<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945</atom:id><lastBuildDate>Tue, 24 Jan 2012 13:46:42 +0000</lastBuildDate><category>sistine chapel</category><category>michelangelo</category><category>bayram</category><category>bilmece</category><category>cocuklar</category><category>sekeri</category><category>anne</category><category>birlisi</category><category>internet</category><category>haha</category><category>harika</category><category>kitap okumak</category><category>simdiki</category><category>dans</category><category>komedi</category><title>3 Kisim Tekmili Birden Muzikli Komedi</title><description /><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (libra)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>86</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/blogspot/FmYU" /><feedburner:info uri="blogspot/fmyu" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><feedburner:browserFriendly></feedburner:browserFriendly><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-7149731814593533440</guid><pubDate>Mon, 28 Nov 2011 23:39:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-11-28T18:20:57.306-08:00</atom:updated><title>cumbur cemaat</title><description>gecen sene, kardesimin beni ziyarete geldigini bilmeyen amerikali oda arkadasim yan odadan gelen anlamadigi turkce seslerden dolayi kendi kendime konustugumu sanmis. bu yanilgi ortaya cikinca epey gulduyduk. haliyle, komsuma guldugum icin en kisa zamanda basima gelmesi kacinilmaz oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;odada kendi kendime sesli konusuyorum. aksamlari yatmadan once mesela, 'cocuk simdi uyuyacak' diyorum yuksek sesle. kendi yapacagim isi, kendime ucuncu sahista haber veriyor, eldeki imkanlar cercevesinde uc kisilik konusmayi tek basima yurutuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onu baya kaniksadim da, az once yere dusen yastiga 'simdi oraya dusmeyecektin bebiktom' deyince soyle bir irkildim. sonra da amaaan dedim, boyle hossohbet, eglenceli, zeki birileriyle konusmak kisiye her zaman nasip olmuyor, koy dedim sezen ordan hepimize bi cay, icelim guzelleselim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(meraklanmayin, yastiga da cay koymadim- o cezali)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-7149731814593533440?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2011/11/cumbur-cemaat.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-8825100808915311512</guid><pubDate>Fri, 12 Aug 2011 06:54:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-08-11T23:59:26.852-07:00</atom:updated><title>bahtsiz bedevi israil collerinde</title><description>kardesim israil'de. bir kac gun once skype'dan aradi bizi. daha onceki konusmalarimizdan birinde kendisine yeterince ilgi ve sefkat gostermedigimden yakindigindan ben de elimden geldigince bu durumu duzeltmeye karar verdim:
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;-oo kardesim, canim benim, seni ben pek cok pek cok severim. sarilirim, operim, kaslarini tararim, dislerini fircalarim, burnunu karistiririm, sumugunu yerim...
&lt;br /&gt;-abla ben odamda internet cekmedigi icin ortak salondan ariyorum ve burda turkce bilen insanlar var
&lt;br /&gt;-... ee, sey, sihhat ve afiyettesinizdir insallah selin hanim?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-8825100808915311512?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2011/08/bahtsiz-bedevi-israil-collerinde.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-4440645427018529233</guid><pubDate>Thu, 28 Jul 2011 14:17:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-07-30T13:48:06.928-07:00</atom:updated><title>bir arkadas</title><description>kotu blog yazisi yazma husuunda sinir tanimadigimdan ve bu aralar da anlatcak ilginc bisiler olmadigindan iki gun once bir arkadasin basindan gecen bir olayi anlatmaya karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iki gun onceki final sinavinda hoca bize risk nedir diye sordu, bizim bu arkadas da ne cevap yazsa begenirsiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse bu tatsiz sakamdan sonra esas anlatmak istedigim olaya baglaniyoruz degerli okurlar. soz sende esas olay:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pek kiymetli c'cigim, gecen gun karfur'a gitmis alisveris icin. kasada da cok tatli bir cocuk varmis. cocuk c'nin aldiklarini birer birer okuturken hafif flortoz bir havayla -ve fransizca, cunku hayla menton'dayiz- 'oo parti nerde' demis. heyecan yapan c de, bir yandan hizli dusunup isveli bir cevap verme gerekliliginin baskisi, bir yandan az bildigi fransizca'nin yarattigi gerilim neticesinde (hin hin hin -diye verelim alttan jaws muzigini)hizla ilerleyen saniyelere ve cocugun kasadan gecirip durdugu sebzelere bakarak 'parti, sebze partisi, bu aksam sebze partisi var' diyebilmis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;menton'da aptallasan tek kisi ben degilim yani- kendimi temize cikartmak icin de arkadasimi satmaktan hic cekinmem!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-4440645427018529233?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2011/07/bir-arkadas.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-4392961194995567402</guid><pubDate>Fri, 08 Jul 2011 10:36:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-07-08T04:06:40.994-07:00</atom:updated><title>faransada gezen vespaya binen bir umut sarikaya hipsterinin maceralari</title><description>sevgili okuyucu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sizlerden gelen yogun istek uzerine uzun suredir devam eden sessizligimi bozmaya karar verdim, bomba bir &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=UPS5JIvJgAA"&gt;album&lt;/a&gt;le karsinizdayim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse sadede geliyim. faransa'dayim. guya faransizca ogrenicem. ama ogrenemiyorum. niye? cunku bu is icin sece sece allahin menton'unu secmis bulundum. menton italya sinirina yuruyerek 15 daika uzaklikta, sokaklarinda fransizcadan cok italyanca konusulan bir gasaba. faransiz emeklilerin florida'si olan bu guzide kasabamiz aksam 9'da son bulan renkli gece hayatiyla goz dolduruyor. neyse, ben zaten faransizca ogrenmek icin burdayim, aksam dersimi calisip sutumu icip uyuyorum (&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=2bSKfW1q81E"&gt;yalanim varsa beni vursunlar&lt;/a&gt;). ama ne zaman yolda belde biriyle fransizca konusmaya kalksam kadin/adam once italiano? diye soruyor (ay ay beni avrupa'da italyan sandilar) sonra da ingilizce konusmaya basliyor. benim anavataninda fransizca ogrenme hayalim de boyle boyle bade oluyor. hani fransizlar suratsizdi, hani ingilizce bilseler bile konusmazlardi? niye kandirdiniz beni? ne istediniz benden, tertemiz sevgimden? bunlar bilmeseler bile "bunun uyduruk fransizcasina katlanmaktansa..." diye dusunup sanirim, azimle ingilizce konusmaya calisiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaten benim ne kadar konusabildigimi de sekil 1a uzerinden inceleyelim sindi: gecen aksam yemege gittik grupcanak. ben tuvaletin yerini sordum, tarif ettiler, gittim bulamadim. orda dikilen beyaz gomlekli birine burda mi calisiyorsunuz diye sordum, bu arada allahim deminden beri fransizca konusuyorum diye sevindirik olmustum ki allah cezami verdi, alem bana guldu; adam hayir calismiyorum dedi ve ben o an yaklasik 30 sn'dir fransizca konusarak butun fransizca rezervlerini tuketmis, butun tersanelerine girilmis bir insan olarak sapsallasip gayet cakma bir fransiz aksaniyla adama "sorry" dedim, daha dogrusu soği dedim. iste 5 haftanin sonunda fransizcamin geldi nokta budur. cekce ogrenmeye calisirken (onun da bir hayrini gormus degilim elbette) her konusmam gerektiginde mallayip azimle fransizca konusmaya calisan ben simdi de fransizca ogreniyim derken devreleri iyice yakarak iki kurusluk inglizcemin de icine tukurup bu defteri gururla kapatiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sampiyon cimbom! (bunu da devrelerin ne gadee yandigini anlayin diye yazdim, zaten cimbomlu bile degilim, o gadee yandi iste)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;esen kal sevgili kari, au revoir- doktoğ ğöno paği&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-4392961194995567402?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2011/07/faransada-gezen-vespaya-binen-bir-umut.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-2122133198158681412</guid><pubDate>Thu, 28 Apr 2011 23:15:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-04-28T16:19:26.970-07:00</atom:updated><title>bazi yalnislarimiz elbette olmustur</title><description>iki gun once derste ingiliz dili ve edebiyati dorduncu sinif ogrencisi bir kiz (yani bolumu bitirmek uzere, iki hafta sonra mezun oluyor) derste bir mevzuya ornek verilen great expectations ve david copperfield icin 'bi saniye kimin kitabi onlar' diye sorup cevabi not aldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugun yine ayni kizin yazdigi kitabi yayinlamak icin hem random house'in hem de penguin'in teklif verdigini ogrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu hayatta bazi seyleri cok yanlis yaptigima an itibariyle kani olmus durumdayim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-2122133198158681412?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2011/04/bazi-yalnislarimiz-elbette-olmustur.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-1317755608813754487</guid><pubDate>Wed, 30 Mar 2011 14:43:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-03-30T07:45:22.123-07:00</atom:updated><title>Besiktas (sporlu blog, icinde fitbol var)</title><description>-Gida boyasi cocuklarda davranis bozukluguna neden oluyormus&lt;br /&gt;-Ben hic yemiyorum zaten renkli bir sey&lt;br /&gt;-Ben de yemiyorum, bir tek siyah beyaz yiyorum&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-1317755608813754487?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2011/03/besiktas-sporlu-blog-icinde-fitbol-var.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-6590364615556987618</guid><pubDate>Tue, 29 Mar 2011 22:00:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-03-29T15:23:35.244-07:00</atom:updated><title>Bach! Sanat!</title><description>Toplasin bakayim yamacima!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bol unlemli giristen sonra yine yaratilan heyecana uygun olmayan sacma sapan bir blog yazisi: Bu aralar odevler ustuste geldi, bir de okul korosuna girdim, sarki ogrenmem lazim, 8 dakikalik sarkiyi sekiz saatte ogrenemedim desem yeri, vergi formlari doldurup gondermem icap ediyor, okulun donem sonu nedeniyle 40 cesit ayri burokratik islemi var, iste boyle iyice bunalmisken gecen gun kendimi koro sarkilarini rahat ogrenelim diye internete yuklenmis dosyalar sayesinde midi formatli Bach esliginde gobek atarken yakaladim. Baya bildigin odanin ortasinda midi dosyasi yandan vik vik vik ederken Bach'a gerdan kiriyorum. Insanoglu Ask-i Memnu'daki Behlul maskeli kina gecesinden beri boyle azap verici bir sahneyle karsilasmamistir diye tahmin ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah sonumu hayretsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu arada Anjelika Akbar'in kesinlikle bir bildigi varmis, cidden fena olmuyor, yandan yandan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-6590364615556987618?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2011/03/bach-sanat.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-5253525945406386918</guid><pubDate>Sun, 16 Jan 2011 21:40:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-01-16T13:53:03.226-08:00</atom:updated><title>Baba</title><description>Bugunku kompozisyonumuzun konusu baba. Babalar. Yani evimizin diregi, yagmur demeden camur demeden gecesini gunduzune katarak calisan ve eve ekmek getiren insanlar (Baba konseptimin duygusalligi goz yasartiyor. Baba: bana ipod alan insan)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babalarimiz ayni zamanda Yok Boyle Dans'i seyrederken bizden en az on kilo hafif tartan Burcu Esmersoy'un bizden daha zayif olmadigi iddia eden elleri opulesi insanlardir. "Goz var izan var baba, su kadinin karnina filan hic bakmiyor musun, kadinda hic gobek yok resmen" itirazima da o kadar saskin bakti ki, televizyonda curetkar kostumlerle dans eden sarisin bir Burcu Esmersoy'a alici gozle bakmadigina da, beni Burcu'dan zayif sandigina da cidden inandirdi beni. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cok namuslu, terbiyeli, efendi adam masallah; bence annem bunu kacirmasin. &lt;br /&gt;Ben de sizi cok sevdim beyamca, size baba diyebilir miyim?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-5253525945406386918?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2011/01/baba.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-9003511820147878832</guid><pubDate>Sat, 08 Jan 2011 16:08:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-01-08T11:20:49.196-08:00</atom:updated><title>deli deli olma</title><description>iki gun once kardesime dur sana sozluk'ten okudugum bir espriyi yapayim diyerek once koluna parmagimi batirip 'sana domuz gribi asisi yaptim' dedim, sonra da omuzuna parmagimi batirip 'simdi de omuz gribi asisi yaptim' dedim. bu yasima basima cok uygun sakaya iki saat guldukten sonra 'bu sakanin fikir annesi sozlukten birisinin dort yasindaki cocuguymus' diye izahta bulundum. kardesim de 'abla bu sakayi ben kendim dusundum desen de inanirdim, senin cizgine uygun' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugun de internet uzerinden goruntulu konusurken kafama tuhaf bir bicimde taktigim tokanin toka olduguna inanmadi, nihayetinde cikarip gosterince de 'ben onu pervaneli sapka gibi bir sey sanmistim' dedi. (allahtan huni demedi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iste o sapka:&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.officialpsds.com/images/thumbs/Mario-Helicopter-Hat-psd38019.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 203px; height: 400px;" src="http://www.officialpsds.com/images/thumbs/Mario-Helicopter-Hat-psd38019.png" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23 yasinda, 4 yasinda cocuklarin soyleyip guldugu seyleri soyleyip gulmesi olagan karsilanan, kafasina pervane takmasi toka takmasindan daha yuksek bir ihtimal olarak gorulen genc bir bagyanim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu iyi bisi di mi? icimdeki cocugu oldurmemisim di mi? bunlar hep ondan oluyo di mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-9003511820147878832?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2011/01/deli-deli-olma.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-345492165973985704</guid><pubDate>Mon, 03 Jan 2011 08:22:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-01-03T00:30:12.995-08:00</atom:updated><title>Shakira</title><description>Gecen gun ailece Shakira'nin son klibi Loca'yi seyrediyoruz. Shakira gordugumuz kadariyla bir on kilo filan zayiflamis.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Shakira ne kadar zayiflamis&lt;br /&gt;-Evet, ama bence eski hali de guzeldi&lt;br /&gt;-A, Shakira mi o? Ben onu Shakira'ya benzemeye calisan biri sanmistim.&lt;br /&gt;-Bu kadinin Shakira'ya benzemesi icin bence on firin ekmek yemesi lazim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-345492165973985704?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2011/01/shakira.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-242226633808493555</guid><pubDate>Sun, 14 Nov 2010 19:24:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-11-14T11:30:46.066-08:00</atom:updated><title>uzun bir aradan sonra gaayet siradan bir yazi</title><description>Bugun doktora yapan bir arkadasima damarina basmak icin "Siz ogrenci bile sayilmazsiniz, sadece yetiskin olmayi becerememis yetiskinlersiniz" dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardindan telefonla konusurken kardesime once 'kucuk suratli' dedim, sonra durumu toparlamaya calisirken "Kafa ile surat farkli seyler. Bunu nasil bilmezsin? Anaokulu konusu yahu bu" diye cikistim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gercekten sosyal olarak cok basarili, agzimdan bal damlayan bir donemimdeyim.  Su tatli dile bakar misiniz? Sonra da 'niye arkadasim yok' diye dertleniyorum. Bu gidisatin sonu yalniz cumartesi aksamlarinda gugil'a ben niye boyle yalniz kaldim diye sormak, ayagimi denk alsam iyi olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-242226633808493555?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/11/uzun-bir-aradan-sonra-gaayet-siradan.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-6311857614507573749</guid><pubDate>Sat, 14 Aug 2010 13:06:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-08-14T06:10:38.161-07:00</atom:updated><title>kardesim beni cok seviyor</title><description>-sence ben diger insanlara yaklasmasi kolay, sicak bir insan izlenimi mi veriyorum?&lt;br /&gt;-valla abla, simdi biliyorsun bir evlenilecek kizlar var bir eglenilecek kizlar...&lt;br /&gt;-eee?&lt;br /&gt;-bir de bana uzak allaha yakin olsun, allahim nutfen nutfen bana bulasmasin dediklerin var. bence seeeen o son kategoriye aitsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;agliyorum su an.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-6311857614507573749?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/08/kardesim-beni-cok-seviyor.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-3913448847895848195</guid><pubDate>Fri, 06 Aug 2010 20:16:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-08-06T13:20:25.104-07:00</atom:updated><title>dest-i izdivac</title><description>-bu cumartesi kilyos'a gidelim mi?&lt;br /&gt;-olmaz ben ogretmenimin dugunune gidicem&lt;br /&gt;-aksam b. abilere yemege gidilmiyor muydu?&lt;br /&gt;-gitmicez iste, oglen gidip gelicez. aksama dugun var, yemege gidersek yetisemeyiz.&lt;br /&gt;-bari oglen gitmeyelim sicakta, aksam ustu?&lt;br /&gt;-dugune yetismem lazim diyorum.&lt;br /&gt;- ay bu ne dugun hevesi? goren de altinlari buna takcaklar sanacak.&lt;br /&gt;-dugun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-3913448847895848195?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/08/dest-i-izdivac.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-8875817679085734306</guid><pubDate>Tue, 20 Jul 2010 10:41:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-07-20T03:47:12.392-07:00</atom:updated><title>tatil koyu-animasyon</title><description>(yazarimiz tatilde oldugundan boyle bastan savma yazi yaziyor- hincal uluc gibi fikra da anlatabilirdi, buna da sukur)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[kardesimle ayni odada, uyumadan once]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-eriiiiik, erik nortmiiin.&lt;br /&gt;-allahim ne gunah isledim de bana boyle bir cezayi reva gordun? her aksam ayni cile.&lt;br /&gt;-ne cilesi be?! bu ne kadar buyuk bir sans farkinda misin? yarin birgun biyografimi yazmak icin seninle gorusmeye geldiklerinde, 'sezen hanim en parlak fikirlerini gece tam uyumadan uretirdi, onunla her gun yeni bir maceraydi' diye anlatabilmek serefine nail olacaksin. misyonun agirligina yakisir hareket et, sen chosen one'sin, secilmis kisisin.&lt;br /&gt;-secilmis kisi mi? nerden secilmis? cami avlusundan mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-8875817679085734306?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/07/tatil-koyu-animasyon.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-8923117257392156446</guid><pubDate>Thu, 08 Jul 2010 20:28:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-07-09T02:17:06.224-07:00</atom:updated><title>saray entrikalari (behlullu)</title><description>ulkemiz icin adeta bir turizm burosu gibi calisip her yaz sagdan soldan ziyarete gelen arkadaslari gezdirmekle yukumlu oldugumuzdan istanbul'un tarihi ve dogal guzellikleriyle istemedigimiz kadar icli disli olduk ailecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;turizm ve iyiniyet elciligi gorevini normalde milas'ta surduren bir arkadasla beraber ucuncu bir arkadasi istanbul'da gezdirmeye ugrasiyoruz. kardesim de mihmandar ekibine dahil (bu arada bu detaylarin esas konuyla hic mi hic ilgisi yok, lafa niye burdan basladim bilmiyorum, o kadar yazdim silmeyeyim diye devam ediyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse sultanahmet, aya sofya derken bu sefer de beylerbeyi sarayi'na gittik. sarayda orijinaline sadik kalinmis perdelere, dosemelere bakarken icim eridi; her gordugume 'bundan istiyorum, bana bunu alin' diye yapismaya kalktim. en son II. abdulhamit'in buyuk bir incelikle islenmis calisma masasini gordugumde beraber gezdigimiz kafileden ayrilip kordonlarin ustunden atlamaya calisirken 'masa, masa, masaaa' diye feryat etmeye baslayinca kardesim cok isabetli bir tespitle 'abla kendine saraydan esya sectiginin farkinda misin, biz sana ikea katalogu filan bulalim, lutfen kendine gel, evine ve yuvana geri don,  karin ve cocuklarin seni cok ozluyor  ' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne diyebilirdim ki [ yazima aylardir beklenen kapanis icin drum roll nutfen ...digidigidigi... ]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"adam hakli beyler"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(yazi icersinde drumroll efektini bu kadar yapabildim, bu arada size bir mesajim daha var sevgili okuyucularim, araya girmisken soyleyeyim dedim: hani bizim bilet paralari? nerde? siz boyle cimrilik ettiginizden eldeki imkanlar ancak bu kadarlik drum roll'a izin veriyor farkinda misiniz?   zinisim adnikraf ninekilhet? direkt para gonderemiyorsaniz masa gonderin? abdulhamit masasi? yastik kilifi da olur?)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-8923117257392156446?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/07/saray-entrikalari-behlullu.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>6</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-4406983530776691555</guid><pubDate>Sat, 26 Jun 2010 13:15:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-06-26T06:30:46.153-07:00</atom:updated><title>sinema, entelijansiya, konjonktur!</title><description>bugun kahvaltida ogleden sonra hangi filme gidilecegi konusuluyordu. kardesimle topu surekli birbirimize attigimizdan ikimiz de internetten su an hangi filmler oynuyor diye bakmamisiz. en sonunda vizyonlu bir lider gibi 'tamam ben gidip bakiyorum' diye olaya noktayi koymaya karar verdim. babamin mudahelesi gecikmedi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-size kim sinemaya gidebileceginizi soyledi?&lt;br /&gt;-ben iste filme gidemiyoruz, bari resimlerine bakalim diye bilgisayari acmaya gidiyordum&lt;br /&gt;-resimlerine de bakamazsiniz&lt;br /&gt;-yazilari okusak sadece?&lt;br /&gt;-tamam o olur, cok acmayin interneti, azicik kisikta kullanin, hemen bitmesin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ey kari! bunca zamandir sonuna kadar acamadigim internetlerde size blog yazisi yetistircem diye ugrastim, artik siz de sevabina aranizda para mi topluyorsunuz napiyorsunuz, su yaziyi okuduktan, bu zulme taniklik ettikten sonra bu babasinin baskisi altinda cile ceken edibenize iki sinema bileti alirsiniz, nankor degilsiniz ya?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(niye iki bilet, cunku kardesim olcak o kisi de bu aralar pattis kizartma konusunda kendini baya gelistirdi, kunefe yapmayi ogrensin diye lobi yapicam, hadi gari, hepiniz bi lira verseniz...)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-4406983530776691555?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/06/sinema-entelijansiya-konjonktur.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-4657523144895917775</guid><pubDate>Sun, 20 Jun 2010 15:11:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-06-20T09:03:45.400-07:00</atom:updated><title>saglikli birey yetistirme rehberi</title><description>her sevgi dolu ve cocuk psikolojisinden anlayan abi/abla gibi ben de kardesime kucuklugunden itibaren kah uvey evlat olusuyla ilgili, kah cami avlusunda nasil bulunduguna dair, kah o bebekken onu doktora goturdugumuzde doktorun bu cocuk anormal deyisine deggin bir suru hikaye uydurup anlatarak saglikli gelisimine ve topluma faydali bir birey olarak katilma surecine elimden geldigince katkida bulundum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugun, benim sayemde, tanidiklarin evlerinden ote beri calmak, ara sira kimi ufak binalari atese vermek, ve bagimlilik problemleri haric hicbir sorunu olmayan sapasaglam bir yetiskin olan kardesim bana patates kizartip getirmis. o esnada fonda calan mustafa sandal'in demo sarkisinin etkisiyle aramizda soyle bir konusma gecti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-afferim, cok guzel olmus bunlar, senden onceki kardeslerim hep demoydu, senin performansin yerinde oldugu icin aramizda bugunlere gelebildin&lt;br /&gt;-digerleri noldu peki?&lt;br /&gt;-iste cami avlusuna goturup iade ettik&lt;br /&gt;-beni aldiginiz cami avlusuna mi?&lt;br /&gt;-evet, cami avlusu cocuk exchange burosu, memnun kalmadigin cocugu goturup yenisini aliyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu uyaridan sonra hicbir sey icin gec olmadigini, sanli turk ablasinin en ufak bir kusura bile goz yummayacagini, yarin yine patates kizartmazsa kendisini tekrar cami avlusunda bulacagini anlamistir umarim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biliyorum okuyorsun bu blog'u, yarin pattisler bugunku kadar yagli olmasin mumkunse. opuyorum.&lt;br /&gt;sevgi dolu ablan,&lt;br /&gt;-s&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-4657523144895917775?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/06/saglikli-birey-yetistirme-rehberi.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-8887180471004154663</guid><pubDate>Tue, 08 Jun 2010 19:03:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-06-08T12:20:38.613-07:00</atom:updated><title>kotu blog yazisi is better than no blog yazisi</title><description>anneciyim de butun umutsuz ev kadinlari gibi 'ne pisirsem' derdinden muzdarip. turk ev kadinlari dernegi'nin gecen seneki yillik bulteninde de degindigi uzere 'adini koyduktan sonra o yemek nasil olsa piser' ancak her gun pisirecek bir seyler dusunmek, hele de kardesim ve benim gibi asiri yemek secen iki kisiyi de goz onune alarak allah'in gunu menu hazirlamak oldukca zor, bunu kabul ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;annem bu duruma soyle bir cozum getirdi, her gun ne yemek pisirilecegini artik bana soruyor. bir sure sonra benim icin de bir problem haline gelen bu surecte baslarda isgoren 'yae ne pisirirsen pisir ben yerim yea' turu savusturmalarim artik annemin blofumu srrak diye gorup birak yemeyi,  piserken kokusuna bile dayanamadigim parca etli nohut yemegini "iyi o zaman nohut yapiyorum" diye one surmesiyle gecersiz hale geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bana o kadar balik yagini bosuna icirmediler sevgili okuyucularim, zalimin zulmu varsa benim de karsi atagim var. son birkac gundur ne zaman "ne yemek pisirsem" diye gelse gozlerimi uzak bir noktaya dikip  gayet sikici ve monoton bir ses tonuyla basliyorum:&lt;br /&gt;"yemek yemek tarihin baslangicindan bu yana icinde bulundugumuz bir ugrasidir. beslenmek adeta nefes almak, su icmek gibi hayati bir gereksinimdir. insanlar varoluslarinin baslangicindan gunumuze degin yemek yemek icin cesitli yontemlere basvurmustur. kah orada kah burada, o bayan su sekil bu bayan su sekil..." derken benim hitabetim tukenmeden annemin sabri tukeniyor ve yirtiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kucuk insanlar kisileri, orta capli insanlar olaylari, buyuk insanlarsa kavramlari konusur sayin okuyucularim. biz de her gun iki keskin zeka, iki bukulmez bilek yemek kavramini boyle ele aliyoruz iste. unutmayin kartallar da zirveye cikar, yilanlar da. ama biri ucarak oburu surunerek varir o zirveye. analar, analarimiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-8887180471004154663?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/06/kotu-blog-yazisi-is-better-than-no-blog.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-5180006787349456364</guid><pubDate>Mon, 26 Apr 2010 16:54:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-29T10:03:35.834-07:00</atom:updated><title>tembeller icin iyi gorunme kilavuzu</title><description>(sozluge yazdigim bu yaziyi alip oldugu gibi utanmadan bir de buraya koyuyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaman zaman sozluge, 'kadin' bloglarina filan bakiyorum; iste yeni  baslayanlar icin makyaj, ideal sac renginizi bulun, yuz tipiniz icin  uygun sac kesimleri, cilt tipinize uygun nemlendirici secmenin puf  noktalari bilmem ne, hicbisi anlamiyorum. concealer'iniz tonu  fondoteninizle soyle olsun, clinique dark spot corrector'in ustune  tanimam, highlightlarinizi soyle yaparsaniz oval yuzler icin ideal filan  bunlar yeni baslayan  bana degil yardimci olmak,  ruhumda hayatinda ilk  defa gordugu bir makineyi cince kullanim kilavuzuyla birlestirmeye  calisan insan caresizligi uyandiriyor. ben dark spot corrector diye bir  urunun varligindan haberdar olsam, yeni baslayanlar seysinde isim ne,  hayatini kozmetige adamislar kulubunde as baskanlik yaparim. su entry'yi  yazmak icin bile gugil'dan arattim makyaj malzemesi adlarini, kendi  kendime ornek bile  veremiyorum concealer vs diye, uc kozmetik urunu  markasi say desen sayamam (arko sayiliyor mu?). yok mu soyle sacini  taramaya usenenler icin puf noktalar, yavas yavas isindirin bizi  mevzuya? sen oyle hop diye blusher'dan bronzer'dan girersen (ben daha  fondotenle pudrayi birbirinden ayiramiyorum) bak kaybettin benim gibi  'yae birak yae, sabah bi yuzumu yikasam yeter, maksat gozumde capak  olmasin'cilari.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yillardir bu yareyi icimde tasiyip istikbalime  baktikca mucrim gibi titredikten sonra bu mevzuya kendim el atmaya karar  verdim.  korkmayin tembeller, korkmayin evinde ilac icin bir arko krem  bile olmayan usengecler, korkmayin 'su kaslarini almazsan artik seninle  gorusmeyecegim' diye resti ceken arkadaslari yuzunden yalnizlar  rihtiminda mendil sallayanlar. artik sizi de dusunen birileri var. bakin  en on numero stratejimle basliyorum ogutlerime:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=surekli+pijamayla+gezin"&gt;surekli  pijamayla gezin&lt;/a&gt;. ay ben utanirim sokaga oyle cikamam, bizim  mahallede beni oyle tefe koyar calarlar diyorsaniz en azindan evde  dizlenmis asortman altlari, camasir suyundan delik desik olmus rengi  atmis tisortler, pazardan alinmis yikanip cekmis balkabagi turuncusu  pijamalarla gezin. butun sosyal okazyonlari evinizden halletmeye  calisin, 'simdi orada kim bilir kac paradir, evde rahat rahat oturalim,  icine ne  koyduklari belli degil pis mi temiz mi' gibi ne kadar mazaret  varsa one surun, disari cikmayin, evde de pijamayla durun. hatta benim  gibi yuzsuzlugu ele alin, bayram ziyareti icin evinize gelmis 60  yasindaki enisteniz, teyzeniz, evli barkli kuzenleriniz, ve onlarin  cocuklarinin karsisina da pijamayla cikin, 3 yasinizdaki yegeninizden  'sezen abla niye hala yatak kiyafetiyle geziyorsun' diye firca yiyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yahu biz iyi gorunmek istiyoruz, sen bizi cumle  aleme rezil mi edeceksin &lt;a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=dediginizi+duyar+gibiyim"&gt;dediginizi  duyar gibiyim&lt;/a&gt;.  durun bir saniye. isin puf noktasina geliyorum.  iste boyle boyle  yakin cevrenizi ve kaslariniz yuzunden sizinle  muhabbeti kesmemis gercek &lt;a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=dost"&gt;dost&lt;/a&gt;larinizi (&lt;a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=dost"&gt;dost&lt;/a&gt;'a  nasil verdim vurguyu, dikkatler buraya nutfen) sizi pijamayla gormeye  alistirdiktan sonra, yanilip sasip da pijamayla yer almanizin mumkunati  olmayan bir durumun icinde bulunca kendinizi, ustune basilmaktan  pacalari yirtilmis uyduruk kotla da dahil olmus olsaniz ortama butun  iltifatlari toplayacaksiniz. ay ne kadar guzel, ne kadar sik olmussunlar  havada ucusacak. beklentileri o kadar dusurmus olacaksiniz ki, nihayet 4  beden buyuk filli boya tisortunu cikardiginiz icin oscar de la  renta'dan giyinmis izlenimi yaratacaksiniz(oscar'i da gugil'dan baktim).  dayimin beni aylar sonra ilk kez kot pantolonla gordugu gun sevinc  gozyaslari icinde anneme telefon ettigi vakidir diyeyim gerisini siz tahayyul edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;simdi  boyle kilavuz dedim diye bussuru baska madde bekliyor olabilirsiniz,  valla ben yillar icinde bi tek bu stratejiyi gelistirebildim, cok da  ekmegini yedim. bastan dedim tembelim diye, kalanini da siz sey ediverin  artik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;unutmayin, cirkin kadin yoktur, bakimsizligini  stratejiye donusturemeyen kadin vardir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-5180006787349456364?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/04/tembeller-icin-iyi-gorunme-kilavuzu.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-3322304878310365215</guid><pubDate>Sat, 17 Apr 2010 21:54:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-17T15:15:29.354-07:00</atom:updated><title>biz cocukken internet yoktu</title><description>gecenlerde (gecenlerde dediysem nereden baksan iki ay oluyor, uzak gecmisten 'gecenlerde' bahsetmek de yaslanmanin alametlerinden; "sene bindokuzyuzelliyedi, hic unutmam, cihan harbinden yeni cikmisiz" turunde asilsiz ve de basi sonu belirsiz anilar anlatmaya baslamam yakindir) aile fotograflarina bakiyoruz .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne zamandir elime gecmemis bir albumun sonlarinda  yerde halinin uzerinde, sonra annemlerin yataginda tepine tepine aglarken cekilmis resimlerim dikkatimi cekiyor. neden garipsedigimi anlayamadigim bu resimlerde ben yuzum gozum sismis kizarmis, sac bas dagilmis, salya sumuk birbirine girmis yerde yatarken fonda annemin ayaklari gozukuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonradan olaya uyaniyorum: annem geride oturmus, babam resmi ceken kisi, peki aglayan beni susturmak kimsenin aklina gelmiyor mu? annemle babam masallah birer belgeselci, hic killari kipirdamadan 'dogal ortaminda gozlemledigimiz sezen hayvani oyuncagini alip saklayinca ofkesini kendini yerden yere vurarak gostermeye calisiyor' diye sogukkanlilikla bu anlari belgelemisler. sosyal bilimci misiniz, gazeteci misiniz mubarek? bu ne gorev aski, bu ne objektiflik? bunlar tarihi belge sayilir, mudahele etmek meslek ahlakina yakismaz diye mi dusundunuz? ondan mi resmimi cekmek yerine alti mi islak karni mi acikmis diye bakmadiniz allahsizlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu gozlemlerimi kardesimle paylasirken kardesim "benim aglarken cekilmis resimlerim yok, herhalde bu doga olayi ben dogana kadar annemler icin yeniligini yitirdi" dedi. bence "ay huseyin kos kos, simdi de sumugu akiyor cok komik ayol"dan "galiba bize bir sey anlatmaya calisiyor" evresine gectiler, o yuzden cekmediler o resimleri. kardesim yatsin kalksin ikinci cocuk olduguna dua etsin. ben de derdime yanayim. kameralar esliginde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-3322304878310365215?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/04/biz-cocukken-internet-yoktu.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-5749480094363824268</guid><pubDate>Thu, 18 Feb 2010 11:46:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-02-18T04:00:41.238-08:00</atom:updated><title>gercekler acidir, baklava da ic bayar</title><description>gecenlerde bir aile toplantisinda buyukler masanin etrafina toplanip dedikodu yapiyor, ergenler iceride televizyon seyrediyorlarken cocuklar, yani kuzenimin 7 yasindaki kizi ipek ve ben de oturmus muhabbet ediyorduk.&lt;br /&gt;konusmanin baslarinda nereden aklima estiyse sordugum "ipek sence ben kac yasindayim" sorusuna muhtemelen ipek'in evreninde 'cok yaslisin' demek olan "15 yasindasin" cevabiyla 'oh oh yillara meydan okuyorum' diye nesem yerine gelmis, konusmamiz dereden tepeden seyrini surduruyordu.&lt;br /&gt;ipek bana okul maceralarini anlatirken bazen arkadaslariyla konusacak bir sey bulamiyor olmasindan yakindi. ben de 22 yillik engin hayat tecrubem, yillarin imbiginden suzulmus bilgeligimle kendisine akil vermeye, yukselen yeni nesili aydinlik pinarimdan mahrum birakmamaya karar verdim:&lt;br /&gt;-ipekcim izlediginiz filmlerden, cizgi filmlerden bahsedebilirsiniz, okudugunuz kitaplari birbirinize anlatabilirsiniz, sevdiginiz diziler, dinlediginiz sarkicilar...&lt;br /&gt;-ama sezen abla, benim arkadaslarim oyle seylerden hoslanmiyor ki. benim arkadaslarim EGLENCELI seylerden hoslaniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eglenceli dedi. bana dedi. benim arkadaslarim eglenceli seylerden hoslaniyor dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yoldaslarim! bunca yildir benim sikici muhabbetime katlanmis, yine de beni yalniz birakmamis vefakar dostlarim! ben aldigim bu darbeden sonra bir daha iflah olacagimi sanmiyorum. onumuzdeki gunlerde issiz bir magarada yaralarimi yaliyor olacagim. siz bundan sonra yola bensiz devam ediniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cok bile dayandiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-5749480094363824268?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/02/gercekler-acidir-baklava-da-ic-bayar.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>5</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-6078108252792489136</guid><pubDate>Sun, 14 Feb 2010 09:59:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-02-14T03:06:18.335-08:00</atom:updated><title>sanat hayatimda yeni bir sayfa</title><description>dikis makinesine yer acmak icin evden atilmak uzere oldugumu anlayinca kardesimin isportacidan aldigi takma sakal biyigi yuzume yapistirip "mafyayim ben, meksika mafyasi" diye gezinerek dosta guven verip evdekilerin yuregine korku salma planim basarisiz olunca yeni bir icat cikardim.&lt;br /&gt;babamin bir yerlerden komikligine bulup getirdigi ufak boy uyduruk darbukaya rastgele vurarak evdekileri pusuya dusuruyor "sokak calgicisiyim ben, bana para verin" diye gercekten kopru altinda yatacagim gunlerin rizkini cikarmaya calisiyorum.&lt;br /&gt;verdikleri on kuruslarla bu is nasil hallolacak onu da bilmiyorum. ulkemizde sanatin hali gercekten icler acisi. sanatciya saygi sifir. annem olacak o kadin dikis makinesi darbuka caliyor olsaydi ona on kurustan daha fazlasini layik gorurdu, bundan da adim gibi eminim. az kaldi ama. yakinda isterse yaptigi mantilari dikis makinesine yedirsin. ben sanat hayatimda yeni bir sayfa aciyorum. bekle beni unkapani, ben geliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-6078108252792489136?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/02/sanat-hayatimda-yeni-bir-sayfa.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-3605127894645343499</guid><pubDate>Sun, 31 Jan 2010 10:05:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-01-31T02:26:14.372-08:00</atom:updated><title>katar katar trenler</title><description>kardescegzim, yavrucagim katar'a gitti. bu aralar yazacak bir sey aklima gelmediginden son konusmalarimizi paylasayim dedim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- abla burda herkes cok zengin, insanlarin cantalarindan ikiser ucer blueberryler dokuluyor&lt;br /&gt;-hahahaha, telefonunun tuslarinin numerolari bile silinmis pis fakir, blackberry demek istedin herhalde, yuksek sosyete icinde senden kardesim diye bahsetmeye utaniyorum resmen&lt;br /&gt;-simdi sen pek bilmiyor olabilirsin, turkiye'de yasadigin icin yuksek vergilarden dolayi sizin sosyete alamamis olabilir. biz araplar burda blackbberry'nin yeni modelini kullaniyoruz adi da blueberry.&lt;br /&gt;-bir 'buluberi' icin iki dakikada turkluk onur ve gururunu sattin. deveye binen, collerde gezen, pis arapligi benimsedin. holdeki ataturk resmi agliyor su an biliyor musun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu son mailimden sonra kendisinden haber alinamadi. ama kurumumuz basin ilkelerine saygili, gazetecilik ahlakina vakif bir yapilanmadir. kendisi yukaridaki suclamalara yazili veya sozlu cevap verdigi takdirde, eger isterse, cevabi yine bu sayfadan kamuoyuna iletilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saygilarimla&lt;br /&gt;libra serafettinabla&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-3605127894645343499?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/01/katar-katar-trenler.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-8266808882949194955</guid><pubDate>Sat, 16 Jan 2010 18:26:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-01-16T10:32:43.256-08:00</atom:updated><title>annem ne demek istiyor -2</title><description>evde istenmiyor olusumuzu icime sindiremedigimden anneme dun kardesimle bizi ust uste yigmak pahasina elde edecegi depoya ne koymayi planladigini sordum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-dikis makinesini filan koyarim&lt;br /&gt;-sen ben bu dikis makinesini kullanmiyorum aticam artik demiyor muydun?&lt;br /&gt;-supurgeyi de koyarim, koyacak bir sey bulurum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oda ortadan ikiye bolunecek; bir yariya benim yatagim, kardesimin yatagi, iki kitaplik, iki komodin, bir calisma masasi ve gardroplar, obur yariya da atilmasi dusunulen dikis makinesiyle supurge konacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dunyada esyalari rahat ettirmek icin insanlarin saga sola tikistirildigi ilk ev bizimkisi herhalde. ben burdan umudu kestim. evinde beslemek uzere evcil hayvan arayan?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-8266808882949194955?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/01/annem-ne-demek-istiyor-2.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9045905448598337945.post-1702570576963761734</guid><pubDate>Thu, 14 Jan 2010 14:27:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-01-14T06:40:23.105-08:00</atom:updated><title>annem ne demek istiyor?</title><description>annem cok bayilmasa da ben su an oturdugumuz evden oldukca memnunum. annemin de memnuniyetsizligi  neden kaynaklaniyor tam olarak anlayabilmis degilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gecen gun sey dedi mesela: sizin odayi duvarla soyle ortadan ikiye bolsek, yarisini depo olarak kullansak size yine de baya yer kalir gibi (kalan yere yan yana yapisik yataklarimizin bile sigmasi mumkun degil). su an bizim olan odaya da zaten onun 'eve gelen giden oluyor. iki kardes iki odayi zapt ettiniz, sizin ikinizi ayni odaya alalim, obur odayi misafir odasi yapalim' demesiyle dolustuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir ay kadar once de mutfaktayken durup dururken 'kardesin universiteye baslasin da rahat rahat yerlestireyim su dolaplari' demisti. kardesimin universiteye baslamasiyla rahat rahat yerlestirilen mutfak dolaplari arasinda bir ilgi kuramamistim acikcasi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendisinin zaman zaman bir bize, bir kitapliklarimiza bakip 'bunlar ne zaman gidecek bu evden' diye ic gecirdigi de vaki. kitapliklari kast ediyor tabi. 'ileride biz babanla ikimiz kalinca bu evde, su evin sikis tepisliginden de kurtulmus olacagim' derken evi sikis tepis yapanin hala sakladigi 30 senelik ceyizleri oldugunu ummak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;annem bize bir sey anlatmaya calisiyor ama ne? cozemedim henuz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9045905448598337945-1702570576963761734?l=eskikoprununaltinda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://eskikoprununaltinda.blogspot.com/2010/01/annem-ne-demek-istiyor.html</link><author>noreply@blogger.com (libra)</author><thr:total>1</thr:total></item></channel></rss>

