<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:blogger="http://schemas.google.com/blogger/2008" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790</atom:id><lastBuildDate>Sat, 31 Aug 2024 11:56:16 +0000</lastBuildDate><category>Haber</category><category>Spor</category><category>Hayat Okulu</category><category>Futbol</category><category>Müzik</category><category>Magazin</category><category>Sinema</category><category>Türk Milli Takımı</category><category>Manga</category><category>Şehr-i Hüzn</category><category>Barack Obama</category><category>Karakter</category><category>Otomobil</category><category>Oyun</category><category>Şehr-i Hüzün</category><category>Akyazı</category><category>Amerika</category><category>Arda Turan</category><category>Barack Obama Kehaneti</category><category>Bükreş 2009</category><category>Dunyanin Sonuna Dogmusum Klip</category><category>Dunyanin Sonunda Dogmusum</category><category>Dünyanın Sonunda Doğmuşum</category><category>Global NGOs</category><category>Globalleşme</category><category>Kun Agüero</category><category>Manga 2009 Klip</category><category>Manga Gerçek Klip</category><category>Manga Klip</category><category>Mesut Özil</category><category>PES</category><category>PES 2010</category><category>Peta</category><category>Sıla</category><category>Sıla 2009</category><category>Tata Nano</category><category>Trobzon Spor</category><category>Türkiye 1 - 2 İspanya</category><category>Türkiye İspanya</category><category>Uefa Cup Final 2009</category><category>Walt Disney</category><category>ayna ayna hadi soyle benden daha</category><category>halter</category><category>Şehri Hüzün</category><category>Şehri Hüzün. ayna ayna hadi soyle benden daha</category><title>Hayattan Bir Yudum</title><description></description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (Leonhart)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>38</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-7594242712980523332</guid><pubDate>Mon, 18 May 2009 17:49:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-05-18T11:34:16.006-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Futbol</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Haber</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Mesut Özil</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Spor</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Türk Milli Takımı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Uefa Cup Final 2009</category><title>Son 2 Gün!</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhjNdmNpI2RASewzVFBkkkxMONP21KMgvedXpXgp8mQHr5MjkcTJq9jYWU6LGGbqVqatyqstpU19DmHQ5Tb2x2fq-CAL7wnHA7WzVPYnhHHoMrq2ejF2qwjdS7qaadC1N7hrB7pMB9MVik/s1600-h/uefa+final.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 62px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhjNdmNpI2RASewzVFBkkkxMONP21KMgvedXpXgp8mQHr5MjkcTJq9jYWU6LGGbqVqatyqstpU19DmHQ5Tb2x2fq-CAL7wnHA7WzVPYnhHHoMrq2ejF2qwjdS7qaadC1N7hrB7pMB9MVik/s400/uefa+final.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5337230551485988178&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Efendim tabi ki futboldan hoşlanan ve izlemeyi seven birisi olarak yine futbolla burdayım. Futbol sitesi mi yapsaydım; hayır tabi ki. Daha çok kendimce eleştirel baktığım yönlerini yazmayı seviyorum futbolun. Bu seferki de Uefa Kupası finali olacak. Üç başlıkta eleştirel yaklaşmayı düşünüyorum bu konuya:&lt;br /&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;1- Mircea Lucescu: Değirmende buğday öğütür gibi teknik direktör öğüten ve bu sebeple nefret ettiğim Türk futbolu&#39;nun zamanın behrinde onca başarısına rağmen iki güzide takımdan da ne acılarla ayrılmış teknik direktör. Bu adam şimdi uefa kupası finalinde. Kaderin cilvesine bakın ki yine o zamanın behrinde Fenerbahçeyi yendiği bir stadda bu finali oynayacak. Efendim Türk futbolunun son örneği de Skibbe idi. Böyle bir beyefendiye Türk futbolu Mourinho çakması, mızmız lakaplı bir teknik direktör getirerek yol verdi bu sezon. Peki o giderken güzide takımımız ne durumdaydı;&lt;br /&gt;-Süper Lig&#39;de Şampiyonluğu kovalıyor,&lt;br /&gt;-Uefa Kupası&#39;nda tüm imkansızlıklara rağmen ilerlemekte,&lt;br /&gt;Peki şimdi nerde?&lt;br /&gt;-Dört hafta önceden lige havlu atmış&lt;br /&gt;-Uefa kupasında onun getirdiği yerden bir dirhem öteye geçememiş...&lt;br /&gt;Lucescu&#39;dan Skibbe&#39;ye bir çıkarım yapmak istedim kendimce..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Mesuz Özil: Öncelikle kendisinin kupa finali ile ilgili açıklamasını yazayım buraya;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımda oynayan ve Türkiye&#39;de Fenerbahçe&#39;yi tuttuğu bilinen Türk kökenli futbolcu Mesut Özil ise “Küçüklüğümde tuttuğum takımın stadında oynayacağım için mutluyum. Ailem ve çok sayıda arkadaş ve tanıdığım Türkiye&#39;de. Hepsi maça geleceklerini söylediler” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahada tek Türk kökenli oyuncu olacağı için de büyük gurur duyduğunu ifade eden Mesut, “Türklerden büyük destek göreceğimize ve iyi bir maç olacağına inanıyorum” dedi.&lt;br /&gt;Kaynak; tumspor.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu açıklamayı ben okuduktan sonra aklıma iki şey geliyor. İnsan ister istemez arada da kalıyor. Bu kardeşimiz Türk Milli Takımı&#39;nı seçmeli miydi? Kendi şahsi fikrimce oynayabilecek bir futbolcu olduğu için seçmeliydi. Biz burada İstiklal Marşımızı bilmeyen brezilyalı olduğundan dahi şüphe duyduğum zencileri milli yaparken böyle futbolculara ihtiyacımız vardı. Kendi tercihini Alman milli takımından yana yapan bu arkadaşımızın tercihine saygı duymaktan başka çarem olmamakla birlikte o seçiminden sonra kendisine destek olamayacağımı da belirtmek zorundayım. Bu vesileyle de diyorum ki bu açıklama kendisine yakışmadı. Büyük bir gaf bence kendisi için. Tabi bu açıklamada sitenin de yorumunda görüldüğü üzre Fenerbahçe&#39;yi tuttuğu dile getirilen Mesuz Özil hakkında bir karmaşa da bu notkada var olmaktadır. Ben dünya alemin şu habere kadar kendisinin Galatasaraylı olduğunu bildiğini bilirdim. Ya ben yanlış biliyormuşum şu ana kadar ya da kendisi bu açıklamayı yaptı ise dönmek konusunda çok da yeteneksiz olmadığı için eleştiremiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Türkiye&#39;nin kapitalizm konusundaki tavrını daha önce de küçük bir resimle geçtiğimi hatırlayacak olursanız üçüncü konuda da buna değinmeyi planlıyorum açıkçası. Ama uzun uzun değil iki resimle beni rahatsız eden iki şeye sadece. TFF&#39;nin kendi sitesinden aldığım iki resimle bitiriyorum ve sonucu size bırakıyorum. Bu arada ; Başarılar Lucescu ve Skibbe. Kusura bakma Mesut ve Bülent diyorum :)&lt;br /&gt;Resimlere tıklayıp büyük büyük bakınız :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjroe_MgI7pN3yXO4r45bHpGtth5TCJfskqpmZnz-ZxOLXQDxufcV-Pkg0DpIpFxwatDlun57lyWKSYhy1z6ALDWWk4QRpAsFBRN5Vxhl2f5WGehSwFuAoz6BKAykKNXjeRIWrGoCFFJms/s1600-h/Logo.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 202px; height: 320px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjroe_MgI7pN3yXO4r45bHpGtth5TCJfskqpmZnz-ZxOLXQDxufcV-Pkg0DpIpFxwatDlun57lyWKSYhy1z6ALDWWk4QRpAsFBRN5Vxhl2f5WGehSwFuAoz6BKAykKNXjeRIWrGoCFFJms/s320/Logo.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5337230931182199378&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgz5jBt16rjelRbUPC6Ag71vYNIoc6ylH9J3KJtrhWcGGJIl7yh32FSlHb2Nt27YDrVLwoq-I05FrmY05uXAQs49_FYOMe4Td4M6RNjMD3OfdfblAuyBK9Ec_8iKriz5lH2-pEJ6ak11rg/s1600-h/dc8e8a626f3d464e8fcc8827fe5fd847.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgz5jBt16rjelRbUPC6Ag71vYNIoc6ylH9J3KJtrhWcGGJIl7yh32FSlHb2Nt27YDrVLwoq-I05FrmY05uXAQs49_FYOMe4Td4M6RNjMD3OfdfblAuyBK9Ec_8iKriz5lH2-pEJ6ak11rg/s320/dc8e8a626f3d464e8fcc8827fe5fd847.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5337231773929302866&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/05/son-2-gun.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhjNdmNpI2RASewzVFBkkkxMONP21KMgvedXpXgp8mQHr5MjkcTJq9jYWU6LGGbqVqatyqstpU19DmHQ5Tb2x2fq-CAL7wnHA7WzVPYnhHHoMrq2ejF2qwjdS7qaadC1N7hrB7pMB9MVik/s72-c/uefa+final.JPG" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-3663953837948142015</guid><pubDate>Sat, 16 May 2009 11:00:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-05-16T06:50:51.558-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Barack Obama</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Haber</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hayat Okulu</category><title>Obama&#39;ya ithafen.. I have a dream!! :)</title><description>&lt;a href=&quot;http://www.ls.cc.al.us/blackhistory/mlking.gif&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 147px; height: 206px;&quot; alt=&quot;&quot; src=&quot;http://www.ls.cc.al.us/blackhistory/mlking.gif&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Siyahilerin Amerikan tarihinde kat ettigi yol hakkinda bir yazi yazmam gerekiyordu. Kisa ama güzel olmus :D&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Black Americans are the result of the triangular trade in the 1620s. They were brought and exploited by their owners as they were slaves. Between 1857 and 1954 they were even not regarded as citizens. In the past, they could not vote without restrictions. The development which contains the election of a black president could not be foreshadowed.&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align=&quot;left&quot;&gt;Dorothy Height sets an example about strict quota systems at schools. She was not accepted at a school because of two other black girls; that was enough...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.magazinusa.com/ResV/img/politics/cr_senategov_barack_obama.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 196px; height: 222px;&quot; alt=&quot;&quot; src=&quot;http://www.magazinusa.com/ResV/img/politics/cr_senategov_barack_obama.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align=&quot;left&quot;&gt;The blacks have been fighting for their civil rights for 54 years and therefor, the electrion of Barrack Obama can be seen as a watershed or a summit of the history of civil rights. Boycotts and demonstrations led to the Civil Rights Act (1964) and Martin Luther King&#39;s &quot;dream&quot; is fulfilled by the election of Obama. &quot;Another barrier&quot; was broken now (l.74).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/05/obamaya-ithafen-i-have-dream.html</link><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-5227498650599577720</guid><pubDate>Sat, 16 May 2009 10:10:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-05-16T07:03:27.691-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Global NGOs</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Globalleşme</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hayat Okulu</category><title>Global NGOs</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjJK919yt9M4lSfj7YXVGwXKAXD0rppxxq_iKKeZ-tWpZXcVlnIZRtG3NTbJDhC_uoj1IuDkmhQ744sTPXi6qa9g54xImlism4Cx0F-PGeYEiXx1AJcXC061romkWzMUwVdI2Q7BQI_B-o/s1600-h/HBmD9v4T_Pxgen_r_386x450.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 161px; height: 188px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjJK919yt9M4lSfj7YXVGwXKAXD0rppxxq_iKKeZ-tWpZXcVlnIZRtG3NTbJDhC_uoj1IuDkmhQ744sTPXi6qa9g54xImlism4Cx0F-PGeYEiXx1AJcXC061romkWzMUwVdI2Q7BQI_B-o/s320/HBmD9v4T_Pxgen_r_386x450.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5336420367282226658&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;NGO (Non-governmental organization)&lt;br /&gt;&lt;div align=&quot;left&quot;&gt;&lt;br /&gt;Globallesme kavraminin bir karakteristigidir devletten bagimsiz calisan organizasyonlar (Greenpeace, Peta, UNICEF vs..).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ne derece bagimsiz calisiyorlar, ne gibi basarilari var, kimler bunlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sorularin hepsine cevap vermek icin genis capli bi arastirma gereklidir. Ama kendi capimda yaptigim arastirmaya dayanarak bir kac bigi vermek isterim.&lt;br /&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. yüzyildan beri var olan bu kuruluslar maddi kazancla ilgilenmeyen, gönüllü calisan insanlardan olusmaktadir.&lt;br /&gt;Destek lazim olan bir cok konuyu ele alirlar; bilhassa devletlerin yardim edemedigi ya da görmezden geldigi konularda. Cogu zaman iklimi ya da hayvanlari korumak ya da barisi saglamak adina calisirlar. Globallesme caginda sayilari oldukca artmistir; 25 000 kurulusunun oldugu düsünülüyor dünya capinda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bagimsizlik??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devletten bagimsiz olsalar bile, bagis yapanlarin eline bakmak gibi bir bagimliliklari var bu kuruluslarin. Eger sadece üyelerden gelen para ile calismiyorlarsa, bu bagimlilik daha büyüktür. Sempatizan kazanmak icin ellerinden geleni yapmalari gerekir.&lt;br /&gt;Bir diger unsur ise bu organizasyonlarin bir kisminin devletten yardim almalaridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgxXY3H1dNuWfZqx9Y9ok1pW9GXeMlTXxWjZGnY2kGPU130IZyxdJ53BBdNNj85WlxjWoXF9eVhZ-6WOQBnvSDZrPOhKtEr3TNYuF_kAwxUbEYLHdij5phJc-zh-r9O2co-NI5sbefWQck/s1600-h/walfang-yushin-maru.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 189px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgxXY3H1dNuWfZqx9Y9ok1pW9GXeMlTXxWjZGnY2kGPU130IZyxdJ53BBdNNj85WlxjWoXF9eVhZ-6WOQBnvSDZrPOhKtEr3TNYuF_kAwxUbEYLHdij5phJc-zh-r9O2co-NI5sbefWQck/s320/walfang-yushin-maru.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5336420563318144242&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Medyanin önemi&lt;br /&gt;Ne kadar insan toplayabilirlerse, o kadar basarili olabilirler. O yüzden insanlarin dikkatini cekmek icin en cok medyayi kullaniyorlar. Devlet tarafindan görmezden gelinirler ise, bu daha cok medyayi kullanmalarina yol acar. Imza toplamak ve demonstration ise diger kullandiklari methodlarin bir kacidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NGO larin insanlara nasil ulastigini Japonya&#39;da ki balina katliamini örnek vererek verbalize etmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kac istatistik:&lt;br /&gt;1968 da yürürlüge giren &quot;Balina öldürme yasagi&quot; japonlar tarafindan dalga gecilircesine ciddiye alinmiyor.&lt;br /&gt;O zamandan bu yana 13 000 balina öldürmüsler. 2007 yilinda 1010 balina sadece japonlar tarafindan katledilmis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japonlar tarafindan öne sürülen iddianin aksine, balina eti ana gida diil, pahali bir delikatess.&lt;br /&gt;Gourmet-Restoranlarinda balinan her bölgesi paraya cevriliyor; 350$ a kadar cikiyor bir Kg&#39;nin fiyati.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diger sorun ise, &quot;kücük balinalarin&quot;, mesela yunuslarin da öldürülüp, balina eti diye piyasaya sürülmesi. Japonlarin kullandigi bir diger aciklama ise balinalari bilim icin öldürdükleri. Bilim icin bazi rakamlara izin veriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Greenpeace Japonlarin öldürme yöntemlerini kritize ederek basliyor ise. Greenpeace-aktivistleri denize aciliyor, Japon gemilerine yaklasiyor ve balina katliamini video olarak piyasaya sürüyor ve böylece insanlarin &quot;Aman Allahim bu ne??!!&quot; ya da &quot;WTF??!!&quot; demelerine yol aciyor.&lt;br /&gt;Ayrica kendi yöntemleriyle balikcilarin engellenmesini sagliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006 yilinda ki medya patlamasi iyi sonuclari da ardinda getirdi. 17 ülke diplomatik olarak Japonya hükümetinin bu olaya bir son vermesini istedi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/05/global-ngos.html</link><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjJK919yt9M4lSfj7YXVGwXKAXD0rppxxq_iKKeZ-tWpZXcVlnIZRtG3NTbJDhC_uoj1IuDkmhQ744sTPXi6qa9g54xImlism4Cx0F-PGeYEiXx1AJcXC061romkWzMUwVdI2Q7BQI_B-o/s72-c/HBmD9v4T_Pxgen_r_386x450.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-9183303113340837951</guid><pubDate>Tue, 14 Apr 2009 17:55:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-14T11:26:27.966-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Futbol</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Haber</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Oyun</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">PES</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">PES 2010</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Spor</category><title>PES 2010</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjkhd_dbGRnhkMIF7iMWt8GOM1EKZjM4TcwSSjPZ80bTBEuinYzFLTmMuodpKrHGWp14oDhluNoZQ31JyGQW68UN1k0_FQUEi-u5uYuNOCg_2xxo3993WYBJ7y3kX3jbaXjBFsYypD_4n4/s1600-h/pes2010detaylari.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 140px; height: 100px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjkhd_dbGRnhkMIF7iMWt8GOM1EKZjM4TcwSSjPZ80bTBEuinYzFLTmMuodpKrHGWp14oDhluNoZQ31JyGQW68UN1k0_FQUEi-u5uYuNOCg_2xxo3993WYBJ7y3kX3jbaXjBFsYypD_4n4/s200/pes2010detaylari.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5324614755944734770&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;8 Nisan&#39;da duyurusu yapılan Pro Evolution Soccer 2010&#39;un detayları da açıklandı. Oyunun tahminen yine hepsinin çıktığı gibi Ekim 2009 da çıkacağı tahmin edilmekle birlikte yenilikleri oyun dünyasını sallayacak gibi görünüyor. Özellikle de Futbol oyunları arasında baya bir ses getireceği kesin. Oynanış olarak yeni alan savunması, gerçekçi tepkiler ve daha komplike ataklar gerekliliği ile birlikte gole gidebilme gibi bir çok yenilikle gelen bu oyunda artık oyuncuların da oyun etkileri olacak desem ne dersiniz? Mesela &lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;iyi orta açan bir kanat topu aldığında ortaya daha fazla oyuncunuz atağa çıkacak. Ya da iyi arapası atan bir orta sahanız topu aldığında daha fazla oyuncu çapraz koşu yapacak. İnanılmaz değil mi? Bununla da sınırlı değil oynanışa getirilen yenilikler. Artık eskisi gibi çalım atıp atıp tek pas gol yok. Tabi var ancak çok kolay olmayacak. Karşı oyuncunun defans özellikleri çalım karşısında o kadar da kolay avlanmamasını sizin oyuncunuzun çalım özellikleri siz ne kadar yetkin olursanız olun o kadar da koyal çalım atamamasını sağlayacak. Bu durumda mecburen komplike pozisyonlara yöneleceğiz. Böylece daha gerçekçi bir futbol çıkacak ortaya. Bunun sinyallerini 2009&#39;da veren PES 2010 da tamamen bir yeniliğe girişmiş artık. Bunun sebebi 0&#39;ın kerametinden midir nedendir bilinmez ama gerçekten bir devrim geliyor gibi. Futbol oyunu tutkunları hatırlarlar 2000 yılı da gerek menejerlik gerek simülasyon futbol oyunları adına bir devrim olmuştu.&lt;br /&gt;Geçelim görsellere. Görsel olarak bakıldığında oyuncuların çok daha gerçeğe yakın olduğunu söylememize gerek bile yok. Yalnız buna eklenen asıl inanılmaz noktalar başka: Oyuncuların artık karakteristik yapıları olacak. Yani bu ne demek şimdi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuncuların topu alırkenki karakteristik şekillerinden, özel çalımlarına, özel dripling stillerinden, el kol hareketlerine ve tempo farklarına kadar hepsi olacak. Yani İbrahim Üzülmez&#39;in kafasını aut çizgisinde kaldırışını da görebileceğiz sanırım artık. Şut çekerkenki animasyonlara çok daha yenilerinin eklenmesinin yanı sıra dururken ve koşarkenki pasların tepposu ve hızı gibi bir çok şey de değişiyor artık. Yani bu belki de çoğu zaman daha çileden çıkarıcı şeylere hazır olun da demek olabilir dikkatli olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh7RqotxhNwUoy2aHC67XdcUExwfx2sYtCI73DYyXmgEqXxepGITsXzlahCcHhnAJMCriK6bmo7MXNCUcz1hqc0wNWD2xZvxGHe9EfJuZtXzIcJzpv-B50KgqJLb8zaO2952jBwSFTQ8BI/s1600-h/PES2010.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 134px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh7RqotxhNwUoy2aHC67XdcUExwfx2sYtCI73DYyXmgEqXxepGITsXzlahCcHhnAJMCriK6bmo7MXNCUcz1hqc0wNWD2xZvxGHe9EfJuZtXzIcJzpv-B50KgqJLb8zaO2952jBwSFTQ8BI/s320/PES2010.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5324614931595982338&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Taraftarların tepkileri, deplasman ve ev farkları, yorumcular gibi bir çok atmosfer unsuru da gözden geçirilip yenilendi bu seride.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi ki bir de bu serinin en önemli, hatta serinin tutunma unsurlarından biri olan Master League var ki o da bir evrimden geçiyor bu seride. Öncelikle Master League yöneticilik olarak çok daha geliştiriliyor. Takımınızı artık baya baya yöneteceksiniz. Daha önemlisi çok daha uzun süre yapacaksınız bunu. Bir çok yeni ögeyle de çeşitlendirildiği ifade ediliyor bu modun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni takım motoru ile basit goller ortadan kalkıyor, takım oyunu önem kazanıyor, oyun hataları gözden geçiriliyor, hakemler daha gerçekçi kararlara zorlanıyor, ve artık hücum sırasında tek değil birden çok oyuncuya hakimiyet sağlanılabiliyor. Çok enteresan değil mi? Artık top hakimiyeti yüksek bir oyuncu topu aldığında savunma oyuncuları açıklara daha çok dikkat edecek. Bir santrafor yalnız topu aldığında öyle gidip yerli malı gibi beklemeyeceksiniz gelsin diye millet. Orta sahalar hızla yardıma koşacaklar. Yani bu da kontra atak olayının tadını inanılmaz arttıracak. Yenilenen penaltı sistemi de yön ve yer tayini konusunu ilerletecek.&lt;br /&gt;Online özelliklerin de geliştirileceği ve daha fazla indirilebilir içerik de eklenileceği haberler arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi bakalım bekliyoruz rakiplerin de bütün bunları az da olsa zorlayacak haberlerini artık.&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/04/pes-2010.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjkhd_dbGRnhkMIF7iMWt8GOM1EKZjM4TcwSSjPZ80bTBEuinYzFLTmMuodpKrHGWp14oDhluNoZQ31JyGQW68UN1k0_FQUEi-u5uYuNOCg_2xxo3993WYBJ7y3kX3jbaXjBFsYypD_4n4/s72-c/pes2010detaylari.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-4278340930626398067</guid><pubDate>Tue, 14 Apr 2009 12:38:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-16T06:04:13.402-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ayna ayna hadi soyle benden daha</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Dunyanin Sonuna Dogmusum Klip</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Haber</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Magazin</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Manga</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Manga 2009 Klip</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Manga Gerçek Klip</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Manga Klip</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Müzik</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Şehr-i Hüzn</category><title>Dünyanın Sonuna Doğmuşum Klip</title><description>İşte şimdiye kadar izlediğim en anlamlı klip desem yeridir. Sizden de bunu beklerdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi ki varsın maNga.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen=&#39;allowfullscreen&#39; webkitallowfullscreen=&#39;webkitallowfullscreen&#39; mozallowfullscreen=&#39;mozallowfullscreen&#39; width=&#39;320&#39; height=&#39;266&#39; src=&#39;https://www.blogger.com/video.g?token=AD6v5dwz7bHOXV3y-8fip9dDRRigWCJmV3Zmcq8A5V4npQFhQ9Kl1X2Nn-Pc9hR2-XDGHfM4xskCkr2wjzx7SzI_nw&#39; class=&#39;b-hbp-video b-uploaded&#39; frameborder=&#39;0&#39;&gt;&lt;/iframe&gt;</description><enclosure type='video/mp4' url='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=4bf9761d2612432d&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/04/dunyann-sonuna-dogmusum-klip.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-8357685945763665236</guid><pubDate>Thu, 09 Apr 2009 02:19:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-08T19:51:48.316-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Bükreş 2009</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Haber</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">halter</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Spor</category><title>Helal Olsun!</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhlccDVTIGGQMGy3a-8YOWhEea7vv24P0bQvwYgJ5w9_23DPjBfZbjP-wNzReNGpWGfdxelnEhOEyFBoAA3cdajzu0ZGWN9AA9HF4GBl-DdcQm-Y_EJZw1nbnrwKO6xYF1cEZbIXM5dfxU/s1600-h/122639.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 159px; height: 200px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhlccDVTIGGQMGy3a-8YOWhEea7vv24P0bQvwYgJ5w9_23DPjBfZbjP-wNzReNGpWGfdxelnEhOEyFBoAA3cdajzu0ZGWN9AA9HF4GBl-DdcQm-Y_EJZw1nbnrwKO6xYF1cEZbIXM5dfxU/s200/122639.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5322515769921107746&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Öncelikle Nurcan Taylan ile başlayacağım. Kızcağızın başından geçenlerin büyük bir dönemine de hepimiz birlikte şahit olmuştuk zamanında hatırlarsınız. Bütün bunların ardından halteri bırakma kararı almaya kadar gitmiş almış da ancak Halter Federasyonu Başkanı Hasan Akkuş&#39;un ısrarları ile devam etmeye karar vermiş.&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt; Kendisinin buralara gelişindeki zorlukları zaten bilmekteydik bir de bu kişiye ardından bunları yaşatmak hakkı değildi bazılarının ama artık olan olmuş. Hasan Akkuş&#39;a da teşekkürlerimizle birlikte Nurcan&#39;ı da kutlayalım ve birinci &quot;Helal Olsun!&quot; umuzu diyelim. Şimdi ikinciye geçelim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bükreş&#39;de devam etmekte olan turnuvada 63 kiloda podyuma çıkan Sibel Şimşek; koparmada  ilk çıkışta 103, ardından 105 ve son olarak da 108 kiloyu kaldırdı. Böylelikle altın madalya kazandı. Silkmede ise daha ilk hakkında 125 kiloyu rahat bir şekilde kaldıran Şimşek, ikinci hakkında 128 kiloyu da kaldırdı ve şampiyonluğu garantiledi. Ardından haliyle kalan hakkında denediği 132 kiloda başarısız oldu. Böylelikle 128 kilo ile yarışma tartısı avantajıyla altını kazanmış oldu. Böylelikle toplamda da 236 kiloya ulaşarak üçüncü altınını da kazanmış oldu. İstiklal marşımız okunurken gözyaşlarını tutamayan Sibel hepimizi duygulandırdı tabi ki. Tebrikler Sibel. İkinci &quot;Helal Olsun!&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgDJ7uraXQahWFhm_2aioFhU28w3MoHcJbzeP0Xbds24TXEGhv3JZKGjVh-Bv3G9o2K1A9KKtwvAISsFwBoUkh1X0y84nFsaRLwDHoOs0P-LEGhdXYCgpgjoPXUaAqBdUPdUYMO5quu3fo/s1600-h/12345.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 152px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgDJ7uraXQahWFhm_2aioFhU28w3MoHcJbzeP0Xbds24TXEGhv3JZKGjVh-Bv3G9o2K1A9KKtwvAISsFwBoUkh1X0y84nFsaRLwDHoOs0P-LEGhdXYCgpgjoPXUaAqBdUPdUYMO5quu3fo/s400/12345.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5322517215995896546&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ardından Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül&#39;den kendisine tebrik telgrafı gittiğini yine haberlerden öğrendik. Teşekkürler Abdullah Gül.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan önce de başarısıyla yine göğsümüzü kabartan, 3 altın kazanan Erol Bilgin&#39;i de gönülden tebrik eder ve başarılarının devamını dilerim. Üçüncü &quot;Helal Olsun!&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;53 kiloda Emine Bilgin ve Aylin Daşdelen&#39;in kazandığı 3 gümüş, 3 de bronz madalyayı da canı gönülden kutlar onlarında başarılarının devamını dilerim. Dördüncü &quot;Helal Olsun!&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg61LN40TxyCSr1p062OurYo57Rs5HKAtZWjJ3NS5Cijqi3gz_671fQ39aPZElG3hEt3yaDyq8J7nZFDTTIrfxdAcEPzcnHpccLllS-Yht2rlTwezdoBwKMtYqszhyphenhyphenZar44s-2gW5quGwM/s1600-h/gp_430943.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 165px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg61LN40TxyCSr1p062OurYo57Rs5HKAtZWjJ3NS5Cijqi3gz_671fQ39aPZElG3hEt3yaDyq8J7nZFDTTIrfxdAcEPzcnHpccLllS-Yht2rlTwezdoBwKMtYqszhyphenhyphenZar44s-2gW5quGwM/s320/gp_430943.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5322517780541252370&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Son olarak da bugün 85 kilo da podyuma çıkacak olan Erol Sunar&#39;a başarılar dileriz. İyi ki varsınız..&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/04/helal-olsun.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhlccDVTIGGQMGy3a-8YOWhEea7vv24P0bQvwYgJ5w9_23DPjBfZbjP-wNzReNGpWGfdxelnEhOEyFBoAA3cdajzu0ZGWN9AA9HF4GBl-DdcQm-Y_EJZw1nbnrwKO6xYF1cEZbIXM5dfxU/s72-c/122639.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-3409865621583005580</guid><pubDate>Wed, 08 Apr 2009 01:25:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-07T19:12:08.453-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Amerika</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Barack Obama</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Barack Obama Kehaneti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Haber</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hayat Okulu</category><title>Hayrola Nerden Böyle?</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg0d7ihuLq11onIJ9Bk9Qm-BLnrhq2DPkIyUutYSGXa93H9uP5ZzHP86CI-XschzLbxYRvOxHtpkxFK-Vz7DXDX4-39kI33hYXTwHQP4QXeR_CcUrQwz71F6zVhFw0vub2geKK76fr5R7g/s1600-h/barack-obama.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 150px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg0d7ihuLq11onIJ9Bk9Qm-BLnrhq2DPkIyUutYSGXa93H9uP5ZzHP86CI-XschzLbxYRvOxHtpkxFK-Vz7DXDX4-39kI33hYXTwHQP4QXeR_CcUrQwz71F6zVhFw0vub2geKK76fr5R7g/s200/barack-obama.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5322133362015028258&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Efendim &quot;hayrola&quot; diye başlamışken söze öncelikle Hande Yener adlı sanatçımızın yeni albümünü tebrikle başlayıp mutlu olduğumuzu dile getirerek girelim konuya;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç gün sonunda bir haber izleyebildik hep birlikte. Peki dönüşü nasıl oldu &quot;haber&quot; lerin? Öyle ahım şahım bir haberdarlık mı edinebildik? Hayır tabi ki. Yine başladık &quot;çorabın yırtık, saçında bit var&quot; muhabbetlerine. Acaba benim de içine dahil olduğum garibim halkımı liseli yağız delikanlılarımıza benzetmekle ayıp mı ettim. Neyse bunu sonra düşünürüz. Gel gelelim asıl ipliğin inceldiği yere;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli olan bu &quot;iki gün&quot; dü. Kendileri geldiler. Büyük büyük cümleler kurdular. Hepimizin gönlüne su serptiler. Hissi sempatiden siyasi sempatiye kadar hepsini edindiler gittiler. &lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;Gerçekten de &quot;bereketli&quot; oldu Türkiye&#39;mi daha da aptallaştırmak adına. Hatırlıyorum da geçenlerde bir karikatür göredüşmüştüm; Türkler uzun süredir üstünde çalıştıkları %100 koyun insan&#39;ı yaptılar sonunda diye. Gülüp geçiyoruz tabi böyle güzel karikatürlere. Peki ufacık bir teşbih hatası var mı sizce? Bence yok. Boşuna dememişler; &#39;teşbihte mübalağa olmaz&#39; diye eskilerimiz. Büyük insan, önemli şahsiyet, güçlü karakter, karizmatik kişilik geldiler buraya ve dediler ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aranızı kendiniz bulun, benim tavrım belli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dedik ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne güzel artık karışmayacaklar aramızda bir mesele olduğunu kabul buyurdular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dediler ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de bunlardan biriyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dedik ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aha bu da bizden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dediler ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedik ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arif abi duydun mu? Türk çıktı bu da. Dünyaya hakim olacaz dünyaya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence burda da teşbihte mübalağa olmadı. Sonuç olarak memleketimizde iki gün ne olmuş ne bitmiş hiç bir şeyi öğrenemedik ona yanarım(?), memleketimizde iki gündür aynı haberlerle biraz daha moronlaştık ona yanarım, soğuyan porsiyon porsiyon yemeği sabaha kadar durduğum tv başında bile yer yer zorla izlemeye maruz kalmaktan midem alt üst oldu ona yanarım. Ardından da kendileri gittiler. Ama nereye? Ama neden? Asıl sorulması gerekenler bunlar gibi geliyor sanki bize. Orada da demesinler şimdi &quot;hekim bu bizdenmiş loo&quot;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgOFsfTDLixJm0SgUQGrrV78gywWEkNU2AaWH0bJuJxkBHJsIDL20unv-CsaPVFdKgnWrP9Axa0fVVB5UNLA54JeFc-LDutLkeuByFjjkcnqgLH7BYtv3cpmYEU1UZ54Go4Y8lE7gvXKzo/s1600-h/Basliksiz.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 140px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgOFsfTDLixJm0SgUQGrrV78gywWEkNU2AaWH0bJuJxkBHJsIDL20unv-CsaPVFdKgnWrP9Axa0fVVB5UNLA54JeFc-LDutLkeuByFjjkcnqgLH7BYtv3cpmYEU1UZ54Go4Y8lE7gvXKzo/s400/Basliksiz.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5322134166445607314&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Son olarak bugün mevzu bahis şahıs hakkında daha bir geniş çaplı sanaldan dolma bilgi sahibi olabilme amaçlı gezindim biraz ve eski tarihli de olsa bir haber gördüm; birazcık gönlümüze su mu serpiyor desem bu haber yoksa nasıl anlarsanız öyle mi desem bilemiyorum. Haber de şuydu; Kehanetlerinin %80 i tutan bir bulgar teyzem demiş ki;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Amerika Birleşik Devletleri’nin 44’üncü başkanı (Yani George Bush’tan sonraki başkan) siyah olacak. Bu Amerika’nın göreceği son lider olacak. Çünkü siyahi liderin göreve gelmesinden kısa bir süre sonra ülke büyük bir ekonomik krize girecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey ve güney eyaletler arasında anlaşmazlık çıkacak. Endonezya karışacak. Tüm bunlar Üçüncü Dünya Savaşı’nı başlatacak... Üçüncü Dünya Savaşı’nda ilk kez atom bombası kullanılacak.&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakmayın öyle ben teyzemin lafını aktardım. Kendisi de 1996&#39;da göçmüş öbür diyara. Öyle siyaset yapmayım mümkün olduunca dedim ama umarım becermişimdir.&lt;br /&gt;Ha bir de efendim kendilerinin bir de &lt;a href=&quot;http://www.barackobama.com/index.php&quot;&gt;sizin bizim gibi blogu&lt;/a&gt; var. Umarım kızmazlar vereyim de uğrayın bir çay içmeye. Bu aralar çok meşguller ama ne de olsa &#39;bizden&#39;. Misafirperverlik bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hande Yener&#39;e de tekrardan hayırlı olsun albümü diyerek Saba Tümer&#39;e çıktığında bahsi geçen &#39;fiş saati yarışları&#39; sonuçlarını mevzudan daha fazla merak etmiyor değilim.&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/04/hayrola-nerden-boyle.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg0d7ihuLq11onIJ9Bk9Qm-BLnrhq2DPkIyUutYSGXa93H9uP5ZzHP86CI-XschzLbxYRvOxHtpkxFK-Vz7DXDX4-39kI33hYXTwHQP4QXeR_CcUrQwz71F6zVhFw0vub2geKK76fr5R7g/s72-c/barack-obama.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-26382798601344813</guid><pubDate>Sun, 05 Apr 2009 00:25:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-04T17:48:37.799-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Karakter</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Magazin</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Müzik</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Sıla</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Sıla 2009</category><title>Sıla</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjofsnGUMqjdEJkAM-6lzidrYSCt-mhtlj_DsGCDE4hTe-pBXTaepm-CBcuWk6z7HQzez6WjZjS7m2rtTnCjNeLmaoMPBNgWFYJljQpzchMPoEMnH3KmsqDcb1IeY0ZruWP2_eV_sNNNps/s1600-h/LiveImages_G%C3%BCzelim_S%C4%B1la_sila_10.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 134px; height: 200px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjofsnGUMqjdEJkAM-6lzidrYSCt-mhtlj_DsGCDE4hTe-pBXTaepm-CBcuWk6z7HQzez6WjZjS7m2rtTnCjNeLmaoMPBNgWFYJljQpzchMPoEMnH3KmsqDcb1IeY0ZruWP2_eV_sNNNps/s200/LiveImages_G%C3%BCzelim_S%C4%B1la_sila_10.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5321000699408605874&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Efendim kimdir bu Sıla? Neden son dönemde şarkılarına takılır bu kafam. Aslında hoşuma giden eleştirel tavırları mıdır. Aykırı halleri midir sezemedim tam ancak beğeniyorum yeni albümüyle birlikte. Hoş klibinde kendisine yazık da etmiş olsalar sözleri ve ritimleriyle şöyle bir içimi okşayabilen son dönem şarkıcılarından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisinin müzikle ilgilenimi lise yıllarına dayanıyormuş. Bu yıllarda şan ve ses eğitim almasının yanında aynı zamanda çeşitli topluluklarda da solistlik yapmış.&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt; Yüksek öğrenimini caz vokal bölümünde yapmış. 2000 yılında da sektöre girişinde büyük etkisi olan Kenan Doğulu ile tanışıp çalışmaya başlamış. O günden sonra uzun süre Kenan Doğulu&#39;nun vokalistliğini yapmış hanım kızımız. Tabi bu arada da boş durmayarak çeşitli mekanlarda çıkmış. Ufak tefek oluşturmuş kitlesini. Ferhat Göçer, Kenan Doğulu, Emel Müftüoğlu gibi değerli sanatçılarımıza da söz ve müzik de yazmış bestelemiş bu kızımız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonraları geniş kitleler Sezen Aksu ile ortak çalışmaları olan &#39;Sıla&#39; dizisinin şarkısı sayesinde tanışacaktır Sıla ile. Tabi bütün bunların ardından da 2007 yılında patlayan agresif çıkış şarkısıyla bilinen ve ismiyle bir albümünü hepimiz biliriz sanırım. Şimdi de yeni albüm çıkarmış ve güzel şarkılar çığırmış yine bu güzel kızımız. İyi de yapmış. Sıla, Sıla, Sıla.. tabi ki biliyorduk, biliyordum bugüne kadar fakat!;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjFQBPR7wzvEhcolvI4Wa-CNJz6KrdQenOm3FOfgQd1nyeHywz87CAoMzJ2fZR2dagMCJLfIeNL36PaOIErjfY_L-mHEi2Ml1wlXdSe9xZmsunc0m8rQR8n7klkAhwt4Fkhulci_kX930s/s1600-h/sila_3.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 134px; height: 200px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjFQBPR7wzvEhcolvI4Wa-CNJz6KrdQenOm3FOfgQd1nyeHywz87CAoMzJ2fZR2dagMCJLfIeNL36PaOIErjfY_L-mHEi2Ml1wlXdSe9xZmsunc0m8rQR8n7klkAhwt4Fkhulci_kX930s/s200/sila_3.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5321000800406536818&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Kendisini son dönem asıl sevmeme vesile olan bir programdaki bir dakika onbeş saniye kadar söylediği sözleri de kendisine ait olan &quot;ya Sıla şunu albümde söyleseydin ya&quot; dedikten sonra &quot;böyle de güzel be&quot; gibi kendimi cevapladığım &#39;Vur Kadehi Ustam&#39; adlı parçaydı. Linkini de vereyim; &lt;a href=&quot;http://tr.truveo.com/S%C4%B1la-Vur-Kadehi-Ustam-par%C3%A7as%C4%B1-Canl%C4%B1/id/658783615&quot;&gt;burdan&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne de güzel ne de içten söylemiş değil mi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sanatkarımızı da ileride daha kaliteli, daha güzel, ve böyle oldukça daha beğenilen hallerde görmek dileğiyle artık. Bu albümünde de asıl hit olacağını tahmin ettiğim ve sözlerini de sevdiğim parçalardan birisinin de sözlerini yazarak bitiriyim artık diyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıla 2009 Bitse de Gitsek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş bu sözleşmenin tam imzalandığı tarihte&lt;br /&gt;Veler veyalar yoktu&lt;br /&gt;Tühler amalar yoktu&lt;br /&gt;Alan memnundu satan memnundu&lt;br /&gt;Niyeyse bi anda dağıldı mevcut&lt;br /&gt;Kalp yer görmeden mutlu mesut&lt;br /&gt;Cehennem oldu burası beter&lt;br /&gt;Dayanamıycam artık nolur yeter&lt;br /&gt;Bitsede gitsek x10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş bu yüzleşmenin tam bezdirdiği tarihte&lt;br /&gt;Veler veyalar çoktu&lt;br /&gt;Tühler amalar çoktu&lt;br /&gt;Laflar havada uçuşuyordu&lt;br /&gt;Niyeyse bi anda dağıldı mevcut&lt;br /&gt;Kalp yer görmeden mutlu mesut&lt;br /&gt;Cehennem oldu burası beter&lt;br /&gt;Dayanamıycam artık nolur yeter&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitsede gitsek x10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parodi olduk izleniyoruz&lt;br /&gt;24 saat dikizleniyoruz&lt;br /&gt;Buruşturdunuz kibirinizle&lt;br /&gt;Sabahtan akşama ütüleniyoruz x 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kenan Doğulu:&lt;br /&gt;Sılacım ayıbı keşfedeni 9 köyden kovmak gerek&lt;br /&gt;8 kere dövmek gerek&lt;br /&gt;Yedi bitirdi beni bu zevzek&lt;br /&gt;Altı üstü küçük bi zevk&lt;br /&gt;5 kuruşluk keyfimizi rezil etti bu yürek&lt;br /&gt;4 duvarındada aynası olsun&lt;br /&gt;Sevdiği eşyayla 2 sene dursun&lt;br /&gt;1 kere geliyoruz şu dünyaya&lt;br /&gt;En kralından keyfimiz olsun&lt;br /&gt;Hadi hooopppp zengin kalkışı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitsede gitsek x 20&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/04/sla.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjofsnGUMqjdEJkAM-6lzidrYSCt-mhtlj_DsGCDE4hTe-pBXTaepm-CBcuWk6z7HQzez6WjZjS7m2rtTnCjNeLmaoMPBNgWFYJljQpzchMPoEMnH3KmsqDcb1IeY0ZruWP2_eV_sNNNps/s72-c/LiveImages_G%C3%BCzelim_S%C4%B1la_sila_10.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-4968412712829535478</guid><pubDate>Fri, 03 Apr 2009 00:28:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-03T14:28:07.364-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hayat Okulu</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Karakter</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Sinema</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Walt Disney</category><title>Walt Disney</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgiULJ6Nd5JVRve932lPHEInTuBrGJCnmSpq-Qv2btk8U3tT-oJXnLEG8lY-ZxVxzegrGbWT2pjK0FdVuWJjKKe9JLAkT_bhSr3RHJVzkcWgWLPTR3VB5HKf4NXJp7yxm6AkrKDHYdsXIw/s1600-h/walt7.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 183px; height: 200px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgiULJ6Nd5JVRve932lPHEInTuBrGJCnmSpq-Qv2btk8U3tT-oJXnLEG8lY-ZxVxzegrGbWT2pjK0FdVuWJjKKe9JLAkT_bhSr3RHJVzkcWgWLPTR3VB5HKf4NXJp7yxm6AkrKDHYdsXIw/s200/walt7.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5320269325634419458&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;5 Aralık 1901 Chicago Illinois&#39;da dünyaya geldi. Babası Elias Disney, annesi Flora Call Disney di. Walt dördü erkek biri kız olan beş kardeşten biriydi. Walt&#39;ın doğumundan sonra Disney ailesi Marceline Missouri&#39;ye taşındılar. Walt çocukluğunun büyük bir bölümünü burada yaşadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Walt karikatür konusuna çok erken yaşlarda ilgi duymaya başladı. Tabi ticari kafası da çok erken kendisini gösterdi. Daha küçük yaşlarda biraz para kazanabilmek için yaptığı karikatürleri komşularına satmaya çalışırdı. Karikatür kariyerini Chicago&#39;daki McKinley High School&#39;a giderek sürdürmeyi seçti ilerleyen yıllarda.&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt; Walt bir taraftan da vahşi hayata, doğaya, toplumsal konulara ve kırsal yaşama ilgi duymaya başlamıştı. Walt ilk önce inatçı ve bir o kadar da sert olan babasını ikna etmeye çalıştı sanatını icra edebilmesi için gerekli meblağları bulma konusunda. Fakat başarısız oldu. Ardından annesi ve büyük kardeşi ile bu sorunu mümkün olduğunca çözdü. Onlar da Walt&#39;ın amaçlarına ulaşacağına inananlardandı. Bir süre Kansas City&#39;de gazete gazete dolaşıp yazı işleri müdürlerinden &#39;Sen bu konuda aşırı yeteneksizsin neden gidip başka bir iş bulmuyorsun kendine&#39; benzeri cümleleri duymakla vakit geçirdi. Ama karikatür, gencin hayatının rüyasıydı. İnsan biricik rüyasını, gayesini nasıl unutabilirdi? O karikatürü bıraksa bile, karikatür onu bırakmıyordu ki; geceleri rüyalarına giriyor, onu daha fazla yakalayıp kendine çekiyordu.&lt;br /&gt;En sonunda kiliselerden birinin rahibi, Walt&#39;ı kilisedeki faaliyetlerin karikatürlerini çizmesi için düşük bir meblağ ile işe aldı. Fakat bu küçük sanatçının bir stüdyoya ihtiyacı vardı. Hem resim çizmek için hem de hayatını idame ettirebileceği, en azından uyuyabileceği bir yere ihtiyacı vardı. Bunun için de en uygun yeri buldu. Kilisenin eski garajı! Fakat garaj değil garaj samanlık için bile fazlasıyla eski, pis ve hatta fare istilası altında bir ahvaldeydi. Walt işte tam burada hayatını idame ettirecekti. Ancak günlerini, saatlerini, birlikte geçirdiği ve hatta beslediği, resim kağıdına çıkacak kadar kendisine alıştırdığı bu farelerden birisi, tıpkı  Walt gibi hatta onu da sollayacak derecede dünya çapında bir şöhretin sahibi olacaktı gelecekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj-Lh4lzV-oJDkmKGy8JAI1ensGmBzW8FfHd2FSYeDN8YZvo1yqI-VqUf5KoiRsDSH84aboYBN9UZN7LIuEwJ-how6voIb7zhakADr0KpAzZCtd6KfazSu6fELTgIni5cyxWju83qXiDTE/s1600-h/Walt_in_office.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 264px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj-Lh4lzV-oJDkmKGy8JAI1ensGmBzW8FfHd2FSYeDN8YZvo1yqI-VqUf5KoiRsDSH84aboYBN9UZN7LIuEwJ-how6voIb7zhakADr0KpAzZCtd6KfazSu6fELTgIni5cyxWju83qXiDTE/s320/Walt_in_office.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5320269416201730354&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın her tarafında tanınacak olan bu ufaklık Mickey Mouse dı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllarca bu köhne yerde çalıştıktan sonra Hollywood&#39;da da büyük başarısızlıklar yaşayan bir kaç canlı karikatür çizdi. Fakat bunlar hiç de tutmadı. Bir gün düşünürken aklına Kansas City deki garajda resim çizerken tahtanın üstüne çıkıp bir süre oynayan fareyi sonuna kadar izleyişini hatırladı. Hemen oturup bir fare resmi çizdi ve böylece Mickey Mouse doğmuş oldu. Bu küçük fare zamanla en ünlü aktörlerden çok tanındı, mektuplar aldı, en tanınmış aktörlerin filmlerinden daha uzun süre sinemalarda gösterimde kaldı. Seylan adalarındaki çay işçilerinden tutun da Kuzey Kutbu na yakın ülkelerde yaşayan Eskimo&#39;lar a kadar onu herkes tanıyordu artık. Alaska&#39;nın Juneau şehrinde sinemalara üşüşmüşler, İgloo denen buz evlerinde Mickey Mouse kulübü bile kurmuşlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardından tutmaz diye asistanlarının israr ettiği; annesinin kendisine çocukken anlattığı bir hikaye olan Üç Küçük Domuz&#39;u israrla çekti. Asistanlarının muhakkak fiyasko gözüyle baktığı ve hatta Mickey Mouse filmlerini 3 ayda çekerken buna sadece 2 ay ayırarak önem bile vermedikleri bu çekim de fırtına gibi esiyordu kısa bir süre sonra tüm dünyada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurduğu Walt Disney Productions dünyanın en ünlü film üreticilerinden birisi oldu. Kurduğu şirket The Walt Disney Company, yıllık 30 milyar dolar geliri ve dünya çapındaki izlenilirliği ile hem Amerikan Rüyası&#39;nın hem de Amerikan Ekonomisi&#39;nin bel kemiklerinden olan bir medya devi haline geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Walt Disney&#39;in bir rüyası daha vardı. Bunu da 1955&#39;de hayata geçirdi ve Disneyland Park&#39;ı açtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Walt Disney sonuç olarak bir kahraman olarak hatırlanacaktı. Hayal gücü, iyimserlik, üretkenlik, azim, ve kendi kendine bir yerlere geliş&#39;in Amerikan geleneklerindeki simgesi olacaktı. 48 kez Oscar&#39;a aday olup 22 kez kazanan 7 kez de Emmy&#39;e aday olan 4 kez kazanan Walt Disney halen en çok Oscar&#39;a aday olan şahıstır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orlando, Florida&#39;daki Walt Disney World açılmadan bir kaç yıl önce 15 Aralık 1966&#39;da Gırtlak Kanseri&#39;nden öldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazımızı kendisinin iki sözüyle bitirelim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peşinden gidecek cesaretiniz varsa bütün rüyalar gerçek olabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayal edebilirseniz yapabilirsiniz. Her şeyin bir fareyle başladığını hiç aklınızdan çıkarmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demiş Walt amcamız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/04/walt-disney.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgiULJ6Nd5JVRve932lPHEInTuBrGJCnmSpq-Qv2btk8U3tT-oJXnLEG8lY-ZxVxzegrGbWT2pjK0FdVuWJjKKe9JLAkT_bhSr3RHJVzkcWgWLPTR3VB5HKf4NXJp7yxm6AkrKDHYdsXIw/s72-c/walt7.JPG" height="72" width="72"/><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-4108430025451132988</guid><pubDate>Thu, 02 Apr 2009 22:36:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-02T16:05:24.751-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Arda Turan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Futbol</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Haber</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Spor</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Türk Milli Takımı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Türkiye 1 - 2 İspanya</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Türkiye İspanya</category><title>Türkiye 1 - 2 İspanya</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiCv5aI70ZpmnfdzDF-YNulSlLEA5sAUTPMjU-v8BAw23Q2mLWAAfEibKC92PbFQY1scXhrSs0bg9eYd20UdtLKe7VPk-biqLJ2PjVNCCXOUuRLKdjYuK19s_KomN4AJkogMCqa5k5kNMY/s1600-h/kapitalizm.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 130px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiCv5aI70ZpmnfdzDF-YNulSlLEA5sAUTPMjU-v8BAw23Q2mLWAAfEibKC92PbFQY1scXhrSs0bg9eYd20UdtLKe7VPk-biqLJ2PjVNCCXOUuRLKdjYuK19s_KomN4AJkogMCqa5k5kNMY/s200/kapitalizm.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5320229972533340690&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türk Milli (!) Takımı dün neler yaptı. Maçtan sonra çok yazmak istedim fakat özellikle belirli kişilere çok daha sert olacağım için yazmamaktan yana tercihimi kullandım şu ana kadar. Şimdi başlayalım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Milli(!) Takımı iki hafta öncesinden amansız (?) bir gazla yüklenmeye başlandı. Taa ki dün geceye kadar. Verdiler gazı, verdiler gazı şişirdiler teknik heyetinden en yeteneksiz futbolcusuna kadar Milli takımımızı ve dün gece sonucu gördük ancak hala hiç bir şeyin farkında değiliz. Diyoruz ki; &quot;Uzatmalarda gelen gol kötü oldu.&quot; Skibbe&#39;nin giderken bir açıklaması vardı şuna benzer; &quot;İkinci golü yemeseydik üç olmayacaktı o da olmasa dört olmayacaktı o da olmasa ben gidiyor olmayacaktım.&quot; Bu centilmen adamcağızı böyle acizane açıklamalar yapmak zorunda bırakan Büyük Türk futbolu, soruyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;1- İki haftadır bütün bu gazlar verilirken, bu takım boğa gibi çarpışmaya, aslan gibi yırtmaya vs vs hazırlanırken kimse neden &quot;Ya bizim bir haddimiz yok mu?&quot; demedi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Hadi gazı aldık ardından iki haftadır seçilen kadrolar sahaya çıkmadan neden hiç kimse bu teknik heyete &quot;Biz pinponcu dedik bu kılkuyruk futbolcu dedi bunlara.&quot; Demedi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Hadi sahaya o gazla o pinponcular -genel itibariyle- çıktı da neden kimse &quot;Türkiye Ligi gibi büyük (!) bir ligde büyük hatta kocaman takımlarda yedeğin yedeği olamayan adamları oyuna sokup da pata küte bir yerlere giden kadroyu niye bozdun?&quot; diye sormuyor hala?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Yüce TFF&#39;nin sitesinin girişinde &#39;reklamı geç&#39; linki bile olmadan verilen şu yukarıdaki koca , aslında sorduğum diğer üç sorunun da kökenini teşkil eden, sponsorlarımızın bize verdiği gazın ardından hepimize boğa da değil ufak tosuncuk İspanya&#39;yı yeneceğiz dedirtirken hiç mi vicdanı sızlamadı bunu &#39;yapanların&#39;?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Son olarak da soruyorum ki bütün bu dönencelerin içinde sıkışmış KÜÇÜCÜK kalmış futbolumuz ne zaman yalakalıktan, dönen oyunlardan, kölelikten hatta KÖRLÜKTEN kurtulup da gerekli revizyonlara gidebilecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komik olmayalım arkadaşlar. Maçın analizini yapmaya bile gerek yok. En sevmediğim Gökhan Gönül, Volkan, ve sevdiğim Arda hariç takımda oynayan oyuncumuz yoktu. Kapitalizmin doruklarında dillendirilen İstiklal Marşımızı bırakın; Türkçe&#39; mizi öğrenmeden Milli Takım&#39;ımıza girmiş ve ardından yurt dışına dönmüş oyunculardan tutun İspanya&#39; da bir dönem rüzgar gibi esmiş ama milli takıma gelince adam akıllı iki maç çıkartmamış forvetlerimize mi sitem ediyim. Yoksa gözümüz değil artık burun deliklerimizle bile görebildiğimiz oynamaması gereken oyuncuları takıma sokan, gözümüz değil artık burun deliklerimizle bile görebildiğimiz oynaması gerekenleri takıma almayan, gözümüz değil artık burun deliklerimizle bile topun arkasından koşamayan, takımında yedeğin yedeği olarak kalabilmiş futbolcuları oyuna sokup iş yapan bir iki futbolcuyu da oyuna sokarak tosuncuk (?) ları &quot;Ne yapıyor bu ya bu kadar da yenilmek istenilmez ki,&quot; şeklinde aralarında dillendirdikleri cümlelerle ateşleyen teknik heyete mi sitem edeyim? Hani bazan dersiniz ya artık bir durumun karşısında bitmiş hissettiğinizde kendinizi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırak Allah&#39;ını seversen ya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/04/turkiye-1-2-ispanya.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiCv5aI70ZpmnfdzDF-YNulSlLEA5sAUTPMjU-v8BAw23Q2mLWAAfEibKC92PbFQY1scXhrSs0bg9eYd20UdtLKe7VPk-biqLJ2PjVNCCXOUuRLKdjYuK19s_KomN4AJkogMCqa5k5kNMY/s72-c/kapitalizm.JPG" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-3096934368393574491</guid><pubDate>Sat, 28 Mar 2009 07:46:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-07T15:18:37.347-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Dunyanin Sonunda Dogmusum</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Dünyanın Sonunda Doğmuşum</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Magazin</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Manga</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Müzik</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Şehr-i Hüzn</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Şehr-i Hüzün</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Şehri Hüzün. ayna ayna hadi soyle benden daha</category><title>Ayna, ayna hadi söyle benden daha gamsızı var mı ?</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi9vgsvF32eHUM8jZQGZIxbt72_Cmm-kQXEcevltsNrvxku7Jpmz8nXFWeS2pBFPwDrUghQAvkluiD5C3iEKrA4i8TgA52ZT4xKZAUdTsCtv4-tIl0yczTWPZ_nReztYLXVvmB6NSMXA5Y/s1600-h/1.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 121px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi9vgsvF32eHUM8jZQGZIxbt72_Cmm-kQXEcevltsNrvxku7Jpmz8nXFWeS2pBFPwDrUghQAvkluiD5C3iEKrA4i8TgA52ZT4xKZAUdTsCtv4-tIl0yczTWPZ_nReztYLXVvmB6NSMXA5Y/s320/1.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5318145556965930994&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Manga, Şehr-i Hüzn albümü haberini daha önce vermiştim. Şimdi ise çıkış şarkısı &quot;Dünyanın Sonunda Doğmuşum&quot; adlı parçasının sözlerini veriyorum. Manga bu sefer de kendisi olmuş ve karşı cinsten iki ele alınması gereken karakter tipini ele almış. Eleştri bile yapmıyorum çünkü yapacak ne bir şey bulabildim ne de bir kelime. Kendilerini tebrik ediyorum. &quot;Allah allah gizli numara kim acaba, alo&quot; :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cümle cümle okunması gereken sözler; - özellikle de böyle bir dönemde hitap ettiği kitle açısından böyle (?) bir grubun sözleri bunlar unutmayalım-&lt;br /&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albümü de tamamen görmeden konuşmamak gerekli ancak maNga Türk müzik tarihine geçen şarkılar yapmaya devam ediyor ve edecek de anlaşılan;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın Sonunda Doğmuşum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Naber bak, bende dert yok tasa yok&lt;br /&gt;Mutluyum artık bir beynim yok&lt;br /&gt;Dikmişim ekrana gözlerimi&lt;br /&gt;Başka da bir ihtiyacım yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişisel neyim kaldı ki bir iletim olsun&lt;br /&gt;Tıklana tıklana her şeyim ortada&lt;br /&gt;Atın ölümü arpadan olsun&lt;br /&gt;Her yiğit gibi benimki de meydanda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıklama konusu ayrı bir dava&lt;br /&gt;Mahkemelerde görülüyor hala&lt;br /&gt;Namusu bacak arasında ararım&lt;br /&gt;Dişi sinek bile görsem laf atarım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çakma makma, üçe beşe bakmam&lt;br /&gt;Önüm, arkam, sağım solum markam&lt;br /&gt;Bana pastamı verin, ekmeğe gerek yok&lt;br /&gt;Ben tüketmeden var olamam-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayna, ayna hadi söyle benden daha gamsızı var mı ?&lt;br /&gt;Ayna, ayna hadi söyle benden daha arsızı var mı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın sonuna doğmuşum&lt;br /&gt;Ya da ölmüşüm de haberim yok&lt;br /&gt;İyi bilirdik derler elbet ardımdan&lt;br /&gt;Bundan büyük bir yalan yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok , bundan büyük yalan yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana dokunmayan yılan bin yaşasın&lt;br /&gt;Dedikodu yapar, keyfime bakarım&lt;br /&gt;Ağzımda sakız, elimde çanta&lt;br /&gt;Fink atarım kaldırımlarda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağlanmaya sonuna kadar karşıyım&lt;br /&gt;Ama dizilerimden beni ayırmayın&lt;br /&gt;Değişir dünyam bir tuşla uzaktan&lt;br /&gt;Elimdeki kumandam hayatıma kumandan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir kart verdi bugun bankam&lt;br /&gt;Puanlarım artık en büyük kankam&lt;br /&gt;Olmasa da cebimde beş kuruş para&lt;br /&gt;Cebimdeki telefon on numara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;”Bak kızım, yedi kocalı hürmüz gibi dolan&lt;br /&gt;Ama ailemizin kızı gibi davran,&lt;br /&gt;Seni alacak biri de bulunur elbet&lt;br /&gt;En kolay parayı hep sen kazan”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayna, ayna hadi söyle benden daha gamsızı var mı ?&lt;br /&gt;Ayna, ayna hadi söyle benden daha arsızı var mı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın sonuna doğmuşum&lt;br /&gt;Ya da ölmüşüm de haberim yok&lt;br /&gt;İyi bilirdik derler elbet ardımdan&lt;br /&gt;Bundan büyük bir yalan yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok , bundan büyük yalan yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıkıldım çok, her dakika düşünmekten üzülmekten&lt;br /&gt;Artık yok, kalmadı gücüm düşmekten yenilmekten&lt;br /&gt;Pişmanım erken vazgeçmekten kendimden&lt;br /&gt;Bu alem geçmiş kendinden&lt;br /&gt;Ne gelir elden ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinlemek isteyenlere de online dinleyebilecekleri bir adres verelim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.myspace.com/mangaweb&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/03/ayna-ayna-hadi-soyle-benden-daha-gamsz.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi9vgsvF32eHUM8jZQGZIxbt72_Cmm-kQXEcevltsNrvxku7Jpmz8nXFWeS2pBFPwDrUghQAvkluiD5C3iEKrA4i8TgA52ZT4xKZAUdTsCtv4-tIl0yczTWPZ_nReztYLXVvmB6NSMXA5Y/s72-c/1.JPG" height="72" width="72"/><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-5145130865781800071</guid><pubDate>Fri, 27 Mar 2009 22:19:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-03-28T03:30:04.323-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Futbol</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Kun Agüero</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Spor</category><title>Kun Agüero</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEieNsY1cgmwfjNzzMafK3-qJWBm7PezNc9V0T22D1-2jATDem5Q6eQUeR7_KvTUSUOdw4Hjks5syPAL_fYf-nw4k0FGkHGvckaFdAr-O8s34fxwVx3q08PgFVIdKQBRc6norGFyViETtds/s1600-h/12590_200x250.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 250px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEieNsY1cgmwfjNzzMafK3-qJWBm7PezNc9V0T22D1-2jATDem5Q6eQUeR7_KvTUSUOdw4Hjks5syPAL_fYf-nw4k0FGkHGvckaFdAr-O8s34fxwVx3q08PgFVIdKQBRc6norGFyViETtds/s320/12590_200x250.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5317996351455100850&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Kun Agüero&lt;br /&gt;İsim:  Sergio Leonel Agüero&lt;br /&gt;Lakabı: Kun&lt;br /&gt;Doğum Tarihi: 02.Haz.1988&lt;br /&gt;Doğu Yeri: Buenos Aires, Argentina&lt;br /&gt;Uyruk: Argentina&lt;br /&gt;Boy: 172 cm.&lt;br /&gt;Kilo: 74 Kg.&lt;br /&gt;Mevki: Forvet&lt;br /&gt;Forma Numarası:  10&lt;br /&gt;Sezon Maçı: 25&lt;br /&gt;Sezon Golü: 12&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006 Yılında 17 yaşındayken 23 milyon euro karşılığında La Liga ya transfer oldu. Agüero kısa zamanda oynadığı futbolla taraftarın sevgisini kazandı. El Nino lakaplı Torres i aratmamayı fazlasıyla başardı. Goal.com da dünyanın en iyi üçü arasında. Bonservis bedeli 55 milyon euro dur. Agüero, müstakbel kayın pederi Diego Armando Maradona tarafından da yakından takip edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 yaşına gireli 35 gün olmuşken Arjantin liginde forma giyerek rekor kırmıştır bu rekorun önceki sahibi Diego Maradona&#39;dır.Peşinde başta Chelsea ve İnter Milan olmak üzere bütün avrupa nın gözü onun üzerindedir. Buna rağmen o kararlı bir şekilde Atletico&#39;da kalmak istediğini belirtmektedir son olarak &lt;a href=&quot;http://www.goal.com/tr/news/1622/atletico-madrid/2009/03/27/1178424/ag%C3%BCero-atleticoda-kalmak-istiyorum&quot;&gt;bu&lt;/a&gt; haberde de görüldüğü üzere. Atletico Madrid&#39;de iki sezonda toplam 34 gol atmış olmakla birlikte bu sezonda da 12 golü vardır. Yaptığı asistlerle takımının Şampiyonlar Ligi&#39;ne katılmasında büyük katkıda bulunmuş, 16 takım arasında kalmasında da büyük pay sahibi olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçükken bol bol Tsubasa izleyen Agüero oradaki karakterlerin birbirlerinin isimlerinin sonuna “kun” takmalarından (Tsubasa-kun, Wakabayashi-kun) esinlenerek Kun adını almış. Messi&#39;nin kıvrak ve hızlı çalımlarıyla Ronaldinh&#39;nun artistik çalımları arası bir çalım stili ile kendi üst düzey fiziğinin birleşmesi ile birlikte sahalarda kolay tutulmuyor tabi ki. Buna üst düzey bir teknik, sadakat, kararlılık ve hızlı oluşunu da eklerseniz düşünün bir takımın ona sahip oluşunun ne anlama gelebileceğini. Sergio 2007-2008 sezonunun sonunda transfer söylentilerini çok ilginç bir şekilde cevapladı;  &quot;Asla “R” ile başlayan bir takıma gitmeyecegim.&quot; dedi. River Plate ve Real Madrid’e karşı hep ezeli rakip olduğundan dolayı bunu söylediği düşünülüyor. Geçtiğimiz sezon Chelsea Serbest bırakma maddesi olan 62 milyon u vermesi ve kulübünün mecburen kabul edişine rağmen kedisi inatla kulüpten ayrılmak istemediğini, önce bulunduğu kulüple iyi başarılar elde etmek istediğini söylemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Agüero&#39;nun geçen ay bir de bebeği oldu. Hayırlı olsun diyoruz artık. Maradona da torun sevincini yaşadı yani. Bakalım gelecekte böyle her iki taraftan da futbolla sarılmış bir çocuk nasıl bir gelecek seçecek kendisine hep birlikte izleyeceğiz.&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/03/kun-aguero.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEieNsY1cgmwfjNzzMafK3-qJWBm7PezNc9V0T22D1-2jATDem5Q6eQUeR7_KvTUSUOdw4Hjks5syPAL_fYf-nw4k0FGkHGvckaFdAr-O8s34fxwVx3q08PgFVIdKQBRc6norGFyViETtds/s72-c/12590_200x250.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-1306581131696110336</guid><pubDate>Wed, 25 Mar 2009 07:39:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-03-25T01:08:42.952-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Haber</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Otomobil</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tata Nano</category><title>Tata Nano</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhC9E7hM_3TkUFJ9beNQlFLGq3BEqdPCdbmXJGrZnOgGDlaPPH2P4sfVsC2ATZnF6C1-B29UDf9rjpZos0LTvFunL1MzBtTqZiLRwyqbfv7oSkbwlZSdGwtU2QVep-pRIHqccXER2G4o9k/s1600-h/303.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 109px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhC9E7hM_3TkUFJ9beNQlFLGq3BEqdPCdbmXJGrZnOgGDlaPPH2P4sfVsC2ATZnF6C1-B29UDf9rjpZos0LTvFunL1MzBtTqZiLRwyqbfv7oSkbwlZSdGwtU2QVep-pRIHqccXER2G4o9k/s320/303.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5317032786314073042&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Daha önce kısa bir bilgilendirme yazısı yazdığım Tata Nano hakkında daha detaylı bilgilerle geri döndüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araç fiyatı 2500 dolar olarak belirlenmiş. Avrupa&#39;da Türkiye ile birlikte 2009&#39;un ilerleyen aylarında satışa sunulacağı söyleniyor. Tabi bu 2500 dolarlık araca 4000 liraya Türkiye&#39;de sahip olmak mümkün değildir ancak 12-14 milyara da varmaz kesinlikle. 7-8 milyara sıfır bir Tata Nano&#39;ya sahip olabileceğimiz umudundayım.&lt;br /&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim aracın özelliklerine;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araç 2 silindirli 624 cc lik bir motora sahip. Maksimum Torkque ise; 48 NM @ 3000 +/-500 rpm. Hız olarak da tahmin edeceğiniz gibi çok bir şey beklememeliyiz.Maksimum hızı 105 km/saat. Aracın beygir gücü 33 beygir. 4 ileri 1 geri vitesi bulunan aracın boyutları ise;&lt;br /&gt;Uzunluk:3099 mm&lt;br /&gt;Genişlik:1495 mm&lt;br /&gt;Yükseklik:1652 mm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgnG4GOLO7knDA3luNXMxqmksqATqL4HoHcmuVxlr4gDprV_tvnFgoTcaSVfvCL15HS2oFsvrmOZu5iMid0tXM7id9qlshrBUWODntUAkf6HAEuTHUbe6IEt0JIzkmYpUM2ALb548ugrKw/s1600-h/dash_closeup.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 195px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgnG4GOLO7knDA3luNXMxqmksqATqL4HoHcmuVxlr4gDprV_tvnFgoTcaSVfvCL15HS2oFsvrmOZu5iMid0tXM7id9qlshrBUWODntUAkf6HAEuTHUbe6IEt0JIzkmYpUM2ALb548ugrKw/s320/dash_closeup.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5317032966776225266&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Benzin tankı kapasitesi ise 15 litre olan araç şirinliğini burda da koruyor. Ağırlığı ise 600 kg. Yani şöyle biraz vücut çalışmasının ardından yolda kalınma durumunda tek ayakla itip tek ayakla çalıştırılacak kadar bir şey neredeyse. Yalnız böyle dediğime bakmayın Tata Motors mühendisleri bu ufacık tefecik şey üzerinde 4 yıllarını harcamışlar. En önem verdikleri şey de kafa ve bacakların çok rahat sığabileceği şekilde 4 kişilik bir araç hazırlamak olmuş, iyi de olmuş. Nano piyasaya sürüldüğünde hem standart hem de lüks modelleriyle sunulacak ve böylece otomobil şahsi tercihlere göre kişile özel kullanılabilecek. Sade tasarım stratejisi sayesinde ağırlık en aza indirilmiş ve bu sayede tüketilen enerji birimi için performans en iyi seviyeye ulaştırılmış ve yüksek benzin tasarrufu sağlanmış. Performans, özel tasarlanmış bir elektronik motor yönetim sistemiyle kontrol edilmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aracı Türkiye&#39;ye getiren İsotlar Grup&#39;a da ayrıca teşekkürlerimizi iletelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEifwURbba-sH_8CiLkRzyY1BF1bddccBhr8Iet9RqJi1Y_Evh4vzel9Z0sPYwvdY2GnmA2Ki2BuYg2e64v5TI58oZjb-SBSOewa177TUq_1p5wX0ClaU9vvC5bvhLdA-6Ki55NxWOKN3s4/s1600-h/gear+box.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 132px; height: 157px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEifwURbba-sH_8CiLkRzyY1BF1bddccBhr8Iet9RqJi1Y_Evh4vzel9Z0sPYwvdY2GnmA2Ki2BuYg2e64v5TI58oZjb-SBSOewa177TUq_1p5wX0ClaU9vvC5bvhLdA-6Ki55NxWOKN3s4/s320/gear+box.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5317033243881944594&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&quot;Halkın Otomobili&quot; tümcesi ile zihinlerde yer etmeyi planlayan aracın güvenlik performansı ise mevcut gereksinimlerin üstünde. Tamamıyla metal gövdesiyle sağlam bir yolcu bölmesine sahip oluşunun yanı sıra burkulma bölgeleri, zorlanmaya dayanıklı kapılar, emniyet kemerleri, dayanıklı koltuk ve dayanaklar gibi güvenlik özellikleri ile göz doldurmaktadır. Tekerleklerin iç lastiksiz olması ise güvenliği daha da arttırmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı zamanda da egzoz emisyon performansı da mevcut gereksinimlerin üstünde olmakla birlikte yeterince çevre dostu da bir şeydir bu ufaklık. Yüksek yakıt tasarrufu da otomobilin düşük karbon dioksit emisyonu olduğunun bir göstergesidir. Böylece hem ekonomik hem de çevre dostudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Euro 4 normlarına da uygun olan bu ufacık tefecik içi dolu şey 2008 de Hindistan&#39;da seri üretilmeye başlanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakkında çok fazla bilgi bulmanın (özellikle de Türkçe) pek mümkün olmadığı bu ufaklık ile ilgili edindiğim bilgiler için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.tata.com.tr/tataNano.html&quot;&gt;Tata Nano Türkiye&lt;/a&gt; ve &lt;a href=&quot;http://tatanano.inservices.tatamotors.com/tatamotors/index.php?option=com_whynano&amp;amp;task=specification&amp;amp;Itemid=303&quot;&gt;Tata Motors&lt;/a&gt;&#39;a teşekkürü borç bilerek yazımı bitiriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhgf8qi8Q2m8fgeNgyRfp0WcDljvgQ455tmMob2ZV5TrOf9OM3HZwjyos9rzvnHVqY2UHndiXJU2IVburlFd29kHmZO83CSQAxh5AcxSdEf0aJNZjuB3aLqABnzZAY_TSoIB9mT6tfGLIw/s1600-h/cam1b_colors_silver.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 244px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhgf8qi8Q2m8fgeNgyRfp0WcDljvgQ455tmMob2ZV5TrOf9OM3HZwjyos9rzvnHVqY2UHndiXJU2IVburlFd29kHmZO83CSQAxh5AcxSdEf0aJNZjuB3aLqABnzZAY_TSoIB9mT6tfGLIw/s400/cam1b_colors_silver.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5317033570241614898&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/03/tata-nano.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhC9E7hM_3TkUFJ9beNQlFLGq3BEqdPCdbmXJGrZnOgGDlaPPH2P4sfVsC2ATZnF6C1-B29UDf9rjpZos0LTvFunL1MzBtTqZiLRwyqbfv7oSkbwlZSdGwtU2QVep-pRIHqccXER2G4o9k/s72-c/303.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-1159878470462968970</guid><pubDate>Wed, 25 Mar 2009 07:19:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-03-25T00:30:32.498-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Akyazı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Futbol</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Haber</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Spor</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Trobzon Spor</category><title>Trabzon Spor, Kültür ve Turizm Tesisleri</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgaPF76XGEmUeMMVwRQfOyWCfKNVrPSKHbme3aPHg0Tz6VAhIFv0RMJIPWkV4-zRbAUTNmQNcbCKraf5LmiLknzWHWQvEcjPvz2Zk6qdEiPRXrwqo9FYERrFupyE9USxfI2aFFI1MJO1t8/s1600-h/6751971.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 199px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgaPF76XGEmUeMMVwRQfOyWCfKNVrPSKHbme3aPHg0Tz6VAhIFv0RMJIPWkV4-zRbAUTNmQNcbCKraf5LmiLknzWHWQvEcjPvz2Zk6qdEiPRXrwqo9FYERrFupyE9USxfI2aFFI1MJO1t8/s400/6751971.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5317022040303822530&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Trabzon&#39;a çağ atlatır&quot; diyenleri mi ararsınız; &quot;Akyazı beldesinin kenarı, halkın denize girdiği son yerdi, burası da kapanıyor.&quot; diyenlerimi. Eleştirilerin içerisinde &quot;iki günde harabeye çeviririz&quot; şeklinde eleştiriler de yok değil tabi. Tüm bunları bir kenara bırakalım da doldurma konusunun deprem&#39;den bu kadar etkilenmiş bir millet olarak karadeniz gibi yüksek tehlikede deprem bölgesi olan bir bölgede ne kadar sağlıklı olduğu da ayrı bir tartışma konusu. Şimdi başta biz baltamızı vuralım da gel gelelim projemize, güzelliklerine, içeriğine ve Trobzon&#39;a katacaklarına;&lt;br /&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;Trabzon kentinin gelişimine büyük katkı sağlaması planlanan projenin 20011 Avrupa Gençlik Olimpiyatı&#39;na yetiştirilmesi hedefleniyordu bu proje ilk ortaya atıldığında. Fakat şu an için bu biraz mümkün görünmemekle birlikte olsa da seviniriz tabi ki diyoruz. Proje; &quot;Akyazı Projesi&quot; Trabzonspr Yönetimi daha doğrusu yönetimleri arası sorunlara dahi yol açmış: hatta Nuri Albayrak projeyi yapacağını söyledikten sonra bugünkü yönetimi iş başına getiren Faruk Özak yapılamayacağını söylemişti. Oysa ki şimdi bir çok resmi haber sitesinde dahi yer alan ve onay alındığı haberleri artık yapılmış olan bu proje nasıl yapılamayacaktı ayrı bir muamma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Proje 660 bin metrekarelik bir alanda oluşturulacak Trabzon Spor, Kültür ve Turizm Tesisleri için Trabzonspor&#39;un resmi internet sitesinde de yayınlanan bilgiye göre;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Trabzon Milli Emlak Müdürlüğü&#39;nden bir yıllık ön izin için kulübümüzce kiralanmış olan, ilimiz Akyazı Beldesi kıyısında deniz dolgusu yoluyla elde edilecek 660 bin metrekarelik alanda oluşturulacak Trabzon Spor, Kültür ve Turizm Tesislerini gerçekleştirmek üzere hazırlanmış olan, Jeofizik, Hidrografik ve Oşinografik İnceleme Raporu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı tarafından onaylanmıştır. Onaylanan bu rapor, 3194 sayılı İmar Kanunu&#39;nun 7. maddesine göre Kıyı Kenar Çizgisi işli hale hazır haritalara aktarılmış olup Akyazı Belediye Başkanlığı onayına sunuldu&quot; ifadelerine yer verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hal böyle iken www.ligtv.com.tr&#39;de verilen bir diğer haberde ise;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspr Kulüp başkanı Sadri Şener&#39;in içerisinde Racep Tayyip Erdoğan&#39;ın da bulunduğu Ankaraya yaptıkları yoğun ziyaret trafiğinin ardından Başbakan Erdoğan&#39;ın kendilerine; &quot;Yeni stat için ben kendim çalışıyorum. Bunun için yabancı bir yatırımcı buldum. Onunla görüşmeye devam ediyorum. Siz de bulabilirsiniz&quot; dediğini yazıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sitedeki haberin devamında ise;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akyazı&#39;daki araziyi kamulaştırıp dolguyu yapmayı da düşündüklerini dile getiren Şener, şöyle devam etti: &quot;Bölgenin kamulaşması konusu bakanlar kurulunda görüşülecek. Mevcut tesislerimize yatırım yapamıyoruz. Sonuç olarak stat işi 2011&#39;e kadar bitecek. Başbakanımıza &#39;acaba Avni Aker&#39;i rehabilite edebilir miyiz&#39; diye sordum. Şehrin içi olduğu için çevresindeki binaları kamulaştırıp yıkmamız gerekiyor. Bu da kolay değil. UEFA standartlarına gelmemiz lazım. Uzun süredir Avrupa kupalarına katılmadığımız için bu konuda baskı gelmiyor. Ama stadımız bir Şampiyonlar Ligi maçına uygun değil. Bu konuda Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş bir hayli yol aldı. Stat çalışmaları konusunda eski başkan ve yönetim kuruluna teşekkür ederiz. Ortada bir gerçek var. Kulübün parasıyla bu iş olmaz. Devlet desteği gerekiyor.&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeklinde konuşmaların aralarında geçtiği yazılıyor. Trabzon&#39;u bilmememe rağmen elimden geldiğince yerini de bir resimle izah etmeye çalışıyım artık;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhP2T9gqmkrzqyqEWMEx6of4IcX1asTF8uuo_fZfEMvuhSJJnTMUeveec585bmThqm7eDKLK2_DQqfjA-9RX3RQAZVUcvWzX4z9Md7a5PK8ogMSaqdNju3EDxWjWBN8fjLsCSg6KWkfpUQ/s1600-h/ads%C4%B1z.bmp&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 317px; height: 320px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhP2T9gqmkrzqyqEWMEx6of4IcX1asTF8uuo_fZfEMvuhSJJnTMUeveec585bmThqm7eDKLK2_DQqfjA-9RX3RQAZVUcvWzX4z9Md7a5PK8ogMSaqdNju3EDxWjWBN8fjLsCSg6KWkfpUQ/s320/ads%C4%B1z.bmp&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5317023383032384354&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi artık Trabzon için hayırlısı olsun diyoruz. Tüm yerli yersiz, gerekli gereksiz, doğru yanlış, aleyhinde leyhinde eleştirileri bir kenara bırakarak küçük bir de projeyi açıklayıcı tahmini resim ile bitirelim diyoruz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEirTq_v9M49_GcoQs8OqGL4svKoED66Jb_MGzQ72Kp-6T8DselwYX-X7OMVv6ugU7Y5tNycdqWoD3HwmvFtz9Hd7Fvc3QwF3lcc_F3422Rg6s79dlMu84EEsz6-QxrvS6Ix5Z-5_VvHNEM/s1600-h/akyazi+projesi1.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 153px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEirTq_v9M49_GcoQs8OqGL4svKoED66Jb_MGzQ72Kp-6T8DselwYX-X7OMVv6ugU7Y5tNycdqWoD3HwmvFtz9Hd7Fvc3QwF3lcc_F3422Rg6s79dlMu84EEsz6-QxrvS6Ix5Z-5_VvHNEM/s400/akyazi+projesi1.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5317023773490281890&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1- Golf sahası&lt;br /&gt;2- Golf tesisleri&lt;br /&gt;3- Trabzon tesisleri&lt;br /&gt;4- Sporcu villaları&lt;br /&gt;5- Antrenman sahaları&lt;br /&gt;6- Sporcu konaklama  tesisi&lt;br /&gt;7- Gençlik ve Spor Bölge Müdürlüğü&lt;br /&gt;8- Spor salonu&lt;br /&gt;9- Kapalı ve açık yüzme havuzu&lt;br /&gt;10- Spor akademisi&lt;br /&gt;11- Tenis kortları&lt;br /&gt;12- Olimpik stadyum&lt;br /&gt;13- Alışveriş merkezi ve residance&lt;br /&gt;14- Rekreasyon alanları&lt;br /&gt;15- Kültür ve kongre merkezi&lt;br /&gt;16- Eğlence merkezi&lt;br /&gt;17- Hastane&lt;br /&gt;18- Otel&lt;br /&gt;19- Otel&lt;br /&gt;20- Otogar&lt;br /&gt;21- Cruise ve yat limanı&lt;br /&gt;22- Liman tesisleri&lt;br /&gt;23- Serbest bölge&lt;br /&gt;24- Akaryakıt istasyonu&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/03/trabzon-spor-kultur-ve-turizm-tesisleri.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgaPF76XGEmUeMMVwRQfOyWCfKNVrPSKHbme3aPHg0Tz6VAhIFv0RMJIPWkV4-zRbAUTNmQNcbCKraf5LmiLknzWHWQvEcjPvz2Zk6qdEiPRXrwqo9FYERrFupyE9USxfI2aFFI1MJO1t8/s72-c/6751971.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-8060493653207565826</guid><pubDate>Tue, 24 Mar 2009 15:00:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-03-24T08:23:52.776-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Manga</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Müzik</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Şehr-i Hüzn</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Şehr-i Hüzün</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Şehri Hüzün</category><title>Manga - Şehr-i Hüzn</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj80x69PVzz0aEbwdnH1wVfQQz8Iw-o16QoqHMth6olyRYzxngSMryge7_H0V3NDJTMoGEhH7TukMwC_VOpi9GVTfrWBtemvExt0kresvK0XUWFDheLyiavSQakPZN9Gm6eLW6i0MKMzMo/s1600-h/1.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 186px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj80x69PVzz0aEbwdnH1wVfQQz8Iw-o16QoqHMth6olyRYzxngSMryge7_H0V3NDJTMoGEhH7TukMwC_VOpi9GVTfrWBtemvExt0kresvK0XUWFDheLyiavSQakPZN9Gm6eLW6i0MKMzMo/s400/1.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5316771815165718930&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Manga geliyo da Manga!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun süredir bloga yazmamama rağmen diyorum ki buna yazılır;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Kadın Çizeceksin albümü ile tüm rock sever dönemim gençliğinin kalbine yer edinmiş ve Türkiye rock piyasasında dönemi itibari ile sansasyon olmuş Türkçe Nu-Metal diye tarzlarını adlandırabileceğimiz grubun ikinci albümü piyasaya çıkıyor.&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu güzel haberi blogumda ilk veren sitelerden olmaktan gurur duymakla birlikte grubun yeni albümünün 60 dakikalık ve 16 şarkıdan oluşan bir albüm olduğunu söyledikten sonra tarihi de verelim artık; 14 Nisan 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiden sabırsızlıkla bekleyen fanlarına bir müjde daha var Manga&#39;dan; Albüm kayıtları esnasında hayranlarından bir çok ses kaydı toplayan grup bu kayıtlardan da bir şarkı yapmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi asıl habere geldi; Albümün çıkış parçası Dünyanın Sonunda Doğmuşum ise bugün itibariyle radyolarda. Açın hadi hemen radyoları :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhBq0sdJlqMUnBVmTAq0FjGWLXIU-QbS3348-lPsUnhe_FYIQ-AypVCODcmq0l2q3-vszKBPUMhhhbyysORgljweWCqMjyKM5U4dAbUxzNQsuGorVF626866Sd2RI0P4fXBKs-sLmx_7SE/s1600-h/mangareklam1.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 286px; height: 400px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhBq0sdJlqMUnBVmTAq0FjGWLXIU-QbS3348-lPsUnhe_FYIQ-AypVCODcmq0l2q3-vszKBPUMhhhbyysORgljweWCqMjyKM5U4dAbUxzNQsuGorVF626866Sd2RI0P4fXBKs-sLmx_7SE/s400/mangareklam1.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5316771989288816642&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2009/03/manga-sehr-i-huzn.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj80x69PVzz0aEbwdnH1wVfQQz8Iw-o16QoqHMth6olyRYzxngSMryge7_H0V3NDJTMoGEhH7TukMwC_VOpi9GVTfrWBtemvExt0kresvK0XUWFDheLyiavSQakPZN9Gm6eLW6i0MKMzMo/s72-c/1.JPG" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-5571089448056669210</guid><pubDate>Sat, 13 Dec 2008 20:45:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-13T14:59:03.669-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Otomobil</category><title></title><description>&lt;span style=&quot;font-weight: bold;&quot;&gt;Pistlerin Efendisi: Dodge Viper SRT10 ACR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjmP3Pe9TWxDPxp-Aw6BHKpLtQf2VrZ6ANi4TbB7ytzNCCaNFHVGyga05lHGENd2TOt1-jkxYI6VoOEOjxiG7X2r5RNudIvmoVR8WPA4UixSgOu49MPmKjSZ80u5R2c69Yry_VjzPO4-4I/s1600-h/05_gallery_viper.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 178px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjmP3Pe9TWxDPxp-Aw6BHKpLtQf2VrZ6ANi4TbB7ytzNCCaNFHVGyga05lHGENd2TOt1-jkxYI6VoOEOjxiG7X2r5RNudIvmoVR8WPA4UixSgOu49MPmKjSZ80u5R2c69Yry_VjzPO4-4I/s320/05_gallery_viper.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5279390035157873362&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O bir yarış arabası, hayır hayır o bir sokak efsanesi, hayır hayır o bir safkan yarış atı....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkasından nice söylenilesi şey varken bir kaç kelime de biz edelim;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir araba düşünün henüz gördüğünüz anda safkan bir yarış atının burnundan çıkan solukların buharını hissediyorsunuz. Bir araç düşünün içinde siz varken geçtiğiniz sokaklarda muhtemelen bayılan insanlarla karşılaşıyorsunuz. Ve bir araç düşünün ki; içinde olduğunuz andan itibaret kendinizi bir efsane gibi hissedesiniz. İşte bu araç Dodge Viper. Şimdi gelin Viper ın SRT ACR modeliyle daha yakından tanışalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhBdj8V4B7ZVBu4c-FoU917AHL1mOPRINztvVVBHhgp12xtBfLhNqcD9me3EYY6s2MkUnb87LL20UtfnVki7yhISrO-T3-ffAMt4el1fh1UK3cQiLxwPGk3sTgHEVdzgFmDdFXSZgHLdqo/s1600-h/08viperacrlive12.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 178px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhBdj8V4B7ZVBu4c-FoU917AHL1mOPRINztvVVBHhgp12xtBfLhNqcD9me3EYY6s2MkUnb87LL20UtfnVki7yhISrO-T3-ffAMt4el1fh1UK3cQiLxwPGk3sTgHEVdzgFmDdFXSZgHLdqo/s320/08viperacrlive12.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5279390914809164530&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra Viper diycez kendisine. Neden derseniz Dodge firması bile artık bu aracın kendisinden çıkıp bir efsane olduğunun farkında ki amblemini bile farklı yapmış. Hal böyle iken ismiyle hitap edelim kendisine değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Viper serisinin en güçlü modeli olarak dikkati çeken SRT-10 sipariş üzerine ithal ediliyor. Aracın motoru 505 HPlik güç ve 712 NMlik devasa torkuyla öne çıkıyor.Viper SRT maksimum 314 km hıza ulaşabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiz5NJch0m31dmM4Sv9yoYlr0mPAWLbod2Pjed9MXFeUZuqyYoSpKmJ9lwHKkxOUyK_Senzzy892HRKt1NqVH9wYseZBtKTDqaNbexymFKSj1GZ0ulWV2AorF_99dsCgGkSgx1dU4FCKjY/s1600-h/Dodge-Viper_SRT10_2008_800x600_wallpaper_1e.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 178px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiz5NJch0m31dmM4Sv9yoYlr0mPAWLbod2Pjed9MXFeUZuqyYoSpKmJ9lwHKkxOUyK_Senzzy892HRKt1NqVH9wYseZBtKTDqaNbexymFKSj1GZ0ulWV2AorF_99dsCgGkSgx1dU4FCKjY/s320/Dodge-Viper_SRT10_2008_800x600_wallpaper_1e.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5279392387821092818&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu teknik özelliklerden sonra maliyetini söyleyelim orjinal sitesinde; ( &lt;a href=&quot;http://www.dodge.com/en/2008/viper/&quot;&gt;viper&lt;/a&gt; ) build my own diyerek istediğiniz şekillerde bir viper ne kadar maloluyor bakabilirsiniz. Tabi oraya vergiyi de eklemeyi unutmayalım. Benim istediğim 106,500 dolara maloldu. Sanırsam ömrüm yetmez kendisine. İç dizayna gelince fotolardan da anlaşılacağı üzre insanin içerisine oturunca kendisini uzay aracından daha hızlı bir şeyin içinde hissedebilmesi için her şey yapılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgZL-j8PHnMgmun6x3CNAfbm7cQ9CHv5HlnMvduiuBe1sfi4-Ct-xPjhyCPZF5KBaHJRWZvuyTaiglfMgTmhe0f1veiF5jcgpOI7Mn91wASqMLhp0omN2cV-WAcfS4bkJs1Cv-grMeoyPY/s1600-h/08_gallery_viper.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 111px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgZL-j8PHnMgmun6x3CNAfbm7cQ9CHv5HlnMvduiuBe1sfi4-Ct-xPjhyCPZF5KBaHJRWZvuyTaiglfMgTmhe0f1veiF5jcgpOI7Mn91wASqMLhp0omN2cV-WAcfS4bkJs1Cv-grMeoyPY/s200/08_gallery_viper.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5279394090784788482&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhzxp0-dPa7OA9cnA0PFHhXDep7uOY9d9ckSzoMQIYsbpb-jDtQP5-WmXdlj1CPib16nxJveNX4nRCq2IBu3HocD4Gdi82ESfMMXKy-bl0BWbmQE5q-vzThY4l-Q_Uh5nMvKNIiRQFobUA/s1600-h/10_gallery_viper.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px; height: 111px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhzxp0-dPa7OA9cnA0PFHhXDep7uOY9d9ckSzoMQIYsbpb-jDtQP5-WmXdlj1CPib16nxJveNX4nRCq2IBu3HocD4Gdi82ESfMMXKy-bl0BWbmQE5q-vzThY4l-Q_Uh5nMvKNIiRQFobUA/s200/10_gallery_viper.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5279394789212574146&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Bütün bunların ardından kendisinin ufak bir detayını vererek bitirelim;&lt;br /&gt;100 Km hıza 3,9 Saniyede ulaşabiliyor. (Eğilelim :) )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgLpp9rfokdGdHk57Gwcg6EmdTnyafSP_yj_6mE00PtUE1gn7KpxmnhX2-d3Ww2EZDD1sa7re2aVL359TH6v0SDhuuqLjS-tSsfIxE252O_JUFihnsYil_TF3Zu3uPimqi4E-0n6vzVrg0/s1600-h/08viperacrlive3.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 266px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgLpp9rfokdGdHk57Gwcg6EmdTnyafSP_yj_6mE00PtUE1gn7KpxmnhX2-d3Ww2EZDD1sa7re2aVL359TH6v0SDhuuqLjS-tSsfIxE252O_JUFihnsYil_TF3Zu3uPimqi4E-0n6vzVrg0/s400/08viperacrlive3.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5279395819406530690&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2008/12/pistlerin-efendisi-dodge-viper-srt10.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjmP3Pe9TWxDPxp-Aw6BHKpLtQf2VrZ6ANi4TbB7ytzNCCaNFHVGyga05lHGENd2TOt1-jkxYI6VoOEOjxiG7X2r5RNudIvmoVR8WPA4UixSgOu49MPmKjSZ80u5R2c69Yry_VjzPO4-4I/s72-c/05_gallery_viper.JPG" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-6477927522535088283</guid><pubDate>Sat, 21 Jun 2008 11:20:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-03-28T03:49:32.673-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Futbol</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Spor</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Türk Milli Takımı</category><title>TÜRKIYEEE!!!</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp0.blogger.com/_ABwkpWUszts/SFzs8M4mqBI/AAAAAAAAAHs/4oBXNwAOaiM/s1600-h/HBrXdm85.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp0.blogger.com/_ABwkpWUszts/SFzs8M4mqBI/AAAAAAAAAHs/4oBXNwAOaiM/s200/HBrXdm85.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5214302987583137810&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sancili bir mac oldu, tam ümitler tükendi, yari final hayali bitti derken Semih yüzümüzü güldürdü. Kücücük cocuklarin göz yaslari sevinc göz yaslarina dönüstü.&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp1.blogger.com/_ABwkpWUszts/SFztLCdv1DI/AAAAAAAAAH0/ZYDLnbFxjIY/s1600-h/Soccer_Euro_2008_Croatia_Turkey_EUR403485c243b21bf.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp1.blogger.com/_ABwkpWUszts/SFztLCdv1DI/AAAAAAAAAH0/ZYDLnbFxjIY/s200/Soccer_Euro_2008_Croatia_Turkey_EUR403485c243b21bf.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5214303242484175922&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Rüstü ye yasli dedik basaramaz dedik, yani bizim burda  öyle dendi, ama o bizi utandirmasini bildi. O harika yumruklar ve hirvatlarin 4. penalti vurusunu tutmasi bizi zafere eristirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp0.blogger.com/_ABwkpWUszts/SFztbi98UCI/AAAAAAAAAH8/ntUF11cCHdY/s1600-h/34749-Soccer_Euro_2008_Croatia_Turkey_EUR410.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp0.blogger.com/_ABwkpWUszts/SFztbi98UCI/AAAAAAAAAH8/ntUF11cCHdY/s200/34749-Soccer_Euro_2008_Croatia_Turkey_EUR410.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5214303526087053346&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Yikildi her yer, koptuk biz. Ev terliklerimle sokaga attim kendimi, o ani tam hatirlamiyorum bile. Bindik bir arabaya, gittik merkeze. Sanki Türkiyedeymisiz  gibiydi. O kadar kalabalik, herkes birlik olmus, her  taraf kirmizi beyaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sesimiz kisik, icimiz kipir kipir karistik kalabaliga.&lt;br /&gt;Buradakiler, yani almanyali Türkler sevinmeyi bildi. Örnek olduk Türkiye ye. Hic kimsenin elinde silah yok; sarkilar, marslar söylendi ama tek bir kursun atilmadi. Sevinmek budur iste.&lt;br /&gt;Haberleri izliyoruz  ki, Türkiye de magandalar ön planda. Dokuz yasinda bir kiz kolundan yaralaniyor, babasi caresizce kucaginda hastaneye yetistiriyor kizini. Bu görüntülerle neden  karaliyoruz zaferimizi?&lt;br /&gt;Kimbilir kimleri buldu o kursunlar. Ne denilir ki buna. Terimin &quot;Lütfen silahla sevinmeyin&quot; uyarisina uymayanlar bu yaziyi mi okuyup akillanacak? Hayir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yari finalde Almanya ya karsi oynayacagiz. Benim icimde bir korku, bir huzursuzluk. Türkiye de yasamayi tercih ederdim su günlerde. Bu maci burada yasamak istemezdim.&lt;br /&gt;Avusturya da hirvatlar iki Türkümüzü öldürmüsler. Burasi da tehlikeli bölgeye o kadar yakinki insan korkuyor.&lt;br /&gt;Olayi söyle aciklayim; almanlar basindan beri bizimle karsi karsiya  gelmek istemiyorlardi. Sebep olarak da cikacak olaylari öne sürdüler hep. Takimimizdan korkmalari da olagan bir sebep  bence ama su b ir gercek ki, biz onlari yenersek alman holiganlarindan kurtulamayacak sokaga dökülenler. Yenilirsek de onlar tarafindan  kiskirtilacagiz ve bizimkilerde uslu durmayacak. Yani buradaki herkes olayin farkinda, alinacak önlemler umarim ise yarar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de tüm yüregimle Türkiye nin kazanmasini istiyor, takimimiza basarilar diliyorum...&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2008/06/trkiyeee.html</link><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://bp0.blogger.com/_ABwkpWUszts/SFzs8M4mqBI/AAAAAAAAAHs/4oBXNwAOaiM/s72-c/HBrXdm85.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-4095764468371858725</guid><pubDate>Tue, 12 Feb 2008 18:19:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-14T18:08:24.637-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Spor</category><title></title><description>&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgyot5sDGgAPv22Hn0Zk8lXaYMIvfeASoa7LG-TZV3_6dX6avJUFHWNXEMiGmrM72L1hRyCUswPrh2RVqm01X6tyfPZqPBO9akwg-y62ukIQU_AxTSZRNyr5eKXsSeZsipGLyCghZrDVjBW/s1600-h/180px-Arsene_Wenger.jpg&quot;&gt;&lt;img id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5166160568075817266&quot; style=&quot;margin: 0px 10px 10px 0px; float: left;&quot; alt=&quot;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgyot5sDGgAPv22Hn0Zk8lXaYMIvfeASoa7LG-TZV3_6dX6avJUFHWNXEMiGmrM72L1hRyCUswPrh2RVqm01X6tyfPZqPBO9akwg-y62ukIQU_AxTSZRNyr5eKXsSeZsipGLyCghZrDVjBW/s320/180px-Arsene_Wenger.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Arsène Wenger,Arsène Wenger, (D. 22 Ekim 1949 - Strasbourg, Fransa) fransız futbol adamı. Arsenal Fc. teknik direkötörü.Futbolculuk kariyeri boyunca Fransa Üçüncü Ligi&#39;ndeki Mutzig, Mulhouse ve Vauban takımlarında savunma oyuncusu olarak futbol oynamıştır. 1978 - 1979 sezonunda birinci lig takımlarından Strasbourg&#39;a transfer olmuş ve sadece üç maç forma giydiği bu sezonda lig şampiyonluğu yaşamıştır. &lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;Teknik adamlık kariyerine 1981&#39;de Strasbourg genç takımında başlamış, 1983te Cannes Fc. takımında yardımcı antrenör olmuştur. 1984-1986 arasında Nancy takımının teknik direktörlüğünü yapmıştır. Kariyerinde önemli bir dönüm noktası 1987 yılında As. Monoca takımının teknik direktörlüğüne getirilmesi olmuş, 1994-1995 sezonunda görevinden ayrılana kadar bu takımla 1988 yılında Fransa Ligi şampiyonluğu ve 1991 yılında Fransa Kupası&#39;nı kazanmış, 1992 yılında Avrupa Kupa Galipleri Kupası&#39;nda Otto Rehhagel&#39;in çalıştırdığı Werder Bremen ile final oynamıştır.1995 yılında Japon takımı Grampus Eight takımında görev almış ve Japonya Süper Kupası&#39;nı kazanmıştır.Kariyerinde ikinci dönüm noktası 1996 yılında Arsenal Fc. takımının teknik direktörlüğüne getirilmesi olmuştur. 2006 yılı itibariyle sürdürdüğü bu görevinde, 1998, 2002 ve 2004 yıllarında üç kez lig şampiyonu olmuş, 1998, 2002 ve 2003 yıllarında üç kez FA Cup&#39;ı kazanmış ve 1998, 1999, 2002 ve 2004&#39;te dört Charity Shield sahibi olmuştur.Avrupa kupalarında ise 2000 yılında UEFA Kupas&#39;nda Galatasaray ile final oynamış ve penaltılarla kaybetmiştir. 2006 yılınd Şampiyonlar Ligi finalinde Barcelona&#39;ya kaybetmiştir.Teknik Direktörlük Kariyeri&lt;br /&gt;1983-1984 AS Cannes&lt;br /&gt;1984-1987 AS Nancy&lt;br /&gt;1987-1994 AS Monoca FC&lt;br /&gt;1995-1996 Nogoya Grampus Eight&lt;br /&gt;1996- Arsenal FC&lt;br /&gt;Şu anda da İngiltere Premier Liginde 26 maçın ardından 5 puan farkla lider durumdalar. Önemli olan Wenger&#39;in genç oyunculardan oluşturduğu, tecrübe sahibi olmayan ve kendi tarafından keşfedilmiş oyunculardan kurduğu bir takımın Premier Ligi gibi zorlu bir ligte önde olması bu bence kendisinin başarısının bir göstergesi diye düşünüyorum ve Futbol adamları içinde sevdiğim saydığım başlıca bi kaç kişiden birisidir kendisine çok saygı duyuyorum.&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2008/02/arsne-wenger-arsne-wenger-d.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgyot5sDGgAPv22Hn0Zk8lXaYMIvfeASoa7LG-TZV3_6dX6avJUFHWNXEMiGmrM72L1hRyCUswPrh2RVqm01X6tyfPZqPBO9akwg-y62ukIQU_AxTSZRNyr5eKXsSeZsipGLyCghZrDVjBW/s72-c/180px-Arsene_Wenger.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-8732883130078166126</guid><pubDate>Sat, 19 Jan 2008 21:49:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-03-28T03:52:20.528-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hayat Okulu</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Peta</category><title>Peta</title><description>Peta (People for the Ethical Treatment of Animals) dünya cabinda bir hayvan koruma dernegi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kurulus provokatör pankartlar ile insanlari vejeteryan olmaya;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp2.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J1WlwExGI/AAAAAAAAAGU/ho5e_w9OjAs/s1600-h/04_10_2003_impotencebig.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp2.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J1WlwExGI/AAAAAAAAAGU/ho5e_w9OjAs/s200/04_10_2003_impotencebig.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5157313554243961954&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;farkli damak tatlari icin  hayvanlarin organlarini &quot;yemek pompalama&quot; islemi ile manipule etmemeye;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp1.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J4aVwExHI/AAAAAAAAAGc/yk6Zq_ZpGZM/s1600-h/foiegrasGERMAN721.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp1.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J4aVwExHI/AAAAAAAAAGc/yk6Zq_ZpGZM/s200/foiegrasGERMAN721.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5157316917203354738&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerek evcil gerek sokak hayvanlarinin bir kismini sterilize etmeye;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp1.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J42VwExII/AAAAAAAAAGk/pQVlLVP2anw/s1600-h/ditaGERMAN72.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp1.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J42VwExII/AAAAAAAAAGk/pQVlLVP2anw/s200/ditaGERMAN72.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5157317398239691906&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kürk giymemeye;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp3.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J5K1wExJI/AAAAAAAAAGs/uktsKRH4oGc/s1600-h/5925_1_468.jpeg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 152px; height: 200px;&quot; src=&quot;http://bp3.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J5K1wExJI/AAAAAAAAAGs/uktsKRH4oGc/s200/5925_1_468.jpeg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5157317750427010194&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp3.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J5j1wExNI/AAAAAAAAAHM/dhbc3mx2cEU/s1600-h/image_2_351.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp3.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J5j1wExNI/AAAAAAAAAHM/dhbc3mx2cEU/s200/image_2_351.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5157318179923739858&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp2.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J5PlwExKI/AAAAAAAAAG0/OF2zMGDJmSE/s1600-h/106377261_543bfeefcc.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp2.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J5PlwExKI/AAAAAAAAAG0/OF2zMGDJmSE/s200/106377261_543bfeefcc.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5157317832031388834&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp0.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J5UFwExLI/AAAAAAAAAG8/WDJ9S4Vu6f4/s1600-h/Charlize_72.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp0.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J5UFwExLI/AAAAAAAAAG8/WDJ9S4Vu6f4/s200/Charlize_72.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5157317909340800178&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp1.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J5ZVwExMI/AAAAAAAAAHE/qb7_Cn4-ncY/s1600-h/Kempter_72.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp1.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J5ZVwExMI/AAAAAAAAAHE/qb7_Cn4-ncY/s200/Kempter_72.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5157317999535113410&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve hayvanlara insanligimizla yaklasmaya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp3.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J6V1wExOI/AAAAAAAAAHU/DXZZYF66igI/s1600-h/Famke72.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp3.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J6V1wExOI/AAAAAAAAAHU/DXZZYF66igI/s200/Famke72.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5157319038917199074&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ünlülerin de destegi ile davet ediyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz de bir katki da bulunmak ister seniz www.peta.com &#39; dan farkli konularda görüslerinizi belirtebilir, hayvansal deneyimleri destekleyen markalari ögrenebilir ya da para destegi yapabilirsiniz. Site hayvanlar ile ilgili güncel konulari genis capli ele aliyor ve cok ilgi cekici videolar ile dünya capinda hayvanlara yapilan muameleyi gözler önüne seriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;kaynakca: www.peta.com</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2008/01/peta.html</link><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://bp2.blogger.com/_ABwkpWUszts/R5J1WlwExGI/AAAAAAAAAGU/ho5e_w9OjAs/s72-c/04_10_2003_impotencebig.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-5344845212927390725</guid><pubDate>Tue, 15 Jan 2008 04:10:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-01-17T11:12:34.117-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Sinema</category><title>BOCCACCIO&#39;70</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEio3D6njAEvIvxA_LAoiBlTT4iE5-x3dl0npk0fRXeXCUSIeM1M-9lLAVgQtfbInp8sqXcc5kKnMd45JetERbRSJEE47GiZ5iWxmzPqQUqGSnhgQFBA7rulmcSQEnN-GQin4Vzdz5RrYsQ/s1600-h/7020335_0.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEio3D6njAEvIvxA_LAoiBlTT4iE5-x3dl0npk0fRXeXCUSIeM1M-9lLAVgQtfbInp8sqXcc5kKnMd45JetERbRSJEE47GiZ5iWxmzPqQUqGSnhgQFBA7rulmcSQEnN-GQin4Vzdz5RrYsQ/s200/7020335_0.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5155594425751001346&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Boccaccio&#39;70 ismini ünlü İtalyan ortaçağ yazarı Boccaccio&#39;dan almaktadır. Dörtlü 60&#39;ların İtalya&#39;sında geçer ve ismini Boccaccio dan alması ise içinde bulunan dört hikayenin Boccaccio&#39;nun muhtemel yazabileceği hikayeler olması ve onun üslubuyla yazılmış olmasıdır. Hikayeleri birbirine bağlayan en önemli nokta kadın erkek ilişkilerindeki cinsellik. O dönemlerde İtalya&#39;da moda olan bir kaç hikayeyi bir kaç yönetmenin birlikte çekmesi durumunun en güzel örneklerinden olan Boccaccio&#39;70 in içindeki dört hikayenin diğer bir ortak noktası ise kadının gittikçe abaran teşhirine yeri gelip abartılı yeri gelip manalı cümlelerle eleştirel yaklaşması;&lt;br /&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Le tentazioni del dottor Antonio&quot; (Doktor Antonio&#39;nun Günahları)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ustat Federico Fellini&#39;nin imzasını taşıyan hikayenin bu kısmında Kadının doğurganlığından vazgeçilmesine ince bir eleştiri yöneltilirken hikaye ise Romanın varoşlarında reklam panosu olarak Antonio&#39;nun evinin karşısına koyulan panodan Antonio&#39;nun duyduğu abartılı rahatsızlık ve bunu bir çok resmi kuruma dile getirmesi şeklinde ilerlerken bir anda panonun canlanmasıyla olay fantastik bir hal alıyor. Başrolünde Fellini&#39;nin kızlarından Anita Ekberg oynuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhj0dmuf0NKPMENawchyR6BjneSgfXVxQ5GOcBoAFapKOC-MpqnKV9GfvP11xvgo4pO-JgARmf0byKQFDldcizsO97slH8yiHm1JFocrjgWHONEK5PfiGr_EkWdITwp2QlPsSqVglHIqhc/s1600-h/anitaekberg-boccaccio70.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhj0dmuf0NKPMENawchyR6BjneSgfXVxQ5GOcBoAFapKOC-MpqnKV9GfvP11xvgo4pO-JgARmf0byKQFDldcizsO97slH8yiHm1JFocrjgWHONEK5PfiGr_EkWdITwp2QlPsSqVglHIqhc/s320/anitaekberg-boccaccio70.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5155595293334395186&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&quot;Il lavoro&quot; (İş)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hikayenin bu kısmının yönetmenliğini ise Luchino Visconti üstlenmiş. Bu kısımda anlatılan konu ise eşi aristokrat kendisi ise işsiz ve canı sıkılan bir bayanın kendisine iş aramaya başlamasıyla yol almaya başlıyor. Zamanla bu iş arayışlarının sonuçsuzluklarının da etkisiyle iş arayan bayanın vardığı noktayı ise merak edilmeye değer buluyorum. Romy Schneider ve Tomas Milian&#39;ın başrollerini paylaştığı bu bölümde ise daha az eleştiri fakat daha fazla erotizm bizi bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;La riffa&quot; (Çekiliş)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünlü Kaldırım Çocukları ve daha da ünlü Bisiklet Hırsızları filmlerinin yönetmeni, İtalyan Neorealizmo (Yeni gerçekçilik) akımının da öncülerinden Vittorio De Sica&#39;nın yönettiği Hikayenin bu bölümü Sophia Loren ve Vittorio De Sica&#39;nın ortaya çıkarttığı gerek erotizme gerek aşka gerekse mutluluğa ağır eleştirilerde bulunan ve yeri gelip Loren&#39;in italyan tarzıyla karışık abartılı oyunculuğunu gördüğümüz büyük bir başyapıt olarak karşımıza çıkıyor. Hikayede kendi halinde mazlum bir delikanlının garip bir çekilişle çok güzel bir bayanla arkadaşlık etme hakkı kazanması ve ardından süregelenler anlatılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Renzo e Luciana&quot; (Renzo ve Luciana)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinemaseverler bu son hikayeye bayılacaklar. Kolleksiyonu özel kılan bu hikayenin Büyük bir usta ve İtalyan komedisinin uçlarından Mario Monicelli&#39;nin çektiği fakat gerek uzun olması gerekse çeşitli nedenlerle İtalya&#39;da gösteriminin hemen ardından toplatılan bu bölüm tam 208 &lt;/span&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjZaBFrdEjYSSeKo0t7fyc3v91akSwcm-Sd0KXR3Sfynjcy2rVj6WxtzKd6jtxCIqlrdediZmEJM0l0Qkra9Bemd2UwzGtkhnrXI47EBZ-YI1oPwGv3jNDuk1y1vg7MKpgNFeKs3m3VzLk/s1600-h/1186031035_72239a0b72f6d017ce0f76290953.jpeg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjZaBFrdEjYSSeKo0t7fyc3v91akSwcm-Sd0KXR3Sfynjcy2rVj6WxtzKd6jtxCIqlrdediZmEJM0l0Qkra9Bemd2UwzGtkhnrXI47EBZ-YI1oPwGv3jNDuk1y1vg7MKpgNFeKs3m3VzLk/s200/1186031035_72239a0b72f6d017ce0f76290953.jpeg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5155595645521713474&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;dakika. İtalya hariç Türkiye&#39;de dahil hiç bir yerde gösterime girmeyen bu bölümü &lt;/span&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;sinemaseverler şayet İtalya&#39;da izlemedilerse bu koleksiyon sayesinde ilk kez izleme fırsatı bulacaklar. Bu hikayeyi özel kılan unsurlardan biri ise Italo Calvino&#39;nun bu bölümün &lt;/span&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;senaryosunu üstlenmiş olması olsa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak Boccaccio&#39;70 sinemaseverlerin; özellikle de İtalyan sineması ve İtalyan Yeni gerçekçilik akımıyla ilgilenenlerin kesinlikle elinde bulundurması gereken bir film olarak karşımıza çıkıyor. Dönemin parlayan yıldızlarının ve şaşalı yaşamlarının artık ne yazık ki kolay kolay çıkmadığı ya da çıkarılamadığı bu dönemde sinemaseverlerin geçmişteki o efsanevi oyunculardan Sophia Loren ve Anita Ekberg&#39;i izlemenin şevkine, efsanevi yönetmenlerden Vittorio De Sica ve Federico Fellini&#39;nin sanatına şahit olmanın hazzına ulaşabilmek için bu kolleksiyonu izlemelerini tekrar tekrar tavsiye ederek bitiriyorum.&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2008/01/boccaccio70.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEio3D6njAEvIvxA_LAoiBlTT4iE5-x3dl0npk0fRXeXCUSIeM1M-9lLAVgQtfbInp8sqXcc5kKnMd45JetERbRSJEE47GiZ5iWxmzPqQUqGSnhgQFBA7rulmcSQEnN-GQin4Vzdz5RrYsQ/s72-c/7020335_0.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-1132988942689227056</guid><pubDate>Sun, 13 Jan 2008 11:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-01-14T17:39:07.119-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hayat Okulu</category><title>Dünyanin en ucuz arabasi...</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp2.blogger.com/_ABwkpWUszts/R4nyo1wExDI/AAAAAAAAAF8/6c58_4vqFWU/s1600-h/190-tata-02.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp2.blogger.com/_ABwkpWUszts/R4nyo1wExDI/AAAAAAAAAF8/6c58_4vqFWU/s200/190-tata-02.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5154918031939650610&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hindistan araba  üreticisi &lt;strong&gt;Tata Motors&lt;/strong&gt; dünyanin en ucuz arabasini piyasaya sürmek üzere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Nano&quot; ymus arabanin ismi ve degeri ise; &lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;1700€.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp2.blogger.com/_ABwkpWUszts/R4nyv1wExEI/AAAAAAAAAGE/lmyv9tTwcNo/s1600-h/mftat3.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp2.blogger.com/_ABwkpWUszts/R4nyv1wExEI/AAAAAAAAAGE/lmyv9tTwcNo/s200/mftat3.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5154918152198734914&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kac özellik de veriyim  tam olsun:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;33ps mis,  100 km &#39;de  5  litre benzin yakiyormus, Eu4  normlarina uygunmus,  3,10 m uzunlugunda,  1,50  m genisligindeymis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://bp3.blogger.com/_ABwkpWUszts/R4ny2FwExFI/AAAAAAAAAGM/xZp-1pBJ8pA/s1600-h/2008-01-10T080421Z_01_NOOTR_RTRIDSP_3_OFRBS-ECO-TATA-VOITURE-20080110.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;http://bp3.blogger.com/_ABwkpWUszts/R4ny2FwExFI/AAAAAAAAAGM/xZp-1pBJ8pA/s200/2008-01-10T080421Z_01_NOOTR_RTRIDSP_3_OFRBS-ECO-TATA-VOITURE-20080110.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5154918259572917330&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Hayirli ugurlu olsun.&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2008/01/dnyanin-en-ucuz-arabasi.html</link><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://bp2.blogger.com/_ABwkpWUszts/R4nyo1wExDI/AAAAAAAAAF8/6c58_4vqFWU/s72-c/190-tata-02.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-8598875059186196128</guid><pubDate>Sun, 13 Jan 2008 10:19:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-01-14T17:45:39.599-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Haber</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hayat Okulu</category><title>Araba sürücülerinin dikkatine! Marketinizden israrla isteyiniz....</title><description>Simdi gayet ilginc ve araba kullanicilari icin bir o kadar da düsündürücü bir konuyu ele almak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kac aydir bende araba kullaniyorum. Otomobillerin insan hayatina kattigi artilar hakkinda tartisma yapmaya bile gerek yok.&lt;br /&gt;Otomobillerin Co2 emisyonu dolayisiyla cevreye verdigi zarari göz önünde bulundurabiliriz ancak Greenpeace üyesi olmayan hic kimse cevreye zarar vermemek icin gidecegi yere arabasi dura dura bisikletle gitmez. Sanmiyorum.&lt;br /&gt;Evet duyarsizlik almis basini gidiyor. Bende onlardan biriyim belki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün deginmek istedigim konu daha baska. &lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;Araba süren herkes bilir otomobiller yüzünden sirta binen masraflari. Yok benzinmis yok tamir masraflariymis yok yag degistirmekmis düzenli olmak üzere...&lt;br /&gt;Amaan ne ki bunlar demek geliyor icimden, daha az dertli daha az masrafli bir  yolu yok mu bu araba keyfinin?  Benim  minik  arabamin,  az benzin yakmasina ragmen,  tamir masraflari  baya bi belimi  büktü acikcasi.  Ve  hazir olun.   Belki de duymussunuzdur...  Bunca masraf arasindan secip yazdigim bu üc masrafin  ikisine bir care var (artik). &quot;Artik&quot;&#39;i parantez icerisine aliyorum cünkü bu olay aslinda yaklasik 20-30 yildir varmis. Bir cesit Longlife otomobil yagi var hayatta. Aslinda bir dolduran 20 seneye yakin yag degistirmeden araba kullanabilirmis.&lt;br /&gt;Bir örnek veriyim, Almanya da bir tüccar bir hafta icinde bir kac kez Berlinden Italya ya arabasiyla gitmek durumunda ve bunu arabasindaki &quot;Yagi degistirin&quot; göstergesinde ki yanan sinyale ragmen yapiyor cünkü Longlife yagini kullaniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya ben ne diyim bu duruma. Bir yag degistirmek eski bir araba da bile yaklasik 60€ tutuyor. Bu bir is adami icin az bir miktar olsa da bir ögrenci icin cok da az sayilmaz.  Üstelik bu yagi kullananlarin otomobillerinde ki motorun ömrü uzuyor ve daha az ariza yapiyor. Iste iki masraf kapisina bir cözüm... Bir tas ile iki kus...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Isin tuhaf yani ise bu yagin mesela Almanya da gizli tutulmasi ve dolayisiyla az kisi tarafindan bilinmesi.&lt;br /&gt;Sebebi ise su;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yag degistirme islemi bir  cok tamircinin ekmek kapisi, yag degistirmek icin tamirciye gelenlere mutlaka baska bir sey satilir ve mutlaka bir masraf daha cikar. Bu yag kullanildiginda bir cok kisinin tamirhaneye gitme orani düser cünkü yagi degistirmeye zaten gerek kalmaz ve araba da az ariza yapar bu yagin sayesinde ve dolayisiyla da tamirhaneler zarar görür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir baska tuhaflik da en ünlü Araba üreticilerin  kullanim kilavuzlarina &quot;Yaginizi düzenli olarak degistirmezseniz otomobil ariza yapar&quot; yazmasi. Bu yazi bir cok masum vatandasi tamirhaneye sürükler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi ne gibi bir iliski var tarmici ve üretici firma arasinda? Bunun aciklamasi da aslinda cok basit. Yukari da yazdigim gibi yag degistirmeye gidince mutlaka bir ariza bulunur ve bir yedek parca satilir sürücüye. Bu yedek parca ise üreticinin kendi malidir, kendi markasidir. Böylelikle bu isten hem tamirciler, hem de üretici firmalar yararlanir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece sürücüler zarar görenlerdir:) Iste bir örnek daha vatandaslarin kapitalistler tarafindan gördügü zarar ile ilgili.. Evet kücük bir zarar belki.. Ama zarar zarardir, ve önlemek elimizde bu konuda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi desem ki &quot;herkes bu yagi tanisin alsin ve kâr etsin&quot;, bu sefer de kapitalistlerin enteresesini düsünmeden hareket etmis olurum. Ama ne de olsa kapitalist bunlar ya. Bir sekilde gemilerini yürütürler. Baska yol bulun kardesim,  biz gereksiz yere masraf etmek istemiyoruz Allah Allah...&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2008/01/longlife-oil.html</link><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-1280296388540212425</guid><pubDate>Fri, 11 Jan 2008 20:13:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-01-11T12:49:08.890-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Oyun</category><title>Praetorians</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjk6Ybgbb4ZXUkng7KUZZ6ul6awb8toOfzJy9HuihtxDaap8ZAUnrLZNEtNLdh-HySEnRYTY4Vg8LPjkZ3gXTs58dCmVFlrUit0sIoJgI691ScNEuRmqSTqEl0V-nKSs81ufvXyvE5ySew/s1600-h/pre2.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjk6Ybgbb4ZXUkng7KUZZ6ul6awb8toOfzJy9HuihtxDaap8ZAUnrLZNEtNLdh-HySEnRYTY4Vg8LPjkZ3gXTs58dCmVFlrUit0sIoJgI691ScNEuRmqSTqEl0V-nKSs81ufvXyvE5ySew/s200/pre2.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5154320611465451714&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Piyasada bu aralar düşük sistem isteyen kaliteli oyunları bulmak mümkün olmaya başladı. Bunlardan birisi de Praetorians adlı ve adından da anlaşılacağı gibi Roma&#39;lılarla alakalı bir tarihi strateji oyunu. &lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;Bu oyunda emekli bir generalsiniz fakat tamamlayamadığınız görevleriniz için orduya geri çağrılıyorsunuz. Haliyle oyun savaşlar üzerine geçiyor. Oyunda Mısırlılar Barbarlar ve Roma ırkı bulunuyor. Oyunun en can sıkıcı ama oyuna en heyecan katan noktalarından birisi de öyle Generals&#39;deki gibi ben generalim emrimi veririm asker ölür gerisine karışmam yok. Generalsen savaştasın ve ölürsen bittin. Oyun da bitiyor haliyle. Bu yüzden çok sık kayıt etmek zorunda kalıyorsunuz oyununuzu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgz5rMuo-dj65675mfflSMliSU1UkabA2dLO4JMPtCRFmSL7Qx4xORa17DihQsLUY4s5OBHQBDzLfVjH1WjGXNVj6tw2016tLGSNHxIfoMkjpPAjt7BoFKeeM5KTEiLzUld6yPaHy4WqZU/s1600-h/pre1.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgz5rMuo-dj65675mfflSMliSU1UkabA2dLO4JMPtCRFmSL7Qx4xORa17DihQsLUY4s5OBHQBDzLfVjH1WjGXNVj6tw2016tLGSNHxIfoMkjpPAjt7BoFKeeM5KTEiLzUld6yPaHy4WqZU/s200/pre1.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5154320916408129746&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Oyunda eski strateji oyunlarına nazaran çok daha mantıklı olan; Mancınıkların askerler tarafından itilmesi, okçuların binalara ateşli oklar atması gibi oyuna mantık katan bir çok artı var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;300 filmini izleyenlerinizin hatırlayacağı bir sahne vardır o filmde. Kalkanlarını ortak kullanarak savunma yapan askerlerin bir anlık hareketlerle bu savunmayı etkili saldırıya dönüştürebilmesi. Bu oyunda askerlerinize ortak savunma emri verebiliyorsunuz ve askerleriniz kalkanlarını ortak olarak kullanarak saldırılarda çok daha az hasar görüyorlar. İşin en güzel ve 300&#39;ü andıran tarafı ise bu pozisyonda iken seçili piyadelerinize karşı tarafın askerlerine çift tıklayarak saldırı emri verdiğinizde hızlı bir saldırıyla etkili darbeler vurabiliyor olmanız. Tabi ki bu ve bunun gibi detaylar oyuna çok daha anlık stratejiler kurulabilinirlik katıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun tek cdlik ve sadece 450 mb. Ayrıca cd siz oynanabilmesi de ayrı bir artısı. Multiplayer aleminde ise şimdiden sağlam bir yer almış bu oyun için yeterli oranda iyi anektotlardan sonra şunu söyleyebilirim ki yapay zeka çok zayıf.&lt;br /&gt;&lt;i evesine=&quot;&quot; yenilik=&quot;&quot; normal=&quot;&quot; atarken=&quot;&quot; bina=&quot;&quot; yanmaya=&quot;&quot; gibi=&quot;&quot; kla=&quot;&quot; yorsunuz=&quot;&quot; z=&quot;&quot; 300=&quot;&quot; filminden=&quot;&quot; sahnesi=&quot;&quot; m=&quot;&quot; askerler=&quot;&quot; ip=&quot;&quot; kalkanlarla=&quot;&quot; oklu=&quot;&quot; yaparlar=&quot;&quot; zamanda=&quot;&quot; yapma=&quot;&quot; da=&quot;&quot; r=&quot;&quot; durum=&quot;&quot; oyunda=&quot;&quot; neredeyse=&quot;&quot; birebir=&quot;&quot; askerlerinize=&quot;&quot; birlikte=&quot;&quot; emri=&quot;&quot; inizde=&quot;&quot; iyorlar=&quot;&quot; ortak=&quot;&quot; savunma=&quot;&quot; olarak=&quot;&quot; ndan=&quot;&quot; n=&quot;&quot; askerlerine=&quot;&quot; anda=&quot;&quot; ift=&quot;&quot; klayarak=&quot;&quot; savunmadan=&quot;&quot; ya=&quot;&quot; bu=&quot;&quot; benzeri=&quot;&quot; detay=&quot;&quot; oyuna=&quot;&quot; in=&quot;&quot; nda=&quot;&quot; kleyici=&quot;&quot; k=&quot;&quot; strateji=&quot;&quot; retimine=&quot;&quot; nelik=&quot;&quot; lar=&quot;&quot; oyun=&quot;&quot; az=&quot;&quot; yor=&quot;&quot; cd=&quot;&quot; siz=&quot;&quot; abilmesi=&quot;&quot; de=&quot;&quot; avantaj=&quot;&quot; daha=&quot;&quot; multiplayerda=&quot;&quot; ise=&quot;&quot; imdiden=&quot;&quot; oyunun=&quot;&quot; na=&quot;&quot; ok=&quot;&quot; zel=&quot;&quot; siteler=&quot;&quot; var=&quot;&quot; ve=&quot;&quot; multiplayer=&quot;&quot; aleminde=&quot;&quot; kendine=&quot;&quot; bir=&quot;&quot; yer=&quot;&quot; etti=&quot;&quot;&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgy5fbFfdk0J6zjgq-xog0H17iHE46ThFRg91iaNAmzBRZOuge3BGoXYm6oq5eA8IcutQ02eAe1jV19RvyZe47RdYqRz60M3v_wlQrZijBaA7K9WZ8GR5TcK69BUw4M7FYVyArSsrT0Pqc/s1600-h/pre3.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgy5fbFfdk0J6zjgq-xog0H17iHE46ThFRg91iaNAmzBRZOuge3BGoXYm6oq5eA8IcutQ02eAe1jV19RvyZe47RdYqRz60M3v_wlQrZijBaA7K9WZ8GR5TcK69BUw4M7FYVyArSsrT0Pqc/s320/pre3.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5154321341609892082&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunun görselliğine gelince; tabiki de 450 mb lık bir oyundan çok fazla şeyler beklemeyin. Ama eskinin 450 mb lık oyunlarına nazaran artıda olduğu da kesin. Oyunu kesinlikle oynamanızı tavsiye ettikten sonra size en büyük öğüdüm; Generalinize yani kendinize dikkat edin. :)&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2008/01/praetorians.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjk6Ybgbb4ZXUkng7KUZZ6ul6awb8toOfzJy9HuihtxDaap8ZAUnrLZNEtNLdh-HySEnRYTY4Vg8LPjkZ3gXTs58dCmVFlrUit0sIoJgI691ScNEuRmqSTqEl0V-nKSs81ufvXyvE5ySew/s72-c/pre2.JPG" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-5208362159528601576</guid><pubDate>Thu, 10 Jan 2008 03:51:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-01-09T20:01:57.556-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Sinema</category><title>Sophia Loren &#39;Efsanevi İnsan&#39;</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhoUNqxq9L_BGjWBCykWqg0St-jfTESApg2_arqrZ_Si3JNG_cb5DewlA2eaPfRUg4BD-pd_vd6sCedUWCDbF611pXxY_aqyBTe1htoVP-LGJ_bTbVhWtBBqNGOFGyfoNw-yG07WhHopQM/s1600-h/9337134_gal.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhoUNqxq9L_BGjWBCykWqg0St-jfTESApg2_arqrZ_Si3JNG_cb5DewlA2eaPfRUg4BD-pd_vd6sCedUWCDbF611pXxY_aqyBTe1htoVP-LGJ_bTbVhWtBBqNGOFGyfoNw-yG07WhHopQM/s320/9337134_gal.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5153691643569723538&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Romilda Villani ve Riccardo Scicolone&#39;nin güzel kızıdır kendisi. 1934 yılında Roma&#39;da dünyaya gelmiştir ve çocukluğu ikinci dünya savaşı döneminde Napoli&#39;de geçmiştir. (Napoli&#39;ye doğduğu kent Roma&#39;dan nasıl geldiğini ise araştırmalarıma rağmen bulamadım.) Bu sebepten ötürü fakir yaşamıştır çocukluğunu. Fakirlikten olsa gerek zayıflığından ötürü arkadaşları ona kürdan lakabını takmıştır. Napoli&#39;de geçen çocukluğun ardından 15 yaşında Roma&#39;ya gitmiştir.Dönemin ünlü yönetmenlerinden ve hatta şu anda adına ödül bile verilen yönetmen Cecile B. DeMille genç ve güzel Sophia&#39;yı ilk gördüğünde şöyle söylemiştir;&lt;br /&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;&quot;İnsan bu kıza dünyaları verir.&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süre her türlü filmde oynamıştır Sophia ve zaman ilerledikçe bir taraftan daha güçlü bir kadın olurken bir taraftan da tabi ki daha profosyenelleşmiş ve ilk dönemlerinde oynadığı üstsüz sahnelerden de uzaklaşmıştır. Zamanla İtalya&#39;nın ve İtalyan kadınının gururu haline gelmiş ve gerek diva, gerek idol, gerekse sinema tarihinin en güzel kadınlarından biri olarak adlandırılmıştır. Hollywood&#39;da İtalyan aksanı ingilizcesi ile bir çok filmde oynamıştır. Bu filmlerde R leri baskın söyleyişi kendisine ayrı bir şirinlik katarken gözlerindeki o büyüleyici güzellik peşinden koşan kitleleri her geçen gün artırmamasını imkansız kılıyordu.1961&#39;de Jean Paul Belmondo ile birlikte rol aldığı İtalyan-Fransız ortak yapımı savaş draması &quot;Ciociara-Two Women&quot; ile Oscar kazandı.1964&#39;de rol aldığı &quot;The Fall of The Roman Empire&quot; gelmiş geçmiş en iyi Roma filmlerinden biri olarak gösterildi. Tüm dünyada parmakla gösterilen bir seks sembolü olmasına rağmen skandallardan daima kaçınan Loren kendisini keşfeden yapımcı Carlo Ponti ile evlenmiş 1962&#39;de boşanmış fakat fazla ayrı kalmayarak 1966&#39;da tekrar evlenmiştir. Kendisi cinsellik adına şöyle bir açıklama yapmıştır ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Cinsel çekiciliğin yüzde ellisi sahip olduklarınız, yüzde ellisi de insanların sahip olduğunuzu düşündükleridir.&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi4-CDQIQLNjJu7JdMrtpV292HiBb29qnAgvwx0QcSku80wFKkKAmi1omg4zEKWLTBKbmHMSISI3MRdGl37vMTyf3OL0yFd7jXpkYsgoiAS4OoQ5p8yO878KqJRrLXEZePIwoDYjAcwfWQ/s1600-h/9998264_gal.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi4-CDQIQLNjJu7JdMrtpV292HiBb29qnAgvwx0QcSku80wFKkKAmi1omg4zEKWLTBKbmHMSISI3MRdGl37vMTyf3OL0yFd7jXpkYsgoiAS4OoQ5p8yO878KqJRrLXEZePIwoDYjAcwfWQ/s320/9998264_gal.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5153691854023121058&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;burdan cinsel çekicilikte gizemin yerine ve mahremiyete önem verdiğini de çıkartabiliriz. 2005 Yılında Loren 24. Uluslararası İstanbul Film Festivalinden Yaşam Boyu Başarı Ödülünü almaya İstanbul&#39;a geldiğinde kendisiyle yapılan bir röportajda Ntv muhabiri Ahmet Yeşiltepe kendisine;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Siz kendinizi sinema sanatçısı olarak mı görüyorsunuz gerçek bir sanatçı olarak mı görüyorsunuz&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gibi bir soru sorarak Türkiye&#39;deki Sophia Loren severlerine &#39;Sophia kaç kurtar kendini.&#39; cümleleri kurdurmuş. Saçlarını başlarını yoldurtmuştur kanımca. Ödül alışı esansında her fırsatta ülkemizi çok beğendiğini ve sevdiğini dile getirmiş ve ödül alırken de ne kadar duygulandığı her halinden belli olmuştur. Kocasının da dediği gibi galiba gerçekten gerek kadından gerek zeki bir kişiden gerekse bir şöhretten önce o bir &#39;insan&#39; dedirttiren tatlı sahnelere sebep vermiştir o gece.  Hayat adına söylediği bir cümle ise;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Hatalar hayatta sahip olduğumuz tüm her şey için ödediğimiz bedellerdir.&quot;&lt;br /&gt;Cümlesiyle yaşantısının derin sokaklarından bize bir kaç sekans sunmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mütevaziliğini ise;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Benim doğuştan iki büyük şansım vardır çok zeki olmam ve yoksul olmam.&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgDoGfVlbwLCDCrlcqo950lcFLuF2I5jwf68ZPZpMlqDKq8m8o8fRlgB9G5Ux48bEtRDJcQWx28RY9l5SPHiHAHz4eH6ZcxXF_dtYPqj_c0bXCXoknMuJsSaljDrA7IjgGhmeU1rBLczTU/s1600-h/sphy1.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgDoGfVlbwLCDCrlcqo950lcFLuF2I5jwf68ZPZpMlqDKq8m8o8fRlgB9G5Ux48bEtRDJcQWx28RY9l5SPHiHAHz4eH6ZcxXF_dtYPqj_c0bXCXoknMuJsSaljDrA7IjgGhmeU1rBLczTU/s320/sphy1.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5153692498268215474&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Bu cümlenin ikinci kısmıyla kanıtlarken birinci kısımda bahsettiği zekaya ise onu birebir tanıyan herkes hakvermektedir. Kendisiyle bir de ortak özelliğimiz vardır. Kendisi tam bir makarna tutkunudur. Buna rağmen güzel fiziğini 2008 Pirelli takviminde -74 yaşında- yer alabilecek sürece koruyabilmesi de bir ayrı ilginçtir. Yemeğe ve ülkesinin yemek kültürüne çok önem veren hatta bir yemek kitabı bile olan Sophia Loren&#39;in sinema dünyasında en beğendiği erkek ise Gregory Peck. Bunu da kendi ağzından;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Gördüğüm en büyüleyici erkeklerden biri.&quot; cümlesiyle destekleyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyu 174 santimetre olan Sophia Loren&#39;in büyüleyici güzellikteki gözlerinin rengi ise sarıya kaçan kahverengidir ve her ne kadar siyah beyaz sinema döneminde pek işine yaramamış da olsa ışığa göre renk değiştirmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanatı adına yeterli bir yazı yazamadığıma inansam da umarım kendisini tanıtmak adına yeterli bir yazı yazabilmişimdir.&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2008/01/romilda-villani-ve-riccardo.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhoUNqxq9L_BGjWBCykWqg0St-jfTESApg2_arqrZ_Si3JNG_cb5DewlA2eaPfRUg4BD-pd_vd6sCedUWCDbF611pXxY_aqyBTe1htoVP-LGJ_bTbVhWtBBqNGOFGyfoNw-yG07WhHopQM/s72-c/9337134_gal.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7244854725559258790.post-2724711130910232276</guid><pubDate>Fri, 04 Jan 2008 15:04:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-10T05:27:58.127-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Sinema</category><title>Ratatouille</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjdiG2j1R_HQdUQTEljWabD_mNMI2DSakDepDGMlXbMyZmw9ti775IPfYgPhhOfY7dTmIIUjmK4cwouTL46DPAWYD2eoLxI1hcOcIWH9ufC-e0TKupbV7b5qoY4-84U6eCiSxom-gNZXwE/s1600-h/1RTT.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjdiG2j1R_HQdUQTEljWabD_mNMI2DSakDepDGMlXbMyZmw9ti775IPfYgPhhOfY7dTmIIUjmK4cwouTL46DPAWYD2eoLxI1hcOcIWH9ufC-e0TKupbV7b5qoY4-84U6eCiSxom-gNZXwE/s200/1RTT.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5151645907696965714&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;-YA HERŞEY GÜZELDE BİR FARE İLE İNSAN NASIL ARKADAŞ OLUR VE İNSANLAR DA O FARENİN YAPTIĞI YEMEĞİ YER FARE BİR PİS HAYVANDIR YA HİÇ BUNU DÜŞÜNMEMİŞLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yeteneklerinizi gelişmeye,hayallerinizin peşinden koşmaya teşvik eden harika bir animasyon ,mutlaka izlenmesi gerek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle film üzerine yazıyım mı yazmıyımmı şeklinde uzun düşüncelerin ardından internette giriştiğim araştırma sonucu bulduğum bu iki yorumu yazmak istedim. Neden derseniz;&lt;br /&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;Animasyon olarak bakıldığında kesinlikle üst seviyelerde bir film olarak raflarda yerini almış olan filmi eleştirel olarak incelemeden iki noktaya değiniyim dedim. Birincisi filmdeki farenin ne kadar başarılı bir şekilde &#39;tatlı&#39; bir hayvan olarak gösterilebildiği. İkincisi ise filmde animasyon içerisinde verilebilecek duyguların bir çoğunun gayet hoş verilmiş olmasıydı. Nedir bunlar; örneğin heyecen, aşk, ihanet, azim vs vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiUxBIBX1KpQW6IL7FZopXZI1XLbRb1Nn8kcaBPSNl0H19XuWKHCxZIvRunGxwMHNGULER8UB9q9YXcdvaLm2mjgosbch-bZkYpv4Bh93kVo4cZ9zR2bVJUdajAERhilNVH5wktFtpqWac/s1600-h/2RTT.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiUxBIBX1KpQW6IL7FZopXZI1XLbRb1Nn8kcaBPSNl0H19XuWKHCxZIvRunGxwMHNGULER8UB9q9YXcdvaLm2mjgosbch-bZkYpv4Bh93kVo4cZ9zR2bVJUdajAERhilNVH5wktFtpqWac/s320/2RTT.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5151646650726307970&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bunlar tabi olayın sıradan yönleri. Eleştirel yönlerine gelirsek insanın aklına yorumlardan ilkinde olduğu gibi ilk etapta &#39;Ya bu fare(iyyy)&#39; gibi bir cümle gelir elbette. Bu filmi kardeşimin isteği üzerine indirdim ve ardından izleyen ben oldum izlemeyen o. Sebebi ise tabi ki kardeşimin ilk etapta farenin yemek yapması ve onu insanların yemesi olgusunu düşünmemesiydi. Düşününce izlemekten vazgeçti. Tabi benim açımdan bu böyle olmasa da, her ne kadar farenin bir tatlılığı olsa da benim için bu herkes için böyle olmak zorunda değildir. Bu şekilde bakıldığında elbette ki gerek mantık sınırlarını gerekse mide sınırlarını zorlayan bir olguyla karşı karşıya kalmaktayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben izledim ve gerek filmin içinde bunu engellemek için düzenlenmiş sahnelerle karşı karşıya kaldım gerek farelerin gerçekten de tiksindirici olabileceğini düşündüm. Sonuçta bir animasyon filmi ve size kalmış kendi yargılarınız. İkinci kısma gelince insanla farenin arkadaşlığı olgusunun filmdeki imkansızlığı ve filmin sonunda mutlu sona ulaşması. Tabi bu mutlu son insanlar fareleri severek olmuyor. Peki bu mümkün müdür? Bence tabi ki değildir. Filme ağzımızdan damlayan süt damlacıklarıyla baktığımızdaysa ikinci yoruma varıyoruz. Peki o nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeteneklerimizi geliştirmek, hayallerimizin peşinden koşmak, kendimizi aşmak vs vs. Evet oks&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjGA7RNz5J6VorwbDKb2vdJOnvWQIjmguVkdMRyMApr0oZR9KdpaDv5B8vutuuZn44KXi3x5uhwuVupNrddMgneYlrIaJU3n3AfrWxza2NQBF32CWa8UnKhKfGKprVrvqyDTGoc4qkmVcg/s1600-h/3RTT.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjGA7RNz5J6VorwbDKb2vdJOnvWQIjmguVkdMRyMApr0oZR9KdpaDv5B8vutuuZn44KXi3x5uhwuVupNrddMgneYlrIaJU3n3AfrWxza2NQBF32CWa8UnKhKfGKprVrvqyDTGoc4qkmVcg/s200/3RTT.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5151646169689970802&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt; sınavları hala Anadolu Lisesi sınavı adı altında yapılsa ve ilkokul sonda girilse çocuklara teşvik edici olarak izlettirilebilirdi bu filmler. Ama imkansızların da bittiği insan beyninin de vardığı noktanın farkına vardığı bir yer vardır diyorum ve gerek eleştirilerime gerekse iltifatlarıma nazaran filmi bence izleyin diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir de yemek tarifi verelim diyorum.Ratatouille aslında bir yemek. Filmin ismini aldığı Fransa&#39;nın Akdeniz kıyılarında bulunan Provence mutfağına ait bir aperatifmiş bu yemek. Araştırmasını da&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://lezize.blogspot.com/2006/08/ratatouille.html&quot;&gt;burdan&lt;/a&gt; yaptım. Bütün sebzeleri közlenerek pişirilen filmin son sahnelerinde de yapılan bir salatadır kendisi.&lt;/span&gt;</description><link>http://hayattanbiryudum.blogspot.com/2008/01/ratatouille.html</link><author>noreply@blogger.com (Leonhart)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjdiG2j1R_HQdUQTEljWabD_mNMI2DSakDepDGMlXbMyZmw9ti775IPfYgPhhOfY7dTmIIUjmK4cwouTL46DPAWYD2eoLxI1hcOcIWH9ufC-e0TKupbV7b5qoY4-84U6eCiSxom-gNZXwE/s72-c/1RTT.JPG" height="72" width="72"/><thr:total>1</thr:total></item></channel></rss>