<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/atom10full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" gd:etag="W/&quot;CEcCSHk5fyp7ImA9WhdQFE0.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922</id><updated>2011-08-15T02:54:29.727-07:00</updated><category term="İğneli Epilasyon Merkezleri" /><category term="bebeklerde demir eksikliği" /><category term="Prezervatif" /><category term="gıdalar" /><category term="Vajinal Vaginal Akıntılar" /><category term="Erkekler İçin Doğum Kontrol" /><category term="Doğum Kontrol" /><category term="TARÇIN" /><category term="bebeklerde sağlıklı beslenme" /><category term="besinlerin taze tüketilmesinin önemi" /><category term="karin agrisi" /><category term="doğum sorunları" /><category term="Menopozda Beslenme" /><category term="cocuk sagligi" /><category term="karbonhidrat" /><category term="Menopoz Tedavisi" /><category term="diş ağrısı" /><category term="menapoz etkileri" /><category term="bebek rahatsızlıkları" /><category term="Vajinalis" /><category term="Difteri" /><category term="rapor domates ile ilgili" /><category term="Kemik Erimesini Engelleyen Besinler" /><category term="Meme Hastalıkları" /><category term="karbonhidratlar" /><category term="ishale iyi gelen yiyecekler" /><category term="akne giderici" /><category term="cinsellik" /><category term="lazer epilasyon merkezleri" /><category term="bebeklerde soğuk algınlığı" /><category term="Ayak Bakımı" /><category term="bitter çikolatanın faydaları" /><category term="hangi besinlerde karbonhidrat vardır" /><category term="Hamileliğe Hazırlanış" /><category term="Erkek Cinselliği" /><category term="gebelik idrar testi" /><category term="cikolatanin faydalari" /><category term="Verem" /><category term="Kızlık Zarı Ağrısı" /><category term="menopoz yan etkileri" /><category term="bakirelik" /><category term="Menapoz Tedavi merkezleri" /><category term="güzel vücut sırları" /><category term="Spermisitler" /><category term="hepatit" /><category term="Diş Beyazlatma" /><category term="el bakım çeşitleri" /><category term="siyah turpun faydaları" /><category term="sinek aşısı" /><category term="sivilce kremi" /><category term="güzel vucut sırları" /><category term="cocuk felci" /><category term="emzirme" /><category term="Gebeliği önleyici haplar" /><category term="Mastürbasyon" /><category term="kürtaş" /><category term="emekleme" /><category term="Vajinoplasti" /><category term="epilasyon zararları" /><category term="Ezogelin Çorbası" /><category term="Doğum kontrol hapı seçimi" /><category term="kansızlığa iyi gelen yiyecekler" /><category term="mide üşütmesi" /><category term="Normal Doğum" /><category term="cilt çatlakları kremleri" /><category term="Vajinit" /><category term="Erken menapoz Tedavileri" /><category term="cinsel sağlığın korunması" /><category term="aşırı kafa terlemesi" /><category term="kansızlığa iyi gelen bitkiler" /><category term="Diş Dolguları" /><category term="Menopoz döneminde" /><category term="karaciğere iyi gelen yiyecekler" /><category term="yaşa göre uyku saatleri" /><category term="Koleston" /><category term="Menopoz" /><category term="Diş Çürükleri" /><category term="karbonhidrat besinler" /><category term="Diş Bakımı" /><category term="üşütme" /><category term="Sezeryan Doğum" /><category term="Kizamik" /><category term="Belsoğukluğu" /><category term="planlı hamilelik" /><category term="Bebeklerde ishal" /><category term="Hamilemiyim ?" /><category term="aşk" /><category term="ilk gece gerdek pozisyonları" /><category term="ilk gece ve gebelikten korunma" /><category term="erken boşalma" /><category term="türkmen çorbaları" /><category term="Bogmaca" /><category term="Orgazm" /><category term="Klamidyoz" /><category term="Aids" /><category term="Tetanoz" /><category term="menapozamı girdim" /><category term="Hamile Kalmadan Önce Yapılması Gerekenler" /><category term="Popo Bakımı" /><category term="interfilite" /><category term="Aile Planlaması" /><category term="Doğum Kontrol Haplarınız Zararları" /><category term="sağlıklı beslenmek" /><category term="mutlu ev" /><category term="jinekolog" /><category term="Sucicegi" /><category term="Oral Kontraseptifler" /><category term="beslenmek için neler yapmalıyız" /><category term="cocuk bakimi" /><category term="Menapoz Tedavi yöntemleri" /><category term="vajina" /><category term="hamilelik problemleri" /><category term="sivilce" /><category term="yorgunluk" /><category term="Erkeklerde Cinsel Soğukluk Bitkisel ilaç" /><category term="Sağlıklı vajina" /><category term="Semiz Otunun Faydaları" /><category term="Gençlik iksiri" /><category term="Sivrisinek" /><category term="kurtaj" /><category term="erkeklerde cinsel güç artırıcı ürünler" /><category term="menapoz kilo problemi" /><category term="menapoz belirtileri" /><category term="Vajina Estetiği nedir" /><category term="kan inceltici bitkiler" /><category term="Vajinit problemleri" /><category term="hormala tedavisi" /><category term="Akne Ve Sivilceler den Kurtulmak" /><category term="Diş Bakımı nasıl yapılır" /><category term="Parazit" /><category term="Kürtaj fiyatları" /><category term="sıyah turpun faydaları balla" /><category term="g noktası" /><category term="cinsel sağlık ürünleri" /><category term="sigara zarar" /><category term="Cinsel Sorunlar" /><category term="Bazal vücut ısısı" /><category term="kakao yağı faydaları" /><category term="lazer epilasyon" /><category term="sağlıklı besleme ile ilgili" /><category term="hamile" /><category term="kılcal damarlar" /><category term="sigarayı bırakma yolları" /><category term="vajina estetiği" /><category term="ria" /><category term="Cilt Çatlaklarından Kurtulma" /><category term="hiv" /><category term="Gebelik önlemek" /><category term="condomsuz ilişki" /><category term="kabızlığa iyi gelen besinler" /><category term="kan sulandıran bitkiler" /><category term="şifalı bitkiler" /><category term="Kalp Yetmezliği" /><category term="kan sulandırıcı besinler" /><category term="Kadınlarda Mastürbasyon" /><category term="Eyeliner nasıl sürülür" /><category term="sağlıklı uyku" /><category term="sigara zararları" /><category term="jinekolok" /><category term="Bayanlarda Cilt Problemi" /><category term="Kuş ve Domuz Gribi" /><category term="Mavi Işıklı Lazer Epilasyon" /><category term="gebe" /><category term="Cilt Güzelleştirici Yiyecekler" /><category term="anemi nedir" /><category term="çürük diş ağrısı" /><category term="ZATER" /><category term="Trikomonas" /><category term="Cinsel ilişki" /><category term="Demir Eksikliği Tedavisi" /><category term="karaciğere iyi gelen bitkiler" /><category term="ilk gece anıları" /><category term="kemik erimesi nedir" /><category term="Erkek Sağlığı" /><category term="Bebeklerde Diş Çıkma Dönemi" /><category term="islamda cinsellik" /><category term="kisirlik" /><category term="Bebek Ölümleri" /><category term="menapoz sorunu" /><category term="Sağlıklı vajina nasıl olmalıdır" /><category term="avon" /><category term="Vajinit nedir" /><category term="Gebelik" /><category term="Ayak Bakımı Nasıl Yapılmalıdır" /><category term="Çiftler için Mastürbasyon" /><category term="el bakımı önerileri" /><category term="hangi besinlerde yağ bulunur" /><category term="nezle" /><category term="sigaranın zararları" /><category term="kalp büyümesi ne demek" /><category term="Domuz Gribi Sebepleri Neler" /><category term="besin grupları" /><category term="Cinsel Hastalıklar" /><category term="Doğum kontrol hapı kilo aldırır mı" /><category term="kafa terlemesi" /><category term="Andropoz" /><category term="menopoz rahatsızlıkları" /><category term="besinlerin taze olarak tüketilmesinin önemi" /><category term="zencefil" /><category term="Baş Ağrısının Nedenleri" /><category term="ilk gece sex denemesi" /><category term="sevişme" /><category term="çikolata faydaları" /><category term="doymuş yağların zararları" /><category term="uykuda terlemek" /><category term="rahim içi halka" /><category term="gençlendiric kremler" /><category term="Vücut Güzelliği" /><category term="Adet Görme" /><category term="Genital Herpes" /><category term="lifli gıdalar listesi" /><category term="Spiral Kullanıyorum" /><category term="Kadınlarda Mastürbasyon hataları" /><category term="hamile kalmak" /><category term="karaciğere iyi gelen besinler" /><category term="Kalp Hastalıkları Riski" /><category term="menopoz nedir" /><category term="östrojen hormonu" /><category term="ishale iyi gelen bitki" /><category term="süpriz hamilelik.condom" /><category term="iktidarsızlık" /><category term="yeşil çayı" /><category term="salıklı besleme" /><category term="islamda ilk gece" /><category term="hangi besinlerde bulunur" /><category term="KEKİK" /><category term="Bebeklerde Gaz Sancıları" /><category term="dış gebelik" /><category term="su maymunu zararlari" /><category term="Gebelik Testi" /><category term="Eyeliner Kullanımı" /><category term="ezogelin" /><category term="kızlık zarı hasarları" /><category term="Yumurtladığı mı nasıl anlayacağım?" /><category term="Genç Kalma Kremleri" /><category term="Horlama Sorunu" /><category term="Yenidoğan Bebeklerde Soğuk Algınlığı" /><category term="Bebeklerde Öksürük" /><category term="domateslerin kütleleri" /><category term="hangi besinlerde karbonhidrat bulunur" /><category term="cinsel yaşam" /><category term="ilk gece pozisyonları" /><category term="Hib" /><category term="eyeliner" /><category term="Frengi" /><category term="İshal" /><category term="Bebeklerde Demir Eksikliği Ve önleme yolları" /><category term="karbonhidrat bulunan besinler" /><category term="menapoz tedavisi" /><category term="Ağız kokusunun Nedenleri" /><category term="gerdek" /><category term="basura iyi gelen yiyecekler" /><category term="sifali bitkiler" /><category term="ilk gece videoları" /><category term="kansızlık" /><category term="ilk gece korkusu" /><category term="Bebeklerde Hastalık" /><category term="check-up" /><category term="sigara zararlımı" /><category term="yaraların iyileşmemesi" /><category term="kızlık zarı diktirme" /><category term="menapoz" /><category term="Pratik Sağlık Bilgileri" /><category term="Parmak ve Boyun Çıtlatmak Zararlımıdır" /><category term="gebelik sonlandırma" /><category term="Zührevi Hastalıklar" /><category term="kaşıntıya iyi gelen bitkiler" /><category term="Kondilom" /><category term="sağlık port" /><category term="kansızlığa iyi gelen şeyler" /><category term="kolostrol" /><category term="anemi" /><category term="Vajina Estetiği fiyatları" /><category term="Popo Bakımı ipuçları" /><category term="Hepatit A" /><category term="karbonhidratlar nelerdir" /><category term="gaz sancısı giderme" /><category term="vajen kasları" /><category term="c vitamini" /><category term="kabızlığa iyi gelen yiyecekler" /><category term="Doğum kontrol hapları tüylenme sorunu" /><category term="sıgara zararı" /><category term="Menopozda Beslenme ürünleri" /><category term="Hepatit B" /><category term="Gebe olabilirmiyim ?" /><category term="buyume" /><category term="böbrek taşına iyi gelen bitkiler" /><category term="Dişim Ağrıyor" /><category term="Doğum Kontrol Yöntemleri Yolları" /><category term="Jinekolojik Muayene İşlemi" /><category term="kadın hastalıkla" /><category term="Enfeksiyonlara" /><category term="Genital Siğil" /><category term="demir besinleri" /><category term="Doğum kontrol hapları kilo sorunu" /><category term="Hemen Gebe Olmak" /><category term="güzel Popo" /><category term="Prostat" /><category term="besin maddelerinin insanlar için önemi" /><category term="vajinal enfeksiyon hastalıkları" /><category term="Erken menapoz" /><category term="grip" /><category term="Spiral" /><category term="turp bitki" /><category term="demir eksikliği ilaçları" /><category term="ateşli geceler" /><category term="Kabakulak" /><category term="içinde yağ bulunan besinler" /><category term="çift çizgi" /><category term="Kadınlarda İlişkiye Girememe" /><category term="cinsel soğukluk" /><category term="Vajina Estetiği Yaptırıcam" /><category term="iğneli epilasyon" /><category term="kakao faydaları" /><category term="siyah turp ve faydaları" /><category term="md formulation" /><category term="Kadın" /><category term="güvenli ilişki" /><category term="sevişmek" /><category term="Sifiliz" /><category term="beslenme" /><category term="ilk Gece" /><category term="diyabete iyi gelen bitkiler" /><category term="çikolatanın faydaları" /><category term="akne" /><category term="kan sulandırıcı bitkiler" /><category term="Sertleşme Sorunu" /><category term="menapozda kilo" /><category term="Bebeklerde Ağrı ve Huzursuzluk" /><category term="Bayanlarda Cilt Problemi Bitkisel ilaç" /><category term="yeşil çayı faydaları" /><category term="yaşa göre uyku" /><category term="su maymunu" /><category term="karaciğer dostu şifalı bitkiler" /><category term="Diş Çürük tedavisi" /><category term="kansızlığa iyi gelen besinler" /><category term="Vajinal Enfeksiyon" /><category term="kök hücre tedavisi ile menapoz" /><category term="Mastürbasyon problemleri" /><category term="Kadınlarda Mastürbasyon şekilleri" /><category term="Tüp Bebek" /><category term="domates ile ilgili rapor" /><category term="sigara ve alkolü bırakmanın yolları" /><category term="uyku açıcı şeyler" /><category term="Kızlık Zarı" /><category term="Kadınlarda Mastürbasyon teknikleri" /><category term="dolgu fiyatları" /><category term="Ağız Kokusunu Giderme" /><category term="gece kafa terlemesi" /><category term="El Bakımı Nasıl Yapılmalıdır" /><category term="su maymunlarının zararları" /><category term="Genore" /><category term="iştahsızlık" /><category term="Doğum Kontrol Hapları" /><category term="sağlıklı beslenmek için ne yapmalıyız" /><category term="Afrodizyak Besinler Bitkiler" /><category term="bebeklerde gaz alma" /><category term="Hymen" /><category term="hangi besinler yağ içerir" /><category term="karbonhidratlar hangi besinlerde bulunur" /><category term="Hamilelik" /><category term="çikolatanın sahip olduğu enerji" /><category term="ilk gece erkek" /><category term="nikotinin zararları" /><category term="öksürük" /><category term="dengeli" /><category term="Cinsel Pozisyonlar" /><category term="sigarayı bırakmanın yolları" /><category term="siyah çikolatanın faydaları" /><category term="ağız kokusu tedavi" /><category term="Doğum kontrol hapı kilo aldırır" /><category term="doğum sancıları" /><category term="Sıtma Gibi Aşılar" /><category term="cinsel" /><category term="Vajinismus" /><category term="C Vitamininin Yararları" /><category term="faranjit" /><category term="kanı sulandıran bitkiler" /><category term="bebeklerde diş kaşıntısı" /><category term="Menapoz Geciktirme Yöntemleri" /><category term="Doğum Kontrol Hapları Yan Etkileri" /><category term="Erken Boşalmak" /><category term="çikolatanın sahip oldugu enerji" /><category term="menapozda kilo almamak için" /><category term="Domatesli Makarna Yapımı" /><category term="vücut gösterisi" /><category term="Ergenlik Çağı" /><category term="menopoz testi" /><category term="düşük çocuk düşürmekadın hastalığı" /><category term="kansere iyi gelen bitkiler" /><category term="kafanın terlemesi" /><category term="Doğum kontrol haplarının etki süresi" /><category term="Yeşil Çayı ile Güzellik Sırları" /><category term="kurtas" /><category term="sigara ve alkolü bırakma yolları" /><category term="Gebeliği önleyici iğneler" /><category term="hangi besinlerde yağ vardır" /><category term="Vajinit hastalıkları" /><category term="Bebeklerde Soguk Alginligi" /><category term="menopoz tedavisi yapılacaklar" /><category term="çocuğum olmuyor" /><category term="Kürtaj" /><category term="sivilce problemi" /><category term="Diş Ağrısı Tedavisi" /><category term="doğum kontrol yöntemleri" /><category term="Türkmen Tarhana Çorbası" /><category term="vajina enfeksiyon" /><category term="cilt çatlaklarını giderme" /><category term="ağız kokusu ilaçları" /><category term="saç dökülmesine iyi gelen bitkiler" /><category term="hamilelik evresi" /><category term="lifli gıdalar nelerdir" /><category term="Kızlık Zarı Tamir" /><category term="Cinsel Sağlık" /><category term="Cilt Güzelleştirici vitaminler" /><category term="Diş Beyazlatma maliyeti" /><category term="demirli yemekler" /><category term="katarakt nedenleri" /><category term="Kizamikcik" /><category term="saç dökülmesine iyi gelen şeyler" /><category term="ilk gece video" /><category term="menopoz belirtileri" /><category term="Koleston Elegan Kahve" /><category term="kakaonun faydaları" /><category term="chantix fiyat" /><title>Sağlık Port</title><subtitle type="html">Kadın Sağlığı,Çocuk Sağlığı,Estetik ve Estetik Cerrahi,
Ağız,Diş Sağlığı ve Bakımı,Diyet,Sağlıklı Beslenme,  
Güzellik,Bakım Önerileri,yemek tarifleri</subtitle><link rel="http://schemas.google.com/g/2005#feed" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/posts/default" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/" /><link rel="next" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false&amp;v=2" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><generator version="7.00" uri="http://www.blogger.com">Blogger</generator><openSearch:totalResults>133</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/atom+xml" href="http://feeds.feedburner.com/SaglikPort" /><feedburner:info uri="saglikport" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><entry gd:etag="W/&quot;CE8MRHozcSp7ImA9WhZUEEk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-3854063474795516215</id><published>2011-06-02T12:25:00.000-07:00</published><updated>2011-06-02T12:28:05.489-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-06-02T12:28:05.489-07:00</app:edited><title>Kendinizi evinizde hissetmeyeceksinizşahinnparadiseseoyarışması</title><content type="html">Kendinizi evinizde hissetmeyeceksinizşahinnparadiseseoyarışması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tam gaz devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.gunedair.com/genel/kendinizievinizdehissetmeyeceksinizsahinnparadiseseoyarismasi.html"&gt;Kendinizievinizdehissetmeyeceksinizşahinnparadiseseoyarışması&lt;/a&gt; desteklediğimiz türden seo araçlarındandır.Şah inn Paradise'yı bu durumtan mütevellit kutluyoruz.Tesettürlü tatil yapacaklar için güzel bir yer.Alternatif tatil mekanları olarkta şah inn paradise'yi kullanabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-3854063474795516215?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/q6OxRpkag2Q" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/3854063474795516215/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2011/06/kendinizi-evinizde-hissetmeyeceksinizsa.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/3854063474795516215?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/3854063474795516215?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/q6OxRpkag2Q/kendinizi-evinizde-hissetmeyeceksinizsa.html" title="Kendinizi evinizde hissetmeyeceksinizşahinnparadiseseoyarışması" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2011/06/kendinizi-evinizde-hissetmeyeceksinizsa.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUIDSXg9cSp7ImA9WxJQEUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-2584180358229434458</id><published>2009-05-24T02:32:00.003-07:00</published><updated>2009-05-24T02:32:58.669-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-05-24T02:32:58.669-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkekler İçin Doğum Kontrol" /><title>Erkekler İçin Doğum Kontrol</title><content type="html">Erkekler için geliştirilen doğum kontrol iğnesinin çok etkili olduğu belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daily Mail gazetesinin haberine göre, 1000 kadar erkek üzerinde yapılan araştırmada, iki yıllık süre içinde iğneyi kullanan her 100 erkekten sadece biri eşinin, gebe kalmasına yol açtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir doğum kontrol yönteminin yüzde 100 etkili olmadığını hatırlatan araştırmacılar bunun çok başarılı bir sonuç olduğunu belirttiler. Testosteron iğnesi, kısırlık sorunu olmayan ve daha önceki yıllarda çocuk sahibi olmuş 20-45 yaş arası Çinli erkeklerde denendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu erkeklerin 18-38 yaş arasındaki eşlerinin de herhangi bir kısırlık problemi bulunmadığı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum Kontrol Hapları İle İlgili Bilinen 10 Yanlış Nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pekin'deki Ulusal Aile Planlaması Araştırma merkezinin araştırmasında, yöntemin yan etkisinin bulunmadığı ve sperm sayısının iğneyi bıraktıktan 4 ila 6 ay sonra eski haline geldiği belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylık 500 miligram verilen testosteron iğnesi, FSH ve LH olarak bilinen düzenleyici beyin kimyasalının seviyesini azaltıyor. Bu da sperm üretimini engelliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Testosteron temelli doğum kontrol yönteminin etkisiyle ilgili araştırma, "Journal of Clinical Endocrinology and Metabolism"in gelecek ayki sayısında yayımlanacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-2584180358229434458?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/_zQt-P9yDX4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/2584180358229434458/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/05/erkekler-icin-dogum-kontrol.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/2584180358229434458?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/2584180358229434458?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/_zQt-P9yDX4/erkekler-icin-dogum-kontrol.html" title="Erkekler İçin Doğum Kontrol" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/05/erkekler-icin-dogum-kontrol.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUIHR3o6eyp7ImA9WxJQEUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-24754606456709111</id><published>2009-05-24T02:32:00.001-07:00</published><updated>2009-05-24T02:32:16.413-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-05-24T02:32:16.413-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Baş Ağrısının Nedenleri" /><title>Baş Ağrısının Nedenleri</title><content type="html">Baş ağrıları, sinir bozucu derecede şiddetli ya da önemsenmeyecek kadar hafif olabilir. Fakat şiddeti ne olursa olsun sürekli ya da sık sık baş ağrısı çeken insanlar bundan önemli derecede etkilenir. Bu ağrı kişilerin hayattan aldıkları zevki azaltır, günlük yaşamlarının olumsuz bir yönde ilerlemesine sebep olur.&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Baş Ağrısının Nedenleri&lt;/h2&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-24754606456709111?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/1kLhEyypZUo" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/24754606456709111/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/05/bas-agrsnn-nedenleri.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/24754606456709111?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/24754606456709111?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/1kLhEyypZUo/bas-agrsnn-nedenleri.html" title="Baş Ağrısının Nedenleri" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/05/bas-agrsnn-nedenleri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUIESHs5eip7ImA9WxJQEUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-481731223000346415</id><published>2009-05-24T02:31:00.001-07:00</published><updated>2009-05-24T02:31:49.522-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-05-24T02:31:49.522-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Domuz Gribi Sebepleri Neler" /><title>TEHLİKELİ AMA ÖLÜME YOL AÇMA ORANI DÜŞÜK</title><content type="html">-TEHLİKELİ AMA ÖLÜME YOL AÇMA ORANI DÜŞÜK-&lt;br /&gt;-Domuz gribi öldürücü bir hastalık mıdır?: Domuz grip virüsünün insanlarda yaptığı hastalık öldürücü olmakla beraber olayın sevindirici tarafı hastalığın ölümlere yol açma oranının çok yüksek olmamasıdır. Domuz gribi son iki ay içinde 8 binden fazla insanda görülmüş, bunların 70 kadarı ölmüştür. Buna göre domuz gribinin insanlarda ölüme yol açma oranı yüzde birin de altındadır. Bu virüsün domuzlarda da ölüme yol açma oranı da yüzde 1-4 arasında değişmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Nasıl teşhis edilir?: İnfluenza A virüsünün teşhisi solunum yolları salgılarında virüsün gösterilmesiyle olur. Hastanın kanında grip virüslerine karşı oluşmuş antikorların ölçülmesiyle de teşhise varılabilir.&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Domuz Gribi Sebepleri Neler ?&lt;/h2&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-481731223000346415?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/7ONOBsxzzro" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/481731223000346415/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/05/tehlikeli-ama-olume-yol-acma-orani.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/481731223000346415?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/481731223000346415?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/7ONOBsxzzro/tehlikeli-ama-olume-yol-acma-orani.html" title="TEHLİKELİ AMA ÖLÜME YOL AÇMA ORANI DÜŞÜK" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/05/tehlikeli-ama-olume-yol-acma-orani.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUMDRns-eip7ImA9WxJQEUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-6631943356949720136</id><published>2009-05-24T02:30:00.000-07:00</published><updated>2009-05-24T02:31:17.552-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-05-24T02:31:17.552-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Ağız kokusunun Nedenleri" /><title>Ağız kokusunun Nedenleri</title><content type="html">Sigara diş tedavinizi de geciktirir&lt;br /&gt;Sigara içmek ağız bölgesinde gelişen yara ve cerrahi işlemlerin iyileşme sürecini negatif yönde etkilemektedir. Bu nedenle diş hekimleri her türlü cerrahi işlem sonrası hastalarına, yara iyileşmesi tamamlanıncaya kadar sigara içmemesini tavsiye eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız konusu sigara içmenin en kötü etkilerinden biri&lt;br /&gt;Sigara içmek, halitozis denilen kötü ağız kokusuna neden olur. Sigara içen kişilerde ağız içi kimya bozulur, diş bakteri plağı gelişimi artar ve zamanla dişeti problemleri, tat duyusunda azalma ve sonuçta bağışıklığın düşmesi ile ağızda iltihap odakları oluşur. Nikotin bütün tütün ürünleri içinde en yaygın bilinenidir. Etkilerinden birinin de tükürük miktarını azaltması olduğu bilinmektedir. Tükürük miktarının azalması ağız kuruluğu, bakteri plak oluşumu ve buna bağlı ağız kokusunu tetikler.&lt;h2&gt;Ağız kokusunun Nedenleri&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;Kanserin öncüsü Lökoplaki en çok sigara içenlerde görülüyor&lt;br /&gt;Sigaranın ağızda neden olduğu en önemli hastalıklardan biri de “lökoplaki”dir. Yani beyaz damak… önemlidir çünkü kanserin öncüsü olabilir. Hastalığın belirtileri tükürük kanal çıkışlarında, yanak içlerinde, damakta, dişetlerinde, dilde, boğaz duvarında ve bazen de gırtlakta beyaz ya da mavimsi beyaz kalınlaşmalar şeklinde tarif edilebilir. Zaman zaman bu kalınlıklar sert ya da kabuklu olabilir. Hastalığın asıl nedeni bilinmese de en çok sigara içenlerde rastlanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-6631943356949720136?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/XYBQwu-j-3c" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/6631943356949720136/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/05/agz-kokusunun-nedenleri.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/6631943356949720136?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/6631943356949720136?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/XYBQwu-j-3c/agz-kokusunun-nedenleri.html" title="Ağız kokusunun Nedenleri" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/05/agz-kokusunun-nedenleri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEYFSHY4eCp7ImA9WxJRE08.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-7671843765859784706</id><published>2009-05-14T11:35:00.001-07:00</published><updated>2009-05-14T11:35:19.830-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-05-14T11:35:19.830-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Gençlik iksiri" /><title>Gençlik iksiri</title><content type="html">Protect &amp; Perfect Intense güzellik kremi, Man- chester Üniversitesi’ndeki testlerden sonra etkisi bilimsel olarak kanıtlanan dünyanın ilk antia-ging kremi oldu. Krem, fibrillin isimli maddenin üretimini artırarak cildin genç kalmasını sağlıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk olarak 2003’te piyasaya sürülen Protect &amp; Perfect güzellik kremi, İngiliz bilim adamı Steward Long tarafından büyük bir gizlilikle geliştirilmişti. Piyasaya çıktığı ilk günde mağazanın 2 haftalık stoğu yoğun talep üzerine anında tükendi ve 9 ay içinde 6 milyon krem satıldı. Bunun ardından çalışmalarına devam eden Steward Long, Protect &amp; Perfect Intense’i geliştirdi. 18 ay önce Refine and Rewind ismiyle satışa sulunan ürünün cildi sıkılaştırma ve kırışıklıkları gidermede diğer nemlediricilere oranla 2 kat daha etkili olduğu öne sürülüyordu. Ancak 30 ml’si 20 sterline satılan kremin üreticisi Boots, bunu bilimsel olarak kanıtlamaya karar verdi. Manchester Üniversitesi’nin bağımsız bilim adamları tarafından yürütülen ve British Dermatology dergisinde yayınlanan araştırmalarda krem 1 yıl boyunca 60 gönüllü üzerinde denendi. Testler, Protect &amp; Perfect Intense’i kullananların yüzde 70’inin kırışıklıklarında önemli oranda azalma görüldüğünü ve cildin canlandığını ortaya koydu. Uzmanlardan da onay alan krem, içerdiği vitamin, protein, bitki özleri ve antioksidanlar sayesinde cildin sıkı ve gergin kalmasını sağlayan ancak güneş ve yaşlanmanın etkisiyle giderek azalan “fibrillin” isimli bir maddenin üretimini artırıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-7671843765859784706?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/lQNMjDMFMVo" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/7671843765859784706/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/05/genclik-iksiri.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/7671843765859784706?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/7671843765859784706?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/lQNMjDMFMVo/genclik-iksiri.html" title="Gençlik iksiri" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/05/genclik-iksiri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEYERHY4fCp7ImA9WxJRE08.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-3146612404212872807</id><published>2009-05-14T11:34:00.000-07:00</published><updated>2009-05-14T11:35:05.834-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-05-14T11:35:05.834-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kalp Hastalıkları Riski" /><title>Kalp Hastalıkları Riski</title><content type="html">Kalp hastalıkları, kanser ve inmeden sonra ölüm riski taşıyan dördüncü hastalık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alzheimer Derneği Mersin Şube Başkanı Selami Gedik, günümüzde yaşlılarda kalp hastalıkları, kanser ve inmeden sonra ölüm riski taşıyan dördüncü hastalığın "Alzheimer' olduğunu belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alzheimer hastalığında en önemli görevin hasta yakınlarına düştüğünü söyleyen Alzheimer Derneği Mersin Şube Başkanı Selami Gedik, "Başlangıçta bir hastanız varken zamanla iki hastanız oluyor. Hasta ve ona bakmakla yükümlü hasta yakını. Hasta yakınlarının hastalığın niteliğini, belirtilerini, ortaya çıkabilecek sorunları ve bunlarla başa çıkma yollarını iyi anlamaları, hem kendi ruh sağlıkları ve mutlulukları, hem de hastanın bakımını en iyi şekilde yapabilmeleri için çok önemli" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"HASTALIĞIN MALİYETİ OLDUKÇA YÜKSEK"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selami Gedik, "Günümüzde yaşlılarda kalp hastalıkları, kanser ve inmeden sonra en sık karşılaşılan dördüncü hastalık olan Alzheimer hastalığının mali portresi de ülke bütçelerini derinden etkileyecek büyüklüktedir. 2050 yılında dünyadaki yaşlı insanların sayısının çocukların sayısını aşacağını düşünürsek, bundan tek sonuç çıkarabiliriz: Alzheimer önümüzdeki yıllarda gündemimizi daha da çok meşgul edecek" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"BUNAMA KADER DEĞİLDİR"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tehlike sinyalleri veren Alzheimer hastalığını, durduran ya da geri döndüren bir tedavi şekli bulunmasa da, hastalığın belirtilerini belli ölçülerde gidererek, hem hastanın hem de yakınlarının yaşam kalitesini mevcut artırabilecek tedavi yöntemlerinin mevcut olduğunu ifade eden Gedik, "Bunama yaşlılığın kaderi değildir. Bunu bir mesaj olarak hasta ve hasta yakınlarına vererek hayatlarını kolaylaştırmaya çalışıyoruz" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"PAYLAŞTIKÇA YÜK AZALIR"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalığın toplumda daha iyi tanınması, bakım desteğinin sağlanması ve bu konudaki bilimsel çalışmaların artırılması için çaba gösterdiklerini söyleyen Gedik, "Özellikle hasta yakınlarıyla sürekli diyalog içerisinde olup, bilgi ve deneyim paylaşımını sağlıyoruz" dedi. Alzheimer hasta ve hasta yakınları ile uzmanlar arsında bir köprü oluşturmak amacıyla düzenli olarak aylık eğitim toplantıları düzenlediklerini belirten Gedik, "Alzheimer hastalığının paylaştıkça yükü azalacak" dedi.(habertürk)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-3146612404212872807?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/bDco9z8w9IY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/3146612404212872807/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/05/kalp-hastalklar-riski.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/3146612404212872807?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/3146612404212872807?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/bDco9z8w9IY/kalp-hastalklar-riski.html" title="Kalp Hastalıkları Riski" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/05/kalp-hastalklar-riski.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEcMSH84fSp7ImA9WxJRE08.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-147575427487564898</id><published>2009-05-14T11:32:00.000-07:00</published><updated>2009-05-14T11:34:49.135-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-05-14T11:34:49.135-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kuş ve Domuz Gribi" /><title>Kuş ve Domuz Gribi</title><content type="html">Kuş ve domuz gribi genetik olarak birleşirse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Londra'daki Queen Mary Koleji'nden virüs uzmanı John Oxford, H1N1 domuz gribi ve H5N1 kuş gribi virüslerinin bir kişiye aynı anda bulaşması halinde, bu virüslerin gen alışverişinde bulunabileceklerini ve çok tehlikeli, insandan insana bulaşabilen yeni bir virüsün ortaya çıkabileceğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oxford, önemsizden önemliye artan şekilde numaralandığında, mevsimsel grip 3, domuz gribi 5, kuş gribi 6'ncı olurken, domuz ve kuş griplerinin birleşmesiyle ortaya çıkacak virüsün önem derecesinin en az 7 olacağını vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutasyon olası ama endişeye gerek yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak Fransız uzman Bruno Lina, durumun abartılmamasından yana olduğunu belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuş ve domuz griplerinin birleşerek yeni bir virüsün ortaya çıkmasının mümkün olduğunu söyleyen Lina, ancak 6 yıldır laboratuvarda bile kuş gribi ve insandaki grip virüsünden başka bir virüs meydana getirmeyi başaramadıklarını, bu virüslerin "bir araya gelmek istemediklerini" söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre, 2003'ten bu yana H5N1 virüsünün neden olduğu kuş gribi nedeniyle dünya genelinde 250'den fazla kişi öldü. İnsana bulaşması zor olsa da kuş gribi virüsü genellikle öldürücü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;H1N1 virüsünün neden olduğu domuz gribi ise insandan insana kolayca geçebiliyor ancak bu virüsten ölüm oranı nispeten düşük.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-147575427487564898?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/5p_ICFDKCqM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/147575427487564898/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/05/kus-ve-domuz-gribi.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/147575427487564898?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/147575427487564898?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/5p_ICFDKCqM/kus-ve-domuz-gribi.html" title="Kuş ve Domuz Gribi" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/05/kus-ve-domuz-gribi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DE8CRnY6cCp7ImA9WxVWFUU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-1714920104600610887</id><published>2009-02-25T10:34:00.001-08:00</published><updated>2009-02-25T10:34:27.818-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-25T10:34:27.818-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bebeklerde gaz alma" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="gaz sancısı giderme" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Bebeklerde Gaz Sancıları" /><title>Bebeklerde Gaz Sancıları</title><content type="html">Gaz sancıları; bebeklerin çoğunda görülen, zarar verici olmayan, belli bir süre ile sınırlı fizyolojik bir olaydır. Öncelikle bebeğin gaz sancısı dışındaki herhangi bir sebepten dolayı ağlamadığını tespit etmemiz gereklidir.&lt;br /&gt;Bunlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Açlık&lt;br /&gt;*Diş çıkarma&lt;br /&gt;*Kulak ağrısı&lt;br /&gt;*İshal&lt;br /&gt;*Başka sebeplerle oluşan barsak spazmları&lt;br /&gt;*İdrar yolu enfeksiyonları&lt;br /&gt;*Popo (anüs) çevresindeki yara ve çatlaklar&lt;br /&gt;*Pişik&lt;br /&gt;*Pamukçuk&lt;br /&gt;*Gizli veya belirgin fıtıklar&lt;br /&gt;*Ağız ve dişeti sorunları&lt;br /&gt;*Vücudun herhangi bir yerindeki kırıklar&lt;br /&gt;*Bazı sinirsel hastalıklara eşlik eden ağlama tipleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları ayırt etmek için mutlaka çocuk hekiminize danışmanız gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En çok karıştığı durum olan açlıktan ağlayıp ağlamadığını saptamak kolaydır. Anne sütünü verdiğinizde susuyorsa sebep açlıktır. Yok eğer susmuyorsa her ağladığında inatla anne sütü veya mama veriliyorsa, sırf bu yüzden gaz sancısı daha da artabilir. Sık ve düzensiz beslenen çocukların gaz sancıları daha da artabilir. Hele erken dönemde başlanan ek gıdalar bu tabloyu iyice kötüleştirebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeklere şekerli su verilmesi, emziklerin bala veya pekmeze batırılarak verilmesi, çok erken aylarda nişastalı gıdalara başlanması, meyve ve meyve sularının gereğinden çok verilmesi veya meyvelerin olgunlaşmamış olması da gazı artırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gereğinden fazla su içirilen veya tam tersi yeterince su verilmeyen bebeklerde de gaz fazla olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun süre açıkta kalan yiyecekler (özellikle süt ve sütlü yiyecekler), iyi temizlenmemiş şişe-kaşık ve emzikler, uzun süre kapağı kapatılmamış şuruplar (vitaminler, antibiyotikler, ateş düşürücü-ağrı kesiciler) de basit mikrobik kirlenmeler nedeniyle gaz yapabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altının uzun süre ıslak bırakılması, bulunduğu ortamın aşırı sıcak veya soğuk olması, uzun süre aynı konumda yatırılması da gazı artırabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin kundaklanması, hareket kabiliyetini sınırlayan kuşaklarla sarılması da gazı artırabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annenin beslenmesinin gaz oluşumundaki rolü sanıldığı kadar belirgin değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne ve babanın sakin, hoşgörülü ve sevecen olması çok önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazlı Bebeklerde Neler Yapılabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Anne ve babanın sakin olması, bebeğe şefkatle ve güvenle yaklaşması&lt;br /&gt;*Aşırı sıcak veya soğuk ortam oluşturulmamalı,&lt;br /&gt;*Dar ve sıkıcı veya üst üste giysiler giydirilmemeli,&lt;br /&gt;*Besinler hazırlanırken hijyen (temizlik) kurallarına uyulmalı,&lt;br /&gt;*Bebekler hep aynı pozisyonda yatırılmamalı, yan olarak veya karın üstü yatırılmalı (karın üstü yatırılırken bir kişinin bebeğin yanından ayrılmaması gerekiyor),&lt;br /&gt;*Karnına ve ayaklarına ılık bezler konulmalı,&lt;br /&gt;*Her beslenmeden sonra en az yarım saat ve en az iki kere "Gark" edene kadar gazı çıkartılmalı,&lt;br /&gt;*Bebeğe okşayarak ve severek güzel sözler söylenmeli,&lt;br /&gt;*Sinirsiz olduğu bir zamanda bebeğe uygun masaj yapılmalı,&lt;br /&gt;*Gereğinden fazla emdirilmemeli, gereksiz yere ek besinler verilmemeli,&lt;br /&gt;*Rezene çayı ve anason verilebilir.&lt;br /&gt;*Doktorunuza görünmeli ve onun önerilerine uymalısınız.a, antikor denilen sıvısal maddelerin çocuklara hazır olarak dışardan sunulması, kısa süren bir koruma sağlamasına karşın hastalıklardan korunmada önemli bir yer tutar. Bu antikorlar, anneden çocuğuna rahim içindeyken kan yoluyla geçebildiği gibi anne sütüyle de aktarılabilmektedir. Buna "pasif doğal" bağışıklık adı verilir. Süt verme süresince ve doğum sonrasında 4-6 ay süreyle süt çocuğunu bir çok hastalığa karşı korur. Bir de "pasif edinsel" bağışıklık mevcuttur. Yine bir süre için etkili olan bu immun yanıt, piyasada satılan çeşitli "gamma globulinler" ile sağlanır. Gamma globulin preparatları insanlardan, hayvanlardan ya da genetik teknolojilerle elde edilen tekli veya çoklu antikor karışımlarıdır. Yeri geldikçe her bir öge ayrıntılarıyla ele alınacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-1714920104600610887?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/BnjH_FmndQE" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/1714920104600610887/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-gaz-sanclar.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/1714920104600610887?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/1714920104600610887?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/BnjH_FmndQE/bebeklerde-gaz-sanclar.html" title="Bebeklerde Gaz Sancıları" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-gaz-sanclar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DE8FRng7eCp7ImA9WxVWFUU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-7292320163729567547</id><published>2009-02-25T10:33:00.001-08:00</published><updated>2009-02-25T10:33:37.600-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-25T10:33:37.600-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sağlık port" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sıtma Gibi Aşılar" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sivrisinek" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sinek aşısı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Parazit" /><title>Sivrisinek,Parazit,Sıtma Gibi Aşılar</title><content type="html">Hayvanların parazitlere karşı aşılanmalarıyla elde edilen başarılı sonuçlar, insanlarda da anti parazit aşıların kullanımı konusunda cesaret uyandırmıştır. Araştırmalardan elde edilen ilk sonuçlar oldukça sevindiricidir. Sistosoma, tatlı su sivrisinekleriyle bulaştırılan, tedavisi için herhangi bir ilaç olmadığı için aşıyla korunmanın önemli olduğu aşikar olan bir parazittir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvan deneylerinde yüz güldürücü sonuçlar alınmıştır. Ancak insanlarda kullanılabilecek bir aşı henüz geliştirilememiştir. Bu konuda çalışmalar devam etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tripanosoma, uyku hastalığına neden olan parazittir. Amerika ve Afrika kıtasında görülen hastalığın farklı iki tipi için ayrı aşı geliştirilmesi çabaları halen sürmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıtma, plazmodyum adı verilen parazitin yolaçtığı ciddi bir hastalıktır. Ülkemizde özellikle Çukurova Bölgesinde halen sıkça görülmektedir. Sivrisineklerle insandan insana bulaştırılır, hastalığın kontrol altına alınması için tüm dünyada sürdürülen gayretler henüz istenilen ölçüde başarılı değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yıl Afrika'da 1 milyon çocuk sıtma nedeniyle ölmektedir. Bu hastalığa karşı doğal bağışıklık yavaş geliştiği için sıtma atakları yıllarca devam eder. Sağ kalanlarda 10 yıl gibi bir süre içinde hastalık gerileyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Moreno ve Patarroyo 1989 yılında, sıtmaya karşı geliştirdikleri sentetik aşılarını bilim dünyasına duyurmuşlardır. Gönüllü insanlarda yapılan araştırmalar, aşının etkili olduğunu göstermiştir. Ancak geniş çaplı saha uygulamaları yapmadan kesin bir güven oluşması olası değildir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-7292320163729567547?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/1Zg4Hf-fDlU" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/7292320163729567547/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/sivrisinekparazitstma-gibi-aslar.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/7292320163729567547?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/7292320163729567547?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/1Zg4Hf-fDlU/sivrisinekparazitstma-gibi-aslar.html" title="Sivrisinek,Parazit,Sıtma Gibi Aşılar" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/sivrisinekparazitstma-gibi-aslar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0IBQHk6fSp7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-7090723279103983942</id><published>2009-02-24T10:18:00.000-08:00</published><updated>2009-02-24T10:19:11.715-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:19:11.715-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hormala tedavisi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Horlama Sorunu" /><title>Horlama Sorunu</title><content type="html">Bazı durumlarda basit önlemlerle horlamanın giderilmesi mümkün olabilir. Kilo verme, akşam yemeğini erken ve hafif yeme, alkol almama, sırtüstü yatmama vb. Bazen diş protezi uzmanı tarafından hazırlanan ve hastanın uyuyacağı sırada taktığı, alt çeneyi öne çekici protezler de sorunun çözümü olabilir. Hastanın hayatını tehdit edecek seviyede (ileri derecede) uykuda solunum duraklamaları varsa , bu durumda ilk seçenek pozitif basınçlı hava sistemi (CPAP) olacaktır.Bu sistemde kişi uyurken burundan maske aracılığı ile sürekli hava verilir. Bu tedavinin, belli bir disiplinle sürekli kullanımı gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RADYOFREKANS DALGALARI İLE TEDAVİ&lt;br /&gt;Radyofrekans dalgaları ile küçük dil, yumuşak damak ve dil kökü müdahaleleri, bu alanda geliştirilmiş en yeni tekniklerden biridir. Bu yöntem genel anestezi gerektirmez ve yumuşak damak fonksiyonlarında herhangi bir kayba yol açmaz. Ayrıca tedavi sonrasında herhangi bir boğaz ağrısı da görülmez. Ancak geleneksel cerrahi yöntemlere göre uygulama alanı oldukça kısıtlıdır. Yapılan muayene ve tetkikler sonucunda sarkık ve ince yapılı yumuşak damak horlamaya sebep oluyorsa, bu hastalarda radyofrekans ile tedaviye adaydır. Hasta yarı oturur pozisyonda iken lokal anestezi altında uygulanabilen işlem yaklaşık 5 dakika sürer. Üç hafta ara ile 4-5 seans uygulanır. Uykuda soluk duraklamaları olan kişilerde diğer tedavi yöntemleri tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;LAZERLE TEDAVİ&lt;br /&gt;Lazer ile yapılacak bir cerrahi işlem ile horlama sorununuzdan kurtulabilirsiniz. Bu yöntemde, hasta oturur pozisyonda konforlu bir koltuğa yerleştirilir. Kısaca LAUP adı verilen bu işlem, lokal anestezi altında yapılır. Lokal anestezi sonrası uvula denilen yumuşak damağın sarkan parçası (küçük dil) lazer ile kesilerek yeniden şekillendirilir. En fazla yarım saat süren bu işlem sonrası hastanın hastanede yatması gerekmez. Uykuda soluk duraklamaları olan hastalar için , tek başına lazer tedavisi, çoğu zaman yeterli olmaz. Diğer tekniklerle kombine olarak lazer tedavisinden de faydalanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CERRAHİ TEDAVİ&lt;br /&gt;Lazer ve radyofrekans tedavisine uygun olmayan hastalar için farklı tedavi seçenekleri de uygulanmakta. Gerektiğinde tedavi için burun tıkanıklığını giderici bir cerrahi işlem yapılmaktadır. Eğer dil kökü aşırı büyükse küçültülmeye yada öne çekmeye yönelik operasyonlar uygulanır. Uykuda solunum duraklamaları olan bir hastanın alt ve üst çenesinde yapısal bir problem varsa, bunun giderilmesine yönelik (çenenin öne çekilmesi gibi) operasyonlar yapılabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-7090723279103983942?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/qXnkT2CcABU" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/7090723279103983942/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/horlama-sorunu.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/7090723279103983942?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/7090723279103983942?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/qXnkT2CcABU/horlama-sorunu.html" title="Horlama Sorunu" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/horlama-sorunu.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0IGR3o5fip7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-3224307801135790093</id><published>2009-02-24T10:16:00.000-08:00</published><updated>2009-02-24T10:18:46.426-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:18:46.426-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="dolgu fiyatları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Diş Dolguları" /><title>Diş Dolguları</title><content type="html">Diş çürümesi diş dolguları : çoğu kez belirtileri fark etmişsinizdir. Ancak düzenli muayeneniz için diş hekiminize gittiğinizde, diş hekiminiz diş çürüğünüzü bulur. Ancak, bazı durumlarda: tatlı, çok sıcak ya da çok soğuk bir şey yediğinizde dişinizde hafif bir ağrı hissedebilirsiniz. Bu, diş çürümesinin en erken belirtisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer, tatlı, sıcak ya da soğuk yiyecekler yerken keskin bir ağrı duyuyorsanız, bu daha ciddi bir çürümenin işaretidir. Bu durumların her birinde, çürüme süreci, dişin çürüyen kısmı temizlenerek (oyularak) ve bunun yerine dolgu konularak durdurulabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer diş çürümesi yaygınlaşmış ise ya da siz özellikle çok hassassanız, ağrıyı kesmek için lokal anestezi (diş etlerine yapılan iğne yoluyla) uygulanabilir. Duruma göre bazı diş hekimleri rahatsızlık ve endişeyi azaltmak için diazot monoksit verebilirler. Eğer, ilaçla tedavi görüyor iseniz, herhangi bir anestezik almadan önce bunu mutlaka diş hekiminize söyleyin.çünkü, birlikte alınan belirli ilaçlar ve anestezikler ters reaksiyonlar doğurabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkilenmiş bölüm bir kez temizlendiğinde, diş hekiminiz artık dişinizi iyileştirmeye hazırlanacaktır. Kullanılan dolgu tipi dişin konumuna ve işlevine bağlıdır çiğneme işlevinin çoğunu yapan azı dişleri daha fazla basınca maruz kalırlar ve ön dişlerden daha dayanıklı bir maddeye gereksinimleri vardır. Buna ek olarak, eğer mümkünse ön dişdeki bir dolgu, dişin kendi rengiyle uyumlu olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen, çürüme yaygın olduğunda, dişinizin tedaviye reaksiyonu ve hassasiyetinin gözlemlenmesini sağlamak için geçici bir dolgu yapılabilir. Birkaç hafta sonra, ters belirti ya da şikayetler yoksa, diş hekiminiz dolguyu çıkarır ve yerine kalıcı dolguyu koyar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-3224307801135790093?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/JTm0M_S90rs" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/3224307801135790093/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/dis-dolgular.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/3224307801135790093?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/3224307801135790093?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/JTm0M_S90rs/dis-dolgular.html" title="Diş Dolguları" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/dis-dolgular.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0QFRnY9cCp7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-7251225796895471578</id><published>2009-02-24T10:14:00.002-08:00</published><updated>2009-02-24T10:15:17.868-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:15:17.868-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="çürük diş ağrısı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Diş Çürükleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Diş Çürük tedavisi" /><title>Diş Çürükleri ve Diş Çürük tedavisi</title><content type="html">Diş çürüğünün kendiliğinden iyileşmediğini ve çürüyen yapının tamir olmadığını biliriz. Çürük tedavi edilmezse ilerler. Öyleyse, mutlaka çürük dişi doldurmak gerekir. Henüz diş özüne kadar ilerlememiş çürükler şöyle tedavi edilir:&lt;br /&gt;1. Önce Çürük Temizlenir&lt;br /&gt;Mine ve dentin çok sert yapılardır. Çürüğü temizlerken bu yapıların kaldırılması gerekir. Çürük, frez dediğimiz özel uçlarla temizlenir. Günümüzde çürük, elmas uçlu veya tungsten çeliğinden yapılmış frezlerle temizlenir. Bu frezler yüksek dönülü, hassas motorlara takılır. Bu motorların dönüşü dakikada 300.000�dir. Saniyede, (ya da 2 sayana kadar) kullanılan alet tam 5.000 devir yapar. Ayrıca dönme esnasında hiç titreşim de yoktur. Biraz ağrı olabilir. Çünkü, dentin yüzeyi biraz hassastır ve kişiden kişiye değişen şiddette ağrı duyulur. Bunun çaresi lokal anestezidir. Lokal anestezi ile hiç ağrı duymadan diş dolgusu yaptırılabilir. &lt;br /&gt;2. Temizlenen Çürük Boşluğu Şekillendirilir&lt;br /&gt;Diş doldurturken sadece çürüğün temizlenmez çürük etrafında bazı düzeltmeler de yapılır. Çürük boşluğunun genişletilmesi �kavite hazırlama� belirli kurallara göre biyomekanik ve yapısal (morfolojik) zorunluluktan dolayı yapılmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-7251225796895471578?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/7c9D-YpAupY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/7251225796895471578/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/dis-curukleri-ve-dis-curuk-tedavisi.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/7251225796895471578?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/7251225796895471578?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/7c9D-YpAupY/dis-curukleri-ve-dis-curuk-tedavisi.html" title="Diş Çürükleri ve Diş Çürük tedavisi" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/dis-curukleri-ve-dis-curuk-tedavisi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0UBSH88cCp7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-646101790595115876</id><published>2009-02-24T10:14:00.001-08:00</published><updated>2009-02-24T10:14:19.178-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:14:19.178-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Diş Beyazlatma maliyeti" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Diş Beyazlatma" /><title>Diş Beyazlatma</title><content type="html">Son yıllarda artan estetik uygulamalar içersinde yer alan �diş beyazlatma(bleaching), kişinin optimal bir estetik görüntüye kavuşmasına yardım eder.&lt;br /&gt;Diş beyazlatma, çeşitli nedenlerle rengi değişikliğe uğramış tek bir dişe uygulanabileceği gibi,tüm dişlere de uygulanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyazlatma uygulamaları ;&lt;br /&gt;1-Office bleaching (muayenehanede uygulama)&lt;br /&gt;2-Home bleaching (evde uygulama)&lt;br /&gt;Şeklinde yapılmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-646101790595115876?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/bKVbZoifIEw" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/646101790595115876/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/dis-beyazlatma.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/646101790595115876?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/646101790595115876?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/bKVbZoifIEw/dis-beyazlatma.html" title="Diş Beyazlatma" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/dis-beyazlatma.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0UGR3g9eyp7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-3788821394318959363</id><published>2009-02-24T10:13:00.003-08:00</published><updated>2009-02-24T10:13:46.663-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:13:46.663-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Diş Bakımı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Diş Bakımı nasıl yapılır" /><title>Diş Bakımı</title><content type="html">Dişlerin İç Ve Dış Bakımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İç bakımın en önemli özelliği doğru ve dengeli beslenerek vücudumuza özellikle kemiklerimize ve bunun uzantısı olan dişlerimize gereken kalsiyum.,fosfor A,C,D vitaminleri ve diğer vitamin ve mineraller vermek ve vücudu noksan bırakmamaktır.&lt;br /&gt;Dişlerin dış bakımı ise gıdalar ve bakım yöntemi olarak iki kısımda incelenir.Rafine gıdalar(beyaz un,şeker)ve hayvani gıdalar diş aralarına yapışarak çürümeye başlar ve birtakım mikroplar üretirler.Zaman içinde bu mikroplar dişe sirayet ederek dişi çürütürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş bakımının genelde üç dış hedefi olmalıdır.Birincisi diş aralarında(doğal gıda da alsak) ne kadar gıda artığı varsa (özellikle yemeklerden sonra) bunlardan kurtulmaya çalışmak,diş etlerini kuvvetlendirmek,parlak ve temiz bir görünüm kazandırmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerin dış bakımı ise gıdalar ve bakım yöntemi olarak iki kısımda incelenir. Rafine gıdalar (beyaz un, şeker)ve hayvani gıdalar diş aralarına yapışarak çürümeye başlar ve birtakım mikroplar üretirler. Zaman içinde bu mikroplar dişe sirayet ederek dişi çürütürler.&lt;br /&gt;Diş bakımının genelde üç dış hedefi olmalıdır. Birincisi diş aralarında (doğal gıda da alsak) ne kadar gıda artığı varsa (özellikle yemeklerden sonra) bunlardan kurtulmaya çalışmak, diş etlerini kuvvetlendirmek,parlak ve temiz bir görünüm kazandırmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş arasındaki artıkların gitmesini sağlamak için her yemekten sonra sadece su ve fırça ile(macunsuz) diş araları iyice temizlenene kadar fırçalanmalıdır.Bu fırçalama bildiğimiz fırçalarla da yapılabilir ya da herhangi,bir dal parçasının ucunu taşla döverek meydana gelen liflerden de olur(Eski Hintlilerin kullandığı ya da İslamiyet�teki misvak gibi, hatta bunun daha sağlıklı olduğu da bilinir) .&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-3788821394318959363?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/SvIU6Wjm62g" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/3788821394318959363/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/dis-bakm.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/3788821394318959363?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/3788821394318959363?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/SvIU6Wjm62g/dis-bakm.html" title="Diş Bakımı" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/dis-bakm.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0UERnc_fip7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-271343773684287379</id><published>2009-02-24T10:13:00.001-08:00</published><updated>2009-02-24T10:13:27.946-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:13:27.946-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Diş Ağrısı Tedavisi" /><title>Diş Ağrısı Tedavisi</title><content type="html"># Ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda birikintileri, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmeli ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek elde edilen tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.&lt;br /&gt;# Kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPİRİN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmamalıdır. Kimyasal yapıları nedeni ile bu gibi ilaçlar diş etinde ve çevre yumuşak dokularda tahrişlere neden olabilmektedir. Bu da diş ağrısının yanında ikinci bir ağrının oluşmasına neden olacaktır.&lt;br /&gt;# Eğer iltihap nedeni ile yüzde şişlik oluşmuşsa o bölgeye soğuk kompres yapılmalıdır.&lt;br /&gt;# Dişhekimine gitmeden önce bir ağrı kesici ilaç alınabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-271343773684287379?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/QtucJqE5z5I" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/271343773684287379/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/dis-agrs-tedavisi.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/271343773684287379?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/271343773684287379?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/QtucJqE5z5I/dis-agrs-tedavisi.html" title="Diş Ağrısı Tedavisi" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/dis-agrs-tedavisi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0YMQHw8eSp7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-518051664146970432</id><published>2009-02-24T10:12:00.000-08:00</published><updated>2009-02-24T10:13:01.271-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:13:01.271-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Dişim Ağrıyor" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="diş ağrısı" /><title>Dişim Ağrıyor</title><content type="html">Diş ağrısı insanların çaresiz kaldıkları ciddi sorunların başındadır.Bir çoğumuz diş ağrısını dindirebilmek için doğru veya genellikle yanlış olan uygulamaları deneriz.Dişhekimine ulaşamadığınız özellikle gece istirahat saatlerinde karşımıza çıkan amansız diş ağrıları zihinlerimizde kötü anılar olarak yer etmiştir.Diş ağrısının şiddeti dişte meydana gelen ve tedavisi ihmal edilmiş çürüklerin dişin pulpasına (sinirine) yakınlığı ile doğru orantılı olarak artmaktadır.Diş ağrısının dayanılmaz olduğu durumlar çürüğün pulpaya ulaşması ve dişin hissini veren sinirinin ağız ortamı ile ilişkide olmasıdır.Diğer dayanılmaz ağrıların sebebi ise uzun süre tedavi edilmemiş çürüklerin dişin kökünde ve yumuşak dokuda oluşturduğu enfeksiyondan kaynaklanan apse nedeniyledir.Her iki durumda da zonklar tarzda kulaklara yansıyan uyuşukluk hissi veren sert ağrılardır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-518051664146970432?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/flUvkHKsH5A" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/518051664146970432/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/disim-agryor.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/518051664146970432?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/518051664146970432?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/flUvkHKsH5A/disim-agryor.html" title="Dişim Ağrıyor" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/disim-agryor.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0cMRXY5cSp7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-7867180763328958507</id><published>2009-02-24T10:11:00.001-08:00</published><updated>2009-02-24T10:11:24.829-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:11:24.829-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Yenidoğan Bebeklerde Soğuk Algınlığı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Bebeklerde Soguk Alginligi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bebeklerde soğuk algınlığı" /><title>Bebeklerde Hastalık Sonrası</title><content type="html">Bebeğin burun içi temizliğinin yapılması,eğer sert ise önceden serum fizyolojik damlatılıp yumuşatılması gereklidir.&lt;br /&gt;  • Ortamın havasındaki nemin arttırılması faydalıdır. Bu hem burun tıkanıklığını önler hem de bebeğin daha rahat nefes almasını sağlar.&lt;br /&gt;  • Bebeği sırtüstü değilde yüzükoyun uyutun. Bebeğin daha rahat nefes almasını sağlamak için yastık veya benzeri şeyleri yatağın altına koyarak başının bir miktar havada kalmasını sağlayın.&lt;br /&gt;  • Burun tıkanıklığını açıcılar (dekonjestan) doktorun tavsiye ettiği şekilde kullanılabilir.&lt;br /&gt;  • Vazelin türü ürünler burun dışına, alt taraflara ve çevresine tahrişleri ve deri kızarıklıklarını önlemek için sürülebilir.&lt;br /&gt;  • Öksürük ilaçları sadece uykunun bölünmesine neden olan kuru öksürükler için kullanılmalıdır. Öksürük giderici bir ilaç hiç bir zamandoktor reçetesi olmadan kullanılmamalıdır. Antibiotiklerde başka bir mikrobik durum ortaya çıkmadıkça soğukalgınlığında bir fayda sağlamaz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-7867180763328958507?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/GGkHtuzX_Bg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/7867180763328958507/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-hastalk-sonras.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/7867180763328958507?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/7867180763328958507?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/GGkHtuzX_Bg/bebeklerde-hastalk-sonras.html" title="Bebeklerde Hastalık Sonrası" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-hastalk-sonras.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0cBRHo5fyp7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-4975859604985960813</id><published>2009-02-24T10:10:00.003-08:00</published><updated>2009-02-24T10:10:55.427-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:10:55.427-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Yenidoğan Bebeklerde Soğuk Algınlığı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Bebeklerde Hastalık" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Bebeklerde Soguk Alginligi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bebeklerde soğuk algınlığı" /><title>Bebeklerde Hastalık</title><content type="html">SOĞUK ALGINLIĞI VEYA ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU (ÜSYE) Soğuk algınlığı bebekler ve çocuklar arasında en çok rastalanan hastalıklardan biridir. Genelde sanılanın tersine soğukta kalmak yada üşütmekle olmaz. Boğaz ve burunda gelişen bir enfeksiyondur ve etkeni genelde virüsler olan bulaşıcı bir hastalıktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-4975859604985960813?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/FCcB4eAKY0E" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/4975859604985960813/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-hastalk.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/4975859604985960813?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/4975859604985960813?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/FCcB4eAKY0E/bebeklerde-hastalk.html" title="Bebeklerde Hastalık" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-hastalk.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0cGR3gyfSp7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-6324759476642756683</id><published>2009-02-24T10:10:00.001-08:00</published><updated>2009-02-24T10:10:26.695-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:10:26.695-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Yenidoğan Bebeklerde Soğuk Algınlığı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Bebeklerde Soguk Alginligi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bebeklerde soğuk algınlığı" /><title>Ağız Kokusunu Giderme</title><content type="html">Ağız kokusunun sebepleri çok çeşitlidir. Ekseri vakalarda koku hastanın kendisi tarafından hissedilmez; ancak çevresindekiler hisseder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşler arası soğukluğa yol açan ciddi ağız kokularının sebepleri araştırılmalı; mutlaka tedavi ettirilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusu yenen yiyeceklerle ve ağız temizliği ile ilgili olduğu gibi; bir hastalığın işareti de olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğan, sarmısak, yağlı besinler, turşu, sigara, alkol, protez, yemeklerden sonra dişlerin fırçalanmaması ağız kokularının başlıca zahiri sebepleridir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-6324759476642756683?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/oI4FFadJpFM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/6324759476642756683/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/agz-kokusunu-giderme.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/6324759476642756683?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/6324759476642756683?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/oI4FFadJpFM/agz-kokusunu-giderme.html" title="Ağız Kokusunu Giderme" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/agz-kokusunu-giderme.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0cEQHozeCp7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-5076442696517978286</id><published>2009-02-24T10:09:00.002-08:00</published><updated>2009-02-24T10:10:01.480-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:10:01.480-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Yenidoğan Bebeklerde Soğuk Algınlığı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Bebeklerde Diş Çıkma Dönemi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bebeklerde diş kaşıntısı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Bebeklerde Soguk Alginligi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bebeklerde soğuk algınlığı" /><title>Bebeklerde Diş Çıkma Dönemi</title><content type="html">Bebeğin dişleri 6 aydan sonra herhangi bir günde çıkmaya başlayabilir. Normal koşullarda 1 yılın sonunda bebeğin 8 dişi olur. 2 yıl sonunda ise 16-18 diş olması normaldir. Dişlerin geç çıkması veya eksik gelişmesi kalıtsal özelliklere bağlı olabileceği gibi Raşitizm (D Vitamini eksikliği) nedeni ile de olabilir. Bu nedenle takip çok önemlidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-5076442696517978286?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/FhEpuwsajsU" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/5076442696517978286/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-dis-ckma-donemi.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/5076442696517978286?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/5076442696517978286?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/FhEpuwsajsU/bebeklerde-dis-ckma-donemi.html" title="Bebeklerde Diş Çıkma Dönemi" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-dis-ckma-donemi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ak4DQH0yfip7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-7710454548952513501</id><published>2009-02-24T10:09:00.001-08:00</published><updated>2009-02-24T10:09:31.396-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:09:31.396-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="İshal" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cocuk bakimi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="beslenme" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cocuk sagligi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="karin agrisi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="emzirme" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="emekleme" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Verem" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="buyume" /><title>Bebeklerde Ateş</title><content type="html">Ateş: Ateş, diş etlerindeki ağrı ve baskının artması ile görülebilir. Bu durumda da yine ateş karşısında alınan önlemlerin alınması ve 3 günü aşan durumlarda mutlaka doktora danışılmasında fayda vardır.&lt;br /&gt;Dişeti kanaması(Dişeti hematomu): Bazen diş gelirken çok hafif kanama da yapabilir. Bu kanama, mavimsi bir leke olarak görülebilir. Genellikle endişeye gerek kalmadan kendiliğinden iyileşir.&lt;br /&gt;Kulak ve yanaklarda rahatsızlık: Diş çıkaran bebeklerde kulaklarını çekiştirme veya yanaklarını kaşıma gibi halleri görülebilir. Özellikle azı dişleri çıkarken, dişetlerindeki ağrı sinirler nedeni ile kulak ve yanağa etki edebilir. Bu nedenle bebeğin bu rahatsızlıktan dolayı kulak veya yanaklarına küçük parmaklarla hafif masaj yaparak onu rahatlatmaya çalışmak iyi olacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-7710454548952513501?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/o0BIrEnZEmE" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/7710454548952513501/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-ates.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/7710454548952513501?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/7710454548952513501?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/o0BIrEnZEmE/bebeklerde-ates.html" title="Bebeklerde Ateş" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-ates.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ak4BQX0_fyp7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-265446860479492827</id><published>2009-02-24T10:08:00.002-08:00</published><updated>2009-02-24T10:09:10.347-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:09:10.347-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kabakulak" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Hepatit B" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Hepatit A" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Bebeklerde ishal" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sucicegi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ishale iyi gelen bitki" /><title>Bebeklerde ishal</title><content type="html">İshal: Bu durum hekimlerin şüphe ile yaklaştığı bir durumdur. Zira diş çıkarma ile ishal arasındaki ilişki kesin değildir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta , bebeğin diş çıkarmadan dolayı yakalandığı ishali en fazla 2 dışkılama sonra kesilip kesilmediğidir. Daha uzun süren durumlarda mutlaka önlemler alınmalı ve doktora danışılmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-265446860479492827?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/lxcJI7Czc5Q" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/265446860479492827/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-ishal.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/265446860479492827?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/265446860479492827?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/lxcJI7Czc5Q/bebeklerde-ishal.html" title="Bebeklerde ishal" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-ishal.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ak4FSXo8fCp7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-5104717692377909097</id><published>2009-02-24T10:08:00.001-08:00</published><updated>2009-02-24T10:08:38.474-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:08:38.474-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Tetanoz" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Hib" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Difteri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kizamik" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Bebeklerde Öksürük" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cocuk felci" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Bogmaca" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kizamikcik" /><title>Bebeklerde Öksürük</title><content type="html">Öksürük: Aşırı ağız sıvısı salgılaması bebekte hafif öksürüğe yol açabilir. Eğer nezle grip gibi bir takım hastalıklarla ilgili belirtiler göstermiyorsa endişeye gerek yoktur.&lt;br /&gt;Beslenememe: Bebek diş çıkartırken rahatlamak için her şeyi ağzına götürebilir ancak bu besleneceği anlamına gelmez. Çünkü emmek ya da biberonla beslenmek acısını artırabileceğinden bazı dirençler ile karşılaşmak normaldir. Özellikle katı gıdalar ile beslenmeye başlayan bebekler, bu yiyeceklere ilgilerini kaybedebilirler. Ancak bu kısa süreli bir dönemdir ve bu dönemi sıvı gıdalarla atlatarak bebeği bu şekilde beslemek bir çözüm yolu olacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-5104717692377909097?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/YCA1u2uMADk" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/5104717692377909097/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-oksuruk.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/5104717692377909097?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/5104717692377909097?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/YCA1u2uMADk/bebeklerde-oksuruk.html" title="Bebeklerde Öksürük" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-oksuruk.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ak8NR3g4eip7ImA9WxVWFEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4737867026494433922.post-8578914659487588890</id><published>2009-02-24T10:07:00.002-08:00</published><updated>2009-02-24T10:08:16.632-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-02-24T10:08:16.632-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mide üşütmesi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="nezle" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="üşütme" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Bebeklerde Ağrı ve Huzursuzluk" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="faranjit" /><title>Bebeklerde Ağrı ve Huzursuzluk</title><content type="html">Ağrı ve Huzursuzluk: Diş etlerinde dişlerin baskısı ile oluşan ağrılar bebekte huzursuzluğa yol açabilir. Bu gibi durumlarda küçük parmaklarla çok hafif masajlar ve hekim tavsiyesi ile diş etlerini rahatlatıcı kremler kullanılması huzursuzluğu biraz olsun azaltabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4737867026494433922-8578914659487588890?l=saglikport.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/SaglikPort/~4/UkWxcNA5lUw" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://saglikport.blogspot.com/feeds/8578914659487588890/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-agr-ve-huzursuzluk.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/8578914659487588890?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4737867026494433922/posts/default/8578914659487588890?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/SaglikPort/~3/UkWxcNA5lUw/bebeklerde-agr-ve-huzursuzluk.html" title="Bebeklerde Ağrı ve Huzursuzluk" /><author><name>oes</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://saglikport.blogspot.com/2009/02/bebeklerde-agr-ve-huzursuzluk.html</feedburner:origLink></entry></feed>

