<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:blogger="http://schemas.google.com/blogger/2008" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536</atom:id><lastBuildDate>Wed, 06 Nov 2024 02:56:01 +0000</lastBuildDate><category>25.soz</category><category>mesnevi-i nuriye</category><title>Üsküdar Cuma Sohbetleri</title><description></description><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (Unknown)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>82</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-3805150624444571019</guid><pubDate>Fri, 15 Apr 2011 20:53:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-04-15T13:54:53.947-07:00</atom:updated><title>33. Söz 2. ve 3. Pencere</title><atom:summary type="text">İkinci Pencere Eşya, vücud ve teşahhusatlarında, nihayetsiz imkânat yolları içinde mütereddid, mütehayyir, şekilsiz bir surette iken, birdenbire gayet muntazam, hakîmane öyle bir teşahhus-u vechî veriliyor ki; meselâ herbir insanın yüzünde, bütün ebna-yı cinsinden herbirisine karşı birer alâmet-i fârika, o küçük yüzde bulunduğu ve zahir ve bâtın duygularıyla kemal-i hikmetle teçhiz edildiği </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2011/04/33-soz-2-ve-3-pencere.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-3086774137659018006</guid><pubDate>Fri, 15 Apr 2011 20:49:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-04-15T13:49:56.341-07:00</atom:updated><title>15. Şua 9. Kelime</title><atom:summary type="text">&quot;Dokuzuncu Kelime: آمِينَ dir. Buna kısacık bir işaret:Madem نَعْبُدُ نَسْتَعِينُ deki &quot;nun&quot; üç cemaat-ı azîmeyi, bilhassaâlem-i İslâm câmiindeki muvahhidîn cemaatini, hususan o vakit namazda bulunan milyonlar cemaatini bize gösterip bizi içlerinde bulunduruyor ve dualarına ve söylediğimizi aynen söylemeleriyle tasdiklerine ve bir nevi şefaatlerine hissedar olmamıza yol açıyor; biz dahi bu &quot;Âmîn&quot;</atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2011/04/15-sua-9-kelime.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-4326676254841933377</guid><pubDate>Fri, 08 Apr 2011 20:52:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-04-15T13:53:07.143-07:00</atom:updated><title>33. Söz 1. ve 2. Pencere</title><atom:summary type="text">Birinci Pencere Bilmüşahede görüyoruz ki: Bütün eşya, hususan zîhayat olanların pekçok muhtelif hacatı ve pekçok mütenevvi metalibi vardır. O matlabları, o hacetleri, ummadığı ve bilmediği ve eli yetişmediği yerden münasib ve lâyık bir vakitte onlara veriliyor, imdada yetiştiriliyor. Halbuki o hadsiz maksudların en küçüğüne o muhtaçların kudreti yetişmez, elleri ulaşmaz. Sen kendine bak: Zahirî </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2011/04/33-soz-1-ve-2-pencere.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-4478119295686892582</guid><pubDate>Fri, 24 Dec 2010 21:52:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-04-15T13:57:43.982-07:00</atom:updated><title>Altıncı Şua İkinci Sual</title><atom:summary type="text">&quot;İkinci Sual: Teşehhüd âhirindeاَللّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَdeki teşbih, teşbihlerin kaidesine uygun gelmiyor. Çünki Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm, İbrahim Aleyhisselâm&#39;dan daha ziyade rahmete mazhardır ve daha büyüktür. Bunun sırrı nedir? Hem bu tarzdaki salavatın teşehhüdde tahsisinin hikmeti nedir? Aynı dua,</atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2011/04/altnc-sua-ikinci-sual.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-2919096175614636753</guid><pubDate>Fri, 10 Dec 2010 21:50:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-04-15T13:56:57.769-07:00</atom:updated><title>Altıncı Şua</title><atom:summary type="text">&quot;Hem nasılki o gecede Cenab-ı Hak tarafından اَلسَّلاَمُعَلَيْكَيَااَيُّهَاالنَّبِىُّ demesi, istikbalde yüzer milyon insanların her biri, her gün, hiç olmazsa on defa اَلسَّلاَمُعَلَيْكَيَااَيُّهَاالنَّبِىُّ demelerini âmirane iş&#39;ar eder. Ve o selâm-ı İlahî, o kelimeye geniş bir nur ve yüksek bir mana verir. Öyle de: Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm&#39;ın, o selâma mukabil </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/10/altnc-sua.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-2949919763217615990</guid><pubDate>Fri, 03 Dec 2010 21:49:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-04-15T13:56:37.782-07:00</atom:updated><title>Altıncı Şua</title><atom:summary type="text">Şimdiye kadar Fatiha&#39;nın tefsirini yaptık, şimdi de namaz tamamlansın diye teşehhüdü okuyoruz. &quot;Altıncı Şua şualar 6. şuaYalnız iki nüktedir.بِسْمِ اللّهِ الرّحْمنِ الرّحِيمِ  [Namazdaki teşehhüdde bulunanاَلتَّحِيَّاتُ اَلْمُبَارَكَاتُ اَلصَّلَوَاتُ اَلطَّيِّبَاتُ لِلّهِilâ âhirenin iki noktasına gelen iki suale iki cevaptır. Teşehhüdün sair hakikatlarının beyanı başka vakte talik edilerek bu &quot;</atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2011/03/altnc-sua.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-2900019887478838137</guid><pubDate>Fri, 26 Nov 2010 21:58:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-04-15T13:58:47.548-07:00</atom:updated><title>15. Şua 9. Kelime</title><atom:summary type="text">&quot;Dokuzuncu Kelime: آمِينَ dir. Buna kısacık bir işaret:Madem نَعْبُدُ نَسْتَعِينُ deki &quot;nun&quot; üç cemaat-ı azîmeyi, bilhassaâlem-i İslâm câmiindeki muvahhidîn cemaatini, hususan o vakit namazda bulunan milyonlar cemaatini bize gösterip bizi içlerinde bulunduruyor ve dualarına ve söylediğimizi aynen söylemeleriyle tasdiklerine ve bir nevi şefaatlerine hissedar olmamıza yol açıyor; biz dahi bu &quot;Âmîn&quot;</atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/11/15-sua-9-kelime.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-4164204155504701408</guid><pubDate>Fri, 19 Nov 2010 21:44:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-04-15T13:49:13.177-07:00</atom:updated><title>19. Mektub 4. Nükteli İşaret</title><atom:summary type="text">&quot;19. Mektub DÖRDÜNCÜ NÜKTELİ İŞARETAltıncı Esas: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm&#39;ın ahvâl ve evsafı, Siyer ve Tarih suretiyle beyan edilmiş. Fakat o evsaf ve ahvâl-i galibi, beşeriyetine bakar. Halbuki o Zât-ı Mübarek&#39;in şahs-ı manevîsi ve mahiyet-i kudsiyesi o derece yüksek ve nuranîdir ki; Siyer ve Tarihte beyan olunan evsaf, o bâlâ kamete uygun gelmiyor, o yüksek kıymete muvafık düşmüyor.</atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/11/19-mektub-4-nukteli-isaret.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-377734451988412608</guid><pubDate>Sat, 13 Nov 2010 05:13:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-11-12T21:14:18.254-08:00</atom:updated><title>Altıncı Söz</title><atom:summary type="text">aş. Kurbanla ilgili bir bahis okuyalım. Kurbanın esas manası, insanın nefsinin allah&#39;tan olduğunu bilip onu iade etmesi anlamına gelir. Nefis ve canının ondan geldiğini fark edip, ve ona nimet olarak verilen malı, Rabb adına çalıştırmak manasına gelir kurban. Bu manada, o nimetler, insanı Allah&#39;a yakınlaştırır. Kurbiyyet oluşturur. &quot;Altıncı Söz sözler 6. sözبِسْمِ اللّهِ الرّحْمنِ الرّحِيمِاِنَّ </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/11/altnc-soz.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-4784377433280171566</guid><pubDate>Sat, 06 Nov 2010 06:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-11-05T23:49:24.434-07:00</atom:updated><title>Fatiha Suresi İşarat-ül İ&#39;caz</title><atom:summary type="text">&quot;S- اَنْعَمْتَ fiil, مَغْضُوبِ ism-i mef&#39;ul, ضَالِّينَ ism-i fâil olarak zikirlerinde ve keza üçüncü fırkanın sıfatını ve ikinci fırkanın sıfatına terettüb eden âkıbetini ve birinci fırkanın ünvan-ı sıfatını aynen zikretmekte ne gibi bir hikmet vardır?C- Ni&#39;met ünvanı, nefsin daima meylettiği bir lezzet olduğundan ihtiyar edilmiştir. Fiil-i mazi olarak zikrindeki sebeb, evvelce beyan edilmiştir. </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/11/fatiha-suresi-isarat-ul-icaz.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-3700954804104182406</guid><pubDate>Fri, 22 Oct 2010 20:26:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-22T13:27:54.482-07:00</atom:updated><title>15. Şua Fatiha 5. Kelime</title><atom:summary type="text">&quot;Yedinci Kelime: صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ dir. Bundaki hüccete gayet kısa bir işaret:Evvelâ: عَلَيْهِمْ kimlerdir? diyeمِنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ وَالصَّاِلحِينَ âyeti beyan ederek, nev&#39;-i beşerde istikamet nimetine mazhar dört taifeyi beyan içinde, o taifelerin reislerine اَلنَّبِيِّينَ ile Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm&#39;a, وَالصِّدِّيقِينَ ile Ebu Bekir-i</atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/10/15-sua-fatiha-5-kelime_22.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-1620164762900955517</guid><pubDate>Fri, 15 Oct 2010 20:56:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-15T13:56:34.031-07:00</atom:updated><title>15. Şua Fatiha 6. Kelime</title><atom:summary type="text">&quot;Altıncı Kelime: اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ dir. Bundaki hüccete gayet kısa bir işaret şudur:Evet nasıl bir yerden bir yere giden yolların ve bir noktadan uzak bir noktaya çekilen hatların en kısası ise, en doğrusudur ve müstakimidir. Aynen öyle de; maneviyatta ve manevî yollarda ve kalbî mesleklerde en doğrusu, en müstakimi ise en kısa ve en kolayıdır. Meselâ: Risâle-i Nur&#39;da bütün </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/10/15-sua-fatiha-6-kelime.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-5642137925281759999</guid><pubDate>Fri, 08 Oct 2010 20:54:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-15T13:55:38.338-07:00</atom:updated><title>15. Şua Fatiha 5. Kelime</title><atom:summary type="text">&quot;Beşinci Kelime: اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعِينُ dir. Bundaki hüccete işaretten evvel hakikatlı bir seyahat-ı hayaliyeyi Yirmidokuzuncu Mektub&#39;un izahına binâen kısaca beyan etmek kalbe geldi. Şöyle ki:Bir zaman, Kur&#39;anın mu&#39;cizelerini ararken; Risâle-i Nur&#39;da, hususan İşarat-ül İ&#39;caz tefsir-i Nurî&#39;de ve Rumuz-u Semaniye&#39;de beyanları gibi, Sûre-i Feth&#39;in âhirindeki âyette dört-beş </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/10/15-sua-fatiha-5-kelime.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-927671496580572849</guid><pubDate>Fri, 01 Oct 2010 20:52:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-15T13:54:03.175-07:00</atom:updated><title>28. Lema &quot;Nefis daima kötü şeylere meyleder&quot;</title><atom:summary type="text">&quot;بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِاِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِMeali: (Haşiye) &quot;Nefis daima kötü şeylere sevkeder.&quot; âyetinin, hem de اَعْدَىعَدُوِّكَنَفْسُكَالَّتِىبَيْنَجَنْبَيْكَ mânâ-yı şerifi: &quot;Senin en zararlı düşmanın nefsindir.&quot; Hadîsinin bir nüktesidir.Tezkiyesiz nefs-i emmaresi bulunmak şartıyla kendi nefsini beğenen ve seven adam, başkasını sevmez. Eğer zâhirî sevse de </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/10/28-lema-nefis-daima-kotu-seylere.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-2855028488248888214</guid><pubDate>Fri, 17 Sep 2010 20:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-15T13:51:55.437-07:00</atom:updated><title>15. Şua Fatiha 3. Kelime</title><atom:summary type="text">&quot;Üçüncü Kelime: اَلرَّحْمنِ الرَّحِيمِ dir. Bundaki hüccete gayet kısa bir işaret:Evet kâinatta hadsiz rahmetin mevcudiyeti ve hakikatı, aynen güneşin ziyası gibi görünür. Ve ziyanın güneşe kat&#39;î şehadeti misillü, bu geniş rahmet dahi, perde arkasında bir Rahman-ı Rahîm&#39;e şehadet eder. Evet rahmetin bir ehemmiyetli kısmı rızıktır ki, Rahman&#39;a Rezzak manası verilir. Rızık ise, o derece zâhir bir </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/09/15-sua-fatiha-3-kelime.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-3026355763652070353</guid><pubDate>Fri, 10 Sep 2010 20:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-15T13:47:32.894-07:00</atom:updated><title>15. Şua Fatiha 1. ve 2. Kelime</title><atom:summary type="text">&quot;FATİHA-İ ŞERİFE&#39;NİN BİR MUHTASAR HÜLÂSASI[Üçüncü Medrese-i Yusufiye&#39;de muvakkat pek az bir zamanda tecridden temasa naklimde verilen yalnız birtek dersin İkinci Kısmı]Hapiste Nur şakirdlerine kısacık bir ders nümunesidir. O da şudur:&quot;aş: hapiste yazmış. kış mevsiminde. koca koğuşta yalnız başına, pencereler açık, bir de zehirlemişler, ölsün diye bekliyorlar. o zaman yazmış bunu. afyon </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/09/15-sua-fatiha-1-ve-2-kelime.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-8397014051613316298</guid><pubDate>Fri, 03 Sep 2010 20:57:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-15T14:02:59.888-07:00</atom:updated><title>Ramazan Risalesi 29. Mektup 2. Kısım 5. ve 6. Nükte</title><atom:summary type="text">20100903 Ramazan Risalesi 29. Mektup 2. Kısım  file:///?notlar|20100903%20Ramazan%20Risalesi%2029.%20Mektup%202.%20Kısım|0|0Ramazan Risalesi 29. Mektup 2. Kısım 5. Nükte&quot;Beşinci Nükte: Ramazan-ı Şerifin orucu, nefsin tehzib-i ahlâkına ve serkeşane muamelelerinden vazgeçmesi cihetine baktığı noktasındaki çok hikmetlerinden birisi şudur ki: Nefs-i insaniye gafletle kendini unutuyor. Mahiyetindeki </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/09/ramazan-risalesi-29-mektup-2-ksm-5-ve-6.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-6752039102983569072</guid><pubDate>Sat, 12 Jun 2010 21:11:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-15T14:11:46.255-07:00</atom:updated><title>22. Lema 3. İşaret</title><atom:summary type="text">amç. 22. Lema 17. Lemanın bir parçasıyken, ehemmiyetinden dolayı, ayrı bir Lema olarak geçmiş. meal: allahı tevekkül edene allah kafidir. allah emrini mutlaka gerçekleştirir. allah her şeye bir ölçü tayin etmiştir.&quot;ÜÇÜNCÜ İŞARET: Mağlatalı dîvânecesine bir sual.Bir kısım ehl-i hüküm diyorlar ki: Madem sen bu memlekette duruyorsun; şu memleketin cumhurî kanunlarına inkıyad etmek lâzım gelirken sen</atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/06/22-lema-3-isaret.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-4063519952895552088</guid><pubDate>Thu, 27 May 2010 21:10:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-15T14:10:34.232-07:00</atom:updated><title>Yirmiikinci Mektub Birinci Mebhas Üçüncü Vecih</title><atom:summary type="text">&quot;ÜÇÜNCÜ VECİH: Adalet-i mahzayı ifade eden وَلاَتَزِرُوَازِرَةٌوِزْرَاُخْرَى sırrına göre; bir mü&#39;minde bulunan câni bir sıfat yüzünden sair masum sıfatlarını mahkûm etmek hükmünde olan adâvet ve kin bağlamak, ne derece hadsiz bir zulüm olduğunu ve bahusus bir mü&#39;minin fena bir sıfatından darılıp küsüp, o mü&#39;minin akrabasına adâvetini teşmil etmek,&quot;aş. burada akraba kelimesi ilginç geldi. önce </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/05/yirmiikinci-mektub-birinci-mebhas_27.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-5532096818141703352</guid><pubDate>Thu, 27 May 2010 21:09:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-15T14:09:43.834-07:00</atom:updated><title>Hayy</title><atom:summary type="text">aş. cansızlık kavramı islami bir kavram değil aslında. üstad her şeyin hayy olduğunu söylüyor. hayy isminin her şeyde tecelli ettiğini söylüyor. bir zerrede de tozda da kendisine göre bir hayat mertebesi var. yok olan bir şeyden varlık çıkartıyor değiller ki. havadaki zerrelere bakalım. sesleri iletiyorlar mı? mimikleriyle iletiyorlar mı? görüntüleri iletebiliyorlar mı? amç. hayy isminden </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/05/hayy.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-3303782652557577521</guid><pubDate>Sat, 22 May 2010 21:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-15T14:09:11.234-07:00</atom:updated><title>Yirmiikinci Mektub Birinci Mebhas Birinci Vecih</title><atom:summary type="text">&quot;BİRİNCİ VECİH: Hakikat nazarında zulümdür.Ey mü&#39;mine kin ve adâvet besleyen insafsız adam! Nasılki sen bir gemide veya bir hanede bulunsan, seninle beraber dokuz masum ile bir câni var. O gemiyi gark ve o haneyi ihrak etmeye çalışan bir adamın, ne derece zulmettiğini bilirsin. Ve zalimliğini,(Orjinal Sayfa281)semâvâta işittirecek derecede bağıracaksın. Hattâ bir tek masum, dokuz câni olsa; yine </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/05/yirmiikinci-mektub-birinci-mebhas_1815.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-1210973864208378446</guid><pubDate>Sat, 22 May 2010 21:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-15T14:08:36.146-07:00</atom:updated><title>Yirmiikinci Mektub Birinci Mebhas Birinci Vecih</title><atom:summary type="text">&quot;BİRİNCİ VECİH: Hakikat nazarında zulümdür.Ey mü&#39;mine kin ve adâvet besleyen insafsız adam! Nasılki sen bir gemide veya bir hanede bulunsan, seninle beraber dokuz masum ile bir câni var. O gemiyi gark ve o haneyi ihrak etmeye çalışan bir adamın, ne derece zulmettiğini bilirsin. Ve zalimliğini,(Orjinal Sayfa281)semâvâta işittirecek derecede bağıracaksın. Hattâ bir tek masum, dokuz câni olsa; yine </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/05/yirmiikinci-mektub-birinci-mebhas_22.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-4579486277086254503</guid><pubDate>Sat, 15 May 2010 21:06:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-10-15T14:07:16.501-07:00</atom:updated><title>Yirmiikinci Mektub Birinci Mebhas</title><atom:summary type="text">&quot;بِاسْمِهِ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ(Şu Mektub, iki mebhastır. Birinci Mebhas, ehl-i îmanı uhuvvete ve muhabbete davet eder.)Birinci Mebhasبِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِاِنَّمَا اْلمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ * اِدْفَعْ بِالَّتِى هِىَ اَحْسَنُ فَاِذَا الَّذِى بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ عَدَاوَةٌ كَاَنَّهُ وَلِىّ ٌ حَمِيمٌ * وَالْكَاظِمِينَ الْغَيْظَ </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/05/yirmiikinci-mektub-birinci-mebhas.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-6535841967498328816</guid><pubDate>Fri, 23 Apr 2010 10:31:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-24T03:33:19.240-07:00</atom:updated><title>13. Lema Beşinci İşaret</title><atom:summary type="text">İstiğfar Konusu:oğ. geçen hafta, amel imandan bir cüz değildir noktasında kalmıştık. ameldeki eksiklik, imanda zayıflığa işaret etmez, diyor risale-i nurda. ama istiğfar ön şartı var. insan işlediği günahtan, yaptığı kusurdan veya yapmadıklarından -bir farzı terketmek gibi- istiğfar olmak şartıyla, bir nevi temizleniyor. amç. referans olarak nerede?aö. 13. lemada 5. işaret. benden 100 kusur fazla</atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/04/13-lema-besinci-isaret.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2354004755924431536.post-2391916513440087159</guid><pubDate>Thu, 08 Apr 2010 10:31:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-24T03:31:47.208-07:00</atom:updated><title>Muhakemat</title><atom:summary type="text">amç. 1911de bakıyor adam. ne var? sınırlar geri çekilmiş, iyice küçülmüş. her cephede yenilmiş. herkesin gökten bir kurtarıcı beklediği, veya yerin dibine girsek de yaşamın zülünden kurtulsak dediği bir anda, emareler görüyorum diyen bir adam, ya deli olacak, ya da......&quot;Eğer sual edersen: Senin bu telâşın ve ulûm-u mütearife hükmüne geçen şeylere burhan getirmeye ne lüzum vardır? Zira telâhuk-u </atom:summary><link>http://uskudarcumasohbetleri.blogspot.com/2010/04/muhakemat.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>1</thr:total></item></channel></rss>