminde ustalar ve malzeme göndererek mescitin yeniden inşa edilmesini sağladı. Yemen Meliki Muzaffer ve Mısır Meliki Nureddin Ali İbn Mu&#8217;iz&#8217;in de iştirak ettiği bu çalışmalarla hücre-i nebeviye ve duvarların bir kısmı yeniden yapılmıştı. Melik Muzaffer, Yemen&#8217;de yaptırdığı sanat değeri çok yüksek bir minberi de Mescite yerleştirmişti. Ancak, imar işi tamamlanamamıştı. 685 (1295)&#8217;de Baybars, yarım kalan inşaatı tamamladı ve küçük bulduğu Melik Muzaffer&#8217;in minberini kaldırarak yerine, Mısır&#8217;dan getirttiği daha büyük ve sanat bakımından daha zarif bir minberi yerleştirdi. 886 (1481) Ramazanının 13. günü minarelerden birine isabet eden yıldırım, mescitin yanarak, duvarlarının yıkılmasına sebep oldu. Minber, mushaflar ve kitapların tamamı yandı. Ravza-ı Mutahhara ve sahndaki kubbeli oda bu yangından zarar görmemişti.</p>
<p>Mısır Memlûk Sultanı Eşref Kaytabay, Emir Sankar el-Cemalî&#8217;yi kalabalık bir usta kafilesiyle Medine&#8217;ye gönderdi.</p>
<p>Mescit biraz genişletilerek duvarlar ve minberler yeniden inşa edildi. Mihrabı da biraz genişleterek, üzerini, çevresindeki direklerin başlıklarına oturtulan bir Kubbe ile kapadılar. Ravza-ı Mutahhara&#8217;nın duvarları üzerine de bir kubbe oturttular. Bunun üzerini de sütunların taşıdığı diğer bir kubbe ile kapadılar. Sonra, Ravza-ı Mutahhara ile kıble duvarı arasına, etrafını üç küçük kubbenin çevrelediği büyük bir kubbe yapıldı. Yapılan diğer bazı kubbelerle de mescitin bir kısmı örtülmüş oldu. Yeniden yapılan mihrap, renkli mermerler ile süslendi. Rahmet kapısının yanında Medrese-i Mahmudiye adıyla anılan bir medrese inşa edildi. Kaytabay, yapılan bu işler için yüzyirmibin dinar tahsis etmişti.</p>
<p>Osmanlılar döneminde Mescid-i Nebevî&#8217;nin bakımı titizlikle yerine getirilmiş ve tezyin edilmiştir. I. Mahmud, Ravza-ı Mutahhara&#8217;nın üzerinde bulunan kubbeyi yenileyerek, koyu yeşile boyadı. Bundan dolayı bu kubbe, Kubbetu&#8217;l-Hadra (yeşil kubbe) adıyla anılır. Mısır valisi Mehmed Ali Paşa da Mescid-i Nebevi&#8217;de birtakım restorasyon çalışmaları yapmıştır. Mescit, Abdulmecid tarafından yeniden inşa edilmiştir. Abdulmecid&#8217;in bu iş için seçtiği ustalar, Akik vadisinde bulunan Hedab denilen kayadan sütunlar ve taşlar kestiler. Mesciti parça parça inşa etmeye başladılar. Yani bir kısmını yıkıyor, yerini hemen yapıyorlardı. 1849-1861 yılları arasında on iki şene süren inşa çalışmaları ile mescit yeni baştan inşa edildi.</p>
<p>Mayıs 1953&#8242;te başlatılan diğer bir çalışma ile, ön kısmı hariç yeni baştan inşa edilerek bugünkü hale getirildi. İlk imar edildiğinde yaklaşık 2475 m. kare büyüklüğünde olan Mescid-i Nebî, tarih boyu süren çeşitli inşa faaliyetleri sonunda 12271 m. kare genişliğe ulaşmıştır. Bugün ise yeniden büyük genişletme çalışmalarıyla bu alan birkaç katına çıkarılacak şekilde büyütülmüş bulunmaktadır.</p>
<p>Mescid-i Nebevî&#8217;nin Fazileti<br />
Mescid-i Nebevi, Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksa&#8217;dan sonra, yeryüzündeki mescitlerin en faziletlisidir. Bu konuda Resulullah (s.a.s)&#8217;den bir çok hadis varit olmuştur.<br />
Mescid-i Nebî&#8217;de, bir bölüm vardı ki, Resulullah (s.a.s) burayı Cennet bahçelerinden bir bahçe olarak nitelemiştir. Ayrıca minberini de aynı şekilde vasıflandırmıştır.</p>
<p>Bir hadiste şöyle denilmektedir:<br />
&#8220;Resulullah, bir hurma kütüğüne yaslanarak hutbe okurdu. Ashabdan biri şöyle dedi: &#8220;Ya Resulullah! Senin için bir şey yapalım ki, cuma günü üzerine çıktığın zaman insanlar sizi görsün ve hutbenizi duyabilsinler&#8221; dedi. Bunun üzerine Resulullah; &#8220;olur&#8221; dedi. Üç basamaklı bir minber yapıldı. Daha önce yaslanıp hutbe okuduğu kütüğü geçince, kütükten on aylık gebe devenin inlemesi gibi iniltiler gelmeye başladı. Resulullah onu eliyle meshetti ve ses kesildi (Buhârî, Cuma, 26; Nesaî, Cuma, 17; İbn Mâce, İkame, 199; İbn Sa&#8217;d, a.g.e.,I, 239-254).</p>
<p>Resulullah (s.a.s), bu minberin üzerine çıktığı zaman şöyle demişti:<br />
&#8220;Evimle minberimin arası Cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim de Cennet bahçelerinin üzerindedir (Ahmed b. Hanbel, II, 36, 450, 534; V, 41). Diğer bir hadis de; &#8220;Evimle minberimin arası, Cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim havzımın üzerindedir&#8221; (Ahmed b. Hanbel, II, 236) şeklindedir.</p>
<p>Minber hakkındaki başka bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmaktadır: &#8220;Minberimin ayakları Cennet üzerindedir&#8221; (Ahmed, b. Hanbel, VI 289, 292, 318; Nesaî, Mesâcid, 8).</p>
<p>Bu hadisler, Mescid-i Nebevî&#8217;nin, Resulullah&#8217;ın minberi de dahil olmak üzere, minberi ile evi arasında kalan bölümün Cennet bahçelerinden birisi hükmünde olduğunu teyit ederek ortaya koymaktadır. Buna göre, burada bilinçli bir şekilde bulunan, namaz kılan veya başka bir ibadetde bulunan, yaptığı şeyleri Cennet bahçelerinden birinde yapmış gibidir.</p>
<p>Yeryüzünde namaz kılmak ve ziyaret etmek maksadıyla yolculuğa çıkılabilecek üç mescitten birisi Mescidi Nebî&#8217;dir. Bir hadis-i şerifinde Resulullah (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: &#8220;Üç mescitten başka bir yere (ibadet etmek için) özel olarak yolculuk yapılmaz: Mescid-i Horam, Mescid-i Aksa ve Benim mescidim&#8221; (Buharî, Fedâilü&#8217;s-Salat, 1, 6).</p>
<p>Mescid-i Nebî&#8217;de kılınan namaz, diğer mescitlerde kılınan namazlardan çok daha faziletlidir. Sa&#8217;d ibn Ebi Vakkas (r.a)&#8217;dan Resulullah (s.a.s)&#8217;ın şöyle söylediği rivayet edilmektedir: Mescitimde namaz, Mescid-i Haram hariç, diğer mescitlerde kılınan bin rekât namazdan daha hayırlıdır&#8221; (Ahmed b. Hanbel, I,184); Başka bir rivayette &#8220;daha faziletlidir&#8221; (Hanbel, I, 16; Nesai, Mescid,4) buyrulur.</p>
<p>Bunun içindir ki, hac farizasını ifa etmek için bu topraklara yönelen insanlar, bir müddet Medine&#8217;de kalarak Mescid-i Nebî&#8217;de ibadet etmenin güzelliklerinden faydalanmaya çalışırlar.</p>
<p>Namazın dışında, diğer hayırlı ameller için de Mescid-i Nebevî üstün bir mahaldir. Orada yapılan her ibadet kat kat fazlasıyla mükafatlandırılır. Bunun böyle olduğunu vurgulamak için Resulullah (s.a.s) bir hadisinde, Allah yolunda cihat ile kıyas yaparak şöyle buyurmaktadır: Mescitime bir hayrı öğrenmek veya öğretmek için gelen, Allah yolunda cihat eden kimse gibidir. Bunun dışında gelen, başkasının kazancını seyreden kimseye benzer&#8221; (Ahmed b. Hanbel, II, 418).</p>
<p>Resulullah (s.a.s), Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksa yanında kendi mescidinin konumunu bildirmek maksadıyla şöyle demiştir: Ben peygamberlerin sonuncusuyum. Mescitim de mescitlerin sonuncusudur&#8221; (Nesaî, Mesâcid, 7). Bu hadisler, zikredilen bu üç mescitin dışında inşa edilecek hiç bir mescitin, diğerlerinden farkı olmadığını ve fazilet bakımından birbirine denk olduğunu da ortaya koymaktadır.</p>
<p>Ömer TELLİOĞLU (Samil islam Ans)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/mescid-i-nebevi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	<media:rating>nonadult</media:rating></channel>
</rss>

