<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" version="2.0">

<channel>
	<title>Eski Tarihi (Antik)</title>
	
	<link>http://tr.tarikhema.ir</link>
	<description>Eski Dünya: Mısır, Yunan, Iran, Babıl, Roma..</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 08:36:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/eski-tarih" /><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="eski-tarih" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><feedburner:emailServiceId xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0">eski-tarih</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0">http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><item>
		<title>Uruk, Sümer şehri</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/uruk-sumer-sehri/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1113.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/uruk-sumer-sehri/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1113.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 08:36:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Sümer Taırıhı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=1113</guid>
		<description><![CDATA[Uruk, antik bir Sümer şehri. Kent, Fırat Nehri&#8217;nin bugünkü yatağının doğusunda, nehrin eskiden kurumuş bir kanalının üzerinde bulunmaktadır. Bugünkü Irak&#8217;ta Al Mutanna ilinin başkenti Samava&#8217;nın 30 kilometre doğusuna denk gelir. Uruk, Babil döneminde de varlığını korumuştur. Kitab-ı Mukaddes&#8217;te şehrin adı Erek olarak geçer. Tarihçe Uruk, Sümer Krallar Listesine göre Enmerkar tarafından kurulmuştur. Şehir, en büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Uruk</strong>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with antik">antik</a> <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bir">bir</a> Sümer şehri. Kent, Fırat Nehri&#8217;nin bugünkü yatağının doğusunda, nehrin eskiden kurumuş <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bir">bir</a> kanalının üzerinde bulunmaktadır. Bugünkü Irak&#8217;ta Al Mutanna ilinin başkenti Samava&#8217;nın 30 kilometre doğusuna denk gelir. Uruk, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/babil" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with babil">Babil</a> döneminde de varlığını korumuştur. Kitab-ı Mukaddes&#8217;te şehrin adı <strong>Erek</strong> olarak geçer.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Tarihçe</h2>
<p style="text-align: justify;">Uruk, Sümer Krallar Listesine göre Enmerkar tarafından kurulmuştur. Şehir, en <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with büyük">büyük</a> zenginliğini Gılgamış&#8217;ın hükümdarlığı sırasında yaşamıştır. Gılgamış, surları yaptırmış, ticareti sağlamlaştırmış, üretimi arttırmış, Uruk&#8217;u döneminin en muhteşem şehri haline getirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sümer döneminde en önemli şehirlerden biri olan Uruk, tanrıların büyüğü Anu&#8217;ya atfedilmiş bir zigguratın çevresinde 6 kilometrelik bir alana yayılmış tahminlere göre yaklaşık 80.000 insanlı bir şehirdir. Sümer tabletlerine göre İnanna/İştar sonradan kendisine bu önemli şehirde bir <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Tapınak">tapınak</a> yaptırtarak Anu&#8217;nun tapınağıyla yarışmıştır. Gılgameş Destanı&#8217;nda bu konuya değinilir. Şehrin, İnanna&#8217;ya tapınma yöntemlerinin çarpıklığı yüzünden bozulduğu düşünülmektedir. Özellikle Anu başrahibi endişelerini aktarır. Anu&#8217;ya verilen önemin yok olduğu, İnanna&#8217;nın baştanrıça gibi gözüktüğü zamanda Anu tapınağında büyüyen Gılgameş&#8217;ten yardım istenir.</p>
<p style="text-align: justify;">Binlerce yıllık sessizliğin ardından Uruk, bir İngiliz araştırmacı olan William Loftus tarfından, 1849 yılında keşfedilmiştir. Ancak ilk kayda değer kazı çalışması Julius Jordan liderliğindeki bir Alman ekip tarafından I. Dünya Savaşı&#8217;ndan hemen önce yapılmaya başlanmıştır. Savaş nedeniyle ara verilen kazılara 1928&#8242;de geri dönerek yeniden başlayan araştırma ekibi 1939&#8242;a kadar çalışmıştır. 1954 yılında tekrar başlayan kazılar, H. Lenzen liderliğinde birkaç yıl daha devam etmiştir. Bu kazılarda birçok önemli Sümer tabletleri gün ışığına çıkarılmıştır.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Erek</h2>
<p style="text-align: justify;">Erek (İbranice ארך) Tevrat&#8217;a göre Şinar ülkesinde bulunan bir antik kenttir. Babil Kulesi yıkıldıktan sonra Kral Nemrut kenti ikinci kere, Tanrı&#8217;nın insanların dillerini karıştırıp dünyanın dört bir yanına dağıttığı yere kurar. Erek kentinin tam yeri belirtilmemiştir; ama Şinar&#8217;ın yaklaşık olarak Mezopotamya&#8217;nın kuzeyi olduğu bilinmektedir.</p>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/bergama-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/53.html" title="Bergama Antik Kenti">Bergama Antik Kenti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/adada-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/52.html" title="Adada Antik Kenti">Adada Antik Kenti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/arkeoloji-kitaplari/tarihin-eski-uygarlik/55.html" title="ARKEOLOJİ KİTAPLARI">ARKEOLOJİ KİTAPLARI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/razi/felsefe-tarihi/135.html" title="Râzi">Râzi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/piramitler-nasil-insaa-edildi-hakkinda-bilgi/tarihin-eski-uygarlik/504.html" title="Piramitler nasıl inşaa edildi hakkında bilgi">Piramitler nasıl inşaa edildi hakkında bilgi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-55-numarali-mezarin-sirri/tarihin-eski-uygarlik/546.html" title="Eski Misir 55 Numaralı Mezarın Sırrı">Eski Misir 55 Numaralı Mezarın Sırrı</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-tutankamonun-laneti/tarihin-eski-uygarlik/543.html" title="Eski Misir: Tutankamon&#8217;un Laneti">Eski Misir: Tutankamon&#8217;un Laneti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/efes-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/54.html" title="Efes Antik Kenti">Efes Antik Kenti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/zeugma%e2%80%99nin-mozaikleri-asirlar-once-calinmis/tarihin-eski-uygarlik/56.html" title="Zeugma’nın mozaikleri asırlar önce çalınmış">Zeugma’nın mozaikleri asırlar önce çalınmış</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/el-kindi/felsefe-tarihi/99.html" title="El Kındi">El Kındi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/farabi/felsefe-tarihi/103.html" title="Farabi">Farabi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/ibni-sina/felsefe-tarihi/117.html" title="İbni Sina">İbni Sina</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misirin-bilinmeyen-gecmisi/tarihin-eski-uygarlik/516.html" title="MISIR&#8217;IN BİLİNMEYEN GEÇMİŞİ ">MISIR&#8217;IN BİLİNMEYEN GEÇMİŞİ </a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/termessos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/50.html" title="Termessos Antik Kenti">Termessos Antik Kenti</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2012. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/uruk-sumer-sehri/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1113.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/uruk-sumer-sehri/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1113.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/uruk-sumer-sehri/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1113.html&amp;title=Uruk, Sümer şehri">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/uruk-sumer-sehri/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1113.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gılgamış Destanı</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/gilgamis-destani/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1109.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/gilgamis-destani/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1109.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 08:34:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Sümer Taırıhı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=1109</guid>
		<description><![CDATA[Gılgamış Destanı, Mezopotamya&#8217;da ortaya çıkan tarihteki ilk yazılı destandır. Ölümsüzlüğü arayan bir kralın öyküsüdür.Destana konu olan kral Gılgamış gerçekten yaşamış ve M.Ö. 28.yüzyılda Mezopotamya’daki Uruk kentinde hüküm sürmüştür. Ölümsüzlüğün ve bilginin peşindeki insanı yücelterek anlatan Gılgamış Destanı, Gılgamış&#8217;ın ölümünden bin yıl kadar sonra yazılmıştır ve günümüze kadar gelebilmiştir. Gılgamış Destanı, Akat ve Sümer mitolojilerinde geçer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;"><img class="alignright" src="http://tr.tarikhema.ir/images/2012/02/257px-Hero_lion_Dur-Sharrukin_Louvre_AO198622.jpg" alt="257px Hero lion Dur Sharrukin Louvre AO198622 Gılgamış Destanı   Tarikhema.ir" border="0" title="Gılgamış Destanı | Tarikhema.ir" />Gılgamış Destanı, Mezopotamya&#8217;da ortaya çıkan tarihteki ilk yazılı destandır. Ölümsüzlüğü arayan <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bir">bir</a> kralın öyküsüdür.Destana konu olan kral Gılgamış gerçekten yaşamış ve M.Ö. 28.yüzyılda Mezopotamya’daki Uruk kentinde hüküm sürmüştür. Ölümsüzlüğün ve bilginin peşindeki insanı yücelterek anlatan Gılgamış Destanı, Gılgamış&#8217;ın ölümünden bin yıl kadar sonra yazılmıştır ve günümüze kadar gelebilmiştir.</div>
<p style="text-align: justify;">Gılgamış Destanı, Akat ve Sümer mitolojilerinde geçer ve Akat dilinde yazılmış tabletlerden oluşur. Bunlardan günümüzde 12 tablet bulunabilmiştir. Ama bu tabletler eksik olduğu için destan metninin bütünü elde edilememiştir. Aslında bir tablet daha bulunmuştur ancak olayların sırasına uymamaktadır ve bu yüzden ayrı bir versiyon olduğu düşünülmektedir. 18<a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/55" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with 55">55</a>’te Ninova’da yapılan kazılarda, Asur Kralı Asurbanipal’in M.Ö. 7. yüzyılda derlettirdiği tabletler bulunmuş, daha sonra Türkiye-İran sınırında ve Irak’taki Nippur antik kenti kazılarında bulunan tabletler de eklenmiştir. Ayrıca Türkiye’de Sultan Tepe ve Boğazköy’de yapılan kazılarda da destanın izi bulunmuşsa da henüz tümü gün ışığına çıkarılmamıştır.</p>
<p>Tabletlerdeki metne göre destan, Gılgamış’ın özelliklerini övgüyle anlatarak başlar. Yarı insan, yarı tanrı olan Gılgamış karada ve denizde olan biten her şeyi bilen başarılı bir yapı ustası ve yenilmez bir savaşçıdır. Destanının, öbür bölümlerinde Gılgamış’ın başından geçen serüvenler anlatılır. Derinlemesine <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/hikaye" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with hikaye">hikaye</a> türünün <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with en">en</a> olağan üstü biçimde anlatıldığı Gılgamış akılların tamamen özgür ve doğaçlama melekesini gözler önüne sermektedir.</p>
<p>İlk serüven Gılgamış ile Gök tanrısı Anu arasında geçer. Halkına acımasız davrandığı için Gılgamış’a öfkelenen Anu, onu öldürmek için vahşi bir hayvan olan Enkidu’yu üzerine salar. Enkidu ile Gılgamış arasındaki savaşta Gılgamış üstün gelir. Daha sonra Enkidu Gılgamış’ın en yakın dostu ve yardımcısı olur.</p>
<p>Bunun ardından gelen serüven Gılgamış ile aşk tanrıçası İştar arasında yaşanır. İştar Gılgamış’a evlenme önerisinde bulunur. Gılgamış bunu red eder. Onuru kırılan İştar Gılgamış’ı öldürmek için yeryüzüne bir boğa gönderir. Gılgamış, Enkidu’nun da yardımıyla boğayı öldürür. Enkidu rüyasında, boğayı öldürdüğü için tanrılar tarafından ölüme mahkum edildiğini görür.</p>
<p>Destanın bundan sonraki bölümüyle ilgili tabletler bulunamamıştır. Ama, destanın devamının yer aldığı Gılgamış’ın Enkidu için yaktığı ağıtı, düzenlediği görkemli cenaze törenini, sonunda Enkidu’nun ölüler dünyasına göçtüğünü anlatan tabletler bulunabilmiştir.</p>
<p>Enkidu’nun ölümünü Tufan öyküsü izler. Tufan, yeryüzünün sularla dolup taşmasının öyküsüdür. Gılgamış destanında Tufan’ı tanrıça İştar ve Bel’in başlattığı anlatılır. Gılgamış, Tufan’dan kurtularak sağ kaldığını öğrendiği Utnapiştim’i bulmak üzere yola çıkar. Utnapiştim ölümsüzlüğün sırrını bilen bir bilgedir.</p>
<p>Utnapiştim’i bulan Gılgamış, onun verdiği ölümsüzlük otuyla gençliğine yeniden dönecek ve ölümsüzlüğe kavuşacaktır. Ama, destanının insanlar için en üzücü bölümü burada başlar. Çünkü Gılgamış ölümsüzlük otunu yemeye fırsat bulamadan onu bir yılana kaptırır ve Uruk’a eli boş döner. Bazı kaynaklar, Gılgamış’ın ölümsüzlük otunu halkıyla birlikte yemek istediğini belirtir. Destan, Gılgamış’ın ölüm karşısında yenilgisiyle biter.</p>
<p>Gılgamış destanı Nuh Tufanı&#8217;nın anlatıldığı ilk yazılı eserdir. Uruk kentinin kralı Gılgamış&#8217;ın yaşamını anlatan destan, kimilerine göre kutsal kitapların da kaynağıdır.</p>
<p>Çoğu tarihçi, tarihin, çivi yazısını bulan Sümerlilerle başladığını söyler. M.Ö. 4 bininci yılın ikinci yarısında Aşağı Mezopotomya&#8217;da yaşayan; Ur, Uruk, Kiş, Eridu, Lagaş ve Nippu gibi önemli kentler kuran Sümerlerden geriye, o dönemi yansıtan pek çok eser kalmıştır. Bunlardan belki de en önemlisi, içinde Nuh Tufanı&#8217;nın da anlatıldığı Gılgamış Destanı&#8217;dır. Sümer diliyle &#8220;Sha Nagba İmuru&#8221; yani &#8220;Her şeyi görmüş olan&#8221; Gılgamış, bugün Gaziantep&#8217;in Suriye&#8217;ye sınır ilçesi Karkamış&#8217;ın o dönemki adıyla, Uruk kentinin kralıdır.</p>
<p>İlk yazılış tarihi M.Ö. 2500-3000 yılları arasında olduğu tahmin edilen destan, Sümerce 12 tane kil tablete yazılmıştır. İlk yazılımın dışında destan, daha sonra <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/babil" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with babil">Babil</a> döneminde iki kez daha yazılmıştır. Toplam 2 bin 900 satır olduğu tahmin edilen destanın en önemli bölümleri eksiktir. Sadece yüzde 60&#8242;ı tam olarak bulunan şiir formatında yazılmış destanın bazı dizelerinin başı ve sonu yoktur. Destanın Sümerce yazımının anlaşılması oldukça zordur. M.Ö. 1800 yıllarında <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/babil" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with babil">Babil</a> kralı Hammurabi (M.Ö 1792-1750)zamanında tekrar yazılan Gılgamış Destanı&#8217;nın üç tableti bulunamamıştır. Destanın son yazılım tarihi tam olarak bilinemese de, son ozanının, Kassitler çağında yaşamış Sin Lekke Unnini adında bir sanatçı olduğu kabul edilmektedir.</p>
<p>Destanın kahramanı Uruk Kralı Gılgamış, dörtte üçü tanrı, dörtte biri insan olan bir varlıktır. Gılgamış halk tarafından çok sevilir ama, kral aynı zamanda sert, güçlü ve mağrurdur. Halk bu öfkeli kralın burnu biraz sürtülsün düşüncesiyle tanrılardan yardım ister. Dualar boşa gitmez ve tanrıça Aruru, yarı vahşi bir yaratık olan Enkidu&#8217;yu yeryüzüne gönderir. Enkidu destanın ikinci önemli karakteridir. Fakat Enkidu&#8217;nun kırlarda yaptığı kıyımlar Gılgamış&#8217;tan çok dilekte bulunan Uruk halkının başına bela olur. Gılgamış, Enkidu&#8217;yu yola getirmek için güzel bir fahişe (Şahmat) yollar ve ehlileşmesini sağlar. Kadının peşinden kente gelen Enkidu krallar gibi ağırlanır, güzel kokularla yıkanır, kentlilere özgün elbiseler giyer, oturup kalkma dersleri alır. Tanrının isteğinin aksine Gılgamış&#8217;la Enkidu çok iyi arkadaş olurlar.</p>
<p>Güçlerini sınamak için yola koyulan ikili, kendilerine hasım olarak, korkunç sesiyle bile insanları öldürebilen Sedir ormanının korucusu dev Huvava&#8217;yı seçer. Ancak devin gürleyişi karşısında Enkidu korkudan dona kalır. Gılgamış ise etkilenmez ve devi öldürür. Bunu gören tanrıça İştar, Gılgamış&#8217;a aşık olur. Fakat Gılgamış tanrıça İştar&#8217;ı, fahişe gibi davranıp her önüne gelenle hatta hayvanlarla bile birlikte olduğu için aşağılar ve reddeder. Tanrıçanın intikam almak için Uruk kentine yaptığı saldırılar ise iki kahraman tarafından bertaraf edilir.</p>
<p>Günün birinde Enkidu ölüme yenik düşer. Dostunu yitirdiği için çılgına dönen Gılgamış, kendisinin de bir gün öleceği gerçeği ile karşılaştığından paniğe kapılır. Ölümsüzlüğün sırrını öğrenmek için &#8220;tufan&#8221;ı yaşamış ve ölümsüzlüğe ermiş olan Utnapiştim&#8217;i görmeye gider. Utnapiştim, binbir zorlukla Mutlular Adası&#8217;ndaki evine gelen Gılgamış&#8217;ı geri çevirmez ve ona tufanı anlatır. Tanrılar bir tufan ile insanları yok etme kararı alırlar. Ancak Utnapiştim, tanrı Ea&#8217;nın uyarısı üzerine ailesini, çeşitli zenaat erbabını, hayvan ve bitki türlerini içine alacak yedi bölümden oluşan bir gemi inşa eder. Yedi gün, yedi gece süren ve yeryüzünün sularla kaplandığı tufan sonunda Utnapiştim&#8217;in gemisi Nisir Dağı&#8217;nın tepesinde karaya oturur.</p>
<p>Utnapiştim, Gılgamış&#8217;tan, genç kalmanın sırrının, denizin diplerinde bulunan bir bitkide olduğunu saklamaz. Kral sevinçle denizin diplerine dalar ve otu bulur. Ancak Gılgamış&#8217;ın yorgunluktan uykuya dalmasından yararlanan bir yılan, otu yutuverir. Destan, yılanların her bahar deri değiştirmesini bu olaya bağlamıştır. Ebediyen varolma şansını yitiren Gılgamış deliye döner. Çaresiz bir biçimde geldiği Uruk&#8217;ta artık Enkidu&#8217;nun ruhuyla kurduğu ilişkiden başka avuntusu kalmamıştır. Gılgamış, Enkidu&#8217;ya ölümden sonraki hayata dair yönelttiği sorularla biraz olsun teselli bulurken bilgeliğin dünyanın nimetlerinden yararlanmak anlamına geldiğini kavrar ve destan da sona erer</p>
<p>Destan, tarihte bilinen en <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eski">eski</a> medeniyetlerden olan Sümerlerin yaşayışları hakkında bilgi verir ve kendisi de ilk yazılı destan olma özelliğini taşır.</p>
<p>Gılgamış Destanı&#8217;nın en önemli özelliklerinden biri de, anlattığı &#8220;Tufan&#8221; öyküsü , üç büyük dinin Kutsal Kitapları&#8217;da yer almasıdır. &#8220;Ölümsüzlük Otu&#8221; öyküsü, Türk-İslam dünyasının &#8220;Lokman Hekim&#8221; söylemine benzer.</p>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/bergama-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/53.html" title="Bergama Antik Kenti">Bergama Antik Kenti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/adada-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/52.html" title="Adada Antik Kenti">Adada Antik Kenti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/arkeoloji-kitaplari/tarihin-eski-uygarlik/55.html" title="ARKEOLOJİ KİTAPLARI">ARKEOLOJİ KİTAPLARI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/razi/felsefe-tarihi/135.html" title="Râzi">Râzi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/piramitler-nasil-insaa-edildi-hakkinda-bilgi/tarihin-eski-uygarlik/504.html" title="Piramitler nasıl inşaa edildi hakkında bilgi">Piramitler nasıl inşaa edildi hakkında bilgi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-55-numarali-mezarin-sirri/tarihin-eski-uygarlik/546.html" title="Eski Misir 55 Numaralı Mezarın Sırrı">Eski Misir 55 Numaralı Mezarın Sırrı</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-tutankamonun-laneti/tarihin-eski-uygarlik/543.html" title="Eski Misir: Tutankamon&#8217;un Laneti">Eski Misir: Tutankamon&#8217;un Laneti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/efes-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/54.html" title="Efes Antik Kenti">Efes Antik Kenti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/zeugma%e2%80%99nin-mozaikleri-asirlar-once-calinmis/tarihin-eski-uygarlik/56.html" title="Zeugma’nın mozaikleri asırlar önce çalınmış">Zeugma’nın mozaikleri asırlar önce çalınmış</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/el-kindi/felsefe-tarihi/99.html" title="El Kındi">El Kındi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/farabi/felsefe-tarihi/103.html" title="Farabi">Farabi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/ibni-sina/felsefe-tarihi/117.html" title="İbni Sina">İbni Sina</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misirin-bilinmeyen-gecmisi/tarihin-eski-uygarlik/516.html" title="MISIR&#8217;IN BİLİNMEYEN GEÇMİŞİ ">MISIR&#8217;IN BİLİNMEYEN GEÇMİŞİ </a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/termessos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/50.html" title="Termessos Antik Kenti">Termessos Antik Kenti</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2012. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/gilgamis-destani/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1109.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/gilgamis-destani/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1109.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/gilgamis-destani/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1109.html&amp;title=Gılgamış Destanı">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/gilgamis-destani/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1109.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sümerler – Sümer Uygarlığı</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/sumerler-sumer-uygarligi/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1107.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/sumerler-sumer-uygarligi/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1107.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:19:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Sümer Taırıhı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=1107</guid>
		<description><![CDATA[Jeologlara göre dünyamızda hayat, sularda 20 milyon yıl önce başlamış, antropologlara göre de ilk insan 250.000 yıl önce canlılar arasındaki yerini almıştır. Arkeologlara göre ilk resim, heykel ve oymalar 30.000 yıl öncelerine kadar uzanır. Din kitaplarındaki kıssaların yanı sıra, tarihçilere göre de ilk şehirleşme zamanımızdan 11.000 yıl kadar öncedir. Mezopotamya&#8217;da (Güneydoğu Anadolu&#8217;nun uzantısı) MÖ 9000 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span>Jeologlara göre dünyamızda hayat, sularda 20 milyon yıl önce başlamış, antropologlara göre de ilk insan 250.000 yıl önce canlılar arasındaki yerini almıştır. Arkeologlara göre ilk resim, heykel ve oymalar 30.000 yıl öncelerine kadar uzanır. <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Din">Din</a> kitaplarındaki kıssaların yanı sıra, tarihçilere göre de ilk şehirleşme zamanımızdan 11.000 yıl kadar öncedir. Mezopotamya&#8217;da (Güneydoğu Anadolu&#8217;nun uzantısı) MÖ 9000 ve Konya-Çatalhöyük&#8217;te MÖ 8000 yıllarındadır. </span></span><br />
<span style="font-family: Georgia;"><span> MÖ 5000 yıllarından itibaren Mezopotamya’yı meydana getiren Dicle ve Fırat nehirleri çevresinde (sonradan Ural Altayık olarak adlandırılan) Sümerler, Elamlar, Hurriler, (Sami) Akad, Asur, Babil, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Mısır">Mısır</a> ve (yine sonradan bazılarınca Hint-Avrupai olarak adlandırılan) Hititler yaşamışlar ve birbirleriyle sürekli sürtüşmüşlerdir.</span></span><br />
<span style="font-family: Georgia;"><span> İlk yazıyı MÖ 3300 yıllarında Sümerler bulmuştur. Çivi Yazısı diye adlandırılan bu yazının kökeni resim-yazı idi. Batıda Mısır’ı etkilemiş, ancak Mısır Hiyeroglif yazısı sonra kendi sistemi içinde gelişmiştir. Doğuda ise İran yoluyla Hindistan&#8217;a ulaşmıştır. İndus Yazısı hep o aşamada kalmıştır. Daha doğuda Çinliler ise çivi yazısından bir ölçüde etkilenmişler, ama sonra kendi sistemlerini kurmuşlardır.</span></span><br />
<span style="font-family: Georgia;"><span> Sümerler yazıyı bulan millet olmakla yetinmemişler, Gılgamış Destanı ile ilk şiir ve edebi yazı örneklerini de vermişlerdir. Sümerler Mezopotamya’nın güneyinde siteler, kanallar kurmuşlardır. Ulaştıkları medeniyet seviyesi ile hukuk, dil ve mimaride MÖ 2000&#8242;lerde bölgeye gelen Samileri de etkilemişlerdir. Daha sonraları yöreye inen Hititler de Sümerlerden dolaylı olarak etkilenmişlerdir.</span></span><br />
<span style="font-family: Georgia;"><span> Bütün bu bilgiler gösteriyor ki, &#8220;Ari Kürdistan&#8221; diye adlandırılmak istenen bölgede, o tarihlerdeki arî diye bilinen tek halk, belki Hititlerdir. Diğerleri ya Sami&#8217;dir, ya da Turanî’dir.</span></span><br />
<span style="font-family: Georgia;"><span> Bunun ispati da, kil tabletlerdeki yazıların hangi dile yakin olduğu konusunda yapılan çalışmalardır. Pek çok yabancı yazarın o dönemde bölgede Ari bir dil tespit edememesi bir yana; yaptıkları çalışmalar Sümer ve Elam dillerinin bugünkü Türkçeye hayret uyandıracak kadar benzediğini göstermiştir. Prof. Hamit Zübeyir Koşay&#8217;ın bu konudaki katkıları da büyüktür. Kazım Mirşan ise ilk yazının duvar resimlerinde başladığını, ve bunların Türk sembolleri olduğunu belirtir.</span></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span>Sümerler, MÖ 3500- MÖ 2000 yılları arasında Mezopotomyada yaşamış halktır.<br />
Mezopotamya&#8217;da ortaya çıkan sayısız medeniyetin temelini Sümerler atmıştır. Ayrıca yazı ve astronomi de ilk kez Mezopotamya&#8217;da Sümerlerde ortaya çıkmıştır. Genel kanı Sümerlerin çağdaşı olan halklarla yakın etkileşimi sonucu benzerliklerin olduğu yönündedir. Birkaç kaynakta belirtildiği gibi Türk oldukları sanılmaktadır. Belirli bir halk ile bilimsel bir akrabalık henüz kanıtlanamamıştır.</span></span></p>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Birbirinden bağımsız site denilen şehir devletleri halinde yaşamışlardır. </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
</span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">En önemli şehirleri; Ur, Uruk, Kiş Lagaş ve Nippur&#8217;dur. Bu şehir devletleri Ensi veya Patesi denilen rahip-krallar tarafından yönetilmiştir. Bütün Mezopotamya ülkesine hakim olan krala ise &#8220;Lugal-kalma&#8221; denir. Krallar başkomutan, başyargıç ve başrahip yetkilerine sahiptirler.<br />
</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
<strong><span style="color: black;">Kökenleri </span></strong><br />
</span></span></p>
<div align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Mezopotamya</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">&#8216;nın yerli halklarından değildi, sümerologların okuduğu tabletlere göre halkın bir bölümünün </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Orta Asya</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">&#8216;dan diğer bir bölümünün ise Doğu&#8217;dan </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Dilmun</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> denilen bir ülkeden geldiği söyleniyor. Yine de kökenleri tam bilinmemektedir. Bilinen bir gerçek Sami kökenli olmadıklarıdır. Nitekim Sümerce Hint-Avrupa ve Sami kökenli dillerle akraba değildir, gerçi bazı özellikleri Ural-Altay dillerini hatırlatsa da herhangi bir akrabalık veya köken kanıtlanamamıştır. Rus arkeolosijinin atası arkeolog Nikolsky şunları söyler:<br />
</span></span></span></p>
<blockquote><p><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">&#8220;Sümerlerin ana vatanı </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Aşkabad</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> kentinin yakınındadır. Bu ülkenin kurganlarından arkeologlar taş, gümüş ve kilden yapılmış eşyaları bulmuşlardır ki bunlar, </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Mezopotamya</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">&#8216;nın güneyindeki Sümer kurganlarındakilere çok benzerler. Bütün bunlar şu düşünceye getirir ki, Sümerler büyük bir ihtimalle bu günkü </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Türkmenistan</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">&#8216;dan Mezopotamya&#8217;ya varmışlardır. Bu iki uygarlığın son analizi onların arasındaki birçok ortaklıkları göstermektedir. Sümerlerin baş Tanrıları olan </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">En-Lil</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">&#8216;in yerleştiği yer Mezopotamya&#8217;nın güneyindeki düzlükte değil, dağlarda olmuştur. Belki de </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Köpet Dağı</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">&#8216;nın etekleri onların ana vatanı olmuştur.&#8221;</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
</span></span></p></blockquote>
</div>
<p><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Şu an Sümerce kendi başına ayrı bir dil olarak kabul edilmektedir. Sümerce ve Sümerler ile bazı topluluk, kültür ve dillerin yakınlığı genellikle tarih boyunca sürmüş olan etkileşimlerle açıklanmaktadır.</span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia;"><span><strong>Tarihleri</strong><br />
Mezopotamya&#8217;da yaşayan birçok farklı kavimden ilk öne çıkan ve daha sonraki medeni oluşumların temelini atan Sümerlerdir. Gerek yazı, dil, tıp, astronomi, matematik gerekse din, fal, büyü ve mitoloji gibi alanlarda ilk öne çıkan ve bilinen <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/toplum" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Toplum">toplum</a> Sümerlerdir. &#8220;Yaratılış&#8221; ve &#8220;Tufan&#8221;a ilk kez Sümerlerde rastlanır. Sümer döneminde 21&#8242;i büyük olan yaklaşık 35 büyük şehir ve kasaba vardı. Bunlara örnek vermek gerekirse Kiş, Nippur, Zabalam, Umma, Lagaş, Eridu, Uruk ve Ur zikredilebilir.<br />
Bu dönemde her kent genellikle surlarla çevriliydi. Her kentte en az bir <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Tapınak">tapınak</a> bulunurdu. Sümerlerde tarihin belki de ilk kral listeleri ile karşılaşılır. Fakat bu listeler genellikle tarihsel gerçeklerin ötesinde mitolojik unsurlara da sahiptirler. Örneğin kral listesine göre Tufan&#8217;dan önce Sümerlerin yaşadığı bölgede efsanevi sekiz yönetici (ve dolayısıyla kent) mevcuttu. Kral listesine göre Tufan&#8217;dan sonraki ilk Sümer hanedanları Kiş, Uruk ve Ur&#8217;dur. Ünlü Gılgamış destanının kahramanı Gılgamış kral listesine göre Uruk Hanedanı&#8217;nın krallarındandır.<br />
Lagaş&#8217;ta iktidara gelen Ur-Nanşe yaptırdığı inşaatlarla öne çıkmıştır. Urukagina da ilk yazılı reformları sayesinde tanınmıştır. Erken dönemlerde Sümerlerin ana tanrısı An&#8217;dır, fakat daha sonraki dönemlerde bu tanrı yerine Enlil Sümerlerin baş tanrısı konumuna yükselir. Enlil&#8217;in Nippur&#8217;da Ekur adında bir tapınağı vardır. Bu nedenle Nippur Sümerlerin dini başkenti sayılırdı ve burada tapınak yaptırmak veya bu tip inşaatlarda çalışmak, hizmetli olmak önemli sayılırdı.<br />
MÖ 2400-2350 yıllarında Sümerler düşüşe geçerken, Akkadlar yükselişe geçmiştir. Sümerler, doğudan gelen Elamlılar tarafından MÖ 2000 yılında yıkılmıştır.<br />
</span></span></p>
</div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span>İlk defa Akadlar tarafından içten çökertildi ve bundan sonra bir daha eski haline gelemedi; MÖ 2000&#8242;li yıllardan sonra uygarlıkları bağımsız kimlikleriyle yaşayamadı. Ardından gelen Akad ve Babil uygarlıkları çoğunlukla Sümerlerin izlerini taşıdılar. Kendilerine özgü dilleri ve çivi yazıları uzun süre yaşadı. Sümer inanışları ve <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mitolojisi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Mitolojisi">mitolojisi</a> de Fenike &#8211; Yunan bağlantısıyla günümüze dek ulaştı. Şu an Dünyamızda kullanılan İncil, Tevrat ve Kur&#8217;an da Sümer inanış ve felsefesinin izlerine rastlandığını iddia edenler vardır.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Toplum Yapısı</span></strong><br />
Devlet kentlerden oluşmuştu ve her kent surlarla çevrili idi. Kent içinde yüksek bir tepeye yapılan tapınak bulunurdu ki bu sosyal yaşamın merkezini oluşturmaktaydı.<br />
Başlangıçta Anaerkil bir toplum yapısına sahiptiler. İşbölümü derinleşmişti; 1. sınıfı din adamları ve askerler, 2. sınıfı halk, 3. sınıfı ise kölelerin oluşturduğu bir toplumsal hiyerarşi vardı. Sürekli savaşlar sonucunda halktan her insan kolayca köle edinebiliyordu. MÖ 3000 &#8211; 2500 yıllarında yüksek ruhbanlardan oluşan egemen sınıflar, dinsel yapıya sahip kent devletlerinin yöneticileri olarak ortaya çıktılar. Bu kral-rahipler dinsel ve siyasal işleri yürütürlerdi. Bir kentin baş rahibi, aynı zamanda o kentin başkanıydı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Din</strong><br />
Çok tanrılı inanca sahip Sümerlerin tapınaklarına Ziggurat denirdi. Zigguratlar yedi katlı olup toplam üç ana bölümden oluşur. İlk katlar erzak deposu, orta katlar okul ve tapınak, son katlar ise rasathane olarak kullanılmıştır. Yazının icadı serüveni bu tapınaklara dayanır. Mezopotamya&#8217;da evler ve tapınaklar taş az olduğundan kerpiç ve tuğladan yapılmıştır. Hem bu özelliğinden hem de sık sık istilalara uğradığından bu yapılar günümüze kadar ulaşmamıştır.</p>
<div style="text-align: justify;" align="left">
<div align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Hissedilen her nesnenin bir Tanrısı vardı ve insan görünümündeydiler, fakat insanüstü güçleri olan ölümsüz varlıklardı.Tanrılar, insanlara ne istediklerini bildirmez. Ancak insanlar onlara, kendilerinden istenileni sorarak öğrenebilirdi.</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
</span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Sümer mitolojisinin en önemlilerinden biri </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Gılgamış Destanı</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">&#8216;nda da adları geçen tanrılardan başlıcaları şunlardır:</span></span></span></div>
<ul>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Anu</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> veya An: </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Gök</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> tanrısı, önceleri baş tanrıyken sonra yerini hava tanrısı Enlil almıştır.</span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Enlil</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">: </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Hava</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> tanrısı, tanrıların babası, tapınağı Ekur Nippur kentindeydi.</span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Enki</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">: Bilgelik tanrısı</span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Nimmah (</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ninhursag</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">): Ulu hanım, ana-tanrıça</span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Nanna (Sin): </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ay</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> tanrısı</span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Utu (</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Şamaş</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">): </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Güneş</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> tanrısı, ay tanrısı Nanna&#8217;nın oğlu.</span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">İnanna (</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">İştar</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">): </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Aşk</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> ve </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Bereket</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> Tanrıçası</span></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Georgia;"><span> <strong>Bilim</strong><br />
</span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Yerleştiklerinde </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">çanak</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">-</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">çömlek</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> yapmayı ve </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">madenleri</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> işlemeyi biliyorlardı. Aşağı </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Mezopotamya</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">&#8216;da </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Dicle</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> ve </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Fırat</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> nehirleri kıyısında </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Uruk</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">, </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Lagaş</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">, </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Eridu</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">, </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ur</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">, </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Kiş</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> gibi kent devletleri kurdular. Gelişmiş bir </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">yapı</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> tekniği kullanıyorlardı. Yerleştikleri kesimlerde muazzam bir </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">sulama sistemi</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> kurup, </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">kanallar</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">, </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">barajlar</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> ve bentlerle hem </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">seli</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> önleyip </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">bataklıkları</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> kuruttular, hem de düzenli </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">sulamaya</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> dayalı bir </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">tarım</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> geliştirdiler. </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span>Tekerleği de icad eden bu toplum tarlaları öküzlerin çektiği sabanlarla sürüyorlardı.<br />
Sümerler matematik ve geometrinin temellerini atmışlardır. Dört işlemi bulmuşlar, dairenin alanını hesaplamışlar, çarpma ve bölme cetvelleri hazırlamışlardır. Sümerler astronomide gelişmişlerdir. Burçları bulmuşlar, bir ayı 30, bir yılı 360 gün olarak hesaplamışlardır. Ayrıca güneş saatini icat etmişlerdir. Dünyada ilk kez ay yılı hesabına dayanan takvimi Sümerler bulmuşlardır.<br />
</span></span></p>
<div align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">60 rakamına dayanan seksajismal </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">sayı</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> sistemini kullanan Sümerler&#8217;in &#8220;sos&#8221; dedikleri bu 60&#8242;lık birim bütün </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">zaman</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> ve mekan hesaplarında kullanılmaktaydı ve onları bir uyum içersinde birbirine bağlıyordu. </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ayı</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> 30, yılı 360 </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">gün</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> olarak hesapladılar. </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Gece</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> ve </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">gündüzü</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> 12&#8242;şer </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">saate</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> böldüler. Bir yılı 12 ay olarak hesapladılar. </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ay</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> ve </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Güneş</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> tutulmasını hesapladılar. </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"><a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/aritmetik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Aritmetik">Aritmetik</a></span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> ve </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">geometrinin</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> temellerini attılar. </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Çarpma</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> ve </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">bölme</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> cetvellerini buldular. </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daireyi</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> 360 dereceye böldüler.</span></span></span></div>
<p><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;">Dil ve yazı</span></strong><br />
</span></span></p>
</div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Günümüz uygarlığının temeli olan ilk yazıyı (</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">çivi yazısı</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">), </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span>MÖ 3200 yıllarında, </span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">ilk kez Sümerler bulmuştur. </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span>İlk yazıları şekiller üzerine kurulu yani her varlık ve olay için bir şekil kullandılar. Çivi yazısı işaretleri geçmişteki bir resim yazısına dayanır. Bir kavramı ifade eden işaretlere ideogram adı verilir.<br />
Sümerce&#8217;nin Hint-Avrupa ve Sami kökenli dillerle akraba olmadığı bilinmektedir. Dilin bazı özellikleri Ural-Altay grubu dilleriyle benzerlik gösterse de dil bu gruba dahil edilemez. Sümerce bugün yapılan pek çok araştırma Hint-Avrupa Dil Ailesi&#8217;nden çok sondan eklemeli yapısı sebebiyle Japonca, Korece, Moğolca ve Türkçe ile yakın akrabalıkları tahmin edilmektedir.<br />
Bu konuda araştırmalar yapan yazar İbrahim Okur, Sümerce&#8217;nin Türkçe ile olan yakınlığını çeşitli kaynaklar göstererek göz önüne sermiştir. Her ne kadar Sümer halkı iktidarı daha sonraları başka halklara bıraksa da, her zaman en yaygın konuşulan dillerden olmuştur. Özellikle dini kayıtlarda büyük bir öneme sahip olmuştur. Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ;<br />
</span></span></p>
<blockquote><p><span style="font-family: Georgia;"><span> &#8220;&#8230; Çünkü Sümer diliyle Türkçe arasında o kadar benzerlik var ki&#8230; Mesela Sümerce alım-Türkçe alımlı, bab-baba, dim-dimdik, es-esmek, gim-kim, güles-güleç, ib-ip, ir-er, kıya-kıyı, ulu-ulu, kusu-koşmak gibi&#8230;&#8221;<br />
</span></span></p></blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span> sözleriyle Sümerce-Türkçe arasında bir akrabalık olduğunu savunmaktadır.<br />
</span></span><span style="font-family: Georgia;"><span>Tarihte ilk yazılı hukuk kuralları Sümerler tarafından oluşturulmuştur. Bu özellikleri ile Sümerlere dünyadaki ilk Hukuk devleti denebilir. Otoritenin korunmak istenmesi hukuk kurallarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Lagaş Kralı Urukagine tarafından oluşturulan ilk yazılı kanunlar &#8220;fidye ve bedel&#8221; sistemine dayanıyordu. Sümerlerin en önemli edebiyat eserleri; Gılgamış Destanı, Yaradılış Destanı ve Tufan Hikayesi&#8217;dir.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"><strong>Sümerce</strong></span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
</span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Sümerce</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">nin Hint-Avrupa ve Sami kökenli dillerle akraba olmadığı bilinmektedir. Dilin bazı özellikleri Ural-Altay grubu dilleriyle benzerlik gösterse de dil bu gruba dahil edilemez. Her ne kadar Sümer halkı iktidarı daha sonraları başka halklara bıraksa da, her zaman en yaygın konuşulan dillerden olmuştur. Özellikle dini kayıtlarda büyük bir öneme sahip olmuştur.<br />
</span></span></span></p>
<blockquote><p><span style="font-family: Georgia;"><span>SÜMERCE &#8230;&#8230;&#8230; TÜRKÇE</span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
</span></span></p></blockquote>
<ul>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>ad (adda) &#8230;&#8230;.. ata</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>ilu &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; ulumak</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>izi &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; isi</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>e &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. ev</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>kiya &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; kıyı</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>egi &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. ece (prenses)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>es &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; esmek</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>ku &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; koymak</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>ku (gümüş) &#8230;&#8230;&#8230;.. kuyumcu (gümüşle uğraşan)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>gisku &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; şişko</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>dim (dik duran) &#8230;. dimdik</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>de &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. demek</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>duru &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; durmak</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>kusu &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; koşmak</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>güles (gülen adam) &#8230;&#8230; güleş, gülenç</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>ara (ir; yürümek) &#8230;&#8230;.. aralaşmak, irilmek</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>bur (delik) &#8230;&#8230;&#8230;. burgu (delik açan alet)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>bal &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. balta</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>bar &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. parlamak</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>udun (firşn) &#8230;&#8230;&#8230; otun (ayrıca firında yakılan, odun)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>us (akşl) &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. us</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>ib &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; ip</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>alim (kuvvetli,yüksek) &#8230;&#8230;&#8230; alimli</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>tukul (dost) &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..tohul</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>tam (şafak vakti) &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. tan</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>ulu (muhteşem, yüce) &#8230;&#8230;&#8230; ulu-ulug</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Bugin (göl)&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. Buget (biriktirilmiş su, Anadolu)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>A-na? &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; Ne? (Anadolu&#8217;da hayret ifadesi:Aney!)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Bur &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. Bardak</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Buy, bun &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; Boyun</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Bu &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. Bulak (çesme)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Bab &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. Baba</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Azag (mukaddes)&#8230;&#8230;&#8230;. İzgi, edgü (Eski Türkçe)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Gig (zayıif) &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; İg, yig (hasta, Eski Türkçe)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Ud ( gün, zaman)&#8230;&#8230;&#8230;. İd, öd (zaman, Eski Türkçe)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Zak (taraf) &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; Yak (yakin)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Gup, kup (gitmek)&#8230;&#8230;&#8230;. Kopmak (kosup gitmek, Anadolu)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Gim? Kim? &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. Kim?</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Ama (ana) &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. Aba (Anadolu’da)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Gis (odun) &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. Yis (Orhun Türkçesi)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Gar (ışık) &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; Yaruk (Eski Türkçe)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>gen (kadın hizmetçi) &#8230;&#8230;.. Kün (cariye, Orhun’dan)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Tag &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; Değ(mek)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Ug, uku (halk) &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. Ugus (kavim)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Vur, vir (şarkı söylemek) &#8230;&#8230;. Yırlamak, ırlamak</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Ur(u), ir (erkek) &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. Er, ir (Uygurca: uri)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Gir (ateş) &#8230;&#8230;&#8230;&#8230; Kor</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Udun (ateş) &#8230;&#8230;.. Od, ot, odun (ateşte yanan)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Dingir &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. Tengri (Eski Türkçe: Tanrı; Kumanca: dingir)</span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Dagal (geniş olmak) &#8230;&#8230;&#8230;.. Dağılmak</span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Georgia;"><span>Sümerce bazı kelimeler S harfiyle varlığını Yakutçada sürdürür. Ancak bizim şimdiki Türkçede S-Y değişimine uğramış haliyle karşımıza çıkar.</span><br />
</span></p>
</div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
<strong><span style="color: black;">Sümer Kralları</span></strong><strong><span style="color: black;"><br />
</span></strong><span style="color: black;">Sümer kralları listesi, </span><span style="color: black;">Sümerli</span><span style="color: black;"> ve yabancı hanedanlıklardaki Sümer krallarını listeleyen </span><span style="color: black;">Sümer dilinde</span><span style="color: black;"> yazılmış antik bir metindir. Daha sonra yazılan </span><span style="color: black;">Babil</span><span style="color: black;"> kralları listesi ve </span><span style="color: black;">Asur</span><span style="color: black;"> kralları listesi bu metne benzer.</span><br />
</span></span></p>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"><br />
<strong>Erken dönem Hanedanlar I </strong></span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
</span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Tufan öncesi krallar ya da MÖ 26ıncı yüzyıldan önceki krallar. Bu kralların hükümdarlık süreleri &#8220;sar&#8221; (1 sar 3600 yıllık dönemi kapsamaktadır) ve &#8220;ner&#8221; (bir ner 600 yıllık dönemi kapsamaktadır) birimleri ile ölçülmekteydi.</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
</span></span></p>
<blockquote><p><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">&#8220;Krallık cennetten indikten sonra, Kraliyet Eridu’daydı. Eridu’da, Alulim kral oldu; 28800 yıl boyunca hükmetti.&#8221;</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
</span></span></p></blockquote>
<ul>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Eridu’da Alulim: 8 sar (28800 yıl) </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Eridu’da Alalgar: 10 sar (36000 yıl) </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Bad-Tibira’da En-Men-Lu-Ana: 12 sar (43200 yıl) </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">En-Men-Ana <span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: x;">1, 2 </span></span></span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Bad-Tibira’da En-Men-Gal-Ana: 8 sar (28800 yıl) </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Bad-Tibira’da Tammuz (Dumuzi), çoban: 10 sar (36000 yıl) </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Larag’da En-Sipad-Zid-Ana: 8 sar (28800 yıl) </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Zimbir’de En-Men-Dur-Ana: 5 sar ve 5 ner (21000 yıl) </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Shuruppak’da Ubara-Tutu: 5 sar ve 1 ner (18600 yıl) </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Utnapishtim 1</span></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: x;"><span style="color: black;">1: Bu iki isim Sümer kral listelerinin yaklaşık yarısında geçmektedir, fakat diğerlerinde geçmemektedir.</span><br />
</span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: x;"><span style="color: black;">2: En-Men-Ana’nın yerinde bazı listelerde Kichu-Ana’nın ismi bulunmaktadır</span></span></span><br />
</span></span></p>
</div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Erken dönem Hanedanlar II </span></strong><br />
</span></span></p>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">MÖ 26. yüzyıl dolayları. Güncel yazıtlarda bilinen pekçok hükümdar kral listesinde yoktur.</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
</span></span></p>
<blockquote><p><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">&#8220;Sel her yeri kapladıktan sonra, ve krallık cennetten geldikten sonra, Kraliyet Kiş’deydi.&#8221;</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
</span></span></p></blockquote>
</div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;">Kiş’in İlk Hanedanları </span></strong><br />
</span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Jushur: 1200 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Kullassina-bel: 960 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Nangishlishma: 670 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">En-Tarah-Ana: 420 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Babum: 300 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Puannum: 840 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Kalibum: 960 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Kalumum: 840 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Zuqaqip: 900 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Atab: 600 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Mashda: 840 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Arwium: 720 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Etana, çoban, cennete yükselmiş ve tüm yabancı ülkeleri birleştirmiştir: 1500 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Balih: 400 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">En-Me-Nuna: 660 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Melem-Kish: 900 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Barsal-Nuna: 1200 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Zamug: 140 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Tizqar: 305 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ilku: 900 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Iltasadum: 1200 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">En-Men-Barage-Si, Elam’ı fethetmiştir: 900 yıl (epigrafik kanıtlarla bağımsız olarak kanıtlanabilen listedeki ilk hükümdardır) </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Aga: 625 yıl </span></span></span></li>
</ul>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Kiş yenildi ve Kraliyet E-ana tarafından alındı.</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
</span></span></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Uruk’un İlk Hanedanları </span></strong><br />
</span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>E-ana’dan Mesh-ki-ang-gasher, Utu’nun oğlu: 324 yıl.</span></span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Mesh-ki-ang-gasher denize yürüdü ve gözden kayboldu.</span></span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Enmerkar, Uruk’u inşa etti: 420 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Lugalbanda, çoban: 1200 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Dumuzid, balıkçı: 100 yıl. Kiş’den En-Me-Barage-Si’yi ele geçirdi. </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Gilgamesh, babası bir tür hayalet ve Kulaba’nın lordudur: 126 yıl. </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ur-Nungal: 30 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Udul-Kalama: 15 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">La-Ba&#8217;shum: 9 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">En-Nun-Tarah-Ana: 8 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Mesh-He: 36 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Melem-Ana: 6 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Lugal-Kitun: 36 yıl</span></span></span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Uruk yenilgiye uğradı ve kraliyet Urim tarafından alındı.</span></span></span><br />
<span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Ur’un İlk Hanedanları </span></strong></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"><br />
Yaklaşık MÖ 25. yüzyıl</span></span></span></p>
<div style="text-align: justify;" align="left">
<ul>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Mesannepada: 80 yıl</span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Mesh-Ki-Ang-Nanna: 36 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Elulu: 25 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Balulu: 36 yıl </span></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Urim yenilgiye uğradı ve kraliyet Awan tarafından alındı.</span><br />
</span></span></p>
</div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Erken Dönem Hanedanları III </span></strong><br />
</span></span></p>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Yazıtlardan çok iyi bilinmesine karşı, Lagaş’ın 1. dönem Hanedanlığı Kral Listesi&#8217;nde bulunmamaktadır.</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
</span></span></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Awan hanedanları </span></strong><br />
</span></span></p>
<div style="text-align: justify;" align="left">
<ul>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Awan’ın üç kralı, toplam 356 yıl hükmettiler. </span></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Awan yenilgiye uğradı ve Kraliyet Kiş tarafından alındı.</span><br />
</span></span></p>
</div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Kiş’in İkinci Hanedanları </span></strong><br />
</span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Susuda: 201 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Dadasig: 81 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Mamagal, kayıkçı: 360 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Kalbum: 195 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Tuge: 360 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Men-Nuna: 180 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> ?: 290 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Lugalngu: 360 yıl </span></span></span></li>
</ul>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Kiş yenilgiye uğradı ve kraliyet Hamazi tarafından alındı.</span><br />
</span></span></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Hamazi </span></strong><br />
</span></span></p>
<div style="text-align: justify;" align="left">
<ul>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Hadanish: 360 yıl </span></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Hamazi yenilgiye uğradı ve kraliyet Unug tarafından alındı.</span><br />
</span></span></p>
</div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Uruk’ın İkinci Hanedanları </span></strong><br />
</span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">En-Shakansha-Ana: 60 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Lugal-Ure (ya da Lugal-Kinishe-Dudu): 120 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Argandea: 7 yıl </span></span></span></li>
</ul>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Unug yenilgiye uğradı ve kraliyet Urim tarafından alındı.</span><br />
</span></span></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Ur’un İkinci Hanedanları </span></strong><br />
</span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Nani: 120 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Mesh-Ki-Ang-Nanna: 48 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> ?: 2 yıl </span></span></span></li>
</ul>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Urim yenilgiye uğradı ve kraliyet Adab tarafından alındı.</span><br />
</span></span></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Adab </span></strong><br />
</span></span></p>
<div style="text-align: justify;" align="left">
<ul>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Lugal-Anne-Mundu: 90 yıl </span></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Adab yenilgiye uğradı ve kraliyet Mari tarafından alındı.</span><br />
</span></span></p>
</div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Mari </span></strong><br />
</span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Anbu: 30 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Anba: 17 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Bazi: 30 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Zizi: 20 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Limer, gudu rahip: 30 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Sharrum-Iter: 9 yıl </span></span></span></li>
</ul>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Mari yenilgiye uğradı ve kraliyet Kiş tarafından alındı.</span><br />
</span></span></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Kiş’in Üçüncü Hanedanları </span></strong><br />
</span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Kug-Baba, kadın meyhane koruyucusu: 100 yıl </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">(Kral Listesindeki tek kadın) </span></span></span></li>
</ul>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Kiş yenilgiye uğradı ve kraliyet Akshak tarafından alındı.</span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><br />
</span></span></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Akshak </span></strong><br />
</span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Unzi: 30 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Undalulu: 6 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Urur: 6 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Puzur-Nirah: 20 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ishu-Il: 24 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Shu-Sin: 7 yıl </span></span></span></li>
</ul>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Akshak yenilgiye uğradı ve kraliyet Kiş tarafından alındı.</span><br />
</span></span></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Kiş’in Dördüncü Hanedanları</span></strong><br />
</span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Puzur-Sin: 25 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ur-Zababa: 400 (6?) yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Zimudar: 30 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ussi-Watar: 7 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Eshtar-Muti: 11 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ishme-Shamash: 11 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Shu-Ilishu: 15 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Nanniya, kuyumcu: 7 yıl. </span></span></span></li>
</ul>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Kiş yenilgiye uğradı ve kraliyet Unug tarafından alındı.</span><br />
</span></span></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Uruk’un Üçüncü Hanedanları </span></strong><br />
</span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span>Lugal-Zage-Si: 25 yıl</span></span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;">Akkad İmparatorluğu</span></strong><br />
</span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Sargon, babası bir bahçıvandı, Ur-Zababa’nın sakisiydi, Agade’nin ilk imparatorudur, Agade’yi inşa etmiştir: 40 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Rimush, Sargon’un en küçük oğlu: 9 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Man-Ishtushu, Sargon’un en büyük oğlu: 15 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Naram-Sin, Man-Ishtishu’nun oğlu: 56 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Shar-Kali-Sharri, Naram-Sin’in oğlu: 25 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra kral kim oldu? Kral kim?</span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Igigi, Imi, Nanum, Ilulu: dördü birden sadece 3 yıl için hükümdarlık yaptı </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Dudu: 21 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Shu-turul, Dudu’nun oğlu: 15 yıl </span></span></span></li>
</ul>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Agade yenilgiye uğradı ve kraliyet Unug tarafından alındı.</span><br />
</span></span></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Uruk’un Dördüncü Hanedanları </span></strong><br />
</span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ur-Ningin: 7 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ur-Gigir: 6 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Kuda: 6 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Puzur-Ili: 5 yıl </span></span></span></li>
</ul>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ur-Utu (ya da Lugal-Melem): 25 yıl </span></span><br />
</span> <span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Unug yenilgiye uğradı ve kraliyet Gutium tarafından alındı.</span><br />
</span></span></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;"><br />
Gutian dönemi </span></strong><br />
</span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Inkishush: 6 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Zarlagab: 6 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Shulme (ya da Yarlagash): 6 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Silulumesh (ya da Silulu): 6 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Inimabakesh (ya da Duga): 5 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Igeshaush (ya da Ilu-An): 6 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Yarlagab: 3 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ibate: 3 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Yarla: 3 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Kurum: 1 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Apil-Kin: 3 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">La-Erabum: 2 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Irarum: 2 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ibranum: 1 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Hablum: 2 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Puzur-Sin: 7 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Yarlaganda: 7 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;"> ?: 7 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Tiriga: 40 gün </span></span></span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;">Uruk </span></strong><br />
</span></span></p>
<div style="text-align: justify;" align="left">
<ul>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Utu-hegal: çelişen tarihler vardır (427 yıl / 26 yıl / 7 yıl) </span></span></span></li>
</ul>
</div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><strong><span style="color: black;">Ur’un Üçüncü Hanedanları </span></strong><br />
</span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">&#8220;Sümer Rönesansı&#8221;</span></span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ur-Nammu: 18 yıl </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">MÖ 2065 ile MÖ 2047 arasında. </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Shulgi: 46 yıl </span></span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">MÖ 2047 ile MÖ 1999 arasında. </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Amar-Sin: 9 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Shu-Sin: 9 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ibbi-Sin: 24 yıl </span></span></span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Daha sonra Urim yenilgiye uğradı. Kraliyet Isin tarafından alındı.</span><br />
<strong><span style="color: black;"><br />
İsin Hanedanlığı </span></strong><br />
</span></span><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Aşağı Mezopotamya’daki bağımsız Amorite devletleri. Hükümdarlık MÖ 1730’da sona ermektedir.</span></span></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ishbi-Erra: 33 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Shu-ilishu: 20 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Iddin-Dagan: 20 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ishme-Dagan: 20 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Lipit-Eshtar: 11 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ur-Ninurta (Ishkur’un oğlu, bolluk yıllarına hükmetti, ve <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/guzel" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with güzel">güzel</a> bir hayat sürdü): 28 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Bur-Sin: 5 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Lipit-Enlil: 5 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Erra-Imitti: 8 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Enlil-Bani: 24 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Zambiya: 3 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Iter-Pisha: 4 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Ur-Dul-Kuga: 4 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Suen-magir: 11 yıl </span></span></span></li>
<li><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Damiq-ilicu: 23 yıl </span></span></span></li>
</ul>
<div style="text-align: justify;" align="left"><span style="font-family: Georgia;"><span><span style="color: black;">Kraliyetin hüküm sürdüğü 11 şehir vardır. Toplam 134 kral 28876 + X yıl süresince hükmetmiştir.</span></span></span></div>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/bergama-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/53.html" title="Bergama Antik Kenti">Bergama Antik Kenti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/adada-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/52.html" title="Adada Antik Kenti">Adada Antik Kenti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/arkeoloji-kitaplari/tarihin-eski-uygarlik/55.html" title="ARKEOLOJİ KİTAPLARI">ARKEOLOJİ KİTAPLARI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/razi/felsefe-tarihi/135.html" title="Râzi">Râzi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/piramitler-nasil-insaa-edildi-hakkinda-bilgi/tarihin-eski-uygarlik/504.html" title="Piramitler nasıl inşaa edildi hakkında bilgi">Piramitler nasıl inşaa edildi hakkında bilgi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-55-numarali-mezarin-sirri/tarihin-eski-uygarlik/546.html" title="Eski Misir 55 Numaralı Mezarın Sırrı">Eski Misir 55 Numaralı Mezarın Sırrı</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-tutankamonun-laneti/tarihin-eski-uygarlik/543.html" title="Eski Misir: Tutankamon&#8217;un Laneti">Eski Misir: Tutankamon&#8217;un Laneti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/efes-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/54.html" title="Efes Antik Kenti">Efes Antik Kenti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/zeugma%e2%80%99nin-mozaikleri-asirlar-once-calinmis/tarihin-eski-uygarlik/56.html" title="Zeugma’nın mozaikleri asırlar önce çalınmış">Zeugma’nın mozaikleri asırlar önce çalınmış</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/el-kindi/felsefe-tarihi/99.html" title="El Kındi">El Kındi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/farabi/felsefe-tarihi/103.html" title="Farabi">Farabi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/ibni-sina/felsefe-tarihi/117.html" title="İbni Sina">İbni Sina</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misirin-bilinmeyen-gecmisi/tarihin-eski-uygarlik/516.html" title="MISIR&#8217;IN BİLİNMEYEN GEÇMİŞİ ">MISIR&#8217;IN BİLİNMEYEN GEÇMİŞİ </a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/termessos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/50.html" title="Termessos Antik Kenti">Termessos Antik Kenti</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2012. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/sumerler-sumer-uygarligi/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1107.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/sumerler-sumer-uygarligi/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1107.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/sumerler-sumer-uygarligi/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1107.html&amp;title=Sümerler &#8211; Sümer Uygarlığı">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/sumerler-sumer-uygarligi/tarihin-eski-uygarlik/eski-sumer/1107.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mısır Tanrıları</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/misir-tanrilari-2/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-misir/eski-misir-tanrilari-uygarlik-tarihi-antik-eski-misir-tarihin-eski-uygarlik/934.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/misir-tanrilari-2/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-misir/eski-misir-tanrilari-uygarlik-tarihi-antik-eski-misir-tarihin-eski-uygarlik/934.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Nov 2011 14:15:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Misir Tanrilari]]></category>
		<category><![CDATA[Amun]]></category>
		<category><![CDATA[ass]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[giz]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[HERU-RA-HA]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Horus]]></category>
		<category><![CDATA[ISIS(Auset)]]></category>
		<category><![CDATA[kadin]]></category>
		<category><![CDATA[KHNUM]]></category>
		<category><![CDATA[KHONS(Chons)]]></category>
		<category><![CDATA[MAAT]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Tanrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[MONTH]]></category>
		<category><![CDATA[mumya]]></category>
		<category><![CDATA[Mumyalama]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[NEFERTUM]]></category>
		<category><![CDATA[NEITH]]></category>
		<category><![CDATA[NEKHBET]]></category>
		<category><![CDATA[NEPHTHYS(Nebt-het)]]></category>
		<category><![CDATA[NUT(Nuit)]]></category>
		<category><![CDATA[Osiris]]></category>
		<category><![CDATA[OSIRIS(Ausar)]]></category>
		<category><![CDATA[PTAH]]></category>
		<category><![CDATA[RA]]></category>
		<category><![CDATA[RA-HORAKHTY(Ra-Hoor-Khuit)]]></category>
		<category><![CDATA[razi]]></category>
		<category><![CDATA[SATI]]></category>
		<category><![CDATA[sek]]></category>
		<category><![CDATA[SEKER]]></category>
		<category><![CDATA[SEKHMET]]></category>
		<category><![CDATA[SELKHET(Serket]]></category>
		<category><![CDATA[Serqet)]]></category>
		<category><![CDATA[SET(Seth)]]></category>
		<category><![CDATA[SHU]]></category>
		<category><![CDATA[sir]]></category>
		<category><![CDATA[SOBEK]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[TEFNUT]]></category>
		<category><![CDATA[THOTH]]></category>
		<category><![CDATA[THOUERIS]]></category>
		<category><![CDATA[Tutankhamon]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Mitolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=934</guid>
		<description><![CDATA[Her yıl binlerce turist Eski Mısır döneminden kalma,zamana karşı koymuş anıtları ziyarete gelir.Büyük taş tapınaklar,bugün yok olmuş bir tapınağın girişini bekleyen dev Memnon heykelleri,zengin biçimde süslenmiş mezarlar Eski Mısırlılar&#8217;ın tanrılarına olan bağlılıklarını ve ölümden sonraki yaşama olan inançlarının ispatıdır.Ama kendi hayatlarına dair neredeyse herşey,topraktan yapılma evler ve saraylar yok olmuştur. Mısırlılar,her tanrının görev ve gücünü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Her yıl binlerce turist <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-misir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eski Mısır">Eski Mısır</a> döneminden kalma,zamana karşı koymuş anıtları ziyarete gelir.<a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with büyük">Büyük</a> taş tapınaklar,bugün yok olmuş bir tapınağın girişini bekleyen dev Memnon heykelleri,zengin biçimde süslenmiş mezarlar Eski Mısırlılar&#8217;ın tanrılarına olan bağlılıklarını ve ölümden sonraki yaşama olan inançlarının ispatıdır.Ama kendi hayatlarına dair neredeyse herşey,topraktan yapılma evler ve saraylar yok olmuştur.</p>
<p>Mısırlılar,her tanrının görev ve gücünü açık bir şekilde tanımlamak veya kendilerini bu tanrılara bağlayan bağları hassas biçimde kurmak için uğraşmazlardı.Mısır <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tanrilari" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Tanrıları">tanrıları</a> üstün kişiliklerdi.Onlar insanlardan önce yeryüzündeydi ve insanın sahip olamayacağı ölçüde büyük bir güce sahiplerdi.</p>
<p>Eski Mısırlılar,dünya işlerinin düzgün işleyişinin tanrıların keyfine bağlı olduğuna inanırlardı.O halde,onlarla en iyi ilişkileri kurmak gerekirdi.Bu da tanrılarla ilişki kurabilen tek kişi olan ve kendisi de yeryüzündeki tanrı,yaşayan Amon olarak kabul edilen firavunun göreviydi.Firavun her gün tanrıya yemekler sunar,gizli odada duran ve tanrıyı temsil eden heykeli yıkar ve dğiştirirdi. &#8220;Oğlu&#8221;nun iyi hizmetlerinden memnun olan tanrı ona karşılık olarak &#8220;sonsuz hayat,güç ve sağlık&#8221; verirdi.Firavun böylece tanrılarca Mısır&#8217;ın refahının vaat edilmesini tek başına sağlardı.Bununla birlikte firavunun her gün,imparatorluğun her köşesindeki tapınaklarda bulunması imkansızdı.Onun yokluğunda şehir sakinleri sırayla bu kutsal hizmeti üstlenirdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/11/anubis2.gif" alt="anubis2 Mısır Tanrıları   Tarikhema.ir"  title="Mısır Tanrıları | Tarikhema.ir" /><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/11/baboon2.gif" alt="baboon2 Mısır Tanrıları   Tarikhema.ir"  title="Mısır Tanrıları | Tarikhema.ir" /><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/11/bast2.gif" alt="bast2 Mısır Tanrıları   Tarikhema.ir"  title="Mısır Tanrıları | Tarikhema.ir" /><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/11/buto2.gif" alt="buto2 Mısır Tanrıları   Tarikhema.ir"  title="Mısır Tanrıları | Tarikhema.ir" /><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/11/ptah2.gif" alt="ptah2 Mısır Tanrıları   Tarikhema.ir"  title="Mısır Tanrıları | Tarikhema.ir" /></p>
<p><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/11/ra2.gif" alt="ra2 Mısır Tanrıları   Tarikhema.ir"  title="Mısır Tanrıları | Tarikhema.ir" /><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/11/sekhmet2.gif" alt="sekhmet2 Mısır Tanrıları   Tarikhema.ir"  title="Mısır Tanrıları | Tarikhema.ir" /></p>
<p style="text-align: justify;"><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/11/misirtanrilari2.jpg" alt="misirtanrilari2 Mısır Tanrıları   Tarikhema.ir"  title="Mısır Tanrıları | Tarikhema.ir" /></p>
<h3 style="text-align: justify;">AMEN(Amon,Amun,Ammon,Amoun)</h3>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Amen&#8221; &#8220;sakli olan&#8221; demektir.Teb&#8217;in bas tanrisidir.Esi Ame -net&#8217;le birlikte ilk tanrilardan biridir.Kutsal hayvanlari kaz ve koçtur.Orta Krallik döneminde sadece yerel bir tanriydi ama Tebliler Misir&#8217;a hakim olunca Amen önemli bir tanri oldu.18.Hanedan&#8217;dan itibaren Tanrilarin Krali oldu.Ünlü Amen tapinagi Karnak,dünyanin en büyük dinî yapisidir.Yeni Krallik boyunca Amen&#8217;in esi Mut olarak kabul edildi.Bu ikilinin çocugu Ay tanrisi olarak bilinen Khons(Chons)&#8217;tur.</p>
<h3 style="text-align: justify;">AMEN-RA(Amon-Re)</h3>
<p style="text-align: justify;">Amen rahipleri tarafindan Yeni Krallik&#8217;a geçisi saglamasi için tasarlanmis karma bir tanridir.Bu Amen&#8217;in gücünü Ra&#8217;ya yansitir (veya tam tersi)</p>
<h3 style="text-align: justify;">ANUBIS(Anpu,Ano-Oobist)</h3>
<p style="text-align: justify;">Anubis,Nephthys ve Seth&#8217;in(bazi efsanelere göre Osiris ve Isis&#8217;in) ogludur.Çakallarin mezarlar etrafinda dolasmasi nedeniyle çakal basli Anubis ölümle birlikte anilmistir.Ölen Osiris&#8217;i mumyaladigi için mumyalama tanrisi olmustur.Görevi tüm ölüleri korumak ve yüceltmektir.Bu yüzden mumyalamayla görevli kisiler Anubis maskesi takarlar.Ölen kisi diger dünyada yargilanirken ona yardim eder.</p>
<h3 style="text-align: justify;">ANUKET</h3>
<p style="text-align: justify;">Yukari Misir&#8217;da,Elephantin yöresinde Khnum ve Sati&#8217;nin kizi olarak bilinir.Kutsal hayvani ceylandir.Kus tüyleriyle kapli bir taç giyer ve soguk su tanriçasidir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">APIS</h3>
<p style="text-align: justify;">Sadece hayvan olarak çizilen ender tanrilardan biridir.Egemenlik alani Memphis&#8217;ti.Verimliligi temsil ederdi.Basinda günes diski ve uraeus yilani bulunan bir boga olarak çizilmistir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">ATEN</h3>
<p style="text-align: justify;">18.Hanedan zamaninda IV.Amenhotep tek tanri olan Aten&#8217;i yaymaya çalisti.Hatta adini da Akhenaten(Aten&#8217;in sevgilisi) olarak degistirdi.Aten her isininin ucunda bir el olan bir Günes olarak çizilirdi ve hayati temsil ederdi.Daha sonra Tutankhamon Misir&#8217;da Aten inanisina son verdi.</p>
<h3 style="text-align: justify;">BAST(Bastet)</h3>
<p style="text-align: justify;">Bir Delta sehri olan Bubastis&#8217;te ortaya çikan kedi tanriça.Kediler evde beslenmeye baslandiginda önemli bir tanri oldu.Aslan tan- riça <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sekhmet" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with SEKHMET">Sekhmet</a>&#8217;in olumlu yansimasidir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">EDJO</h3>
<p style="text-align: justify;">Yukari Misir&#8217;da Nekhbet&#8217;in esi olarak bilinen,Asagi Misir&#8217;in sembolü ve koruyucusu olan Delta&#8217;daki yilan tanri.Firavunun tacinin bir parçasidir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">GEB(Seb)</h3>
<p style="text-align: justify;">Shu ve Tefnut&#8217;un oglu,Nut&#8217;un esi olan Dünya Tanrisi.Kutsal hayvani ve sembolü kazdi.Yesil ve siyah derili bir adam olarak çizildi(Bitkilerin ve verimli Nil çamurunu renkleri).</p>
<h3 style="text-align: justify;">HATHOR(Het-Heru,Het-Hert)</h3>
<p style="text-align: justify;">Eski zamanlardan beri tapilan inek tanri.Ismi &#8220;uzaktaki ev&#8221; veya &#8220;Horus&#8217;un evi&#8221; anlamina gelir.Gökyüzüyle baglantilidir.Edfu&#8217;da Horus&#8217;un esi olarak bilinir.Teb&#8217;de ölüm tanrisidir.Ama genel olarak ask,nese,dans,alkol tanrisi olarak kabul edilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">HORUS(Hor)</h3>
<p style="text-align: justify;">Misir&#8217;in en önemli tanrilarindan biri,Osiris ve Isis&#8217;in ogludur. Çocuklugu boyunca Harpocrates(Hoor-Par-Kraat) ismini tasidi. Hain amcasi Seth&#8217;den babasini intikamini aldi ve tüm firavunlarin koruyucusu haline geldi.Yukari Misir&#8217;în patron tanrisidir.Seth&#8217;in Asagi Misir&#8217;in patron tanrisi olmasi nedeniyle Horus ve Seth&#8217;in savasi,Asagi ve Yukari Misir&#8217;in savasi haline gelmistir.Behdet&#8217;te &#8220;Behdet Horus&#8217;u&#8221; olarak bilinir ve kanatli bir günes diski olarak temsil edilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">ISIS(Auset)</h3>
<p style="text-align: justify;">En önemli tanrica;anneligi,tedaviyi ve büyüyü simgeler. Evrendeki en güçlü büyücüdür.Ra&#8217;nin kendisinden Ra&#8217;nin gizli adini ögrenmistir.Osiris&#8217;in karisi Nephthys&#8217;in ikiz kardesidir. Horus&#8217;un annesi,Horus&#8217;un oglu Amset&#8217;in koruyucusudur. Isis Horus&#8217;u çocuklugu boyunca Seth&#8217;ten korumustur.Egemenlik bölgesi Abidos&#8217;tur.</p>
<h3 style="text-align: justify;">KHNUM</h3>
<p style="text-align: justify;">Antinoe ve Elephantin&#8217;de koç basli bir adam olarak bilinir. Esi çesitli hikayelere göre Sati,Heqet veya Neith&#8217;dir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">KHONS(Chons)</h3>
<p style="text-align: justify;">Muhtesem Teb üçlüsünün üçüncü üyesidir(ebeveynleri Amen ve Mut&#8217;la birlikte.)Ay tanrisi olarak bilinir.Karnak&#8217;ta ona adanmis bir tapinak vardir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">MAAT</h3>
<p style="text-align: justify;">Adalet tanriçasi.Ismi &#8220;Adalet&#8221;,&#8221;Evrensel Düzen&#8221; anlamina gelir. Kafasinda bir devekusu tüyü tasir.Bu tüy diger dünyada, Osiris&#8217;in mahkemesinde,ölünün kalbi karsisinda bir terazide tartilir.Bu tartilmaya göre ölünün ruhu cezalandirilir veya ödüllendirilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">MONTH(Mentu,Men Thu)</h3>
<p style="text-align: justify;">Amen yayginlasmadan önce Teb&#8217;deki ana tanri.Sahin basli bir insan olarak betimlenmistir.Savas tanrisidir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">MUT(Auramooth)</h3>
<p style="text-align: justify;">Amen&#8217;in karisi,Khons&#8217;un annesi.Ismi anne demektir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nefertum" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with NEFERTUM">NEFERTUM</a></h3>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ptah" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with PTAH">Ptah</a> ve Sekhmet&#8217;in genç ogludur.Taç giymis veya bir nilüferin üzerine oturmus bir genç olarak çizilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">NEITH(Net,Neit,Thoum-aesh-neith)</h3>
<p style="text-align: justify;">Çok eski bir savas tanriçasidir.Deltada zekilik tanriçasi olarak bilinir.Yunan mitolojisindeki Athena&#8217;yla eslesir.Duamutef&#8217;in koruyucusudur.Timsah tanri Sobek&#8217;in annesidir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">NEKHBET</h3>
<p style="text-align: justify;">Yukari Misir patron tanriçasidir.Ikonografide bir akbaba olarak betimlenir.Kral ve kraliçenin tacinin bir parçasi,Edjo&#8217;nun esidir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nephthysnebt-het" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with NEPHTHYS(Nebt-het)">NEPHTHYS(Nebt-het)</a></h3>
<p style="text-align: justify;">Geb ve Nut&#8217;un en küçük çocugu,Seth&#8217;in karisi,Anubis&#8217;in anne- sidir.Seth Osiris&#8217;i öldürdügünde onu terketmis,Osiris&#8217;in canlanmasi için Isis&#8217;e yardim etmistir.Hapi&#8217;nin koruyucusudur.</p>
<h3 style="text-align: justify;">NUT(Nuit)</h3>
<p style="text-align: justify;">Geb&#8217;in esi,Shu ve Tefnut&#8217;un kizidir.Gökyüzü tanricasidir.Yesil derili ve vücudu yildizlarla kapli bir kadin olarak resmedilmistir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">OSIRIS(Ausar)</h3>
<p style="text-align: justify;">Ölülerin koruyucusu ve yargilayicisidir.Abidos&#8217;da hüküm sürdü.Nut ve Geb&#8217;in ilk çocugudur.Ra dünyayi terk ettiginde dünyayi yönetmeye basladi ama Set onu öldürdügünde Isis onu tekrar canlandirdi.Böylece Osiris yeralti dünyasinin hükümdari oldu.Oglu Horus onun intikamini Seth&#8217;le savasarak ve onu yenerek aldi.Basindaki sapka Yukari ve Asagi Misir&#8217;in birligini simgeler.</p>
<h3 style="text-align: justify;">PTAH</h3>
<p style="text-align: justify;">Memphis&#8217;te Dünya&#8217;yi yarattigina inanilir.Bazi efsanelere göre Thoth&#8217;un emirleri altinda çalistigina ve cenneti ve dünyayi yarattigina inanilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">RA</h3>
<p style="text-align: justify;">Günes tanrisi ve &#8220;Yaratici&#8221; olarak bilinir.Sahin basy nedeniyle bazen Horus&#8217;la eslestirilir.Hakimiyet merkezi bugünkü Kahire olan Annu&#8217;ydu.5. Hanedan&#8217;dan dan itibaren firavunlara &#8220;Sa-Ra&#8221; (Ra&#8217;nin oglu)ünvani verildi.Shu ve Tefnut&#8217;un babasidir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">RA-HORAKHTY(Ra-Hoor-Khuit)</h3>
<p style="text-align: justify;">Karma tanri.Ismi&#8221;Ufuklarin Horus&#8217;u olan Ra&#8221; demektir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">SATI</h3>
<p style="text-align: justify;">Elephantin&#8217;de hüküm süren tanriça,Khnum&#8217;un esi ve Anuket&#8217;in annesidir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">SEKER</h3>
<p style="text-align: justify;">Isik tanrisi,ruhlarin yardimcisidir.Memphis&#8217;te Ptah&#8217;la eslestirilir. Sahin basli mumyalanmis bir adam olarak çizilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">SEKHMET</h3>
<p style="text-align: justify;">Aslan tanriça.Memphis&#8217;te Ptah&#8217;in esi olarak bilinir.Ra&#8217;nin yarattigi Sekhmet,dogruluk tanriçasi olarak da bilinir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">SELKHET(Serket,Serqet)</h3>
<p style="text-align: justify;">Kafasinda zehirli bir akrep bulunan güzel bir kadin olarak çizilmis-tir.Kadinlara dogumda yardimci olur,akrep tarafindan sokulan insanlarin hayatini kurtarir.Isis&#8217;i Seth&#8217;ten korumak için Seth&#8217;e yedi akrep göndermistir.Qebhsenuef &#8216;in koruyucusudur.Tutankhamon&#8217; un mezarindaki heykeli çok ünlüdür.</p>
<h3 style="text-align: justify;">SET(Seth)</h3>
<p style="text-align: justify;">Eskiden Asagi Misir&#8217;in patron tanrisi olan Seth firtina ve çöl tanrisi olarak bilinirdi.Kardesi Osiris&#8217;i öldürerek Osiris&#8217;in oglu Horus&#8217;un,Isis&#8217;in ve Nephthys&#8217;in düsmanligini kazandi.Horus&#8217;la yaptigi savaslar,ayni zamanda Asagi ve Yukari Misir&#8217;in savasi oldu.Bu savasin sonunda Horus&#8217;a yenilerek çölde ta?amaya mahkum oldu.Misir&#8217;i çöllerden gelen yabancilardan koruduguna inanilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">SHU</h3>
<p style="text-align: justify;">Rüzgarin ve atmosferin tanrisi.Ra&#8217;nin oglu ve Tefnut&#8217;un kocasi.</p>
<h3 style="text-align: justify;">SOBEK</h3>
<p style="text-align: justify;">Arsinoe(Crocodilopolis)&#8217;de yasayan timsah tanri.Sobek 4 elementi de temsil ederdi(Ra&#8217;nin atesi,Shu&#8217;nun havasi,Geb&#8217;in topragi,Osiris&#8217;in suyu).Ölüler Kitabi&#8217;nda Sobek&#8217;in Horus&#8217;un dogumuna yardim ettigi,dolayisiyla Seth&#8217;in yenilmesine yardimci oldugu yazar.</p>
<h3 style="text-align: justify;">TEFNUT</h3>
<p style="text-align: justify;">Bulutlarin tanriçasi,Ra&#8217;nin kizi ve Shu&#8217;nun esidir.Kutsal hayvani olan aslan basli bir kadin olarak çizilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">THOTH</h3>
<p style="text-align: justify;">Ay&#8217;in,zamanin ve yazinin tanrisi.Esi Maat&#8217;tir.Thoth&#8217;un sekiz çocugundan en önemlisi Amen&#8217;dir.Hieroglifleri icat ettigine inanilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/thoueris" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with THOUERIS">THOUERIS</a></h3>
<p style="text-align: justify;">Hippopotam tanriça.Verimlilik sembolü.Çocuklarin dogumuna yardim eder.Esi Bes&#8217;tir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">HERU-RA-HA</h3>
<p style="text-align: justify;">Ra-Hoor-Khuit ve Hoor-Par-Kraat&#8217;tan olusan karma tanri.Ismi &#8220;Horus ve Ra&#8217;ya sükür&#8221; demektir.</p>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-tanrilari-antik-misir-tanrilari/tarihin-eski-uygarlik/421.html" title="Eski Mısır Tanrıları &#8211; Antik Mısır Tanrıları">Eski Mısır Tanrıları &#8211; Antik Mısır Tanrıları</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-dini/dunya-dinleri/220.html" title="Eski Mısır Dini">Eski Mısır Dini</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-2/tarihin-eski-uygarlik/152.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misir/tarihin-eski-uygarlik/19.html" title="Mısır">Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/sfenks-horus-ve-misir-in-gizemleri/tarihin-eski-uygarlik/57.html" title="Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri">Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misirda-sanat/tarihin-eski-uygarlik/255.html" title="Eski Mısır&#8217;da Sanat">Eski Mısır&#8217;da Sanat</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik/tarihin-eski-uygarlik/185.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-3/tarihin-eski-uygarlik/171.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir/tarihin-eski-uygarlik/13.html" title="ESKİ MISIR">ESKİ MISIR</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html" title="Eski (Antik) Mısır Medeniyeti">Eski (Antik) Mısır Medeniyeti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misirda-din/dunya-dinleri/250.html" title="Eski Mısır&#8217;da din">Eski Mısır&#8217;da din</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/kitaplarim-zarathustra/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/ahamenis-imparatorlugu/922.html" title="Kitaplarım &#8211; Zarathuştra">Kitaplarım &#8211; Zarathuştra</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-inanci/tarihin-eski-uygarlik/234.html" title="Eski Mısır ınancı">Eski Mısır ınancı</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-tutankamonun-laneti/tarihin-eski-uygarlik/543.html" title="Eski Misir: Tutankamon&#8217;un Laneti">Eski Misir: Tutankamon&#8217;un Laneti</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2011. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/misir-tanrilari-2/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-misir/eski-misir-tanrilari-uygarlik-tarihi-antik-eski-misir-tarihin-eski-uygarlik/934.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/misir-tanrilari-2/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-misir/eski-misir-tanrilari-uygarlik-tarihi-antik-eski-misir-tarihin-eski-uygarlik/934.html#comments">One comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/misir-tanrilari-2/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-misir/eski-misir-tanrilari-uygarlik-tarihi-antik-eski-misir-tarihin-eski-uygarlik/934.html&amp;title=Mısır Tanrıları">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/amun" rel="tag">Amun</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ass" rel="tag">ass</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" rel="tag">dini</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" rel="tag">Eski</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-misir" rel="tag">Eski Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/giz" rel="tag">giz</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/guzel" rel="tag">güzel</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/heru-ra-ha" rel="tag">HERU-RA-HA</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/hikaye" rel="tag">hikaye</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/horus" rel="tag">Horus</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/isisauset" rel="tag">ISIS(Auset)</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kadin" rel="tag">kadin</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/khnum" rel="tag">KHNUM</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/khonschons" rel="tag">KHONS(Chons)</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/maat" rel="tag">MAAT</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" rel="tag">Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir-tanrilari" rel="tag">Mısır Tanrıları</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mitolojisi" rel="tag">Mitolojisi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/month" rel="tag">MONTH</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mumya" rel="tag">mumya</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mumyalama" rel="tag">Mumyalama</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nefertum" rel="tag">NEFERTUM</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/neith" rel="tag">NEITH</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nekhbet" rel="tag">NEKHBET</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nephthysnebt-het" rel="tag">NEPHTHYS(Nebt-het)</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nutnuit" rel="tag">NUT(Nuit)</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/osiris" rel="tag">Osiris</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/osirisausar" rel="tag">OSIRIS(Ausar)</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ptah" rel="tag">PTAH</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ra" rel="tag">RA</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ra-horakhtyra-hoor-khuit" rel="tag">RA-HORAKHTY(Ra-Hoor-Khuit)</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/razi" rel="tag">razi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sati" rel="tag">SATI</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sek" rel="tag">sek</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/seker" rel="tag">SEKER</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sekhmet" rel="tag">SEKHMET</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/selkhetserket" rel="tag">SELKHET(Serket</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/serqet" rel="tag">Serqet)</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/setseth" rel="tag">SET(Seth)</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/shu" rel="tag">SHU</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sir" rel="tag">sir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sobek" rel="tag">SOBEK</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tanrilari" rel="tag">Tanrıları</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" rel="tag">Tapınak</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tefnut" rel="tag">TEFNUT</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/thoth" rel="tag">THOTH</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/thoueris" rel="tag">THOUERIS</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tutankhamon" rel="tag">Tutankhamon</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" rel="tag">yeni</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunan" rel="tag">Yunan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunan-mitolojisi" rel="tag">Yunan Mitolojisi</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/misir-tanrilari-2/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-misir/eski-misir-tanrilari-uygarlik-tarihi-antik-eski-misir-tarihin-eski-uygarlik/934.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üçgen şeklindeki UFO’lar ve Piramitler</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/ucgen-seklindeki-ufolar-ve-piramitler/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-misir/925.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/ucgen-seklindeki-ufolar-ve-piramitler/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-misir/925.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Nov 2011 14:11:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Mısır Taırıhı]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bırı]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Krallık Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Yunan]]></category>
		<category><![CDATA[giz]]></category>
		<category><![CDATA[Gize Piramitleri]]></category>
		<category><![CDATA[ıkı]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[izle]]></category>
		<category><![CDATA[Kefren Piramidi]]></category>
		<category><![CDATA[Keops]]></category>
		<category><![CDATA[Keops Piramidi]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[mumya]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Piramidi]]></category>
		<category><![CDATA[Piramit]]></category>
		<category><![CDATA[Piramitler]]></category>
		<category><![CDATA[sek]]></category>
		<category><![CDATA[sir]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrıları]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=925</guid>
		<description><![CDATA[Selamlar, Ucgen seklındekı ufo&#8217;lara pek alısık degılız. Genelde Ufo&#8217;ların disk seklinde oldugu, bu tip ufoların ardından da kure, silindir seklindeki ufoların zaman zaman karsımıza cıktıgını bılıyoruz. Insan ister istemez ufonun geometrik seklinden dolayı pıramıtlerle bagdastırıyor. Isın acıkcası stargate filimini seyrettikten sonra acaba mı dedim ? neden olmasın ? Soyle dusunun hayatında teknolojının t si ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;">
<div>
<div>
<div><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/11/egitto6g1.jpg" alt="egitto6g1 Üçgen şeklindeki UFOlar ve Piramitler   Tarikhema.ir" width="420" height="396" title="Üçgen şeklindeki UFOlar ve Piramitler | Tarikhema.ir" /></div>
</div>
</div>
<p>Selamlar,</p>
<p>Ucgen seklındekı ufo&#8217;lara pek alısık degılız. Genelde Ufo&#8217;ların disk seklinde oldugu, bu tip ufoların ardından da kure, silindir seklindeki ufoların zaman zaman karsımıza cıktıgını bılıyoruz. Insan ister istemez ufonun geometrik seklinden dolayı pıramıtlerle bagdastırıyor. Isın acıkcası stargate filimini seyrettikten sonra acaba mı dedim ? neden olmasın ? Soyle dusunun hayatında teknolojının t si ile tanısmamıs ilkel bir suru kabile var. Bır gun boyle bır kabılenın ustunden rotasını degıstırmıs bır ucak gecmıs. Kabıle fertlerı merakla, saskınlık ıcınde ucagı seyretmeye baslamıslar. Hemen aralarında ucaga kendılerınce buldukları, dıllerının dondugu, kulturlerının yettıgı kadar ısım bulmaya calısmıslar. Kımısı &#8220; gurultulu kus &#8221; demıs kımısı &#8221; buyuk demır kus &#8221; demıs kımısıde hepsını bırlestırerek &#8221; gurultulu buyuk demır kus  ısımlerını takmıslar. Ama en ıyı yaptıkları sey neymıs bılıyormusunuz ? ucagı resmetmek olmus. Taslara, kayalara, agaclara ucagı resmetmısler. Eski Magra resimlerindede bu orneklere rastlayabılırız. Tabıkı su noktayı es gecmemek lazım. Eskı mısır uygarlıgının ortaya sunmus oldugum tablo kadar vahim bır durumda oldugunu belırtmek degıldı amacım. Eskı mısırlılar kendılerıne has kulturlerı, yasamları olan bır uygarlık. Eskı kabılelerden farkları neydı ? Ucgen seklındekı ufoların sayesındemı gunumuzdede hayranlıkla baktıgımız yapıların ortaya cıkmasına neden oldu ? Pekı ya tanrıları ? Onlarda uzaylı olabılırmıydı ? Ustun bılgı bırıkımı, teknolojılerı, yeteneklerı vasıfları ıle adlandırdıkları varlıklara tanrı demelerı cok yadırganacak bır durum degıl. Belkı rahıplerı, kralları, kralıcelerı uyusturucuyu cekıp cekıp hayallerınde resmettıklerı varlıklara tanrı demeye, halklarınada bunları zaman ıcınde lanse etmeye basladılar. Bunların hepsı benım ıcın varsayım. Kesın bu boyledır demek dogru degıl. Sunmus oldugum senaryolardan ilkinin gercek olma olasılıgının bu uygarlıgın sahip oldugu yuksek astronomı, matematık ve mımarı bilgısınden oturu daha yuksek oldugunu belırtmem sanırım yanlıs olmaz. Mısır uygarlıgına geldıler, zıyaret ettıler. Cesıtlı bılgıler aktardılar, derin izler bıraktılar ve gıttıler. İlk sundugum varsayımın benım ıcın neden daha kabul edilebılır oldugunu asagıdakı gerceklerle acıklamaya calısacagım. Hemde bilgilerimizi tazelemıs oluruz.</p>
<p>Büyük Piramid&#8217;in Mısır kübit&#8217;ine göre alınmış bazı ölçüleri, yerküre hakkında, dünyanın güneş sistemindeki yeri hakkında, sonradan, unutulup modern çağda yeniden keşfedilmiş bir hayli bilginin var olduğunu göstermektedir. Bu bilgiler ancak matematik olarak ifade edilebilmektedir. Piramidin çevresi, bir yıl içindeki gün sayısını (365.24) göstermektedir. Bu çevrenin iki katı, Ekvator&#8217;da bir boylam derecesinin bir dakikasına eşittir. Eğik kenar üzerinden, tabandan doruğa &#8216;kadar olan uzunluk. bir paralel derecesinin altıyüzde biridir. Çevreyi yüksekliğin iki katına böldüğümüz zaman, (pi) sayısı olan 3.1416&#8242;yı bulmaktayız (Bu rakam, eski Yunanlılann bulduğu pi sayısından, yani 3.1428&#8242;den çok daha gerçektir)</p>
<p>Piramidin ağırlığı 10 üzeri 15‘le çarpıldığında, dünyanın yaklaşık ağırlığını vermektedir. Dünyanın kutup ekseni, doğrultusunu günden güne değiştirmekte ve böylelikle her 2,200 yılda güneşin arkasına yeni bir burcun gelmesine olanak vermektedir. ilk durumuna ancak 25.827 yıl sonra varmaktadır. Bu sayı da, 25.826.6 olarak piramidde ortaya çıkmaktadır. Bu sayıyı veren, taban köşegenlerinin toplamıdır. Büyük piramidin içinde Firavun odasının boyutlan, iki temel Pisagor üçgeninin eşidir: 2.5:3. ve 3.4.5. Oysa piramit, Pisagor&#8217;dan binlerce yıl önce yapılmıştır. Bu verilen ölçülerin, piramidin ölçü rastlantılarından yalnızca küçük bir kısmıdır.</p>
<p>Binlerce yil önce yapilan piramitlerde bugün bile hala binlerce sir yatmaktadir.O tarihlerde piramitleri yapan insanlar herhalde metre kavramini bilmiyorlardi.Ve bütün bunlari göz karariyla yapmalarida imkansiz.Bugün bile çok düzenli bir sekilde yapilan gökdelenlerde çok hafif bir sapma sözkonusu olabiliyor.Peki o zamanlar bunlari yapan insanlar ölçüm için ne kullandilar.Saniye mi?Arsin birimi mi?Misir endazesi mi?Bilemiyoruz.Şimdi bu piramitlerde, özellikle Gize bölgesindeki büyük piramitin çesitli oranlarda ölçümlerine bir bakalim.Bunlarin hepsi bir rastlanti mi?Olabilir.Ama bu kadar çok rastlantida insani düsündürüyor!</p>
<p>Piramitlerin Gizemi</p>
<p>Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği konusunda kesin olmayan farklı varsayımlar bulunmaktadır.</p>
<p>Piramit, kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir. (doğduğu ve tahta çıktığı günler)</p>
<p>Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.</p>
<p>Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.</p>
<p>Kirletilmiş suyu, birkaç gün Piramit’in içine bıirakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz.</p>
<p>Piramit’in içerisinde süt, birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.</p>
<p>Bitkiler Piramit’in içinde daha hızlı büyürler.</p>
<p>Piramit’in içine bırakılmış su, 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir.</p>
<p>Çöp bidonu içindeki yemek artıkları, hiç koku vermeden Piramit içinde mumyalaşır.</p>
<p>Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir Piramit’in içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir.</p>
<p>Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bilgi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bilgi">bilgi</a> yoktur; araştırmacıların çoğu, ya içinde kayboldular ya da aynı yerde birkaç tur attılar, fakat içlerini göremediler.</p>
<p>Piramitlerin içi yazın soğuk kışın sıcak olur</p>
<p>Büyük Piramitin açilari,Nil’in delta yöresini iki esit parçaya bölerler.</p>
<p>Gize’deki üç piramit aralarinda bir Pitagor üçgeni olacak sekilde düzenlenmislerdir.Bu üçgenin kenarlarinin birbirlerine göre orani 3:4:5′dir.</p>
<p>Büyük Piramitin tabininin yüzeyi,anitin yarisinin iki katina bölündügünde pi=3,14 sayisi elde edilir.</p>
<p>Büyük Piramitin dört yüzeyinin toplam yüzölçümü,piramit yüksekliginin karesine esittir.</p>
<p>Büyük Piramit,dünyanin kara kitlesinin merkezinde yer aliyor.</p>
<p>Büyük Piramit,dört ana yöne göre düzenlenerek insa edilmistir.</p>
<p>Piramit dev bir günes saatidir.Ekim ortasiyla Mart basi arasinda düsürdügü gölgeler mevsimleri ve yilin uzunlugunu gösterirler.Piramiti çeviren tas levhalarin uzunlugu bir günün gölge uzunluguna esittir.Bu gölgelerin tas levhalar üstinde gözlenmesiyle günün 0,2419 bölümünde yilin uzunlugu yanlissiz olarak saptanabiliyordu.</p>
<p>Büyük Piramit’le dünyanin merkezi arasindaki uzaklik,Kuzey kutbuyla arasindaki uzakliga esittir ve kuzey kutbuyla dünyanin merkezi arasindaki uzakliga esittir.</p>
<p>Piramitin yüksekligiyle,çevresi arasindaki oran,bir dairenin yari çapiyla çevresi arasindaki oranin dengidir.Dört kenarlar dünyanin en büyük ve çarpici üçgenleridir.</p>
<p>Gizde’den geçen boylam,dünyanin denizleriyle anakaralarini iki esit parçaya böler.Bu boylam ayrica,kara üstünden geçen en uzun kuzey-güney yönlü boylam olup,bütün yer kürenin uzunluguna ölçümünde dogal sifir noktasini olusturur.</p>
<p>Büyük piramitin tepesi Kuzey kutbunu,çevresi ekvatorun uzunlugunu temsil eder.Ve iki uzunluk ayni mikyasa uygunluk gösterir.</p>
<p>Gize piramitleri tahmini olarak M.Ö 3000 yıllarında eski krallık döneminde yapıldığı zannedilmekte. Bunlar; Keops, Kefren ve Mikerinos piramitleridir ve isimlerini aldıkları firavunlar tarafından yaptırılmıştır.</p>
<p>Kefren <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/piramidi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Piramidi">Piramidi</a> Gize piramitleri dünyanın en büyük piramitlerdir. Bunlarla birlikte ve Mısır’da yüzlerce irili ufaklı piramit mevcuttur. Gize piramitlerini diğerlerinden ayıran farkların başında içlerinde yazı bulunmaması ve nasıl yapıldıklarının hala çözüme ulaşmamış olmasıdır.<br />
Keops’un oğlu Kefren için yapılmış piramit 136 metre yüksekliğe sahip.</p>
<p>Kefren piramidinin dış yüzeyinde yer alan kaplamalar bugün sadece tepesinde görülebilmekte.</p>
<p>Gize piramitlerinden İçi ziyaret edilebilen tek piramit olan Kefren piramidinin mezar odası.<br />
Piramitler ile ilgili çeşitli matematiksel bulgular arasında ilginç olanları şunlar: Keops piramidinin yüksekliginin 1 milyarla çarpımı yaklasık olarak güneşle dünyamız arasındaki mesafeyi veriyor. (149.504.000km)</p>
<p>Piramitlerin üzerinden geçen meridyen karaları ve denizleri tam iki eşit parçaya bölüyor. Keops Piramidinin Taban cevresinin, yüksekliğinin 2 katına bölünmesinin pi=3.14 sayısını veriyor.</p>
<p>62 metre yüksekliği ile Gize Piramitleri içerisinde en küçüğü olan Mikerinos Piramidi Kefrenin oğlu için yaptırılmış.</p>
<p>Piramitler hala yapımları esnasında ki gizi korumaktalar. İşçilerin olağanüstü bir çabayla günde 10 metreküp taşı üst üste koyduklarını kabul edersek keops piramidinde yer alan yaklaşık 2.5 milyon metreküp taş, 250.000 gün, yani yaklaşık 664 yılda yerleştirilebiliyor. Oysa piramitler 20 ila 30 yıl arasında bir sürede tamamlanmıştır..</p>
<p>Tek kelimeyle muhtesem degil mi ?</p>
<p><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/11/sobek1.jpg" alt="sobek1 Üçgen şeklindeki UFOlar ve Piramitler   Tarikhema.ir" border="0" title="Üçgen şeklindeki UFOlar ve Piramitler | Tarikhema.ir" /></p>
<p><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/11/stargate-movie1.jpg" alt="stargate movie1 Üçgen şeklindeki UFOlar ve Piramitler   Tarikhema.ir"  title="Üçgen şeklindeki UFOlar ve Piramitler | Tarikhema.ir" /></p>
<p><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/11/stargate1.jpg" alt="stargate1 Üçgen şeklindeki UFOlar ve Piramitler   Tarikhema.ir" width="338" height="523" title="Üçgen şeklindeki UFOlar ve Piramitler | Tarikhema.ir" /></p>
</div>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/sfenks-horus-ve-misir-in-gizemleri/tarihin-eski-uygarlik/57.html" title="Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri">Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html" title="Eski (Antik) Mısır Medeniyeti">Eski (Antik) Mısır Medeniyeti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misir-piramitlerinin-ozellikleri/tarihin-eski-uygarlik/428.html" title="Mısır Piramitlerinin Özellikleri">Mısır Piramitlerinin Özellikleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik/tarihin-eski-uygarlik/185.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-3/tarihin-eski-uygarlik/171.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misir-pramitleri/tarihin-eski-uygarlik/15.html" title="MISIR PRAMİTLERİ">MISIR PRAMİTLERİ</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/keops-piramidi-3/tarihin-eski-uygarlik/500.html" title="Keops Piramidi">Keops Piramidi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misirda-sanat/tarihin-eski-uygarlik/255.html" title="Eski Mısır&#8217;da Sanat">Eski Mısır&#8217;da Sanat</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-dini/dunya-dinleri/220.html" title="Eski Mısır Dini">Eski Mısır Dini</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-2/tarihin-eski-uygarlik/152.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dunyanin-yedi-harikasi/tarihin-eski-uygarlik/63.html" title="DÜNYANIN YEDİ HARİKASI">DÜNYANIN YEDİ HARİKASI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir/tarihin-eski-uygarlik/13.html" title="ESKİ MISIR">ESKİ MISIR</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/piramitler-nasil-insaa-edildi-hakkinda-bilgi/tarihin-eski-uygarlik/504.html" title="Piramitler nasıl inşaa edildi hakkında bilgi">Piramitler nasıl inşaa edildi hakkında bilgi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-piramitler/tarihin-eski-uygarlik/394.html" title="Eski Misir Piramitler">Eski Misir Piramitler</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dunyanin-eski-yedi-harikalari/tarihin-eski-uygarlik/387.html" title="DÜNYANIN ESKİ YEDİ HARİKALARI">DÜNYANIN ESKİ YEDİ HARİKALARI</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2011. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/ucgen-seklindeki-ufolar-ve-piramitler/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-misir/925.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/ucgen-seklindeki-ufolar-ve-piramitler/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-misir/925.html#comments">One comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/ucgen-seklindeki-ufolar-ve-piramitler/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-misir/925.html&amp;title=Üçgen şeklindeki UFO&#8217;lar ve Piramitler">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bilgi" rel="tag">bilgi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/biri" rel="tag">bırı</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" rel="tag">dini</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" rel="tag">Eski</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-krallik" rel="tag">Eski Krallık</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-krallik-donemi" rel="tag">Eski Krallık Dönemi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-yunan" rel="tag">Eski Yunan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/giz" rel="tag">giz</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/gize-piramitleri" rel="tag">Gize Piramitleri</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/iki" rel="tag">ıkı</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/indir" rel="tag">indir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/izle" rel="tag">izle</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kefren-piramidi" rel="tag">Kefren Piramidi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/keops" rel="tag">Keops</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/keops-piramidi" rel="tag">Keops Piramidi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" rel="tag">Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mumya" rel="tag">mumya</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ordu" rel="tag">Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/piramidi" rel="tag">Piramidi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/piramit" rel="tag">Piramit</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/piramitler" rel="tag">Piramitler</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sek" rel="tag">sek</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sir" rel="tag">sir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sistemi" rel="tag">sistemi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tanrilari" rel="tag">Tanrıları</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" rel="tag">yeni</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunan" rel="tag">Yunan</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/ucgen-seklindeki-ufolar-ve-piramitler/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-misir/925.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitaplarım – Zarathuştra</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/kitaplarim-zarathustra/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/ahamenis-imparatorlugu/922.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/kitaplarim-zarathustra/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/ahamenis-imparatorlugu/922.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Sep 2011 09:08:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahameniş İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Zarathuşt Dini]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[ass]]></category>
		<category><![CDATA[auto]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[babil]]></category>
		<category><![CDATA[başlıca]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çın]]></category>
		<category><![CDATA[değişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Devri]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[eski din]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[figür]]></category>
		<category><![CDATA[figürü]]></category>
		<category><![CDATA[gay]]></category>
		<category><![CDATA[giz]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[ıkı]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[izle]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[Laneti]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Öte]]></category>
		<category><![CDATA[part]]></category>
		<category><![CDATA[rom]]></category>
		<category><![CDATA[Roma]]></category>
		<category><![CDATA[sek]]></category>
		<category><![CDATA[sir]]></category>
		<category><![CDATA[Sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tartışılan]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yollar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=922</guid>
		<description><![CDATA[AHURA MAZDA, DİNSEL İNANÇLAR VE TANRISAL VARLIKLAR Doğu Aryan Mitolojisinin (Med kolunun) ve onun bir reformasyonundan ibaret olan Zarathuştra&#8217;nın geliştirdiği dini sistem oldukça derin ve derin olduğu kadar da karmaşıktır. Bunu şimdiye kadar ancak kısmen gördünüz. Şimdi bu karmaşık derinliği daha gerçek boyutları ile eşeceğiz. Bu derinlik kendi çağdaşlarından ziyade, büyük bir merakla olaya eğilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AHURA MAZDA, DİNSEL İNANÇLAR VE TANRISAL VARLIKLAR</strong></p>
<p>Doğu Aryan Mitolojisinin (Med kolunun) ve onun bir reformasyonundan ibaret olan Zarathuştra&#8217;nın geliştirdiği <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with dini">dini</a> sistem oldukça derin ve derin olduğu kadar da karmaşıktır. Bunu şimdiye kadar ancak kısmen gördünüz. Şimdi bu karmaşık derinliği daha gerçek boyutları ile eşeceğiz. Bu derinlik kendi çağdaşlarından ziyade, büyük bir merakla olaya eğilen bizim çağdaşlarımız olan araştırmacıları şaşırtmıştır. Grek düşünürlerinin etkilendiği ve logoslarını geliştirdiği bu diyalektik, Grekli Philonun Mısırda şekillendirdiği mezhebin tüm temel unsurlarını borçlu olduğu bu felsefe, İsrailoğullarının &#8220;post-exillic&#8221; <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with dini">dini</a> öğretisinin geniş ölçüde ödünç alındığı, Hristiyanlığın ve Müslümanlığın en temel öğelerinin hayret verici bir şekilde çakıştığı devasa bir sistemdir. Böylesi bir <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with dini">dini</a>, felsefi ve düşünsel metodoloji sistemi insanları şaşırtmayıp da ne yapacaktı?.</p>
<p>Çağdaş araştırmacılardan Moulton, hayranlıkta çok ileri gittiğini düşünmüş olacak ki, &#8220;sakın sizi daha eski bir dine davet ettiğimi sanmayın&#8221; demeye getiren cümleler sarfetme gereğini duymuştu. Mills; &#8220;benzerlikleri saklayarak, kendi öz dinlerini yüceltmeye çalışmanın gülünç&#8221; olduğunu kaydederken, bir yandan da bazı &#8220;sofu&#8221; Hristiyan, Yahudi ve Müslüman yazarlara göndermede bulunuyordu. Fakat yine de İsveçli Nyberg gibi bir iki yazar, Zarathustracılığı şamanizm ile mukayese edecek kadar saptırıyorken, bunlara bin sayfalık ve iki ciltte topladığı &#8220;cevabi&#8221; eserinde Alman Herzfeld, bu kez onu Med sarayına mensup bir yarı politik şahsiyet haline getirerek abartılı bir karşı duruş sergiliyordu. Ama doğrusu şudur ki; bu büyük peygamberin öğretisini inceleyen her -bilim adamı, çok derin bir felsefi ve dini akım ile karşı karşıya olduğunu itiraf etme lüzumunu his etmekteydi. Kimi bunun o ilkel şartlarda meydana geldiğine inanmadığını açıkça beyan ederken, kimileri de kaybolan sayfalardaki harika olabilecek belirlemelerden mahrum kaldıklarına hayıflanıyorlardı.</p>
<p>Zarathuştra, uzun öğrenim yıllarının ardından kafasında pek çok cevaplandırılmamış soru kalaraktan Sabalanda inzivaya çekildiğinde yaşadığı kulübesini bir rasathane görevini yerine getirecek bir şekilde inşa ettiğinde sırrın şu karanlık boşlukta olduğunu sezmişti. Neden bazı yerleri küçük parlak noktalarla aydınlanırken diğer tarafları kapkaranlıktı bu muazzam kubbenin? İnsanın varlık sebebi neydi? Nedir bunca didinme? Nedir bu canlıların biribirlerini yiyip bitirmeleri? Ya toplumdaki bunca adaletsizlik? Kim tayin etmişti başımıza şu zalim tiranları? Şu şaklaban Karapanlara ne demeli? Neye hizmet ediliyor? Bunca ahlak düşüklüğüne neden karşı durulmuyor? Eşitsizliğin temelinde zalime teslimiyet yatmıyor mu? Ya şu hayvanlara edilen zulüm? Zafer kazanılır, onlar kurban. Şenlik olur yine onlar kurban. Neden?</p>
<p>Soruların tümü cevapsızdı. Bunlara cevap arıyordu. Bulduğuna emin olmadan inmeyecekti Sabalandan. Bu arayış yedi yıl sürdü. Nihayet aradığıını bulduğuna emin oldu, işin diyalektiğini yakaladı. Artık insanların arasına inebilirdi.</p>
<p>Evet, her şeyin temelinde iyi ile kötünün uzlaşma kabul etmez çelişkisi vardı. İyi ve kötü evrende, toplumda ve insanın vicdanında mücadele halindeydi. İnsanın yaradılışının sırrında Kötüye karşı savaş vardı. İşte her şey bu esaslı temel üzerinde yükselecekti. O halde değişimi getirecek olan birikimi yaratacaktı. Değişim ancak birikimle olabilirdi. Elinde hiç bir güç yoktu.</p>
<p>Bu karmaşık sistemi size daha iyi anlatabilmek için, kavramları teker teker ele almaktansa, biribirleriyle ilişkili olanları bir bütün halinde sunmayı daha uygun bulduk. Bu inceleme metodunun, olayı daha basit bir şekilde anlamamıza yardım ettiğini siz de göreceksiniz.</p>
<p>* * *</p>
<p>Zarathuştracılar, dinlerine isim olarak &#8220;Bahdin&#8221; sözcüğünü seçmişlerdi. Bileşik bir kelime olan bahdin, bah ve din köklerinden oluşuyor. ?Bah- veya ?Beh-, Avestada geçen Vohu ile eştir ve &#8220;güzel, iyi&#8221; anlamına gelir. Din ise yine Avestadaki Deana ile eştir. Deana vicdan, içsel ben veya direkt olarak din anlamına gelir. Bir bütün halinde ele alındığında Bahdin &#8220;iyi din&#8221;, &#8220;güzel din&#8221; anlamına geliyor. Biz bundan sonraki bölümlerde &#8220;Zarathuştra dini&#8221; veya sonraları &#8220;Zerdüştilik&#8221; gibi -peygamberin de red ettiği muhakkak olan- bir isimlendirmeden kaçınmak için, bu dinin sözkonusu olduğu yerlerde &#8220;Bahdin&#8221; kelimesini kullanacak, Bahdin&#8217;e mensup insanlara &#8220;Bahdiniler&#8221; diyeceğiz. Bu arada İslam&#8217;ın kutsal kitabı Kuran-ı Kerim&#8217;in Bahdiniler&#8217;i; &#8220;Mecusi&#8221; olarak andığını da hatırlatalım. Mecusi kelimesi, Grekler&#8217;in Magus veya Magi dedikleri, Medyalı Magu din adamlarından kökünü alır. Yarımada Arapçası&#8217;nda &#8220;g&#8221; harfi yerine &#8220;c&#8221; harfi kullanıldığından Magus bu dilde Macus&#8217;a dönmüştür. &#8220;Macus&#8217;ların dinine mensup&#8221; diyebilmek için ise &#8220;Macusi&#8221; veya &#8220;Mecusi&#8221; kelimesini üreterek, Bahdiniler&#8217;i niteleyecek anlamda kullanmaya başladılar, ki kelime bu şekliyle Kuran&#8217;a da geçmiş bulunuyor.</p>
<p>Batılı bilim adamları, Zend-Avesta&#8217;yı sistemli bir şekilde incelemeye başladıklarında, bu kitabın orijinal bölümleri olan Gathalar ile daha sonra eklenen diğer bölümleri arasında bazan çok büyük farklar olduğunu görmüşlerdi. Bu bakımdan Bahdin&#8217;i incelerken, hem kolaylık sağlamak hem de söylediklerini okuyuculara doğru bir şekilde iletmek için iki dini eser arasında bir ayırım yapma gereğini duydular. Daha açıkçası, Zarathuştra&#8217;nın dini sisteminden mi, yoksa daha sonraları Med Mitolojisi ile bulandırılmış felsefi yapıdan mı behsettiklerini belirtmek için kolay bir yol aradılar. Bunun için orijinal Avesta&#8217;nın Zarathuştra&#8217;sı ile Grekler&#8217;in bir isimlendirmesi olan Zoroaster&#8217;i anahtar kelimeler olarak seçtiler. Yani orijinal felsefeden bahsederken, Peygamber&#8217;in &#8220;Zarathuştra&#8221; şeklinde ifade edilen adını, sonraki &#8220;bulaştırılmış&#8221; felsefe veya din söz konusu olduğunda ise &#8220;Zoroaster&#8221;i kullandılar. Bu pratik ayırıma biz de katılacağız. Bundan sonraki bölümlerde her hangi bir yerde kullanacağımız Zarathuştra kelimesi ile orijinal felsefeyi, Zoroaster kelimesi ile Med Mitolojisi ile bulandırılmış Geç Avestadaki öğretiyi kastettiğimizi biliniz.</p>
<p><strong>ahura mazda</strong></p>
<p>Zarathuştrada Tanrı Tektir, iyidir ve &#8220;Ahura Mazda&#8221;dır. O, Kötünün düşmanıdır ve hiç bir kötülükten sorumlu değildir. İnsanları imtihan etmez. İnsanların varlık sebebi, Kötüye karşı mücadeledir. Ahura kelimesi, eski Aryan dilinden kalmadır. Aryanlar&#8217;ın Hint kolunda &#8220;Asura&#8221;laşan bu kelime ile &#8220;tanrı&#8221; ifade edilmek istenmiştir. Fakat bu kelime, Aryanlar&#8217;ın İran Kolu&#8217;nda anlam değiştirerek; &#8220;Efendi&#8221;, &#8220;Sahip&#8221; gibi kavramları karşılamak için kullanır hale geldi. İngiliz araştırmacılar Ahura&#8217;yı &#8220;Lord&#8221; olarak tercüme ederler. Mazda kelimesinin; &#8220;Bilgelik&#8221;, &#8220;akıl&#8221;, &#8220;hikmet&#8221; gibi bir anlam ifade ettiğini bildiren ilk araştırmacı, Hindistanlı Neryosangh&#8217;dır. Bu araştırmacı ayrıca Mazda&#8217;daki &#8220;?Maz-&#8221;ın, &#8220;büyük, &#8220;ulu&#8221; gibi bir anlam içerdiğine de dikkat çeker. Bilindiği gibi Maz kökü Günümüz Kürtçesinde Mezin=büyük alamına gelecek şekilde olduğu gibi muhafaza edilmiştir. Böylece isim; &#8220;Mutlak Bilge&#8221;, &#8220;Tek Bilge&#8221;, &#8220;Efendi Bilge&#8221;, &#8220;Tek Efendi&#8221;, Ulu Efendi gibi çeşitli şekillerde tercüme edilebiliyor..</p>
<p>Medyada, M.Ö. 715 Yılında, Mazdakanın özel isim olarak kullanılması, Prof. Eduard Meyer ve Geldnerin dikkatını çekmiş ve bu iki araştırmacı sonuçta Zarathuştra Dininin o sıralarda bile ülkede hakim hale geldiğine kanaat getirmişlerdir. Öte yandan Prof. Hommel, Assur-bani-pal dönemine ait (M. Ö. 650 cıvarı) bir Asur Yazıtında Assara Mazãş adını keşfeder. Bu keşifle; Ahura Mazdaya Aryanilerin bir Tanrı olarak Zarathuştradan önce de taptıkları ortaya çıktı. Evet bu yazıtlar, Mazdaka adının ortaya çıkmasından sonraki bir döneme aittiler, fakat yine de Zarathuştranın dininin şekillendiği dönemden yeteri kadar eskidirler.</p>
<p>Biz ismin tarihçesi ile ilgili bu kısıtlı bilgilerimizi verdikten sonra Tanrının adının yorumundaki karmaşaya dönelim. Ahura Mazda&#8217;nın ismini yorumlarken karşılaşılan anlam karmaşasının sebeplerinden en önemlisi, bence Bahdiniler&#8217;in dini sisteminde tanrı kavramının karmaşıklığı ve derinliğidir. Bu karmaşıklığı algılayamayan veya Tanrı anlayışları değişik olan Pers Yazıtları&#8217;nın sahipleri; Kral Darius veya Xerxes, Ahura Mazda&#8217;yı; &#8220;Mathişta Baganam&#8221;, yani &#8220;en büyük tanrı&#8221; olarak nitelerler. Tabii &#8220;en büyük tanrı&#8221;nın olabilmesi için birden fazla tanrı gerekir, ki bu Zarathuştracılığın ruhuna aykırıdır. Çünkü 44.Yasna, Ahura Mazda&#8217;nın her şeyin yaratıcısı olduğunu açıkça belirtir. Aynı Yasna&#8217;da herşeyin ona tabi olduğu da belirtilir. Fakat Ahura Mazda&#8217;nın kendi kendini sınırladığı ve Kötü tarafından sınırlandığı kadarıyla. Üstelik çok karmaşık bir sistem içerisinde..</p>
<p>Bu dinde &#8220;iki temel ruhsal güç&#8221; ve onların sistemleri söz konusu olur. Bu iki güç İyi ve Kötü&#8217;dür. Bu güçler evrende, toplumda ve insanın ruhunda uzlaşmaz bir kavgaya tutuşmuşlardır. Kavga hiç bir şekilde şike değildir. Klasik Sami-Hami Dinleri&#8217;ndeki İblis figürü Kötü&#8217;ye benzetilirse de aralarında hiç bir bağ yoktur. Çünkü birincisi; İblis&#8217;i tanrı yaratmıştır. Oysa Zarathuşra Dini&#8217;ndeki Kötü kendiliğinden vardır. Ortadoğu Dinleri&#8217;nde İblis&#8217;in ömrü kıyamete kadardır. Oysa Zarathuştra Dini&#8217;nde son kıran kırana bir kavga ile belirlenir. Sami-Hami Dinleri&#8217;nde İblis belirli bir varlık, eski bir melektir. Oysa Zarathuştra Dini&#8217;nde Kötü bir kuvvettir. İki güç, İyi ve Kötü zıtlar olarak yan yana ve kavga halinde bulunurlar. Yani zıtlar birlik halinde ve kavga halinde. Hem de her alanda.. Evrende Kozmos ile Kaos&#8217;un, toplumda zalimler ile emekçilerin, insanın ruhunda iç hesaplaşmanın kavgasıdır bu. Tam da Hegel diyalektiği. Kötü kim sorusuna cevabı gathalarda kolaylıkla yakalarız. Şöyle diyor Yasna 32.10:12. Öğretilerinin (karekteri icabı), onlar insanları en iyi eylemlerden saptırdıklarından dolayı, Mazda onlar için Kötü (olan) hükmünü verdi (onları kötü olarak niteledi), (bu hükmü) şu işkence etme alışkanlıklarıyla sığırın hayatını mahvedenler ve şu zengin karapanlar, tiranlar ve yalanın egemenliğini Gerçeke tercih edenler (için verdi).</p>
<p>Görüldüğü gibi yasna; doğrudan doğruya tiranları, yalanın egemenliğine razı olan veya çanak tutan işbirlikçiler ve işkenceci zalim zenginleri hedef almıştır. Burada çok dikkat edilirse dinin felsefesi de yakalanır; ilkel bir sosyalizm. Bu belirleme sadece bana ait değil. Pek çok Batılı Araştırmacı da aynı kanıda.</p>
<p>Çelişkiye, daha açık bir şekilde söylersek temel çelişkiye ise 30.Yasna&#8217;nın 3.bölümü açıklık getirir: &#8220;Evet, bunlar iki temel ruh(sal güç)türler, ki kendilerini ikiz (zıt ikizler gibi) açığa vururlar. Düşüncede (manahi), dilde veya sözde (vacahi) ve eylemde (akem) İyi ve Kötü.. Akıllı olan, bu iki güç arasında bir defada doğruyu seçer, ahmak ise onu değil&#8221;.</p>
<p>Bu bölüm, araştırmacılar tarafından en fazla tartışılan ve yorumlanırken en fazla yanlışların yapılmasına yol açan bölümdür. Tüm bu karışıklıklara yol açan şey, iki kelimeye getirilen yorum farkıdır. Bunlardan birincisi metinde geçen xvafena, ikincisi ise yeema (iki eyi uzun bir e şeklinde okuyunuz). Xvafena; Kürtçedeki xewn kelimesine benzer ve Bartholomae tarafından xewn kelimesinin ifade ettiği anlamla, somnõ=uyku şeklinde yorumlandı. Bir diğer yazarlar grubu bunu dream olarak yorumlama eğilimi gösterirler. Bu kelimenin dream veya sleep şeklinde yorumlanmasına -bir dereceye kadar- Yaşt; 13, 104 sebep olmuştur kanısındayım, ki kelime burada Kötü rüyalara direnmek için şeklinde ve yukarıdaki yorumuyla kullanılmıştır. Oysa uyku anlamına gelen kelime Avestada xvafena değil, Kürtçeye daha uygun gelen; xvafnadır. Moulton, xvafenayı gizli görüntü, hayal alemi şeklinde anlamayı yeğlemiştir. Dinin genel karekteri gözönüne alındığında bu da mantıklı bir açıklamadır. İnsler bu kelimenin ?xvafni- kökünden geldiğini ve rekabet anlamına geldiğini kaydeder, ki bence en uygun yorum budur. Ben bu anlayışa bağlı kalacağım.</p>
<p>Yeema kelimesi de genel olarak dinin yorumlanmasında karışıklıklara yol açtığından önemlidir. Bazı yazarlar bu kelimenin anlamı olan ikiz sözcüğünden hareket ederek, Ahura Mazda ile Angra Mainyunun ikiz olduğunu kaydederler. Zurvanistler, bu iki güce bir de baba bulurlar; Zaman tanrısı, Zurvan. Dinkardda geçen şekliyle (yani xvafna ile birlikte) olaya yorum getiren West; Ohrmazd (Ahura Mazda) ve Ahramanın (Angra Mainyu) aynı rahimi paylaşan ikizler olduklarını bildirir. Bu yorumu pek çok kolaycı yazar hemen kapıvermiştir. Oysa bu yorum gathalarda ifadesini bulan dinin ruhuna aykırıdır. Buradaki ikizlik, zıtların iki kutbu anlamında bir ikizliktir. Biribirleri ile ters davranışa sahip olma -veya xvafena ile de birleştirirsek-, rekabet halinde bulunan iki kutup anlamında bir ikizliktir bu. Takibeden cümleyi, yani düşüncede, sözde ve eylemde iyi ve kötü ibaresini de alırsak, ortada kardeşlikle ilgili hiç bir iz olmadığını görürüz. Aynı Yasna&#8217;nın 5.bölümü olaya biraz daha açıklık getirir:</p>
<p>&#8220;Bu iki (temel) güçten (ruhtan) Yalan (dregvô) olanı, Kötü şeyler yapmayı (acişto verezyo-zazakiye dikkat) seçmiştir. Fakat son derecede hayırlı olan güç, ki en sert taşlardandır elbisesi (yani taş gibi dayanıklı ve değişmez dürüstlükteki ruh), Gerçeki (Aşayı) seçmiştir. Böylece bu doğru (seçimi yapanlar), sürekli doğru (adaletli) eylemleri ile Ahura Mazda&#8217;nın güvenini (kazanacaklardır)&#8221;.</p>
<p>Bu bölümden anlaşıldığı kadarıyla İyi ve Kötü, Ahura Mazda, yani tek ve yaratıcı olan tanrı ile direkt olarak özdeştirilemez. Ahura Mazdanın kendi tabiatı, İyi ile aynı kökten gelir. İyi, Ahura Mazdanın da kaynağını aldığı İlahi Sonsuz Işıktan oluşur, bu ışığın kendisidir. Onu (İyiyi) yaratan Ahura Mazdadır. Yaratılan İyi ve kendiliğinden varolan Kötü birer güçtürler ve onlarla ilişkimiz bir seçim meselesidir. İyiyi seçenler Ahura Mazda&#8217;nın gösterdiği yola girmişlerdir. İyi ve Kötü arasında cereyan eden bu muazzam evrensel mücadelede, tüm Bahdin öncesi dinlerin önderleri, ifritler ve iblislere karşı yatıştırıcı metodlar kullanırlardı. Bu metodların zamanımıza &#8211; şekil değiştirerek de olsa- sarkan en ağırlıklı olanı törenlerle kurban kesmektir. Magular&#8217;ın Bahdini olmayan kesiminin, &#8220;Cehennem ve Karanlık&#8221;a; Homa sunusu sırasında kurt kanı da kullanarak yakardıklarını Grek düşünürü Plutarch&#8217;tan öğreniyoruz. Bu tip törenler güneş görmeyen bir yerde yapılırdı. Pers Kralı Xerxes&#8217;in eşi Amestris&#8217;in ise Ahriman&#8217;ı yatıştırmak için üst sınıftan 14 çocuğu diri diri toprağa gömdüğünü Herodotus bildirmektedir. Bu konuda pekçok örnek verilebilir. İşte böylesine bir ortamda Zarathuştra, dünyada ilk kez şöyle haykıran bir peygamber oluyordu: Kötüye diren!.. Ondan korkacağına, ona adaklar adayacağına, onu yatıştıracağına Ona diren!. Kötüden kurtuluşun tek yolu, kötü olan herşeye, herkese ve her telkine direnmektir.</p>
<p>Kötü her yerdedir.. Senin beynindeki düşüncende, senin dilinde ve senin eyleminde Kötüyü ara ve ona diren.. İçine dön, içini dinle, kalp ateşinin (atrium) yanı başında seni baştan çıkarmaya çalışan Kötünün fısıltılarını duyacaksın. Ateşli Doğru ile korkutucu Kötünün mücadelesini kendi nefsinde yakalayacaksın!. Sen bu sırra erdiğinde, tanrı sensin!. Çünkü kendin de Tanrının özünü teşkil eden İlahi ışıktan oluşmuşsun. Bu sırra er! Bu sırra ermekle Kötüyü layığı olduğu cehennemine sürmek üzere tecrit etmiş olursun. Yeter ki senin &#8220;daênâ&#8221;n, yani içsel kişiliğin, vicdanın, ruhunun derinliklerinde gizli olan o ilahi varlığın parlasın, yeterki içindeki &#8220;ben&#8221; kötüye dirensin! En el Haq!</p>
<p>Zarathuştracılık&#8217;ta Ahura Mazda tek yaratıcıdır. Fakat Nyberg, &#8220;ilkel dinlerin bilinen bir özelliği&#8221; olarak Ahura Mazda&#8217;nın direkt yaratıcı olmadığını, yaratma işini Tanrısal Altılar&#8217;a bıraktığını kaydeder. Nyberg, eğer bu böyle olsa da onun göstermek istediği gibi ilkellik olmadığını anlayamamıştı. Buna örnek olarak 29.Yasna&#8217;yı, 31.Yasna&#8217;nın 9.bölümünü, 46.Yasna&#8217;nın 9.bölümünü, 30.Yasna&#8217;nın 3-6. bölümlerini vs. misal verir. Yine aynı araştırmacının kaydettiğine göre: Ahura Mazda; hayatı, Angra Mainyu; hayat olmayanı &#8220;yarattığında&#8221; büyük evrensel mücadele başlamıştı. Bu antitezler hem fizik ve hem de ruhsal planda vardır. Hayat; duygulardan, iletişimden, arzulardan, inançlardan, sözden ve eylemlerden oluşan bir iyiler zinciridir. Bunun tam karşıtı &#8220;Kötü&#8221; olan ölümdür, hayat olmayandır.. Bunları; yani hayat ve hayat olmayanı yaratan iki ikiz ve zıt Mainyu vardır, yani; İyi (Spenta) Mainyu ve Kötü (Angra) Mainyu.. Bundan hareket eden Nyberg, Zoroasterciliğin ikilemine geliyor, &#8220;bu ikizlere bir baba gerekir&#8221;. Peki kimdir bu ikizlerin babası, veya var mı böyle bir baba?. Pehlevi yapıtlarına müracaat eden bu yazar; İrani felsefeler karışımı içinde iki baba buluyor; Doğu İran&#8217;da ikizlerin babası Ahura Mazda&#8217;dır, Batı İran&#8217;da ise Zurvan..</p>
<p>Zurvan=zaman, eski Aryan kültünde çok önemli bir tanrıdır. Pehlevi yazıtlarında zayıflamasına rağmen, Zurvanizm denilen dinde Zurvan; İyi &#8220;Ohrmazd=Ahura Mazda&#8221; ve Kötü &#8220;Ahriman=Angra Mainyu&#8221;nun babasıdır. Bu İyi ve Kötünün mücadelesi, kendisine 12.000 yıl ömür biçilen dünyanın veya evrenin sonuna kadar sürecektir. Doğu&#8217;daki Zoroasterizm&#8217;de ise &#8220;baba&#8221; Ahura Mazda, faal İyi Mainyu vasıtasıyla &#8220;herşeyi yarattı&#8221;. Tabii ki hurafelerle doldurulmuş ve bozulmuş bir &#8220;<a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yeni">yeni</a>&#8221; öğreti olan Zoroasterizm söz konusu olunca Nyberg haklıdır.. Ama Zarathuştra, yani Bahdinin asıl peygamberi ve onun öğretisi söz konusu olunca işler değişir. Bu konuya yeniden döneceğiz..</p>
<p><strong>altılar</strong></p>
<p>Yukarıda Altılar&#8217;dan bahsetmiştik, ki biz bunları nitelemek için daha önceki bölümlerde geçici olarak, &#8220;başmelek&#8221; sıfatını kullanmıştık. Pehlevi dilinde bu tanrısal varlıklara &#8220;Amşaspand&#8221;lar deniyordu. Gathalar&#8217;ın yazıldığı dilde ise bunlar &#8220;Spento Ameşo&#8221; idiler. Fakat Bartholomae; ayrı ahlaki ve sosyal fonksiyonları olan bu tanrısal varlıkları tek bir vücut halinde toplamanın yanlışlığına işaret eder. &#8220;Altılar&#8221;ı tek bir vücutta toplamak, onların özel, farklı önem ve farklı karekterlerini silerek aynı seviyeye getirmeye yol açmıştır. Bu Zoroasterizm&#8217;in işidir.</p>
<p>Tanrısal Altılar, Zarathuştra&#8217;da manevi dünyanın ayırdedici varlıklarıdırlar. Gathalar&#8217;i incelersek, bu tanrısal varlıkların Ahura Mazda tarafından yaratıldıklarını görürüz. Bunlar kendiliklerinden var değildirler. Gathalar&#8217;dan anlaşıldığı kadarıyla Altılar Ahura Mazda&#8217;dan bağımsız değildirler. Altılar; Mazda &#8220;tanrı sistemi&#8221;nde, &#8220;üst tanrı&#8221;ya bağımlı varlıklar da değildirler. Böylesine bir niteleme, tabii ki Zarathuştra&#8217;nın dinsel felsefesine ve Bahdini&#8217;nin ruhuna aykırıdır. Zarathuştranın dinsel felsefi sisteminde bir üst tanrı kavramı yoktur. Bahdiniler, tanrının tekliğine inanırlar. Altılar&#8217;ı Gathalar&#8217;dan çok iyi takip edersek, bunların Ahura Mazda&#8217;nın sıfatlarını yüklenmiş, kendi öz varlığının esaslı parçaları veya tanrının sıfatlarının ifadesini bulduğu çeşitli veçheleri olduklarını görürüz. Bu tanrısal varlıklar, belli belirsiz bir şekilde Ahura Mazda&#8217;nın öz varlığından bağımsızdırlar. Bu bağımsızlıktan amaç Altılar&#8217;ın varlık sebebi olan Gerçek&#8217;i ortaya çıkarmaktır. Bu haliyle Altılar, İslamiyet&#8217;teki ve İsrail kaynaklı dinlerdeki meleklerle -kısmen- mukayese edilebilirler, ki bu dinler melek bilimi Zoroasterizmden ödünç almışlardı. Tanrının bu veçheleri; biri makro Evrene yani bildiğimiz gerçek evrene, biri toplumsal işleyişe diğeri Mikro Evren olarak insana ait olmak üzere üçlüdürler. Yani Aşa dendiğinde önce hangi Aşadan bahsedildiğini anlamak gerekiyor. Bir cümlede Aşa geçiyorsa; bunun kişiye özel Aşa mı, toplumsal Aşa mı, yoksa Evrensel Aşa mı olduğu, ifade edilmek istenen anlam bakımından büyük öneme sahiptir. Kişisel Aşa, her şahsa özeldir ve içseldir. İnsanın kendi gerçekliğidir. Toplumsal aşa, toplumun doğrunun emrettiği bir şekilde yani adalete uygun işleyişini temsil eder. Evrensel Aşa, evrenin düzenli işleyişi ile ilişkilidir ve evrenseldir. Bu ayırım çok önemlidir.</p>
<p>Ahura Mazda, kendi üstün varlığının özünden oluşturduğu bu ilahi varlıklarla kendisini de sınırlamıştır. İlahi düzenin işlerliği, evrenin Kötü Güçlerin cehennemleştirme eyleminden korunması, bu aracı ruhlar vasıtasıyla sağlanır ve Bahdiniler&#8217;in tanrısı bu işleyişi kendi karekterinden dolayı bozmaz. Görüldüğü gibi &#8220;kanatları ile&#8221; şuraya-buraya &#8220;uçuşan&#8221; meleklerle bu kudretli ahuralar arasında çok etkileyici bir fonksiyon ve insiyatif farkı vardır.</p>
<p><strong>aşa</strong></p>
<p>Altılar arasında en önemli olanlardan biri Aşa&#8217;dır. Hintliler&#8217;in bu ismi karşılayan &#8220;rta&#8221;sı var. Kürtçenin Zazakisinde bu iki kelimenin; yani Aşa ve Rtanın karışımı olan ve aynı anlama gelen Raşta=Gerçek, Kurmancide rasti kelimesi hala yaşıyor. Aşa, kelimenin öz anlamıyla; &#8220;hak düzeni&#8221; demektir. Bu ilahi varlık vasıtasıyla Ahura Mazda; evrenin düzenli işleyişini, dünyanın düzeninin aksaksız işlemesini, insanların sosyal ve dinsel hayatlarının düzene sokulmasını, insanların içsel temizliğini, tabiatın uygun devinimini, doğadaki tüm yaratıkların hayatlarının bir düzen içinde sürmesini amaçlamıştır. Aşa, Grek düşunce sistemine Logos hatta daha açık bir şekilde &#8220;Kozmos&#8221; olarak girmiştir. Aşa aynı zamanda gerçek demektir. Bu ilahi kavram veya varlık, Altılar&#8217;ın diğer elemanlarıyla da ilişki içindedir. Gathalar&#8217;da yer alan bu ilişki, fonksiyonun etkin bir şekilde yerine getirilmesi için önemlidir. 31.Yasna&#8217;nın 6.bölümünde Aşa, Haurvatat ve Ameretat ile ilişkilendirilir. Aşa ayrıca, mecaz anlamda da olsa, Yasna 47.2&#8242;de Ahura Mazda&#8217;nın çocuğu olarak anılır. Daha doğrusu Ahura Mazda Aşa&#8217;nın (yani gerçeğin) babası olarak nitelenir, ki burada açıkça Eski Medce&#8217;de gerçek=Aşa demekti. Mazda gerçeğin babasıdır. Bu; Y.44.3&#8242;te bir başka amaçla tekrarlanır. Ama Ahura Mazda&#8217;nın Aşa&#8217;yı yarattığı ve bunu kendisinin bir sıfatı vasıtasıyla yaptığı da Y.31.7-8&#8242;de açıkça kaydediliyor. Y.28.8 ve Y.29.7&#8242;de Ahura Mazda&#8217;nın Aşa ile aynı ilahi arzulara sahip olduğu yer alır, ki bu tabiidir. Yasnalar&#8217;da (Gathalar&#8217;ın yer aldığı Yasnalar&#8217;da) Aşa&#8217;nın Vohu Manah ile ilişkilerini konu alan ibareleri de bol miktarda bulabiliriz. Ayrıca Ahura Mazda, insanların açık ve gizli günahlarını Aşa vasıtasıyla görür. Çünkü Aşa bir yönüyle de şahsa göre içseldir.</p>
<p>Bahdin&#8217;i kabul eden insanlara &#8220;Aşavan&#8221; deniyordu. Bu; doğruyu, doğruluğu kabul eden adam demekti. Zarathuştracılık&#8217;tan pekçok yönden etkilenen Philo&#8217;nun öğretisinde Aşa&#8217;nın karşılığı olan kavram &#8220;Theios Logos&#8221;tu. Philo&#8217;da &#8220;doğru&#8221;yu temsil eden bu ruhsal veya göksel kavramın, tanrı ile birlikte veya onunla aynı safta oturduğunu öğreniyoruz. Bilindiği gibi Gathalar&#8217;da adı &#8220;doğru&#8221;, &#8220;doğruluk&#8221; olarak geçen Aşa&#8217;nın Ahura Mazda&#8217;ya eşlik ettiği söylenir. Burada anlatılan; &#8220;Aşa vasıtasıyla &#8230;&#8221;, &#8220;Aşa ve Vohu Manah ile &#8230;&#8221; gibi ibarelerdeki eşlik ediştir. Philo&#8217;nun &#8220;doğru&#8221;su, kötü veya yalan olandan nefret eder. Bahdiniler&#8217;in Aşa&#8217;sı da Kötüden ve Yalana Sapmışlıktan nefret eder ve ruhsal dünyada onun muhalifi &#8220;drug&#8221;; yani &#8220;Yalan&#8221;dır. Drugcular&#8217;a &#8220;drugvant&#8221; veya &#8220;drugvat&#8221;, yani Kürtçe&#8217;den çevirirsek &#8220;Yalan söyler&#8221;, &#8220;Yalan söyledi&#8221; deniyordu. Biz buna Yalana Sapmışlık diyebiliriz. O, yani drug, insanlığın düşmanıdır.</p>
<p><strong>vohu manah</strong></p>
<p>Altıların ikinci elemanı ve ilk yaratılanı Vohu Manahdır. Bu ilahi varlık, İyi Düşünce, İyi Akıl veya İyi Amaçı temsil eder. Ahura Mazda&#8217;nın bu çehresi, Aşavanlar&#8217;ın ruhları ile eşgüdümlüdür. Vohu Manah, insan oğlunun içsel uğraşısını temsil eden bir yöne sahiptir. Bu içsel uğraşın iki yönünden biri; ruhun hareketliliğini, savaşımını ve hayatın akışını içeren etkililiği, diğeri ise bilinçin faaliyetlerini, algılamayı, düşünceyi ve anımsamayı içeren entellektüel yönüdür. Bunlar özdür ve bir araya geldiklerinde diğer canlılardan ayırdedici özellikleriyle &#8220;insan&#8221; denilen kavramı oluştururlar.</p>
<p>İnsanlar, ruhlarının bir parçası olan bu entellektüel yön ve ruhsal hareketlilik sayesinde veya bu entellektüel yeteneklerini kullanarak, Vohu Manahları ile ilişki kurarlar. Kişiye özel Vohu Manah bir aracı olarak, onları tanrı Ahura Mazda ile ilişkiye sokar. Bunun anlamı açıktır: Vohu Manah; insan ile tanrı arasında bağlantının sağlandığı ilahi bir kavramdır ve bir yönüyle insanın içsel güçlerinden en önemlisidir. Ahura Mazda, Evrensel Vohu Manah vasıtasıyla insanların dünyasına -uyarıcılar göndermek suretiyle- gerekli müdahalede bulunur. Burada Toplumsal Vohu Manah öne çıkar. Topluma İyi Düşünce hakim olmazsa elbette kaos doğacak, Kozmos; Aşa uzaklaşacaktır.</p>
<p>İnsanların dünyevi hayatları sona erdiğinde, Aşavanlar&#8217;ın ruhları ebedi mutluluğu Vohu Manah&#8217;ta bulurlar. İçsel Vohu Manah bu sürecin sonunda Evrensel Vohu Manah ile birleşir. Bundan dolayı Evrensel Vohu Manah, Bahdiniler&#8217;in son amaçları veya ulaşmak istedikleri son hedeftir. İnsanlar öldüklerinde ruhları Vohu Manah tarafından veya vasıtasıyla &#8220;çözümlenir&#8221;. Tüm imanlıların ruhlarının ebedi mutluluğu bulduğu kavram olarak Vohu Manah, bu yönüyle Mutlak Daenaya tekabül eder. Mutlak Daena, yaradılış olayının başlangıç günlerinde, Mutlak Akıl diyebileceğimiz kavramdır. Zarathuştra&#8217;nın Vohu Manah&#8217;ı ile İslamiyet&#8217;in Azrail&#8217;i veya Cebraili arasında gerek kavram ve gerekse etkinlik bakımından, biraz benzese de bir yakınlık yoktur. Azrail, sadece ne zaman ölecekleri, daha önceden yazılmış olan kaderleri vasıtasıyla bilinen insanların canlarını bedenlerinden ayırmaya Allah tarafından memur edilmiş bir melektir. Aryan Mitolojisinde Arzail kavramına eş olan bir Kötü Güç vardır. Bunun adı; Aştõ Vidhãtudur ve Azrail gibi bir melek değildir. Oysa Vohu Manah&#8217;ın işi müminlerledir. Cebrail ise sadece Peygamber ile Allah arasında habercilik yapan İslami bir kavramdır. Bahdinilerin Vohu Manahı, -aracı ruh olarak- böylesine basit değildir. O, insanın kendi içinde varolan ve tanrının İyi dediği şeyleri bize hissettiren bir kavramdır. Bahdinilere göre dünyasal ve ahiretsel mutluluk Vohu Manah&#8217;tan gelir veya Vohu Manah&#8217;tır. Ölüm anındaki &#8220;çözümleme&#8221;nin Azrail&#8217;in fonksiyonları ile alakası yoktur. Vohu Manah&#8217;ın insan-tanrı ilişkisi konusunda oynadığı köprü rol, İslamiyet&#8217;te karşılığı olmayan bir kurumsal roldur. Bu rol, yukarıda da belirttiğimiz gibi; Cebrail&#8217;in rolü ile mukayese edilebilir. Fakat İslamiyet&#8217;in bu meleği de insiyatifsizlikle malul olduğu için, yine yukarıda belirttiğimiz gibi adı sadece Allah ile Hazreti Muhammed arasındaki Vahiy taşıyıcılığında geçer. Oysa Vohu Manah hem Ahura Mazda ile Aşo Zarathuştra arasında vahiy taşıyıcılığı yapar, hem de tanrı ile insan arasında bir köprü görevi yüklenir. Üstelik her insanın kendi Vohu Manahı da vardır. Öte yandan Vohu Manah insan ile tanrı arasında köprü görevi yaparken tüm insiyatif kendisindedir. Üstelik onların dünyevi ve ahiretsel mutluluklarını da üstlenmiş olarak..</p>
<p>Darmesteter&#8217;in Theios Logos&#8217;u Vohu Manah ile ilişkilendirmesi, Aşa-Vohu Manah ilişkisinin karşılığı olmalıdır, Theios Logos&#8217;un karakter olarak Vohu Manah ile benzer olmasından değil. Philo&#8217;nun öğretisinde Vohu Manah&#8217;ı asıl anıştıran Poietiké Dinamis&#8217;tir. Çünkü Poietikhé &#8220;şekillendirici kudret&#8221;i temsil ediyor, tabii ki ruhsal anlamda. Yani insanların ruhunu, yöneleceği kaynak için şekillendiriyor. Bu yönüyle Mills&#8217;in de kaydettiği gibi, yaratıcı &#8220;hayırsever&#8221;dir o. Aşa&#8217;ya karşı olduğu gibi, Vohu Manah&#8217;ın pozitif eylemlerine karşı da bir kötü vardır; Aka Manah. Aka, &#8220;Kötü Düşünce&#8221; anlamına geliyor. Gathalar&#8217;da &#8220;İyi Düşünce&#8221; olarak geçen Vohu Manah&#8217;ın, insanlara doğru yolu gösteren eylemliliğini, onların zihnini çelmeye çalışan bu &#8220;kem güç&#8221; marke eder. Bahdiniler, insanların hem Vohu Manah&#8217;ın hayırlı telkinlerini, hem de Akanın baştan çıkarıcı çabalarını içlerine döndüklerinde bir nevi dinleyebileceklerini söylerler. Yani, bir an için &#8220;şu muhtaca bir iyilik edeyim&#8221; diye düşünürseniz bu tamamıyla Vohu Manah&#8217;ın telkinidir. Eğer aynı anda &#8220;boş ver, sana mı kalmış elin çulsuzuna yardım etmek&#8221; diye vazgeçirici birşeyler his etmişseniz -ki Bahdini inancına göre bunu his etmemek imkansızdır- bilin ki Aka sizi baştan çıkarmaya çalışıyor.</p>
<p><strong>xşathra</strong></p>
<p>Ahura Mazda&#8217;nın üçüncü veçhesi olarak Khşatra&#8217;yı görüyoruz. Khşathra, bazı düşünürlerin kaydettiğine göre Ahura Mazda&#8217;nın esaslı sıfatlarından biri olan ilahi egemenliği temsil eder. Zarathuştra, bilindiği gibi Mazda&#8217;ya tek tanrı olarak tapardı ve onun dinini öğreti olarak kabul etmiş ve ettirmeye çalışmıştı. Peygamber insanlara tanrının emirlerine veya tavsiyelerinin doğruluğunu öğretiyordu. Aşavanlar, ömürlerini &#8220;iyi düşünce&#8221;, &#8220;iyi söz&#8221; ve &#8220;iyi eylem&#8221; için harcarlar. Bu dinin insanlardan talep ettiği en temel kurallardır. Bunlar topluma Egemen olmalıydı. İşte dinin bu Egemenliki, aynı zamanda Mazda&#8217;nın egemenliğidir. Bu anlamdaki bir egemenlik, Mazda&#8217;nın Angra Mainyu karşısında, büyük hesaplaşmada kazanacağı zafer için önemlidir. Mazdacılar, kötünün hakim olduğu bir dünyada nihai zafer vaad etmezler. Bu düşünce Hristiyanlık&#8217;ta ve Müslümanlık&#8217;ta da -açık bir şekilde belirtilmezse de- sonraki eserlerde; &#8220;İsa&#8217;nın yeniden inmesi&#8221; ve &#8220;Mehdi zuhur edecek, kafirler yok olacak&#8221; ibareleri ile kendini belli ediyor. Zoroasterciler, Zarathuştra&#8217;nın tohumlarının bir gölde saklı olduğunu, Peygamber&#8217;in ölümünden bin yıl sonra o gölde temizlenecek olan bir bakirenin rahmine girip &#8220;Soaşyant&#8221; olarak doğacağını, bu yeni peygamberin Aşavanları hakim kılarak Drujvantlar&#8217;a karşı nihai zafere zemin hazırlayacağını keydederler. Bütün bunlar İlahi Egemenlik içindir. Gathalar da gelecek olan Soaşyanttan bahsedilir. Hristiyanlık&#8217;ta da bakireler Hz. İsa için beklemiyor mu? İslamiyet&#8217;te şimdiye kadar Mehdi olduğunu iddia eden az insan çıkmadı..</p>
<p>Zarathuştra&#8217;da Yasna 44. 11&#8242;de, O insan ki, (Gerçek ve İyi Düşünceye uygun davranmaya söz vermiştir ve) böylesi gerçekliği olan bir yoldadır, Daevalara ve böyle bir kişiye (Zarathuştraya) karşı çıkmaya devam eden ölümlülere -ki bunlar bu kişiye inananların dışındaki insanlardır- karşı koymuştu, böyle biri, kendisinin erdemli kavrayışından dolayı (Seninkilere) bir müttefik, bir kardeş veya bir babadır ey Mazda, (O); evin efendisi, dünyayı kurtaracak olan Soaşyantır. demek suretiyle gelecekteki bir kurtarıcıdan bahseder. Hristiyanlar insanlığın kurtarıcısının Mesih olacağını ve Müslümanların bir kesimi ise bu gelecek olan kurtarıcının Mehdi olacağını iddia ederler. Bunların tümü Zarathuştracı geleneğin kopyası olan birer inançtır.</p>
<p>Egemenlikin bu evrensel şeklinin yanında bir de imanlıların kendi öz xşathraları da vardır. Bu, dinin kurallarının insanın kendi öz benliğine Egemen olması anlamına geliyor. Gathalarda mikro kozmos düzeyindeki bu Egemenlik sık sık söz konusu edilir. Xşathranın bir diğer sıfatı madenlerin koruyucu ruhu olmasıdır.</p>
<p>Xşathra&#8217;nın Philo&#8217;daki karşılığı Basiliké veya Basilikhé&#8217;dir. De Cherub 1.144&#8242;te Basilikhé adaleti elinde bulundurduğu gibi, kanun koyuculaşmıştır. Basilikhé&#8217;nin bir diğer veçhesi, tıpkı Khşathra gibi, &#8220;madenlerin temsilcisi veya koruyucusu&#8221; olarak kabul edilmesidir. Tanrının bu veçhesinin Kötüler arasındaki karşıtı; Duş Xşathradır. Bu ibare; Kötü Yönetici anlamına gelir ki araştırmacılar kısaca onlara Tiran diyorlar.</p>
<p><strong>armaiti</strong></p>
<p>Altılar&#8217;ın bir dördüncü elemanı Armaiti ve Aramaiti&#8217;dir. Kelime anlamı itibariyle &#8220;dine sadakat&#8221;, &#8220;dindarlık&#8221; veya &#8220;sevgi&#8221; demek olan Aramaiti, eski Aryan dilinde &#8220;yer ana&#8221;dır. Aramaiti özü dinin gösterdiği yol olan doğru düşünceyi temsil ediyor. Egemenlik ile birlikte düşünüldüğünde; Dindarlıkın insanın kendi özündeki ve toplum içindeki hakimiyetini işaret ediyor. Ahura Mazda bu veçhesi ile, yaratılanın yaratanın gösterdiği yola inancının temin edilmesini hedefliyor. İnsanı bir nevi Mikro Kosmos olarak algılayan Bahdiniler, kazanılan bu saygılılığın, ruhun kötüye olan direncini arttırdığına inanırlar.</p>
<p>Zarathuştra tüm eski Aryan Tanrılarını redettiği halde &#8220;Yer Ana&#8221;yı değiştirerek de olsa aldı ve Ahura Mazda&#8217;ya onun bir veçhesi olarak bağladı. Yer Ana olarak Aramaiti, köylülüğün ilgi alanına giren konularda &#8220;iyi öğeler&#8221;in temsilcisi oldu. Onun karşıtı olan Pairimati; &#8220;en büyük küstahlığı&#8221; temsil eder. İran&#8217;ın asiller sınıfını oluşturan hvêtu&#8217;nun işlediği &#8220;günah&#8221; olarak Yaştlar&#8217;da adı geçen Pairimati, daha sonra gelen pekçok düşünürün de işlediği bir motif olmuştur. Sıddıqi&#8217;ye dayandırılan bir hadisinde İslamın Peygamberi Hz. Muhammed; &#8220;&#8230; Pers (Fars) asilleri kibirlerinden dolayı sorgusuz-sualsiz cehenneme gidecekler&#8221; der. Taromaiti veya Pairimati, gururlu Pers asillerinin günahı olarak Aramaiti&#8217;nin cephe aldığı başlıca kavram konumundayken, öte yandan da &#8220;açişto mantuş&#8221;, yani &#8220;en kötü hami&#8221; denilen ve gâuş vâstra denilen köylüleri ezen asillerin bir diğer sıfatı gündeme geliyor. Bu yoksul köylüler, yani gâuş vâstralar, vaso.yati veya vaso.şiti idiler, yani serbest hareket etme hakkına sahip değillerdi. Zarathuştra, Yasnalar&#8217;da onları; &#8220;hiç kimse o düşük rütbelilerin (köylülerin) ne kadar yüce olduklarını bilemez&#8221; der. Topraklara zorunlu olarak bağlı olan bu köleler, serfler, Zarathuştra&#8217;nın en büyük değer verdiği üreticilerdir. Tüm Yasnalar&#8217;da öküz veya sığır benzetmelerine bu emekçi insanların emeklerinin bir sembolu, bazan da bu insanların kendilerini ifade etmek üzere başvurulur. Zarathuştra Yasna 32.15&#8242;te imanlılara zulmeden karapanların, kavilerin mahfını ve cennetten kovuluşunu anlatır.</p>
<p>Burada Xşathra&#8217;nın Armaitiyi de ilgilendiren en önemli sıfatlarından birine varılıyor: Evrensel Xşathra &#8220;göksel imparatorluk&#8221; veya &#8220;göksel egemenlik&#8221; anlamına gelmez. Bu tanrısal kavram; İyi olan dünya görüşünün benimsenmesi (Dindarlık vasıtasıyla), o dünya görüşünün hem mikro kozmos olarak insanın kendi ruhunda, hem de evrensel düzeyde Egemen olmasıdır. Böylece Kötü tecrit olacak, kendisine son darbenin indirilmesi imkân dahiline girecektir. Bundan sonra dünya yeni ve adil olan bir düzene kavuşacaktır. Tabii ki bu bir seçim meselesidir. Yasna 51.6&#8242;da; Biri ki, iyiden daha iyi olanı benimsemiştir ve Kendisi(nin-A.M.nın) arzu ettiği şey için başarının gelmesine neden olacaktır, (onu) kendi Egemenlikinde Mazda (Bilge) olan Ahura (benimsiyecektir). Fakat Ona (A. Mya) hizmet etmeyecek olan şu adam için, hayatın nihai dönüm noktasında en kötünün kötüsü olacak (bu tür bir ceza onu bekleyecek). denmek suretiyle bu seçimin ahiretteki ceza ve mükafatı da zikredilir.</p>
<p>Zarathuştra hazır yiyiciliğin ve çalışanların emekleriyle elde ettiklerini çalarak fiyaka satan zamanın hakim sınıflarının en büyük düşmanı olduğunu şu sözleriyle ortaya koyuyor (32. yasna, 11): Bu Yalana sapmış olanlar, gerçek mirasçıları (olan insanlardan) çaldıkları mallarla debdebe içinde yaşayan beyefendiler ve hanımefendiler olarak ortalıkta boy verirler, (işte bunlar) aynı zamanda müminleri mütekâmil İyi Düşünceden saptırmaya çalışanlardır.</p>
<p>Doğru dünya görüşünü seçenler, taraftar kazanmakta da başarılı olurlar, ki bunlar hazır yiyiciler değil, emekçilerdir. Yasna 31.10&#8242;da bu konu şöyle işleniyor: O (sığır), bu iki (seçenekten, yeryüzünde) İyi Düşüncenin (de) üreticisi (ve böylelikle) sığır-yetiştiricisi olan çiftçiyi kendisine doğru sözlü sahip olarak seçti. Bu bölümde geçen sığır kelimesi, aslında doğruyu seçmiş olanlardır, yani Bahdinin taraftarlarıdır. Taraftarlar ise; metinde sığır yetiştiricisi olan çiftçiler olarak geçen emekçilerdir. Bu emekçiler, Eski Aryan toplumunda ve giderek Med toplumunda jyâtuş (Kürtçe&#8217;ye dikkat) denilen &#8220;geçim&#8221; araçlarına sahip olamadan toprağa hapsolmuş durumdaydılar. Oysa Zarathuştra&#8217;nın &#8220;mısraları&#8221;nın önemli bir kısmı bir tarım reformunun yapılması, hem de devrim niteliğinde bir reform yapılması için sisteme yükleniyorlardı. Fakat Peygamber&#8217;in reform talebi; toprak sahiplerinin, ruhaniler sınıfının ve asillerin şiddetli muhalefetini çekmiş, Zarathuştra&#8217;nın baba ocağından sürgün edilmesi ile sonuçlanmıştı. Sonunda kısmi bir zafer kazanıldı ve toprak köleleri gönüllü tebaaya dönüştü ve bu sistem bölgede son asra kadar değişmeden kaldı.. Böylece yerel yöneticilere gönüllü bağlılık, zorunlu toprak köleliğinin yerini aldı.</p>
<p>Yasna 30.5&#8242;teki: Yaeça xşnaoşan ahuram haithyaiş şya othanaiş fraorat mazdam cümlesi tercümesinde, bu gönüllülük esasına göre bağlılık şöyle anlatılır; (Ve böylece bunlar; Gerçeki seçenler), süreklilik kazandırdıkları adaletli eylemleri ile Ahura Mazdayı memnun edeceklerdir. &#8220;Adaletli eylemleriyle&#8221; tanrıyı &#8220;gönüllü&#8221;lük esasına göre memnun etmek ve süreklilik kazandırdıkları adaletli eylemleriyle memnun etmek, yeni bir düzen getirmiştir. 32. Yasna,15; Bu gibi şeylerden dolayı (nefreti şeylerden dolayı), karapanlar sınıfı, kavalar ve şu kendileri tarafından tuzağa düşürülenler tarihe karıştı. Bunlar İyi Düşüncenin ikametgâhından alınıp götürüleceklerdir (orada, hayatları üzerinde diledikleri gibi hükm edenleri etkileyemeyeceklerdir) demek suretiyle zulmeden sınıfların Peygamberin sağlığında tarihe karıştığını gösteriyor. Serf-Senyör ilişkisi Zarathuştranın dinini yaydığı dönem boyunca çözülmüş gibi görünüyor. Çözülmüş olan &#8220;serf-senyör&#8221; ilişkisinin yerini alan gönüllü &#8220;tebaa-kral&#8221; ilişkisini temsil eder oldu. Bundan da anlaşılıyor ki; Zarathuştra, İslamiyet&#8217;in &#8220;mezalim&#8221; dediği olguya, yani hakların yağmalanmasına karşı hayatı boyunca bir nefer gibi savaştı.</p>
<p>Aramaiti, Ermenice&#8217;ye dini bir öğe; &#8220;santa armati&#8221; olarak, Medce&#8217;den geldiği şekliyle &#8220;sandarmet&#8221;, yani &#8220;yeryüzü dünyası&#8221; olarak geçti. Aramaiti&#8217;nin Philo&#8217;daki karşılığı &#8220;dînamis ileos&#8221;tur. Fakat bu benzerlik çok siliktir. Angra Mainyu Güçleri arasında Armaitinin karşılığı Pairimaitidir, ki bu küstahlık anlamına gelir.</p>
<p><strong>haurvatat ve amrtatât</strong></p>
<p>Altılar&#8217;ın beşinci elemanı olan Haurvatat; &#8220;sağlamlık, sağlık veya fiziksel bütünlük&#8221; anlamına gelir. Nyberg, Harvatat&#8217;a anlam olarak, kestirmeden giderek &#8220;Sağlık&#8221;ı uygun görüyor. Herzfeld; yukarıdaki anlamlara, &#8220;bolluk veya bereket&#8221; gibi bir diğer açıklama da katıyor. Amrtatât veya Amêrêtât çiftin diğer elemanıdır ve &#8220;Ölümsüzlük&#8221;ü ifade eder. Bazı yazarlar, bu öğenin ayrıca; &#8220;ambrosia&#8221;nın, yani Olimpos tanrılarının çok lezzetli yemeklerinin tadının kişileştiği bir tanrısal veçheyi hatırlattığını da ifade ederler. İslamlar bu ikiliye Harûd u Marûd diyorlar.</p>
<p>Harvatât ve Amêrêtât&#8217;ın başka işlevleri de vardır. Bu işlevlerden en önemlisi hayat ile ilgili olanıdır. Harvatât bu dünyadaki hayat ve zaman, Amêrêtât ise sonraki ebedi hayat ile ilintilidir. Harvatât, &#8220;dünyadaki kutsanmış hayat&#8221;ı, Amêrêtât &#8220;ebedi hayat&#8221;ı ifade eder. İslamlar buna; &#8220;al-Hayat fi al-dunyâ wa al-âkhira&#8221; derler.</p>
<p>Bu ikili, ayrıca besin değeri olan -su dahil- sıvılar ile bitkilerin insanlar için taşıdığı önemi de temsil ederler. Apâca-urvarêca: su ve bitkiler, sulu tarımı hatırlatan bir &#8220;projection mitique&#8221; dir (Benveniste). Zarathuştra&#8217;nın takdim ettiği dinde hiçbir figür tesadüfi değildir. Tüm ilahi güçler ya ahlaksal, ya iktisadi veya da sosyal düzenle ilgili işlevlere sahiptirler. Bu güçler işbirliği halindedirler. Bunlar; Gathalar&#8217;da, Ahura Mazda&#8217;nın kısmi figürleri veya veçheleri olarak bir birlik içinde bulunuyorlarmış gibi takdim edilirler. Tanrı&#8217;nın bu altı veçhesi veya yüzü ile birliğine &#8220;sar&#8221; deniyor.</p>
<p>Harvatat&#8217;ın Kötü Güçler tarafındaki rakibi &#8220;Avaêtat&#8221;=hüzündür. Harvatat&#8217;ın; sağlığın verdiği evrensel mutluluk veya fiziksel bütünlükle ilgili fiillerini bozmaya çalışan Avaêtat, insanları moral ve fizik olarak soldurmaya çalışır. Amêrêtât&#8217;ın &#8220;ebedi hayat&#8221;ına ise &#8220;Merethyu&#8221;=ölüm muhalefet eder. Ebedi hayat ile ölümün mücadelesi, nihai büyük hesaplaşmada, tüm şer güçlerinin yok edilmesine kadar sürecektir.</p>
<p>Harvatât&#8217;ın Philo&#8217;daki karşılığı &#8220;nomothetixî&#8221;dir. Philo&#8217;da nomothetixi; &#8220;sağlıklı mutluluğu&#8221; ve &#8220;hastalıktan azadeliği&#8221; temsil eder. Amêrêtât&#8217;ın karşılığı ise, &#8220;ideal dünya&#8221; anlamına gelen &#8220;xosmos noitos&#8221;tur. Çünkü ideal bir dünya ya da evren; hastalıktan, acılardan, çirkinliklerden, adaletsizliklerden arınmış olan ve asıl kendisi ölümsüz olan bir dünyadır.</p>
<p><strong>ahura mazda, kötü güçler ve diğer dinlere etkileri</strong></p>
<p>Zarathuştra&#8217;nın geliştirdiği tanrı kavramı, Bahdinden sonraki dinleri tebliğ eden peygamberlerin getirdiği tanrı kavramından çok daha fazla karmaşıktır. O, tanrıyı her yönüyle kavramaya çalışmış ve kavradığı şekliyle ifade etmiştir. &#8220;Ne ezel, ne de ebed&#8221; hakkında hiçbir boşluk bırakmadan, tanrısına; &#8220;hikmetinden sual olunmaz&#8221; gibi bir sıfat yakıştırmadan, on yıllık inzivada her sorusuna cevap aramış ve tüm cevapları bulduğuna kani olduğunda mağarasını terk etmiştir. İşte böylesine bir Zarathuştra, Yahudi olmayan bir peygamber olarak, O; her şeyi çözümlediklerini sanan İsrailoğullarının dinsel öğretilerini alt-üst edebilmiştir. Bundan dolayı araştırmacılar, Zarathuştracılık ile temasa geçtikten sonra oluşan Yahudiliğe, &#8220;sürgün sonrası&#8221; Yahudilik diyorlar.</p>
<p>Bilindiği gibi Babil&#8217;li Nebuqadnezzar (M.Ö.604-562) savaşçı karekterli bir kraldı. Ayrıca zulmü ile de ünlü olan bu kral, İsrailoğullarının yurdunu işgal ettiğinde Kudüs&#8217;ü yakıp yıktığı gibi, Yahudiler&#8217;i de (önderleri düzeyinde) yerlerinden söküp Babil&#8217;e birlikte getirdi. İşte Bibelde de yer alan tarihteki meşhur ilk büyük &#8220;sürgün, exodus&#8221; budur. Bu sürgüne kutsal kitapları Tevrat ile gelen Yahudiler, geri döndüklerinde Zarathuştracı Magular&#8217;dan ödünç aldıkları güçlü teolojik kavramları da birlikte götürmüşlerdi. Bu büyük buluşmadan sonra, Prof. Bousset&#8217;in (1906) de dediği gibi &#8220;güçlü ve etkileyici&#8221; bir inanç sistemi ile karşılaşan Yahudi din adamları, pek çok konuda öğretilerini elden geçireceklerdi.. Bu değişiklik eski Tevrat ve yeni Tevrat&#8217;ın karşılaştırılmasında açıkça görülür. Daha sonra gelen Hristiyanlık ve Müslümanlık ise Bahdin&#8217;in pek çok çözümlemesini benimsemiştir. fakat yine de bu çözümlemeleri büyük bir başarıyla aldıkları söylenemez. Alınan şeyler, sisteme tam uydurulmadığı için epey iğreti bir vaziyette durmaktadır.</p>
<p>* * *</p>
<p>Bahdini inancına göre tanrı &#8220;en yüksek&#8221;tir, dolayısıyla &#8220;tek&#8221;tir. Ahura Mazda (Ys.31.14), ödüllendirici ve seçici yargıçtır. Herşeyi bilir (Ys.31.13). Kural koyucudur (Ys.31.11). Öğreticidir (Ys.31.5). Fakirler için (ahirette) bir &#8220;kırallık&#8221; kurmak ister (Ys.28.4 ve Ys.34.3). Ahura Mazda (Ys.31.7); arkadaştır, koruyucudur, sağlamlaştırıcıdır, değişmezdir. O, bizim yargıcımızdır (43.4).</p>
<p>Fakat Ahura Mazdada tarifini bulan Avestik tanrı anlayışında mantıklı izah anlayışı hakimdir. Bu tanrı anlayışında Tanrının hikmetinden sual olunmaz ibaresine asla yer yoktur. Üstünlüğü bu anlayış dolayısıyla sınırlanmıştır. O, Avestanın temelini atan anlayış gereği; ne suçu yaratmanın, ne de yaratılmasına müsaade etmişliğin sorumluluğunu taşımaz. Bahdiniler&#8217;in evreni; uçsuz bucaksız iki bölümden ve bu bölümleri mekan edinen iki iki güçten; kıyasıya mücadele eden iki bağımsız güçten oluşur. Bunlar başlangıçtan beri var olan iki temel güçtür; İyi ve Kötü. Bağımsız olan insan bu iki temel güç arasında özgür iradesi sayesinde serbest seçimini yapacaktır. Ahura Mazda, insanlar bu seçimi yaparken yanlışlığa düşmesinler diye onları gerçeğin kalb ateşi ile donatmıştır. Ara sıra uyarıcı peygamberler gönderir. Rakibi Angra Mainyu da boş durmaz, O da kendi varlık kompleksinden saptırıcı unsurları insanın karar sistemini harekete geçiren ruhsal merkezlerine yerleştirir. Bu arada zalim tiranları da harekete geçirir, insanları saptırmaya çalışır. Ben bu durumu izah için derslerimde, seminerlerimde ve konferanslarda hep cüzdan misalini veririm. Bu misalde kişi yolda yürürken bir cüzdan bulur. Bulduğu andan itibaren içinde iki ateşin mücadelesi başlar. Birinci ateş, İyinin yerleştirdiği kalb ateşidir. Bu ateş kişiye;  sen bu cüzdanın gerçek sahibini aramalısın. Onu bulmalı, cüzdanı teslim etmelisin. Cüzdanın çok büyük bir ihtiyacı yerine getirdiğini düşün! Ya bu cüzdan ölümcül bir hastalığın tedavisi veya yetimlerin rızkı için gerekliyse? vs şeklinde iyi düşünüp iyi yapması için baskı yaparken, Kötülük ateşi bunun yanıbaşında aksi yönde müdahalede bulunur:  Al cüzdanı götür. Bir daha böyle bir fırsat elde edemezsin. Götür, gönlünce harca. Sana ne elalemin hastalığı açlığı? Nihayetinde kişi bağımsız olarak kararını verecek, ya günah işleyip cüzdanı cebe indirecek, ya da sahibini arayıp sevaba girecektir. Karar onundur..</p>
<p>İşte Zarathuştra&#8217;nın tanrı anlayışında temel ayırdedici özellik buradadır. Zarathuştra&#8217;nın tanrı anlayışında Ahura Mazdanın taraftar olduğu İyi (Spenta) Mainyu; doğruluğu, güvenirliği, hayırlılığı ve sahip olduğu kutsal enerji ile ayırdedicidir. &#8220;İyi düşünce&#8221;, &#8220;iyi söz&#8221;, &#8220;iyi eylem&#8221; ona yaklaşmanın anahtarlarıdır. Onu, evrenin diğer kompartımanında, Ahura Mazda&#8217;dan bağımsız olarak var olan Kötü (Angra) Mainyu sınırlar. İşte bu sınırlama, Tanrı&#8217;yı; suçları paylaşma veya suçların varlığının sorumluluğunu paylaşma gibi bir duruma düşmekten alakoyar..</p>
<p>Yaratıcı bir güce sahip olmayan Angra Mainyu, kudret bakımından Ahura Mazda&#8217;dan açıkça aşağıdır. Fakat; -Spenta ve Angra Mainyu anlamında- iki temel güç yine de biribirini belli şartlar oluşmadan yok edemezler (daha doğrusu bu şartlar oluşmadan İyi, Kötüyü yok edemez) ve bu iki temel güç kelimenin tam anlamıyla biribirinden bağımsızdır. Bunlar çatışan, ama birlikte varolan iki zıt kutuptur. Yaratıcı, yani Ahura Mazda, Kötü Güçün kötülüklerini geçici olarak, uyarıcıları vasıtasıyla boşa çıkarabilir, ama iş yok etmeye gelince bu, en aşağısından belli bir süre için, yani Kötü Güç insanlar tarafından düşüncelerinde, sözlerinde ve eylemleri ile tam anlamıyla tecrit edilinceye kadar mümkün değildir. Dahası zafer için yeterli birikim esastır. Aksi takdirde Kötü, şimdiye kadar çoktan yok edilmiş olurdu.</p>
<p>Zarathuştracılar&#8217;la temasa geçmeden önce Yahudiler&#8217;in iblis anlayışı çok bulanıktı. Fakat temastan sonra Yahudilik ve Yahudiliği takibeden Hristiyanlık ile İslamiyetin kutsal kitapları, &#8220;İblis ve Cinler&#8221;le doldu taştı. Daniel; 7.10&#8242;da Yehovâ (tanrı)nın 100.000.000 melek yarattığını kaydeder. Fakat Tekvin; 6.1-5&#8242;den öğrendiğimize göre bu meleklerin bir kısmı insan kılığına girip göğü terketmişler. Sebep; güzel beşeri kızlarla gönül eğlendirme isteğine kapılmaları idi. Yahuda; 6-7, bunu &#8220;zina etmiş ve başka beden ardına düşmüş&#8221; Sodom ve Gomorra&#8217;daki halkın hareketine benzetiyor. İslamiyet&#8217;te de benzer durumlar göze çarpar. Yolundan sapmış olan bu meleklere &#8220;cin&#8221; deniyor. Bunlar aslında iblisi güçler haline gelmişlerdir (En&#8217;am,128, A&#8217;raf, 38 vs)..</p>
<p>İsrail, Hristiyan ve İslam inancına göre İblis, yani Avestik Kötü Güç, aslında tanrının bir meleği idi. Tanrı, Adem ile Havva&#8217;yı yarattığında, bu melekte de tapılma arzusu belirdi veya bu melek çamurdan yaratılan Adem adlı yaratığı küçümsedi, kıskandı. İslam inancına göre Ademe secde etmeyi red etti. Onu ve Havayı suça teşvik etti ve tanrının isyancısı oldu. Sonunda Havva&#8217;yı, bir yılanın kılığına girerek veya yılanı kullanarak ayarttı, ona günah işletti. Havva&#8217;da Adem&#8217;i ayarttı ve yasak meyvayı yedirdi.. İslamiyet&#8217;te Allah&#8217;ın bir meleği olan İblisin diğer melekler gibi nurdan, yani tanrısal ışıktan yaratıldığına inanılır. Allah ilk insan olan Adem&#8217;i; kendisinin yerdeki halifesi olsun diye bir kan pıhtısından veya topraktan yarattı ve İblis dahil meleklerine; &#8220;Adem&#8217;e secde edin (Bakara:34)&#8221; diye emir verdi. İblis birden bire kibire kapılmış ve çamurdan yaratılmış olan insana secde etmeyi red etmişti. O anda Allah&#8217;ın lanetine uğrayan İblis, bir asi olarak, kıyamete kadar insanları Allah&#8217;ın yolundan saptırmaya çalışacaktı. Allah İblisiönce cennetten kovdu (A&#8217;raf:13). Sonra İblisin isteği üzerine (A&#8217;raf:14) Ona kıyamete kadar süre verdi. Böylece İblis, insanları yollarından saptırmak için (A&#8217;raf:16) istediği süreyi bulmuştu.</p>
<p>Burada Zarathuştracılık&#8217;ın Kötü Güç anlayışı ile Ortadoğu kaynaklı diğer dinlerin İblis anlayışı arasındaki farka geliyoruz. Bahdiniler&#8217;in Angra Mainyusu kendiliğinden var iken; Yahudi, Hristiyan ve Müslümanlar&#8217;ın İblisi Yehova veya Allah tarafından yaratılmıştır. Burada Mills&#8217;in haklı olarak yönelttiği bir eleştiriye geliyoruz: Bu dinlerin tanrısı, yani; geçmişte olmuş olan ve gelecekte de olacak olan her şeyi bilmesi gereken bu dinlerin tek ve kudretli tanrısı, yarattığı bir meleğin kötüyü seçeceğini nasıl oldu da kestiremedi? Eğer kestirmişse neden bu kötülüğe, yoldan saptırmacalara &#8220;göz&#8221; yumdu? Yuhanna; 12:31, 14:30 ve 16:11&#8242;de de belirtildiği şekliyle; İblisin &#8220;bu dünyanın efendisi&#8221; olmasına neden müsaade etti? Burada bir terslik seziliyor. Tanrı insanları da yaratıyor, İblisi de yaratıyor. Sonra İblisin insanları kandırmaya çalışmasına müsaade ediyor. Onu, yani asıl suçlu olan İblisi yok ederek dünyayı düzeltmiyor. İslamiyet&#8217;e göre her insanın değişmez bir kaderi vardır. Kadere inanmak imanın şartlarındandır. Bu kader önceden belirlenmiştir ve yaşanacaktır. Bu yaşanan kaderde, işlenen günahların sorumluluğu da bireye aittir. Bunun için cezalandırılır. İblisin onları suça teşvik etmesiyle de olsa işlenen her suç için bir ceza biçilmiştir. Oysa İblis tanrı tarafından engellenebilirdi. Üstelik, hangi insanın hangi suçu ne zaman işleyeceği de önceden bellidir ve biliniyor. Önceden saptanmış bir kaderi yaşayan insan, bunu yaşadığı için cezalandırılacaktır.</p>
<p>Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Zarathuştra&#8217;nın öğretisinde birey tamamen bağımsızdır. İnsan, İyi ile Kötünün mücadelesinin hem objesi, hem de hakemidir. Tarafını kendisi seçecek, kaderini kendisi çizecektir. Yeryüzü Angra Mainyunun kırallığı değildir. Evet, o yeryüzüne belli bir süre hakim olmuştur, fakat bu geçicidir. İnsanlar, seçimleri ile yeryüzünün görüntüsünü ve hatta evrenin kaderini tayin edebilirler. Dolayısıyla &#8220;kul insan&#8221;, Zarathuştra&#8217;da seçim hakkı olan &#8220;efendi veya hakem insan&#8221;dır. İnsan, bu ilahi olayın merkezinde &#8220;oturur&#8221;.. Önceden çizilmiş bir kaderi Zarathuştracı öğreti asla kabullenmez (ölüm hariç).</p>
<p>Bu Yaratıcı Tanrı, Ahura Mazda, kendi sistemi içinde, yani 6 veçhe halinde hareket eder. Ahura Mazda&#8217;nın Altılar&#8217;ı çok güçlüdürler. Önasya&#8217;nın diğer dinlerinde benzer ilahi varlıklara &#8220;melek&#8221; deniyor. Melekler tanrının vechelerinden bağımsız ve onun emrindeki ilahi varlıklardırlar. İslamiyet&#8217;te onların varlığına inanmak imanın şartlarındandır. Fakat sürgün öncesi Yahudiler arasında Sadduce&#8217;ler (Zadokçular) adını taşıyan bir gurup vardı, ki bu guruptaki insanlar ne meleklere, ne ruhlara, ne de yeniden dirilmeye inanırlardı. Bu gurup çok genişti ve Asmonaeller&#8217;le Hasmonaeler&#8217;in tüm prenslerinin meyli bu yöndeydi. Bu; eski Yahudilik&#8217;te, bugünkü temel öğelerin o zamanlar daha henüz tam oturmadığını gösterir. Fakat zamanla &#8220;melekbilim&#8221; tüm Önasya dinlerinde yerine oturdu. Tevrat&#8217;ta (bölüm:12.15) Raga&#8217;nın Yedileri (Ahura Mazda ve Altılar) ile ilgili imalar bulunuyor. Bunlardan birinin adı İsrail Başmeleği Rafael olarak geçiyor. Zekeriya (4.10), Yediler&#8217;i, Tanrı&#8217;nın yeryüzünün şurasına-burasına koşuşturan gözleri olarak kabul eder. Bu tez, Tevrat&#8217;ta daha sonraları güçlü bir şekilde geliştirilmiştir.</p>
<p>Bu yedi İyiye karşılık, yedi de Kötü vardır, ki bunları daha önce incelemiştik. Ahura Mazdayı Assara Mazãş olarak alan Asurlular, ayrıca buna göksel yedi İyi Güç (İgigi) ve Yersel yedi Kötü Güç (Annunaki) kavramlarına da eklediler. Bu kavramları da Aryanların İyi Yedileri ve Kötü Yedilerinden ödünç almışlardı. Yedi rakamı, dünyada bugün de pekçok konuda hayatımızı etkiliyor. İslamiyet, cehemnnemin yedi, cennetin sekiz kapısı vardır der. Yedi ayrıca bir hafta (haft=7, Kürtçe)&#8217;nın gün sayısıdır. İslamın Kutsal Kitabı Kuran, Allahın gökyüzünü yedi kat halinde yarattığını bildirir. Hristiyanlar tanrının dünyayı altı günde yarattığını 7. gün istirahat ettiğini söylerler. Tüm bu yedi rakamlı inançların başlıca kaynağı, Ahura Mazda ve altı vechesinden oluşan Zarathuştracı ilahi sistemdir. Tanrı&#8217;nın veçheleri olan ilahi varlıklar, Hebrew kaynakları için yabancı sayılmaz. Bu kaynaklar, yer yer &#8220;Yehova&#8217;nın melekleri&#8221; veya &#8220;Yehova&#8217;nın ruhları&#8221;, Yehova&#8217;nın kendisinden oluşmuşlardır derler. Tıpkı Gathalar&#8217;da kaydedildiği gibi&#8230;</p>
<p>Yahudiler; &#8220;ilahi düzen&#8221;, &#8220;ideal gerçek&#8221; ve &#8220;adalet&#8221;i temsil eden Aşa&#8217;yı olduğu gibi almışlardır. Çünkü onlar da &#8220;dürüstlük ve yargı&#8221;yı tanrının hükümdarlığının temeli olarak saymaktadırlar. Vohu Manah İncil&#8217;deki eudokia&#8217;nın benzeridir. Aramaiti, Dindarlık; Gathalar&#8217;da tanrının bir sıfatı gibidir. Moulton, bu Gathik figürü, &#8220;Tanrının Oğlu&#8221; Hz. İsa ile mukayese eder vs..</p>
<p>Zarathuştra&#8217;nın öğretisinin en şaşırtıcı yanı, kimsenin tanrılarına karışmaması&#8217;dır. O, herkesin inandığı tanrıyı veya tanrıları kutsamaya hazırdır! Ama bazı şartlarla.. Bu tanrı veya tanrılar; kötüden yana olmayacak, insanlara zarar vermeyecek, ekonomilerini bozucu &#8220;kurban kesme&#8221; gibi gelenekleri teşvik etmeyecek, &#8220;düşüncede, sözde, eylemde iyi&#8221;yi savunacak, dürüst ve adil olacak veya olacaklardır. Fakat Zarathuştra bu düşüncedeki insanların tanrı anlayışlarını değiştiremeyeceklerini deneyimleri ile anlamış, Gathalar&#8217;da onlara ve tanrılarına şöyle haykırmıştı (Ys.32.3):</p>
<p>Fakat siz Daevalar ve size tapanlar, hepiniz Kötü Düşünceden köklerini alan döllersiniz, yalancı ve soysuz! Sizin eylemleriniz de nefret doludur, ki siz bu dünyanın yedinci bölgesinde, bu özelliğinizle ünlenmişsiniz.</p>
<p>Bu reddiye, tüm Kötü yanlısı tanrıları evrensel-ebedi mücadelenin karşı tarafına; Angra Mainyunun birer dölü olarak koyuyordu. O zamana kadar Aryani kavimlerin tanrı olarak bellediği daevalar artık druj=yalan(cı)nın birer takipçisi derecesine düşmüşlerdi. Şimdi mücadele rayına oturuyordu; yaratıcı tek tanrı Ahura Mazda ve altı vechesinin taraftar olduğu Spenta Mainyu bir tarafta, yaratıcı özelliği olmayan ve fakat kendiliğinden var olan Kötü Güç, Angra Mainyu ve veçheleri diğer tarafta &#8220;saflarını&#8221; almışlardı. Mücadele evrenseldi ve İslam veya İsrail kaynaklı dinlerin ifade ettiği; &#8220;imtihan&#8221;la bir ilgisi yoktu. Ahura Mazda kimseyi imtihan etmiyordu. Yaradılışın amacı imtihan değil, Kötü ile mücadelede yaratıkların bir vasıta görevini yüklenmelerini sağlamaktı. Bundan dolayı yaradılış olayı başlatıldi ve herşey sonsuz İlahi Işıktan yaratıldı. Karanlıklardan oluşan Kötünün, Tanrının da oluştuğu sonsuz ilahi ışıka saldırı niyetinde olduğu sezildiği için tedbir düşünülmüş ve bu yol (yaradılışı başlatmak suretiyle onunla mücadele etme yolu) bulunmuştur. Onun içine sızmaya çalışan ve sonsuz bir karanlıktan oluşan Kötü, artık ebediyen İyiye zarar vermeyecek bir şekilde yok edilmeliydi..</p>
<p>Drug, yani yalan ve Drugvant, veya &#8220;yalan söyleyen&#8221; terimleri tercüme edilmiş halleriyle; İblis olarak aynen İsrail ve Hristiyan düşüncesine geçmişlerdi (mesela; İsai:44.20). Angra ise &#8220;düşman&#8221; anlamına gelmek üzere Gathalar&#8217;da ender olarak yer alan bir terimdir. Angra, Mainyu ile bir arada; &#8220;Angra Mainyu&#8221; olarak daha sonraki Zoroasterci dualizmde; cisimleştirilmiş olan Kötü kavramının tabii adı halinde kullanıldı. Hebrew Dilindeki &#8220;satan&#8221; veya &#8220;İblis&#8221; terimi Angra ile aynı anlama geliyordu ve sonradan dualizm&#8217;e doğru giden İsrail dininde, Zoroasterci dualizmin Angra Mainyu&#8217;su ile aynı evrimi geçirecekti. Drug&#8217;un zıddı olan Aşa=Gerçek, ifade ettiği manevi anlamıyla İsrail kaynaklı dinlerde de baş tanrısal kavramdır. İblisle Zarathuştracılar&#8217;ın Kötü Güç olarak adlandırdıkları kavram arasındaki benzerlikler şunlardır: İkisi de tanrının muhalifi, ikisi de yalanın yaratıcısı, ikisi de hain ve aldatıcı birer varlıktır.</p>
<p>* * *</p>
<p>Zarathuştra en büyük mücadeleyi, ailesinin de mensup bulunduğu ve Aras Vadisi ile Kuzey Azerbaycan&#8217;da yaygın bir şekilde taraflar kazanmış olan daeva yasnacılar&#8217;a karşı vermişti. Peygamber&#8217;in açıkladığı &#8220;aşırı&#8221; görüşlerinden dolayı aralarından kovulduğu bu dinsel gurubun mensupları, direkt olarak bugünkü bir kısım Kürtleri&#8217;nin atalarıdırlar. Zarathuştracılık&#8217;ta yasak olan rastgele kurban kesme, bu dinin en önemli ibadetiydi. Daevalar bilindiği gibi sistem dışı tanrılardır. Eski, yani Zarathuştra öncesi dinlerin tanrıları olan bu kavramları Yasna 32.3 açıkça mahkum etmişti ve bunlar &#8220;kötünün soyu&#8221;ndan olmakla suçlanmışlardı. Ama onlar, kötünün soyundan olsalar da, Angra olarak da telakki edilseler de bir nevi kabul görüyorlardı. Fakat &#8220;kötünün soyundan&#8221; gelme aldatıcı iblisler olarak&#8230;</p>
<p>İsrail kaynaklı dinlerde de aynı olguyu görürüz. Filistinliler&#8217;in &#8220;Baalim&#8221; denilen bir tanrıları vardı. Bu tanrı aynen Bahdin&#8217;de olduğu gibi aşağılanmış, İblisleştirilmek suretiyle Yahudiler&#8217;in kutsal kitabı Tevrat&#8217;a girmişti. Bunun dışında Yahudi sisteminin içinde yer alan meleklerin kimisinin İblis&#8217;leşmesi, kimisinin ise cinlere dönüşmesi, hep aynı mantığın, yani Avesta&#8217;da yer alan &#8220;yanlış taraf seçme&#8221; ifadesinin bir sonucudur. Yol ayrı, tanrısal varlıklar ayrı, fakat sonuç aynı: Ahura Mazda veya Yehova&#8217;ya karşı duranlar ya Avestada olduğu gibi Kötü Güç olarak telakki edilmişler ya da Tevrat ve İncilde olduğu gibi İblis veya cin diye &#8220;lanetlenmiş&#8221;lerdir. İslamların Allah kavramına karşı da öyle&#8230;</p>
<p>Zoroasterizm, Zarathuştra&#8217;nın öğretisinden ayrılmaya başladığında yabancı tanrılar teker teker geri dönmeye başlamış, dinde önemli yerler kapmışlardı. Bunların ilk gelenleri Med tanrısı Anahita, yani göksel suların tanrıçası oldu.. Onu güçlü bir diğer Med ve Aryan tanrısı Mithra takip etmişti. Ardından Med ve Aryan tanrılarından Homa açık kapıdan içeri giriverdi.. Fakat hepsi &#8220;Aristokrat Tanrı&#8221; Ahura Mazda&#8217;nın birer astı olarak zamanla diğer dinlerle cereyan eden mücedeleler sonucu rütbeleri daha da indi ve nihayet &#8220;melek&#8221; seviyesinde istikrar buldular.</p>
<p><strong>koruyucu melekler ve fravaşiler</strong></p>
<p>Talmud; Yahudiler&#8217;in, meleklerin adlarını Babilden getirdiklerini söyler. Bu iddia, sürgün öncesi &#8220;melekbilim&#8221; ile sürgün sonrası oluşan somut melek düzeni arasındaki farkı düşündüğümüzde açık bir gerçektir. Bu çelişkili gelişme, eski dini kitap tahlilcilerince de doğrulanıyor. Yeni melekler, dinin ruhu ile uygunluk arz etmiyor ve bunların yabancı bir kaynaktan gelmeleri ihtimalinin yüksekliği bu tahlilcilerce de teslim ediliyor. Bu, Zarathuştracılığın Yehovacılar&#8217;a en önemli katkılarından biridir.</p>
<p>Matteus 18.10&#8242;da şöyle der: &#8220;Bu küçük (bireylerden) herhangi birini aşağılamamaya dikkat ediniz. Ben onların göklerdeki meleklerinin, benim göksel pederimin yüzünü her zaman gördüklerini size söylüyorum&#8221;. Acts; 12.15: Sen delisin diye cevapladılar onlar. Fakat O direndi, o zaman onlar; &#8216;bu O&#8217;nun meleğidir&#8217; dediler. Bu iki alıntıda müşterek bir kavram var: İnsanların melekleri.. Bu kavram direkt olarak Zoroasterciler&#8217;in Fravartları veya Fravaşi&#8217;leri ile ilintilidir. Fravaşi kavramı Gathalar&#8217;da yer almaz. Fakat yaşları neredeyse Gathalar ile mukayese edilebilecek olan Avestanın bazı başka bölümlerinde bu kavram yer alır. 37.Yasna&#8217;nın 3.bölümünde &#8220;Aşâunam fravaşîş naramca nâirinamca yazamaidê&#8221;, yani; &#8220;biz Aşâ&#8217;nın takipçisi olan hem kadın ve hem de erkek (müminlerin fravaşilerine (iman) ederiz&#8221;. Burada sözü geçen fravaşiler insanların ruhani dünyadaki kopyaları ve &#8220;koruyucu ruhları&#8221;dırlar. Bu koruyucu ruh kavramı, İsrail kaynaklı dinler tarafından &#8220;koruyucu melek&#8221; olarak tercüme edilmiştir ve Aryan-Med teolojisinin temel öğelerinden biridir. Pratikte Müslümanlar da &#8220;koruyucu melek&#8221;ten bahsetmektedirler.</p>
<p>Fravaşi kavramı Gathalar&#8217;da direkt olarak geçmez. Bu, Zarathuştra&#8217;nın insanları sofu ve sofu olmayan diye ayırıp, birincisine gardiyan bir &#8220;koruyucu ruh&#8221; verip, diğerini kendi &#8220;kaderine terk etme&#8221; gibi bir eğilimi red etmesinden ileri geliyor. İnsanlar eşittir. Hiç kimsenin önceden tayin edilmiş bir kaderi olmadığından, özel olarak bir fravaşileri de olmayabilir. Fakat Zoroasterizm&#8217;in böyle bir zorunluluğu yoktur. Bundan dolayı &#8220;Farvardin Yaşt&#8221; adı da verilen koskoca bir 13.Yaşt bu kavrama ayrılmıştır. Zarathuştra bununla da kalmaz. O, müminlerin ruhunun tanrı katına erip orada Ahura Mazda ile &#8220;oturacağını&#8221;da red eder. çünkü ilerde bir bütünleşme söz konusudur.</p>
<p>Zarathustracılığın Fravaşiler&#8217;le kısmen mukayese edilebilecek olan bir kavramı yine de vardır: Daênâ veya &#8220;ben&#8221;, &#8220;kişilik&#8221;, &#8220;nefis&#8221;, &#8220;ego&#8221;. İnsanın daênâsı öldükten sonra kendisini yargılar veya o insan daenası vasıtasıyla verdiği karardan dolayı sonuçta ya cennete ya da cehenneme gider. Daênâ, Yasna 45.2&#8242;de urvan, yani ruh ile kesinlikle ayrılır. Burada İyi, Kötüye şöyle hitap ediyor: &#8220;Ne bizim inançlarımız, ne öğretimiz, ne arzularımız, ne düşüncelerimiz, ne sözlerimiz ve eylemlerimiz, ne kişiliklerimiz (daenamız) ve ne de ruhlarımız anlaşamaz&#8221;. Burada görüldüğü gibi her insanın daênâsı vardır. Daênâ içseldir. Kötünün daênâsı, İyininki ile anlaşamaz.</p>
<p>Fakat yine de fravaşi şeklinde de olsa, &#8220;koruyucu melek&#8221; kavramının ilk sahipleri Kürtler&#8217;in ataları olan Medler&#8217;dirler.</p>
<p><strong>ateş</strong></p>
<p>Ateş, Zarathuştra öncesi Aryan Mitolojisinde, Peygamberin yaşadığı dönemlerde ve onun ölümünden sonraki dönemde, ayrı ayrı şekillerde olmak üzere Med Rahipleri arasında çok önemli bir yere sahipti. Bu önem, Bahdin yaşadığı müddetçe de devam edecektir. Aryan Mitolojisine göre ateş, kökünü ta ilahi ilkel ışıktan almaktadır. Med-Aryan Mitolojisine göre O, maddi ateş şeklinde 20.Martı- 21.Marta bağlayan gece yaratılmış ve aynı gece Varathraghna tarafından yeryüzüne indirilmiştir. Bu, Kürtlerin neden Newroz geceleri ateş yaktıklarını açıklar. Aryanlar ateşi hep kutsamış, ona hayatlarında özel bir yer tanımışlardır. Bunun için tarihin en eski çağlarından beri ateş için mabedler inşa etmişlerdir. Biz Medyadaki ateş mabedlerinin önemli bir kısmı hakkında bir fikir sahibi değiliz. Çünkü bu ülkede yapılmış olan ciddi ve etraflı kazılar yoktur. Ancak Herzfeldin bildirdiğine göre, Dicle ve Fırat boylarında böylesine dini eserlerin varlığı ile ilgili ciddi işaretler vardır. Zarathuştradan önceki dönemde yaşayan Aryan toplulukları arasında Ateş Tapınaklarının yaygınlığı konusunda araştırmacılar arasında yine de fikir birliği vardır. Bu tapınaklar, Kava adı verilen Med prensleri tarafından korunuyorlardı. Fakat Medyayı zapt eden Achamenidlerin Pers soyundan gelen hükümdarları bu tapınakları alt üst ederek yıkmışlardı. Bunlardan Xerxes, (muhtemelen) o tapınaklarda kendi tanrısı; Tanrıların en büyüğü olan Auramazdaya ibadet ettiğini yazıtlarında büyük bir iftiharla belirtir. Bu Auramazdanın kavram olarak Zarathuştranın tek Tanrı Ahura Mazdası ile isim benzerliğinden ve aynı kökten gelmiş olmaktan başka bir ilişkisi olmadığını daha önce ayrıntıları ile açıklamıştık.</p>
<p>Avesta&#8217;da; Zarathuştra&#8217;nın oluşturduğu bölüm olan Gathalar&#8217;da, ayrıca Genç Avesta&#8217;da; Yasna XVII&#8217;de, Yaşt XIX&#8217;da, Siroza 9&#8242;da, Nyayiler&#8217;in V.&#8217;sinde, Bundahişn; Bölüm XVII&#8217;de ve Zat Sparam; VI. Bölüm&#8217;de, Ahura Mazda&#8217;nın oğlu Athar&#8217;dan (Ateş&#8217;ten) geniş ölçüde, Avesta&#8217;nın diğer bölümlerinde ise şuraya buraya serpiştirilmiş bir durumda bahsedilir. Bunlara baktığımızda beş çeşit ateşin varlığına inanıldığını görürüz.</p>
<p>Birinci tür ateş; Athar Berezi-savangha&#8217;dır. Bu ateş, Ahura Mazda &#8220;hareketli hale&#8221; gelmeden önce dahi var olan Anarg-Roşni=sonsuz ışıktır. Ahura Mazda&#8217;nın oluştuğu görünmez ateştir bu. Tanrı&#8217;nın bilinci, ki Vohu Menahtır bu bilinç, bu ateşten oluşur. Her iyi varlık, özünü bu ateşten alır. Ateşten oluşan bu ruhsal ezeli özlere Fravaşi deniliyor. Bunlar kutsaldırlar ve her türlü kirlenmeden uzak bir saflıkta bulunurlar ve ölümsüzdürler. Fravaşiler, ruhsal kompozisyonları sebebiyle, Ahura Mazda&#8217;nın Görünmez Sonsuz Işığı&#8217;nı (Aşa&#8217;yı) aksettirirler (Mistry, Pervin, &#8220;20. Yasna; Aşem Vohu Framroat Ha&#8217;nın şerhi üzerine&#8221; adlı yazısından-internet).</p>
<p>İkinci tür ateş; Athar Vohu-fryana&#8217;dır. Vohu; iyi, frya; rahmet anlamına gelir. Bu hayat ateşidir ve insanlarla hayvanların hayatlarına kaynaklık eden ateştir. Siestan&#8217;a inmiştir (Zamyad yaşt). Vicdan anlamına gelen hvareno ve bağımsızlık anlamına gelen hükümdarlık hvarenosu bu ateştendir. Üçüncü tür ateş; Athar Urvazişta&#8217;dır. Bitkilerin hayat ateşidir. Bu ateş Horasan&#8217;a inmiştir (Raevant Dağı). Dördüncü tür ateş; Athar Vazişta&#8217;dır. Bu ateş bulutlarda bulunan ve yağmur yağdıran ateştir. &#8220;Suların Oğlu&#8221; da denilen Apam Napat söz konusu ateşi temsil eden mitolojik figürdür (yazata). Apam Napat, bulutların içindeki şimşektir ve bulutları yağmur yağdırmak üzere döllediğine inanılır.</p>
<p>Beşinci ateş türü, Athar Spenta&#8217;dır. Nairya-Sangha da denilen bu ateş, Zafer Ateşi&#8217;dir ve mitolojiye göre Athar/Athur-patakan&#8217;da, Asnavant Dağı&#8217;na inmiştir. Atharpatakan, şimdiki Azerbaycan&#8217;dır, yani Medya&#8217;dadır (tarihi Kürdistan). Athar, Kürtçe Zazaki; Adır, Kurmanci; Agır, Türkçe; Od anlamına gelir kısaca Peh.; ateş. patakan; döl, soy (Kürtçe&#8217;nin Zazakisi&#8217;ndeki putek?). Bundan hareketle araştırmacılar bu ismin &#8220;Ateş&#8217;in tohumu&#8221; (Adarbîgân&#8217;a izafeten), &#8220;Ateş&#8217;in indiği yer&#8221;, &#8220;Ateş soyu&#8217;ndan gelenler&#8221; anlamlarını çıkarırlar. Her halukarda ateş ile Kürtler&#8217;in atalarının zafer tutkusu açık bir şekilde ilişkilendirilir. Bu ateşin Zafer=varhram ateşi ve aynı zamanda Kava ateşi olması, bizi ister istemez efsanede, Aji Dahaka&#8217;ya karşı burada (Adarbigan&#8217;da) kazanılan zaferin ateş yakılarak dağdan dağa haber verilmesini hatırlatır. Bu ateşin, Key Husrev&#8217;in Turanilere karşı zaferini kazanmasına yardım ettiği de aynı dini kaynaklarda anlatılır (sirozalar; 9, dipnot, 7; SBE cilt V&#8217;te).</p>
<p>Ateş&#8217;in, Ahura Mazda&#8217;nın oğlu Athar&#8217;ın, kralların farr&#8217;ı (hvarenosu) uğruna, daha açıkçası Aryanlar&#8217;ın egemenliği uğruna Aji Dahak ile savaşması, bu zafer olayını daha da somutlaştırır. Yima&#8217;dan uzaklaşan hvareno uğruna verilen savaş Avesta&#8217;da şöyle anlatılır:</p>
<p>Hvareno üç kez Yima&#8217;dan uzaklaşır. Bu <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/hikaye" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with hikaye">hikaye</a> üçüncü kez, yine bir kuzgun şekline bürünerek ayrılması ile ilgilidir. Bunu Aji Dahaka kapmaya çalışmaktadır. O kaparsa, Aryanlar&#8217;ın varlık sebebi bile ortadan kalkacaktır. ?imdi XIX. yaşta göre bu kavgayı izleyelim.</p>
<p>(47). Bunun üzerine Athar, Ahura Mazda&#8217;nın oğlu &#8220;ben hvarenoyu kapmalıyım, onu, zorla alınamayacak olan hvarenoyu kapmalıyım&#8221; diye içinden geçirerek ilerledi.</p>
<p>Fakat şu üç ağızlı, Aji Dahaka, şu Kötü&#8217;nün kanunun takipçisi arkadan onun (Athar&#8217;ın) üstüne, onu söndürmek düşüncesiyle atıldı:</p>
<p>(48). (Aji Dahak): &#8220;Onu (hvarenoyu) bana ver, Ey Athar, Ahura Mazda&#8217;nın oğlu. Eğer Sen, o zorla alınamayacak olanı kaparsan, senin üzerine; bir daha Ahura&#8217;nın yarattığı şu dünyanın yüzünde bir daha parlayamayacağın bir hale (getirecek) şekilde üstüne atlayacağım ve böylelikle sen, bir daha iyi kurallar dünyasını savunamayacak (duruma geleceksin).</p>
<p>Ve Athar ellerini, canını koruma güdüsü üstün geldiğinden geri çekti. Aji onu bu kadar korkutmuştu.</p>
<p>(49). Daha sonra Aji, üç ağızlı, şu kötü kuralın (adamı) kalbinden şunları geçirerek ileri atıldı: &#8220;Ben, zorla alınamayacak olan hvarenoyu almak istiyorum.&#8221;</p>
<p>Fakat Athar, Ahura Mazda&#8217;nın oğlu, onun ardından, şu sözleri sarfederek ilerledi: ilerledi:</p>
<p>(50). &#8220;Sen üç ağızlı Aji Dahaka, onu bana ver. Eğer sen, zorla alınamayacak olan hvarenoyu almışsan, senin arka tarafından (kıçından) girecek, alevleyerek ağzından çenenden çıkacağım, böylece sen bir daha Mazda tarafından yaratılan yeryüzüne saldıramayacak, iyi kurallar dünyasını tahrip edemeyeceksin.&#8221;</p>
<p>Böylece Aji ellerini (hvarenodan), canını koruma güdüsüyle geri çekti. Athar onu bu kadar korkutmuştu.</p>
<p></p>
<p>Avesta&#8217;daki bu anlatım da Athar&#8217;la Atharpatakan Halkı arasındaki ilişkiyi, athar&#8217;ın vatanı olarak Atharpatakan&#8217;ı düşündüğümüzde seed of the fire, biraz daha net ortaya koyar. Zaten Zerdüştiler&#8217;in hac mevsiminde ziyaret ettikleri en büyük Ateş Mabedleri de Atharpatakan&#8217;da bulunuyordu. Bunların en ünlüleri (Pehlevice) Adur i Guşnasp veya eski adıyla Athar Verêşnaspa&#8217;dır; Aygır Sahib(liğ)i ateşi. Bu ateşe adanan mabed, Medya&#8217;da bulunan Asnavand Dağı&#8217;nda inşa edilmiştir. Bundahişn&#8217;a göre (Bund.; XVII. 7) Key Xusrev (Kava Xusrava), Atharbadagan&#8217;daki işgalci putperestlere karşı zafer kazanarak, onların putlarına adadıkları mabedleri yerle bir etmiş ve herhalde bu savaşta kaybettiği atının ruhuna adadığı bir ateş mabedi kurmuştur. Zafer Ateşi&#8217;nin, Asnavant Dağı&#8217;nın tepesinde ilk kez ne zaman yakıldığı bilinmiyor. Yukarıdaki anlatımın mitolojik olduğunu da unutmayalım.</p>
<p>Fakat mitolojide, bu Zafer Ateşi ile tanrısal varlık Varathraghna arasında sıkı bir bağ bulunur. Varathraghna, adı; muhaliflerini, rakiplerini ezen, zafer kazanmış anlamına gelen tanrısal bir varlıktır. Ayrıca eski bir Aryan tanrısıdır. Bu mitolojik figürün yukarıda zikrettiğimiz sıfat çeçevesinde ateşle ilişkilendirilmesi, zafer ateşine adanan mabedin bölgesinde ulaşılabilir yüksek bir dağa inşa edilmesi, çok önemli anlamlar içerir. Varathraghna, görünür ateşi yere indirmiş, kalp ateşini ise insanların kalbine yerleştirmiş olan mitolojik figürdür. Yukarıdaki birinci yan cümleciği yorumlamaya kalkarsak, zamanın birinde Medyalılar&#8217;ın kazandığı bir zaferin, oradaki en yüksek dağda ateş yakılarak ilan edildiği sonucunu çıkarmak gerekir. Bunun Newroz Menkibesi ile ilişkisi -neredeyse- kuşku götürmez bir şekilde açıktır. Bazı okuyucular bu tür zafer ilanlarının her yerde görülebileceğini düşünebilirler. Fakat yanılmayalım ve olayı bir bütünlük içerisinde ele alalım. Ateş, Threataona, Aji Dahaka, Kawa gibi kavramları bir arada düşünerek menkibeyi doğru algılarsak her şey daha kolay yerine oturur.</p>
<p>Zerdüştiler&#8217;in en önemli ateş mabedi olan Athar Varêşnaspa&#8217;ya, daha önce de belirttiğimiz gibi, her yıl hac ziyaretleri düzenlenirdi. Daha düşük mertebedeki ateş mabedleri bilhassa Atharpatakan&#8217;da çok bol miktarda bulunurdu. Bu mabedler hem günlük ibadetler, hem kurban törenleri hem de gahambar kutlamaları için kullanılırdi. Müslüman istilasından 400 yıl sonra bile bu bölgede 400 ateş mabedi varlığını müslüman kaynaklarından öğreniyoruz (Baldhuri).</p>
<p>Ateş, Zerdüştilik&#8217;te kıble olarak da kabul edilir(di). Bu, Müslümanlar&#8217;ın &#8220;Allah&#8217;ın Evi&#8221; olarak kabul ettikleri Kabe&#8217;ye dönerek ibadet etmelerini andırır.</p>
<p>Ateş, insanların vücuduna vicdan olarak yerleşmiştir. Onu insanların kalbine Varathraghna yerleştirmiştir. Günümüzün tıp dünyası, kalbin dört odacığından birine &#8220;Atrium&#8221; adını veriyor. Athrium, Latince&#8217;de; ateş yakılan oda anlamına gelir. Demek ki kalbin, insan vücudunda vicdan ateşinin yakıldığı yer olduğu Latinler&#8217;de de kabul ediliyordu veya bu isimlendirmeden bunu çıkarabiliriz. Bu konuda esaslı bir araştırmamız olmadığı için şöyle bir değinerek geçelim. Kalp ateşi insanı kötülüklerden, daha doğrusu kötülük yapmaktan koruyan ateştir. Vicdandır o. İnsan bir kötülük yapmaya kalktığında bu ateş devreye girerek insanı uyarır.</p>
<p>Medya&#8217;da bilinen ateş mabedlerinin en eskisi; Athar Vereşnaspadır (Pehlevicede; Adur i Guşnasp). Verethraghnaya adanan bu tapınak tahminen M.Ö. 400lü veya en erken 500lü yılların başlarında inşa edilmiştir. Athur Vereşnaspa; aygır ateşi veya aygır sahipliği ateşi anlamına geliyordu. Bu mabed zaman içinde hep yer değiştirmiştir. İnşa edildiği ilk tepe, Kuzey-doğu Medyada bir yerdedir. Ermeni tarihçisi Sebeos, Herakles hakkında yazdığı kitabında bundan bahseder. Grek Ptolemaiosun kayıtlarında (M.Ö.140) bu büyük ateş mabedinin Medyanın kuzey-batısında,Ouesaspe diye bahsettiği bir bölgede yer aldığı belirtilir. Herzfeld, bu Ouesaspenin Ragha-Ganzaka yolu üzerinde bulunduğunu bildirir. Bu Ganzakanın Tanzaka veya Zazakadan bozulma olabileceğini de Minorskyden öğreniyoruz. Atur i Guşnasp, daha sonra aşağı doğru kaydırılarak, Ormiyenin 160 kilometre güney doğusundaki Taxt i Süleyman denilen yere taşındı. Ateş mabedlerinden ikinci derecede önemli olan bir başkası ise Medyanın başkenti olan Ekbatanda inşa edilen Athar Kavatakandır. Tay ateşi anlamına gelen bu ateş de kutsal bir ziyaretgahdı. Zerdüştiler her yıl buraya hac ziyaretleri düzenlerlerdi. Zarathuştracıların bunların dışında da çeşitli büyüklükte olmak üzere en küçük köy birimlerine varıncaya kadar ateş mabedleri bulunurdu. İbn Hawkalın, Kitab ul masalik wal mamalik adlı eserinde kaydettiği kadarıyla, Hicri 4. asrın Azerbaycanında Kürtlerin hala sayısız ateş mabedini açık tuttukları bir gerçektir.</p>
<p>Buradan &#8220;Athar&#8221; ve onun kutsiyetine geliyoruz. Athar; yani ateş, Zarathuştra öncesi Aryanlar&#8217;da &#8220;âtrium&#8221; veya Türkçe&#8217;siyle &#8220;evin ocağının tüttüğü oda&#8221; kutsaldı. Bu kutsallık maddi ateşin kendisine atfedilmiyordu. Ateş, kalp ateşinin bir sembolü idi. İsrail kaynaklı dinlerde de &#8220;Yehova&#8217;nın Ateşi&#8221;, Zarathuştracılar&#8217;ın &#8220;Ahura Mazdası&#8217;nın Ateşi&#8221; gibi kutsal bir ateştir. Fakat iki dinin ateşinin kaynağı farklıdır. Zarathuştracıların kutsal ateşi kalp ateşi iken, İsrail kaynaklı dinlerin ki ise şimşektir. Müslüman düşünürlerin çok az bir kesimi ve Batılı araştırmacıların bir kısmı, Zarathuştranın ateşi kıble olarak kabul ettiğini, bu eğilimin tapınma ile bir ilişkisi olmadığını söylerler. Eğer ateşin kıble olarak kabul edilmesi saçmalık olarak kabul ediliyorsa, bir binanın kıble olarak kabul edilmesi de biraz garip gelebilir. Hikayelerde İsrail tanrısı; &#8220;ebedi yanan&#8221; veya &#8220;yok edici ateş&#8221; olarak tanımlanır. Her ne olursa olsun İslam yazarlarının önemli bir kısmı Bahdin&#8217;i; hatalı olarak &#8220;ateşperestlerin dini&#8221; olarak tanımış ve öyle tanıtmışlardır. Bu yanlış kastidir ve muazzam &#8220;Zarathuştra Felsefesi&#8221;ni küçük düşürme çabasından başka bir şey değildir.</p>
<p><strong>küçük şeyler</strong></p>
<p>Şimdi de kısaca Zarathuştra&#8217;nın Bahdinisi&#8217;nin diğer bazı özelliklerini kaydedelim.</p>
<p>&#8220;Vohu Manahi (pehl; humata), Vohu Vacahi (pehl; huxta), Vohu Akem (pehl; hvarşta)&#8221;. Bu üçlü Bahdin&#8217;in temelidir ve &#8220;iyi düşünce, iyi söz, iyi eylem&#8221; anlamına gelir. Orijinal olarak Zarathuştra tarafından ortaya atılan bu triad, zıddı olan kavramlarla insanın iç dünyasında mücadele eder. İnsan, bu iç mücadelede seçeceği yer ile kaderini belirleyecektir. Tanrısal emirlere uygun olarak iyi düşünmek, doğru işleri yapmayı düşünmek, kimseye zarar vermeyen şeyleri planlamak, kendisine dine uygun doğru bir gelecek çizmek gibi düşünceyle ilgili tüm fonksiyonlar bu &#8220;Vohu Manahi&#8221;nın içine girer. Dindaşlarına veya genel olarak insanlara; hoşa giden, ama doğru sözlerle hitap etmek &#8220;Vohu Vacahi&#8221;dir. Tüm bunların sebep olacağı eylemler de doğru olacaktır ve olmalıdır, ki bu da &#8220;Vohu Akem&#8221;dir. Bunlara dikkat eden insan &#8220;cinvato pereto=sırat köprüsü&#8221;nden rahatlıkla geçebilecek, cennete ulaşacaktır. Dinsel inançta sapkınlık, doğru olmayanı düşünerek planlamak, yalana sapmak, yoldaşına acımasız laflar etmek, insan veya hayvan; varlıklara zulmetmek, hırs, kan dökücülük gibi düşünsel, sözel ve eylemsel yanlışlar hesap gününde karşınıza çıkacaktır. Bu, Hristiyanlığın ve İslam&#8217;ın öğretisinde de aynıdır.</p>
<p>Bahdin, İslam&#8217;ın şartlarından biri olan orucu red eder. Müslümanların; &#8220;ruhumuzu oruç tutarak terbiye ederiz&#8221; veya &#8220;fakirlerin açlıktan neler çektiklerini, oruç tutarak kendi nefsimizde his ederiz&#8221; yahut &#8220;daha sağlıklı oluruz&#8221; vs. gibi gerekçelerle oruç tutmaları kendilerinin dinlerinden çok önce gelen tek tanrılı Bahdin tarafından benimsenmemiştir. Vendidad bunu en büyuk suçlardan biri olarak niteler. Fakat bahdinilerin bazı mezheplerine mensup insanlar yine de yılda iki defa ve iki tür oruç tutarlar. Birinci tür oruçta bu Zerdüştiler; et, balık, tereyağı ve yumurta gibi hayvansal gıdalardan uzak dururlar. Bu, hayvanlar alemine saygı anlamına geliyor. İkinci tür oruç; üç günlüktür ve Müslümanların tuttuğu oruçla bir benzerlik arzeder. Kürt Kızılbaşları da böyle bir orucu tutarlar. Fakat Zerdüştiler, Müslümanların oruç tutulması ile ilgili öne sürdükleri gerekçelerin hemen hemen tümüne, günlük hayatlarında uyarlar ve bunlar toplumsal esaslardır. Müslümanların; oruç tutmak suretiyle bazı şeyleri hatırlamak gibi gerekçeler öne sürmeleri, Bahdiniler için geçersizdir. Çünkü Bahdiniler&#8217;in sosyal hayatlarında derin bir kollektivite ve bir nevi sosyal güvenlik vardı. Bu dinin kaidelerini en iyi uygulayan krallar, ilkel anlamda da olsa, bazı araştırmacılar tarafından sosyalist olarak telakki edilmektedirler. Bu adil krallardan biri olan II.Khusrow için Hz. Muhammed&#8217;in; &#8220;Onun döneminde yaşamış olmaktan mutluluk duydum&#8221; dediği kaydedilir. Kısacası, İslamiyet&#8217;te zekat, fakirlere ayrılan zorunlu bir kaynaktır. Bunun dışında fakirleri hatırlamak bir vicdan sorunu iken, Bahdini&#8217;de bu temel bir dinsel sorundur. Gathaların dediği gibi; Bir arkadaşın bir arkadaşa yardımı, tümü arkadaş olan müminler için dinsel bir görevdir.</p>
<p>Bir diğer konu; Güneş, ay ve yıldızlara olan tavırdır. Anlaşılan eski birer &#8220;göksel daeva&#8221; olan bu cisimlerden, Zarathuştra pek fazla söz etme &#8220;cesaretinde&#8221; bulunmamıştır veya onları Ahura Mazda ile şöyle veya böyle ilişkilendirmemişti. İsrail kaynaklı dinlerde de böylesine bir ilişkilendirmeden kaçınılmıştır. Genesis 1.14-19&#8242;da; tanrı; ol deyince bu göksel ışıltıların oluştuğu, bu ışıltıların gök yüzüne tesbit ediliği (çakıldığı), bunlar sayesinde (ay ve güneş) gece ve gündüzün ayırdedildiği kaydedilir. İslamiyet&#8217;te bu konu Kuran-ı Kerim&#8217;in 36ncı suresinin 38.-39. ve 40. ayetlerinde ele alınır. &#8220;Güneş kendi yolunda akıp gider&#8221;. &#8220;İşte bu aziz ve alim olan Allah&#8217;ın takdiridir&#8221;. &#8220;Aya gelince, ona&#8221; Allah &#8220;menziller tayin etmiştir&#8221;. &#8220;Ne güneşin aya çatması, ne de gecenin gündüzü geçmesi mümkündür. Onların her biri kendi yörüngelerinde yüzerler&#8221;. Tüm bu dinleri kabul eden ulusların geçmişinde güneşe ve aya tapmışlık gibi bir durum olduğundan, peygamberler bu göksel cisimleri anmaktan kaçınırlar. Fakat Kuranda yine de bir yıldız için Allah ona and olsun ki demek suretiyle kutsar.</p>
<p>Bir diğer konu bekaret ile ilgilidir. Hristiyanlığın çok fazla sevdiği bekâret, Bahdin ve Müslümanlık için geçerli bir erdem değildir. Bu dinlerde bekaret yerine evlilik esastır. Zarathuştra, Gathalar&#8217;da kızı Pourucista&#8217;nın şahsında evliliği kutsar. Bahdini kızları 15 yaşından itibaren serbestçe evlenebilirler. Evlilik dışı ilişki büyük bir günahtır. Sonraki Zoroastercilik&#8217;te de bu sürdürülmüştür, hem de daha da setleştirilerek. Vendidad 4.47&#8242;de &#8220;&#8230; sana doğrusunu söyleyeyim, ey Zarathuştra Spitama! Bir eşi olan insan, çocuk sahibi olmak istemeyen insandan çok üstündür&#8230;&#8221; deniyor. Müslümanlıkta da durum Bahdin&#8217;in benzeridir. Hz.Muhammed&#8217;in, ikinci adetini (ayhali kanaması) gören kızını hala evlendirmediği için vicdan azabı çektiği nakledilir. Evlilikle ilgili Müslümanlığın tavrı, Peygamber Hz. Muhammed&#8217;in çok evlilik yapmasından da anlaşılır. Ama Hristiyanlık&#8217;taki &#8220;kutsal bakirelik&#8221; kavramı bu iki dinin evlilikle ilgili görüşleri ile çelişir.</p>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/sfenks-horus-ve-misir-in-gizemleri/tarihin-eski-uygarlik/57.html" title="Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri">Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misirda-sanat/tarihin-eski-uygarlik/255.html" title="Eski Mısır&#8217;da Sanat">Eski Mısır&#8217;da Sanat</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-aztekler-ve-tanrilari/dunya-dinleri/222.html" title="Eski Aztekler Ve Tanrıları">Eski Aztekler Ve Tanrıları</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-dini/dunya-dinleri/220.html" title="Eski Mısır Dini">Eski Mısır Dini</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-2/tarihin-eski-uygarlik/152.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/buyuk-iskender/tarihin-eski-uygarlik/239.html" title="Büyük İskender">Büyük İskender</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunan-tiyatrosu/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/909.html" title="Antik Yunan Tiyatrosu">Antik Yunan Tiyatrosu</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/budizm/dunya-dinleri/217.html" title="Budizm">Budizm</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-inanci/tarihin-eski-uygarlik/234.html" title="Eski Mısır ınancı">Eski Mısır ınancı</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/musevilik/dunya-dinleri/214.html" title="MUSEVİLİK">MUSEVİLİK</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/hinduizm/dunya-dinleri/209.html" title="Hinduizm">Hinduizm</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dunyanin-yedi-harikasi/tarihin-eski-uygarlik/63.html" title="DÜNYANIN YEDİ HARİKASI">DÜNYANIN YEDİ HARİKASI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/arkeoloji-kitaplari/tarihin-eski-uygarlik/55.html" title="ARKEOLOJİ KİTAPLARI">ARKEOLOJİ KİTAPLARI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/termessos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/50.html" title="Termessos Antik Kenti">Termessos Antik Kenti</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2011. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/kitaplarim-zarathustra/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/ahamenis-imparatorlugu/922.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/kitaplarim-zarathustra/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/ahamenis-imparatorlugu/922.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/kitaplarim-zarathustra/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/ahamenis-imparatorlugu/922.html&amp;title=Kitaplarım &#8211; Zarathuştra">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ass" rel="tag">ass</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/auto" rel="tag">auto</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/babil" rel="tag">babil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/baslica" rel="tag">başlıca</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bilgi" rel="tag">bilgi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/cin" rel="tag">çın</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/degisimi" rel="tag">değişimi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devri" rel="tag">Devri</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" rel="tag">dini</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dinler" rel="tag">dinler</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ebu" rel="tag">Ebu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" rel="tag">Eski</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-din" rel="tag">eski din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/felsefe" rel="tag">felsefe</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/felsefesi" rel="tag">felsefesi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/figur" rel="tag">figür</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/figuru" rel="tag">figürü</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/gay" rel="tag">gay</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/giz" rel="tag">giz</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/guzel" rel="tag">güzel</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/hikaye" rel="tag">hikaye</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/hindistan" rel="tag">Hindistan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/iki" rel="tag">ıkı</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/indir" rel="tag">indir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/iskence" rel="tag">işkence</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/izle" rel="tag">izle</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kolay" rel="tag">kolay</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/laneti" rel="tag">Laneti</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" rel="tag">Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mitolojisi" rel="tag">Mitolojisi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/olum" rel="tag">Ölüm</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ordu" rel="tag">Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ote" rel="tag">Öte</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/part" rel="tag">part</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/rom" rel="tag">rom</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/roma" rel="tag">Roma</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sek" rel="tag">sek</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sir" rel="tag">sir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sirri" rel="tag">Sırrı</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sistemi" rel="tag">sistemi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tanrilari" rel="tag">Tanrıları</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" rel="tag">Tapınak</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarihi" rel="tag">tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tartisilan" rel="tag">Tartışılan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/toplum" rel="tag">Toplum</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" rel="tag">yeni</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yollar" rel="tag">Yollar</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/kitaplarim-zarathustra/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/ahamenis-imparatorlugu/922.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahameniş İmparatorluğu</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/ahamenis-imparatorlugu/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/911.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/ahamenis-imparatorlugu/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/911.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Sep 2011 09:06:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahameniş İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Iran - Fars]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[55]]></category>
		<category><![CDATA[auto]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[babil]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük İskender]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Devri]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[esmi]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[İmparatorluk]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[part]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=911</guid>
		<description><![CDATA[Ahameniş Hanedanı (Ahameniş Hanedanı ya da Pers İmparatorluğu), (Farsça: هخامنشیان Hah&#8217;āmanishiyān, Kürtçe: Împeratoriya Hexamenişî; M.Ö. 550 &#8211; M.Ö. 330), Tarihçe M.Ö. 550&#8242;de Persler Büyük Kiros (ya da II. Kiros ya da II. KYROS) önderliğinde birleşerek kuzeydeki Medleri yıkmış ve bir devlet haline gelmişlerdir. Bundan sonra Kyros fetih hareketlerine girişmiştir. Bu fetihlerde ise Babil, Fenike gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Ahameniş Hanedanı</strong> (Ahameniş Hanedanı ya da Pers İmparatorluğu), (Farsça: <strong>هخامنشیان</strong> Hah&#8217;āmanishiyān, Kürtçe: Împeratoriya Hexamenişî; M.Ö. 550 &#8211; M.Ö. 330),</p>
<h2 style="text-align: justify;">Tarihçe</h2>
<p style="text-align: justify;">M.Ö. 550&#8242;de Persler <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with büyük">Büyük</a> Kiros (ya da II. Kiros ya da II. KYROS) önderliğinde birleşerek kuzeydeki Medleri yıkmış ve <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bir">bir</a> devlet haline gelmişlerdir. Bundan sonra Kyros fetih hareketlerine girişmiştir. Bu fetihlerde ise Babil, Fenike gibi zengin yerleri fethedip ülkeyi zengin <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bir">bir</a> krallık haline getirmiştir. Ermenistan&#8217;ı, Lidya&#8217;yı ve Krezus&#8217;ün servetini ele geçirip tüm Anadolu&#8217;yu hakimiyeti altında birleştirmiştir. Anadolu&#8217;yu ele geçirdikten sonra Babil&#8217;e saldırmış ve orayı da fethedip kendini Babil kralı ilan etmiştir. Bundan sonra ise Mısır&#8217;a saldırma hazırlıklarına başlamış, kuzeydoğuyu sağlamlaştırmak için iskit-saka imparatorluğu ile savaş yapmış ve bu savaşların birinde Kraliçe Tomrisin ordusuna mağlup olarak hayatını kaybetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yerine ise oğlu Kambis geçmiştir. Kambis devrinde Mısır fethedilmiş, Kartaca&#8217;ya kadar Pers ordusu ilerlemiş, ancak Kartacalıları geçememiştir. Kambis döneminde İranlı kabileler ayaklanmışlardır, bunlar Gomata isimli bir Med rahibinin başını çektiği mecusiler dir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kambis Mısır dönüşü ölmüş, yerine ise ünlü Pers İmparatoru I. Darius geçmiştir. İlk olarak kabile isyanlarını bastırmış ve çeşitli alanlarda devrim niteliğindeki hareketlere girişmiştir. I. Darius da fetih hareketlerine girişmiş, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/imparatorluk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with İmparatorluk">İmparatorluk</a> sınırları doğuda <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/hindistan" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Hindistan">Hindistan</a>&#8217;a dayanmıştır. Kafkasya&#8217;ya doğru İskitlere karşı da sefer yapmış, ama başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Daha sonra batıya yönelip, Trakya, Makedonya ve Ege&#8217;ye saldırıp buraları ele geçirmiştir. Bunun üzerine Spartalılar, Darius ve oğlu Kserkes&#8217;e karşı Salamis Deniz Savaşı&#8217;nı yapmışlardır. Salamis Deniz Savaşı&#8217;nda elde edilen ganimetlerin bütünü Büyük İskenderin fethinde ele geçirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">II. Artakserkes döneminde devlet hızla çözülmeye başlamış, İmparatorluk&#8217;ta ayaklanmalar olmuş, Mısır bağımsızlığını ilan etmiştir. İsyanlar güçlükle bastırılmış, ama daha sonra III. Darius döneminde Pers İmparatorluğu&#8217;na Büyük İskender <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with son">son</a> vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anadolu&#8217;ya hakim olan Perslerin satrapları ülkeyi imar etmek için çaba göstermişlerdir. Bu çalışmalar sırasında Bodrum&#8217;da yapılan Mausoleum (Mozole kral mezarı) dünyaca ünlü eserlerden biridir. Ahameniş imparatorluğu bugüne kadar Şark&#8217;ta ki en geniş imparatorluk olmuştur..Ege&#8217;ye ve Hint&#8217;e uzanan gerçek anlamda imparatorluk<sup id="cite_ref-0">[1]</sup>gerçekleştirildi.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mimari" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Mimari">Mimari</a></h2>
<div style="text-align: justify;">
<div><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/09/220px-100_s%C3%BCtunlu_saray2.jpg" alt="220px 100 s%C3%BCtunlu saray2 Ahameniş İmparatorluğu   Tarikhema.ir" width="220" height="162" title="Ahameniş İmparatorluğu | Tarikhema.ir" /></p>
<div>
<div></div>
<p>100 sütunlu saray</p></div>
</div>
</div>
<p style="text-align: justify;">Pers mimarisinin en güzel örneği, kalıntıları günümüze kadar ulaşan ve Susa&#8217;da yer alan 100 sütunlu Kraliyet Sarayı&#8217;dır. 1. Darius yazıtında, bu sarayın Mısırlı, İyonyalı, Babilli, Lidyalı vb. tutsaklar tarafından yapıldığını anlatır. Persler hâkimiyeti altındaki halklardan ilham alsalar da, mimari ve sanatları kendilerine özgüdür.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Yazı, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Dil">Dil</a> ve Edebiyat</h2>
<p style="text-align: justify;">Persler çivi yazısı kullanmışlardır. Yazıyı daha çok resmi kraliyet yazışmaları için kullanmışlar ve bu yazışmaların çoğunu da Arami dilinde yazmışlardır. Resmi belgeler dışında günümüze ulaşan yazılı edebi eserleri yoktur.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Bilim</h2>
<div style="text-align: justify;">
<div><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/09/175px-Dareikos2.gif" alt="175px Dareikos2 Ahameniş İmparatorluğu   Tarikhema.ir" width="175" height="192" title="Ahameniş İmparatorluğu | Tarikhema.ir" /></p>
<div>
<div><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/09/magnify-clip3.png" alt="magnify clip3 Ahameniş İmparatorluğu   Tarikhema.ir" width="15" height="11" title="Ahameniş İmparatorluğu | Tarikhema.ir" /></div>
<p>Pers İmparatorluğu&#8217;nun parası Dareikos</p></div>
</div>
</div>
<p style="text-align: justify;">Pers İmparatorluğunda bilim Mezopotamya kadar gelişmemiştir. Takvimleri Babil etkisiyle geliştirilmişti. <em>Dareikos</em> denilen bir para birimi darp etmişlerdir. Herodot’un anlattığına göre, Persler vergi geliri olarak diğer halklardan aldıkları paraları eritip tekrar para olarak basıyorlardı.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Din</h2>
<p style="text-align: justify;">Persler, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tanrilari" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Tanrıları">tanrıları</a> için heykeller ya da tapınaklar yapmıyorlardı. Perslerin dininde gökyüzü, su, ateş ve toprağın önemli bir yeri vardı. Ahura Mazda dininin dışında Güneş ile simgelenen Mithra adlı bir din de vardı. Ahura Mazda dini soylu Persler arasında yaygındı.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Ayrıca bakınız [değiştir]</h2>
<p style="text-align: justify;">Kiros Silindiri</p>
<table width="550">
<tbody>
<tr>
<td align="center" width="25"></td>
<td></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2 style="text-align: justify;">Kaynaklar</h2>
<div style="text-align: justify;">
<ol>
<li id="cite_note-0"><strong>^</strong> İ.ortaylı/Zaman kaybolmaz Söy-İşbankası yayınları</li>
</ol>
</div>
<p style="text-align: justify;">Ivon Lissner (2006), <em>Uygarlık Tarihi</em></p>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misirda-sanat/tarihin-eski-uygarlik/255.html" title="Eski Mısır&#8217;da Sanat">Eski Mısır&#8217;da Sanat</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dunyanin-yedi-harikasi/tarihin-eski-uygarlik/63.html" title="DÜNYANIN YEDİ HARİKASI">DÜNYANIN YEDİ HARİKASI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-dini/dunya-dinleri/220.html" title="Eski Mısır Dini">Eski Mısır Dini</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-2/tarihin-eski-uygarlik/152.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/bergama/tarihin-eski-uygarlik/58.html" title="Bergama">Bergama</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/kitaplarim-zarathustra/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/ahamenis-imparatorlugu/922.html" title="Kitaplarım &#8211; Zarathuştra">Kitaplarım &#8211; Zarathuştra</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/hititler-hitit-devleti-hitit-uygarligi/tarihin-eski-uygarlik/440.html" title=" HİTİTLER, HİTİT DEVLETİ (HİTİT UYGARLIĞI)"> HİTİTLER, HİTİT DEVLETİ (HİTİT UYGARLIĞI)</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-pramitleri/tarihin-eski-uygarlik/396.html" title="Eski Mısır Pramitleri">Eski Mısır Pramitleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/sfenks-horus-ve-misir-in-gizemleri/tarihin-eski-uygarlik/57.html" title="Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri">Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/arkeoloji-kitaplari/tarihin-eski-uygarlik/55.html" title="ARKEOLOJİ KİTAPLARI">ARKEOLOJİ KİTAPLARI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/termessos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/50.html" title="Termessos Antik Kenti">Termessos Antik Kenti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misir/tarihin-eski-uygarlik/19.html" title="Mısır">Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunan-tiyatrosu/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/909.html" title="Antik Yunan Tiyatrosu">Antik Yunan Tiyatrosu</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dunyanin-eski-yedi-harikalari/tarihin-eski-uygarlik/387.html" title="DÜNYANIN ESKİ YEDİ HARİKALARI">DÜNYANIN ESKİ YEDİ HARİKALARI</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2011. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/ahamenis-imparatorlugu/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/911.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/ahamenis-imparatorlugu/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/911.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/ahamenis-imparatorlugu/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/911.html&amp;title=Ahameniş İmparatorluğu">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/55" rel="tag">55</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/auto" rel="tag">auto</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/babil" rel="tag">babil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk-iskender" rel="tag">Büyük İskender</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devlet" rel="tag">Devlet</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devri" rel="tag">Devri</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" rel="tag">dini</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/edebiyat" rel="tag">edebiyat</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/esmi" rel="tag">esmi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/guzel" rel="tag">güzel</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/hindistan" rel="tag">Hindistan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/imparatorluk" rel="tag">İmparatorluk</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/indir" rel="tag">indir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mimari" rel="tag">Mimari</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mimarisi" rel="tag">mimarisi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" rel="tag">Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ordu" rel="tag">Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/part" rel="tag">part</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sanat" rel="tag">Sanat</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tanrilari" rel="tag">Tanrıları</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" rel="tag">Tapınak</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarihi" rel="tag">tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/ahamenis-imparatorlugu/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/911.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antik Yunan Tiyatrosu</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/antik-yunan-tiyatrosu/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/909.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/antik-yunan-tiyatrosu/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/909.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jun 2011 16:23:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Yunan Taırıhı]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[amdan]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[antik yunan]]></category>
		<category><![CDATA[Aristoteles]]></category>
		<category><![CDATA[auto]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[başlıca]]></category>
		<category><![CDATA[bedava]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük İskender]]></category>
		<category><![CDATA[çın]]></category>
		<category><![CDATA[değişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[ıkı]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[izle]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[rom]]></category>
		<category><![CDATA[Roma]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sek]]></category>
		<category><![CDATA[sir]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan]]></category>
		<category><![CDATA[yunanistan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=909</guid>
		<description><![CDATA[Siyasal ve Toplumsal Ortam - ( İ.Ö. VII.yy.) Aiskhylos’un doğmasından yüz yıl kadar önce Atina’nın soylu aileleri içinden bir kaçı (belki de Tanrı’dan geldiklerine gerçekten inandıklarından) siyasal gücü yalnız kendi ellerinde tutmak istiyorlardı. Ama yapamadılar; günün birinde, iki tekerlekli savaş arabalarından kılıç sallayan bu soyluları, iyi silahlanmış çiftçiler alaşağı edince egemenliklerini yitiriverdiler. - Kent devletlerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Siyasal ve Toplumsal Ortam<br />
- ( İ.Ö. VII.yy.) Aiskhylos’un doğmasından yüz yıl kadar önce Atina’nın  soylu aileleri içinden <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bir">bir</a> kaçı (belki de Tanrı’dan geldiklerine  gerçekten inandıklarından) siyasal gücü yalnız kendi ellerinde tutmak  istiyorlardı. Ama yapamadılar; günün birinde, iki tekerlekli savaş  arabalarından kılıç sallayan bu soyluları, iyi silahlanmış çiftçiler  alaşağı edince egemenliklerini yitiriverdiler.<br />
- Kent devletlerinin yönetimlerinin sürekli olmamasına bir neden;  devleti yönetmekte kendini en yetkili sayan kişilerin durmadan birbirini  devirip tiran olmalarıydı. Bir tiran genellikle, alt sınıfların içinde  bulundukları duruma olan hoşnutsuzluk duygularını kullanıp onların  yardımıyla yönetimi ele geçirdikten sonra en önce onları ezmekte  gecikmeyen, aç gözlü bir soylu olurdu. Tiran, yanında para ile tuttuğu  askerleri ona bağlı kaldıkları sürece mutlak gücü olan bir kimseydi. O  kent devletinin yasasıyla başa geçtiği halde , başa geçtikten sonra  kendini o yasanın üstünde sayardı. Bunun için de birisi ondan kendi  adına hesap soruncaya kadar istediğini yapardı.<br />
- İ.Ö. 560 yılında başa geçen Peisistratos, sosyal adalet duygusu olan,  zorbalığı sevmeyen biriydi. İki kez sürgüne gönderildi.,yeniden  geldi,çevresinde iyi bir askeri güç toplayarak ülkeyi on yıl yönetti.  Soylu,tüccar ve köylü sınıflarını ekonomik yönden birbirine daha yakın  duruma getirebilmek için köylüye toprak dağıttı. Ticareti destekledi ve  devlet ekonomisini düzeltti.<br />
Dionysos’a olan tapınmayı bütün gücüyle destekleyerek kültür yaşamının  halk arasında yaygınlaşmasına çalıştı. <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with büyük">Büyük</a> Dionysos şenliği ile <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with büyük">büyük</a>  tragedyaların yazılmasına yol açmış oldu.<br />
İ.Ö. 527 yılında Aiskhylos’un doğumundan iki yıl önce öldü. v Ardından  yönetime oğlu Hippias geçti. Babasının tersine ülkeyi alışılmış bir  tiran olarak yönetti.<br />
İ.Ö. V.yy. ortalarında Atina’nın yönetimi yine düzeldi. 0 yıldan fazla  Atina’yı yöneten Perikles aranan bir demokratik düzen kurdu. Bu düzenin  bir sonucu olarak yöneticiler halk arasından seçilmeye başlandı ve halk  kendi içinden seçtiği yöneticilerini daha iyi denetleme yoluna gitti.<br />
Sophokles’in bugün elimizde kalan yedi oyunundan dördü, Euripides’in iki ya da üç oyunu bu sıralarda yazılmıştır.<br />
Atina devleti sınıflı bir toplumdu: En üstte; Kentin siyasal yaşamına  katılma hakkı olan vatandaşlar ( bu doğuştan kazanılan bir haktı)<br />
Ortada; Metekler ( yani o kentte oturan ve ticaret yapan yabancılar) En  altta; Köleler ( köleler savaş esirleri olup daha çok Lavrium’daki gümüş  madenlerinde çalıştırılırlardı.)<br />
Demokrasi olmasına karşın kölelik&#8230; ( Bu, o dönemde herkese, hatta kölelerin kendilerine bile doğal gelen bir durumdu.)<br />
<a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/aristoteles" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Aristoteles">Aristoteles</a> bile insanların değer yargılarını; erkek,kadın,köle olarak  saptıyordu. İ.Ö.V.yy. bitiminde halk daha bilinçli duruma geldi.  Tanrılar, kurbanlar,kahramanlar,öçler ve heyecan verici olağanüstü  olayların yerini tiyatro yapıtlarında daha gerçekçi durumlar aldı.</p>
<p>ATİNA’DA DİONYSOS ŞENLİKLERİ</p>
<p>Hem dinsel kaynaklarıyla hem de kent gelenekleri bakımından, tiyatro  Atinalıların yaşamında önemli bir yer tutuyor. Ama gündelik bir iş  değil, her yıl belli günlerde oynanıyor.<br />
Dionysos adına yapılan şenliklerden biri:<br />
Buna Lenaea deniyor. Ocak sonuyla Şubat başında yapılıyor. Daha eski  olan bu şenlikte önceleri trajediler oynanırmış, sonradan yalnızca  komediler oynanmaya başlanmış.<br />
İkinci şenlik Mart sonu Nisan başında yapılıyor. Buna Büyük Dionysia ya  da Kent Dionysia’sı deniliyor. Aiskhylos ile teki ünlü Yunan yazarları  bu ikinci şenliğe katılırlardı.<br />
Başlangıçta tiyatro oyunlarını seyretmek isteyenlerden para alınmıyordu.  Sonraları az bir para alınmaya başlandıysa da o parayı ödeyemeyecek  kadar yoksul olanlara bedava bilet dağıtılırdı.<br />
Oyuncuların ücretlerini devlet verirdi. Her oyunun sahneye konması,  oynanması için gereken masrafları zengin vatandaşlardan biri üstüne  alırdı. Buna CHOREGUS denirdi.<br />
Kent Dionysia’sı 5 ya da 6 gün sürüyordu.<br />
- Birinci gün; kayık biçimi arabası içinde Dionysos rahibinin önderlik  ettiği bir olay düzenleniyor tanrının heykeli tapınaktan alınıp tiyatro  alanına götürülüyor, kurbanlar kesiliyor. Alay sona erince sporcuların  yarışları,oyunlar,çeşitli eğlenceler başlıyordu.<br />
- İkinci, kimi zaman da üçüncü günleri Dithyrambos yarışları doldururdu.<br />
- Son üç gün, yıllık armağanlara aday gösterilen tiyatro oyunlarınındı.  İ.Ö. V. Yüzyılda bu 3 günün her biri bir yazarın yapıtına ayrılırdı. Üç  trajedi bir satir oyunu.<br />
- Aiskhylos çoğu zaman teatralogy ( birbirine bağlı dört oyun) ya da trilogy (birbirine bağlı üç oyun)<br />
- Sophokles ile Euripides ise her yıl dört değişik konuyu işlemekten hoşlanırlardı.<br />
- Her yıl yarışmaya katılacak üç oyun yazarını ARCHON denilen bir yüksek  memur seçerdi. Yarışmalardan sonra eleştiri başlar. Seçimle kurulmuş  olan büyük yargıçlar kurulundan kura yoluyla küçük bir yargıçlar kurulu  ayrılır,yıllık armağanları o kurul verirdi.<br />
- İlk trajedi yarışmalarından sonra Atina kentinde komedi yarışmaları  düzenlenmeye başlandı. Önceleri bu işe bir gün ayrılırdı. Çeşitli  yazarların beş komedisi birbiri ardına oynanırdı. Sonraları her gün  trajedilerin arkasından bir de komedi oynamak yoluna gidilirdi.<br />
- Bu iki şenliğin yanı sıra üçüncü bir şenlik daha vardı. Her yıl Aralık  ayında Atina’ya bağlı illerde yapılan bu şenliğe KIR DİONYSİA’sı  deniyordu. Bu şenlikte <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yeni">yeni</a> yazarlar denenir. Atina kenti içindeki  Dionysos törenlerinde armağan kazanmış oyunlar tekrarlanırdı.</p>
<p>İLK DRAMATİK YARIŞMALAR</p>
<p>- İ.Ö. 534 yılında Peisistratos Atina’da ilk tragedya yarışmasını düzenledi.<br />
- Bu yarışmada İkarya’lı Thespis birinci oldu.<br />
Bu yarışmaya getirdiği yenilik; o zaman kadar alışagelinmiş koroyla söylenen ezgilere bir de solist eklemiş oluyordu.<br />
Thespis, kendisi korodan ayrı olarak ezgisini söylüyordu ve böylece ilk kez konuşma, tiyatronun ilk oyuncusu doğmuş oldu.<br />
- İlk kadın maskelerini oyuna getiren Koerilios’tu. Yarışmalardaki  başarısını daha çok satir oyunlarında kazandığı söyleniyordu.<br />
İyi bir üslubu olduğu söyleniyordu. Thespis’ten sonra bu yarışmayı on üç  kez kazandığı söyleniyor. Ancak elimize hiçbir oyunu geçmemiştir.<br />
- Satir oyunu türünü bulan; Pratinas’tı. Yazdığı 50 oyundan 32’si satir oyunuydu.<br />
- Bir kadın karakteri ilk kez Frinikos oyuna soktu. Kendi döneminde çok  saygı duyulan bir yazardı.Aristophanes şiirlerini övmüş ama oyun  kişilerini ortaya çıkarışını alaya almıştı oyunlarında.<br />
Kadın karakterler erkek oyuncular tarafından oynanıyordu.</p>
<p>BİR TANRIYA ÜÇ ÇEŞİT OYUN</p>
<p>Yunan tiyatrosunda üç çeşit oyun vardı: Dionysos adına düzenlenen dramatik yarışmalara 3 çeşit oyunla katılırdı yazarlar.<br />
- Yüceltilmiş kahramanlık öyküleri anlatan, kişilerin arasına tanrıları da alabilen trajediler.<br />
- Kahramanlık öykülerini gülünçleştiren , açık saçık hareketlere düşkün  bir satir korosu olan satir oyunları (tragedya ile yakından  ilintiliydi.)<br />
- Baş karakterleri tanrılar korosu da; teke ayaklı satirlerdi.<br />
- Konularını günlük yaşamdan alan komediler. Yunan trajedilerinin, satir  oyunlarının , komedilerinin hem şarap hem de bereket tanrılarıyla  ilgili yanları pek çoktur. Bu üç çeşit oyunda belli zamanlarda yapılan,  bütün kenti ilgilendiren dinsel törenler de oynanırdı.<br />
Her üçünde de sahneleri birbirine bağlayan, sırasında sahneye giren bir koro vardı. Üçü de ölçüyle şiir olarak yazılırdı.<br />
Üçünde de maske kullanılırdı. Üçünün de bereket,bolluk,çoğalma  düşünceleriyle ilintisi olduğu gerçekti.Dionysos törenlerinde oyun  yerinin ortasında Dionysos heykelinin durduğu biliniyor. Dionysos  öyküsünün her yıl ölüp yeşeren doğanın öyküsü, bolluğun, bereketin,  doğurganlığın öyküsü olduğu ilk komedilerdeki oyuncuların taktıkları  phallusların (erkeklik organı) doğadaki çoğalma gücüyle ilgili olduğu  açık.</p>
<p>TRAGEDYA</p>
<p>Yunanca tragoidia’dan gelir.Tragos(keçi) ve oidie(türkü) sözcüklerinin  birleşmesiyle “ keçilerin türküsü” anlamında kullanılır. Tragedya türü,  tragosların şarkılarından doğdu. <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik-yunan" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with antik yunan">Antik Yunan</a> tiyatrosunun tanımını ilk  kez İ.Ö. 300 yıllarında Poetika adlı eseriyle Aristoteles yapmıştır. Ona  göre; tragedya ahlaki yönden ağırbaşlı,başı ve sonu olan, belli bir  uzunluğu bulunan bir hareketin taklidi idi. Tragedyanın ödevi, seyirciye  acıma ve korku duyguları aşılayarak “ruhu tutkulardan arıtmaktı”.<br />
Tragedyanın konu kaynağı efsanelerdi. Efsaneler geleneksel bir süsleme  sanatı gibi tekrarlanmanın batağına tam düşecekken , dram sanatı bu  efsanelere yeni bir soluk getirdi ve geniş bir ufuk açtı, çünkü  efsanelerde idealize edilerek ya da süslenerek anlatılan olaylar ve bu  olaylar içindeki kahramanlar, dram sanatı yoluyla Atina halkının  özelliği ve tavrı oluverdi. Efsaneler yoluyla önemli gerçekler üzerinde  duruldu. Grek tragedyasının özellik gösteren düşünce düzeylerinden  birisi, bugün bize yabancı kalan, gururlanma günahı ve bu günahın  kaçınılmaz cezasıydı. Grekler bu cezayı tanrıça Nemesis’e bağlarlardı.  Nemesis, başarıları ve zenginlikleri yüzünden tanrıları unutan  insanların kırbacı, onları cezalandıran bir yüce güçtü. Grek seyircisi  için hiç bir şey, gurur kadar kahramanın kötü bir duruma düşmesindeki  acıya gölge düşüremezdi. Grek tragedya yazarları, oyunlarında tekrar  tekrar günah-ceza kavramlarım üzerinde dururlardı. <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with antik">Antik</a> tragedyadaki  günah kavramı bugünkünden değişikti, bazen günah hafif olur,unu tulurdu;  bazen de günahı işleyen cezaya çarptırılan değil, onun babası ya da  atası olurdu. Tragedya kahramanları günahlarından dolayı vicdan azabı  çekmezlerdi.</p>
<p>GREK TRAGEDYASININ YAPISI</p>
<p>Konuşmalı ve şarkılı bölümlerle kuruludur. Konuşmalı bölümler üçe ayrılır:<br />
Prolog, yani başlangıç. Koronun ortaya çıkmasından önce söylenen  bölümdü. Oyun üzerinde bazı açıklamaların yapıldığı yerdi. Bu bölüm  yalnız bir kişi tarafından seyirciye doğru söylenirdi. Bir çeşit  anlatıcının bölümü. Bu başlangıç bitince koro oyun alanına girer ve oyun  bitinceye kadar kalırdı.<br />
Epeisodion’lar: Bunlar koronun şarkıları arasındaki bölümlerdi. İ.Ö. V.  YY. dan itibaren her oyunda üç epeisodion’un olması bir kural durumuna  gelmiştir.<br />
Eksodos: Tragedyanın bitişiydi. İlk dönemlerde koronun dışarı çıkması  sırasında söylenen lirik bir şarkıydı. Bu bölümlerde tragedyanın başı,  ortası ve sonu, yani bugünkü terimlerle ,serim bölümü,gelişim<br />
( çatışam,düğüm) bölümü ve çözüm bölümü ortaya çıktı. Koronun söylediği  lirik parçalar iki çeşitti:Parados: Koronun içeri girerken söylediği  şarkılar<br />
Stasima: Epeisodionlar arasında söylenen lirik parçalardı. Grek  tragedyası dinsel bir tören niteliği taşıyordu. Ayrıca bir tiyatro  oyunundan çok operaya ya da müzikli oyuna yakındı. Tragedyalardaki  dinsel hava seyirciyi etkilerdi.<br />
Antik tragedya ile iki düzeyde gelişirdi seyirci; oyun kişileriyle  kişisel duyguya yönelirdi, koro ise bu kişisel duyguyu genelleştirir ve  dinsel bir hava içine sokardı. Grek tragedyasının anahtarı, seyircide  kişisel duygunun dinsel bir duyguya doğru gelişmesiydi.</p>
<p>ESKİ KOMEDYA</p>
<p>Bu tür İ.Ö. 486 yılında Dionysos adına düzenlenen şenliklerde  filizlendi. Yunancada komodia,komos şarkısı anlamına gelir. Komos ise  curcuna cümbüştür. Bir çok yerlerde,bağ bozumu şenliklerinde kaba  güldürüler oynanırdı. Ayrıca sepetler içinde Dionysos’a adanacak  kurbanlar taşınır ve üremeyi, bolluğu simgeleyen heykel büyüklüğünde bir  phallus geçit töreninde yer alırdı.<br />
Komedya, Dionysos’a düzenlenen eğlence ve kutlama törenlerinden  doğmuştur. Sicilya’da Aiskhylos’un çağdaşı olan Epikarmos ilk  komedyaları yazmıştır.<br />
2 kişi arasındaki konuşmalara dayanan “mimos ”güldürü türü Sicilya’da  ortaya çıktı. Komedya insanların coşkun ve gülünç yanlarını dile  getirirdi. Komedyada herşey bir karikatür anlayışı içinde ele alınır.  Toplumsal , siyasal her türlü olaylar karikatürün çizgilerindeki ekonomi  içinde verilirdi.<br />
Komedya yazarı, herkesi ve herşeyi olaya alacak özgürlüğe sahipti. Taşlanması gerektiğine inandığı herşey onun hedefi olurdu.<br />
Atina’da devlet, bu özgürlüğü kısıtlamak şöyle dursun bu oyunların  oynanması için ödenek ayırırdı. Bunun için de eski komedya türü, Atina  demokrasisinin parlak dönemlerinde olgunlaşmış, demokrasi düzeninin  gerilemesi ile birlikte o da gerilemiştir.</p>
<p>KOMEDYALARIN YAPISI</p>
<p>Prologos: Oyunun genel görüntüsünü özetleyen bir sahne vardı, iki oyuncu  arasında geçerdi;oyuncular burada oyun başlamadan önceki durumu ve  olayların geçeceği çevreyi seyirciye tanıtırlardı.<br />
Parodos: Giriş şarkısını söyleyen koro oyun alanına çıkardı. Bu koro 24  kişiydi ve tiyatroya her iki yandan on ikişer kişiyle girerlerdi.  Tragedya korosundan çok değişikti; giyinişleri abartılmış, gülünç ve  hareketleri olağanüstü ayrıca gürültülüydü. Koro oyun biten kadar  sahnede kalırdı.<br />
Agon: Bu sahnede, düşünceleri birbirine karşıt iki oyuncu birbiriyle  tartışmaya girer, çatışırlardı. Bu bölümün sonunda tartışmayı yürüten  oyunculardan biri üstün çıkardı.<br />
Parabasis: Oyuncular çıktıktan sonra koro seyircilere doğru ilerler ve  onlarla konuşurdu. Bu bölümde yazar koro yoluyla seyirciler arasında  oturan kişilerle atışırdı.<br />
Eksodos: Komedyanın bitiş bölümüydü. Koro şarkısını söyler ve çekilirdi.</p>
<p>ORTA KOMEDYA</p>
<p>Grek komedyasının birinci evresi (eski komedya) ile ikinci evresini  (orta komedya) birbirinden kesinlikle ayıran bir sınır yoktur. İ.Ö. 425  ile 330 tarihleri arasındaki süre içinde varolan orta komedya  eserlerinde kişisel ve siyasal taşlama hemen hemen yok gibidir. Doğal  olarak bu komedya türünde parabasis bölümü bulunmaz. Bu evredeki  oyunlarda koro önemini yitirmiştir. Çünkü devlet bu oyunlara artık  koroyu besleyecek ödeneği ayıramayacak duruma gelmiştir. Bu dönemde töre  komedyasına doğru bir yöneliş başlamıştır. Orta komedyanın en önemli  yazarı Antifanes’tir. Kaba çizgili aşk konusunu komedyaya getirmiş  olmakla tanınır. Diğer bir önemli yazarı da Aleksis’tir.</p>
<p>YENİ KOMEDYA VE MENANDROS</p>
<p>Yeni Komedya; Büyük İskender zamanında ,aşağı yukarı İ.Ö. 330  tarihlerinde ortaya çıktı ve Makedonyalıların Yunanistan üzerindeki  egemenliği boyunca sürdü.<br />
Bu komedya ile eski komedyada görülen grotesk giysiler kayboldu. Eski  komedyanın karikatür tipleri ve mitolojik kişileri de yok oldu.<br />
O dönemde kullanılan günlük giysiler oyunlarda kullanıldı. Çok seyrek  olarak bazı maskeler kullanıldı, ancak genellikle maskeler de gerçekçi  bir görünüş aldı.<br />
Atina’nın siyasi durumu oyun yazarlarını ortalama vatandaşın günlük  sorunlarına, kişisel dertleşmelerine itti. Yöneticileri taşlamak,  siyasal alanda herhangi bir düşünceyi ileri sürmek olanaksızdı. Para ve  aşk başlıca temalar oluverdi. Aile yaşamı yazarların üzerlerinde  durdukları bir konu durumuna geldi.<br />
Yeni Komedyanın yazarları içinde en belli başlıcaları Filemon,Difilos,Poseidippos, Apollodoros ve özellikle Menandros’tu.<br />
MENANDROS – İ.Ö. 342-292 Gözlemi ve oyun kişilerini yaratmadaki ustalığı  ile övülen Menandros yüzün üzerinde oyun yazmış, sekiz oyunuyla  komedyada büyük ödülü kazanmıştır.<br />
Toplum hayatı ve kültür konularıyla ilgilenmiştir. Yaşadığı şehrin  insanları onu çekiyordu, bu insanları o, büyük bir dikkatle inceledi ve  oyunlarına getirdi.<br />
Komedyaları gerçekçi idi. Mizahı burjuva seyircisinin gülümsemesi  içindi. Euripides’ten etkilenmişti. İki önemli noktada onun etkisinde  kaldı. Bunlardan biri, koronun geri düzeye atılıp kişileştirmeye verilen  önemdi, böylece insan ve insan ilişkileri üzerinde düşünceyi getiren  etkili bir tartışma ortamı yaratabiliyordu. İkincisi, Euripides’in insan  üstü kahramanlar yerine gerçek insanı; olağanüstü ve ülkücü düşünceler  yerine olağan ve yararlı düşünceleri, aşırı duygulu tragedyalar yerine,  düşünceyi ön plana lana dramı seçmesi, ondan sonra bir çok yazarı  etkilemiştir.</p>
<p>Menandros oyunlarını, Aristophanes’le karşılaştırdığımızda 4 önemli fark ortaya çıkar.<br />
1. Eski komedyada izlenen parabasis bölümü tamamen ortadan kalktı.<br />
2. Koronun görevi hemen hemen yok oldu.<br />
3. Konuşma örgüsü yine manzum olmakla beraber araya curcunabazların şarkıları ve dansları eklendi.<br />
4. Euripides’in başlattığı prologs ( ön oyun) ya ilk başa ya da 1. sahneden sonra kullanılmak üzere komedyaya sokuldu.<br />
Herşeyden çok kadın ile erkek arasındaki aşk temasını işledi.  Oyunlarında, para ve saygıdeğerlilik mutlu son için yeterli şartlardı.  Yeni komedyanın ahlakçı olduğu söylenemez. ESERLERİNDEN BAZILARI:  Kahraman,Adamcıl, Samoslu Kız Kırık Saçlı Kız, Yargı.</p>
<p>TİYATRO TEKNİĞİ</p>
<p>Koro ve Oyuncu: Koro ile oyuncunun gelişimi birbirine paraleldir.  Dionysos şenliklerinde Dithyrambos okuyan korolar ellişer kişiydi. İ.Ö.  487 yılında koro on iki kişiye indi. Bunun bir nedeni, bir gösteride  dört oyun ( 1 tragedya 1 satir) birden oynanma geleneği olabilir. Ayrıca  50 kişilik bir koro çok masraflı olduğu kadar, kalabalık bir koroyu  çalıştırmak da çok zordu.<br />
Koronun bütün temsil boyunca oyun yerinde kalması gerekiyordu, bu  yazarlar için önemli bir sorundu. Koronun sürekli oyunda kalması ,  seyirciyi inandırıcı bir duruma gelmesi gerekiyordu.<br />
İlk dönemlerde koronun çeşitli görevleri vardı. Koro, oyundaki acı  olaylara ayna tutan, onları yorumlayan bir araçtı. Bir de oyunu 5 bölüme  ayırıyordu.<br />
Oyuncuların usta olmaları ve seslerini çeşitli rollere göre değiştirip  ona göre hareket etmeleri gerekiyordu, çünkü bir oyuncu maske takarak  çok sayıda oyun kişisini, bu arada kadını da canlandırıyordu.<br />
Oyuncuların çok güzel şarkı söylemeleri ve gerektiğinde dans  edebilmeleri önemliydi. Yüzlerindeki ifadeleri değişmeyen maskelerle  ifade esnekliğini, inandırıcı hareketleri getirmesi gerekiyordu  oyuncunun. Halk, oyuncuları Dionysos’un hizmetkarları sayıyordu. Bu  sanatçılar askere alınmazlardı. Ayrı bir yerleri vardı toplumda. Hatta  sırasında elçilik göreviyle önemli bir yere gönderilirlerdi.</p>
<p>Kostüm ve Maske:</p>
<p>Tiyatroda kullanılan esas kostüm KİTON’du ; boyundan ayak bileklerine  kadar dökülüyordu. Günlük yaşamda giyilen bir kostümdü; ancak  tiyatrodaki bu kostüm diğerlerinden birkaç noktada ayrılıyordu.<br />
Grekler kadınsı görünüşte olabilir korkusuyla kolsuz kiton giyiyorlardı,  oysa tiyatrodaki kostümün bileklere kadar uzanan kolları vardı.<br />
Günlük giyinişte, bele bir kemer konuyordu. Oysa tiyatroda göğsü altından bir kuşak sarılıyordu.<br />
Günlük yaşamdaki kiton, beyaz ya da düz renkliyken, tiyatro kostümünün  üstüne biçimsel süsler ya da hayvan resimleri yapılıyordu, bu süsler de  renk renkti.<br />
Kiton’un üzerine bir pelerin atılırdı,uzunsa HİMATİON, kısaysa KLAMOS adını alırdı. Bunlar da parlak renklerle süslenirdi.<br />
Renkler simgesel olarak kullanılıyordu. Koyu renkler acıyı, açık renkler  sevinci simgeliyordu. Kraliçeler mor rengin egemen olduğu kostümler  giyiyorlardı. Böylece daha ilk başta renklerle oyun kişilerinin  karakterleri de ortaya konmuş oluyordu.<br />
Oyuncular, boylarını yükseltmek için ayaklarına KOTHORNOS adı verilen  yüksek tahta nalınlar giyerdi. Bunlara bazı yerlerde embates ya da  okribas denirdi. Bu nalınların yüksekliği oyun kişisinin önemine göre  alçak olurdu.<br />
Oyuncunun görünüşünü abartmak için ONKOS denilen maskenin üzerine  giyilen bir çeşit peruka ya da baş süsü kullanılırdı. Böylece oyuncunun  boyu iki metrenin üstüne çıkardı. İnce uzun olmasınlar diye oyuncular  yastıkla genişletilirdi. Bu kostüme KOLPOMA adı verilirdi.<br />
Tek bir oyuncu maske değiştirerek çeşitli rolleri oynayabiliyordu.  Maske, oyuncunun yüzünden büyük olduğu için, onbeş –yirmibin kişilik  tiyatronun arka sıralarından da görünmeyi sağlıyordu.<br />
Maskelerin büyük, açık ağzı oyuncunun sesini büyütebileceği bir megafon  biçiminde yapılıyordu. Maske ifade kadar sesi de büyütüyordu.<br />
Maskelerin yapıldığı malzeme,bez, tahta mantardı. Tragedyada 30 çeşide  varan maske vardı. Orta,yaşlı ve ihtiyar adam maskeleri altı, delikanlı  ve genç erkek maskeleri sekiz, uşak maskeleri üç ve kadın maskeleri on  bir çeşitti.<br />
Bunlardan ayrı olarak; tragedya ile komedya da efsane kişilerini  göstermek için yapılan özel maskeler kullanılırdı. Boynuzlu Acteon, Kör  Fineus,Çok gözlü Argus gibi. Irmakları,saatleri,musikiyi ve öç duygusunu  gösteren maskeler de yapılırdı.<br />
Somation:Komedyada kostümlerin altını doldurup gülünç görüntü vermek.  Komedya oyuncularının kostümü kısaydı ve arkadan ,önden de doldurulunca  yusyuvarlak bir görünüm alırdı. Bacaklarını saran, daracık ( bazen ten  renginde ,bazen süslü) bir triko giyerlerdi. Bir de abartılmış phallus  takarlardı. Komedya oyuncuları onkos kullanmazlar ama çeşitli maskeler  takarlardı. Maskeler komedyada belirli tipleri ortaya çıkarmış ve bu  tipler önce Roma komedyasına daha sonra Rönesans’ta, halk tuluat  tiyatrolarına kadar etki etmiştir.</p>
<p>SAHNE TEKNİĞİ</p>
<p>Tiyatro binaları, açık hava yapıları olmakla birlikte, buralarda sahne  gereçleri, makineler ve dekor da kullanılıyordu. Oyun yerinin gerisinde,  ortadaki daha geniş olmak üzere , 3 kapı vardır.<br />
Ortadaki geniş kapıdan oyunun kahramanı, daha doğrusu kral, tiran gibi  ülkeyi yöneten kimseler girer çıkarlardı. Sağdaki kapıyı ikinci oyuncu,  Soldakini de daha küçük rolü olan 3 oyuncu kullanırdı. Bu kapılar esas  binaya açılırlardı. Binanın iki kanadına uzanan paraskenia adını alan  koridorların biri kent merkezine, öbürü ise kentin kenar mahallelerine  giden yola açılırlardı. Bu kapılar aynı zamanda değişik sahnelerin  gösterilmesine yarardı. Özellikle ortadaki geniş kapı, bir iç sahne  görevi görürdü. PİNAKES adını alan boyalı panolar kullanılırdı. Bunların  oyunun konusu ile ilintili işlevi vardı. Dekor konusunda periaktoy  adını alan, ekseni çevresinde dönen büyük prizma panolar vardı. Bunların  her yüzüne değişik bir sahnenin görünüşü boyanırdı. Sahne değişimi, bu  prizmaların ekseni çevresinde dönmesiyle sağlanırdı.<br />
Ekkuklema: Yarım daire biçiminde bir yükseltiydi, bu yükselti kapılardan  sığacak büyüklükteydi ve ek sahneler, taht salonu bu yükselti üzerinde  gösterilirdi.<br />
Eksostra: Tekerlekli bir yükseltiydi, ama ilkinden daha alçaktı, bunun  üzerinde de bazı kısa sahneler oynanır ya da ölmüş olan bir kimsenin  durumu gösterilirdi.<br />
Mechane: Skene’nin sol yanına konulan küçük ve ilkel bir vinçti. Bu  vinçle tanrılar indirilip çıkarılırdı. Theolopeion: Mechane’nin görevini  yapan, biraz daha değişik bir araçtı. Bazı kimseler bunun tanrıların  durduğu bir üst yükselti olduğunu söylemektedirler.<br />
Keranos: Bir vinçti,sahne üzerindeki cesetleri kaybetmede kullanılırdı.  Ayoram: Askı makinesi, tanrıları havada göstermek için kullanılırdı,  bunun mechaneden ayrıcalığı iplerinin gözükmeyişiydi.<br />
Krada: Sözlük anlamı, “incir dalı” dır. Komedyada kullanılan vinçti.  Skope: Garip bir araçtı, oyun düzenini hazırlayan kimsenin (  didaskolos’un = eğitmenin) temsili seyrettiği yerdi. Fruktorian:  Gözetleme kulesiydi. Distepia: İkinci kat anlamına gelir. Oyuncuları,  temsili seyrettikleri, binanın çatısıydı.<br />
Keraunoskopeyon: Yıldırım makinesiydi. Bronteyon: Gök gürlemesi sesi  veren araçtı. Karon Basamakları: Oyun yeri olan orkestranın zemininden  oyun yerinin altına inen basamaklardı. Buradan hayaletler ya da yer altı  tanrıları çıkardı.<br />
Anapiesmata: Mekanik olarak ruhları yeryüzüne çıkaran ilkel bir asansördü.</p>
<p>TİYATRO YAPILARI:</p>
<p>1. Klasik Dönem Tiyatro Yapısı<br />
Koro, hem tragedya, hem de komedya için en önemli dramatik öğeydi, bunun  için de çok geniş bir oyun yerinin yapılması şarttı. Tiyatro sanatının  yönünü din tayin ediyordu ve bunun için de çok sayıda seyirciye  yönelmesi gereken oyun yerleri gerekiyordu. Halkın rahatça  seyredebileceği bir dağın eteği ve oyunun oynanacağı bir düzlük, seyir  olanağını artırmak için de oyun yerinin bir daire biçiminde olması  gerekiyordu. Buna orkestra deniliyordu. Oyun yerinin ortasına da Tanrı  Dionysos’a adakların yapılacağı bir sunak yapıldı. Bu ilkel gösterilerin  yeri, zaman geçtikçe gelişmeye başladı. Önce bayıra, seyircilerin daha  oturabilmesi için tahta sıralar yapıldı. Oyun yerinin arkasına ise;  oyuncuların kostüm değiştirebilmeleri için önce bir tente, sonar bir  çadır, daha sonra da ahşap kulübeler kuruldu. İ.Ö. 499 yılında büyük bir  kaza oldu ve tahta sırlar çöktü. Bunun üzerine seyir yeri taş  sıralardan yapılmaya başlandı. Oyunun daha iyi görülebilmesi için de taş  sıralar daire biçimindeki orkestranın yarıçapını saracak yolda yanlara  doğru da genişletildi. Böylece klasik dönem tiyatro yapısının son biçimi  ortaya çıktı. Daire biçiminde bir oyun yeri, ortada bir sunak ve yine  yarım daire biçiminde oyun yerini saran seyirci yeri. İ.Ö. 465  tarihlerinde yapılan tahta skenenin yerini böylece İ.Ö. 425’te alt kısmı  taştan bir yapı aldı. Taştan yapılan skene daha ayrıntılı bir yapıydı.  İ.Ö. V.YY. sonunda skene iki katlı oldu. Üst kata episkenion adı  verildi. Burası sahne araçlarının ve vinçlerin kullanımı için  yapılmıştır.<br />
2. kat; birinci katın biraz gerisine yapılmış olduğu için 2. katın önü  “konuşma yeri” anlamına gelen logeion adını aldı. Tanrılar buradan  konuşurlardı.<br />
2. Hellenistik Dönem Tiyatro Yapıları Daha sonraki yüzyılda, oyuncular  için daha yüksek bir sahne yapıldı. Bu sahne orkestradaki koroyla olan  konuşmaları aksatmayacak yükseklikteydi. Hellenistik yapıların en güzel  örnekleri Türkiye’nin Ege havalisindeki Dilene ve Bergama tiyatroları,  Yunanistan’daki Epidauros Eretria,Oropos,Delos ve yeniden yapılan  Atina’daki Dionysos tiyatrolarıdır. Hemen hepsinin tam yuvarlak  biçiminde oyun yerleri vardır.<br />
3. Roma Dönemi Tiyatro Yapıları Roma Dönemi tiyatrolarının en önemlileri  Batı Anadolu’dadır. Bunlar Termesos, (Burdur havalisi) Magnesis (Manisa  yakını) Miletos (Söke)ve Efessos tiyatrolarıdır.<br />
Bu tiyatrolarda; Seyir yeri eskisi gibi kalmıştır. Oyun yeri tam  yuvarlak olma niteliğini yavaş yavaş kaybetmektedir. Skene, tam  yuvarlağı bir ucundan kesmektedir. Seyir yerindeki en alt sıra doğrudan  doğruya orkestra ile birleşmektedir.<br />
Skene, bugünkü sahnenin ilk biçimini almıştır. Orkestrayı kesen bölümün  bir bölümü bir buçuk metrenin üstünde bir yükseklikle ikinci bir oyun  yeri olması, arka planda 3 kapı ve sütunlar ortaya çıkmıştır. Grek  tiyatro yapılarını Roma tiyatro binalarından ayırt eden temel  özelliklerden biri,Grek yapılarının iki bölüm olmasıdır.<br />
SOPHOKLES ( İ.Ö. 497-406)Kolonos köyünde doğdu. On altı yaşlarında Pers  zaferini kutlayan bir törenin çocuk korosunda şarkı söyleyerek ve arb  çalarak sahneye ilk kez adımını attı. 28 yaşında, orta yaşlara gelmiş  Aiskhilos’un karşısına yarışmacı olarak çıktı ve kazandı.<br />
Atina devletinin siyasal yaşamında önemli roller oynadı, iki kez  devletin en yüksek makamı olan generalliğe atandı. Grek tragedya  yazarlarının içinde, gerçeği değil, ideali yani olanı değil, olması  gerekeni gösteren bir ozan olarak özellik kazanan Sophokles tragedyaya  üç oyuncuyu soktu.<br />
Koroyu on iki kişiden on beş kişiye çıkardı. Tragedyaya getirdiği en  ilgi çekici yenilik üçleme ve dörtlemelerde oyunların konuları  arasındaki bağı kaldırmış olmasıydı.<br />
Boyalı dekor panoları geliştirdi ve tragedyaya Frigyalıların musikisini  getirdi. Sophokles ile tragedya olgun <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sanat" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Sanat">sanat</a> biçimini aldı.</p>
<p>Sophokles geleneksel hikayeleri olduğu gibi uygular, bunları değerler ya  da ne kadar gerçekçi oldukları üzerinde durmadan oyunlarına konu  yapardı.<br />
Oyun kişilerini birer karakter yapısı içinde veren ilk yazardı. ( Oyun  karakterlerinde izlenen davranışlar, o karakterin kendi karmaşık  kişiliklerinden ileri geldiği kadar çevrenin etkisiyle de biçimlenirdi.)<br />
Sophokles’in korosu:Oyunun dramatik bölümlerini destekleyecek  biçimdeydi. Oyunun organik bir parçası olmuştu. Koro kahramanın trajik  yolunu daha da yoğunlaştırır ve anlamlandırır biçimde kurulmuştur.<br />
Ancak artık koro 2. deredeydi. Gerçekçi değildi ama insani en iyi anladığı için inandırıcı anıtlar yarattı.</p>
<p>ESERLERİNDEN BAZILARI:</p>
<p>Oidipus Kolonos’ta,Filoktetes Aias,Antigone,Kral Oidipus<br />
AİSKHYLOS ( İ.Ö. 525-456)Eleusis’te doğdu. Oyun yazarı olarak iki  oyuncuyu getirdi. ( Ancak Aiskhilos’tan önce <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Mısır">Mısır</a>’da birden fazla  oyuncu kullanmıştır. Grek yazarları bu işi, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Mısır">Mısır</a>’da daha önce  yapıldığını bilmeden ortaya çıkarıyorlardı.<br />
2. oyuncu ile koronun görevi azaltılarak oyuna bir esneklik sağlanmış  oldu. Persler, Tebai önünde Yedi Komutan ve zincirine vurulmuş  Prometheus’ta 2. oyuncuyu getirmiştir.<br />
Persler oyununda Darius’un hayali o dönemde bir yenilikti. Tiyatroda ilk  hayalet bu oyunda ortaya çıktı ve Aiskhylos’tan sonra gelen yazarlar  tarafından sık sık kullanıldı.<br />
Aiskhylos’un dili ağdalıydı, düşünceleri zor anlaşılabilirdi. Çağdaşları  bile onu zor bulurlardı. Onun önemi dinsel törenleri dram sanatına  yöneltmesiyle ortaya çıkıyordu.<br />
Din ve Ahlak sorunlarını vurgulayan Aiskhylos’un oyun kişileri kalıplaşmış özelliklerin temsilcileriydi.<br />
( Nefret,Gurur, Kızgınlık gibi&#8230;) Aiskhylos trajik bir yazardır ama  insan yaşamını trajik bulmaz; iyimserdir ve sonunda tanrıların herşeyi  düzelteceğine inanır.<br />
Oyunlarının tümünde dinsel bir tören havası vardır. Ele aldığı konulara  dolantılar sokmaz. Oyun kişileri karakter değil, duyguların ve  düşüncelerin temsilcileridir.<br />
ESERLERİNDEN BAZILARI: Yalvaran Kızlar,Persler, Tebai Önünde Yedi  Komutan, Zincire Vurulmuş Prometheus, Oresteio dörtlemesi bu dörtlemede  bir oyun kayıptır diğerleri ( Aqamemnon,Adak Taşıyanlar, Omenidler)</p>
<p>EURİPİDES ( İ.Ö. 485-406)</p>
<p>Zamanında çok garip karşılanan büyük bir kütüphaneye, böylece dünyanın  ilk tiyatro koleksiyonuna sahipti. Felsefe,şiir ve tiyatroya,çok  meraklıydı. Bireyci eğilimle gelişen kuşkuculuk onda yaratıcı yola  yönelmişti.<br />
Euripides antik Yunan geleneklerinden yeni gerçekler çıkarmıştır. O  zaman kadar olan alışkanlıkları ve töreleri soruşturmaya başlamış, Atina  halkının geleneğindeki insanlık dışı düşüncelere karşı durmuştur.<br />
Geleneğe karşı çıktığı noktalardan biri; Atina devleti içinde kadına  verilen değerdi. Akılcıdır, mantık yoluyla tartışmalara girer. Bu  tartışmaları da doğrudan doğruya seyirciye yöneltir. Mecazi anlamları  sevmez.<br />
Dram sanatına bugünkü anlamında prolog ve epilog bölümlerini  getirmiştir. Onun düşünce aşamasına oyun yazarları ilk kez Rönesans’ta  ulaşmıştır.</p>
<p>ESERLERİNDEN BAZILARI: Herakles’in Çocukları, Hippolitos Hekuba,  Andromak, Herakles’in Deliliği, Yalvaran Kızlar ( Oyunun adı  Aiskhylos’un oyunu ile aynı ama konusu değil ) , Troyalı Kadınlar,  Elektra, Medea</p>
<p><strong>Derleyen : Ebru GÜMAN</strong></p>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-dini/dunya-dinleri/220.html" title="Eski Mısır Dini">Eski Mısır Dini</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-2/tarihin-eski-uygarlik/152.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dunyanin-yedi-harikasi/tarihin-eski-uygarlik/63.html" title="DÜNYANIN YEDİ HARİKASI">DÜNYANIN YEDİ HARİKASI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/sfenks-horus-ve-misir-in-gizemleri/tarihin-eski-uygarlik/57.html" title="Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri">Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/kitaplarim-zarathustra/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/ahamenis-imparatorlugu/922.html" title="Kitaplarım &#8211; Zarathuştra">Kitaplarım &#8211; Zarathuştra</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misirda-sanat/tarihin-eski-uygarlik/255.html" title="Eski Mısır&#8217;da Sanat">Eski Mısır&#8217;da Sanat</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/buyuk-iskender/tarihin-eski-uygarlik/239.html" title="Büyük İskender">Büyük İskender</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-aztekler-ve-tanrilari/dunya-dinleri/222.html" title="Eski Aztekler Ve Tanrıları">Eski Aztekler Ve Tanrıları</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/yunanli-filozoflar/felsefe-tarihi/336.html" title="Yunanlı filozoflar ">Yunanlı filozoflar </a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dunyanin-eski-yedi-harikalari/tarihin-eski-uygarlik/387.html" title="DÜNYANIN ESKİ YEDİ HARİKALARI">DÜNYANIN ESKİ YEDİ HARİKALARI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/budizm/dunya-dinleri/217.html" title="Budizm">Budizm</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-yunan-hakkinda-bilgi/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/yunan-dinleri/203.html" title="Eski Yunan hakkında bilgi">Eski Yunan hakkında bilgi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/arkeoloji-kitaplari/tarihin-eski-uygarlik/55.html" title="ARKEOLOJİ KİTAPLARI">ARKEOLOJİ KİTAPLARI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/termessos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/50.html" title="Termessos Antik Kenti">Termessos Antik Kenti</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2011. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunan-tiyatrosu/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/909.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunan-tiyatrosu/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/909.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/antik-yunan-tiyatrosu/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/909.html&amp;title=Antik Yunan Tiyatrosu">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/amdan" rel="tag">amdan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik" rel="tag">antik</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik-yunan" rel="tag">antik yunan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/aristoteles" rel="tag">Aristoteles</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/auto" rel="tag">auto</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/baslica" rel="tag">başlıca</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bedava" rel="tag">bedava</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk-iskender" rel="tag">Büyük İskender</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/cin" rel="tag">çın</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/degisimi" rel="tag">değişimi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devlet" rel="tag">Devlet</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" rel="tag">dini</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" rel="tag">Eski</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/felsefe" rel="tag">felsefe</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/guzel" rel="tag">güzel</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/hikaye" rel="tag">hikaye</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/iki" rel="tag">ıkı</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/indir" rel="tag">indir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/izle" rel="tag">izle</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kultur" rel="tag">Kültür</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" rel="tag">Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/muzik" rel="tag">müzik</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ordu" rel="tag">Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/oyunlar" rel="tag">Oyunlar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/rom" rel="tag">rom</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/roma" rel="tag">Roma</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sanat" rel="tag">Sanat</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sek" rel="tag">sek</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sir" rel="tag">sir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tanrilari" rel="tag">Tanrıları</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" rel="tag">Tapınak</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tiyatrosu" rel="tag">Tiyatrosu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/toplum" rel="tag">Toplum</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" rel="tag">yeni</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunan" rel="tag">Yunan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunanistan" rel="tag">yunanistan</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/antik-yunan-tiyatrosu/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/909.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Letoon Antik Kenti</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/letoon-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/906.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/letoon-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/906.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jun 2011 16:21:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Yunan Taırıhı]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[auto]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[izle]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=906</guid>
		<description><![CDATA[Fethiye ilçesi Kumluova beldesi sınırları içersinde yer alan Letoon Likya Birliği’nin çok önemli kentlerinden birisidir. Kumluova beldesi merkezine 400-500 metre mesafede yer almaktadır.Tarihsel kaynaklara göre Tanrıça Leto’ya adanarak kurulan Letoon, Likya Federe Birliğinin “kutsal kenti” ve “ dinsel merkezi”. Likya’nın bütün kutsal törenlerinin burada yapıldığı biliniyor. Leto, Artemis ve Apollon’a adanan 3 tapınak yapısı, nympheus, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="icerik" style="text-align: justify;">
<div id="ozet"><strong>Fethiye ilçesi Kumluova beldesi sınırları içersinde  yer alan Letoon Likya Birliği’nin çok önemli kentlerinden birisidir.  Kumluova beldesi merkezine 400-500 metre mesafede yer  almaktadır.Tarihsel kaynaklara göre Tanrıça Leto’ya adanarak kurulan  Letoon, Likya Federe Birliğinin “kutsal kenti” ve “ dinsel merkezi”.  Likya’nın bütün kutsal törenlerinin burada yapıldığı biliniyor. Leto,  Artemis ve Apollon’a adanan 3 <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Tapınak">tapınak</a> yapısı, nympheus, Bizans  döneminden kalma kilise yapıları, agora ve Tiyatro’daki arkeolojik kazı  çalışmaları Fransız kazı heyeti tarafından sürdürülüyor. </strong></div>
<div id="ires"><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/06/ab243e664af1ab9828aef0a7964007e91.jpg" border="0" alt="ab243e664af1ab9828aef0a7964007e91 Letoon Antik Kenti   Tarikhema.ir"  title="Letoon Antik Kenti | Tarikhema.ir" /><br />
Letoon Antik Kenti</div>
<p>Edinilen  tarihi kaynaklara göre Zeos’tan hamile kalan Leto adına Zeos tarafından  kurulduğu yönündedir fakat Letoon antik kentinde yapılan kazılar da  bulunan izlere göre bu kente yerleşim izleri M.Ö. 7. Yüzyıla kadar  gitmektedir.</p>
<p>Yapılan araştırmalarda edinilen bilgilere (kitabelere) göre Letoon  antik kenti dinsel ve politik açıdan önemli <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bir">bir</a> yer olduğu  doğrultusundadır. Letoon antik kenti yakınlarında yer alan ören yeri  merkezinde 3 adet yan yana tapınak yer almaktadır. Bu tapınakların en  güneyinde olan Apollon&#8217;a Ortadaki Artemis’e ve en kuzeydeki ise Leto’ya  adanmıştır.</p>
<p>Bu üç tapınağın güneybatısında bir çeşme, doğu kısmında ise kilise  bulunmaktadır. Letoon antik kenti içersinde arka tarafını bir tepenin  yamacına dayamış <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with büyük">büyük</a> bir antik tiyatro bulunmaktadır. 2000li yıllara  kadar burada Kumluova Domates festivali organize edilmekteydi.</p>
<p>Bilinen tarihe göre Letoon antik kenti M.S. 7. Yüzyılda ter  edilmiştir. Fethiye’den başlayan ve Antalya’ya kadar uzanan Likya yolu  yürüyüş rotasının da bir parçasıdır Letoon. Kaş, Fethiye, kalkan, Patara  gibi çevre turizm merkezlerinden her gün yüzlerce turist bu alanı  keşfetmek için bu alana gelmektedir.</p>
<p>Kent hala ayakta kalmayı başarmıştır fakat yakın zaman içersinde  gerekli onarım ve güçlendirme yapılmaması durumunda gelecek nesillere  bırakamayacağımızı üzülerek belirtmek isterim. Kent Fethiye müzesi  tarafından korunmaya devam etmektedir.</p>
</div>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html" title="Eski (Antik) Mısır Medeniyeti">Eski (Antik) Mısır Medeniyeti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misir-kultur-gezileri/tarihin-eski-uygarlik/532.html" title="MISIR Kültür Gezileri">MISIR Kültür Gezileri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-aztekler-ve-tanrilari/dunya-dinleri/222.html" title="Eski Aztekler Ve Tanrıları">Eski Aztekler Ve Tanrıları</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-dini/dunya-dinleri/220.html" title="Eski Mısır Dini">Eski Mısır Dini</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-2/tarihin-eski-uygarlik/152.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/kitaplarim-zarathustra/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/ahamenis-imparatorlugu/922.html" title="Kitaplarım &#8211; Zarathuştra">Kitaplarım &#8211; Zarathuştra</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/tlos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/897.html" title="Tlos Antik Kenti">Tlos Antik Kenti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/hititler-hitit-devleti-hitit-uygarligi/tarihin-eski-uygarlik/440.html" title=" HİTİTLER, HİTİT DEVLETİ (HİTİT UYGARLIĞI)"> HİTİTLER, HİTİT DEVLETİ (HİTİT UYGARLIĞI)</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misirda-sanat/tarihin-eski-uygarlik/255.html" title="Eski Mısır&#8217;da Sanat">Eski Mısır&#8217;da Sanat</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/buyuk-iskender/tarihin-eski-uygarlik/239.html" title="Büyük İskender">Büyük İskender</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik/tarihin-eski-uygarlik/185.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/sumer-sami-akad-babil-putperestligi/tarihin-eski-uygarlik/180.html" title="SÜMER-SAMİ AKAD-BABİL&#8221; PUTPERESTLİĞİ">SÜMER-SAMİ AKAD-BABİL&#8221; PUTPERESTLİĞİ</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-3/tarihin-eski-uygarlik/171.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/bergama/tarihin-eski-uygarlik/58.html" title="Bergama">Bergama</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2011. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/letoon-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/906.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/letoon-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/906.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/letoon-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/906.html&amp;title=Letoon Antik Kenti">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik" rel="tag">antik</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/arkeoloji" rel="tag">arkeoloji</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/auto" rel="tag">auto</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bilgi" rel="tag">bilgi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" rel="tag">dini</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/izle" rel="tag">izle</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" rel="tag">Tapınak</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarihi" rel="tag">tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/letoon-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/906.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bergama Zeus Sunağı</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/bergama-zeus-sunagi/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/902.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/bergama-zeus-sunagi/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/902.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jun 2011 16:20:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Yunan Taırıhı]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[55]]></category>
		<category><![CDATA[auto]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[figür]]></category>
		<category><![CDATA[figürü]]></category>
		<category><![CDATA[izle]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[part]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sek]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=902</guid>
		<description><![CDATA[Yazı içeriği ders notları, internet, bilimsel kitaplardan alınarak derleme yoluyla oluşturulmuştur. Sn. Prof. Dr. Gül Işın’a sonsuz teşekkürlerimle… Bergama Zeus Sunağı Bergama Zeus Sunağı konumu itibariyle İzmir Bergama’da yer almaktadır. Fakat Berlin Bergama Müzesi’nde sergilenmektedir. Erken hellenistikte önemli bir konuma sahiptir. Klasik dönemde Atina ve Parthenon neyse hellenistik dönemde Pergamon ve Atlar o sınıftadır. Kentin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ozet" style="text-align: justify;"><strong>Yazı içeriği ders notları, internet, bilimsel kitaplardan alınarak derleme yoluyla oluşturulmuştur. Sn. Prof. Dr. Gül Işın’a sonsuz teşekkürlerimle… </strong></div>
<div id="ires" style="text-align: justify;"><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/06/cad5fb6354231d9ee566fd5831ba55f21.jpg" border="0" alt="cad5fb6354231d9ee566fd5831ba55f21 Bergama Zeus Sunağı   Tarikhema.ir"  title="Bergama Zeus Sunağı | Tarikhema.ir" /><br />
Bergama Zeus Sunağı</div>
<p style="text-align: justify;">Bergama  Zeus Sunağı konumu itibariyle İzmir Bergama’da yer almaktadır. Fakat  Berlin Bergama Müzesi’nde sergilenmektedir. Erken hellenistikte önemli  <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bir">bir</a> konuma sahiptir. Klasik dönemde Atina ve Parthenon neyse hellenistik  dönemde Pergamon ve Atlar o sınıftadır. Kentin merkezinde yer alan  sunakta yapılan kazı çalışmaları sonucu saptanan erken dönem apsidal  yapı kalıntıları gösteriyor ki bu alan, sunak yapılmadan önce de kutsal  <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bir">bir</a> içerik taşıyordu. Görkemli yapısı ve kent için önemi oldukça <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with büyük">büyük</a>  boyutludur.<br />
Atların yapımına 2. Eumenes (İ.Ö. 197-159) döneminde  başlanmış, 2. Attalos (İ.Ö. 159-139) döneminde tamamlanmıştır. Anıtın  mimarı ve heykeltıraşı Menekrates’tir. Farklı heykeltıraşlarla birlikte  sunak ortaya konmuştur. Genel hatlarıyla İ.Ö 170-1<a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/55" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with 55">55</a> yıllarına  tarihlenmektedir. İsmi her ne kadar  “ Zeus” başlığı altında toplanmışsa  da diğer tanrılar da yer almaktadır. Toplamda 75 figür kabartması  bulunmaktadır.<br />
Kabartmalarda tanrılar-gigantlar savaşı ve  Telephos Frizi yer almaktadır. Plan olarak bakıldığında temenosla  çevrili “U” formludur. Dış yüzde yüksek kabartma şeklinde  tanrılar-gigantlar savaşı ve Batı yönündeki merdivenleri aşıp sunak  içine girildiğinde duvarlarda Telephos frizi yer almaktadır.<br />
Sunağın doğu kısmında Olymposlu tanrılar vurgulanmıştır. Merkezde Zeus  ve Athena, dışa doğru Artemis, Apollon, Leto gibi tanrı figürleri  dikkati çekmektedir. Hekate ile başlayıp Ares ile son bulan doğu yönde  tanrılar atribütleriyle konuşlanmıştır. Demeter, İsis, Hephaistos’un  isimleri bulunsa da kabartmaları henüz ele geçmemiştir. Athena yılanıyla  birlikte Alkyoneus ile mücadele etmektedir. Gaia’nın oğlu Alkyoneus  yere bastığı an güçlenmektedir. Athena saçlarından tutup yere basmasını  engellemeye çalışırken, Alkyoneus acı ile kendini kurtarmaya  çalışmaktadır. Gaia’nın çaresiz ana acısı yüzünden okunmaktadır. Zeus  gigantla, Apollon Ephialtesle, Artemis Othosla mücadele etmektedir.<br />
Güney yönde ise kabartmalar göksel ışık üzerindedir. Rhea, Eos, Helios, Selene, Uranos gibi figürler bulunmaktadır.<br />
Kuzey yönde tanrısal karanlık ve yıldızlar betimlenmiştir. Aphrodite,  Eros, Nyks, Keto başta olmak üzere bir takım tanrılar yer alır.<br />
Batı yönde ise Dionysos, Satyr, Semele, Amphitrite, Nereus, Triton, Okeanos gibi figürler verilmiştir.<br />
Sunağın iç kısmına baktığımızda Telephos’un hayatından kesitler yer  almaktadır. Narratif bir anlatım söz konusudur. Herakles Auge’yi görüyor  aşık oluyor ve birlikte olurlar. Athena rahibesi Auge’nin babası olan  kral, doğacak çocuğun krallığının sonunu getireceğini kahinlerinden  öğrenince kızını bir sandığa koyup salar. Auge, Mysia kıyılarında karaya  vurur. Mysia kralı Teutrias alıp evlat edinir. Telephos ise Herakles  tarafından alınır ve Nympheler tarafından bakılır. Troia savaşında  gemisiyle yolu kaybeder ve Mysia kıyılarına gelir. Theutrias, Auge ve  Telephos’un evlenmesini ister. Fakat anlaşılır ki kişiler  ana-oğullardır.<br />
Zeus Atları barok sanatının zirvesini oluşturur.  Kabartmalardaki ışık-gölge kontrastı dikkati oldukça fazlasıyla  çekmektedir. Sunakta tanrısal savaşın hengamesi, koşuşturması, havası,  dehşeti olanca varlığıyla hissedilmektedir. Anlatımlarda her şey hareket  halindedir. Bir gruplama olmamış sanki savaşın bir anı betimlenmiştir.  Kopukluk yoktur. Teatral hava oldukça başarılıdır. Sanatçılar klasik  dönem etkisiyle kabartmaları oluşturmuşlardır. Athena’yı taçlandıran  Nike, Parthenon’da da mevcuttur. Versaillesli Artemis ile sunaktaki  Artemis Kabartması oldukça benzemektedir. Sunak içinde yer alan Herakles  <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/figuru" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with figürü">figürü</a> Pharnesia Heraklesi ile neredeyse tıpatıp benzemektedir. Bu  dönemde yapılan eserler klasikçi düşüncede fakat farklılıklarla  verilmiştir. Yüksek kabartmanın izleyicideki etkisi çok fazladır.  Örneğin Athena alana sığmamış ve kabartmadan taşan gigantlar etkiyi  arttırmaktadır. Nyks’ün yüzündeki klasik etkiler dikkate değerdir. Tok  çenesi, ideal görüntüsü, gözlerin keskinliği, alından inan düz burun,  klasik etkiyi kanıtlamaktadır. Fakat giysi tipi klasikte göremeyeceğiniz  türden farklı yapıya sahiptir. Bu yönüyle klasikten ayrılmaktadır.  Vücut dönüşlerindeki zorlamalar, vücuttaki incelmeler bunu destekler  niteliktedir. Kısacası klasik gelenekteki ustalar çalışmıştır.  Hellenistik dönemde İ.Ö. 2. yy’da başlayan klasistik izleri taşıması  yapıldığı <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarihi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tarihi">tarihi</a> doğrular niteliktedir.<br />
Bergama Zeus Sunağı konumu  itibariyle İzmir Bergama’da yer almaktadır. Fakat Berlin Bergama  Müzesi’nde sergilenmektedir. Erken hellenistikte önemli bir konuma  sahiptir. Klasik dönemde Atina ve Parthenon neyse hellenistik dönemde  Pergamon ve Atlar o sınıftadır. Kentin merkezinde yer alan sunakta  yapılan kazı çalışmaları sonucu saptanan erken dönem apsidal yapı  kalıntıları gösteriyor ki bu alan, sunak yapılmadan önce de kutsal bir  içerik taşıyordu. Görkemli yapısı ve kent için önemi oldukça büyük  boyutludur.<br />
Atların yapımına 2. Eumenes (İ.Ö. 197-159) döneminde  başlanmış, 2. Attalos (İ.Ö. 159-139) döneminde tamamlanmıştır. Anıtın  mimarı ve heykeltıraşı Menekrates’tir. Farklı heykeltıraşlarla birlikte  sunak ortaya konmuştur. Genel hatlarıyla İ.Ö 170-155 yıllarına  tarihlenmektedir. İsmi her ne kadar  “ Zeus” başlığı altında toplanmışsa  da diğer tanrılar da yer almaktadır. Toplamda 75 figür kabartması  bulunmaktadır.<br />
Kabartmalarda tanrılar-gigantlar savaşı ve  Telephos Frizi yer almaktadır. Plan olarak bakıldığında temenosla  çevrili “U” formludur. Dış yüzde yüksek kabartma şeklinde  tanrılar-gigantlar savaşı ve Batı yönündeki merdivenleri aşıp sunak  içine girildiğinde duvarlarda Telephos frizi yer almaktadır.<br />
Sunağın doğu kısmında Olymposlu tanrılar vurgulanmıştır. Merkezde Zeus  ve Athena, dışa doğru Artemis, Apollon, Leto gibi tanrı figürleri  dikkati çekmektedir. Hekate ile başlayıp Ares ile son bulan doğu yönde  tanrılar atribütleriyle konuşlanmıştır. Demeter, İsis, Hephaistos’un  isimleri bulunsa da kabartmaları henüz ele geçmemiştir. Athena yılanıyla  birlikte Alkyoneus ile mücadele etmektedir. Gaia’nın oğlu Alkyoneus  yere bastığı an güçlenmektedir. Athena saçlarından tutup yere basmasını  engellemeye çalışırken, Alkyoneus acı ile kendini kurtarmaya  çalışmaktadır. Gaia’nın çaresiz ana acısı yüzünden okunmaktadır. Zeus  gigantla, Apollon Ephialtesle, Artemis Othosla mücadele etmektedir.<br />
Güney yönde ise kabartmalar göksel ışık üzerindedir. Rhea, Eos, Helios, Selene, Uranos gibi figürler bulunmaktadır.<br />
Kuzey yönde tanrısal karanlık ve yıldızlar betimlenmiştir. Aphrodite,  Eros, Nyks, Keto başta olmak üzere bir takım tanrılar yer alır.<br />
Batı yönde ise Dionysos, Satyr, Semele, Amphitrite, Nereus, Triton, Okeanos gibi figürler verilmiştir.<br />
Sunağın iç kısmına baktığımızda Telephos’un hayatından kesitler yer  almaktadır. Narratif bir anlatım söz konusudur. Herakles Auge’yi görüyor  aşık oluyor ve birlikte olurlar. Athena rahibesi Auge’nin babası olan  kral, doğacak çocuğun krallığının sonunu getireceğini kahinlerinden  öğrenince kızını bir sandığa koyup salar. Auge, Mysia kıyılarında karaya  vurur. Mysia kralı Teutrias alıp evlat edinir. Telephos ise Herakles  tarafından alınır ve Nympheler tarafından bakılır. Troia savaşında  gemisiyle yolu kaybeder ve Mysia kıyılarına gelir. Theutrias, Auge ve  Telephos’un evlenmesini ister. Fakat anlaşılır ki kişiler  ana-oğullardır.<br />
Zeus Atları barok sanatının zirvesini oluşturur.  Kabartmalardaki ışık-gölge kontrastı dikkati oldukça fazlasıyla  çekmektedir. Sunakta tanrısal savaşın hengamesi, koşuşturması, havası,  dehşeti olanca varlığıyla hissedilmektedir. Anlatımlarda her şey hareket  halindedir. Bir gruplama olmamış sanki savaşın bir anı betimlenmiştir.  Kopukluk yoktur. Teatral hava oldukça başarılıdır. Sanatçılar klasik  dönem etkisiyle kabartmaları oluşturmuşlardır. Athena’yı taçlandıran  Nike, Parthenon’da da mevcuttur. Versaillesli Artemis ile sunaktaki  Artemis Kabartması oldukça benzemektedir. Sunak içinde yer alan Herakles  figürü Pharnesia Heraklesi ile neredeyse tıpatıp benzemektedir. Bu  dönemde yapılan eserler klasikçi düşüncede fakat farklılıklarla  verilmiştir. Yüksek kabartmanın izleyicideki etkisi çok fazladır.  Örneğin Athena alana sığmamış ve kabartmadan taşan gigantlar etkiyi  arttırmaktadır. Nyks’ün yüzündeki klasik etkiler dikkate değerdir. Tok  çenesi, ideal görüntüsü, gözlerin keskinliği, alından inan düz burun,  klasik etkiyi kanıtlamaktadır. Fakat giysi tipi klasikte göremeyeceğiniz  türden farklı yapıya sahiptir. Bu yönüyle klasikten ayrılmaktadır.  Vücut dönüşlerindeki zorlamalar, vücuttaki incelmeler bunu destekler  niteliktedir. Kısacası klasik gelenekteki ustalar çalışmıştır.  Hellenistik dönemde İ.Ö. 2. yy’da başlayan klasistik izleri taşıması  yapıldığı tarihi doğrular niteliktedir.</p>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/kitaplarim-zarathustra/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/ahamenis-imparatorlugu/922.html" title="Kitaplarım &#8211; Zarathuştra">Kitaplarım &#8211; Zarathuştra</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-dini/dunya-dinleri/220.html" title="Eski Mısır Dini">Eski Mısır Dini</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-2/tarihin-eski-uygarlik/152.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-pramitleri/tarihin-eski-uygarlik/396.html" title="Eski Mısır Pramitleri">Eski Mısır Pramitleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-babil-ve-hamurabi-devri/tarihin-eski-uygarlik/341.html" title="Eski Babil ve Hamurabi Devri ">Eski Babil ve Hamurabi Devri </a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misirda-sanat/tarihin-eski-uygarlik/255.html" title="Eski Mısır&#8217;da Sanat">Eski Mısır&#8217;da Sanat</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-aztekler-ve-tanrilari/dunya-dinleri/222.html" title="Eski Aztekler Ve Tanrıları">Eski Aztekler Ve Tanrıları</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dunyanin-yedi-harikasi/tarihin-eski-uygarlik/63.html" title="DÜNYANIN YEDİ HARİKASI">DÜNYANIN YEDİ HARİKASI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/sfenks-horus-ve-misir-in-gizemleri/tarihin-eski-uygarlik/57.html" title="Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri">Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misir/tarihin-eski-uygarlik/19.html" title="Mısır">Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunan-tiyatrosu/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/909.html" title="Antik Yunan Tiyatrosu">Antik Yunan Tiyatrosu</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/tlos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/897.html" title="Tlos Antik Kenti">Tlos Antik Kenti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html" title="Eski (Antik) Mısır Medeniyeti">Eski (Antik) Mısır Medeniyeti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/keops-piramidi-3/tarihin-eski-uygarlik/500.html" title="Keops Piramidi">Keops Piramidi</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2011. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/bergama-zeus-sunagi/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/902.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/bergama-zeus-sunagi/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/902.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/bergama-zeus-sunagi/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/902.html&amp;title=Bergama Zeus Sunağı">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/55" rel="tag">55</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/auto" rel="tag">auto</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" rel="tag">dini</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" rel="tag">Eski</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/figur" rel="tag">figür</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/figuru" rel="tag">figürü</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/izle" rel="tag">izle</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ordu" rel="tag">Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/part" rel="tag">part</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sanat" rel="tag">Sanat</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sek" rel="tag">sek</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarihi" rel="tag">tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/bergama-zeus-sunagi/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/902.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tlos Antik Kenti</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/tlos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/897.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/tlos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/897.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jun 2011 15:57:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Yunan Taırıhı]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ass]]></category>
		<category><![CDATA[auto]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük İskender]]></category>
		<category><![CDATA[çömlek]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Yunan]]></category>
		<category><![CDATA[esmi]]></category>
		<category><![CDATA[Herodotos]]></category>
		<category><![CDATA[izle]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[razi]]></category>
		<category><![CDATA[rom]]></category>
		<category><![CDATA[Roma]]></category>
		<category><![CDATA[sek]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yollar]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=897</guid>
		<description><![CDATA[ikya Bölgesi’nin en önemli yerleşimlerinden biri olan Tlos Antik Kenti, Fethiye İlçesi’nin yaklaşık 42 km doğusundaki Yaka Köyü sınırları içerisinde kalmaktadır. Bölgenin en yüksek dağları olan Akdağlar’ın (Kragos) sarp batı yamaçlarında başlayan antik yerleşim, Eşen Nehri’nin getirdiği alüvyonlarla oluşmuş vadi düzlüğüne kadar ulaşır. Tlos Antik Kenti Ayrıca güneydeki Saklıkent Kanyonu ile kuzey yönde bulunan Kemer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>ikya Bölgesi’nin en önemli yerleşimlerinden biri olan  Tlos <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with antik">Antik</a> Kenti, Fethiye İlçesi’nin yaklaşık 42 km doğusundaki Yaka  Köyü sınırları içerisinde kalmaktadır. Bölgenin en yüksek dağları olan  Akdağlar’ın (Kragos) sarp batı yamaçlarında başlayan <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with antik">antik</a> yerleşim,  Eşen Nehri’nin getirdiği alüvyonlarla oluşmuş vadi düzlüğüne kadar  ulaşır. </strong></p>
<div id="ires" style="text-align: justify;"><img class="" src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/06/425a2a77d23daa7fc8a19e4fb7a224131.jpg" border="0" alt="425a2a77d23daa7fc8a19e4fb7a224131 Tlos Antik Kenti   Tarikhema.ir"  title="Tlos Antik Kenti | Tarikhema.ir" /><br />
Tlos Antik Kenti</div>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca  güneydeki Saklıkent Kanyonu ile kuzey yönde bulunan Kemer Beldesi antik  kentin egemenlik sınırlarını çizer. Savunmaya elverişli dağlık arazi  yapısı ve Eşen Ovasına hakim konumuyla öne çıkan kentin antik komşuları  arasında kuzeyde Araxa, kuzeydoğuda Oinoanda, kuzeybatıda Kadyanda,  güneyde Xanthos, güneybatıda Pınara ve batıda Telmessos şehirleri  yeralmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tlos Antik Kenti’nde yürütülen bilimsel kazı çalışmaları Akdeniz  Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Korkut  başkanlığında sürdürülmektedir. Tlos Antik Kenti 6 Şubat 2009 tarihi  itibariyle UNESCO’nun Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair  Sözleşme kapsamında “Dünya Mirası Geçici Listesine” eklenmiştir. Tlos  Antik Kentinin zengin kültürel ve doğal mirasının “Dünya Miras  Listesinde” daha fazla temsil edilebilmesi amacıyla Akropol, Tiyatro,  Stadyum, Büyük Hamam, Kronos Tapınağı, Kent Bazilikası ve Girmeler  Mağarası gibi kentin anıtsal yapılarının kazılarına öncelik verilmiştir.  Bunlardan başka Tlos teritoryumu içerisinde kalan alanlarda yüzey  araştırmaları da yürütülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Likya Bölgesi’nin en önemli yerleşimlerinden biri olan Tlos Antik  Kenti, Fethiye İlçesi’nin yaklaşık 42 km doğusundaki Yaka Köyü sınırları  içerisinde kalmaktadır. Bölgenin en yüksek dağları olan Akdağlar’ın  (Kragos) sarp batı yamaçlarında başlayan antik yerleşim, Eşen Nehri’nin  getirdiği alüvyonlarla oluşmuş vadi düzlüğüne kadar ulaşır. Ayrıca  güneydeki Saklıkent Kanyonu ile kuzey yönde bulunan Kemer Beldesi antik  kentin egemenlik sınırlarını çizer. Savunmaya elverişli dağlık arazi  yapısı ve Eşen Ovasına hakim konumuyla öne çıkan kentin antik komşuları  arasında kuzeyde Araxa, kuzeydoğuda Oinoanda, kuzeybatıda Kadyanda,  güneyde Xanthos, güneybatıda Pınara ve batıda Telmessos şehirleri  yeralmaktadır. Böylece Tlos yerleşiminin başka hiçbir Likya kentinde  olmadığı kadar geniş bir coğrafyaya yayıldığı anlaşılır ki, bundan  dolayı Hitit kaynaklarında Tlos için “şehir” yerine “ülke” ifadesi  kullanılmıştır. Gerçi Tlos Antik Kenti için kullanılan ülke ifadesi  şaşırtıcı gözükmektedir. Ancak ele geçen yazıtlardan antik kentin çok  sayıda semt ve mahallelerden oluştuğu, çevresinde ise merkeze bağlı pek  çok köy yerleşiminin bulunduğu bilinmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-yunan" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eski Yunan">Eski Yunan</a> mitoslarına göre her antik kentin bir kuruluş efsanesi ve  bir de kurucu kahramanı vardır. Tlos&#8217;un kuruluş efsanesi de Hellen  mitoslarına dayandırılmış ve Tlos kent adının Tremilus ile  Praksidike’nin dört oğlundan biri olan “Tloos”dan geldiğine  inanılmıştır. Hatta Pinaros, Xanthos ve Kragos’un onun kardeşleri olduğu  kabul edilmiştir. Bahsi geçen mitolojik aktarımların en erkeni, M.Ö. 5  yüzyıla tarihlenen tarihçi Herodotos’un çağdaşı ve ayrıca Homeros  ekolünden geldiği bilinen Halikarnasos’lu Panyasis’e aittir. Benzer bir  inanışın uzun yıllar boyunca kabul gördüğünü gösteren diğer bir antik  kaynak ise, M.S. 6. yüzyılda yaşadığı kabul edilen Byzantion’lu  Stephanos’dur. Stephanos Byzantinos yazdığı “Ethnika” isimli coğrafi  kitapta Panyasis’in aktarımlarını aynen kopyalamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Homeros zamanından itibaren bilinen tüm antik kaynaklarda Likya  halkının Hellen kökenli olduğu vurgulanmıştır. Bundan dolayı, özellikle  batı ve güney Anadolu kıyılarında filizlenen gelişmiş kültürlerin  yaratıcılarının, M.Ö. 12. yüzyıl öncesinde Dor istilasından kaçan ve  Anadolu’ya sığınan Akha Hellenleri olduğu kabul edilmektedir. Ve hatta  Troya savaşı ardından ülkesine dönmeyen bazı Akha ordularının da bu  bölgelere yerleştiğine inanılmaktadır. Ancak bu inanışın gerçeği ne  kadar yansıttığı tartışma konusudur. Çünkü Homeros, İlyada destanında  tüm Anadolu halklarının birleşerek Troya önlerinde Akha birliğine karşı  savaştığını etraflıca anlatmıştır. Anadolu halklarının dış güçlere karşı  oluşturduğu bu birliktelik Troya savaşları öncesinden de bilinmektedir.  Örneğin Hitit Kralı II. Muwattali ile Mısır firavunu II. Ramses  önderliklerinde gerçekleşen Hitit-Mısır savaşı esnasında, tüm Anadolu  halkları bir araya gelerek Hitit’lerin yanında savaşmıştır. Bu  birliktelik, daha sonra II. Hattuşili zamanında imzalanan Kadeş Barış  Antlaşması’nda da kendini gösterir. Dolayısıyla Homeros ve onu izleyen  tüm antik kaynak aktarımlarında Anadolu halklarının hellenleştirilme  ideolojisi politik bir olgudan öteye gidemez nitelikte gözükmektedir.  Çünkü bu ideoloji ilk kez Homeros aktarımlarında vardır ve M.Ö. 8.  yüzyıldan önce bu teori ile ilgili hiçbir yazılı belge bulunmamaktadır.  Anadolu ve Mısır’dan bilinen yazılı belgeler ise, mevcut inanışın tam  tersi bir bilimsel gerçeğe işaret etmekterdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Likyalıların daha ege göçleri öncesinde bu topraklardaki varlığı  bugün epigrafik ve arkeolojik buluntularla belgelenmiştir. Örneğin  bölgenin coğrafi olarak tanımlanmasında kullanılan Lukka/ Lukki  ifadeleri hem Hitit hem de Mısır metinlerinden, M.Ö. 15. yüzyıldan  itibaren bilinmektedir. Gelidonya Burnu ve Uluburun batıkları ise  dönemin arkeolojik kalıntılarını oluşturur. Benzer Bronz Çağ  buluntularına son yıllarda kıyı Likya şehirlerinde de rastlanılmaktadır.  Dolayısıyla Likyalıların Hellen soylu olduğu ve isimlerini Atina kralı  Pandion’un oğlu Lykos’dan aldığı mitos inancı gerçeği yansıtmamaktadır.  Doğrusu, Lykia ifadesinin yunancalaştırılmış bir kelime olduğudur. Diğer  yandan Likyalılar kendilerini Trmmili, ülkelerini ise Trmmise olarak  tanımlamışlardır. Homeros’un Likyalılar için kullandığı Termilai ifadesi  Trmmili ile özdeştir. Trmmili ya da Termilai kelimelerinin bugünkü  Dirmil/ Altınyayla yerleşimi ile aynı olduğu, Claudius Dönemi’nde  dikilen Patara Yol Klavuz Anıtı üzerindeki Trimili ifadesiyle kesinlik  kazanmıştır. Bununla da Herodotos’un Trmmili halkının Girit adasından  geldiği aktarımının gerçeği yansıtmadığı anlaşılır. Eğer Likya halkı  bölgeye başka bir yerden göç ederek gelmiş ise, onların anavatanı Eşen  Irmağı’nın doğduğu ve bereketli toprakların bulunduğu bugünkü Dirmil ve  yakın çevresi olmalıydı.</p>
<p style="text-align: justify;">Tlos isminin de Hellenler’le hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır. Tlos  kent adı Likçe bir ifade olan “Tlawa” kelimesinden türetilmiştir. Tlawa  ismi ise, M.Ö. 15. yüzyıldan itibaren Hitit metinlerinde pek çok kez  karşılaştığımız Lukka toprakları içerisindeki “Dalawa” yerleşimi ile  özdeştir. Dalawa isminin geçtiği Hitit kaynakları arasında  Konya-Yalburt’da bulunan ve üzerinde büyük Hitit kralı IV. Tuthaliya’nın  (M.Ö. 1250-1220) Lukka seferinin anlatıldığı açık hava tapınağı  ortostatları büyük önem taşımaktadır. Sözkonusu ortostatlardan 14. ve  15. bloklar üzerinde: “Dalawa Ülkesi’ne indim. Dalawa Ülkesi’nin  kadınları ve çocukları önümde eğildiler”, ifadesi okunmaktadır. Yalburt  hieroglif yazıtlarından tüm Likya Bölgesinin Büyük Hitit Krallığı  Dönemi’ndeki varlığı ve Hititlerle olan yakın ilişkisi açıkça  görülebilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yazılı belgelerde vurgulanan Tlos’daki Hitit Dönemi yerleşimi bugün  antik kentte ele geçen arkeolojik buluntularla da desteklenmektedir.  Özellikle Geç Bronz Çağ’a tarihlenen buluntular arasında taş balta ve el  aletleri ile farklı formlar gösteren bronz baltalar, hançer ve ok  ucları örnek gösterilebilir. Ancak bu bölgede yaşayan ilk insanların  geçmişi hem Tlos kazılarında ele geçen arkeolojik kalıntılar hem de Tlos  teritoryumunda yeralan Arsa ve Girmeler mağara/ höyük buluntuları  ışığında Hititler zamanından çok daha öncesine geri gitmektedir.  Özellikle 2009-2010 yıllları araştırmaları esnasında Tlos’da gün ışığına  çıkartılan taş baltalar ve çakmaktaşı el aletleri ile Girmeler Mağarası  önündeki höyük kalıntısında tespit edilen buluntular arasında büyük  benzerlik bulunmaktadır. Girmeler Mağarası önündeki buluntular  içerisinde Hacılar ve Kuruçay seramikleriyle yakın benzerlik gösteren  çömlek parçaları da yeralmaktadır. Benzer seramikler Arsa Köyü sınırları  içerisinde yer alan Tavabaşı Mevkii mağaralarında da tespit edilmiştir.  Bahsi geçen tüm arkeolojik buluntular yapılan stilistik ve tipolojik  incelemeler doğrultusunda Geç Neolitik Dönem’e kadar  tarihlenebilmektedir. Ayrıca Tavabaşı Mevkii mağaralarının dış  yüzeylerinde bulunan farklı ikonografideki kaya resimleri de benzer  örnekler ışığında yine aynı döneme verilmektedir. Dolayısıyla Batı Likya  Bölgesi’nin Eşen Nehri havzasında Neolitik Dönem’den itibaren  kullanılan diğer mağara veya höyük yerleşimlerinin bulunması  muhtemeldir. Diğer yandan Elmalı Ovası ve Doğu uzantısında bulunan  Hacılar, Kuruçay, Bademağacı ve Höyücek gibi Neolitik Dönem yerleşim  buluntuları ile yapılan karşılaştırmalarda her iki bölge arasında yoğun  ticari ilişkilerin bulunduğu da anlaşılmıştır. Böylece Orta Anadolu  Neolitiği’nin Batı Anadolu kıyılarına kadar olan uzantısı ilk kez  arkeolojik verilerle belgelenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Tlos ve yakın çevresinde Neolitik Dönem ile başlayıp Demirçağ’a kadar  kesintisiz devam eden yerleşim izleri tespit edilmesine rağmen,  Demirçağ başlangıcından M.Ö. 540 yıllarındaki Pers istilasına kadar  geçen süreye ait pek fazla arkeolojik buluntu ele geçmemiştir. Sadece  M.Ö. 2. bin yılı sonlarına tarihlenen ve gri seramik olarak da  adlandırılan küçük çömlek parçaları ile az sayıda Geometrik Dönem  seramikler ancak günümüze ulaşabilmiştir. Sözkonusu döneme ait  buluntular uzun yıllardır kazıları devam eden diğer Likya kentlerinden  bilinmektedir. Tlos Kazıları oldukça yenidir ve dolayısıyla zaman  içerisinde bahsi geçen döneme ait <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yeni">yeni</a> arkeolojik veriler  beklenmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Başlangıçtan itibaren tüm Likya kentleri arasında ethnos-polis  düşüncesine dayanan askeri (symmachia-epimachia), politik (sympoliteia)  ve dini (amphiktionia) bir birliktelik bulunmaktaydı. Sözkonusu  birlikteliğin başlangıcı, M.Ö. 15. yüzyılda oluşturulan Batı  Anadolu’daki Assuwa/Arzawa konfederasyonuna tüm Likya kentlerinin  “Luggalılar” kimliği altında katılımında hissedilir. Benzer bir birlik  oluşumu Hitit Kralı II. Muwattali ile Mısır Firavunu II. Ramses  önderliklerinde gerçekleşen Hitit-Mısır savaşı esnasında “Lukka Ülkesi”  adıyla Hitit’lerin yanında yer almalarında da gözlemlenir. Lukka kimliği  altında Mısır’a ve Kıbrıs’a saldırmaları da yine bu birlik oluşumunun  somut bir göstergesidir. Bunlardan başka, Troya savaşları esnasında Akha  Hellenleri’ne karşı kral Sarpedon önderliğinde Lukka ordularının da ön  saflarda yer almaları, söz konusu birlik oluşumunun M.Ö. 2. binde ne  kadar kuvvetli olduğunun önemli diğer bir ifadesidir. Likya halkının bu  organize görünümü sadece M.Ö. 2. binli yıllarla sınırlı kalmamış, Demir  Çağ’dan itibaren de pek çok benzer örnek olduğu bilinmektedir.  Herodotos’un Likyalılar ile ilgili aktarımlarında benzer bir düşünce  özellikle vurgulanmıştır. M.Ö. 452-445 yılları arasındaki Atik-Delos  Birliği listelerinde “Likyalı” kavramının kullanılması, Pers veya Yunan  egemenliğine karşı Likya şehirlerinin ortak savunma yapma planları yine  bu birliktelik düşüncesinin somut göstergeleri olarak kabul edilebilir.  M.Ö. 2. yüzyıl ilk yarısındaki Likya Birliği kuruluşu öncesi basılan  beylik dönemi sikkelerin üzerinde kullanılan ortak semboller de yine  birlikteliğe işaret etmektedir. Likyalıların erken dönemlerde kendi  aralarında oluşturdukları birlik yapısı, M.Ö. 168/67 yıllarında  kurumsallaştırılıp resmileştirilmiş ve böylece, özünde Likya kentlerinin  ve vatandaşlarının demokratik bir anayasa çerçevesinde oylama esaslı,  seçimle yönetilmelerine dayanan Likya Birliği kurulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Her ne kadar Likya kentleri arasında sürekli ortak bir birliktelik  gözlemlense de, M.Ö. 540 yıllarında Harpagos önderliğinde Pers  ordularının Likya’yı istila etmesiyle bağımsızlık yitirilir ve Beylikler  Dönemi sonuna kadar tüm Likya Bölgesi Pers egemenliği altında kalır.  M.Ö. 360 yıllarında Perikle’nin Perslere karşı başlattığı bağımsızlık  savaşının başarısızlıkla sonuçlanması ardından Likya kısa bir süreliğine  Karya Bölgesi’ne bağlanır. M.Ö. 334/33’te <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk-iskender" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Büyük İskender">Büyük İskender</a> Likya’ya  egemen olmuştur. İskender’in ölümünün ardından egemenlik sırasıyla  Antigonoslar, Ptolemaioslar, Seleukoslar ve Rodos arasında sürekli el  değiştirmiştir. Likya’nın bu karmaşık dönemi, M.Ö. 168/67 yıllarında  <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/roma" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Roma">Roma</a> Senatosu tarafından Likya’nın bağımsızlığının tanınması ve Likya  Birliği’nin resmileştirilmesiyle son bulur.</p>
<p style="text-align: justify;">Tlos Antik Kenti Xanthos, Patara, Pinara, Olympos ve Myra gibi  birliğin üç oy hakkına sahip en büyük altı şehrinden biri kabul  edilmiştir. M.S. 43 yılında Roma İmparatoru Claudius Likya Bölgesi’ni  bir Roma eyaletine dönüştürür. Bu dönemde de Tlos birlik içindeki  önemini korumuş ve Metropolis ünvanını taşımaya devam etmiştir. Bu  önemden kaynaklanmış olsa gerek ki, Patara’da dikilen Yol Klavuz  Anıtı’nda vurgulandığı gibi, Likya yol ağı yedi farklı yönden Tlos’a  bağlanmış ve güneyde Xanthos’tan, güneybatıda Pinara’dan, batıda  Telmessos’tan, kuzeybatıda Kadyanda’dan, kuzeyde Araxa’dan, kuzeydoğuda  Oinoanda’dan ve doğuda Choma’dan gelen ticari <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yollar" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yollar">yollar</a> Tlos’da  kesişmiştir. Bu güzergahların pek çoğunun günümüzde kullanıldığı da  bilinmektedir. Hristiyanlık Dönemi’nde Tlos, Likya’nın önemli  piskoposluk merkezlerindendir. Bu dinsel önemin M.S. 12. yüzyıla kadar  devam ettiği arkeolojik verilerle belgelenmiştir. Tlos, Likya sınırları  içerisindeki önemini Osmanlı Dönemi’nde de hissettirir. Bölgeye en son  19. yüzyılda gelen ve “Kanlı Ali Ağa” olarak ünlenen Osmanlı Derebeyi,  Tlos Akropolünün zirvesine antik dönem kalıntılarını da kullanarak  şatosunu inşa etmiştir. Bugünkü modern Yaka Köyü antik Tlos yerleşiminin  üzerine kurulmuştur.</p>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/buyuk-iskender/tarihin-eski-uygarlik/239.html" title="Büyük İskender">Büyük İskender</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-dini/dunya-dinleri/220.html" title="Eski Mısır Dini">Eski Mısır Dini</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-2/tarihin-eski-uygarlik/152.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html" title="Eski (Antik) Mısır Medeniyeti">Eski (Antik) Mısır Medeniyeti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunanistan-seks/tarihin-eski-uygarlik/460.html" title="Antik Yunanistan seks">Antik Yunanistan seks</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik/tarihin-eski-uygarlik/185.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-3/tarihin-eski-uygarlik/171.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/yunanli-filozoflar/felsefe-tarihi/336.html" title="Yunanlı filozoflar ">Yunanlı filozoflar </a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misirda-sanat/tarihin-eski-uygarlik/255.html" title="Eski Mısır&#8217;da Sanat">Eski Mısır&#8217;da Sanat</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-aztekler-ve-tanrilari/dunya-dinleri/222.html" title="Eski Aztekler Ve Tanrıları">Eski Aztekler Ve Tanrıları</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/sfenks-horus-ve-misir-in-gizemleri/tarihin-eski-uygarlik/57.html" title="Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri">Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/termessos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/50.html" title="Termessos Antik Kenti">Termessos Antik Kenti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunan-tiyatrosu/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/909.html" title="Antik Yunan Tiyatrosu">Antik Yunan Tiyatrosu</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/hititler-hitit-devleti-hitit-uygarligi/tarihin-eski-uygarlik/440.html" title=" HİTİTLER, HİTİT DEVLETİ (HİTİT UYGARLIĞI)"> HİTİTLER, HİTİT DEVLETİ (HİTİT UYGARLIĞI)</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2011. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/tlos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/897.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/tlos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/897.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/tlos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/897.html&amp;title=Tlos Antik Kenti">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik" rel="tag">antik</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/arkeoloji" rel="tag">arkeoloji</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ass" rel="tag">ass</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/auto" rel="tag">auto</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk-iskender" rel="tag">Büyük İskender</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/comlek" rel="tag">çömlek</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" rel="tag">dini</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" rel="tag">Eski</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-yunan" rel="tag">Eski Yunan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/esmi" rel="tag">esmi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/herodotos" rel="tag">Herodotos</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/izle" rel="tag">izle</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kultur" rel="tag">Kültür</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" rel="tag">Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ordu" rel="tag">Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/razi" rel="tag">razi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/rom" rel="tag">rom</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/roma" rel="tag">Roma</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sek" rel="tag">sek</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarihi" rel="tag">tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" rel="tag">yeni</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yollar" rel="tag">Yollar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunan" rel="tag">Yunan</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/tlos-antik-kenti/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/897.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eski Asur hakkında</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/eski-asur-hakkinda/tarihin-eski-uygarlik/eski-asur/810.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/eski-asur-hakkinda/tarihin-eski-uygarlik/eski-asur/810.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Apr 2011 09:17:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Asur]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[55]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[babil]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çömlek]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Devri]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sir]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=810</guid>
		<description><![CDATA[Asur, M. Ö. 3000 yıllarından M. Ö. 612’ye kadar Dicle’nin batı kıyısındaki Asur şehri merkez olarak kurulan ve gittikçe genişleyen bir devlet. Başkenti Ninova şehri idi. Bu devlet zamanla Mezopotamya, Elam, Suriye ve Mısır’a hakim oldu. Asur Devleti istiklalini kazanmadan önce Sümer, Akkad, Subar, Kut ve üçüncü Ur hanedanı hakimiyeti altında kaldı. Sonradan gelen Sami [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Asur, M. Ö. 3000 yıllarından M. Ö. 612’ye kadar  Dicle’nin  batı kıyısındaki Asur şehri merkez olarak kurulan ve gittikçe  genişleyen bir <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devlet" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Devlet">devlet</a>. Başkenti Ninova şehri idi. Bu <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devlet" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Devlet">devlet</a> zamanla</p>
<p style="text-align: justify;">Mezopotamya, Elam, Suriye ve <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Mısır">Mısır</a>’a hakim oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Asur Devleti istiklalini kazanmadan önce</p>
<p style="text-align: justify;">Sümer,</p>
<p style="text-align: justify;">Akkad, Subar, Kut ve üçüncü</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ur">Ur</a> hanedanı hakimiyeti altında kaldı. Sonradan gelen</p>
<p style="text-align: justify;">Sami kavimleri yerli kabilelerle kaynaşarak Asurluları meydana getirdiler.</p>
<p>Asur tarihinde beş devlet kuruldu. Bunlar eski, orta ve yeni Asur çağlarında hükümran olmuşlardır.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Eski Asur çağı</h2>
<p style="text-align: justify;">Bu  çağ M.Ö. 2100-1800 yılları arasındadır. Kral İllusuma (M.Ö. 2000)  Asurluları müstakil bir devlete kavuşturdu. Kendinden sonra da İrisum ve  İkunum bağımsızlığı sağlamlaştırarak memleketi imar ettiler. Bunlardan  sonra Asurlu Birinci Sargon, devletin sınırlarını doğuya doğru iyice  genişletti ve Anadolu ile olan ticareti geliştirdi. Bu çağa ait <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarihi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tarihi">tarihi</a>  bilgiler ancak kazılarda bulunan eserlerden öğrenilmektedir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Orta Asur çağı</h2>
<p style="text-align: justify;">Asur’un  siyasi ve kültürel bakımdan hayli değişik olan bir çağıdır. Asur Kralı  Asur-Uballit, eski Asur çağının sonlarında Babil ve  Mitanni krallıklarının nüfuzu altında kalmış olan devletini bunlardan kurtardı.  Hititlerle birlik olup, Mitanni Krallığını ortadan kaldırdı.  Kendisinden sonra hükümdar olan Enlil-Narasis (M.Ö. 1340-1326),  Adadnararis (M.Ö. 1310-1281), Birinci Salamannasar (M.Ö. 1280-1256),  Birinci Tukulti Ninurta (M.Ö. 1255-1218) zamanlarında Asur büyümeye,  yükselmeye devam etti. Ancak bir müddet sonra durgunluk devresine girdi.  Bu devirde Babil’le devamlı mücadele halinde olan Asur, Babil’e vergi  verir duruma geldi. Ancak, Aşşur Reş-işi (M.Ö. 1149-1117)  Tıglatpileser-I (M.Ö. 1117-1090) Asurluları tekrar <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with büyük">büyük</a> devlet haline  getirdiler.</p>
<p>Orta Asur çağı uzun bir süre devam etti. Hukuk,  kültür ve <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Dil">dil</a> alanlarında daha çok Babil etkisinde kalmıştır. Bu devrin  <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with en">en</a> büyük özelliği, gelenek halinde yürürlükte olan hukuki esasların,  M.Ö. 1100 yıllarında bir hukuk kitabı halinde derlenmesidir.</p>
<p><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/meso2mil.jpg" alt="meso2mil Eski Asur hakkında   Tarikhema.ir" width="574" height="596" title="Eski Asur hakkında | Tarikhema.ir" /></p>
<h2 style="text-align: justify;">Yeni Asur çağı</h2>
<p style="text-align: justify;">Bu  çağda devleti idare eden hükümdarlar orta Asur çağından beri devam eden  hanedanın soyundandırlar. Bunlar kısa aralıklar dışında imparatorluğu  geliştirmişlerdir. Bu devir devamlı toprak kazanma ve savaşların olduğu  bir devirdir. Bu zamanın ünlü kralı olan Asurbanipal zamanında savaşlar  devam ederken kültür alanında büyük gelişmeler görüldü. Bu hükümdarın  eski eserleri toplayarak meydana getirdiği kütüphane, bir çok eserin  günümüze kadar gelmesini sağladı. Ancak Asur’un bu ihtişamı kısa sürdü.  Ülke,</p>
<p style="text-align: justify;">Asurbanipal’in  ölümünden sonra Med, Babil ve diğer devletlerin hücumuna uğradı (M.Ö.  612). Son defa toplanan Asur kuvvetleri Harran Ovasında düşmanla olan  mücadeleyi kaybederek yenildi ve imparatorluk tarihe karıştı.</p>
<p>Asurluların dilleri eski Sami dilinin bir koludur. Kullandıkları çivi yazısını Samilerden önce Irak’ın güneyinde yerleşen</p>
<p style="text-align: justify;">Sümerlilerden öğrendiler. Irak topraklarında bir yıldan fazla</p>
<p style="text-align: justify;">Samilerle beraber bulunan Sümerlilerin Asur edebiyatı üzerinde büyük tesirleri olmuştur.</p>
<p>Asurlular  devamlı münasebette bulundukları devletlerin sanatlarının tesiri  altında kalmışlarsa da, kendilerine has milli özellik gösteren bir  karakterleri vardır. Sanat, İmparatorluğun yükselmesine bağlı olarak  gelişmiştir. Asur&#8217;da belli başlı yapı tiplerinin önemlileri, özel evler,  saraylar, tapınaklar ve kalelerdir. Özel evler, ortada büyükçe bir  holün etrafında yer alan büyük odalar şeklindedir.Saraylar ise evler  topluluğuydu. Asurlular puta taptıklarından tapınaklara özellikle önem  verirlerdi. Kaleler çok kalın yapılır ve ayrıca takviye edilirdi. İç ve  dış kale olmak üzere iki kale bulunur ve bunlara belli aralıklarla kule  konurdu.</p>
<p>Bugüne kadar yapılan kazılardan ele geçen eserlere göre  Asurlular pekçok sanat kolunda ileri gitmişlerdir. Boyalı çanak ve  çömlekler, taş kaplar, çeşit çeşit mühürler, aletler, eşyalar, silahlar,  maden sanat eserleri kazılarda bulunanlardan bazılarıdır.</p>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misirda-sanat/tarihin-eski-uygarlik/255.html" title="Eski Mısır&#8217;da Sanat">Eski Mısır&#8217;da Sanat</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/arkeoloji-kitaplari/tarihin-eski-uygarlik/55.html" title="ARKEOLOJİ KİTAPLARI">ARKEOLOJİ KİTAPLARI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html" title="Eski (Antik) Mısır Medeniyeti">Eski (Antik) Mısır Medeniyeti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-dini/dunya-dinleri/220.html" title="Eski Mısır Dini">Eski Mısır Dini</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-2/tarihin-eski-uygarlik/152.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dunyanin-yedi-harikasi/tarihin-eski-uygarlik/63.html" title="DÜNYANIN YEDİ HARİKASI">DÜNYANIN YEDİ HARİKASI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-aztekler-ve-tanrilari/dunya-dinleri/222.html" title="Eski Aztekler Ve Tanrıları">Eski Aztekler Ve Tanrıları</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik/tarihin-eski-uygarlik/185.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-3/tarihin-eski-uygarlik/171.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misir/tarihin-eski-uygarlik/19.html" title="Mısır">Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-cin/tarihin-eski-uygarlik/385.html" title="ESKİ ÇİN">ESKİ ÇİN</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/cin-mitolojisi-sozlugu/tarihin-eski-uygarlik/379.html" title="Çin Mitolojisi Sözlüğü">Çin Mitolojisi Sözlüğü</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/kleopatra/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-misir/355.html" title="Kleopatra">Kleopatra</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-babil-ve-hamurabi-devri/tarihin-eski-uygarlik/341.html" title="Eski Babil ve Hamurabi Devri ">Eski Babil ve Hamurabi Devri </a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2011. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-asur-hakkinda/tarihin-eski-uygarlik/eski-asur/810.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-asur-hakkinda/tarihin-eski-uygarlik/eski-asur/810.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/eski-asur-hakkinda/tarihin-eski-uygarlik/eski-asur/810.html&amp;title=Eski Asur hakkında">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/55" rel="tag">55</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/babil" rel="tag">babil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bilgi" rel="tag">bilgi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/comlek" rel="tag">çömlek</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devlet" rel="tag">Devlet</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devri" rel="tag">Devri</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/edebiyat" rel="tag">edebiyat</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/edebiyati" rel="tag">Edebiyatı</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" rel="tag">Eski</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kultur" rel="tag">Kültür</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" rel="tag">Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sanat" rel="tag">Sanat</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sir" rel="tag">sir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" rel="tag">Tapınak</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarihi" rel="tag">tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" rel="tag">yeni</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/eski-asur-hakkinda/tarihin-eski-uygarlik/eski-asur/810.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antik ve Eski Roma hakkında ansiklopedik bilgi</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/antik-ve-eski-roma-hakkinda-ansiklopedik-bilgi/tarihin-eski-uygarlik/594.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/antik-ve-eski-roma-hakkinda-ansiklopedik-bilgi/tarihin-eski-uygarlik/594.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2011 13:11:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Roma Taırıhı]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[başlıca]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Roma]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Yunan]]></category>
		<category><![CDATA[forum]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[İmparatorluk]]></category>
		<category><![CDATA[Kanalizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kapıları]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[rom]]></category>
		<category><![CDATA[Roma]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[Yollar]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=594</guid>
		<description><![CDATA[Roma, Tiber Irmağı kıyısında “Yedi Tepe” olarak bilinen bir yörede kurulmuştur. Tepelerin adları sırasıyla şunlardır: Palatium Capitolium Aventinus Caelius Esquilinus Viminalis Quirinalis Kent Akdeniz’den 24 km kadar uzaklıktaydı. Tiber’in hızlı akıntısı gemilerin yanaşmasını engelliyordu., bu yüzden yer olarak pek elverişli sayılmazdı. Ayrıca Tiber Irmağı boyunca uzanan bataklıklar sağlıksız bir ortam yaratıyordu. Etrükslü mühendisler bu bataklıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Roma, Tiber Irmağı kıyısında “Yedi Tepe” olarak bilinen bir yörede kurulmuştur. Tepelerin adları sırasıyla şunlardır:</p>
<p>Palatium</p>
<p>Capitolium</p>
<p>Aventinus</p>
<p>Caelius</p>
<p>Esquilinus</p>
<p>Viminalis</p>
<p>Quirinalis</p>
<p>Kent  Akdeniz’den 24 km kadar uzaklıktaydı. Tiber’in hızlı akıntısı gemilerin  yanaşmasını engelliyordu., bu yüzden yer olarak pek elverişli  sayılmazdı. Ayrıca Tiber Irmağı boyunca uzanan bataklıklar sağlıksız bir  ortam yaratıyordu. Etrükslü mühendisler bu bataklıkları kurutmaya  çalıştılarsa da başarılı olamadılar Kent kurulduktan sonra zaman içinde  gelişti. Roma’nın ilk sahiplerinin evleri, çatıları samandan yapılmış  olan küçük kulübelerdi. Tanrılar için yaptıkları tapınaklar yakınlardaki  yanardağlardan kopan kayalardan yontulmuştu. Kentin çevresinde dışardan  gelecek tehlikelere ve saldırılara karşı bir sur vardı.</p>
<p>MÖ I.  yüzyılın başlarında, Roma’da Cumhuriyet döneminin son yılları  yaşanıyordu. Bu yıllarda Tiber’den yukarı doğru tırmanan kimse ilk  olarak iki tepeyle karşılaşırdı: bunlardan soldaki Janiculum, sağdaki  ise Aventinus idi. Janiculum’un tepesinde <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eski">eski</a> bir kale vardı. Tepeler,  kuzeyden gelecek saldırıları gözetlemekte yararlı oluyordu. Tepenin  eteklerinde zengin Romalılar’ın evleri bulunuyordu.</p>
<p>Tekneyle  Aventinus’un kuzeybatısına yanaşılacak olunursa, Roma’nın hayvan pazarı  olan <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/forum" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with forum">Forum</a> Boarium görülebilirdi. Dokların tam üzerinde güzel villaların  ve bahçelerin bulunduğu Palatium Tepesi herkesin oturmak için özlemini  çektiği bir yerdi. Çünkü alçaklardaki aşırı sıcağa buralarda  rastlanmıyordu. Palatium’da ayrıca doğunun bolluk ve bereket tanrıçası  Kibele adına bir tapınak yapılmıştı. Aventinus ve Palatium  tepeleri  arasındaki vadide Circus Maximus adıyla, ahşap bir stadyum vardı.  Çeşitli gösterilerin yer aldığı yaklaşık 640 metre uzunluğundaki bu  stadyum 150000 kişilikti. İki yanında dükkanlarve sıcaktan bunalanlar  için buz gibi içecekler satan satıcılar sıralanırdı.</p>
<p>Vadinin öteki  yakasında bulunan Caelius Tepesi evlerle kaplıydı. Buradan Jupiter  Tapınağı’na (Eski Yunan’da Zeus) giden bir yol vardı.</p>
<p>Palatium  ve Capitolium tepeleri arasındaki düzlükte, mermer sütunlarıyla ve  heykelleriyle Roma Forumu görünürdü. Forum her zaman hararetli  tartışmaların, kıyasıya pazarlıkların yapıldığı bir yerdi. Forumun biraz  ötesinde, sıradan insanların buluşma yeri olan Comitium vardı. Rostrum  denen kürsü gibi yerde ise konuşmalar yapılırdı. Forumun arkasında  senatonun toplantı yeri olan Curia bulunuyordu.</p>
<p>Foruma giden  başlıca yollardan birinin üzerinde iki başlı tanrı Janus’un tapınağı  vardı. Savaş sırasında tapınağın <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kapilari" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Kapıları">kapıları</a> hep açık olurdu.</p>
<p>Capitolium  Tepesi çift dorukluydu. Kuzeydekinde bir kale, güneydekinde ise Tiber  Irmağı’ndan görülen Jupiter Tapınağı bulunurdu.</p>
<p><a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-roma" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eski Roma">Eski Roma</a>’da  bulunan çeşitli tanrılara adanmış tapınaklar, sunaklar, heykeller  arasında Jupiter ayrıbir öneme sahipti. Jupiter Tapınağı’na savaşlarda  kazanılan ganimetler sunulur, tanrının heykeli kente tepeden bakardı.</p>
<p>Irmak  kıyısında kurulu olmasına karşın, kent halkı içmek için Tiber suyunu  kullanmazdı. İçme suyu kanallarla ve toprak altına döşenmiş suyollarıyla  yakındaki pınarlardan kente ulaştırılırdı. Bunlardan ilki MÖ IV.  yüzyılda yapılmıştı. MÖ 144’te Capitolium Tepesi’ne su götürecek olan  Aqua Marcia yapıldı. Daha öncekiler toprağın altındayken, bu kemer  toprağın üstündeydi.  Roma’nın kanalizasyon şebekesi de çok iyi  planlanmıştı.</p>
<p><a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/imparatorluk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with İmparatorluk">İmparatorluk</a> döneminde Roma’nın görünümünde çok  büyük değişiklikler oldu. İmparatorlar kendi adlarını taşıyan görkemli  binalar yaptırdılar. Roma Forumu daha sonra Augustus, Vespasianus ve  Traianus’un yaptırdığı forumların yanında çok küçük kaldı.</p>
<p>Yıkanmaktan  çok hoşlanan Romalılar, büyük hamamlar yaptırmışlardı. Bunların zemini  mozaik işlemeliydi; kubbeleri ise mermer sütunlarla destekleniyordu.  Zafer kazanan generaller için yapılan zafer takları  geniş caddeleri  süslerdi. Özellikle, 70’te Titus’un Kudüs’ü ele geçirişinin anısına  yapılan Titus Takı çok görkemliydi. Bugüne ancak kalıntıları kalan ,  Palatium Tepesi yakınlarında yapılmış olan çok kemerli, görkemlibi yapı  olan “Collesium”da çeşitli gösteriler düzenlenirdi. Zaman içinde  binaların çoğalmasıyla kent Capitolium Tepesi’nin batısına, ordunun  eğitim alanı olan Campus Martius’a doğru yayıldı.</p>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-roma/tarihin-eski-uygarlik/293.html" title="Eski Roma">Eski Roma</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/buyuk-iskender/tarihin-eski-uygarlik/239.html" title="Büyük İskender">Büyük İskender</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-aztekler-ve-tanrilari/dunya-dinleri/222.html" title="Eski Aztekler Ve Tanrıları">Eski Aztekler Ve Tanrıları</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-dini/dunya-dinleri/220.html" title="Eski Mısır Dini">Eski Mısır Dini</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-2/tarihin-eski-uygarlik/152.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/sfenks-horus-ve-misir-in-gizemleri/tarihin-eski-uygarlik/57.html" title="Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri">Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/yunanli-filozoflar/felsefe-tarihi/336.html" title="Yunanlı filozoflar ">Yunanlı filozoflar </a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html" title="Eski (Antik) Mısır Medeniyeti">Eski (Antik) Mısır Medeniyeti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dunyanin-yeni-yedi-harikalari/tarihin-eski-uygarlik/390.html" title=" DÜNYANIN YENİ YEDİ HARİKALARI"> DÜNYANIN YENİ YEDİ HARİKALARI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik/tarihin-eski-uygarlik/185.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-3/tarihin-eski-uygarlik/171.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/kitaplarim-zarathustra/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/ahamenis-imparatorlugu/922.html" title="Kitaplarım &#8211; Zarathuştra">Kitaplarım &#8211; Zarathuştra</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunan-tiyatrosu/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/909.html" title="Antik Yunan Tiyatrosu">Antik Yunan Tiyatrosu</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/hititler-hitit-devleti-hitit-uygarligi/tarihin-eski-uygarlik/440.html" title=" HİTİTLER, HİTİT DEVLETİ (HİTİT UYGARLIĞI)"> HİTİTLER, HİTİT DEVLETİ (HİTİT UYGARLIĞI)</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2011. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-ve-eski-roma-hakkinda-ansiklopedik-bilgi/tarihin-eski-uygarlik/594.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-ve-eski-roma-hakkinda-ansiklopedik-bilgi/tarihin-eski-uygarlik/594.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/antik-ve-eski-roma-hakkinda-ansiklopedik-bilgi/tarihin-eski-uygarlik/594.html&amp;title=Antik ve Eski Roma hakkında ansiklopedik bilgi">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik" rel="tag">antik</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/baslica" rel="tag">başlıca</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bilgi" rel="tag">bilgi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/cumhuriyet" rel="tag">Cumhuriyet</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" rel="tag">dini</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/egitim" rel="tag">Eğitim</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" rel="tag">Eski</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-roma" rel="tag">Eski Roma</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-yunan" rel="tag">Eski Yunan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/forum" rel="tag">forum</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/guzel" rel="tag">güzel</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/imparatorluk" rel="tag">İmparatorluk</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kanalizasyon" rel="tag">Kanalizasyon</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kapilari" rel="tag">Kapıları</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ordu" rel="tag">Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/rom" rel="tag">rom</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/roma" rel="tag">Roma</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" rel="tag">Tapınak</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yollar" rel="tag">Yollar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunan" rel="tag">Yunan</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/antik-ve-eski-roma-hakkinda-ansiklopedik-bilgi/tarihin-eski-uygarlik/594.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antik Yunanistan</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/antik-yunanistan/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/27.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/antik-yunanistan/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/27.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Apr 2011 17:28:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Yunan Taırıhı]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[antik yunan]]></category>
		<category><![CDATA[Antik Yunanistan]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Devri]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Helen]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[Kapıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan]]></category>
		<category><![CDATA[yunanistan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[Antik Yunanistan Hiç şüpesiz doğu kültürünün batıya ulaşmasını sağlayan bu dönem M.Ö. 700 ila 146 arasındadır. Bu yazıda kullanılacak tarihlerin hepsi Milattan önce olduğundan direk verilecektir. Bir uygarlık olarak Antik Yunan Uygarlığı&#8217;ndan söz ederken, sadece Yunanistan yarımadası değil, savaşlar ve ticari, kültürel etkileşimlerle iç içe geçmiş bir bölgeyi, Ege Denizi ve çevresini anlamak gerekmektedir. Ege [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Antik <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunanistan" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yunanistan">Yunanistan</a></strong></p>
<hr style="color: #d8d8d8; background-color: #d8d8d8;" size="1" /><!-- / icon and title --><script type="text/javascript"><!--
sid=5398;channel=5405;w=336;h=280;wmid=2185;domain ="gecekahvesi.org";
kategori ="16";
gosterim="TBF";adsrv=1;arkaplan="e7e9e9";
baslik="003366";
aciklama="000000";
kenarlik="e7e9e9";
jsai="8dea91ac561fb63d";
// --></script> <script src="http://adserver1.adtech.com.tr/ppc.js"></script></p>
<p><!-- message --></p>
<div id="post_message_95644">Hiç şüpesiz doğu kültürünün batıya ulaşmasını sağlayan bu dönem M.Ö. 700 ila 146 arasındadır. Bu yazıda kullanılacak tarihlerin hepsi Milattan önce olduğundan direk verilecektir.</p>
<p><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/Delphi.jpg" border="0" alt="Delphi Antik Yunanistan   Tarikhema.ir" width="440" height="328" title="Antik Yunanistan | Tarikhema.ir" /></p>
<p>Bir uygarlık olarak Antik <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunan" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yunan">Yunan</a> Uygarlığı&#8217;ndan söz ederken, sadece Yunanistan yarımadası değil, savaşlar ve ticari, kültürel etkileşimlerle iç içe geçmiş bir bölgeyi, Ege Denizi ve çevresini anlamak gerekmektedir. Ege adaların, Batı Anadolu kıyıları, Yunanistan yarımadasıyla birlikte, ortak bir kültürün yaşandığı bölgedir.</p>
<p>Arkeolojik bulgular, bölgede İ.Ö. 5. ve 4. binyıllara kadar uzanan bir neolitik kültürün kalıntılarını ortaya sermektedir.</p>
<p>Bu devir öncesi göçler ve savaşlar devridir. İzmir&#8217;li Homer&#8217;in 850 yıllarında yazdıkları ve arkeolojik verilere göre bir tarihleme yapabiliriz. Ya da birçok arkeolog gibi 1050-800 arasını gerçekten de simsiyah olan karanlık çağ diyebiliriz. Bu karanlık çağ Anadolu&#8217;da 1200 lerden başlar. Dor akınları da 1050 de başladığında bu karanlık, kıta Yunanistan&#8217;ına da doğmuş oluyor. Girit&#8217;teki Minos uygarlığını yıkmış olan Myken kültürü de böylece son bulmaktadır.</p>
<p>Nüfusun artmasına bir çözüm olarak, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with en">en</a> önemlisi de o devrin <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with en">en</a> önemli alaşımı olan Tunça ulaşmak ve deniz ticaretini kontrol altına almak için çeşitli kolloniler kurulmuştur.</p>
<p>Konuya girmeden birkaç kadını anmak gerekir. İo <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with büyük">büyük</a> olasılıkla Giritli Fenikeliler tarafından kaçırılır ya da kendi gider. Buna karşı Fenike kıralının kızı Europe ve Medeia kaçırılır. Son olarakta 150 yıl sonra meşhur Helene. Bu her ne kadar savaş sebebi gösterilse de, daha çok bu toplumların birbirinden kız alarak karıştıklarını gösteriyor.</p>
<p>Arkayik çağ (750-500)<br />
Fenikelilerden uyarlanan yazı kullanılmaya başlamaktadır. Uzun süren ticari ve siyasi üstünlük Yunancanın bölgede kullanılan dil olmasına ve Ion kültürünün doğmasına neden olmuştur. Anadolunun <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kultur" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Kültür">kültür</a> etkisi birçok alanda kendisini göstermektedir. Bodrum&#8217;lu Heredot oniki şehirde oturduklarını ve dört ayrı dilde konuştuklarını yazar.</p>
<p>Yunanistan&#8217;da birbiri ile rakip şehir devletleri oluşmuştur. Bunlar önceleri çoban kırallardı. Ellerinde rütbelerini ve saygınlıklarını belirten deynekler bulunurdu. Her şehrin bir yukarı şehri Akropolis&#8217;i ve pazaryeri Agora&#8217;sı bulunurdu. Zamanla bir asil tabaka oluştu, bunların içinden Tyran denilen diktatörler çıkmaktaydı. Zayıf bulunan yerleşimler ele geçiriliyor. Koloni şehirler kuruluyordu. Birbirleri ile zaman zaman savaş halinde idiler. Bu şehirlerin en tanınmışları Sparta ve Atinadır.</p>
<p>Klasik çağ (500-336)<br />
Ion isyanından İskender&#8217;in tahta geçmesine kadar olan dönemdir. Ion isyanı, 540 da İonya&#8217;yı hükmü altına alan Persler&#8217;e karşı yapılmıştır. Kyros II ile anlaşma yapan Milet bir zarar görmemiştir. Kıta Yunanistan&#8217;ından istenen yardıma cevap verilmemiş İonya kendi kaderine bırakılmiştır. Tarihin babası sayılan Heredot 450&#8242;li yıllardaki bu savaşı anlatır. Bu tutum Persler&#8217;in ataklarına devam etmelerine sebep olmuştur. I.Daryusun Atina önlerinde Maraton&#8217;da 490 yılında yenilmesiyle durakladıysa da, oğlu Ksarkses babasının kaldığı yerden devam etmiştir. Bu saldırılar karşısında Sparta ve Atina birleşmiştir. Salamis&#8217;te 480 yılında Pers donanması yenilmiştir. Bir yıl sonra da Ksarkses , tüm ordusunu Plataia&#8217;da kaybeder. Artık Anadolu&#8217;nun kapıları Atinalılar&#8217;a açılmıştır. Attika Deniz Birliğini kurarlar. Ionya&#8217;yı istila ederler. Persleri 449 da güçleri yettiğince uzaklaştırırlar. Perikles yönetiminde Attika Krallığı kurulur. 460 yılında Sparta ve Atına arasında 1.Peleponnes savaşı çıkar. Savaş 446 Atina&#8217;nın barış istemek zorunda kalmasıyla sona erer.</p>
<p>Helenistik çağ (336-146)<br />
Iskender babasının hazırladığı krallığı çok kısa bir zamanda imparatorluk haline getirir. Hindistan&#8217;a kadar ilerler. Genç yaşta ölür 323.</p></div>
<p><!-- / message --><!-- sig --><strong>_____________________</strong></p>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunanistan-2/tarihin-eski-uygarlik/350.html" title="Antik Yunanistan">Antik Yunanistan</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/buyuk-iskender/tarihin-eski-uygarlik/239.html" title="Büyük İskender">Büyük İskender</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunanistan-seks/tarihin-eski-uygarlik/460.html" title="Antik Yunanistan seks">Antik Yunanistan seks</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-dini/dunya-dinleri/220.html" title="Eski Mısır Dini">Eski Mısır Dini</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-2/tarihin-eski-uygarlik/152.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/arkeoloji-kitaplari/tarihin-eski-uygarlik/55.html" title="ARKEOLOJİ KİTAPLARI">ARKEOLOJİ KİTAPLARI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/anitkabir/tarihin-eski-uygarlik/34.html" title="ANITKABİR">ANITKABİR</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunan-tiyatrosu/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/909.html" title="Antik Yunan Tiyatrosu">Antik Yunan Tiyatrosu</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html" title="Eski (Antik) Mısır Medeniyeti">Eski (Antik) Mısır Medeniyeti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-inanci/tarihin-eski-uygarlik/234.html" title="Eski Mısır ınancı">Eski Mısır ınancı</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-aztekler-ve-tanrilari/dunya-dinleri/222.html" title="Eski Aztekler Ve Tanrıları">Eski Aztekler Ve Tanrıları</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dunyanin-yedi-harikasi/tarihin-eski-uygarlik/63.html" title="DÜNYANIN YEDİ HARİKASI">DÜNYANIN YEDİ HARİKASI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/sfenks-horus-ve-misir-in-gizemleri/tarihin-eski-uygarlik/57.html" title="Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri">Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunanistan-cinsiyet/tarihin-eski-uygarlik/463.html" title="Antik Yunanistan Cinsiyet">Antik Yunanistan Cinsiyet</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2011. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunanistan/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/27.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-yunanistan/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/27.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/antik-yunanistan/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/27.html&amp;title=Antik Yunanistan">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik" rel="tag">antik</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik-yunan" rel="tag">antik yunan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik-yunanistan" rel="tag">Antik Yunanistan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/arkeoloji" rel="tag">arkeoloji</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devlet" rel="tag">Devlet</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devri" rel="tag">Devri</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/helen" rel="tag">Helen</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/hindistan" rel="tag">Hindistan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kapilari" rel="tag">Kapıları</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kultur" rel="tag">Kültür</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ordu" rel="tag">Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarihi" rel="tag">tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/toplum" rel="tag">Toplum</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" rel="tag">yeni</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunan" rel="tag">Yunan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunanistan" rel="tag">yunanistan</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/antik-yunanistan/tarihin-eski-uygarlik/uygarlik-tarihi-antik-eski-yunan/27.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ordu Roma</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/ordu-roma/tarihin-eski-uygarlik/571.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/ordu-roma/tarihin-eski-uygarlik/571.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Aug 2010 19:41:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Roma Taırıhı]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[amdan]]></category>
		<category><![CDATA[Antik Roma]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[başlıca]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[caltur]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Roma]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Roma Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[İmparatorluk]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[Monarşi]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Öte]]></category>
		<category><![CDATA[razi]]></category>
		<category><![CDATA[rom]]></category>
		<category><![CDATA[Roma]]></category>
		<category><![CDATA[Roma Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[sek]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=571</guid>
		<description><![CDATA[Eski Roma ordusu (M.Ö. 500 civarı) dönemin diğer şehir devletleri gibi Yunan medeniyetinden etkilenmişti. Bunlar hoplite adı verilen ağır piyade taktikleri uygulayan vatandaşlardan oluşan milislerdi. Ordu küçüktü (askerlik çağına gelmiş özgür erkeklerin sayısı 9.000 kadardı) ve üçü ağır piyade, ikisi de hafif piyadelerden oluşan beş kısımda (siyasi olarak vatandaşların örgütlendiği comitia centuriata&#8217;ya paralel olarak) örgütlenmişti. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Eski <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/roma" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Roma">Roma</a> ordusu (M.Ö. 500 civarı) dönemin diğer şehir devletleri gibi Yunan medeniyetinden etkilenmişti. Bunlar hoplite adı verilen ağır piyade taktikleri uygulayan vatandaşlardan oluşan milislerdi. <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ordu" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ordu">Ordu</a> küçüktü (askerlik çağına gelmiş özgür erkeklerin sayısı 9.000 kadardı) ve üçü ağır piyade, ikisi de hafif piyadelerden oluşan beş kısımda (siyasi olarak vatandaşların örgütlendiği comitia centuriata&#8217;ya paralel olarak) örgütlenmişti. (...)<br/>Read the rest of <a href="http://tr.tarikhema.ir/ordu-roma/tarihin-eski-uygarlik/571.html">Ordu Roma</a> (1,550 words)</p>
<hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2010. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/ordu-roma/tarihin-eski-uygarlik/571.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/ordu-roma/tarihin-eski-uygarlik/571.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/ordu-roma/tarihin-eski-uygarlik/571.html&amp;title=Ordu Roma">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/amdan" rel="tag">amdan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik-roma" rel="tag">Antik Roma</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/baslica" rel="tag">başlıca</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bilgi" rel="tag">bilgi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/caltur" rel="tag">caltur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/cumhuriyet" rel="tag">Cumhuriyet</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devlet" rel="tag">Devlet</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" rel="tag">Eski</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-roma" rel="tag">Eski Roma</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-roma-ordu" rel="tag">Eski Roma Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/imparatorluk" rel="tag">İmparatorluk</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kolay" rel="tag">kolay</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/monarsi-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Monarşi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ordu" rel="tag">Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ote" rel="tag">Öte</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/razi" rel="tag">razi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/rom" rel="tag">rom</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/roma" rel="tag">Roma</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/roma-ordu" rel="tag">Roma Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sek" rel="tag">sek</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarihi" rel="tag">tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" rel="tag">yeni</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunan" rel="tag">Yunan</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/ordu-roma/tarihin-eski-uygarlik/571.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmose</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/ahmose/tarihin-eski-uygarlik/566.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/ahmose/tarihin-eski-uygarlik/566.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 20:34:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Mısır Taırıhı]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[55]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmose]]></category>
		<category><![CDATA[Amun]]></category>
		<category><![CDATA[antik misir]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[egypt]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[got]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[rom]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[teen]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=566</guid>
		<description><![CDATA[Ahmose I. Ahmose, Yeni krallık döneminin ilk firavunudur. 18.hanedanı kurarak yeni bir dönem başlatmıştır. I. Ahmose, ülkeyi Hiksoslar&#8217;ın istilasından kurtarmıştır. Yaklaşık 500 yıl boyunca süren Yeni Krallık Döneminin 3 hanedanının hüküm sürdüğü bu uzun dönem, &#8220;Yeniden Kuruluş&#8221;, &#8220;Amarna&#8221; ve &#8220;Ramsesler&#8221; olarak üçe ayrılır. I. Ahmosis, Mısır&#8217;ın kurtarıcısı olarak görülür.[1] Ahmose (English) Sometimes just when things [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignright" src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/ahmosenefertari.jpg" alt="ahmosenefertari Ahmose   Tarikhema.ir" width="373" height="563" title="Ahmose | Tarikhema.ir" /></p>
<h1 style="text-align: justify;">Ahmose</h1>
<p style="text-align: justify;">I. Ahmose, Yeni krallık döneminin ilk firavunudur. 18.hanedanı kurarak yeni <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bir">bir</a> dönem başlatmıştır. I. Ahmose, ülkeyi Hiksoslar&#8217;ın istilasından kurtarmıştır. Yaklaşık 500 yıl boyunca süren Yeni Krallık Döneminin 3 hanedanının hüküm sürdüğü bu uzun dönem, <em>&#8220;Yeniden Kuruluş&#8221;</em>, <em>&#8220;Amarna&#8221;</em> ve <em>&#8220;Ramsesler&#8221;</em> olarak üçe ayrılır. I. Ahmosis, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Mısır">Mısır</a>&#8217;ın kurtarıcısı  olarak görülür.<sup>[1]</sup></p>
<h3 style="text-align: justify;">Ahmose (English)</h3>
<p style="text-align: justify;">Sometimes just when things look their worst, someone comes along that can turn things around. Ahmose was such a person. There have been many pharaohs in <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/egypt" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with egypt">Egypt</a>&#8217;s long history but Ahmose was one of the most important ones. There is much disagreement as to the exact time that Ahmose became the pharaoh of <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/egypt" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with egypt">Egypt</a> but most think that is was around 1550 BC. The country was in terrible shape. In the north were the Hyksos who occupied that area and one of them had declared himself the pharaoh of <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/egypt" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with egypt">Egypt</a>. In the south the Nubians were becoming a huge threat. Ahmose was the <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with son">son</a> of Seqenenre Taa I. Seqenenre and his army tried to expel the enemies of <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/egypt" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with egypt">Egypt</a> but instead of accomplishing this, they were defeated and most died including Ahmose&#8217;s father. In some texts it is said that Seqenenre Taa II was the father of Ahmose.</p>
<p style="text-align: justify;">Kamose was the brother of Ahmose and the pharaoh. One of his men intercepted a message from the Hyksos to the Nubians. It asked for an alliance to trap the Egyptians in the middle. Infuriated Kamose attacked the Hyksos and conquered the first town but died before he could go any further. It was believed that Ahmose was only a boy at the the time. Kamose was the last king of the 17th Dynasty. Ahmose now became pharaoh and it was thought that he was only 10 years old. So here was the problem, Ahmose was now pharaoh but the country was falling apart.</p>
<p style="text-align: justify;">But the days were numbered for the Hyksos. It took ten years, but Ahmose had now grown up and he never forgot what had happened to his father and brother. He attacked the Hyksos and defeated them. The victory was not quick and some sieges are said to have lasted for years. The siege of the Palestinian Fortress of Sharuhen was said to have taken the six years but it was the decisive battle that broke the back of the Hyksos. This had the effect of uniting Egypt. Ahmose was far from finished. He never forgot that the reason his brother had attacked the Hyksos was not only because of their father&#8217;s death but also because they were going to join forces with the Nubians to defeat Egypt. He took his army to Nubia and defeated them next. Now he owned the famous Nubian gold mines which increased Egypt&#8217;s riches. While in Nubia history states that the Hyksos again tried to rebel, but it is thought that the mother of Ahmose was left in charge and she put down the insurrection. This part of history is a little hazy. I guess this can be expected when we are talking about events that happened over 3,500 years ago. Egypt&#8217;s borders had now been stretched deep into Nubia in the south and way beyond the Sinai desert in the north east. The new Egyptian empire was beginning and so was the dawn of Egypt&#8217;s golden age.<sup>[2]</sup></p>
<p style="text-align: justify;">Ahmose is an Ancient Egyptian name meaning <em>&#8220;The Moon is born&#8221;</em> or <em>&#8220;Child  of the Moon&#8221;</em>. It was a very popular name in the beginning of the eighteenth  dynasty.</p>
<p style="text-align: justify;">This name may refer to;</p>
<h4 style="text-align: justify;">Pharaohs</h4>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Ahmose I, a pharaoh of ancient Egypt and founder of the Eighteenth dynasty</li>
<li>Amasis (also known as Ahmose II), a pharaoh of the Twenty Sixth dynasty</li>
</ol>
<h4 style="text-align: justify;">Queens</h4>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Ahmose-Henuttamehu, a queen of the 17th dynasty</li>
<li>Ahmose Inhapy, a queen of the 17th dynasty</li>
<li>Ahmose Nefertari, a queen of the 18th dynasty</li>
<li>Ahmose Meritamon, a queen of the 18th dynasty</li>
<li>Ahmose-Sitkamose, a queen of the 17th dynasty</li>
<li>Queen Ahmose, a queen of the 18th dynasty, mother of Pharaoh Hatshepsut</li>
</ol>
<h4 style="text-align: justify;">Other royalty</h4>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Ahmose, a son of Tao II the Brave; possibly identical with Pharaoh Ahmose I, though his only known statue (today in the Louvre) seems to be a funerary statue</li>
<li>Ahmose (18th dynasty), a prince of the 18th dynasty</li>
<li>Ahmose (princess), a princess of the 17th dynasty</li>
<li>Ahmose-ankh, son of Ahmose I and Ahmose-Nefertari; shown on a Karnak stela    with his parents (now in the Luxor Museum)</li>
<li>Ahmose-Henutemipet, a princess of the 17th dynasty</li>
<li>Ahmose-Meritamon (17th dynasty), a princess of the 17th dynasty</li>
<li>Ahmose-Nebetta, a princess of the 17th dynasty, probably a daughter of Tao    II the Brave</li>
<li>Ahmose-Sipair, a prince of the 18th dynasty</li>
<li>Ahmose-Sitamun, a princess of the 18th dynasty</li>
<li>Ahmose-Tumerisy, a princess of the 17th dynasty</li>
<li>Ahmose (26th dynasty), prince and general (26th dynasty)</li>
</ol>
<h4 style="text-align: justify;">Officials</h4>
<p style="text-align: justify;">Ahmose, also known as Ahmes, a scribe of the Second Intermediate Period who  copied the Rhind Mathematical Papyrus.<br />
* Ahmose, son of Ebana, an admiral who served in the Seventeenth and Eighteenth  dynasties<br />
* Ahmose Pen-Nekhebet, official who served under Ahmose I and his successors <sup>[3]</sup></p>
<h3 style="text-align: justify;">Kaynaklar</h3>
<p style="text-align: justify;">[1] tr.wikipedia.org/wiki/Ahmose<br />
[2] aboutfacts.net/People53.htm<br />
[3] <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with en">en</a>.wikipedia.org/wiki/Ahmose</p>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html" title="Eski (Antik) Mısır Medeniyeti">Eski (Antik) Mısır Medeniyeti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misir-firavunlari/tarihin-eski-uygarlik/425.html" title="Mısır Firavunları">Mısır Firavunları</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-hakkinda-bilgi/tarihin-eski-uygarlik/247.html" title="Eski Mısır hakkında bilgi">Eski Mısır hakkında bilgi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik/tarihin-eski-uygarlik/185.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-3/tarihin-eski-uygarlik/171.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misir/tarihin-eski-uygarlik/19.html" title="Mısır">Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misir-kultur-gezileri/tarihin-eski-uygarlik/532.html" title="MISIR Kültür Gezileri">MISIR Kültür Gezileri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/cinsellik-in-eski-misir/tarihin-eski-uygarlik/451.html" title="cinsellik in eski Mısır">cinsellik in eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-pramitleri/tarihin-eski-uygarlik/396.html" title="Eski Mısır Pramitleri">Eski Mısır Pramitleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/ozet-misir-tarihi-2/tarihin-eski-uygarlik/555.html" title="Özet Mısır Tarihi">Özet Mısır Tarihi</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misirda-sanat/tarihin-eski-uygarlik/255.html" title="Eski Mısır&#8217;da Sanat">Eski Mısır&#8217;da Sanat</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-dini/dunya-dinleri/220.html" title="Eski Mısır Dini">Eski Mısır Dini</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/antik-misir/tarihin-eski-uygarlik/163.html" title="Antik Mısır">Antik Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-2/tarihin-eski-uygarlik/152.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2010. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/ahmose/tarihin-eski-uygarlik/566.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/ahmose/tarihin-eski-uygarlik/566.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/ahmose/tarihin-eski-uygarlik/566.html&amp;title=Ahmose">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/55" rel="tag">55</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ahmose" rel="tag">Ahmose</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/amun" rel="tag">Amun</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik-misir" rel="tag">antik misir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/egypt" rel="tag">egypt</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-misir" rel="tag">Eski Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/got" rel="tag">got</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" rel="tag">Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir-tarihi" rel="tag">Mısır Tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/rom" rel="tag">rom</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/teen" rel="tag">teen</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" rel="tag">yeni</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/ahmose/tarihin-eski-uygarlik/566.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abydos: Eski Mısır’ın Öte Dünyaya Açılan Gizemli Kapıları</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/abydos-eski-misirin-ote-dunyaya-acilan-gizemli-kapilari/tarihin-eski-uygarlik/564.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/abydos-eski-misirin-ote-dunyaya-acilan-gizemli-kapilari/tarihin-eski-uygarlik/564.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 20:28:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Mısır Taırıhı]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[Abydos]]></category>
		<category><![CDATA[Açılan]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyaya]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Mısır'da]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Mısır'ın]]></category>
		<category><![CDATA[esmi]]></category>
		<category><![CDATA[Firavunları]]></category>
		<category><![CDATA[giz]]></category>
		<category><![CDATA[Gizemli]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[ıkı]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[Kapıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kutsal Topraklar]]></category>
		<category><![CDATA[Mezarın]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[mumya]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Osiris]]></category>
		<category><![CDATA[Öte]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sir]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[Son Töreni]]></category>
		<category><![CDATA[Sonsuz Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=564</guid>
		<description><![CDATA[Abydos: Eski Mısır&#8217;ın Öte Dünyaya Açılan Gizemli Kapıları(...)Read the rest of Abydos: Eski Mısır&#8217;ın Öte Dünyaya Açılan Gizemli Kapıları (1,037 words) &#169; eni for Eski Tarihi (Antik), 2010. &#124; Permalink &#124; No comment &#124; Add to del.icio.us Post tags: 3, Abydos, Açılan, antik, arkeoloji, b, bir, büyük, Dil, Din, dini, Dünyaya, en, Eski, Eski Mısır, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/abydos.jpg" alt="abydos Abydos: Eski Mısırın Öte Dünyaya Açılan Gizemli Kapıları   Tarikhema.ir" width="600" height="407" title="Abydos: Eski Mısırın Öte Dünyaya Açılan Gizemli Kapıları | Tarikhema.ir" /></p>
<p style="text-align: justify;"><a style="text-align: justify;">Abydos: Eski Mısır&#8217;ın Öte Dünyaya Açılan Gizemli Kapıları(...)<br/>Read the rest of <a href="http://tr.tarikhema.ir/abydos-eski-misirin-ote-dunyaya-acilan-gizemli-kapilari/tarihin-eski-uygarlik/564.html">Abydos: Eski Mısır&#8217;ın Öte Dünyaya Açılan Gizemli Kapıları</a> (1,037 words)</p>
<hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2010. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/abydos-eski-misirin-ote-dunyaya-acilan-gizemli-kapilari/tarihin-eski-uygarlik/564.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/abydos-eski-misirin-ote-dunyaya-acilan-gizemli-kapilari/tarihin-eski-uygarlik/564.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/abydos-eski-misirin-ote-dunyaya-acilan-gizemli-kapilari/tarihin-eski-uygarlik/564.html&amp;title=Abydos: Eski Mısır&#8217;ın Öte Dünyaya Açılan Gizemli Kapıları">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/abydos" rel="tag">Abydos</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/acilan" rel="tag">Açılan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik" rel="tag">antik</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/arkeoloji" rel="tag">arkeoloji</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" rel="tag">dini</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dunyaya" rel="tag">Dünyaya</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" rel="tag">Eski</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-misir" rel="tag">Eski Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-misirda" rel="tag">Eski Mısır'da</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-misirin" rel="tag">Eski Mısır'ın</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/esmi" rel="tag">esmi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/firavunlari" rel="tag">Firavunları</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/giz" rel="tag">giz</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/gizemli" rel="tag">Gizemli</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/guzel" rel="tag">güzel</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/iki" rel="tag">ıkı</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/indir" rel="tag">indir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kapilari" rel="tag">Kapıları</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kutsal-topraklar" rel="tag">Kutsal Topraklar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mezarin" rel="tag">Mezarın</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" rel="tag">Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mumya" rel="tag">mumya</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/olum" rel="tag">Ölüm</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ordu" rel="tag">Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/osiris" rel="tag">Osiris</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ote" rel="tag">Öte</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sanat" rel="tag">Sanat</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sir" rel="tag">sir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son-toreni" rel="tag">Son Töreni</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sonsuz-yasam" rel="tag">Sonsuz Yaşam</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" rel="tag">Tapınak</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" rel="tag">yeni</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/abydos-eski-misirin-ote-dunyaya-acilan-gizemli-kapilari/tarihin-eski-uygarlik/564.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>55 Numaralı Mezarın Sırrı</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/55-numarali-mezarin-sirri/tarihin-eski-uygarlik/561.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/55-numarali-mezarin-sirri/tarihin-eski-uygarlik/561.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 20:21:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Mısır Taırıhı]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[55]]></category>
		<category><![CDATA[55 Numaralı Mezarın Sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[Akhenaton]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Devri]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[esmi]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Mumya]]></category>
		<category><![CDATA[gay]]></category>
		<category><![CDATA[giz]]></category>
		<category><![CDATA[ıkı]]></category>
		<category><![CDATA[izle]]></category>
		<category><![CDATA[Mezarın]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[mumya]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Numaralı]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sir]]></category>
		<category><![CDATA[sirr]]></category>
		<category><![CDATA[Sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tarik]]></category>
		<category><![CDATA[tube]]></category>
		<category><![CDATA[Tutankhamon]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=561</guid>
		<description><![CDATA[55 Numaralı Mezarın Sırrı Zaman: M.Ö. yaklaşık 1335-1322 Mekân: Amama ve Thebes, Mısır &#8220;Tabutun sahibinin kimliğinin, sonunda bir sürpriz olacağına inanıyorum.&#8221; GASTON MASPERO, 1907 Amerikalı Theodore M. Davis&#8217;in Thebes&#8217;teki Krallar Vadisi&#8217;nde yaptığı kazılarda 1907 Ocak ayında bir mezar bulundu. Burası Mısır&#8217;daki mezarların çoğu gibi karışık ve hasarlıydı; ama bu kez bunun nedeni mezar soyguncuları değil, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/spec3.gif" alt="spec3 55 Numaralı Mezarın Sırrı   Tarikhema.ir" width="600" height="708" title="55 Numaralı Mezarın Sırrı | Tarikhema.ir" /></p>
<h1 style="text-align: justify;">55 <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/numarali" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Numaralı">Numaralı</a> Mezarın Sırrı</h1>
<p style="text-align: justify;"><strong> <em>Zaman: M.Ö. yaklaşık 1335-1322<br />
Mekân: Amama ve Thebes, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Mısır">Mısır</a></em></strong></p>
<p><em>&#8220;Tabutun sahibinin kimliğinin, sonunda bir sürpriz olacağına inanıyorum.&#8221;</em> GASTON MASPERO, 1907</p>
<p>Amerikalı Theodore M. Davis&#8217;in Thebes&#8217;teki Krallar Vadisi&#8217;nde yaptığı kazılarda 1907 Ocak ayında bir mezar bulundu. Burası Mısır&#8217;daki mezarların çoğu gibi karışık ve hasarlıydı; ama bu kez bunun nedeni mezar soyguncuları değil, anlaşıldığı kadarıyla eski çağlardaki resmî faaliyetlerin sonucuydu. Mezarı o hale neyin getirdiği sorusu, Mısırbilimciler&#8217;i yaklaşık yüz yıldır meşgul etmiştir ve günümüzde bile <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with en">en</a> az araştırmacı sayısı kadar da <em>&#8220;çözüm&#8221;</em> vardır.</p>
<p>Resmi numarası KV55 (Krallar Vadisi 55) olan mezar; bir merdiven, bir koridor ve bir tek odadan oluşmaktadır. Mezarın çevresinde dağınık duran pek çok eşya vardır. Bunlardan en büyüğü, aslında III. Amenophis&#8217;in karılarından biri olan Kraliçe Tiye&#8217;nin lahdinin çevresi için oğlu <strong>Akhenaton</strong> (M.Ö. 1353-1335) tarafından yaptırılmış olan türbenin sökülmüş parçalarıdır.</p>
<p><strong>Akhenaton</strong>, Mısır&#8217;ın geleneksel dinini kaldırıp yerine Aton olarak bilinen bir tek güneş tanrısına tapınmayı getirdiği için<em> &#8220;sapkın firavun&#8221; </em>olarak bilinir. Odanın çevresine dört koruyucu tılsım (<em>&#8220;sihirli tuğla&#8221;</em>) yerleştirilmiştir ve bunların birinde de firavunun adı yazılıdır. Odanın kuzey duvarındaki bir nişte, kapaklı dört küp  <strong>Akhenaton</strong>&#8216;un küçük eşi Kiye&#8217;nın iç organlarının saklanması için konulmuş ama üzerlerindeki yazılar silinmiştir. Mezarın döşemesi üzerinde bulunan kil mühür izlerinde <strong>Akhenaton</strong>&#8216;un halefi <strong><a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tutankhamon" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Tutankhamon">Tutankhamon</a></strong>&#8216;un (M.Ö. 1333-1323) adı yazılıdır.</p>
<p><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/giz302.jpg" border="0" alt="giz302 55 Numaralı Mezarın Sırrı   Tarikhema.ir"  title="55 Numaralı Mezarın Sırrı | Tarikhema.ir" /> <img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/giz303.jpg" border="0" alt="giz303 55 Numaralı Mezarın Sırrı   Tarikhema.ir"  title="55 Numaralı Mezarın Sırrı | Tarikhema.ir" /></p>
<p>(Solda) Yüz, <strong>Tutankhamon</strong>&#8216;un tabutlarından ikincisine çok benzemektedir. Kartuşların çıkartılıp yenilerinin takılmasından bunun <strong>Tutankhamon</strong>&#8216;dan başka bir kral için yapıldığı bilinmektedir. (Sağda) Tabut özellikle tanınmaz hale getirilmiş, yüzü ve üzerindeki bütün adlar silinmiş.</p>
<h3>Esrarengiz Mumya</h3>
<p style="text-align: justify;">Mezardaki en önemli şey Kiya için yapılmış ama bir kral için değiştirilmiş olan tabuttur. Ancak bu kralın adı, her geçtiği yerde silinmiş ve tabutun altın yüz maskesi çıkartılmıştır. <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Tapınak">Tapınak</a> da benzer biçimde hasar görmüş, <strong>Akhenaton</strong>&#8216;un resimleri ve adları çıkarılmıştır. Tabutun içinde rutubet yüzünden çok kötü hasar görmüş bir mumya vardı.</p>
<p>Tabutu ilk inceleyen bilim adamları, çökmüş kasıkları nedeniyle bunun bir kadın cesedi olduğunu ilan ettiler, Davis de bunun üzerine mezarı &#8220;Kraliçe Tiye&#8217;nin Mezarı&#8221; olarak adlandırdı. Ancak bu adı taşıyan kitabı çıktığında, daha ayrıntılı bir inceleme sonunda cesedin bir erkeğe ait olduğu anlaşılmıştı. Evrensel kanıya göre bu <strong>Akhenaton</strong>&#8216;un mumyasıydı. Ölümünden sonra anısı lanetlendiği için tabuttaki ve tapmaktaki adlan silinmiştir.</p>
<p>Ancak başka araştırmacılar ise, mumyanın <strong>Akhenaton</strong>&#8216;un son yıllarında kendisiyle birlikte hüküm süren ve ölümünden sonra &#8220;sapkın firavun&#8221; gibi hakarete uğrayan Smenhkare olabileceğini ileri sürmüşlerdir. Bu kişi ile, aynı dönemde ortaya çıkmış Neferneferuaten adlı bir diğerinin kimlikleri konusunda büyük tartışmalar olmuştur. Kanıtlara getirilecek en iyi yorum, ikisinin de aynı kişi olduğu ve üç yıllık ortak hükümdarlığı sırasında adını değiştirdiği olacaktır.</p>
<p>1922&#8242;de <strong>Tutankhamon</strong>&#8216;un mezarının bulunmasıyla çok önemli ek kanıtlar elde edilmiştir. <strong>Tutankhamon</strong>&#8216;un mumyası, onunla KV55&#8242; in yakın akraba olduklarını -ya kardeş ya baba oğul- ortaya çıkarmıştır, ikincisi, mezarda özgün olarak Smenhkare için yapılan ama hiç kullanılmamış çok sayıda nesne vardı: Özellikle Smenhkare&#8217;nin iç organları için dört minyatür tabut ve tam boy tabutlarından biri.</p>
<p>Hepsinin üzeri <strong>Tutankhamon</strong> için kullanılmak üzere yeniden yazılmışsa da, hem kral adlarının bulunduğu yerde özgün sahibinin izleri vardı hem de tabutların üstündeki yüzler <strong>Tutankhamon</strong>&#8216;un yüzü değildi. Bütün bu nesnelerin Krallar Vadisi&#8217;nin 55 numaralı mezarında, bir zamanlar Kiya&#8217;ya ait olan malzeme ile temsil ediliyor olması, o mezarın içindekinin Smenhkare olduğuna inanan bazı araştırmacılarca önemli bulunmuştur.</p>
<p>Diğer araştırmacılarsa, mumyanın <strong>Akhenaton</strong>&#8216;a ait olduğunu iddiaya devam etmişlerdir. Çeşitli anatomi uzmanları, 20&#8242;yle (Smenhkare&#8217;ye daha yakın) 30-40 (<strong>Akhenaton</strong>&#8216;a yakın) arası değişen rakamlar buldukları için mumyanın <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/olum" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ölüm">ölüm</a> yaşına ilişkin tahminler de pek yararlı olmamıştır.</p>
<p>Mezarın tarihine ilişkin pek çok senaryo üretilmiştir. Ortak noktaları mumyanın, artık her kimse,  <strong>Akhenaton</strong>&#8216;un inşa ettirdiği Thebes&#8217;in 300 kilometre kuzeyindeki yeni başkent Tel el-Amarna&#8217;da gömülmüş, sonra kentin terk edilmesinin ardından çıkartılıp KV55&#8242;e taşınmış olduğudur.</p>
<p><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/giz304.jpg" border="0" alt="giz304 55 Numaralı Mezarın Sırrı   Tarikhema.ir"  title="55 Numaralı Mezarın Sırrı | Tarikhema.ir" /></p>
<p>KV55&#8242;in bu krokisinde malzemelerin mezar içinde dağınık bir halde atıldığı ve çoğunun aşağı inen koridoru tıkayan molozların üzerinde yattığı görülüyor.</p>
<h3 style="text-align: justify;">İki Çözüm</h3>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tutankhamon</strong>&#8216;un hükümdarlığının yarısına doğru Amarna başkentlikten çıkarılmış ve onun ölümünden sonra da terk edilmişti. Böylece KV55&#8242;in kuruluşu <strong>Tutankhamon</strong>&#8216;un hükümdarlığının ortalarıyla mührünün geçerliğini kaybetmiş olacağı gömülmesine kadar geçen zaman içinde bir noktada gerçekleşmiş olmalıdır.</p>
<p>Bir görüşe göre Smenhkare ve/veya <strong>Akhenaton</strong> ve onunla birlikte Amarna&#8217;da gömülmüş annesi Tiy, hükümet kenti terk eder etmez KV55&#8242;e taşınmışlardır. Mezarın içindekileri böyle hasara uğratanların ya 19. Hanedan&#8217;ın anti-Atoncu kralları ya da IX. Ramses&#8217;in memurları olduğu sanılmaktadır. Belki de firavunun yandaki mezarının inşası sırasında KV55, bir kere daha keşfedilmiştir.</p>
<p>Bu senaryoya göre Tiye&#8217;nin cesedi çıkartılıp başka bir yere gömülmüş ve türbesinin bir kısmı tek açık giriş koridoruna takılıp sıkışınca orada bırakılmıştır. Bir mumya daha çıkarılmış ve kalanının kimliğini gösteren işaretler de silinmiş olabilir. Mezar kapatılmadan önce türbedeki <strong>Akhenaton</strong> resimleri silinmiş ve mezarın son sakini orada ebedi bir karanlığa terk edilmiştir.</p>
<p>Bir başka seçenek de, bu taşıma işinin <strong>Tutankhamon</strong>&#8216;un ölümünden sonra ama gömülmesinden önce yapılmış olmasıdır.  <strong>Akhenaton</strong>&#8216;un anıtlarının daha <strong>Tutankhamon</strong>&#8216;un yaşadığı sıralarda imhasına başlandığı artık açıkça anlaşılmaktadır. Tahtta  <strong>Akhenaton</strong>&#8216;un oğlunun bulunması gerici güçleri frenlemiş olmalıdır. Ancak <strong>Tutankhamon</strong>&#8216;un ölümüyle bu baskı yok olmuş olacaktır.</p>
<p>Bu senaryoya göre KV55&#8242;teki ceset daha ilk baştan adsız olarak bu yeni mezarına yerleştirilmiştir. Sonra gerçekleşen dağınıklık da IX. Ramses&#8217;in ekonomik sıkıntılarla geçen iktidarında mezarın yeniden keşfedilmiş olmasının sonucudur. Altın peşinde olan memurlar altın eşyayı oradan çıkarmak istemişler, sonra türbenin bir kısmının giriş geçidini tıkamasıyla girişimleri yarıda kalmıştır.</p>
<p><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/giz305.jpg" border="0" alt="giz305 55 Numaralı Mezarın Sırrı   Tarikhema.ir"  title="55 Numaralı Mezarın Sırrı | Tarikhema.ir" /> <img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/giz306.jpg" border="0" alt="giz306 55 Numaralı Mezarın Sırrı   Tarikhema.ir"  title="55 Numaralı Mezarın Sırrı | Tarikhema.ir" /></p>
<p>(Solda) KV55 odasının, bulunduğu zamanki durumu. Sol kısımda, türbenin bazı panoları duvara yaslanmış durumda görünüyor. Onların ilerisinde de tabut var. Duvardaki nişte kapaklı küpler duruyor. (Sağda) KV55&#8242;teki kapaklı küpler Kiya için yapılmıştı. Bunların yazıları iki aşamada kaldırılmıştır. Önce Kiye&#8217;nın adı ve unvanları, sonra da <strong>Akhenaton</strong> ile Aton&#8217;unkiler silinmiştir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">Bir Çözüm mü?</h3>
<p style="text-align: justify;">Mumyanın <strong>Akhenaton</strong>&#8216;a ya da Smenhkare&#8217;ye ait olması durumunda her iki temel senaryo a uygulanabilir ama geriye iki temel soru kalmaktadır: Bir kral neden bir kadının gayet süslü bir biçimde değiştirilmiş tabutuna konulmuştur ve kendi tabutu ne olmuştur?</p>
<p>Yapılan değişiklikler tabutun yazılarının Atoncu metinlerini değiştirmemiştir, bu da tabutun bir firavunun gömülmesi için  <strong>Akhenaton</strong>&#8216;un iktidarında hazırlandığını göstermektedir. <strong>Akhenaton</strong> ölümünden çok önce tamamlanmış bir dizi tabuta sahip olmalıydı ve tunlar da mutlaka kendisi için kullanılmıştır. Ancak daha önce de gördüğümüz gibi, Smenhkare kendisi için en azından bir tabut ha-zırlatmışsa da bunun içinde gömülmemiş, onun tabutu genç kral <strong>Tutankhamon</strong> için kullanılmıştır.</p>
<p>Smenhkare daha sonra Neferneferuaten adını almışsa da, koyu bir Atoncu değildi. Cenaze levâzımâtı tümüyle gelenekseldi ve tapınağında geleneksel tanrıların başı olan Amon&#8217;a tapılırdı. Ancak onun, Atoncu devrimin başı olan babası <strong>Akhenaton</strong> daha yaşarken öldüğü anlaşılmaktadır.</p>
<p><strong>Akhenaton</strong>&#8216;un Aton dışında tanrılara karşı hoşgörüsüzlüğü -ki, çoktanrılı anıtları imha etmesinde görülmektedir- göz önüne alındığında Smenhkare&#8217;nin kendisi için hazırladığı geleneksel malzemeyle gömülmesine izin vermemiş olması mümkündür.</p>
<p>Eğer bu böyle olmuşsa, o zaman mumya ve iç organları için farklı kaplar gerekecekti. O zaman da bir zamanlar Kiya&#8217;ya ait olan &#8220;dini açıdan doğru&#8221; malzeme genç kral için değiştirilmiş ve cenazesinde kullanılmıştır. Cesedi Amarna&#8217;da Kraliçe Tiye&#8217;nin türbesine yakın bir mezara konulmuştur. Mumya son olarak da buradan Krallar Vadisi&#8217;ne taşınmıştır.</p>
<p>Şu anda Kahire Müzesi&#8217;nde yalnızca KV55 tabutunun kapağı bulunmaktadır. Alt kısmının çürümüş kalıntılarında olması gereken altınlarının, Birinci Dünya Savaşı sırasında müzeden çalındığı anlaşılmaktadır. Bu altınlar, daha sonra Almanya&#8217;da ortaya çıkmıştır. Doğrulanmamış haberlere göre burada Smenhkare&#8217;nin sağlam bir kartuşu da bulunmaktadır. Sorunun bu yanının, tabutun altı sonunda gerçek sahibi olan Kahire Müzesi&#8217;ne iade edildiğinde çözümlenmiş olacağı umulmaktadır.</p>
<p>Mısır deyince ilk akla gelen kadın adlarından olan <strong>Nefertiti</strong> de <strong>Akhenaton</strong>&#8216;un karısıydı.  <strong>Akhenaton</strong> başşehri Tel el-Amarna&#8217;ya taşıdığında, <strong>Nefertiti</strong> de altı kızıyla birlikte oraya taşınmış ve kocası gibi yalnızca yeni tanrı Aton&#8217;a tapınmaya başlamıştı.</p>
<p><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/giz307.jpg" border="0" alt="giz307 55 Numaralı Mezarın Sırrı   Tarikhema.ir"  title="55 Numaralı Mezarın Sırrı | Tarikhema.ir" /></p>
<p>KV55 mezar odası. Kapağı çıkarılmış tabut odanın bir ucunda, türbenin panoları sol duvara yaslanmış ve yere atılmış.</p>
<p><img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/giz308.jpg" border="0" alt="giz308 55 Numaralı Mezarın Sırrı   Tarikhema.ir"  title="55 Numaralı Mezarın Sırrı | Tarikhema.ir" /> <img src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/giz309.jpg" border="0" alt="giz309 55 Numaralı Mezarın Sırrı   Tarikhema.ir"  title="55 Numaralı Mezarın Sırrı | Tarikhema.ir" /></p>
<p>(Solda) KV55&#8242;teki kafatasının nemes başlığıyla tamamlanmış biçimi. (Sağda) Sağda KV55&#8242;in içindeki kimliği belirsiz kafatası.</p>
<h2  class="related_post_title">İlgili Yayınlar :</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-55-numarali-mezarin-sirri/tarihin-eski-uygarlik/546.html" title="Eski Misir 55 Numaralı Mezarın Sırrı">Eski Misir 55 Numaralı Mezarın Sırrı</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dinler-eskilerin-masallaridir/dunya-dinleri/527.html" title="DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.">DİNLER ESKİLERİN MASALLARIDIR.</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misirda-sanat/tarihin-eski-uygarlik/255.html" title="Eski Mısır&#8217;da Sanat">Eski Mısır&#8217;da Sanat</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-dini/dunya-dinleri/220.html" title="Eski Mısır Dini">Eski Mısır Dini</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-2/tarihin-eski-uygarlik/152.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/sfenks-horus-ve-misir-in-gizemleri/tarihin-eski-uygarlik/57.html" title="Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri">Sfenks, Horus ve Mısır ın gizemleri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/kitaplarim-zarathustra/tarihin-eski-uygarlik/eski-iran/ahamenis-imparatorlugu/922.html" title="Kitaplarım &#8211; Zarathuştra">Kitaplarım &#8211; Zarathuştra</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-tutankamonun-laneti/tarihin-eski-uygarlik/543.html" title="Eski Misir: Tutankamon&#8217;un Laneti">Eski Misir: Tutankamon&#8217;un Laneti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/dunyanin-yedi-harikasi/tarihin-eski-uygarlik/63.html" title="DÜNYANIN YEDİ HARİKASI">DÜNYANIN YEDİ HARİKASI</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html" title="Eski (Antik) Mısır Medeniyeti">Eski (Antik) Mısır Medeniyeti</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik/tarihin-eski-uygarlik/185.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-3/tarihin-eski-uygarlik/171.html" title="Eski Mısır">Eski Mısır</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/misir-kultur-gezileri/tarihin-eski-uygarlik/532.html" title="MISIR Kültür Gezileri">MISIR Kültür Gezileri</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/cin-mitolojisi-sozlugu/tarihin-eski-uygarlik/379.html" title="Çin Mitolojisi Sözlüğü">Çin Mitolojisi Sözlüğü</a></li><li><a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-inanci/tarihin-eski-uygarlik/234.html" title="Eski Mısır ınancı">Eski Mısır ınancı</a></li></ul><hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2010. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/55-numarali-mezarin-sirri/tarihin-eski-uygarlik/561.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/55-numarali-mezarin-sirri/tarihin-eski-uygarlik/561.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/55-numarali-mezarin-sirri/tarihin-eski-uygarlik/561.html&amp;title=55 Numaralı Mezarın Sırrı">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/55" rel="tag">55</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/55-numarali-mezarin-sirri" rel="tag">55 Numaralı Mezarın Sırrı</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/akhenaton" rel="tag">Akhenaton</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devri" rel="tag">Devri</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" rel="tag">dini</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" rel="tag">Eski</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/esmi" rel="tag">esmi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/esrarengiz-mumya" rel="tag">Esrarengiz Mumya</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/gay" rel="tag">gay</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/giz" rel="tag">giz</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/iki" rel="tag">ıkı</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/izle" rel="tag">izle</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mezarin" rel="tag">Mezarın</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" rel="tag">Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mumya" rel="tag">mumya</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/numarali" rel="tag">Numaralı</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/olum" rel="tag">Ölüm</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sir" rel="tag">sir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sirr" rel="tag">sirr</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sirri" rel="tag">Sırrı</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tanrilari" rel="tag">Tanrıları</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" rel="tag">Tapınak</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarihi" rel="tag">tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarik" rel="tag">tarik</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tube" rel="tag">tube</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tutankhamon" rel="tag">Tutankhamon</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" rel="tag">yeni</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/55-numarali-mezarin-sirri/tarihin-eski-uygarlik/561.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eski (Antik) Mısır Medeniyeti</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 20:10:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Mısır Taırıhı]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[55]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[antik misir]]></category>
		<category><![CDATA[Aritmetik]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[calture]]></category>
		<category><![CDATA[çömlek]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Devri]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyaya]]></category>
		<category><![CDATA[egypt]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[eski calture]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Yunan]]></category>
		<category><![CDATA[giz]]></category>
		<category><![CDATA[Günümüzde Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Horus]]></category>
		<category><![CDATA[ıkı]]></category>
		<category><![CDATA[İmhotep]]></category>
		<category><![CDATA[İmparatorluk]]></category>
		<category><![CDATA[izle]]></category>
		<category><![CDATA[Keops]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mezarın]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[mumya]]></category>
		<category><![CDATA[Mumyalama]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Osiris]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Özet Mısır Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Piramidi]]></category>
		<category><![CDATA[Piramit]]></category>
		<category><![CDATA[Piramitler]]></category>
		<category><![CDATA[razi]]></category>
		<category><![CDATA[rom]]></category>
		<category><![CDATA[Roma]]></category>
		<category><![CDATA[sek]]></category>
		<category><![CDATA[Sfenks]]></category>
		<category><![CDATA[sir]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=558</guid>
		<description><![CDATA[(...)Read the rest of Eski (Antik) Mısır Medeniyeti (2,067 words) &#169; eni for Eski Tarihi (Antik), 2010. &#124; Permalink &#124; No comment &#124; Add to del.icio.us Post tags: 3, 55, antik, antik misir, Aritmetik, arkeoloji, b, bilgi, bir, büyük, calture, çömlek, Devlet, Devri, Dil, Din, dini, Dünyaya, egypt, en, Eski, eski calture, Eski Krallık, Eski [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/egypthistory7fdk2.jpg" alt="egypthistory7fdk2 Eski (Antik) Mısır Medeniyeti   Tarikhema.ir" width="391" height="622" title="Eski (Antik) Mısır Medeniyeti | Tarikhema.ir" />(...)<br/>Read the rest of <a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html">Eski (Antik) Mısır Medeniyeti</a> (2,067 words)</p>
<hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2010. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html&amp;title=Eski (Antik) Mısır Medeniyeti">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/55" rel="tag">55</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik" rel="tag">antik</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik-misir" rel="tag">antik misir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/aritmetik" rel="tag">Aritmetik</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/arkeoloji" rel="tag">arkeoloji</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bilgi" rel="tag">bilgi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/buyuk" rel="tag">büyük</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/calture" rel="tag">calture</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/comlek" rel="tag">çömlek</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devlet" rel="tag">Devlet</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devri" rel="tag">Devri</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" rel="tag">dini</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dunyaya" rel="tag">Dünyaya</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/egypt" rel="tag">egypt</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" rel="tag">Eski</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-calture" rel="tag">eski calture</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-krallik" rel="tag">Eski Krallık</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-misir" rel="tag">Eski Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-yunan" rel="tag">Eski Yunan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/giz" rel="tag">giz</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/gunumuzde-misir" rel="tag">Günümüzde Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/horus" rel="tag">Horus</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/iki" rel="tag">ıkı</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/imhotep" rel="tag">İmhotep</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/imparatorluk" rel="tag">İmparatorluk</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/izle" rel="tag">izle</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/keops" rel="tag">Keops</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kolay" rel="tag">kolay</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kultur" rel="tag">Kültür</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mezarin" rel="tag">Mezarın</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" rel="tag">Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir-tarihi" rel="tag">Mısır Tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mumya" rel="tag">mumya</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/mumyalama" rel="tag">Mumyalama</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/nar" rel="tag">nar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ordu" rel="tag">Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/osiris" rel="tag">Osiris</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/oyunlar" rel="tag">Oyunlar</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ozet" rel="tag">Özet</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ozet-misir-tarihi" rel="tag">Özet Mısır Tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/piramidi" rel="tag">Piramidi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/piramit" rel="tag">Piramit</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/piramitler" rel="tag">Piramitler</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/razi" rel="tag">razi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/rom" rel="tag">rom</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/roma" rel="tag">Roma</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sek" rel="tag">sek</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sfenks" rel="tag">Sfenks</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sir" rel="tag">sir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tapinak" rel="tag">Tapınak</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarihi" rel="tag">tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" rel="tag">yeni</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunan" rel="tag">Yunan</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/eski-misir-antik-2/tarihin-eski-uygarlik/558.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özet Mısır Tarihi</title>
		<link>http://tr.tarikhema.ir/ozet-misir-tarihi-2/tarihin-eski-uygarlik/555.html</link>
		<comments>http://tr.tarikhema.ir/ozet-misir-tarihi-2/tarihin-eski-uygarlik/555.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 19:57:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski Mısır Taırıhı]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[antik misir]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[b]]></category>
		<category><![CDATA[başlıca]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çömlek]]></category>
		<category><![CDATA[Devri]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[en]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Yunan]]></category>
		<category><![CDATA[Firavunları]]></category>
		<category><![CDATA[Herodotos]]></category>
		<category><![CDATA[Hıristiyanlık]]></category>
		<category><![CDATA[izle]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Firavunları]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Osiris]]></category>
		<category><![CDATA[Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Özet Mısır Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sir]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ur]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tr.tarikhema.ir/?p=555</guid>
		<description><![CDATA[Yontmataş devrinde Mısır, tropikal bir iklimin etkisindeydi ve bu iklime uygun bitki örtüsüyle kaplıydı. Konutlar henüz vadinin üstündeydi, başlıca insan etkinlikleriniyse, avcılık ve balıkçılık oluşturuyordu. Yontmataş devri sonunda, bütün Afrika&#8217;da bir kaya sanatı gelişti, Yukarı Mısır&#8217;daki kayalar ve mağara duvarları, hayvan resimleri, av sahneleri ve gemicilikle ilgili çeşitli görüntülerle süslendi. Cilalıtaş devri başlarında, Nil vadisinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yontmataş devrinde <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Mısır">Mısır</a>, tropikal <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bir">bir</a> iklimin etkisindeydi ve bu iklime uygun bitki örtüsüyle kaplıydı. Konutlar henüz vadinin üstündeydi, başlıca insan etkinlikleriniyse, avcılık ve balıkçılık oluşturuyordu. Yontmataş <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devri" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Devri">devri</a> sonunda, bütün Afrika&#8217;da <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bir">bir</a> kaya sanatı gelişti, Yukarı Mısır&#8217;daki kayalar ve mağara duvarları, hayvan resimleri, av sahneleri ve gemicilikle ilgili çeşitli görüntülerle süslendi. Cilalıtaş devri başlarında, Nil vadisinin coğrafi oluşumu tamamlandı ve Sahra&#8217;da yaşayan, av köpeği bakıcıları, Paleoafrikalı sığıtmaçlar ve Nilot kökenli balıkçılar <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yeni">yeni</a> tekniklerden yararlanmaya başladılar; yavaş yavaş tahıl tarımı, keten ekimi ve dokumacılığı, hasır işçiliği ve çömlekçilik gelişmeye başladı. Köylerin eski görünümleri değişti, sazdan kulübelerin yerini kerpiçten evler aldı.(...)<br/>Read the rest of <a href="http://tr.tarikhema.ir/ozet-misir-tarihi-2/tarihin-eski-uygarlik/555.html">Özet Mısır Tarihi</a> (346 words)</p>
<hr />
<p><small>&copy; eni for <a href="http://tr.tarikhema.ir">Eski Tarihi (Antik)</a>, 2010. |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/ozet-misir-tarihi-2/tarihin-eski-uygarlik/555.html">Permalink</a> |
<a href="http://tr.tarikhema.ir/ozet-misir-tarihi-2/tarihin-eski-uygarlik/555.html#comments">No comment</a> |
Add to
<a href="http://del.icio.us/post?url=http://tr.tarikhema.ir/ozet-misir-tarihi-2/tarihin-eski-uygarlik/555.html&amp;title=Özet Mısır Tarihi">del.icio.us</a>
<br/>
Post tags: <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/3" rel="tag">3</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik" rel="tag">antik</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/antik-misir" rel="tag">antik misir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/arkeoloji" rel="tag">arkeoloji</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/b" rel="tag">b</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/baslica" rel="tag">başlıca</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/bir" rel="tag">bir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/comlek" rel="tag">çömlek</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/devri" rel="tag">Devri</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dil" rel="tag">Dil</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/din-eski-roma-tarihin-eski-uygarlik-tarihin-eski-uygarlik" rel="tag">Din</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/dini" rel="tag">dini</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/en" rel="tag">en</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eskii" rel="tag">Eski</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-misir" rel="tag">Eski Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/eski-yunan" rel="tag">Eski Yunan</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/firavunlari" rel="tag">Firavunları</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/herodotos" rel="tag">Herodotos</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/hiristiyanlik" rel="tag">Hıristiyanlık</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/izle" rel="tag">izle</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/konut" rel="tag">konut</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/kultur" rel="tag">Kültür</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir" rel="tag">Mısır</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir-firavunlari" rel="tag">Mısır Firavunları</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/misir-tarihi" rel="tag">Mısır Tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ordu" rel="tag">Ordu</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/osiris" rel="tag">Osiris</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ozet" rel="tag">Özet</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ozet-misir-tarihi" rel="tag">Özet Mısır Tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sanat" rel="tag">Sanat</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/sir" rel="tag">sir</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/son" rel="tag">son</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/tarihi" rel="tag">tarihi</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/ur" rel="tag">Ur</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yeni" rel="tag">yeni</a>, <a href="http://tr.tarikhema.ir/TR-words/yunan" rel="tag">Yunan</a><br/>
</small></p>
<p><small>Feed enhanced by <a href='http://planetozh.com/blog/my-projects/wordpress-plugin-better-feed-rss/'>Better Feed</a> from  <a href='http://planetozh.com/blog/'>Ozh</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tr.tarikhema.ir/ozet-misir-tarihi-2/tarihin-eski-uygarlik/555.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

