<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732</atom:id><lastBuildDate>Mon, 17 Oct 2011 11:35:46 +0000</lastBuildDate><category>Business</category><category>Edebiyat</category><category>Comics</category><category>Spor</category><category>Ben</category><category>Toplumsal Yaşam</category><category>Müzik</category><category>Gösteri Dünyası</category><category>Hayat</category><category>Gezi</category><category>Sevdiğim Sözler</category><category>Başlangıç</category><title>Superman</title><description /><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>73</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/blogspot/CAUB" /><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="blogspot/caub" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><feedburner:emailServiceId xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0">blogspot/CAUB</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0">http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-4586143299619041332</guid><pubDate>Mon, 17 Oct 2011 11:08:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-10-17T04:35:46.772-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Gösteri Dünyası</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Edebiyat</category><title>The Girl with the Dragon Tattoo</title><description>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-zLSg5M7-VVY/TpwS1cKobRI/AAAAAAAAAQE/8QaXAFLFqPo/s320/tattoo2.jpg" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5664423140628393234" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-83NyIfmT_S4/TpwNldHIgeI/AAAAAAAAAP4/8WDC1XgQIts/s1600/tattoo.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;meta equiv="content-type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;Askerden geldikten sonra kitap okuma alışkanlığımı yeniden kazandım diyebilirim. Özellikle işe gidiş ve dönüş yolunda çok kitap bitirdim. "Ejderha Dövmeli Kız" yeni adığım ve yollarda okuduğum bir kitap.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nerden ilgimi çektiğini de anlatayım. imdb.com sitesinde takılırken 2012'de vizyona girecek, aynı adlı filmin fragmanını izledim. Sonra farkettim ki aynı isimde, daha 2 yıl önce çekilmiş bir film var zaten. Yani peş peşe 2 yıl, bir kitap, 2 kez sinemaya uyarlanmış. Bu nasıl bir kitap olabilir ki HollyWood'un böyle ilgisini çekmiş???&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşte bu merakla heme kitabı edindim. Konusu da fazla detaya girmeden özetleyelim: "&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: 'Trebuchet MS', Ubuntu, Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px; "&gt;Kahranımız ilkeli bir gazeteci ve yazar. Üzerine gittiği bir yolsuzluk davası yüzünden hapis cezası alıyor. Sicili kirlendiği için saklanma uzaklaşma ihtiyacı içine giriyor ve tam bu anda kendisine özel bir araştırma teklif ediliyor. Bu çalışmada ortağı ise bir diğer kahraman Lisbeth Salander. İyi bir ikili oluyorlar. Toplumla bütünleşme sorunu yaşayan Lisbeth &lt;a title="hayat" href="http://www.yazarcizer.net/hayat/" style="color: rgb(128, 32, 32); text-decoration: none; "&gt;hayat&lt;/a&gt;ında ilk kez biriyle iletişim kurmayı beceriyor ve Blomkvist ile çözmedikleri gizem kalmıyor.&lt;/span&gt;"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aslında hevesle aldığım bir kitap olduğu için merakla okumaya başladım. Kitabın başlangıcı uzun bir ana hikayeye giriş bölümü olduğu için çoğu kişiyi sıkabilir ama ne yalan söyliyim ilk sayfadan itibaren beni sardı. Daha yarılamadım bile kitabı ama sonu nereye varacak merak içerisindeyim artık. Bu tip yabancı menşeili kitaplarda şuna inanırım ki kitabın bu topraklardaki başarısı çevirmenin başarısıyla doğru orantılıdır. Bununla ilgili bir anımı paylaşayım hemen. Seneler önce Balzac'ın Vadideki Zambak kitabını okmuş ve bayılmıştım. Ama geçen sene tekrar farklı bir yzaarın çevirdiği versiyonunu aldım ve okuduğumdan hiçbirşey anlamadım. 'Ejderha Dövmeli Kız'ın çevirisi çok iyi diyebilirim. Kitap oldukça akıcı bir şekilde yoluna devam etmekte...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir diğer merak ettiğim konu, yönetmenliğinde David Fincher, başrolünde Daniel Craig'in oynadığı yeni film. Bu ikiliyi duyunca güzel birşeyler ortaya çıkacak diye düşünüyorum ama daha gösterime çoookk var -&amp;gt; 12 Ocak 2012... Artık bekliycez ya da 2009 yapımı filmi aradan çıkarabiliriz bu süreçte...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-83NyIfmT_S4/TpwNldHIgeI/AAAAAAAAAP4/8WDC1XgQIts/s1600/tattoo.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="text-align: left;display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 204px; height: 320px; " src="http://4.bp.blogspot.com/-83NyIfmT_S4/TpwNldHIgeI/AAAAAAAAAP4/8WDC1XgQIts/s320/tattoo.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5664417368446108130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;meta equiv="content-type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-4586143299619041332?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=a1ya0H7smx0:4XrjMWiffTM:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2011/10/girl-with-dragon-tattoo.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-zLSg5M7-VVY/TpwS1cKobRI/AAAAAAAAAQE/8QaXAFLFqPo/s72-c/tattoo2.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-698528297172204166</guid><pubDate>Sat, 15 Oct 2011 19:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-10-15T12:50:12.477-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ben</category><title>Cesur</title><description>Adımlarımı cesurca atmayı hiç öğrenemedim. Yaş 28'e dayanıyor ve ben hala aynı ben...&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=0put0_a--Ng"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=0put0_a--Ng&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-698528297172204166?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=UyuN69u-cSY:VWrKHGVFETg:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2011/10/cesur.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-8942658453843891991</guid><pubDate>Sat, 30 Oct 2010 10:27:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-30T03:35:01.594-07:00</atom:updated><title>...</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/TMvzLR-Vu0I/AAAAAAAAAM8/zNtBraCDidQ/s1600/beklemek.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 195px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/TMvzLR-Vu0I/AAAAAAAAAM8/zNtBraCDidQ/s320/beklemek.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5533783942283770690" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Malumunuz şuan askerliğimi yapmaktayım. Bu işle ilgili aslında pek konuşmak istemiyorum. Hatta bittiği zaman bile ağzımı açıp tek kelime dahi etmeyi düşünmüyorum. İstediğim tekşey bu yaklaşık 6 aylık süreyi hafızamandan silip atmak. Öyleki tek bir anı bile kalmasın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paylaşmak istediğim bir diğer husus bu Kıbrıs olayı. Gelmeden önce herkesin dediği şey "oo iyi yerde yapıyosun şanslısın" idi. Belki çok farazi bir konuşma olacak ama keşke ülkenin 81 ilinden biri olsaydı da bu salak saçma yere gelmeseydim. İnanın Kıbrıs hiç hayal ettiğiniz gibi bir yer değil. Hele bir de askersen hiç çekilmiyo buralar. İnsanları bir garip, buradaki hayat bir garip, havası ayrı bir garip...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım bir daha buralara yolum düşmez hatta emrediyorum DÜŞME!!!...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-8942658453843891991?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=ZCi30sdJ6SM:9QkDespLx6Q:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2010/10/blog-post.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/TMvzLR-Vu0I/AAAAAAAAAM8/zNtBraCDidQ/s72-c/beklemek.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-3250612765946617977</guid><pubDate>Fri, 09 Jul 2010 11:08:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-07-09T04:33:01.193-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Comics</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ben</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Müzik</category><title>Ülkeler &amp; İsimler</title><description>Mesela Almanlar kendilerine Deutschland derler, İngilizler de Almanlara Germany demiş ve biz Almanya diyoruz. Hani tamam Almanları anladım, topraklarına bu ismi takmışlar. Peki İngilizler ya da biz ya da herhangi başka bir ülke, yerlilerinin Deutschland dediği o topraklara, o isimleri nereden uydurmuşuz? Hangi mantıkla o isimler verilmiş? Şöyle bir bakınca hiçbir ses benzerliği de yokki arkadaş: Deutschland = Almanya = Germany = ... Yani anlayacağınız bu ülke isimleri bu aralar çok kafama takılır oldu. Diyeceksiniz ki "İşn mi yok arkadaş?". Gayette yapmam gerekn iş var ama işte bir takıldı mı bir daha çıkmıyo akıldan napayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce de aklıma başka bir soru takılmıştı da her önüme gelene sormuştum uzun süre ve konuyla ilgili en mantıklı açıklamayı da annem yapmıştı. Soru şuydu: Kulak memesi ne işe yarar? Gayet açık ve net neden vardır? Sorduğum kişilerin %90'ı bilindik espriyi yapmayı tercih etti ilk etapta - Küpe takmak için(ıığh). Annemin mantıklı cevabı, ses dalgalarıyla alakalı bir durum olabileceğini söylemesiydi. Sonra böyle bir annenin çocuğu olduğum için gurur duydum. Sonuçta sorduğum tüm üniversite öğrencilerinden bile böyle bir cevap alamamıştım:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arada takılır benim kafam böyle sorulara sonra aylarca takılırım buna. Belki de bu benim sorunları düşünmekten kaçış yolumdur. Yani can sıkıcı konuları düşünmektense böyle saçma şeyleri takmayı tercih ediyorumdur. Bak şimdi düşününce mantıklı geldi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ben şu raporlara geri döneyim en iyisi. Haydin kal sağlıcakla...&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-2a78e739c2367d2e" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;
&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;
&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;
&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v9.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3D2a78e739c2367d2e%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329716924%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D529D743B6592B32EEFFE74012B185350A8F0BA2E.23A3D4E0FE74373748AD522AD16C9A60F1579534%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D2a78e739c2367d2e%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D68CsVh4zX8WIyHTimnXOAy676HM&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;
&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"
width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"
flashvars="flvurl=http://v9.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3D2a78e739c2367d2e%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329716924%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D529D743B6592B32EEFFE74012B185350A8F0BA2E.23A3D4E0FE74373748AD522AD16C9A60F1579534%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D2a78e739c2367d2e%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D68CsVh4zX8WIyHTimnXOAy676HM&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"
allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;
&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-3250612765946617977?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=TqytLVG7Gew:MbcqChJ8Flk:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2010/07/ulkeler-isimler.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-7004264593768280694</guid><pubDate>Sun, 14 Mar 2010 13:41:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-03-15T02:24:59.576-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hayat</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ben</category><title>Ayrılık &amp; Hüzün</title><description>Bugün beni bir hüzün kapladı ama sebepsiz değil. Şu son birkaç günde hayatımda bazı şeyler değişti. Onlara değineceğim birazdan ama bu hüzün denen duygu çok enteresan birşey. Üzgüsün ama içinde bu üzüntü ayrı ve tatlı bir his bırakıyo. garip...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/S5zozo3reeI/AAAAAAAAAMI/6dTfGCu_aho/s1600-h/h%C3%BCz%C3%BCn.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 386px; height: 265px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/S5zozo3reeI/AAAAAAAAAMI/6dTfGCu_aho/s320/h%C3%BCz%C3%BCn.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5448485623053384162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hüznümün sebebine gelecek olursak, Mart ayı benim İzmir'deki son ayım. Artık mekan değiştiriyorum. Yeni istikamet İstanbul. İş hayatına artık orada devam edeceğim. Bu değişim biraz mecburiyetten kaynaklandı. Benim asıl düşüncem Ağustosa kadar burada kalıp ondan sonra askere gitmekti ama şirket artık İzmir'de yazılım yapmamaya karar verince bana İStanbul'da çalışma teklifinde bulundular. Bende mecburiyetten kabul ettim. Yoksa ağustosa kadar evde boş boş oturacaktım. Sonuç Nisan ayı itibariyle İstanbul'dayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son birkaç aydır İzmir'deki hayatım çok can sıkıcıydı. O kadarki Ağustos gelse de bir an önce gitsem diyordum. Geçtiğimiz perşembe günü iş sebebiyle 1 günlüğüne İstanbul'a uçtum. İşte o gün ayrılış sinyalleri belirdi. Akşam buraya döndüğümde kendimi o kadar kötü hissettimki anlatamam. 1 gün dahi ayrı kalsam bu şehri özlediğimi hissettim. Eve dönmek için sahil yolunu terchi ettim ve oraları görmek beni dağıttı resmen. Aklımdan "Şimdi ben gidiyor muyum? Nasıl yani?" deyip duruyordum. Oysa birkaç gün önce "Bir gitsem" diyodum. Ne değişti de böyle oldu?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani okur anlayacağın insanın istediği şeyler önüne gelince bir an afallıyor. Şu hayat dediğimiz şey çok garip. Karşına ne zaman ne çıkacağı hiç belli olmuyor. Şöyle bir bakıyorum asıl benim için İzmir'i değerli kılan şey bu şehrin güzel insanları. Hep derim zaten bir şehri asıl güzel yapan oranın insanlarıdır. Şimdi onlardan ayrılmak zor olacak benim için. Ama naparsın işte gitmek lazım. Hem alışıyor insan herşeye zamanla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse işte artık bende İstanbullu oluyorum. Yeni istikamet orası. Hadi hayırlısı!!! &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-7004264593768280694?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=WG2ym4yV4jw:jkyRabl15mg:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2010/03/huzun.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/S5zozo3reeI/AAAAAAAAAMI/6dTfGCu_aho/s72-c/h%C3%BCz%C3%BCn.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>6</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-927986753608343465</guid><pubDate>Mon, 01 Mar 2010 08:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-03-01T00:58:27.159-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ben</category><title>En Sonnn!!!!</title><description>Eskiden özellikle okumayı, nadiren de yazmayı severdim. Bi kitap bitirsem hemen yenisine başlardım. İlk ve ortaokul dönemlerimde şiir yazmaya bayılırdım hatta bir defterim vardı öle yazdığım şiirleri barındıran(şimdi nerdedir bilmiyorum). Hiç unutmam bir keresinde şiirlerden birini abime okutmuştum ve 'bunu sen mi yadın??' diyerek şaşkınlığı belli etmişti ve çok mutlu olmuştum. Neyse işte artık bakıoyrum da ne eskisi gibi okuma isteği var içimde ne de bir şeyler çizittirme. En son Aralıkta yazmışım buraya. Burdan da belli oluyo bu uzaklaşma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/S4t9qMcZ7AI/AAAAAAAAAMA/ylCkPmbEXPs/s1600-h/okumak.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 224px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/S4t9qMcZ7AI/AAAAAAAAAMA/ylCkPmbEXPs/s320/okumak.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5443582738455718914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geçen gün bir kitabı sonunda bitirdim ve nasıl mutlu oldum anlatamam. Taaa kitap fuarından almıştım kitabı ve yaklaşık 3-4 aydır bitirmek için resmen çırpınıyodum. Şimdi yeni bi kitap alsam mı alsam okur muyum?? diye düşünüp duruyorum(düşünecek başka konu yok ya sanki!!!).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakıyorum da ben uzun süredir spor namına bişi de yapmıyorum. Artık o kadar hantallaştım ki bi maç yapmaya kalksam en fazla 5 dakka koşarım heralde sonra da geçerim köşeye ya mal gibi dolanırım ya da ayağımdaki kramp ile uğraşırım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakalım listeyi daha ne kadar uzatabileceğim. Uzun süredir bi mekana gidip müzik eşliğinde salak salak oynamıyorum da. Gerçi onu çok aramıyorum ama arada olsa güzel oluyo. Bi de o konuda enteresan bir durum var ki mekana ilk gittiğimde hiç oynayasım olmuyo ama sonradan kendimi ortada çılgınlar gibi oynarken buluyorum. Acaba bende de "istemem yan cebime koy" durumumu var. Nasıl bir psikolojidir bu anlamadım gitti!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak mesela bowling oynamayı severim ama ona da gitmedim baya zamandır. En son, dur bakim, 1,5 sene önce falan gittim heralde. Bak o konuda da hamladım. Çalışmam lazım biraz o konuya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse işte bu liste böle uzar gider. Bu yazıyla blog yazarlığına geri dönüş yapmış oldum. Umarım diğer konulara da yavaş yavaş dönüş yaparım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-927986753608343465?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=P_bNl3Cuvmg:_u2E5jhgfZg:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2010/03/en-sonnn.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/S4t9qMcZ7AI/AAAAAAAAAMA/ylCkPmbEXPs/s72-c/okumak.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-1506901813204545492</guid><pubDate>Wed, 30 Dec 2009 11:58:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-12-30T04:29:40.981-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hayat</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ben</category><title>Gelecek(!)</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SztFYbRxGrI/AAAAAAAAALU/oVGMzJGhYow/s1600-h/s%C4%B1k%C4%B1nt%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SztFYbRxGrI/AAAAAAAAALU/oVGMzJGhYow/s320/s%C4%B1k%C4%B1nt%C4%B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5421002862411979442" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Öyle günler olur ki yaptıklarınız ve yapacaklarınzla ilgili olabildiğine karamsarlaşırsınız. Bir çeşit sorgulama dönemidir bu. Gün içinde yaşadığınız kötü birşey bu durumu tetiklemiştir. Umutsuzluk denizinde dalgalarla mücadele etmeye çalışırsınız ve bir bakmışsınız ki siz daha yüzmeyi bilmiyorsunuz (Burada kendimle ilgili bir ironi var ya neyse)...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu günde aynen böyle oldu. Yaşanılan saçma olaylardan sonra "Ben burda ne yapmaya çalışıyorum yaa??" demeye başladım. Hakkaten ben napıyorum bu şehirde? Hadi şehri geçtim bu şirkette hala ne işim var? Şimdi çekip gitsem "adamları da yarı yolda bıraktık" gibi bir kaygım da olmayacak. Çünkü üzerime aldığım projeyi bitirdim. Kendimce içim rahat. Hem 1 yılı da doldurdum. Başka yerde iş arasam bu kadar tecrübe yeterli olur. Eee o zaman??Ha evet doğruya başkalarına karşı sorumluluklarım var. Başkaları benim sayemdebir nebze rahatlıyor. Hem bunlar bana çok yakın insanlar. Şimdi işten çıkacak olsam önce askerliği halletmem lazım ki şu an gitmemem lazım. Ama ben mutlu değilim onu napacaz. Hani çalıştığım yerdeki insanlarla iyi iletişim olsa gam yemeyeceğim. Onlar da öyle havalardaki sorsan dünyayı onlar yaratmış. Bir de şurda tek başıma yapmaya çalıştığım işten zerre anladıkları yok ve akıllarında kim bilir ne tilkiler dolaşıyor. Herşey onlar için çok kolay. Bir gün içlerinden biri "ya sen niye hep gülüyosun" dedi orada kafayı atmamak için kendimi zor tuttum. Lan gerizekalı herif... diye başlıyacam şimdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine her zamanki sonuç ortaya çıkıyor : &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Sabret çocuğum!!!&lt;/span&gt; Başka bir sonuç çıksa şaşardım zaten. Hep sabretmekle ve mücadeleyle geçiyor şu hayat. Ne zaman istediğim gibi ilerleyecek işler? Sabırrrrrr.... Ne zor şeymiş bu. Hani hiç kimsenin beni tanımadığı ücra bir köşeye gidecek cesaretim olsa yapacam ama nerde o yürek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben yine kalan bir kaç umut kırıntısıyla yüreğimi oyalamaya devam edeyim. Yapacak başka birşey yok. Pardon vardı sabır dimi....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-1506901813204545492?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=r5-wzrRRGto:uK9bDtczpKo:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/12/gelecek.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SztFYbRxGrI/AAAAAAAAALU/oVGMzJGhYow/s72-c/s%C4%B1k%C4%B1nt%C4%B1.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-898357065969567901</guid><pubDate>Tue, 29 Dec 2009 08:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-12-29T00:50:57.422-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hayat</category><title>Yeni Yıl</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SznBGZZVcoI/AAAAAAAAALM/TrKtpq39G50/s1600-h/newyear.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 377px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SznBGZZVcoI/AAAAAAAAALM/TrKtpq39G50/s320/newyear.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5420575942157628034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yeni bir yıl daha kapıda. Bir şaka gibi yıl daha geçiyor. Kendi adıma ben 2009'dan hiçbir şey anlamadım. İleride geriye dönüp baktığımda heralde "2009 diye bir yıl var mıydı yaa??Be onu sanki atladım" diyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel olarak, yılbaşından bağımsız olarak, insanlara hediye almayı almayı severim. Özellikle insanların yüzündeki o sevinç ifadesi beni mutlu eder(Yoksa bende sevinç fetişisti miyim?). Sizlerede bir şarkı hediye edeyim bari. Videoyu koymak istiyordum ama blogger kıllık yapıp duruyor. O zaman sizde &lt;a href="http://fizy.com/s/15oki9"&gt;gidip dinleyin&lt;/a&gt;. Beni uğraştırmayın şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinize mutlu yıllar dilerim şimdiden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;NOT&lt;/span&gt; : Ne zamandır yukarıdaki fotodaki gibi lapa lapa kar görmedim. İnsan özlemini duyuyo:((&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-898357065969567901?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=IhxIPbcf2e8:A5S2aks1kfM:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/12/yeni-yl.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SznBGZZVcoI/AAAAAAAAALM/TrKtpq39G50/s72-c/newyear.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-1781170441322434195</guid><pubDate>Tue, 29 Dec 2009 07:22:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-12-28T23:30:05.278-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Sevdiğim Sözler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Edebiyat</category><title>Heyy arkadaş!!!</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Szmu1O7Ef5I/AAAAAAAAALE/A64QrHncftY/s1600-h/dost.png"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Szmu1O7Ef5I/AAAAAAAAALE/A64QrHncftY/s320/dost.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5420555856079257490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Beden gözdür. Gerisi deriden ibarettir. Göz de dostu gören göze derler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Göz dostu görmezse kör olsun daha iyi. Dostu görmeyen göz padişah dahi olsa, karınca ondan daha iyidir."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-1781170441322434195?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=io3yhC88D0A:pS-LKo456ZM:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/12/heyy-arkadas.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Szmu1O7Ef5I/AAAAAAAAALE/A64QrHncftY/s72-c/dost.png" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-2732496986850894289</guid><pubDate>Tue, 15 Dec 2009 07:27:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-12-29T00:00:48.464-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Gösteri Dünyası</category><title>Dexter 4. Sezon</title><description>&lt;object width="571" height="341" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-b5c6470d623e7cb3" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;
&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;
&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;
&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v10.nonxt5.googlevideo.com/videoplayback?id%3Db5c6470d623e7cb3%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329716925%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D719ACD7D97E6CB8A1851242EB3BBC21B877BB3CC.1AB0B9AA818C585D2BBEA86BF6E327B68ADE2865%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Db5c6470d623e7cb3%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DxeysP6W832am_adMvWDRGI3tn0k&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;
&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"
width="571" height="341" bgcolor="#FFFFFF"
flashvars="flvurl=http://v10.nonxt5.googlevideo.com/videoplayback?id%3Db5c6470d623e7cb3%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329716925%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D719ACD7D97E6CB8A1851242EB3BBC21B877BB3CC.1AB0B9AA818C585D2BBEA86BF6E327B68ADE2865%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Db5c6470d623e7cb3%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DxeysP6W832am_adMvWDRGI3tn0k&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"
allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;
&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Benim Dexter sevdam İbrahim sayesinde başladı. Malum 1 dönem yurtta aynı odayı paylaşma talihsizliğini yaşadım(!). Birgün odaya "Dexter diye bir dizi varmış. imdb'de bile oranı Lost'tan daha yüksek 9.2." diyerek girdi. Bende hemen olayın üzerine gittim tabii. Sonra diziyi İboyla birlikte izlemeye başladık ama Dexter izlemek bizim için bir çeşit ayin gibiydi. Akşam yemekten gelinir, tabii kantinden abur cubur ne varsa alınmıştır. Daha sonra çay hazırlanır, alınan tüm yiyecekler ve çaylar İbo'nun yatağının ortasına dizilir. Işık kapatılır ve ekranın başına geçilir. Sonra demeyin bizim keyfimize-Malum İbo da keyfine çok düşkün biri- Artık bu süreçten dolayı mıdır nedir bilmiyorum ama Dexter'ın ilk sezonu en beğendiğim sezondur hatta tüm diziler içinde en beğendiğim 1. sezon performansıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dizinin 4.sezon son bölümünü izledikten sonraki hislerimi zaten facebooktan paylaşmıştım. Evet dizi en beğendiğim dizidir. Bir kere dizi konu olarak ilgimi çekiyor. Hatalıklı ruha sahip kahramanımızın iç dünyasını bize yansıtıyor. Bunu anlatırken bence gerçekçi de oluyorlar. Yani izlerken "gerçekten böyle bir insan fışarda yaşıyor olabilir" diye düşünüyorum. Ben zaten genel olarak böle kişisel hikayeler anlatan yapıtları, çok can sıkmadıkları müddetçe, beğenirim. Bir de diziye merak unsurunu da ekleyince Dexter tadından yenmiyor. Zaten her sezon 12 bölümden oluşuyor. Yani her sezondaki hikaye fazla dallanıp saçmalamadan son buluyor. Zaten yabancı dizilerin sevdiğim özelliği, bir kere bölümler 1 saati aşmıyor. Bence izleyicinin izleme isteğini ayakta tutan en temel özellik bu. Türk dizilerine bakınca, hepsi özetleriyle birlikte nerdeyse 3-4 saat sürüyor. Son dönemde bir Ezel furyası başladı. Bende beğeniyorum aslında ama şimdiye kadar yarım saatten fazla oturup izleyemedim. Çünkü sıkılıyorum olay uzadıkça, sonra kalkıp başka şeylerle meşgul oluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse konudan çok saptım yine. Dexter'ın son sezonuna gelecek olursak: Kahramanımız bu sezon, daha önce hiç yapmadığı şeyler yapmak zorunda kalıyor. Ev geçindirmek gibi, çocuk bakmak gibi. Bunlarla uğraşırken bir yandan da kendi sapkın ruhunu tatmin etmek zorunda. Bunları bir arada yapmaya çalışmak haliyle bazı hatalar yapmasına da sebep oluyor. Genel olarak hikaye böyleydi. Açıkçası başlarda biraz standadın altında bulmuştum diziyi ama sonlara yaklaştıkça olay giderek ilginçleşmeye başladı ve son bölümde benim kanımın akış hızı tavan yaptı(Bak şimdi tekrar izleyesim geldi). Yeni sezonu merakla bekliyorum şimdi ama daha 1 sene var. Kısa süren dizilerin en kötü özelliği de bu. Çabuk bitiyo olması:((&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak, &lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/"&gt;Flying Dutchman&lt;/a&gt;'deki gibi "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Superman's Top TV Series Of Decade&lt;/span&gt;" diye bir liste yapsam Dexter 1 numarayı alır. Alsında zaten hakkı çocuğun...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-2732496986850894289?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=dsJioPVa9PI:VgZ4pc2VvQQ:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/12/dexter-4-sezon.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-1494027226515239408</guid><pubDate>Tue, 03 Nov 2009 09:34:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-11-03T03:36:04.028-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ben</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Gösteri Dünyası</category><title>Nefes</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Su_5OXRw1qI/AAAAAAAAAK8/wUHPhb5cZa4/s1600-h/nefes.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 440px; height: 232px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Su_5OXRw1qI/AAAAAAAAAK8/wUHPhb5cZa4/s320/nefes.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399808503402518178" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geçtiğimiz Pazar günü, uzun süredir gidip izlemek istediğim &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Nefes&lt;/span&gt; filmine gittim. Film bittiği andan beri, bunun hakkında neler yazabileceğimi düşünüyorum. Birşeyler yazmalıyım, en azından hissettiklerimi kağıda dökmeliyim ama nasıl onun cevabını bulamıyorum. Sonunda konuya bodozlama girmeye karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle film çekimleriyle ilgili bilgi vereyim. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki şimdiye kadar çatışma sahnelerinin falan bu kadar kaliteli çekildiği bir Türk filmi görmemiştim. Yani tabii ki kusursuz değil ama bu konuda oldukça yol katetmişiz. O sahneleri artık daha gerçekçi yapabiliyoruz. Yönetmeni Levent Semerci, daha önce bir filmini izlediğimi hatırlamıyorum. Zaten öğrendiğime göre genellikle reklam ve klip çekimleri yaparmış kendileri. Bu filmde de iyi iş çıkarmış. Oyuncalar arasında fazla tanıdık isim yok. Zaten oyuncular, ülkenin çeşitli yerlerinde okuyan konservatuar öğrencilerinden seçilmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hissettiklerime gelecek olursak, işte onları anlatmakta zorlanacağım. Film başlamadan önce biraz açlık hissediyodum ama çıkışta tam acıkmış olurum ve dışarda güzelce yemek yeriz diye düşünüyodum ama öyle olmadı. Tam tersine hiç birşey yiyesim yoktu. Sinir katsayım acayip artmıştı. Aklımdan geçen düşünce şuydu : "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ülkemin bir ucunda, benim askerime silah kaldırmaya yeltenmiş insanlar bir kahraman gibi karşılanıyor, ülkemin sınırlarına ellerini kollarını sallyarak giriyor, kimbilir belki onların sıktığı kurşunla çocuğu şehit olan anneler ise bu duruma karşı gösteri yapmak isterken benim polisim onları engellemek zorunda kalıyor. Bunlar yaşanırken mi barış olacak bu ülkede!!!&lt;/span&gt;". Siyaset hakkında yazmayı, konuşmayı seven bir insan değilimdir ama şu son dönemde yaşananların üstüne bir de bunu izleyince gerçekten çileden çıkıyo insan. Açıkçası filmde konu edilenleri bilmiyo değildim. Hepsinden haberim vardı ama bu yalın gerçeği böyle görmek insanı derinden etkiliyo. Film hakkında yazmayı biraz da olayın sıcaklığı biraz geçsin, ben bir rahatlıyayım diye bekletmiştim ama hatırladıkça hala sinirleniyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmden çıktıktan sonra anılar canlanmaya başladı çocukluk dönemlerimle ilgili. O 90'lı yıllar hem ülke için hem de benim için tam bir karabasan gibiydi. Ben Malatya'da doğdum büyüdüm. Orada fazla olay olmuyodu hatta bir ciddi olay oldu diyebilirim, o olay da benim mahallemde olmuştu. Ben ilkokul 3 ya da 4. sınıftaydım. Hiç unutmuyorum, son ders yeni başlamıştı ki hademe sınıf girip hocamızın kulağına birşeyler söyledi ve çıktı. Hocamız biraz tereddüt ettikten sonra konuşmaya başladı : "Çocuklar teröristler sendikayı basmış ve şuan çatışma varmış. Herkes şimdi aşağıda lobide toplanacak!!!". Tabii bunu duyar duymaz herkes gibi bende telaşlanmaya başladım, çünkü sendika binası bizim oturduğumuz sitenin tam karşısındaydı. Ne kadar çocuk olsanız da ailenizi merak ediyosunuz. Lobiye indikten bir kaç dakika sonra alt komşum olan arkadaşımın babası geldi, Hocayla birşeyler konuştuktan sonra yanımıza geldi ve "Hadi çocuklar eve gidiyoruz" dedi. O an sevindim açıkçası, ailemin yanına gideceğim için ama bir gerçek vardı ki çatışma hala devam ediyordu. Dışarı çıktık, hiç bilmediğim arka sokaklardan dolanarak eve varmaya çalışıyorduk. O silah seslerini, bomba seslerini hala unutamam. Şimdi anlatınca bir macera filmin anlatır gibi oluyo ama bunlar gerçekti!!! Neyse o sesler ve koşturmacadan sonra bizim sitenin hemen arkasındaki gecekondu mahallesine ulaştık. Altından geçmemiz gereken tel bir kapı vardı. Geçmeden önce arkadaşımın babası bizi uyardı: "Burdan geçtikten sonra hızla binaya koşun!". Belki de o koşu hayatımın en hızlı koşuşuydu, kendimi binaya nasıl attığımı hatırlamıyorum bile. Sonuçta sağ salim eve varmıştık ama hala silah ve bomba sesleri devam ediyordu. Evde camlara yaklaşamıyoduk korkudan. Bir süre daha çatışma devam etti ve durdu. Sonunda teröristler yakalanmıştı. Yanlış hatırlamıyosam 2 kişi ölmüştü, birisi bizim sitenin bekçisiydi. Bu adamların asıl hedefi, bizim sitenin az ilersindeki Emniyet Müdürlüğü idi. Benim için oldukça heyecanlı bir gündü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmi izleyince işte bu olay direkt aklıma geldi. tabii çocukluğumun daha sonraki dönemi hep terör korkusuyla geçti. Malatya'da ondan sonra hiç bir olay yaşanmadı, önlemler arttırılmıştı çünkü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmi kesinlikle tavsiye ederim herkese ama o gününüz biraz zehir olabilir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-1494027226515239408?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=XPcL6O8dV-I:RLtr6SFhDEY:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/11/nefes.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Su_5OXRw1qI/AAAAAAAAAK8/wUHPhb5cZa4/s72-c/nefes.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-5705806217149979895</guid><pubDate>Wed, 21 Oct 2009 17:39:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-10-21T10:55:01.009-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Müzik</category><title>Born Again...</title><description>&lt;object width="526" height="343" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-f9e42d4c0419ee6a" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;
&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;
&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;
&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v14.nonxt4.googlevideo.com/videoplayback?id%3Df9e42d4c0419ee6a%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329716925%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D50DF7279F2D0B2205CBE04858186FA4C7742C13C.51D05698AF9CC1D782F528F0AD6A9F0CE0FD3763%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Df9e42d4c0419ee6a%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D1l8UrwyGxjxMxe3C55-dpHEev54&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;
&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"
width="526" height="343" bgcolor="#FFFFFF"
flashvars="flvurl=http://v14.nonxt4.googlevideo.com/videoplayback?id%3Df9e42d4c0419ee6a%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329716925%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D50DF7279F2D0B2205CBE04858186FA4C7742C13C.51D05698AF9CC1D782F528F0AD6A9F0CE0FD3763%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Df9e42d4c0419ee6a%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D1l8UrwyGxjxMxe3C55-dpHEev54&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"
allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;
&lt;br /&gt;...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-5705806217149979895?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=UmiUV_iWcsE:7b9PqwOVj60:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/10/born-again.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-1169751026856719499</guid><pubDate>Thu, 01 Oct 2009 09:13:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-10-01T02:14:34.588-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hayat</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ben</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Business</category><title>Belirsiz Hayat</title><description>Bu aralar hayatın metafizik boyutuna el atmış durumdayım. Yani öyle karamsar bir havada değilim ama birçok meseleyi, dingin bir ruh haliyle sorgulamaktayım. Düşüncelerin sonunda vardığım soru "Bu hayattaki varlık sebebim ne olabilir ya da rolüm ne benim?" oluyor. Ama yanlış anlamayın bunu öyle intihara meyilli birinin yapacağı tarzda düşünmüyorum. Daha çok bundan sonraki hayatıma yön vermesini istediğim şekilde olmasını istiyorum tüm kararlarımın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SsRsm3hT0pI/AAAAAAAAAKs/ZnRPnyqblLU/s1600-h/Erleuchtung2.png"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 315px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SsRsm3hT0pI/AAAAAAAAAKs/ZnRPnyqblLU/s320/Erleuchtung2.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387550469236445842" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu beyin fırtınasına nerden bulaştım? Hepimiz gerşekten hayatımızın çok farklı bir dönemindeyiz. Yani artık çocuk değiliz ve sorumluluklarımız giderek artmakta. Çevreden, özellikle aileden gelen beklentiler çoğalmakta. Daha önceden bazı şeyleri büyüklerimizin yapmasını beklerdik ama artık bu sahnedeki o büyük biziz ve başkaları artık o beklentileri bizim yapmamızı istiyor. Üniversite yıllarındaki kadar rahat hareket edemiyoruz. Sonuç olarak artık bazı konularda kesin olarak karar vermemiz gerekiyor. En azından hayatımızın gideceği yön ile ilgili olarak bir karar vermeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedim ya artık çocuk değiliz diye. Aslında mezuniyetten sonraki yaşadıklarıma ve yaptıklarıma bakınca hala üzerimde o çocukluğun olduğunu farkediyorum. Belki bunda hala İYTE sınırları içinde olmamın etkisi vardır. Yani cidden o hava beni etkiliyor olabilir. Aslında neyin etkilediği o kadar da önemli değil, sonuçta hala yanlış hareketler yapmaktayım. Buda beni huzursuz kılıyor. Daha sonra da "ben neyim? Ne olacak bundan sonra? Hedeflerim neler?" diye düşünmeye başlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akla gelen cevaplar genelde kısa vadeli oluyor. Örnek verecek olursak," şuan İzmir'de bir işim var, burada tecrübe ile birlikte konuyla ilgili bilgimi arttıracağım, sonra askere gideceğim ve ondan sonra burada veya başka bir yerde daha iyi bir işe gireceğim" gibi cevaplar... eee daha sonra, yani mutlu olabilecek misin bunlarla ya da istediğin gibi bir iş bulabilecek misin? Hadi onu geçtim şu anki işinde gerçekten istediklerini öğrenebiliyor musun? Yani neresinden bakarsan bak bir belirsizlikler silsilesi. Bu da haliyle seni durağan bir hale sokuyor hatta bazen karamsar bir hale.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlardan sonra gerçek mutluluğun tanımına takılıyorsun. Seni gerçekte mutlu olan şeyler neler diye takılıp duruyosun. Aslında bunların tek bir cevabı yok gibi. Hani birşeyler elde etsen, sonra geriye bakıp "Acaba doğru olan yolu mu seçtim?" diye düşünebilirsin. Garip haller bunlar. Belkide hangi işi yaparsan yap ya da nasıl yaşarsan yaşa içinde işini doğru yaptığına ve gerçekten doğru bir şekilde yaşadığına dair bir his ve huzur olmalı ki rahat olabilesin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SsRx6zxwxgI/AAAAAAAAAK0/BtWtYrZOWCs/s1600-h/die+erleuchtung+-+wald+scheiden+waldhoelzbach.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SsRx6zxwxgI/AAAAAAAAAK0/BtWtYrZOWCs/s320/die+erleuchtung+-+wald+scheiden+waldhoelzbach.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387556309387232770" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Neyse biraz kafa şişirdim bu yazıyla ama insan bazen içini dökmek istiyo birisine ya da bir yerlere...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-1169751026856719499?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=t00hLw4xtK4:NbZUWEpW8BU:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/10/belirsiz-hayat.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SsRsm3hT0pI/AAAAAAAAAKs/ZnRPnyqblLU/s72-c/Erleuchtung2.png" height="72" width="72" /><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-4594054081943224864</guid><pubDate>Wed, 09 Sep 2009 08:44:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-09T02:32:42.390-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Comics</category><title>Gereksiz bir post işte!!!</title><description>&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-de90bf455f2985f0" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;
&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;
&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;
&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v19.nonxt1.googlevideo.com/videoplayback?id%3Dde90bf455f2985f0%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329716925%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D6FDE08412759F0E486C139E38D23BEF24A545BAD.378B6FA43820C3069D6830A96FD743D56158B6A4%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Dde90bf455f2985f0%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3De1ppBsUZeMrYt_NOMKf20ORqV68&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;
&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"
width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"
flashvars="flvurl=http://v19.nonxt1.googlevideo.com/videoplayback?id%3Dde90bf455f2985f0%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329716925%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D6FDE08412759F0E486C139E38D23BEF24A545BAD.378B6FA43820C3069D6830A96FD743D56158B6A4%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Dde90bf455f2985f0%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3De1ppBsUZeMrYt_NOMKf20ORqV68&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"
allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;
&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Superman stands alone. Superman did not become Superman, Superman was born Superman. When Superman wakes up in the morning, he is Superman&lt;/span&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-4594054081943224864?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=I-mWYoa0jm4:PeS5S9mKTx8:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/09/gereksiz-bir-post-iste.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-5893373739310732684</guid><pubDate>Fri, 14 Aug 2009 12:01:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-14T05:44:38.186-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ben</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Gösteri Dünyası</category><title>Bir Zil Sesinin Akla Getirdikleri</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SoVTf1_NnUI/AAAAAAAAAJY/H8_bvAkTuzY/s1600-h/macgyverresim.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 226px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SoVTf1_NnUI/AAAAAAAAAJY/H8_bvAkTuzY/s320/macgyverresim.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5369789937242447170" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde yemek yerken, yan masadakilerden birinin telefonu çaldı. Bir anda o melodi bana, çocukken çok izlediğim bir dizinin introsunu hatırlattı. Hani bazen hiç ummadığızı zamanda, ummadığızı şeyler size alakasız anıları hatırlatır. Aynen öyle bir durum işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Macgyver, benim küçükken çok hoşuma giden bir diziydi. O zamanlar ilkokul çağlarındayım. Dizi başladığında ben resmen ekrana kitleniyodum.  Hani o yaşlarda sürekli, olmak istediğin tv kahramanın olur. Benim kahramanlarımdan biri, Macgyver'dı(artık ben bir süper kahraman oldum ya hadi neyse:))). Bu adamın özelliği, zor durumlardan, elinde hiç silah falan olmadan, kurtulabilmesiydi. Mesela adamı bir odaya hapsediyolar. Odadaki alet edevattan bir anda sana bir bomba yapıveriyo. Yani adamda tam bir bilimsel zeka var. Fizik, kimya her bişeyden anlıyo. Bende onu hayranlıkla seyrediyorum tabii. Belki çocuk aklımla yaptıklarını çok büyütüyodum ama cidden hayran olunacak bir zekaydı. Gerçek olmayacak kadar çok şey biliyodu... &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bir de dizinin girişindeki müzik çok hoşuma giderdi (Intoya &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=3w-oDZSLUrY"&gt;şuradan&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz). Ne bileyim işte böyle bir gaza geliş hali olurdu bende. Hani şükür ki o gazla adamın yaptıklarını evde ben denememişim. Yoksa halimiz duman olurdu. Evi falan uçurabilirdim yani o çılgın mucit havalarıyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SoVXuX6rxbI/AAAAAAAAAJg/G6JkmMqXwqQ/s1600-h/key_art_the_a_team.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 125px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SoVXuX6rxbI/AAAAAAAAAJg/G6JkmMqXwqQ/s320/key_art_the_a_team.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5369794584914937266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Böyle etrafımdan birkaç kişiye sordum hatırlayan var mı diye bu diziyi. Abicim bir kişi bile bilmez mi bu diziyi. Sanki o zamanlar sadece ben izlemişim bunu. Oysaki gizel de bir diziydi. Heralde popularitesinin az olmasının sebebi A Takımı'yla aynı döneme denk gelmesidir. Tabii A Takımı'nın da bende ayrı br yeri vardır ama Macgyver da başkaydı hani. Ama ikisi arasında kıyas yapacak olsam 1 numaraya tabii ki A Takımı'nı koyardım. Hannibal'ı, Murdock'ı, B.A.'i unutmak mümkün mü?Bunlar da ayrı çocukluk kahramanlarımdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SoVZ7blMT9I/AAAAAAAAAJo/3Llh_ozCsNg/s1600-h/visitors-foto-di-gruppo-e-dvd.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 264px; height: 288px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SoVZ7blMT9I/AAAAAAAAAJo/3Llh_ozCsNg/s320/visitors-foto-di-gruppo-e-dvd.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5369797008260091858" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;O kadar eskilerden bahsettim, Ziyaretçiler'den bahsetmeden olmaz. Bu diziyi hatırlayan sayısı çok azdır-tabii benim dönemim için konuşursak-. TRT'de yayınlanırdı kendileri ve benim çocukluğumun korku buhranları içinde geçmesinin tek sorumlusudur. Dizideki  vatandaşlar böyle fare falan yerdi, toprak insanları içine çekerdi ve bilimum ben korkutacak şeyler olurdu dizide. Hatırlarım, bir gün odaya girecem, bir baktım bizimkiler bu diziyi izliyo. İlk başta girmek istemedim, neyse sonra girdim içeri. Hemen annemin yanına gittim, bakıyorum ekrana. Yine bir fare yeme sahnesi geldi. Ben aynı anda yüzümü annemin kucağına bastrıdım resmen. Gözlerim kapalı öyle duruyorum ama sanki o sahne hala karşımda. Çocukluğumun o dönemleri korku dolu geçti. Ben o zamanlar karanlıkdan çok korkardım. Tek kalamazdım o durumda. Mesela salonumuzla mutfak karşı karşıyaydı. Beni mutfağa birşey almaya yollarlardı ama ben gidemezdim. O dereceydi yani. İşte bu korkularımın sorumlusu da hep o lanet olası dizi olduğunu düşünüyorum. O dönemler RTÜK falan olmadığı için çocuk psikoljisini de düşünen yok. Herkes kafasına göre takılıyo. RTÜK şimdi var da iyi mi oluyo o ayrı bi tartışma konusu tabii....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle. Bir telefon melodisi bana neler hatırlattı şimdi görüyo musun????...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-5893373739310732684?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=JBUKMNrOQyU:7_3fGNVcExA:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/08/bir-zil-sesinin-akla-getirdikleri.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SoVTf1_NnUI/AAAAAAAAAJY/H8_bvAkTuzY/s72-c/macgyverresim.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-7110100734382079456</guid><pubDate>Fri, 24 Jul 2009 08:00:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-07-24T01:30:13.809-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ben</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Business</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Gezi</category><title>Yola çıkma zamanı...</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SmlqN-4UeuI/AAAAAAAAAJQ/aHtilgVfMVM/s1600-h/yol11.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 235px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SmlqN-4UeuI/AAAAAAAAAJQ/aHtilgVfMVM/s320/yol11.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5361933619811351266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Eeee görüşmeyeli nasılsınız??..Beni sorarsanız geçen günlerde çok yoğundum. Elimizdeki işi bitirmek için çaba sarfediyoduk. Tabii her projede olduğu gibi bizim projede de sarkma oldu(bana göre makul bir sarkma:). Gecikme olunca haliyle patron da daha sık arar sorar olmuştu. Bunun getirdiği stres de cabası ama sanırım bu sıkıntılara değdi ve işi bitirdik(tabii düzenlemeler olacak). Aldığımız tepkiler de gayet güzeldi. İnsanın verdiği emeğin karşılığını bu şekilde alması çok güzel bir durum. Umarım herkes yaşar bunu. Bu süreçte canımı sıkan çok konu olmuştu şirketin yapısı ile ilgili ama artık elim kuvvetli, sesim daha gür çıkacak:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse bu proje bitme noktasına gelince hemen yeni bi proje patlattılar, hatta işimiz bitmeden önce bize yüklemişlerdi bu işi. Bu sebeple yarın sabah bir İstanbul seferi düzenleyeceğiz. Kısa süreli bir gidiş olacak ama oranın havasını solumak iyi gelir biraz. Yarın akşam da arkadaşlarımı görürüm diye düşünüyorum, tabii bir aksilik olmazsa. Pazar günü de İstanbul'a gelmiş olan ablama ayırırım. Bu şekilde kısa zamanda çok yol katetmiş olurum heralde(tam bir politikacı gibi konuştum:). Planım böyle ama umarım bir aksilik olmaz çünkü hem arkadaşlarımı hem de ablamı, abimi özledim. Hepsini görmek istiyorum:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O halde görüşmek üzere gençler. Size bir de parça hediye edeyim bari. Son zamanlarda genelde bu grubu dinler oldum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hoobastank - The Reason&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-aa5feddf19db6b10" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;
&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;
&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;
&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v14.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3Daa5feddf19db6b10%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329716925%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D7BF1A31C9736B5BD203C6E0F19A770C0CC3B092.350BC57E036E3A9802B2C1406291B87F90E328EA%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Daa5feddf19db6b10%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DyioM3iLxuzwD8JuLZMNsb0GJ918&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;
&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"
width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"
flashvars="flvurl=http://v14.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3Daa5feddf19db6b10%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329716925%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D7BF1A31C9736B5BD203C6E0F19A770C0CC3B092.350BC57E036E3A9802B2C1406291B87F90E328EA%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Daa5feddf19db6b10%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DyioM3iLxuzwD8JuLZMNsb0GJ918&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"
allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;
&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-7110100734382079456?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=ZyaPqvLRVu8:7DmnDyG1L2g:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><enclosure type="video/mp4" url="http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=aa5feddf19db6b10&amp;type=video%2Fmp4" length="0" /><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/07/yola-ckma-zaman.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SmlqN-4UeuI/AAAAAAAAAJQ/aHtilgVfMVM/s72-c/yol11.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-7014515597192788118</guid><pubDate>Tue, 30 Jun 2009 12:18:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-06-30T05:41:22.180-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Toplumsal Yaşam</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ben</category><title>Toprak Kokusu</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SkoC-P3P0mI/AAAAAAAAAJI/smHYvMCXDjY/s1600-h/picd238.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 286px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SkoC-P3P0mI/AAAAAAAAAJI/smHYvMCXDjY/s320/picd238.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5353094375516656226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sabah iş için çıkarsın dışarı. İçinde yaşadığın onca şeyden arta kalan bir hüzün vardır. Sabah vaktinin o serinliği, sanki hüznünü yoketmek için çaba göstermektedir ama saatler geçer, hava sıcaklığı artık dayanılmaz noktasına gelir, sen o hüzünden kurtulamazsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğle yemeği için dışarı çıkarsın. Dost sohbeti seni biraz olsun neşelendirir ya da sorunlardan uzaklaştığın için sen kendini iyileşmiş sanırsın. Sonra ofise gelirsin ve hava bir anda bozar ve alabildiğine yağmur yağmaya başlar. Pencereden yağmuru, o çılgın yağışı seyredersin. Çoğu kişiyi bu sahne karamsarlaştırsa bile bu senin en sevdiğin sahnelerden biridir ve bu sahne, o muhteşem toprak kokusuyla taçlandırılır. Sen kendini daha da mutlu hissedersin. Doğada çok güzel şeyler oluyor diye düşünerek mutlu olursun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra o toprak kokusunu daha iyi hissedebilmek için dışarı atarsın kendini. Günün güzelliğini artırmak için bir dostun, hatta kardeşin yanına gidersin ama mutluluğu artırmak dururken, bir insanın kişiliksizliği üzerine bir hikaye dinlersin. O an yine boğuluyormuş gibi olursun, sinirlerin gerilir, 'Neden etrafta bu kadar çok karaktersiz insan var?' diye hayıflanırsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ofisine dönmek için yola koyulursun ama sabahki hüzün tekrar bedenini kaplamıştır ve hava da tekrar ısınmıştır. Melankoli kollarını açmış seni beklemektedir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-7014515597192788118?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=nZgdt1Uv8Js:mzL1WZsF1dU:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/06/toprak-kokusu.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SkoC-P3P0mI/AAAAAAAAAJI/smHYvMCXDjY/s72-c/picd238.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-2103900002563203868</guid><pubDate>Mon, 01 Jun 2009 08:01:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-06-01T01:24:57.065-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ben</category><title>Biri Beni Durdursun!!!</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SiOLiAYuI8I/AAAAAAAAAI4/QxnlJSv0qCI/s1600-h/kiraz.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 249px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SiOLiAYuI8I/AAAAAAAAAI4/QxnlJSv0qCI/s320/kiraz.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5342266999327040450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yine geldi yaz mevsimi. Bu mevsimin başında ben genelde mide problemleri yaşarım. Sebebi de iflah olmaz bir kiraz manyağı olmam. Kendimi tutamıyorum bu konuda. Kontrolü kaybediyorum. Mesela yolda yürüken bir marketin önünden geçiyor olayım ve orada da böyle kırmızı kırmızı, etli butlu, irice ve harika görünüşlü ve parlaklıkta (anlatırken bile ağzım sulanmaya başladı) kirazlar olsun, hemen o markete girer, cebimde kalan paralarla artık ne kadar geliyosa kiraz alır çıkarım. Tabii eve gidene kadar onların bir kısmı tükenmiş olur. Geri kalan kısım da tam bir keyiftir. Geçerim TV başına ya da bilgisayar başına ve sonra izlerim bişeyler. Özellikle o zamanlarda ekranda maç varsa, o ayrı bir keyif verir bana. Bir gelenektir benim için bu, hatta gelenek de değil bir çeşit ayin. Yaza merhaba ayini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii bu ayinin sonu pek iyi bitmez. Eldeki tüm kirazlar tükenmiş olur, vücutta bu tükenikliğin vermiş olduğu çocukça bir üzüntü ve ilk başlarda farkedilmeyen, genellikle gecenin ilerleyen saatlerinde kendini gösteren bir mide problemi. Ama olsun buna değiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam da aynen böyle oldu. Üstelik sadece kiraz da değil erik de vardı ve bu ikisi midede muhteşem bir kombinasyon meydana getiriyomuş onu anladım:) Ekranda da Sharapova'mın maçı var ki sormayın keyfimi. Gerçi bir ara korktum yoksa maçı mı kaybedecek diye ama zor da olsa aldı. Tabii Sharapova kazanınca benim için muhteşem bir akşam oldu( Kabus gibi de bir gece:)...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani okur siz siz olun bu tür bağımlılıklarınız olmasın. Yoksa sonu kötü oluyo!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-2103900002563203868?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=rwauQ2BiK-8:9PDfz1B2VCI:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/06/biri-beni-durdursun.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SiOLiAYuI8I/AAAAAAAAAI4/QxnlJSv0qCI/s72-c/kiraz.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-5484442245850313134</guid><pubDate>Sat, 30 May 2009 09:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-05-30T02:18:04.184-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Spor</category><title>Sharapova'ma Ne Yaptınız???</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SiD3iqoRTKI/AAAAAAAAAIw/iuh7oady_Rw/s1600-h/sharapova400.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 298px; height: 187px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SiD3iqoRTKI/AAAAAAAAAIw/iuh7oady_Rw/s320/sharapova400.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5341541332992216226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dün akşamki maçın 2 setini izleyebildim. Sharapova uzun bir sakatlığın ardından kortlara döndü. Rolan Garros'a gelinceye kadar fazla maç yapamamış ve izlediğim ilk 2 sette "Bu daha önce şampiyonluklar kazanan hatun değil galiba" dedim. Geçirdiği ağır sakatlık oyununu gerçekten çok etkiliyor. Özellikle rakibi &lt;span class="copy"&gt;Kazak tenisçi Yaroslava Shvedova'nın sert ve hızlı servisleri, vuruşları karşısında çok zorlanıyodu. Bu yönden Shvedova'yı tebrik etmek lazım çünkü iyi bir taktikle oynuyodu. İlk seti &lt;/span&gt;Shvedova rahat kazandı 6 - 1. İkinci sette Sharapova yavaş yavaş ritm tutmaya başladı ve 6 - 3 kazandı. Son seti izleyemedim ama sevindirici haberi aldım : 6 - 4 Sharapova lehine:) Bu turnuva onun için hiç kolay geçmiyor. İlk 3 turda rahat kazandığı maç yok ama bundan sonra biraz fikstür avantajı varmış. En azından spiker öyle dedi. Bakalım bundan sonra neler olacak???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;P. S.&lt;/span&gt; Sanırım bu turnuva bitene kadar ben tenis yazmaya devam edeceğim. Biraz sıkıcı olabilir okumak açısından. Şimdiden kusura bakma okur(Tabii varsa öyle bişi:(.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-5484442245850313134?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=wjyCY9I8A3I:9ojsh-eF1To:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/05/sharapovama-ne-yaptnz.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SiD3iqoRTKI/AAAAAAAAAIw/iuh7oady_Rw/s72-c/sharapova400.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-8083130258038633238</guid><pubDate>Wed, 27 May 2009 11:16:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-05-27T04:49:02.649-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Spor</category><title>Roland Garros</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Sh0hZmtjPmI/AAAAAAAAAIg/BeeTHtciYpI/s1600-h/stade+roland+garros.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 252px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Sh0hZmtjPmI/AAAAAAAAAIg/BeeTHtciYpI/s320/stade+roland+garros.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5340461456903323234" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Daha önce de bahsetmiştim, yeni ilgi alanlarımdan birinin tenis olduğunu. Oynamaya başlama planlarım var ama bir türlü denk getiremiyorum, yani denk getirsem yardıracam biliyosunuz:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün eve geldim ve direkt TV'yi açtım. EuroSport'tan öğrendim ki yılın 2. Grand Slam tenis turnuvası olan Roland Garros başlamış (1. Grand Slam == Avustralya Açık). O sırada, bir önceki Grand Slam'i bayanlarda kazanan Serena Williams'ın maçı vardı. Bende, aç olmama rağmen, kendimi ekrandan koparamadan bu maçı izledim. İlk seti Serena rahat almış, bundan sonra öyle zevkli olmaz diye düşünürken, rakibi Çek Zakopalova çok zorladı Serena'yı ve 2. seti aldı. Tabii bende zevkle izledim o seti çünkü Serena gözüme çok artist görünmüştü ve keşke kaybetse diye geçiriyodum içimden. Ama sevincim fazla sürmedi çünkü 3. seti Serena kazandı ama yine zorlu bir mücadeleden sonra. Zakopalova klasmanda 100. sıradaymış ama çok iyi gördüm kendisini(sanki yıllardır takip ediyorum bu oyunu, laflara bak!!). Hele o hırslı yapısı beni benden aldı:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Sh0lDV95xDI/AAAAAAAAAIo/YN-Vnpe26To/s1600-h/p1_nadal.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 171px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Sh0lDV95xDI/AAAAAAAAAIo/YN-Vnpe26To/s200/p1_nadal.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5340465472497894450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Roland Garros'u son 4 sene kazanan Nadal İlk maçını rahat kazanmış. Anladığım kadarıyla tam bir toprak kort kralı bu adam. Aynı şekilde benim adamım Federer'de rahat kazanmış ilk maçını. Yine bir Federer-Nadal finali izler miyiz? göreceğiz. Olursa müthiş olur. Yine 3 saat falan kitlenirim ekrana. Bugün Sharapova'nın maçı varmış. Ona denk gelirsem kaçırmam artık ama umarım Şampiyonlar Ligi finaline denk gelmez. Yoksa haliyle futbolu tercih edeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhabirimiz İhsan Fatih Yazıcı Paris'den bildirdi. Gelişmelerle tekrar birlikte olmak üzere...:D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;P.S.&lt;/span&gt; Hep derdim insanlar bu oyunu saatlerce izlemekten ne keyif alıyolar diye. Şimdi anlıyorum ki kendimi futboldan anlamayan kadınların " n&lt;span style="font-style: italic;"&gt;e zevk alıyosun şu 22 kişinin 1 top peşinde deli danalar gibi koşturmasından&lt;/span&gt;" demesi gibi bir duruma düşürmüşüm. Bundan sonra daha dikkatli konuşmalıyım anlaşılan...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-8083130258038633238?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=k-2lMx_IV8Y:SSFcdRrR6l4:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/05/roland-garros.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Sh0hZmtjPmI/AAAAAAAAAIg/BeeTHtciYpI/s72-c/stade+roland+garros.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-3132975644124316478</guid><pubDate>Sat, 23 May 2009 19:35:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-05-23T12:54:25.413-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Spor</category><title>Tugay, Tough Guy!</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/ShhQbSeQbnI/AAAAAAAAAIQ/3ceWKm8mZJw/s1600-h/tugayK1.jpeg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 233px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/ShhQbSeQbnI/AAAAAAAAAIQ/3ceWKm8mZJw/s320/tugayK1.jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339105787993157234" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tough Guy, O'nun İngiltere'deki lakabı. Yüzüne bakınca harbiden bi toughlık hissediyo insan. Hey gidi günler, Galatasaray'dayken -tabii ben hala küçük bir şahsiyettim- sevdiğim futbolcuların başında gelirdi. Böyle bir karizması vardı adamın. Üstüne bir de iyi futbol oynayınca insanın idolü oluyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tugay deyince benim aklıma, o unutulmaz 2000 senesinde, Herta Berlin'e attığı güzel golden sonraki sevinci aklıma gelir. O gösteriyle insanlara "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bu sert görüntümün altında kedi gibi bir insan yatar&lt;/span&gt;" diyodu resmen. İnsan keşke GS'den ayrılmasaydı diyor ama onun için en iyisi bu oldu. En azından orada kıymetini biliyorlar futbolcuların.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam 8 yıl olmuş Blackburn'de geçirdiği zaman.O'nun için İngiltere'de 'orta sahanın maestrosu' diyolar. Artık emeklilik çağına gelmiş, kafaya koymuş bir kere emekli olmayı. Yarın son maçına çıkıyomuş ve ilk 11'de yer alacakmış. Bu durumla ilgili teknik direktörü şunu demiş : &lt;em&gt;"Bu bir jest olarak algılanmasın. Zaten son haftalarda iyi bir performans ortaya koyuyordu. Umarım taraftarlar O'na güzel bir veda sunacaktır. Kazanırsak çok daha güzel bir veda olur."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Vayyy beee&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;! O da artık bırakıyor demek. Oysa daha dün gibi onunla aldığımız UEFA kupası. Umarım Türkiye'ye dönüp de teknik direktör olmaya kalkmaz diğer takım arkadaşları gibi. Zaten adamın dönmek gibi bir niyeti yokmuş İngiltere'ye yerleşmiş tam olarak. T. Direktör olacaksa da orada olsun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Blackburn onun için bir de t-shirt bastırmış sınırlı sayıda. Çok da güzel görünüyor açıkçası. Burada da satışa sunulsa keşke. Direkt gidip alırdım. Ne diyelim yolun açık olsun Tugay, umarım İngiltere'de bizi teknik direktör olarak da en iyi şekilde temsil edersin...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/ShhTnhggC0I/AAAAAAAAAIY/iCzp6V2e11g/s1600-h/tugay2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 274px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/ShhTnhggC0I/AAAAAAAAAIY/iCzp6V2e11g/s320/tugay2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339109296722414402" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-3132975644124316478?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=0TOIUocwa3E:xDT60GbjGqs:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/05/tugay-tough-guy.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/ShhQbSeQbnI/AAAAAAAAAIQ/3ceWKm8mZJw/s72-c/tugayK1.jpeg" height="72" width="72" /><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-9198499679188377272</guid><pubDate>Wed, 20 May 2009 10:14:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-05-20T03:44:19.866-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hayat</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ben</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Business</category><title>Geçmiş Zaman Olur ki...</title><description>Uzun zaman oldu görüşmeyeli. Aslında &lt;a href="http://www.cagdasozersahin.com/blog/"&gt;Çağdaş&lt;/a&gt; hatırlatmasa daha da uzardı bu süre. Ne bileyim işte, yazasım gelmiyo. Hem 'ne yazacam?' o da ayrı bir mevzu. Neyse öle havadan sudan konuşalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/ShPY_ueQM6I/AAAAAAAAAIA/y5YwBd-8z8I/s1600-h/bebek76.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 188px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/ShPY_ueQM6I/AAAAAAAAAIA/y5YwBd-8z8I/s320/bebek76.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337848572682449826" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bazılarınız duymuşsunuzdur belki. Geçen hafta bir kız yeğenim oldu. Bu toplam da 6. yeğenim:)) 7 yaşında alışmıştım zaten dayı kavramına. Artık iyice pekişti. Hatta o kadar ki kendimi olduğumdan yaşlı hissediyorum. İsmini sormayın, çünkü şu an bende bilmiyorum. Bir ara Sude koyacaklardı ama bakmışlar netten falan anlamına, 'Ezik İnsan' demekmiş. Çok şaşırdım bunu duyduğumda. Çok kullanılan bir isim ama anlamının böyle bişey olmasına inanamadım. Bir de ben araştıracam, bakalım doğru muymuş??? Neyse o isimden vazgeçince Esma ismine yönelmişlerdi. Son kararlarının ben de bilmiyorum. Bir arayıp sormak lazım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş hayatı aynı sıkıcılığı ve stresiyle devam ediyor. Daha ne kadar böyle devam edecek bilmiyorum. Bu konuda ne zaman rahatlıyacağım onu da çok merak ediyorum. Bir anda 'İhsan askere gitmiş' diye duyarsanız şaşırmayın. Olabilir yanee...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal hayat da olabileceği kadar aktif. Yani kısacası durağan...:D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta İYTE'nin şenlikleri vardı. 1 gecesine katıldım. Yeni Türkü gelmişti. İyiydi, eğlendik öle. Şenliklere sivil olarak katılmak da ayrı bir keyifli oluyomuş. Öğrencilere bakıp dalga geçiyosun falan eğlenceli yani:)) Size de tavsiye ederim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/ShPegY2jEZI/AAAAAAAAAII/Q6NXfisUy4A/s1600-h/mastika_taverna02.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 223px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/ShPegY2jEZI/AAAAAAAAAII/Q6NXfisUy4A/s320/mastika_taverna02.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337854631372591506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta sonu Konak Pier'de Tuval diye bir mekana davet edildim. Yani başka mekanlarla dalga geçerdim de orası harbiden çok '&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;bohemdi&lt;/span&gt;' be arkadaşım. Öyle farklı bir dizaynı falan vardı. Aslında kötü de görünmüyodu. Ama ortam ne kadar iyi olursa olsun çıkan orkestra çok sinirimi bozdu. Güya Ege müzikleri falan çalıyolar, kafalarına göre ara veriyolar, uzun süre çıkmıyolar. Sonra salak ve sesi iğrenç bayan bir misafir sanatçı çıkarıyolar sahneye. Üstüne bir de vurmalılardaki arkadaş tam paragöz çıkıyo. Yani milletten daha fazla para koparabilmek için rahatlıkla '&lt;span style="font-style: italic;"&gt;yarın ben Şırnak'a askere gidiyorum&lt;/span&gt;' yalanını ortaya atabiliyo. Yine de olabilecek maksimum düzeyde eğlendim orada...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların dışında şuan aklıma gelmiyor. Gelirse de artık bir ara paylaşırım. Hadi kalın sağlıcakla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-9198499679188377272?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=qbV4UnWuL_w:XJHVItS0bP8:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/05/gecmis-zaman-olur-ki.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/ShPY_ueQM6I/AAAAAAAAAIA/y5YwBd-8z8I/s72-c/bebek76.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-5705030186113560261</guid><pubDate>Wed, 22 Apr 2009 09:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-22T02:37:48.933-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Comics</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Spor</category><title>İlginç Bir Soru</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Se7k0kw3TNI/AAAAAAAAAH4/nWbKh308hAc/s1600-h/D69362AC900E5644A20D4088r.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 175px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Se7k0kw3TNI/AAAAAAAAAH4/nWbKh308hAc/s320/D69362AC900E5644A20D4088r.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5327447001098833106" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir haber sitesinde okudum bunu. Alıntı yapmam gerekir diye düşündüm :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span class="ver11"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;F.Bahçe-G.Saray derbisi sonunda test kitaplarına da girdi... İhtiyaç Yayıncılık'ın bastırdığı KPSS'ye hazırlık kitapçığında öyle bir soru ve bu soruya öyle bir cevap vardı ki Sarı-Kırmızılı taraftarları çıldırtacak, Fenerliler'i ise bir o kadar mutlu edecek cinstendi. Soruda kısaca G.Saray'ın F.Bahçe'yi yeneceğine inanmayışının ve bu yüzden fazla çaba göstermeyişinin sebebi soruluyor. Doğru cevap ise 'Öğrenilmiş çaresizlik' olarak "D" seçeneğinde duruyordu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam Galatasaray taraftarıyım ama bunu görünce çok güldüm. Harbiden halimiz üniversitelerde tez konusu olacak cinsden:))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-5705030186113560261?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=7Y6PR85L_8g:yJPu8Gpn1bA:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/04/ilginc-bir-soru.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Se7k0kw3TNI/AAAAAAAAAH4/nWbKh308hAc/s72-c/D69362AC900E5644A20D4088r.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-3657777785763255875</guid><pubDate>Tue, 21 Apr 2009 06:11:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-20T23:18:33.027-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Müzik</category><title>Hepsi Bir Nefes</title><description>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family:Comic Sans MS;"&gt;Ey kör anla bu yer bu gök boş &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family:Comic Sans MS;"&gt; Bırak onu bunu gönlünü hoş tut hoş &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Comic Sans MS;"&gt; Şu durmadan dağılan alemde &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Comic Sans MS;"&gt; Hepsi, hepsi bir nefestir  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Comic Sans MS;"&gt; Gerisi boştur boş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:Comic Sans MS;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Se1kEpQZb0I/AAAAAAAAAHo/X7TiLXVhqf8/s1600-h/mangasehrihuzun.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 285px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Se1kEpQZb0I/AAAAAAAAAHo/X7TiLXVhqf8/s320/mangasehrihuzun.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5327023965206048578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu sözler Manga'nın yeni albümünden 'Hepsi Bir Nefes' isimli parçasından. Yeni dinlemeye başladım bu albümü. Daha 3. parçadayım ama bu sözler ve parça çok hoşuma gitti. Sanırım diğerleri de gayet güzel. Zaten Manga'yı özellikle yazdığı parçaların sözlerinden dolayı çok beğenirim. Bunları müzikle de iyi harmanlıyorlar. Yani dinlememiş olanlara tavsiyemdir. Bu albümü edinin...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-3657777785763255875?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=0B2QEL84zFg:gFdXgm3qWbU:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/04/hepsi-bir-nefes.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/Se1kEpQZb0I/AAAAAAAAAHo/X7TiLXVhqf8/s72-c/mangasehrihuzun.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3228692091684759732.post-6154141732647547140</guid><pubDate>Mon, 13 Apr 2009 06:50:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-12T23:52:26.955-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Spor</category><title>Sözün Bittiği An</title><description>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SeLg4POVnPI/AAAAAAAAAHg/K5lgQdNwdPU/s1600-h/carlos.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 202px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SeLg4POVnPI/AAAAAAAAAHg/K5lgQdNwdPU/s400/carlos.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324064966269312242" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Fazla söze gerek yok sanırım!!!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3228692091684759732-6154141732647547140?l=ihsanyazici.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?a=_cn1lti5vSc:H2q2DPMJWe0:yIl2AUoC8zA"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/blogspot/CAUB?d=yIl2AUoC8zA" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;</description><link>http://ihsanyazici.blogspot.com/2009/04/sozun-bittigi.html</link><author>noreply@blogger.com (İhsan F. Yazıcı)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_F23WPgsIJDs/SeLg4POVnPI/AAAAAAAAAHg/K5lgQdNwdPU/s72-c/carlos.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total></item></channel></rss>

