<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2enclosuresfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><title>M. Gizem Akbulut</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/</link><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/MGizemAkbulut" /><description></description><language>en</language><managingEditor>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</managingEditor><lastBuildDate>Sat, 11 Feb 2012 03:52:58 PST</lastBuildDate><generator>Blogger http://www.blogger.com</generator><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">58</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">25</openSearch:itemsPerPage><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="mgizemakbulut" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><itunes:owner><itunes:email>noreply@blogger.com</itunes:email></itunes:owner><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle></itunes:subtitle><item><title>Tipografiye Pazarlamacı Bakışı</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2011/06/tipografiye-pazarlamac-baks.html</link><category>Pazarlama</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Mon, 13 Jun 2011 04:06:12 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-3834644423117759211</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-qSlw6c25x3o/TfNyLRlnXsI/AAAAAAAAAVo/IlIdTlJbqh8/s1600/typography.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 160px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-qSlw6c25x3o/TfNyLRlnXsI/AAAAAAAAAVo/IlIdTlJbqh8/s200/typography.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5616958698286440130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tipografi yazıyı bir forma sokma sanatı ve tekniğidir. Yani tipografi elle yazı çizme sanatıdır. Peki tipografi neden bu kadar önemlidir? Bunun pazarlama bakış açısında göre en önemli sebebi yazı sanatının anlamı ne olursa olsun, hislerimizi yönlendirmesidir.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-Ke1cCrr5gg8/TfNoK1YG5VI/AAAAAAAAAU4/oYw4KDewi7M/s1600/honda-sports-atv-fear.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 226px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Ke1cCrr5gg8/TfNoK1YG5VI/AAAAAAAAAU4/oYw4KDewi7M/s320/honda-sports-atv-fear.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5616947695597315410" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Örneğin siz yazı karakterinde eğlenceli, renkli ve umut verici bir yazı sanatı kullanırsınız ama yazdığınız şey korkudur. (resim 2'deki gibi) o zaman tüketicisinin algısında korkuyu değil, umut ve eğlenceyi uyandırırsınız. Bu da sizin algınızda korkunun umuda dönüşmesini ve o ürünün korkuyu yenebileceği imajını uyandırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece basılı reklamlarda değil, internet dünyasında da tipografi çok önemlidir. O web sitesinin veya bannerın algımızdaki yerini yazı sanatı belirler. Düzeni, netliği ve renkleri biz düşünmesek de algımızı yönlendirir. Düşünün ki Honda'nın yandaki reklamında "Fear" yazısı ariel ile yazıldı bu etkiyi bırakır mıydı üzerinizde? Cevabı kesinlikle hayır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çok ünlü markanın logolarındaki yazım karakterlerini düşünelim kaç tanesi düz yazı fontu? Neredeyse hiç biri, çünkü tipografi burada da önemli rol oynayarak marka imajı ile paralel hareket etmek zorunda. Her zaman marka algısı ve pazarlama tekniklerinde 360 derece bakış açısından bahsediliyoruz. Bu konu da küçük bir ayrıntı olarak görülsede bana göre marka imajını belirlemede önemli bir rol oynuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tarz görsel konuları sözlerden daha iyi örnekler yani görseller ifade eder. İşte size yaratıcı ve iyi tipografi örnekleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-kBXdYAVg99Q/TfNw_ceSURI/AAAAAAAAAVQ/mIpmQchQHUc/s1600/amnesty-international-darfur-rape.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 136px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-kBXdYAVg99Q/TfNw_ceSURI/AAAAAAAAAVQ/mIpmQchQHUc/s200/amnesty-international-darfur-rape.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5616957395538432274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tecavüz ile ilgili çarpıcı tipografi uygulaması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-0CwYRT7sZW8/TfNxfMSPmJI/AAAAAAAAAVY/HkoqT-Cau7k/s1600/fedex-success-3.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-0CwYRT7sZW8/TfNxfMSPmJI/AAAAAAAAAVY/HkoqT-Cau7k/s200/fedex-success-3.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5616957940948768914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Başarının arkasındaki yoğun çalışma ile Fedex&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-3zWLKisM2Co/TfNxytZYCOI/AAAAAAAAAVg/f1Y4HHkpYhg/s1600/hsbc-systematic-investment-plan-car.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 180px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-3zWLKisM2Co/TfNxytZYCOI/AAAAAAAAAVg/f1Y4HHkpYhg/s200/hsbc-systematic-investment-plan-car.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5616958276254566626" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;HSBC ve araba kredisi uygulaması&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-3834644423117759211?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-06-13T14:06:12.527+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://2.bp.blogspot.com/-qSlw6c25x3o/TfNyLRlnXsI/AAAAAAAAAVo/IlIdTlJbqh8/s72-c/typography.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Dijital dünyada ürün tanıtma yöntemleri-bölüm 1-</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2011/02/dijital-dunyada-urun-tantma-yontemleri.html</link><category>Pazarlama</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Mon, 07 Feb 2011 16:00:50 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-4278169012933903714</guid><description>Hepimizin bildiği gibi internet kullanıcılarına geniş bilgi kaynağı sağlıyor, yeni bir ürün veya marka ortaya çıktığında da iletişim kaynaklarından bütünleşik olarak faydalanmak gerekiyor. Yeni bir ürün lansmanında yapabileceklerimizi 3'e ayırmamız gerekirse;&lt;br /&gt;1.Geleneksel yöntemler&lt;br /&gt;2.Sosyal Ağlar&lt;br /&gt;3.Online pazarlama araçları olarak bölümlendirebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TVCFxxwrVYI/AAAAAAAAAUc/sAn-_MKIxGA/s1600/google-tv-ads.png"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 274px; FLOAT: left; HEIGHT: 268px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5571099829274891650" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TVCFxxwrVYI/AAAAAAAAAUc/sAn-_MKIxGA/s320/google-tv-ads.png" /&gt;&lt;/a&gt; 1.Geleneksel yöntemler: &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Son dönemlerde dijital dünya ne kadar gözde bir ürün pazarlama ağı olarak görünüyor olsa da yeni bir ürün veya marka lansmanında geleneksel yöntemleri yani görsel, yazılı ve işitsel medyayı kullanmak daha önce görünmemiş bir ürün veya marka için büyük kitlelere ulaşmada önemli bir kaynak. Bu kaynağı en verimli şekilde kullanmak için tüketicinin dikkatini çekmesi sağlanmalı. Demek istediğim ürünün özellikleri yansıtılırken haber değeri taşıyacak nitelikte bir iletişim dili kullanılmalı, Var olan ürünlerden farkı nedir?, tüketiciye sağladığı en büyük fayda nedir?,sorularına net cevaplar verilerek tüketicinin ilgisi çekilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2.Search Engine Optimization (SEO):&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TVCGSFHPiqI/AAAAAAAAAUk/KdxaQMYHH24/s1600/internet-pazarlama-egitimi.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 308px; FLOAT: right; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5571100384225626786" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TVCGSFHPiqI/AAAAAAAAAUk/KdxaQMYHH24/s320/internet-pazarlama-egitimi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Online kaynakları kullanmadan önce, ürün veya markanın tanıtılacağı web sitesi veya blog gibi merkez alanı olmalı.Ürün lanse edilirken potansiyel müşterilerinizi iyi optimize edilmiş kolay ulaşılabilen, ürünü veya markayı tanıtan metin, resim veya videolar içeren bir sayfa ile karşılamanız doğru olacaktır.&lt;br /&gt;Bu sayfa yazılırken kodların aramalara uygun olarak yazılmasına, title taglerinin doğru olmasına, header textine, doğru url adresine ve ürününüzü en yalın ve doğru anlatan meta taglere sahip olmasına dikkat edin. Ayrıca markanızın anasayfasının görünen bir alanındanda bu sayfaya yönlendirme yapmanız da site trafiğini arttıracaktı&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 250px; FLOAT: left; HEIGHT: 250px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5571101082120138402" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TVCG6s-QrqI/AAAAAAAAAUs/MEBA9f0VuPQ/s320/email-icon.jpg" /&gt;r. &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3.Email pazarlaması:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Toplu email gönderimi sizin hali hazırdaki müşterileriniz ile iletişim sağlamanın en güvenilir yoludur. Var olan müşterilerinize ön sipariş imkanı veya indirim imkanı sağlayarak yeni çıkacak ürünü piyasaya sürmeden, müşterilerinizi ayrıcalıklı hissettirerek lanse etmeye başlayabilirsiniz. Bu durum aynı zamanda var olan müşterilerinizde aranızdaki güvenin artmasına yardımcı olacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-4278169012933903714?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-02-08T03:00:50.031+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TVCFxxwrVYI/AAAAAAAAAUc/sAn-_MKIxGA/s72-c/google-tv-ads.png" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Sosyal Medya oyunları geleceğin reklam alanı mı?</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/12/sosyal-medya-oyunlar-gelecegin-reklam.html</link><category>Reklamcılık</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Fri, 17 Dec 2010 01:46:40 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-3706516424388907171</guid><description>&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TQsvzXTZUUI/AAAAAAAAAT8/b59Sc9KDPeg/s1600/why-we-play-social-games-friskymongoose.com_.png"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 195px; FLOAT: left; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5551583525139468610" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TQsvzXTZUUI/AAAAAAAAAT8/b59Sc9KDPeg/s320/why-we-play-social-games-friskymongoose.com_.png" /&gt;&lt;/a&gt;Artık sokaktan geçen kime Facebook deseniz ne olduğunu biliyor. Dünya sıralamasında Facebook kullanıcı sayısı olarak 4. Sırada olmamızda bunun sayısal göstergesi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Facebookta ne yapıyoruz?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaş ortalamalarına göre sıralandırdığımızda en yüksek kitleyi 18-24 yaş arası olan kullanıcılar kaplıyor(%33.9), daha sonra sırası ile 25-34 (%28.8),14-17(%18.3), 35-44(%11.2), 45-54 (%3.8), &lt; 13 (%1,7), 65+ (%1.3) ve son olarak 55-64 (%1.0) sıralanıyor. 18-24 yaş arası kullanıcıların gündelik yaşamlarını düşündüğümüzde üniversitede okuyan veya yeni liseden mezun olup çalışma hayatına atılacak olan gençlerin yaş aralığı olduğunu görüyoruz. İşsizlik oranlarının çok yüksek olduğu ülkemizde en çok boş vakitte doğal olarak bu yaş grubunda. 18-24 yaş aralığındaki gençlerin Facebook alışkanlıklarına baktığımızda video paylaşma, karikatür okuma, resimlere özlü sözler ekleme veya bir page’e üye olarak kendini bu gruba ait hissetme olduğunu görüyoruz. &lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Peki oyunlara olan ilgileri ne durumda? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Emarketer’in yayınladığı rakamlara göre social gaming (sosyal oyun) 2009’dan bugüne %60 oranında artış göstermiş. Türkiye’de de durum çok farklı değil. Özellikle 18-24 yaş grubunun neredeyse tamamı en az 1 kere farmville oyununa girmiş. Kendi ilgi alanlarına ait olan oyunları aktif olarak oynuyorlar. Bu rakamlar gün geçtikçe de artıyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 320px; FLOAT: right; HEIGHT: 183px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5551583930853961682" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TQswK-tRL9I/AAAAAAAAAUE/atRfcCgMevQ/s320/restaurant-city-1950s-drive-in.png" /&gt;Bu rakamlar Sosyal Medya reklamcılığınında da dikkat çekiyor. İnsanların gündelik yaşamları içerisine reklamları entegre ederek, markaları onlardan biri haline getirmek için oyunların içinde kullandıkları item’ları markalar ile özdeşleştirmek, marka- kullanıcı ilişkisinde güçlü bağlar oluşturacaktır. Dr. Pepper’s içecek markası bu uygulamayı Zynga oyunlarından restaurant city’de gerçekleştirdi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TQswVueA0UI/AAAAAAAAAUM/uB3W-dqNhfM/s1600/restaurant-city-dr-pepper-machine.png"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 282px; FLOAT: left; HEIGHT: 179px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5551584115473568066" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TQswVueA0UI/AAAAAAAAAUM/uB3W-dqNhfM/s320/restaurant-city-dr-pepper-machine.png" /&gt;&lt;/a&gt;50’sweek kutlamaları yaparak, Elvis , Grease ve Dr Pepper’s’ı birleştirdi. En altta videosunu bulabileceğiniz 1977 yılı Dr. Peppers reklamını da oyun kullanıcıları tarafından sürekli takip edilen bloglarından yayınladılar. Dr. Pepper’s içecek makinası, Dr Pepper’s yemek tarifi ve Dr Pepper’s Billboard’u gibi itemlarla da kullanıcılarla kendi markasını birleştirdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Not:&lt;/strong&gt; eMarketers’a göre 2009 yılında olan 183 milyon $’lık sosyal oyun reklam geliri, 2010’da 220 milyon $’a, 2011’de ise 293 milyon $’a ulaşması bekleniyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="480" height="385"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/jvCTaccEkMI?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/jvCTaccEkMI?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-3706516424388907171?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-17T12:46:40.717+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TQsvzXTZUUI/AAAAAAAAAT8/b59Sc9KDPeg/s72-c/why-we-play-social-games-friskymongoose.com_.png" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><enclosure url="http://www.youtube.com/v/jvCTaccEkMI?fs=1&amp;amp;hl=en_US" length="1082" type="application/x-shockwave-flash" /><media:content url="http://www.youtube.com/v/jvCTaccEkMI?fs=1&amp;amp;hl=en_US" fileSize="1082" type="application/x-shockwave-flash" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Artık sokaktan geçen kime Facebook deseniz ne olduğunu biliyor. Dünya sıralamasında Facebook kullanıcı sayısı olarak 4. Sırada olmamızda bunun sayısal göstergesi. Facebookta ne yapıyoruz? Yaş ortalamalarına göre sıralandırdığımızda en yüksek kitleyi 18-24</itunes:subtitle><itunes:author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</itunes:author><itunes:summary>Artık sokaktan geçen kime Facebook deseniz ne olduğunu biliyor. Dünya sıralamasında Facebook kullanıcı sayısı olarak 4. Sırada olmamızda bunun sayısal göstergesi. Facebookta ne yapıyoruz? Yaş ortalamalarına göre sıralandırdığımızda en yüksek kitleyi 18-24 yaş arası olan kullanıcılar kaplıyor(%33.9), daha sonra sırası ile 25-34 (%28.8),14-17(%18.3), 35-44(%11.2), 45-54 (%3.8), Peki oyunlara olan ilgileri ne durumda? Emarketer’in yayınladığı rakamlara göre social gaming (sosyal oyun) 2009’dan bugüne %60 oranında artış göstermiş. Türkiye’de de durum çok farklı değil. Özellikle 18-24 yaş grubunun neredeyse tamamı en az 1 kere farmville oyununa girmiş. Kendi ilgi alanlarına ait olan oyunları aktif olarak oynuyorlar. Bu rakamlar gün geçtikçe de artıyor. Bu rakamlar Sosyal Medya reklamcılığınında da dikkat çekiyor. İnsanların gündelik yaşamları içerisine reklamları entegre ederek, markaları onlardan biri haline getirmek için oyunların içinde kullandıkları item’ları markalar ile özdeşleştirmek, marka- kullanıcı ilişkisinde güçlü bağlar oluşturacaktır. Dr. Pepper’s içecek markası bu uygulamayı Zynga oyunlarından restaurant city’de gerçekleştirdi. 50’sweek kutlamaları yaparak, Elvis , Grease ve Dr Pepper’s’ı birleştirdi. En altta videosunu bulabileceğiniz 1977 yılı Dr. Peppers reklamını da oyun kullanıcıları tarafından sürekli takip edilen bloglarından yayınladılar. Dr. Pepper’s içecek makinası, Dr Pepper’s yemek tarifi ve Dr Pepper’s Billboard’u gibi itemlarla da kullanıcılarla kendi markasını birleştirdiler. Not: eMarketers’a göre 2009 yılında olan 183 milyon $’lık sosyal oyun reklam geliri, 2010’da 220 milyon $’a, 2011’de ise 293 milyon $’a ulaşması bekleniyor. Mesrure Gizem AKBULUT Blog</itunes:summary><itunes:keywords>Reklamcılık</itunes:keywords></item><item><title>Pazarlama Terimleri -1-</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/12/pazarlama-terimleri-1.html</link><category>Pazarlama</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Tue, 07 Dec 2010 05:47:23 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-5428036240534629354</guid><description>&lt;strong&gt;Deneyimsel Pazarlama:&lt;br /&gt;İlişkisel pazarlama&lt;/strong&gt; Yeni Müşteri Elde Etme (Potansiyel Müşteri) Programları, Mevcut Müşterilere Çapraz Satış Programları, Müşteri Elde Tutma (Retention) Programları, Müşteri Bağlılık Programları,Müşteri Hareketlerini Yönlendirme Programları, Müşteri Değerini Yönetmeyi Hedefleyen Programlar,Pasifleşmeyi Önleme Programları (Churn Management), Müşteri Aktivasyon ve Geri Kazanım Programları, Ürün Kârlılığını Artıracak Programlar, Kişisel ıletişimi Artırmaya Yönelik Programlar,&lt;br /&gt;Bağlılık Programları, Frekans Programları, Life-Style / Yaşam Tarzı Bazlı Programlar, Life-Stage / Yaşam Evresi Bazlı Programlar, Topluluk Yönetimi Programları, Entegre Kanal Yönetimi Uygulamaları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Viral ya da viritük pazarlama:&lt;/strong&gt; Bunlar arasında en çok bilineni olan viral ya da viritük pazarlama,genelde e-mail ya da internet üzerinden yapılan eğlendirici ya da bilgilendirici çalışmaları ifade eder.Pek çok yaklaşımda advergame ve türü oyunlar da bu kategoride değerlendirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Buzz pazarlama:&lt;/strong&gt; Bir başka popüler ağızdan ağza pazarlama biçimi buzz pazarlama ya da Türkçe&lt;br /&gt;çevrimiyle fısıltıyla pazarlama, üst profilli eğlence veya haberleri oluşturarak ve yayarak, insanları markalar hakkında konuşmaya zorlayan yöntemleri ifade eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buzz PR Fısıltıyla pazarlamanın internette dijital halkla ilişkiler kanalı olarak uygulanan biçimi&lt;br /&gt;de, Buzz PR ya da fısıltıyla halkla ilişiler olarak adlandırılıyor. Bu yöntem bu yazının da konusunu oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Grassroots marketing ve Evanjelist pazarlama :&lt;/strong&gt; Türkçeye esastan pazarlama olarak&lt;br /&gt;çevirebileceğimiz grassroots marketing, marka gönüllülerinin yetiştirilip, bunları motive ederek bir açılım yakalamayı amaçlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Cemaat pazarlama&lt;/strong&gt; olarak Türkçeye çevirebileceğimiz &lt;strong&gt;community marketing,&lt;/strong&gt; markalarla ilgili fan kulüp, topluluk, dernek gibi marka toplulukları oluşturarak yada en azından bunları destekleyerek markayla ilgili fikir dolaşımını sağlamaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dava destekli pazarlama&lt;/strong&gt; olarak tanımlayabileceğimiz &lt;strong&gt;cause-related marketing&lt;/strong&gt;, markalara bağlı, sadık tüketici grupları yaratmak için sempati yaratma fikrine odaklanır ve bu doğrultuda sosyal konulara destek verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;influencer marketing&lt;/strong&gt;, Türkçe çevrimiyle &lt;strong&gt;hatırlı pazarlama&lt;/strong&gt; olarak çevirebileceğimiz influencer marketing, toplulukları konuşturmaya yöneltecek kanaat önderlerini ortaya çıkarmayı hedefler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Referanslı pazarlama&lt;/strong&gt; olarak adlandırabileceğimiz &lt;strong&gt;referral programs&lt;/strong&gt;, ürün ya da hizmet&lt;br /&gt;memnuniyetinin yayılımının hızlanması için araçlar geliştirmeyi ifade eder. Ürün besleme yönteminin karşılığı olan product seeding; doğru ürünü, doğru zamanda, doğru kişiye doğru bilgilerle tanıtmayı amaçlar. Marka bloglama yöntemi; sadakat, şeffaflık ve paylaşım mantığı üzerine bloglar yaratmak ve bunlara katılım gerçekleştirmek mantığını güder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nano Marketing&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Konuşmalı pazarlama olarak adlandırabileceğimiz conversation marketing’de bir markayla ilgili&lt;br /&gt;konuda ağızdan ağza yayılacak bir fısıltı başlatmak amacıyla yaratılmış eğlenceli ve dikkat çekici&lt;br /&gt;reklamlar, ilginç cümleler, e-postalar, organizasyonları veya çeşitli tanıtım araçları yer alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ABC Analizi (ABC analysis):&lt;/strong&gt; Ürün gruplarını bir kârlılık ölçüsüne göre sıralayan ve gruplayan bir analizdir. Hangi ürünlerin devamlı stoklarda bulundurulması, hangi ürünlerin stoklarının tükenmesine zaman zaman izin verilmesi ve hangi ürünlerin stoklardan çıkarılması gerektiğini belirlemek amacıyla kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Atmosferik (Atmospherics):&lt;/strong&gt; Mimari, ışıklandırma ve yerleşim gibi dikkat çeken ve satışları uyaran faktörler - mağaza içi dekor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Başabaş noktası (Breakeven point):&lt;/strong&gt; Toplam gelirlerin toplam giderlere eşit olduğu satış miktarı. Bu miktardan daha fazla satış kârlılık sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bağlı talep (Derived demand):&lt;/strong&gt; Bir başka nedene bağımlı olarak değişen talep. Endüstri mallarının talebi o sektörün ürettiği tüketici mallarının talebine bağlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Benchmark (Benchmark) :&lt;/strong&gt; Bir perakende işletmenin kendi performansını benzer bir strateji uygulayan bir başka perakendeci ile kıyaslayarak değerlendirmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Birlikte markalama (co-branding):&lt;/strong&gt; Tek bir ürün üzerinde imalat yapan iki firmanın iki markasının biraraya getirilerek tek bir ürün markası olarak sunulması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Büyüme aşaması (Growth Stage):&lt;/strong&gt; Ürünün yaşam evrelerinden satışların arttığı dönem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çapa dükkân (Anchor store):&lt;/strong&gt; Bir yerel alışveriş merkezinde bulunan ve müşteriler için bir çekim (cazibe) merkezi görevini yapan büyük, iyi bilinen bir perakende işletmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çekme stratejisi (Pull strategy):&lt;/strong&gt; Nihai tüketicilere yönelik olarak yapılan ve onları&lt;br /&gt;perakendecilerden ürünleri istemeye cesaretlendiren tanıtım, tutundurma, reklâm ve benzeri&lt;br /&gt;etkinlikleri içeren strateji&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dayanıklı mallar (Durable goods) :&lt;/strong&gt; Uzunca bir süre kullanım ömrü olan mallar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dayanıksız mallar (Non durable goods) :&lt;/strong&gt; Kısa bir süre içinde bir ya da birkaç kullanımda tüketilen mallar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Erken benimseyenler (Early adopters):&lt;/strong&gt; Kendi sosyal konumlarında yeniliklere öncülük eden ve diğer insanlar için bilgi  tecrübe kaynağı olan insanlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gerileme dönemi (Decline stage):&lt;/strong&gt; Ürünlerin yaşam evrelerinden, satışın ve kârlılığın düşüş gösterdiği dördüncü ve sonuncu dönemdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Giriş aşaması (Introduction stage):&lt;/strong&gt; Ürünün yaşam evrelerinden ilki ve yeni bir ürünün pazara sunulduğu dönemdir. Bu dönemde satışların artış hızı yavaş, kârlar düşüktür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gizli müşteri (Mystery shopper):&lt;/strong&gt; Müşteri memnuniyetini, satış standartlarını ve hizmet anlayışını denetlemek amacıyla çoğunlukla bağımsız kuruluşlar veya danışmanlar tarafından yürütülen bir değerlendirme ve iyileştirme çalışmasıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gondol (Gondola) :&lt;/strong&gt; Sırt sırta raflarla oluşturulmuş, ortada bir ada gibi konumlandırılmış self servis tezgâh&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hatırlatıcı reklâm (Reminder advertisements):&lt;/strong&gt; Bir ürünle ilgili olarak önceden verilen bilgileri ve eğitimleri pekiştirme yoluyla hatırlatma ve isimleri zihinlere yerleştirme çabasıdır.hı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İlişki pazarlaması (Relations marketing):&lt;/strong&gt; Mevcut müşteriler arasında bağlılığı yaratmak ve sürdürmek amacıyla tasarlanan pazarlama çabalarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İtme stratejisi (Push strategy):&lt;/strong&gt; Dağıtım kanalı üyelerine, aracı kurumlara yönelik olarak yapılan ve onları ürünleri sipariş ederek stoklamaya cesaretlendiren tanıtım, tutundurma, indirim, prim vb. etkinlikleri içeren stratejidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Jenerik ürün (Generic product) :&lt;/strong&gt; Yalnızca genel ürün sınıfı ile isimlendirilen ürünler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kapsam (Coverage):&lt;/strong&gt; Bir perakendecinin hedef pazarında bulunan ve belirli bir medya kanalında verilen reklâmın ulaşabileceği potansiyel müşterilerin teorik sayısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Karşılaştırmalı reklâm (Comperative advertisements):&lt;/strong&gt; Bir markanın rakiplerine göre güçlü yönlerini öne çıkaran reklâmdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kolayda mallar (Convenience goods):&lt;/strong&gt; Sıklıkla ve kolaylıkla satın alınan ucuz tüketim malları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Konserve sunuş (Canned presentation):&lt;/strong&gt; Bütün müşteri adaylarına hiçbir değişiklik yapmadan söylenen ezberlenmiş, standart satış mesajı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Marka genişletme (Brand extension):&lt;/strong&gt; Mevcut bir marka ismini yeni bir ürün için kullanmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Mevsimlik indirim (Seasonal discount):&lt;/strong&gt; Düşük talep dönemlerinde gündeme getirilen fiyat indirimidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Mevsimlik mal (Seasonal goods) :&lt;/strong&gt; Satışları yılın içinde bulunulan dönemine bağlı olarak büyük dalgalanmalar gösteren mallar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Özel markalama (Private branding):&lt;/strong&gt; Toptancı veya perakendeci firmanın adı altında satılmak üzere üretilen ürünlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Prestij fiyatlandırma (Prestige pricing):&lt;/strong&gt; Müşterilerin çok düşük olduğunu düşündükleri fiyatlarda satılan malları ve hizmetleri satınalmayacakları varsayımına dayanan bir fiyatlandırma sistemi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Proaktif strateji (Proactive strategy):&lt;/strong&gt; Bir ürün geliştirmek için uygun fırsatları araştırmak amacıyla büyük kaynakların ayrıldığı iddialı yenilik stratejisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Rekabete yönelik fiyatlandırma (Competitive oriented pricing):&lt;/strong&gt; Bir perakendecinin fiyatları belirlerken maliyet-talep gibi faktörleri değil rakiplerin fiyatlarını gösterge olarak kullandığı bir fiyatlandırma yöntemi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Soğuk tarama (Cold canvassing) :&lt;/strong&gt; Bir müşteri adayını telefon rehberinden veya diğer kaynaklardan belirleyip telefonla üzerine gitmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tam rekabet (Pure competition):&lt;/strong&gt; Çok sayıda satıcının benzer ürünlerle birbirleriyle rekabet ettiği piyasa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Adhesion:&lt;/strong&gt; Bir programın, ilgili hedef kitle bazında izleyicilerinin, tüm izleyicilere oranı. İlgili hedef kitle izleyicilerinin toplam izleyici sayısı içindeki oranı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Affinity Index:&lt;/strong&gt; Bir hedef kitlenin, analiz konusu programdaki izleyici yoğunluğunun, tüm kişiler içinde varolma yoğunluğuna oranı. programın bu hedef kitle tarafından özlellikle tercih edilip edilmediği saptanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Average Minute Rating:&lt;/strong&gt; Dakika başına düşen ortalama izleyici oranı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Clutter:&lt;/strong&gt; Tv ve radyoda kısa bir sürede üst üste yayınlanan reklam, program tanıtımı, duyuruların toplamı. Kirlilik(reklamın etkinliğini azaltıcı etkisi nedeniyle olumsuz anlamda kullanılır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-5428036240534629354?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-07T16:47:23.570+03:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Gençlik Pazarlamasında Marka Elçiliği</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/09/genclik-pazarlamasnda-marka-elciligi.html</link><category>Pazarlama</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Tue, 28 Sep 2010 01:30:30 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-6043474150545234750</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TKD9lSNF1_I/AAAAAAAAATs/VCAXNQKXpq4/s1600/8373249.png"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 272px; FLOAT: right; HEIGHT: 320px; CURSOR: pointer" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5521691960139962354" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TKD9lSNF1_I/AAAAAAAAATs/VCAXNQKXpq4/s320/8373249.png" /&gt;&lt;/a&gt;5 aylık ara verme döneminden sonra, çok daha farklı bir bakış açısı ve uzmanlık alanıyla geri dönüyorum...&lt;br /&gt;Bu dönem benim için tam bir bilgi biriktirme dönemi oldu, her insanın dönem dönem yapması gereken, kendine yatırım yapması gereken dönemler vardır işte benimki de bu oldu.&lt;br /&gt;Bunca zaman sonra ilk yazmak istediğim konu ne kadar basit görünsede etkili bir yöntem olan marka elçiliği. Peki nedir marka elçisi?&lt;br /&gt;Marka Elçisi siz ve marka arasındaki bağdır.Markayı tanıtır, kullanır ve markaya karşı bağlılık kazandırır. Günlük yaşantımızda daha çok sanatçıların yaptığı Marka Elçiliğini görürüz.&lt;br /&gt;Puma'nın Marka Elçisi olarak kafayı fitness'a takmış Ebru Şallı'yı kullanması buna iyi bir örnek olarak verilebilir, ama benim asıl bahsetmek istediğim, sizin benim gibi olan her zaman etrafımızda olan, özellikle satış potansiyelinin yüksek olduğu üniversite gibi kurumlardaki marka elçileri.&lt;br /&gt;En temel özellik olarak;&lt;br /&gt;Sosyal ve girişken olmaları&lt;br /&gt;Yaratıcı olmaları&lt;br /&gt;İkna kabiliyetlerinin yüksek olması&lt;br /&gt;Markaya olan inancının tam olması beklenir.&lt;br /&gt;Bu öğrenciler bu iş için ne k&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TKD-cqloI8I/AAAAAAAAAT0/LMy7JE88UsE/s1600/ogrenci.png"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 294px; FLOAT: left; HEIGHT: 223px; CURSOR: pointer" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5521692911578129346" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TKD-cqloI8I/AAAAAAAAAT0/LMy7JE88UsE/s320/ogrenci.png" /&gt;&lt;/a&gt;adar para alıyor olsalarda markanın yaratacağı stratejiye göre, bu işi gönüllü ve gizli olarak yürütebilirler. Tamamen bir WOM etkisi yaratmaları beklenir. Marka ile ilgili ürünler kullanırlar. Bu ürünleri arkadaşlarına tavsiye ederler. Bazen giydikleri kıyafette markayı taşırlar, bazen yaptıkları etkinliklerde marka tanıtımlarını gerçekleştirirler. Aylık marka ile yapılan toplantılarda diğer öğrencilerin marka hakkındaki görüşlerini iletip, marka için knowhow toplarlar. Öğrencilerin kendi aralarında görüşüp de ah şu olsa ne kadar iyi olur dedikleri etkinlik gibi onları cezbedici organizasyonları marka ile birlikte düzenleyerek sadık müşteri algısının tohumlarını atarlar.&lt;br /&gt;Gençlik pazarlamasında yeni ama aynı zamanda çok da etkili bir yöntem olan Genç Marka Elçileri, yaratıcı pazarlama tekniklerine güzel bir örnek teşkil etmesiyle de ayrı bir önem taşıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-6043474150545234750?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-09-28T11:30:30.532+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/TKD9lSNF1_I/AAAAAAAAATs/VCAXNQKXpq4/s72-c/8373249.png" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Diesel LoveMark Sembolu</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/04/diesel-lovemark-sembolu.html</link><category>Reklamcılık</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Tue, 20 Apr 2010 07:54:23 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-7783716635055200706</guid><description>Malum pazarlama demek artık tüketicinin algısında yer ederek ürününüze ihtiyaç duymasını sağlamak demek.Geçmiş yıllarda böyle bir kavram olmamasının sebebi ise tüketicinin algısının devamlı yeni ürünlere ihtiyacı olmasından kaynaklanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iki cümle değerlendirmeye alındığında tüketici algısını yönetmek için kullanılan yöntemlerin sayısının çok fazla olmasıyla birlikte başlangıç noktasının marka imajı olduğunu biliyoruz.&lt;br /&gt;Son dönem pazarlama trendi dolayısıyla tüketicinin yönlendirmesi ise duygusal ihtiyaçlara hitap etmek gerektiği yönünde.&lt;br /&gt;En sık kullanılan temalar ise;&lt;br /&gt;Sex&lt;br /&gt;Abartı&lt;br /&gt;Mizah&lt;br /&gt;Müzik&lt;br /&gt;Bu temel bilgiyi aktardıktan sonra artık ana bahsetmek istediğim konuya geçebilirim.&lt;br /&gt;Dieselin yeni kampanyası "Sex sells* *unfortunately we sell jeans…".&lt;br /&gt;Diesel jean markası olarak asiliğin,gençliğin,fit ve güzelliğin simgesi olarak görülüyor.Son kampanyasında da bu temaya kesinlikle uygun hareket ederek asi,güzel ve seksi bir temayla karşımıza çıkmış.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82lzpxd69I/AAAAAAAAASw/2tsPNlm3oN4/s1600/diesel-ss2010-sex-sells-10.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 148px; FLOAT: right; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5462204229875526610" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82lzpxd69I/AAAAAAAAASw/2tsPNlm3oN4/s200/diesel-ss2010-sex-sells-10.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82lUxYFK0I/AAAAAAAAASo/gynzc1TYOXo/s1600/diesel.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5462203699340585794" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82lUxYFK0I/AAAAAAAAASo/gynzc1TYOXo/s200/diesel.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82lzpxd69I/AAAAAAAAASw/2tsPNlm3oN4/s1600/diesel-ss2010-sex-sells-10.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82lzpxd69I/AAAAAAAAASw/2tsPNlm3oN4/s1600/diesel-ss2010-sex-sells-10.jpg"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82lzpxd69I/AAAAAAAAASw/2tsPNlm3oN4/s1600/diesel-ss2010-sex-sells-10.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82lzpxd69I/AAAAAAAAASw/2tsPNlm3oN4/s1600/diesel-ss2010-sex-sells-10.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82lzpxd69I/AAAAAAAAASw/2tsPNlm3oN4/s1600/diesel-ss2010-sex-sells-10.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Duygulara hitap ederken en sık kullanılan temalar ise sanki dieselin reklamlarına bakılarak belirlenmiş gibi.Birazdan bunu desteklemek amaçlı sizlerle kampanyalarından birkaç örnek koyacağım.Herbiri görsel olarak çok başarılı ve sembolize ettikleri temayı çok iyi ifade ediyorlar.Belki bunlardan feyz alarak bizde tüketiciyi içine çeken kampanyalar gerçekleştirebiliriz.&lt;br /&gt;Abartı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82-M1Dl6zI/AAAAAAAAATI/zmXVnQB3U70/s1600/2_%2520Diesel%2520human%25201%2520-%25201000181__.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5462231050680134450" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82-M1Dl6zI/AAAAAAAAATI/zmXVnQB3U70/s200/2_%2520Diesel%2520human%25201%2520-%25201000181__.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82nagSxV-I/AAAAAAAAAS4/emMBirVq6fM/s1600/2_%2520Diesel%2520human%25201%2520-%25201000181__.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82-B9yhzgI/AAAAAAAAATA/dq_yX73CFwQ/s1600/Diesel+abart%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 141px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5462230864045919746" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82-B9yhzgI/AAAAAAAAATA/dq_yX73CFwQ/s200/Diesel+abart%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82nagSxV-I/AAAAAAAAAS4/emMBirVq6fM/s1600/2_%2520Diesel%2520human%25201%2520-%25201000181__.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mizah&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82-c_lVO5I/AAAAAAAAATQ/3PS9SO1eaZ0/s1600/diesel-were-with-stupid.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 130px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5462231328383908754" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82-c_lVO5I/AAAAAAAAATQ/3PS9SO1eaZ0/s200/diesel-were-with-stupid.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82-oCT66_I/AAAAAAAAATY/C0xBAPpfmj8/s1600/diesel9.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 130px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5462231518094748658" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82-oCT66_I/AAAAAAAAATY/C0xBAPpfmj8/s200/diesel9.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82-oCT66_I/AAAAAAAAATY/C0xBAPpfmj8/s1600/diesel9.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not:Diesel'den muzik temasınıda en kısa zamanda uygulamasını bekliyoruz 4'lu tamamlamak gerek değil mi:))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-7783716635055200706?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-04-20T17:54:23.859+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S82lzpxd69I/AAAAAAAAASw/2tsPNlm3oN4/s72-c/diesel-ss2010-sex-sells-10.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Sosyal Kurumsal Sorumluluk</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/04/sosyal-kurumsal-sorumluluk.html</link><category>Yönetim</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Sun, 11 Apr 2010 10:29:32 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-6128835943779079876</guid><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S8IEgyrNe2I/AAAAAAAAASQ/bTBdPBCjAsI/s1600/socialchange.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5458930659731798882" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S8IEgyrNe2I/AAAAAAAAASQ/bTBdPBCjAsI/s200/socialchange.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Sosyal Kurumsal Sorumluluk derken kastedilen firmaların kurumsal kimlikleriyle uyum saglayan yani en azından saglamasi gereken ve yapılan kampanyanın bu uyum cercevesi icerisinde sosyal paydaslarına karşılıksız fayda getirmesi için gerçekleştirilen kampanyalar bütünüdür diyebiliriz.Sosyal kurumsal sorumluluk kampanyalarının firma açısından en büyük kazanımı ise tüketici bağlılığını arttırmasıdır.Günümüz koşullarında her firma aşağı yukarı aynı kalitede benzer tasarımda, benzer hizmetlerle tüketicilerin karşılarına çıkmaktalar. Bu durumda firma açısında müsteri sadakatini kazanmasını güçleştirmektedir. Tüketiciler artık ürünlerden somut faydayla birlikte soyut faydada beklemektedir ki işte bu noktada iş sosyal kurumsal sorumluluk projelerine,sponsorluklara düşmektedir.&lt;br /&gt;İlk başta sosyal kurumsal sorumluluğu tanımlarken firmaların kurumsal kimlikleriyle uyum sağlaması gerektiğini vurgulamıştım. Her firma kendini farklılaştırması gerektiğini ve artık bunu müşterinin algısıyla yapabileceğinin farkında olduğundan sorumluluk kampanyalarında da patlama yaşanıyor.Bir konuda da ne kadar çok örnek varsa tüketici bu konu hakkında o kadar bilgi sahibi oluyor.Bu durumda tüketicilerin bağlılık algısını oluşturmada firmaların zorlanmasına sebep oluyor.&lt;br /&gt;Halbuki çözüm basit.Eskiden firmalar sorumluluk kampanyaları yaptıkları zaman bu kampanyalardan kazanç sağladıklarını ifade etmekten kaçarlardı ve firma ile ilgilisi olmayan nedenler öne sürerek tüketicileri kandırdıklarını sanarlardı.&lt;br /&gt;Şu anda önde olan firmalara bakıldığında bu firmaların şeffaflık öğesini ilke haline getirdiklerini görebiliriz.&lt;br /&gt;Global marka&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S8IFP037akI/AAAAAAAAASY/sLETlTgdsTU/s1600/coca+cola.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; FLOAT: left; HEIGHT: 106px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5458931467775863362" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S8IFP037akI/AAAAAAAAASY/sLETlTgdsTU/s200/coca+cola.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;larda liderler arasında olan Coca-Cola company'e bir bakın.Kendi maliyet kalemleri arasında su tüketiminin önemli bir yer tuttuğunu çünkü depozitolu şişeleri tekrar kullanıma sokmak için yıkama işleminden geçirdiklerini, tahmin etmek zor değil ki bunu kendileri de ifade ediyorlar buna karşılık olarak bir sosyal kurumsal sorumluluk projesi gündeme getirmişler.Temiz su kaynaklarının her geçen gün azaldığı bangır bangır bilim adamları tarafından ifade ediliyor. Kendilerininde maliyetlerinde temiz su kullanımı büyük yer kaplıyor bu durumda gerçekleştirdikleri sorumluluk projesiyle, fabrikalarındaki depozitolu kola şişelerini yıkarken su yerine,yüksek sıcaklıkta buhar kullanarak su tüketimlerini minimize etmeyi başarmışlar,buna ek olarak da Türkiye'deki tarım alanlarında damla sulama konusunda projeler gerçekleştirerek hem çifçiyi bilgilendiriyorlar,hemde ürün verimini arttırıyorlar. Bunların hepsine ek olarak birde tüketici bağlılığını arttırmış oluyor.Her açıdan win-win sağlanan bir sorumluluk projesi. Kendilerininde içecek sektöründe olmaları dolayısıylada kurumsal kimliklerine de son derece uyum sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bir başka global marka olan IBM'e bakarsak onlarda her açıdan win-win olarak &lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 150px; FLOAT: right; HEIGHT: 72px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5458931877206776962" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S8IFnqH3XII/AAAAAAAAASg/SjMMK3nIVC8/s200/ibm.jpg" /&gt;değerlendirdiğimiz bir sosyal kurumsal sorumluluk projesi yürütmekte. IBM kendisine doğal afetlerle mücade konusunda bir sorumluluk yüklemiş durumda.Çin'de 2001 yılında meydana gelen depremle birlikte ilk olarak başlamış olan proje,IBM'in para yardımından daha önemli bir yardımda bulunduğunu ispatlar nitelikte.Çin depreminden sonra IBM kendi teknolojik alt yapısını ve bilgili çalışanlarını kullanarak bu afet durumdan meydana gelen iletişim ve bir takım teknoloji ile çok daha kısa sürede çözülebilecek kurtarma operasyonlarına destek sağlamış.Bunu daha sonra gerçekleşen Hindistan ve Asya'nın belirli bölgelerinde gerçekleşen tsunami felaketinde kullanmış.Hem çalışanlarını olayın içine dahil ederek çalışan sadakati,tüketicilerin en zor dönemin yanlarında onlara destek vererek elde ettiği tüketici sadakati ile birlikte kendine de yeni bir iş alanı elde etmiş oldu.Bu durumu gören devletler doğal afetler meydana gelmeden önce bir takım lojistik ağ,iletişim ve veri merkezleri gibi konularda ilk adres olarak IBM'e gelerek kendilerine sistem geliştirmeleri için IBM'e ortak çalışmalar yürütmeye başladılar.Alın işte size gene hem kurumsal kimlik hemde sosyal kurumsal sorumluluk projesinin ortak olarak görülmesinin bir somut faydası daha.Şu anda IBM Smarter Planet projesiyle global sorun çözmede 1.şirket olarak görülmekte.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Son olarak şunu da belirtmeden geçemeyeceğim ki sosyal sorumluluk birkaç kişinin veya bir departmanın proje olarak yürütebileceği basit bir olgu değil. Sosyal sorumluluk pazarlama departmanının şirket imajını yükseltmek için bulduğu cin fikirlerle değil, firma kültürüne işlemiş davranışlarla olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-6128835943779079876?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-04-11T20:29:32.326+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S8IEgyrNe2I/AAAAAAAAASQ/bTBdPBCjAsI/s72-c/socialchange.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Biri Dijital mi dedi?</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/04/biri-dijital-mi-dedi.html</link><category>Yönetim</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Fri, 02 Apr 2010 00:41:40 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-4175757421692098800</guid><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S7WYRsJbUhI/AAAAAAAAASI/iH3m4TUesuk/s1600/dijital.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; FLOAT: left; HEIGHT: 113px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5455433953305121298" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S7WYRsJbUhI/AAAAAAAAASI/iH3m4TUesuk/s200/dijital.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; İlk dijital kelimesiyle tanismamı hatırlıyorum.Benim için ilk dijital hesap makinasıydı sonrada ev telefon numaralarında dijital telefon numaraları denildi.Hattınız boyle olmadiginda ilk cevirmeli bağlantıyla ile girilen internete girmeniz zorlaşır hızınız!!! yavaşlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilerde ise gelinen noktayı daha iyi görebilmek açısından sayısal verilerle konuşursak gelinen nokta inanılmaz.2004 yılında Morgan Stanley'in yaptığı bir araştırmaya göre Radyonun 50 milyon kullanıcıya ulaşması 38 yıl, Tv'nin 13 yıl,internetin ise sadece 5 yıl sürüyor.Reklam pazarlarındaki yeride her yıl artan oranlarla devam ediyor.&lt;br /&gt;Şöyle ki ; Geçen yıl Türkiye'deki toplam reklam harcamaları yaklaşık 5 milyar TL idi.Bu rakamlarda ekonomik krizide göz önünde bulunduralım. Türkiye'deki internet reklamcılığı ise 100 milyon TL.Bizim ülkemizde su an için internet reklamcılığı diger mecralardan daha düşük seviyede olmasına rağmen harcanan bütçe bu oranda.Geçen sene İngiltere de ilk defa bu reklam pastasının en büyük payını internet reklamcılığı aldı.Bu noktadan hareketle,sürekli aktif kullanıcı sayısının da arttığını düşünerek bu rakamların çok çok daha yükseleceği aşikar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dijital Medyanın hayatımıza soktuğu bir takım yeni kavramlarda var.Bunlara örnek olarak sosyal medya,web 2.0 ,bloglar ve 3G reklam ve tanıtım anlamında en etkin kullanılan mecralar. Her bir grup için şimdiden oturmuş uygulamalar olduğu gibi,işin ucu teknolojiye dayandığından sürekli gelişen uygulamalar, yaratıcılığın sınırı olmayan kampanyalar ve tabi bunlarla birlikte değişen hayatımızda herşeyi pratikleştirmek adına uygulanabilecek sınırsız hizmet.&lt;br /&gt;Takibi içinde olmadığınız sürece çok zorlaşacak yeni pazar kurallarına şimdiden ısınmaya başlasanız iyi olur.İpin ucu bir kaçtı mı yakalaması imkansız görünüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-4175757421692098800?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-04-02T10:41:40.839+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S7WYRsJbUhI/AAAAAAAAASI/iH3m4TUesuk/s72-c/dijital.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Miyop Pazarlama</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/03/miyop-pazarlama.html</link><category>Yönetim</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Thu, 18 Mar 2010 05:14:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-5026513868138424405</guid><description>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S6IYlT0tauI/AAAAAAAAASA/CuFUH_X6XSc/s1600-h/pazarlama+miyop.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 166px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5449945528327301858" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S6IYlT0tauI/AAAAAAAAASA/CuFUH_X6XSc/s200/pazarlama+miyop.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Pazarlamanın çoğu kavramından yola çıkarak isminde yorum yapmaya başlarsak; Miyop kelimesi uzağı iyi göremeyen kimselerin sahip olduğu göz rahatsızlığı olarak tanımlanabilir. Pazarlamada miyop ise yoneticilerin uzağı görememesi diyebiliriz.Bu kavram ilk olarak 1960 yılında Theodore Levitt tarafından Harward Business Review'da yayınlanan bir makalesinde ortaya atıldı.Ünlü gurunun bu kavramı kullanmasındaki sebep demiryollarının kendini ulaştırma sektoru olarak göremediğini bu sebeple hala kamyon ve tır yani kara taşımacılığının daha maliyetli olmasına rağmen daha gelişmiş olarak sektörün lideri konumunda olduğuna değinmişti. Aynen şu anda Türkiye'de demiryollarının olduğu durum için kullanmış.50 yıl önce ortaya atılan bu kavram halen daha surekli değişmekte olan dünya düzenine kapalı olan işletme sahipleri için yaygın bir hastalık olarak devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de 1960 yılında "kot"markasıyla piyasaya giren bir jean üreticisi,halen daha hepimizin aklında olan bir jenerik marka yaratmış olmasına rağmen bu hastalığın en ileri seviyesine yakalanması sebebiyle,1980lerde piyasaya yabancı markaların girmesiyle pazarda gerilemeye başlar.Kendini her zaman pazardaki tek ürün olacağını zanneden üretici ileriyi göremediğinden yani miyop olduğundan 1992 de üretimine son verir ve fabrikasınıda başka şirkete kiralar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya'da da birçoklarına rastlayabiliyoruz bu miyop hastalığının,eğer daha önceki yazılarımı okuduysanız size Converse'i anlatıştım.Converse'de bir pazarlama miyopluğu örneği olup herkes asya ülkelerinde üretimini yaparken hem gelişen trendlere uyamama hemde yüksek maliyetli üretimi sebebiyle markasını Nike'a kaptırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki hatta üç örnekten yola çıkarak denebilecek en kesin çözüm ,firmaların pazarlama stratejilerine gerçekten önem vererek müşteri ihtiyaçlarına odaklanması ve pazarlama araştırmaları gibi çeşitli teknikler kullanarak kendilerine bir miyop gözlüğü elde etmeleri gerek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-5026513868138424405?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-18T15:14:00.650+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S6IYlT0tauI/AAAAAAAAASA/CuFUH_X6XSc/s72-c/pazarlama+miyop.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>ARt-tırılmış Gerçeklik-Augmented Reality</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/03/art-trlms-gerceklik-augmented-reality.html</link><category>Reklamcılık</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Thu, 11 Mar 2010 04:28:17 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-1793456374599977810</guid><description>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S5jOhZZMnnI/AAAAAAAAARc/JC5UZ3La-uw/s1600-h/augmented-reality-headset.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 144px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447330822452190834" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S5jOhZZMnnI/AAAAAAAAARc/JC5UZ3La-uw/s200/augmented-reality-headset.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Bu yeni dijital teknoloji,tanımı bilindikten sonra ismiyle çok özdeşleşiyor.Kısa ve açık tanımı ise şu şekilde Video veya optik tabanlı sistemlerden görüntü alındıktan sonra önceden tanımlanmış internet alanına otomatik yönlendirme yapılıyor,bu yönlendirmenin sonucu olarakta sizin kullandığınız cihaza dönen cevap 3D veya normal görüntü formatında olup aradığınız cevabı size anında online olarak veriyor.Şimdi kısa ve açık tanımı diye ifade ettim ama bu tanım sizde birşey çağrıştırmamış olabilir.Her zaman örneklemek en kolay,somut ve açıklayıcı yöntemdir.AR sistemini 2 ana başlıkta incelemek gerektiğine inananlardanım bende.İlk başlık fayda-fonksiyon kısmı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Türkiye'de ilk AR uygulamalarından olan Turkcell Pusula bu fayda-fonksiyon başlığımı&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S5jOvY_W99I/AAAAAAAAARk/0kdtfVwQwOM/s1600-h/169324_4.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 134px; FLOAT: right; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447331062861985746" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S5jOvY_W99I/AAAAAAAAARk/0kdtfVwQwOM/s200/169324_4.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;za giriyor.Eğer telefonunuz i-phone 3GS ise bu uygulamayı 3G/Edge üzerinden kullanabiliyorsunuz veya telefonunuzda Wi-fi varsa tüm i-phonelarda kullanılabiliyor.Şimdi tabi neden sadece i-phonelarda kullanılabiliyor sorusu aklınıza geliyor bunun cevabıda tanımda gizli,aldığınız görüntülerin internet ortamına aktarılıp anlamlandırılabilmesi için önceden tanımlı program olmalı. Bu sebeple bu uygulama şu anda sadece Apple tarafından yapılmış.Herneyse uygulama şu şekilde;&lt;br /&gt;Bulunduğunuz alan GPRS sinyali (navigasyon aletlerinin işleyişi gibi) sayesinde programa iletiliyor,eğer önceden programa i-phonu olan arkadaşlarınızı eklediyseniz onlarda dahil olmak üzere,cep tel kameranızdan aldığınız görüntüye anında Eczane, Giyim, Hastane gibi aranabilecek noktalar geliyor. Hızlı,kolay ve hazine avı tadında:)&lt;br /&gt;Benim aklıma gelen uygulanabileceğini düşündüğüm fayda-fonksiyon uygulaması İkea için...&lt;br /&gt;İkea hepimizin bildiği gibi Do it yourself öncülerinden.Aldığınız ürünün montajı kullanım kılavuzunda ne kadar açık ifade edilsede bazen sıkıntı yaşanabiliyor. Aldığımız kataloga her biri ikeanın sayfasında tanımlı olan videolara yönlendirecek şekilde tanımlanmış AR örnekleri konulsa ve bizde bunu uygun olan cihazımızdan izleyebilsek? Montajda yaşanan sıkıntılarda sonlanabilir,hatta belkide bu sayede İkea kullanım kılavuzuda ortadan kalkar,maliyetleri biraz daha indirmiş olurlar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S5jPN6qaYfI/AAAAAAAAARs/wWJoGjn5nbQ/s1600-h/AR_sample.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 148px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447331587297010162" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S5jPN6qaYfI/AAAAAAAAARs/wWJoGjn5nbQ/s200/AR_sample.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Deneyim ve Eğlence başlığına geçtiğimizde ise bütün sınırlar yıkılıyor ve uçsuz bucaksız bir eğlence mecrası karşımıza çıkıyor.Kotex young bunu 3D karakteri Kitada bizim için örneklendirdi.Hani şu Keremcem'le şarkı söyleyen karakter.&lt;br /&gt;Bir siyah alanı olan kağıt basıyorsunuz ki bunun dosyası zaten Kotex'in sayfasında mevcut.Daha sonra tanımlı programı indirip kameranızı açtığınız anda,Kita sizin kağıdınızın o siyah bölgesinde beliriveriyor.Hem eğlence hemde pazarlama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka aynı tarz örnek gene Apple'dan aşağıda videosunuda görebileceğiniz uygulamada bir AR uygulaması,Özel bir kağıt tek ihtiyacınız veee kamera actioooon puuffff! patlama başlasın.&lt;br /&gt;&lt;object width="400" height="288"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=2260761&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=&amp;amp;fullscreen=1"&gt;&lt;embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=2260761&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=&amp;amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="288"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/2260761"&gt;Augmented Reality Scene, Quartz Composer, Kineme&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/georgetoledo"&gt;George Toledo&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com/"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not:Daha önceki 17 12 2009 tarihli ürün geliştirme kategorisinde Deneme Aynası başlığında yazdığım yazıdaki uygulamada Cisco'nun yaptığı çok başarılı bir AR uygulaması.Daha fazla örnek için bakabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-1793456374599977810?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-11T15:28:17.822+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S5jOhZZMnnI/AAAAAAAAARc/JC5UZ3La-uw/s72-c/augmented-reality-headset.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><enclosure url="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=2260761&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=&amp;amp;fullscreen=1" length="-1" type="application/x-shockwave-flash" /><media:content url="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=2260761&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=&amp;amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle> Bu yeni dijital teknoloji,tanımı bilindikten sonra ismiyle çok özdeşleşiyor.Kısa ve açık tanımı ise şu şekilde Video veya optik tabanlı sistemlerden görüntü alındıktan sonra önceden tanımlanmış internet alanına otomatik yönlendirme yapılıyor,bu yönlendir</itunes:subtitle><itunes:author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</itunes:author><itunes:summary> Bu yeni dijital teknoloji,tanımı bilindikten sonra ismiyle çok özdeşleşiyor.Kısa ve açık tanımı ise şu şekilde Video veya optik tabanlı sistemlerden görüntü alındıktan sonra önceden tanımlanmış internet alanına otomatik yönlendirme yapılıyor,bu yönlendirmenin sonucu olarakta sizin kullandığınız cihaza dönen cevap 3D veya normal görüntü formatında olup aradığınız cevabı size anında online olarak veriyor.Şimdi kısa ve açık tanımı diye ifade ettim ama bu tanım sizde birşey çağrıştırmamış olabilir.Her zaman örneklemek en kolay,somut ve açıklayıcı yöntemdir.AR sistemini 2 ana başlıkta incelemek gerektiğine inananlardanım bende.İlk başlık fayda-fonksiyon kısmı. Türkiye'de ilk AR uygulamalarından olan Turkcell Pusula bu fayda-fonksiyon başlığımıza giriyor.Eğer telefonunuz i-phone 3GS ise bu uygulamayı 3G/Edge üzerinden kullanabiliyorsunuz veya telefonunuzda Wi-fi varsa tüm i-phonelarda kullanılabiliyor.Şimdi tabi neden sadece i-phonelarda kullanılabiliyor sorusu aklınıza geliyor bunun cevabıda tanımda gizli,aldığınız görüntülerin internet ortamına aktarılıp anlamlandırılabilmesi için önceden tanımlı program olmalı. Bu sebeple bu uygulama şu anda sadece Apple tarafından yapılmış.Herneyse uygulama şu şekilde; Bulunduğunuz alan GPRS sinyali (navigasyon aletlerinin işleyişi gibi) sayesinde programa iletiliyor,eğer önceden programa i-phonu olan arkadaşlarınızı eklediyseniz onlarda dahil olmak üzere,cep tel kameranızdan aldığınız görüntüye anında Eczane, Giyim, Hastane gibi aranabilecek noktalar geliyor. Hızlı,kolay ve hazine avı tadında:) Benim aklıma gelen uygulanabileceğini düşündüğüm fayda-fonksiyon uygulaması İkea için... İkea hepimizin bildiği gibi Do it yourself öncülerinden.Aldığınız ürünün montajı kullanım kılavuzunda ne kadar açık ifade edilsede bazen sıkıntı yaşanabiliyor. Aldığımız kataloga her biri ikeanın sayfasında tanımlı olan videolara yönlendirecek şekilde tanımlanmış AR örnekleri konulsa ve bizde bunu uygun olan cihazımızdan izleyebilsek? Montajda yaşanan sıkıntılarda sonlanabilir,hatta belkide bu sayede İkea kullanım kılavuzuda ortadan kalkar,maliyetleri biraz daha indirmiş olurlar. Deneyim ve Eğlence başlığına geçtiğimizde ise bütün sınırlar yıkılıyor ve uçsuz bucaksız bir eğlence mecrası karşımıza çıkıyor.Kotex young bunu 3D karakteri Kitada bizim için örneklendirdi.Hani şu Keremcem'le şarkı söyleyen karakter. Bir siyah alanı olan kağıt basıyorsunuz ki bunun dosyası zaten Kotex'in sayfasında mevcut.Daha sonra tanımlı programı indirip kameranızı açtığınız anda,Kita sizin kağıdınızın o siyah bölgesinde beliriveriyor.Hem eğlence hemde pazarlama... Bir başka aynı tarz örnek gene Apple'dan aşağıda videosunuda görebileceğiniz uygulamada bir AR uygulaması,Özel bir kağıt tek ihtiyacınız veee kamera actioooon puuffff! patlama başlasın. Augmented Reality Scene, Quartz Composer, Kineme from George Toledo on Vimeo. Not:Daha önceki 17 12 2009 tarihli ürün geliştirme kategorisinde Deneme Aynası başlığında yazdığım yazıdaki uygulamada Cisco'nun yaptığı çok başarılı bir AR uygulaması.Daha fazla örnek için bakabilirsiniz.Mesrure Gizem AKBULUT Blog</itunes:summary><itunes:keywords>Reklamcılık</itunes:keywords></item><item><title>Haka Dansı</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/03/haka-dans.html</link><category>Kültür - Sanat</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Sun, 07 Mar 2010 00:20:14 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-3968150589907625672</guid><description>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S5NcYivsGGI/AAAAAAAAARI/qJCJQxIOteA/s1600-h/maori.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 144px; height: 160px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S5NcYivsGGI/AAAAAAAAARI/qJCJQxIOteA/s200/maori.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445797951134505058" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Haka dansı Yeni Zelanda'ya öz bir savaş dansıdır.Bu dansın özünde düşmanı korkutmak ve ona gücünü göstermek vardır.Haka dansında 3 önemli nokta vardır ki bunlardan ilki gözünüzün beyazın göstermek(yani gözü o kadar çok açıcaksınız ki beyazı bol bol görünecek)ve ayaklarla elleri vurarak ses çıkarmak.Ne de olsa ne kadar çok ses çıkarsa o kadar güçlü ve büyük olunduğu düşünülürmüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu dansın bir öyküsü var zaten beni bu yazıyı yazmama itende bu öykü aslında. Bundan 200 yıl önce bir Maori yerlisi ve önemlide bir lider olan Te Rauparaha düşmana karşı yenik düşer.Bir çukura hapsedilir ve bekleyeme başlar. Öleceğini düşünen Te Rauparaha "Ka mate Ka mate" yani "ölüyorum, ölüyorum" diye mırıldanmaya başlar. Bu sözler düşmanın dikkatini çeker ve düşman çukurun kenarına yaklaşır.Düşmanın insafa geldiğini düşünen Te Rauparaha "Ka ora Ka ora" yani "yaşam, yaşam" sözleriyle devam eder...Şarkı da saçlı adam olarak geçen düşman gerçekten bu şarkının üzerine insafa gelir ve çukurdan yukarı ışığa doğru çıkmasına izin verir.&lt;br /&gt;İşte bu efsanevi hikaye Maori kabilesinden olan kişilere ilham kaynağı olmuş ve her savaşta düşman kim olursa olsun,hangi duruma düşerlerse düşsünler bir kurtuluşun olduğuna inanırlar ve bu inanış onların cesaretini perçinler.&lt;br /&gt;Bu dansın insanların ilgisini çektiğini ve algı olarakda saldırgan,güçlü bir imaj çizdiğini gören bir takım markalarda reklamlarında kullanmışlar.&lt;br /&gt;&lt;font face="Verdana" size="1" color="#999999"&gt;&lt;br/&gt;&lt;a style="font: Verdana" href="http://vids.myspace.com/index.cfm?fuseaction=vids.individual&amp;videoid=430599"&gt;Maori war dance The "HAKA"&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;object width="425px" height="360px" &gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"/&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"/&gt;&lt;param name="movie" value="http://mediaservices.myspace.com/services/media/embed.aspx/m=430599,t=1,mt=video"/&gt;&lt;embed src="http://mediaservices.myspace.com/services/media/embed.aspx/m=430599,t=1,mt=video" width="425" height="360" allowFullScreen="true" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br/&gt;&lt;a style="font: Verdana" href="http://www.myspace.com/operation_desert_fox"&gt;AL&lt;/a&gt; | &lt;a style="font: Verdana" href="http://vids.myspace.com"&gt;MySpace Video&lt;/a&gt;&lt;/font&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-3968150589907625672?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-07T11:20:14.131+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S5NcYivsGGI/AAAAAAAAARI/qJCJQxIOteA/s72-c/maori.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><enclosure url="http://mediaservices.myspace.com/services/media/embed.aspx/m=430599,t=1,mt=video" length="1246" type="application/x-shockwave-flash" /><media:content url="http://mediaservices.myspace.com/services/media/embed.aspx/m=430599,t=1,mt=video" fileSize="1246" type="application/x-shockwave-flash" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle> Haka dansı Yeni Zelanda'ya öz bir savaş dansıdır.Bu dansın özünde düşmanı korkutmak ve ona gücünü göstermek vardır.Haka dansında 3 önemli nokta vardır ki bunlardan ilki gözünüzün beyazın göstermek(yani gözü o kadar çok açıcaksınız ki beyazı bol bol görün</itunes:subtitle><itunes:author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</itunes:author><itunes:summary> Haka dansı Yeni Zelanda'ya öz bir savaş dansıdır.Bu dansın özünde düşmanı korkutmak ve ona gücünü göstermek vardır.Haka dansında 3 önemli nokta vardır ki bunlardan ilki gözünüzün beyazın göstermek(yani gözü o kadar çok açıcaksınız ki beyazı bol bol görünecek)ve ayaklarla elleri vurarak ses çıkarmak.Ne de olsa ne kadar çok ses çıkarsa o kadar güçlü ve büyük olunduğu düşünülürmüş. Aslında bu dansın bir öyküsü var zaten beni bu yazıyı yazmama itende bu öykü aslında. Bundan 200 yıl önce bir Maori yerlisi ve önemlide bir lider olan Te Rauparaha düşmana karşı yenik düşer.Bir çukura hapsedilir ve bekleyeme başlar. Öleceğini düşünen Te Rauparaha "Ka mate Ka mate" yani "ölüyorum, ölüyorum" diye mırıldanmaya başlar. Bu sözler düşmanın dikkatini çeker ve düşman çukurun kenarına yaklaşır.Düşmanın insafa geldiğini düşünen Te Rauparaha "Ka ora Ka ora" yani "yaşam, yaşam" sözleriyle devam eder...Şarkı da saçlı adam olarak geçen düşman gerçekten bu şarkının üzerine insafa gelir ve çukurdan yukarı ışığa doğru çıkmasına izin verir. İşte bu efsanevi hikaye Maori kabilesinden olan kişilere ilham kaynağı olmuş ve her savaşta düşman kim olursa olsun,hangi duruma düşerlerse düşsünler bir kurtuluşun olduğuna inanırlar ve bu inanış onların cesaretini perçinler. Bu dansın insanların ilgisini çektiğini ve algı olarakda saldırgan,güçlü bir imaj çizdiğini gören bir takım markalarda reklamlarında kullanmışlar. Maori war dance The "HAKA" AL | MySpace VideoMesrure Gizem AKBULUT Blog</itunes:summary><itunes:keywords>Kültür - Sanat</itunes:keywords></item><item><title>Made in ... = Kalite?</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/03/made-in-kalite.html</link><category>Reklamcılık</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Wed, 03 Mar 2010 00:58:43 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-6088421661871078869</guid><description>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S42nVkCEWPI/AAAAAAAAAQw/IonSCqwtl5E/s1600-h/made_in_turkey_trans.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5444191513452239090" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 190px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S42nVkCEWPI/AAAAAAAAAQw/IonSCqwtl5E/s200/made_in_turkey_trans.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; The Brand Age dergisinin şubat sayısındaki Dosya:Menşe markalama, bugüne kadar sürekli farkında olduğum ama üzerinde hiç düşünmediğim bir algımı farkettirdi bana.Ben evet aldığım ürünlerin hangi ülkede üretikdiklerine bakıyorum ve üretim yerleri kafamda bir kalite algısı yaratıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Dergideki yazıyı okumadan önce kendi arkadaşlarım arasından belirlediğim (sosyo-kültürel yapı, aylık gelir,eğitim seviyesi ve yaş aralığı kriter alınmıştır)15 kişilik bir gruba küçük bir anket uyguladım.Sonuçlar şu yönde;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Herkes alışveriş yaparken ürünlerin menşeine bakıyor. Bu made in ... yazısıda kişilerin kafalarındaki kalite algısını etkiliyor.&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S42qfu61xhI/AAAAAAAAAQ4/F_kiW8nak0g/s1600-h/zara.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5444194986708289042" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S42qfu61xhI/AAAAAAAAAQ4/F_kiW8nak0g/s200/zara.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;Bu sonuçda benim kafamdaki soru işareti merkezini tetikledi.Aklıma gelen soru ise şu, Türkiye bizim kafamızda kalite algısı olarak nerede?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;The Brand Age Made in Turkey damgasını Maden,Zeytinyağı,Lokum ve Tekstil gibi alanlarda incelemiş fakat yabancıların gözündeki algımız sorgulanmış. Oysa benim ilk önceliğim biz Türkler kendi ürünlerimize ne kadar güveniyoruz? Bu minik çok da kaydadeğer olmayan ama şimdilik gücümün yettiği kadar yaptığım araştırmama göre ülkemizde en çok güvendiğimiz ve kaliteli olduğunu düşündüğümüz alan tekstil ürünleri.Hatta gelen yorumlar arasında bir arkadaşım yurtdışında tekstil ürünlerinde Made in Turkey yazısını gördüğünde gururlandığını ifade etmiş.Peki madem öle, birçok ürünün ülkemizde üretildiğinide bildiğimiz halde neden orjinal diye tabir edilen otomobiller Türkiye'de üretilenlerden daha pahalıya satılıyor?Bununla birlikte bizde Orjinal!! otomobili aldığım&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S42uqrYTbDI/AAAAAAAAARA/CeWkkRMK8L8/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5444199572783197234" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 72px; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S42uqrYTbDI/AAAAAAAAARA/CeWkkRMK8L8/s200/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ızda daha çok güveniyoruz.Sanırım bunun birçok cevabı var.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gene yapılan araştırmaya dönersek;ülkelerin gelişmişlik seviyelerininde bu yargıda etkisi olduğu ifade edilmiş,bununla birlikte ülkelerin özel ürünlerininde güven yargısını değiştirdiği yazılmış. Örnek olarak da Fransız şarabı ve Meksika şarabı karşılaştırılmış.Bu ürün grubunda tercih Fransızlardan yana olmasına rağmen aynı ülkelerin arasında Fransız acı sosu ve Meksika acı sosu karşılaştırıldığında bu sefer tam tersi Meksika kazanan olmuş.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şimdi kendimize dönüp bakarsak,kafalarımızdaki Türk malı algısını nasıl yükseltebiliriz? Yaklaşık 10-12 senedir çözüm bulunmaya çalışılan bu konuya bir de biz pazarlama iletişimcilerinin el atmasının gerektiğini düşünüyorum ve yazımı Çinli pazarlama iletişimcileriyle reklamcılarının ortaya çıkardığı tanıtım videosuyla son veriyorum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;object id="ssss" width="480" height="370" &gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always" /&gt;&lt;embed pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" src="http://p.you.video.sina.com.cn/player/outer_player.swf?auto=1&amp;vid=26477068&amp;uid=1400368785" type="application/x-shockwave-flash" name="ssss" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" width="480" height="370"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-6088421661871078869?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-03T11:58:43.341+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S42nVkCEWPI/AAAAAAAAAQw/IonSCqwtl5E/s72-c/made_in_turkey_trans.gif" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><enclosure url="http://p.you.video.sina.com.cn/player/outer_player.swf?auto=1&amp;vid=26477068&amp;uid=1400368785" length="70866" type="application/x-shockwave-flash" /><media:content url="http://p.you.video.sina.com.cn/player/outer_player.swf?auto=1&amp;vid=26477068&amp;uid=1400368785" fileSize="70866" type="application/x-shockwave-flash" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle> The Brand Age dergisinin şubat sayısındaki Dosya:Menşe markalama, bugüne kadar sürekli farkında olduğum ama üzerinde hiç düşünmediğim bir algımı farkettirdi bana.Ben evet aldığım ürünlerin hangi ülkede üretikdiklerine bakıyorum ve üretim yerleri kafamda </itunes:subtitle><itunes:author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</itunes:author><itunes:summary> The Brand Age dergisinin şubat sayısındaki Dosya:Menşe markalama, bugüne kadar sürekli farkında olduğum ama üzerinde hiç düşünmediğim bir algımı farkettirdi bana.Ben evet aldığım ürünlerin hangi ülkede üretikdiklerine bakıyorum ve üretim yerleri kafamda bir kalite algısı yaratıyor. Dergideki yazıyı okumadan önce kendi arkadaşlarım arasından belirlediğim (sosyo-kültürel yapı, aylık gelir,eğitim seviyesi ve yaş aralığı kriter alınmıştır)15 kişilik bir gruba küçük bir anket uyguladım.Sonuçlar şu yönde; Herkes alışveriş yaparken ürünlerin menşeine bakıyor. Bu made in ... yazısıda kişilerin kafalarındaki kalite algısını etkiliyor. Bu sonuçda benim kafamdaki soru işareti merkezini tetikledi.Aklıma gelen soru ise şu, Türkiye bizim kafamızda kalite algısı olarak nerede? The Brand Age Made in Turkey damgasını Maden,Zeytinyağı,Lokum ve Tekstil gibi alanlarda incelemiş fakat yabancıların gözündeki algımız sorgulanmış. Oysa benim ilk önceliğim biz Türkler kendi ürünlerimize ne kadar güveniyoruz? Bu minik çok da kaydadeğer olmayan ama şimdilik gücümün yettiği kadar yaptığım araştırmama göre ülkemizde en çok güvendiğimiz ve kaliteli olduğunu düşündüğümüz alan tekstil ürünleri.Hatta gelen yorumlar arasında bir arkadaşım yurtdışında tekstil ürünlerinde Made in Turkey yazısını gördüğünde gururlandığını ifade etmiş.Peki madem öle, birçok ürünün ülkemizde üretildiğinide bildiğimiz halde neden orjinal diye tabir edilen otomobiller Türkiye'de üretilenlerden daha pahalıya satılıyor?Bununla birlikte bizde Orjinal!! otomobili aldığımızda daha çok güveniyoruz.Sanırım bunun birçok cevabı var. Gene yapılan araştırmaya dönersek;ülkelerin gelişmişlik seviyelerininde bu yargıda etkisi olduğu ifade edilmiş,bununla birlikte ülkelerin özel ürünlerininde güven yargısını değiştirdiği yazılmış. Örnek olarak da Fransız şarabı ve Meksika şarabı karşılaştırılmış.Bu ürün grubunda tercih Fransızlardan yana olmasına rağmen aynı ülkelerin arasında Fransız acı sosu ve Meksika acı sosu karşılaştırıldığında bu sefer tam tersi Meksika kazanan olmuş. Şimdi kendimize dönüp bakarsak,kafalarımızdaki Türk malı algısını nasıl yükseltebiliriz? Yaklaşık 10-12 senedir çözüm bulunmaya çalışılan bu konuya bir de biz pazarlama iletişimcilerinin el atmasının gerektiğini düşünüyorum ve yazımı Çinli pazarlama iletişimcileriyle reklamcılarının ortaya çıkardığı tanıtım videosuyla son veriyorum. Mesrure Gizem AKBULUT Blog</itunes:summary><itunes:keywords>Reklamcılık</itunes:keywords></item><item><title>Converse'in Nike değişimi</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/02/conversein-nike-degisimi.html</link><category>Pazarlama</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Sun, 28 Feb 2010 08:13:42 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-3007312459745588952</guid><description>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S4qUW4Fb8AI/AAAAAAAAAQY/oLIeHedEWEk/s1600-h/Converse_logo.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5443326220363886594" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 186px; CURSOR: hand; HEIGHT: 179px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S4qUW4Fb8AI/AAAAAAAAAQY/oLIeHedEWEk/s200/Converse_logo.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; 1900'lu yılların başında markaya ismini veren Marquis M. Converse tarafından Malden, Massachusetts'te kurulmuş.İlk başta kauçuk ayakkabı üreten Marquis ilk atılımını 1915'te tenis ayakkabıları üreterek gerçekleştirmiş.Daha sonra 1917'de ise converse'i converse yapan adımı atarak basketbol ayakkabıları üretimine başlamış.1921 yılında basketbol oyuncusu Chuck Taylor Marquis'e gelerek ayakkalarının çok ağrıdığı gerekçesiyle şikayette bulunmuş,ve bugünun popüler ayakkabısı olan Chuck Taylor Converseler ortaya çıkmış.Chuck &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S4qUkypncQI/AAAAAAAAAQg/6XELaAjWsnM/s1600-h/pembe+converse.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5443326459423191298" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 144px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S4qUkypncQI/AAAAAAAAAQg/6XELaAjWsnM/s200/pembe+converse.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Taylor ve Converse beraber çıktıkları bu yolda bütün ülkeyi gezerek ayakkabıyı tanıtmış ve o zamana göre farklılık yaratan bu pazarlama kampanyasıyla firma Hippilerden tutunda,sporcu genç yaşlı gözetmeden herkesin dolabında yer almış. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Taaa ki 1970'lere kadar.Adidas,Nike ve Reebok gibi yeni trend spor ayakkabılarının karşısında birçok üretici gibi Converse de pazar payının büyük çoğunu kaybetmişti.Bu markanın çöküşü olarak görünsede firmanın el değiştirmesiyle yeni bir soluk kazanan firma,NBA oyuncularınında Converse basketbol ayakkabılarını girmesiyle eski haline geri döndü.Ama bu dönüşde spor markalarının devleri arasında ona yarar sağlamadı. Sonucuda diğer eski efsane markalar gibi olup yeni marka devlerinden birine satılmak oldu.&lt;br /&gt;2001 yılında Nike 305 milyon dolara efsane markanın sahibi oldu.İlk iş olarakda fabrikasını Amerikadan Asyaya tasıdı.Bu zamana kadar yaptığı pazarlama aktivitelerinden farklı olan Nike'ın pazarlama stratejileri bizimde ülkemizde de çok net bir şekilde görüldüğü üzereConverse'i çok farklı yerlere taşıyarak marka imajını değiştirdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S4qVK8jF8iI/AAAAAAAAAQo/6Gut-WwqY9U/s1600-h/desenli+converse.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5443327114915213858" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 141px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S4qVK8jF8iI/AAAAAAAAAQo/6Gut-WwqY9U/s200/desenli+converse.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Eskiden spor dallarına göre pazarda kendini konumlandıran Converse Nike'ın pazarlama stratejileri sayesinde daha geniş kitlelere hitap etmeye başladı.Gençlerin örnek aldığı popüler kültür ikonlarını kullanarak gençlerin satın alma eğilimlerini kendine çevirdi.İlk olarak kendi ülkemizden de hatırlayabileceğimiz gibi daha az ama daha bağımlı gruplara yönelerek marjinal modeller kullandı.2008 yılında Converse'in 100. yılı şerefine gençlerin marjinal,asi ve efsane tanımının karşılığı olan Kurt Cobain'in imzasını taşıyan özel koleksiyon çıkarıldı.Tabi bu stratejisinde Converse'in geçmişininde önemli faydası dokundu.Bunlara ek olarak yeni imajının ve bütçesinin faydasıyla farklı ilklerede imza attı.Örneği olmayan bir viral pazarlama kampanyasıyla birbirine bağlı tek sayfalık siteler açtı. Her sitede resim,video veya animasyon kullanarak marka bilinirliliği arttırdı.Bazıları sıkıcı bazılarında ise Converse e ait bir mesaj olmamasına rağmen başarılı bir kampanya gerçekleştirdiğine inanıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Merak edenler için web adresi:www.thisistheindexpage.com&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S4qTaDt1flI/AAAAAAAAAQI/ubpCthr2dxA/s1600-h/desenli+converse.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-3007312459745588952?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-02-28T19:13:42.530+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S4qUW4Fb8AI/AAAAAAAAAQY/oLIeHedEWEk/s72-c/Converse_logo.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>3 Boyutlu Tv</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/02/3-boyutlu-tv.html</link><category>Ürün Geliştirme</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Thu, 18 Feb 2010 05:07:51 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-4194241270446046604</guid><description>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S305xtroLoI/AAAAAAAAAP4/LPVFGxLU728/s1600-h/3d+tv.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5439567451172384386" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 237px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S305xtroLoI/AAAAAAAAAP4/LPVFGxLU728/s400/3d+tv.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Her zaman takip ettiğim bir pazarlama dergisini okurken bir haber gözüme ilişti.Bu yaz Sony 3D tv çıkartıyormuş. Bu teknolojinin üzerine inanılmaz yatırım yapan Sony önümüzdeki 3 yıl içersinde bu televizyon teknolojisinden 10 milyon dolar kar elde etmeyi hedefliyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani bazen bir kelimeden aklınızda bir anınız beliriverir.Bu haberi okuduktan sonrada bende aynen böyle oldu. İlkokuldayken benim dönemimden olanlar hatırlayacaklardır,dinazor dergileri vardı.Hatta fosforlu kemiklerini toplayıp karanlıkta parlayan dinazorlar yapmaya çalışıyorduk.İşte benim ilk 3D ile tanışmam o dönem! Dergi 3d gözlük vermişti ve derginin orta sayfasındaki T-Rexleri 3 boyutlu görebiliyorduk.Yaklaşık 20 sene önce olan bu teknoloji sinemaya şu zamandan en fazla 5 sene önce getirebildi.Tv'ye geçiş içinde çeşitli söylemler arasından okuduğum en erken mart ayı Samsung, oda ön satışlarının dağıtıma çıkacağı tarih olarak Amazon.comda verilmiş,resmi bir açıklama değil yani.Peki 20 sene önce keşvedilmiş bu teknolojinin Tv ye geçmesinin bu kadar uzun sürmesinin sebebi Flat ekran tv,plazma tv,Lcd ve Led tvler olabilir mi? Tartışılır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merak edenler için Wharton üniversitesinin yayınladığı haftalık bültene göre;Sony'nin 10 şubatta yaptiği açıklamaya göre 3d tv ve 3d sistemi içeren Playstation 3'un yanında 3d blue-ray oynatıcılarıda bu yaz 180$la 250$ arası bir fiyata piyasaya çıkarmayı planlıyormuş.Tabi Sony'le birlikte Panasonic,Samsung ve Lg'de bu yıl 3 boyutlu tvyi çıkaracakları ifade etmişler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S306agP_H3I/AAAAAAAAAQA/TtZE2ttYWOM/s1600-h/3dgozluk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5439568151941422962" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 124px; CURSOR: hand; HEIGHT: 92px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S306agP_H3I/AAAAAAAAAQA/TtZE2ttYWOM/s320/3dgozluk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'deki duruma bakarsak henüz Hd yayınlara bile tam anlamıyla geçememişken,daha çok Playstation ve dvdlerde Hd kalitesini yaşayabilirken biz bu 3d teknolojisine geçermiyiz?Mutlaka alanlar çıkacaktır ama tam anlamıyla kullanamayacakları kesin.Bunun yanında 3D televizyon izlemek için hepimizin bildiği gibi gözlük kullanmamız gerekecek.Düşünsenize Star haberi izliyoruz,evde dede,büyükanne,baba,anne çoluk çocuk gözümüzde 3D gözlükler niye Uğur Dündar'ı 3 boyutlu görebilelim diye:)&lt;br /&gt;Size de komik gelmiyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aa bir de bunu söylemeden geçemeyeceğim artık sinemadakiler gözlüklerini geri almak için daha çok çaba harcayacak çünkü evdeki gözlükler kırıldığında veya misafir geldiğinde verebilecek gözlük alınmalı. Kabaca fiyatlarına baktımda plastik çerçeveli 3D gözlükler 150-160 tl arası.Hem sinemadaki gözlükleri geri almak için hemde ucuza 3D gözlük yapmak için araştırmalara başlamak gerek:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S306agP_H3I/AAAAAAAAAQA/TtZE2ttYWOM/s1600-h/3dgozluk.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-4194241270446046604?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-02-18T16:07:51.515+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S305xtroLoI/AAAAAAAAAP4/LPVFGxLU728/s72-c/3d+tv.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Starbucks Rap Yoksa Viral mi?</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/02/starbucks-rap-yoksa-viral-mi.html</link><category>Pazarlama</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Wed, 17 Feb 2010 06:35:58 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-712729744352225286</guid><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S3qQFUXr3oI/AAAAAAAAAPw/ZRDyDr80DDc/s1600-h/starbucks.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5438817921045094018" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 137px; CURSOR: hand; HEIGHT: 141px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S3qQFUXr3oI/AAAAAAAAAPw/ZRDyDr80DDc/s400/starbucks.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geçen gün webde gezerken bu videoyla karşılaştım.Pazarlamayla bu kadar ilgilenince insan doğal olarak her izlediği videoya bir viral marketing çalışmasımı bu acaba şüphesiyle yaklaşıyor.Hele ki bu videoda rap o kadar güzel kurgulanmış ki kesin gözüyle bakmama sebep oldu.Derken sosyal ağın avantajlarından faydalandım ve videonun yaratıcısı olan Ellen Drottla iletişime geçtim. &lt;div&gt;Ellen Drott ve 2 arkadaşı bu videoyu 18 yaşındayken ,bize göre lise sondayken çekmişler.Şu anda kendisi üniversitede arkeloji ve sosyal bilimler bölümünde okuyor.Ellen'a bu video ile ilgili bir kaç soru sordum.O da beni kırmadı ve cevapladı;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Gizem:&lt;/strong&gt;İlk sorum tabiki Starbucks rap videosu bir viral marketing kampanyası mı?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ellen:&lt;/strong&gt;Hayır bu video tamamiyle bizim tarafımızdan hiç bir ücret veya menfaat gözetmeksizin bir teori üzerine çekildi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;G:&lt;/strong&gt;Teori? Bunu açıklar mısın?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;E:&lt;/strong&gt;Lise sondayken Mc Donald's arabaya servis ünitesiyle ilgili bir rap yazma projemiz vardı. Bunun üzerine öğretmenimizde konuşurken kendisinin ikinci iş olarak starbucksta barista olarak çalıştığını ve eğer kendisine biri arabaya serviste siparişi rap olarak verirse onunda karşılığında rap yapacağını söyledi.Tabi bu da bizde acaba biri bize rap olarak cevap verir mi? sorusunu aklımıza getirdi ve denedik.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;G:&lt;/strong&gt;Video çok başarılı olmuş önce bunu söylemek isterim,peki gittiğiniz starbucks öğretmeniniz çalıştığı starbucks mı?Rap olarak karşılık alana kadar devam edecek misiniz?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;E:&lt;/strong&gt;Hayalimiz cevap alana kadar devam etmekti ama hem okul bitti yaz tatiline çıktık derken üniversite oyle kaldı.O gördüğünüz starbucksta farklı bir tanesi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;G:&lt;/strong&gt;Videonuz çok beğenilmiş,Youtube da tıklanma rekorları kırmışsınız,bunun üzerine starbucks yetkilileri sizinle bağlantıya geçti mi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;E:&lt;/strong&gt;Starbucks'ın pazarlama departmanından bir kişi benimle bağlantıya geçti,videoyu çok beğendiklerini ve Starbucksta çalışmanın ne kadar güzel olduğunu anlatan bir rap yazmamı istedi.Youtube da bu videoyu da görebilirsin.Bir önceki kadar iyi olmadı ama biz yaparken gene çok büyük keyif aldık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;G:&lt;/strong&gt;Herhangi bir ücret teklif ettiler mi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;E:&lt;/strong&gt;Hayır ki zaten önemli değil,biz yazarken ve çekerken çok eğleniyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;G&lt;/strong&gt;:Zaman ayırdığın için çok teşekkür ederim.Seninle tanışmak benim için bir zevkti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;E:&lt;/strong&gt;Benim içinde öyle,kendine çok iyi bak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu konuşmayı yaptıktan sonra şöyle bir kendi lise hayatımı düşündümde biz müzik dersinde dahi bu şekilde birşey yapmaya kalksak sanırım müdürün odasına yollanırdık. Eğitimlerindeki fark tartışılmaz boyutta ve kesinlikle bu fark onların yaratıcı olmalarını perçinliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olaya pazarlama açısından baktığımızda çok güzel bir viral marketing fikri olduğu düşüncesindeyim. Hem ürünleri hemde kesinlikle firmanın genç ve dinamik imajını ortaya koyuyor.Viral marketing in en temel şartı olan amatör görünümlü(ki zaten amatör çekimmiş), yaşanan heyecanı izleyiciye yansıtan ve paylaşımı kolay bir video olmuş. Tekrardan tebrik ediyorum ve bu yaratıcı zekalarıyla cesaretlerini kaybetmemelerini diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.ebaumsworld.com/player.swf" allowScriptAccess="always" flashvars="pageurl=http://www.ebaumsworld.com/video/watch/551371/&amp;file=http://media.ebaumsworld.com/mediaFiles/video/423855/551371.flv&amp;mediaid=551371&amp;title=Starbucks Rap&amp;tags=starbucks,rap&amp;description=this is funny&amp;displayheight=325&amp;backcolor=0x0d0d0d&amp;lightoclor=0x336699&amp;frontcolor=0xcccccc&amp;image=http://media.ebaumsworld.com/thumbs/video/423855/551371.jpg&amp;username=1994300ex" wmode="transparent" loop="false" menu="false" quality="high" bgcolor="#ffffff" width="425" height="345" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"/&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-712729744352225286?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-02-17T17:35:58.163+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S3qQFUXr3oI/AAAAAAAAAPw/ZRDyDr80DDc/s72-c/starbucks.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><enclosure url="http://www.ebaumsworld.com/player.swf" length="89814" type="application/x-shockwave-flash" /><media:content url="http://www.ebaumsworld.com/player.swf" fileSize="89814" type="application/x-shockwave-flash" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Geçen gün webde gezerken bu videoyla karşılaştım.Pazarlamayla bu kadar ilgilenince insan doğal olarak her izlediği videoya bir viral marketing çalışmasımı bu acaba şüphesiyle yaklaşıyor.Hele ki bu videoda rap o kadar güzel kurgulanmış ki kesin gözüyle bak</itunes:subtitle><itunes:author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</itunes:author><itunes:summary>Geçen gün webde gezerken bu videoyla karşılaştım.Pazarlamayla bu kadar ilgilenince insan doğal olarak her izlediği videoya bir viral marketing çalışmasımı bu acaba şüphesiyle yaklaşıyor.Hele ki bu videoda rap o kadar güzel kurgulanmış ki kesin gözüyle bakmama sebep oldu.Derken sosyal ağın avantajlarından faydalandım ve videonun yaratıcısı olan Ellen Drottla iletişime geçtim. Ellen Drott ve 2 arkadaşı bu videoyu 18 yaşındayken ,bize göre lise sondayken çekmişler.Şu anda kendisi üniversitede arkeloji ve sosyal bilimler bölümünde okuyor.Ellen'a bu video ile ilgili bir kaç soru sordum.O da beni kırmadı ve cevapladı;Gizem:İlk sorum tabiki Starbucks rap videosu bir viral marketing kampanyası mı?Ellen:Hayır bu video tamamiyle bizim tarafımızdan hiç bir ücret veya menfaat gözetmeksizin bir teori üzerine çekildi.G:Teori? Bunu açıklar mısın?E:Lise sondayken Mc Donald's arabaya servis ünitesiyle ilgili bir rap yazma projemiz vardı. Bunun üzerine öğretmenimizde konuşurken kendisinin ikinci iş olarak starbucksta barista olarak çalıştığını ve eğer kendisine biri arabaya serviste siparişi rap olarak verirse onunda karşılığında rap yapacağını söyledi.Tabi bu da bizde acaba biri bize rap olarak cevap verir mi? sorusunu aklımıza getirdi ve denedik.G:Video çok başarılı olmuş önce bunu söylemek isterim,peki gittiğiniz starbucks öğretmeniniz çalıştığı starbucks mı?Rap olarak karşılık alana kadar devam edecek misiniz?E:Hayalimiz cevap alana kadar devam etmekti ama hem okul bitti yaz tatiline çıktık derken üniversite oyle kaldı.O gördüğünüz starbucksta farklı bir tanesi.G:Videonuz çok beğenilmiş,Youtube da tıklanma rekorları kırmışsınız,bunun üzerine starbucks yetkilileri sizinle bağlantıya geçti mi?E:Starbucks'ın pazarlama departmanından bir kişi benimle bağlantıya geçti,videoyu çok beğendiklerini ve Starbucksta çalışmanın ne kadar güzel olduğunu anlatan bir rap yazmamı istedi.Youtube da bu videoyu da görebilirsin.Bir önceki kadar iyi olmadı ama biz yaparken gene çok büyük keyif aldık.G:Herhangi bir ücret teklif ettiler mi?E:Hayır ki zaten önemli değil,biz yazarken ve çekerken çok eğleniyoruz.G:Zaman ayırdığın için çok teşekkür ederim.Seninle tanışmak benim için bir zevkti.E:Benim içinde öyle,kendine çok iyi bak.Bu konuşmayı yaptıktan sonra şöyle bir kendi lise hayatımı düşündümde biz müzik dersinde dahi bu şekilde birşey yapmaya kalksak sanırım müdürün odasına yollanırdık. Eğitimlerindeki fark tartışılmaz boyutta ve kesinlikle bu fark onların yaratıcı olmalarını perçinliyor.Olaya pazarlama açısından baktığımızda çok güzel bir viral marketing fikri olduğu düşüncesindeyim. Hem ürünleri hemde kesinlikle firmanın genç ve dinamik imajını ortaya koyuyor.Viral marketing in en temel şartı olan amatör görünümlü(ki zaten amatör çekimmiş), yaşanan heyecanı izleyiciye yansıtan ve paylaşımı kolay bir video olmuş. Tekrardan tebrik ediyorum ve bu yaratıcı zekalarıyla cesaretlerini kaybetmemelerini diliyorum. Mesrure Gizem AKBULUT Blog</itunes:summary><itunes:keywords>Pazarlama</itunes:keywords></item><item><title>Youth Marketing/Gençlik Pazarlaması</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/01/turkcell3ggenc3a7vc4b1nn.html</link><category>Pazarlama</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Wed, 27 Jan 2010 14:59:40 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-3522635363474424686</guid><description>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S2DE_VD2lqI/AAAAAAAAAPg/CywuQKsD8kg/s1600-h/genclik.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431557742872925858" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 133px; CURSOR: hand; HEIGHT: 133px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S2DE_VD2lqI/AAAAAAAAAPg/CywuQKsD8kg/s320/genclik.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Gençlik pazarlamasını diğer pazarlama dalları gibi ayrı bir dal olarak nitelendirmenin yanlış olacağı düşüncesindeyim.Gençlik pazarlaması bizim gerilla pazarlama olarak adlandırdığımız pazarlama stratejisinin önemli bir koludur aslında. Türkiye gibi tüketici yoğunluğunun gençlerde olduğu ülkelerde özellikle önplana çıkan bir kavramdır.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gençlik pazarlaması adına yapılan uygulamalarda dikkat edilmesi gereken en önemli hususlara gelirsekte;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1.Uygulayacağınız reklam kampanyaları ürün özelliğini teknik olarak anlatan değil uygulama olarak anlatan bir biçimde design edilmelidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2.Ürünün niteliğine göre değişim göstermekle birlikte gençler için promosyon,markaya çekim açısından büyük rol oynayacaktır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;3.WOM kavramının yani ağızdan ağıza pazarlama kavramının doğru yer ve şekilde kullanılması gene gençlik pazarlamasını büyük ölçüde destekleyecektir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;4.Kampanyalarda kullanılan renkler asla ve asla sıkıcı olmamalı aksine çok canlı ve hareketli hatta birçok insan için yorucu nitelik taşımalıdır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;5.Ve son olarak dönemin trendlerine uyum sağlayacak şekilde design edilmiş ürün ve hizmetler gençler tarafında çabuk kabul görecektir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Örnek verecek olursak;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Türkiye'de Turkcell her segmente göre farklı pazarlama stratejileri belirleyip,farklı uygulamalar yaparak,pazar payı üstünlüğünü elinden bırakmıyor.Daha önce kampuscell,gnctrkcll gibi kampanyalardan sonra 3G'nin de gelmesiyle birlikte tam bir Youth marketing uygulaması gerçekleştirdi.Wireless internet sağlayıcısı olarak çıkardığı Vınn ürününü küçük bir revizyonla değiştirerek gençlere yönelik bir ürün haline getirdi.Bu da yeni çıkmış olarak sayılmasada henüz ürün yaşam eğrisinin başında bulunan bu ürün grubunda, yaratıcı uygulaması sayesinde pazar payından büyük dilimi almasını sağlayacaktır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="398" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xbtku3&amp;amp;related=0"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xbtku3&amp;related=0" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="398" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xbtku3_turkcell-3g-genc-vynn_shortfilms"&gt;Turkcell 3g Genç Vınn&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/turkcelltrkcll"&gt;turkcelltrkcll&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/shortfilms"&gt;Film ve TV kanalındaki diğer videolara göz atın&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-3522635363474424686?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-01-28T01:59:40.706+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S2DE_VD2lqI/AAAAAAAAAPg/CywuQKsD8kg/s72-c/genclik.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><enclosure url="http://www.dailymotion.com/swf/xbtku3&amp;related=0" length="-1" type="application/x-shockwave-flash" /><media:content url="http://www.dailymotion.com/swf/xbtku3&amp;related=0" type="application/x-shockwave-flash" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Gençlik pazarlamasını diğer pazarlama dalları gibi ayrı bir dal olarak nitelendirmenin yanlış olacağı düşüncesindeyim.Gençlik pazarlaması bizim gerilla pazarlama olarak adlandırdığımız pazarlama stratejisinin önemli bir koludur aslında. Türkiye gibi tüket</itunes:subtitle><itunes:author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</itunes:author><itunes:summary>Gençlik pazarlamasını diğer pazarlama dalları gibi ayrı bir dal olarak nitelendirmenin yanlış olacağı düşüncesindeyim.Gençlik pazarlaması bizim gerilla pazarlama olarak adlandırdığımız pazarlama stratejisinin önemli bir koludur aslında. Türkiye gibi tüketici yoğunluğunun gençlerde olduğu ülkelerde özellikle önplana çıkan bir kavramdır. Gençlik pazarlaması adına yapılan uygulamalarda dikkat edilmesi gereken en önemli hususlara gelirsekte; 1.Uygulayacağınız reklam kampanyaları ürün özelliğini teknik olarak anlatan değil uygulama olarak anlatan bir biçimde design edilmelidir. 2.Ürünün niteliğine göre değişim göstermekle birlikte gençler için promosyon,markaya çekim açısından büyük rol oynayacaktır. 3.WOM kavramının yani ağızdan ağıza pazarlama kavramının doğru yer ve şekilde kullanılması gene gençlik pazarlamasını büyük ölçüde destekleyecektir. 4.Kampanyalarda kullanılan renkler asla ve asla sıkıcı olmamalı aksine çok canlı ve hareketli hatta birçok insan için yorucu nitelik taşımalıdır. 5.Ve son olarak dönemin trendlerine uyum sağlayacak şekilde design edilmiş ürün ve hizmetler gençler tarafında çabuk kabul görecektir. Örnek verecek olursak; Türkiye'de Turkcell her segmente göre farklı pazarlama stratejileri belirleyip,farklı uygulamalar yaparak,pazar payı üstünlüğünü elinden bırakmıyor.Daha önce kampuscell,gnctrkcll gibi kampanyalardan sonra 3G'nin de gelmesiyle birlikte tam bir Youth marketing uygulaması gerçekleştirdi.Wireless internet sağlayıcısı olarak çıkardığı Vınn ürününü küçük bir revizyonla değiştirerek gençlere yönelik bir ürün haline getirdi.Bu da yeni çıkmış olarak sayılmasada henüz ürün yaşam eğrisinin başında bulunan bu ürün grubunda, yaratıcı uygulaması sayesinde pazar payından büyük dilimi almasını sağlayacaktır. Turkcell 3g Genç Vınn Yükleyen turkcelltrkcll. - Film ve TV kanalındaki diğer videolara göz atınMesrure Gizem AKBULUT Blog</itunes:summary><itunes:keywords>Pazarlama</itunes:keywords></item><item><title>JJ ABRAMS YARATICILIK ORNEGİ</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/01/jj-abrahams-yaraticilik-ornegi.html</link><category>Ürün Geliştirme</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Fri, 22 Jan 2010 10:10:55 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-4502297108199824212</guid><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S1np8gHPJ3I/AAAAAAAAAPY/sc2mfjfYjw4/s1600-h/fringe.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5429628051393554290" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 265px; CURSOR: hand; HEIGHT: 241px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S1np8gHPJ3I/AAAAAAAAAPY/sc2mfjfYjw4/s320/fringe.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;Dizi sektörüne çok farklı bir yön getiren JJ Abrams'ın Ted'de yaptiği konuşma gerçekten yaratıcı olmak için bir insanın nasıl sınırsız düşünmesi gerektiğini çok güzel özetliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="326" width="446"&gt;&lt;param name="movie" value="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;param name="bgColor" value="#ffffff"&gt;&lt;param name="flashvars" value="vu=http://video.ted.com/talks/dynamic/JJAbrams_2007-medium.flv&amp;amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/JJAbrams-2007.embed_thumbnail.jpg&amp;amp;vw=432&amp;amp;vh=240&amp;amp;ap=0&amp;amp;ti=205&amp;amp;introDuration=16500&amp;amp;adDuration=4000&amp;amp;postAdDuration=2000&amp;amp;adKeys=talk=j_j_abrams_mystery_box;year=2007;theme=presentation_innovation;theme=the_creative_spark;theme=master_storytellers;event=TED2007;&amp;amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;"&gt;&lt;br /&gt; &lt;embed src="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" pluginspace="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" bgcolor="#ffffff" width="446" height="326" allowfullscreen="true" flashvars="vu=http://video.ted.com/talks/dynamic/JJAbrams_2007-medium.flv&amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/JJAbrams-2007.embed_thumbnail.jpg&amp;vw=432&amp;vh=240&amp;ap=0&amp;ti=205&amp;introDuration=16500&amp;adDuration=4000&amp;postAdDuration=2000&amp;adKeys=talk=j_j_abrams_mystery_box;year=2007;theme=presentation_innovation;theme=the_creative_spark;theme=master_storytellers;event=TED2007;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-4502297108199824212?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-01-22T21:10:55.531+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S1np8gHPJ3I/AAAAAAAAAPY/sc2mfjfYjw4/s72-c/fringe.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><enclosure url="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" length="419608" type="application/x-shockwave-flash" /><media:content url="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" fileSize="419608" type="application/x-shockwave-flash" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle> Dizi sektörüne çok farklı bir yön getiren JJ Abrams'ın Ted'de yaptiği konuşma gerçekten yaratıcı olmak için bir insanın nasıl sınırsız düşünmesi gerektiğini çok güzel özetliyor. Mesrure Gizem AKBULUT Blog</itunes:subtitle><itunes:author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</itunes:author><itunes:summary> Dizi sektörüne çok farklı bir yön getiren JJ Abrams'ın Ted'de yaptiği konuşma gerçekten yaratıcı olmak için bir insanın nasıl sınırsız düşünmesi gerektiğini çok güzel özetliyor. Mesrure Gizem AKBULUT Blog</itunes:summary><itunes:keywords>Ürün Geliştirme</itunes:keywords></item><item><title>Steve Jobs 2005 yılı Stanford Mezuniyet konusması</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/01/stevejobs-ac3a7kalbudalakal28altyazili2.html</link><category>Pazarlama</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Tue, 19 Jan 2010 00:34:09 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-6742379417529969852</guid><description>&lt;img style="VISIBILITY: hidden; WIDTH: 0px; HEIGHT: 0px" height="0" src="http://counters.gigya.com/wildfire/IMP/CXNID=2000002.0NXC/bHQ9MTI2Mzg4OTUyMjYxOSZwdD*xMjYzODg5NTU1NTEzJnA9NDAwODMxJmQ9Jm49YmxvZ2dlciZnPTEmbz*yMjVkY2Q*MjY5Nzk*/ZWQzYjk2MTI4M2Y4NjFmZjAyMCZvZj*w.gif" width="0" border="0" /&gt; &lt;div&gt;&lt;object height="365" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x3j81k&amp;amp;related=0"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x3j81k&amp;related=0" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="365" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x3j81k_steve-jobs-ac-kal-budala-kal-alt-ya_people"&gt;Steve Jobs - Aç Kal Budala Kal (Alt Yazili)&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/morketing"&gt;morketing&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/people"&gt;Aile videolarını izleyin.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Üniversitelerde bizlere yaratıcılık ve azim örneği olarak gösterilen kişilerden Bill Gates'in bir üniversitede sorulan Çok para kazanmak icin gençlere ne tavsiyede bulunursunuz? sorusuna verdiği cevap:&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;"Ne yaparsanız yapın,lütfen benim yaptığımı yapmayın.Bu para zaten benim tarafımdan kazanıldı"&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olurken Steve Jobs'ın yaklaşımı ise çok farklı yönde.Bu videoyu ilk izlediğimde bana birçok yönden çok güzel ders vermişti.Paylaşmak istedim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-6742379417529969852?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-01-19T11:34:09.806+03:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><enclosure url="http://www.dailymotion.com/swf/x3j81k&amp;related=0" length="-1" type="application/x-shockwave-flash" /><media:content url="http://www.dailymotion.com/swf/x3j81k&amp;related=0" type="application/x-shockwave-flash" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle> Steve Jobs - Aç Kal Budala Kal (Alt Yazili) Yükleyen morketing. - Aile videolarını izleyin. Üniversitelerde bizlere yaratıcılık ve azim örneği olarak gösterilen kişilerden Bill Gates'in bir üniversitede sorulan Çok para kazanmak icin gençlere ne tavsiyed</itunes:subtitle><itunes:author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</itunes:author><itunes:summary> Steve Jobs - Aç Kal Budala Kal (Alt Yazili) Yükleyen morketing. - Aile videolarını izleyin. Üniversitelerde bizlere yaratıcılık ve azim örneği olarak gösterilen kişilerden Bill Gates'in bir üniversitede sorulan Çok para kazanmak icin gençlere ne tavsiyede bulunursunuz? sorusuna verdiği cevap:"Ne yaparsanız yapın,lütfen benim yaptığımı yapmayın.Bu para zaten benim tarafımdan kazanıldı"Olurken Steve Jobs'ın yaklaşımı ise çok farklı yönde.Bu videoyu ilk izlediğimde bana birçok yönden çok güzel ders vermişti.Paylaşmak istedim.Mesrure Gizem AKBULUT Blog</itunes:summary><itunes:keywords>Pazarlama</itunes:keywords></item><item><title>360 Derece Performans Değerlendirme Sistemi</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2010/01/360-derece-performans-degerlendirme.html</link><category>Yönetim</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Sun, 03 Jan 2010 14:19:26 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-8695591776324887218</guid><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S0EVtIcZh_I/AAAAAAAAAPI/OtpbadxflGE/s1600-h/geri+bildirim.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422639291435681778" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 239px; CURSOR: hand; HEIGHT: 172px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S0EVtIcZh_I/AAAAAAAAAPI/OtpbadxflGE/s200/geri+bildirim.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;360 Derece performans değerlendirme sistemi insan kaynakları yönetim sürecinin önemli bir parçasıdır.Bu sistem, bir çalışanın davranışları ve bu davranışların etkileri hakkında o çalışanın üstlerinden, çalışma arkadaşlarından, parçası olduğu proje takımlarının diğer üyelerinden, müşterilerden ve tedarikçilerden bilgi toplandığı bir sistemdir.Temel amaç olarak kişinin nitel özelliklerin daha çok nicel özelliklerini inceler.Bu özelliği sayesinde kişiler farklı kaynaklardan geribildirim alarak kişisel gelişimlerini sağlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;360 Derece Geribildirim ve Gelişim Sistemi ile bireysel performanslarla ilgili geribildirimin sağlanmasının yanı sıra bir grubun veya takımın performansı ile ilgili genel eğilimlerin belirlenmesi de mümkündür.Yönetim grubununda değerlendirilmesini sağlayan bu sistem 8 temel alanda kişileri sorgular.Bunlar;&lt;br /&gt;1)Liderlik Vasfı&lt;br /&gt;2)İletişim Gücü&lt;br /&gt;3)İnsanlarla İlişkileri&lt;br /&gt;4)Görevindeki Yönetim Gücü&lt;br /&gt;5)Astlarının Yetiştirilmesi&lt;br /&gt;6)Personel Gelişimi&lt;br /&gt;7)İnovatiflik&lt;br /&gt;8)Sonuç Odaklılık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu değerlendirmeler kişilerin kariyer ve kişisel gelişiminde yol gösterici olup,şirket içi çalışan memnuniyetini ve verimliliği arttırmaktadır.Her sistemde olduğu gibi bu sisteminde avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.Avantaj olarak;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S0EWLpiqg5I/AAAAAAAAAPQ/hFLW73rJVB4/s1600-h/360.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422639815716406162" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 168px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S0EWLpiqg5I/AAAAAAAAAPQ/hFLW73rJVB4/s320/360.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geribildirimin kapsamlı ve objektif olması&lt;br /&gt;Yönetim ekibininde etkinliğinin ölçülmesi&lt;br /&gt;Astların yöneticilere geribildirim vermesine fırsat verilmesi&lt;br /&gt;Şirket içi organizasyonda sürekli gelişim mantığının oturtulması&lt;br /&gt;Gelişim planmasına bilgi sağlamak için verilmesi gereken eğitim ve gelişim ihtiyaçlarının ortaya çıkması&lt;br /&gt;Çalışan ve yöneticilerin güçlü ve zayıf yönlerinin belirlenmesi&lt;br /&gt;Bu avantajların yanı sıra ölçme değerlendirme sürecinin online olması sayesinde sonuçlar hep hızlı hemde firmaya daha az maliyete mal olur.Dezavantaj kapsamında ise;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürece katılacak her çalışanı bu değerlendirme sistemi hakkında eğitmek ve bu eğitim bilinciyle değerlendirmelerini yapmalarını sağlamak,&lt;br /&gt;Kullanılan değerlendirme formlarının örgütün stratejik hedefleriyle uyumlu olması sağlamak,başlıca sorunlar arasında sayılabilir.&lt;br /&gt;Sonuç olarak 360 derece değerlendirme sistemi örgütün stratejik açıdan gelişmesi, çalışanların kişisel gelişimlerine yardımcı bir performans değerlendirme sistemi olacaktır. Bunun yanısıra örgütte çalışanların kişisel gelişim bilinci sağlanmadıysa bu değerlendirme sistemi moral ve motivasyon düşürücü ve çalışanları birbirine düşürücü nitelikte olabilir.Bu sebeple bu sistem uygulanmadan önce şirket alt yapısının uygunluğu iyi test edilmeli,uygun değilse çalışanların bilinci arttırıldıktan sonra uygulamaya geçilmelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-8695591776324887218?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-01-04T01:19:26.729+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/S0EVtIcZh_I/AAAAAAAAAPI/OtpbadxflGE/s72-c/geri+bildirim.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Değişen ve Gelişen Ürünler</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2009/12/degisen-ve-gelisen-urunler.html</link><category>Ürün Geliştirme</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Wed, 30 Dec 2009 02:12:19 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-2041515494987516044</guid><description>Telefon Açabilen Bitkiler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzkuNeGH4hI/AAAAAAAAAOo/kdQHiHMfE_s/s1600-h/bitki.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5420414435469025810" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 202px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzkuNeGH4hI/AAAAAAAAAOo/kdQHiHMfE_s/s320/bitki.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Nyu Universitenin üzerinde çalıştığı bir çalışma bu.Bitkinin toprağında su kalmadığı zaman aynı alarm sistemlerinin belirlenmiş telefonları aradığı gibi,bitki önceden belirlenmiş telefon numarasını arıyor.Kayıtlı olan ses kaydı size bitkinizin sussuz kaldığını haber veriyor.Bitkilerine çok hassas olan insanlar için güzel bir uygulama olmuş.Ne kadar ticari değeri vardır ?Burası tartışılır işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzsjDaZmv3I/AAAAAAAAAOw/36mtdgRT1oM/s1600-h/cam.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5420965118003822450" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzsjDaZmv3I/AAAAAAAAAOw/36mtdgRT1oM/s320/cam.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ses Geçirmeyen Camlar&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ses geçirmesini azaltan,çift camlar, izolasyon şekilleri daha önceden de vardı.Fakat bu camlar hem sesi hemde ısıyı çok daha iyi koruyor.Camın yapısı daha önceki örneklerinden farklı olarak ince tasarlanmış.Sebebi iste camın esnek olması.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uzmanlara göre sesi engellemenin yolu ses titreşimlerini tutmakmış.Bu camlarda eklenmiş özel parçalarla esnek yapıya sahip ve bu sayede ses titreşimlerini kendi de titreşerek abzorbe ediyor.Su an kullanılan parçalar transparan olmadığı için piyasa çıkarılmamış.Uzmanlar parçaları da transparan hale getirdikleri anda ki buna tahmini sure olarak 5 yıl veriyorlar, piyasaya urunu cıkaracaklar.Peki bu ürünün ticari değeri olur mu? Bu sorunun cevabı tartışılmasız evettir.Bir çok plazada bu camların kullanılacağı su götürmez gerçek.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uyku Algılayıcı&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzskzwnS1aI/AAAAAAAAAO4/7hiKrPNyB6s/s1600-h/mercedes+uyu.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5420967048112166306" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 215px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzskzwnS1aI/AAAAAAAAAO4/7hiKrPNyB6s/s320/mercedes+uyu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mercedes Benz firması sürücü konforu ve güvenliği konusunda her zaman idialı bir firma. Park sensorleri,koltuk ısıtıcıları,ışık algılayan farlar ve yağmur sensörleri derken bir de uyku sensörü çıkarmışlar.Şu anda hala çalışmalarını sürdürüyorlarmış. Benim asıl merak ettiğim sürücünün uykusunun geldiğini algıladıkları zaman ne olacak? Araba kendini kapatıp gitmeyecek mi veya sürücünün suratına su mu püskürtülecek? Ticari değere gene baktığımızda çok bir fayda sağlayacak ürün değil.Her kişi zaten uykusunun geldiğinin farkında değil midir? Maksat uykuyu giderebilecek uygulama yapmakta.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5420968754172634818" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 115px; CURSOR: hand; HEIGHT: 98px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzsmXELzpsI/AAAAAAAAAPA/WSZ2OnoJtRM/s200/noel+baba.jpg" border="0" /&gt; &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-2041515494987516044?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-12-30T13:12:19.068+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzkuNeGH4hI/AAAAAAAAAOo/kdQHiHMfE_s/s72-c/bitki.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Outdoor(açıkhava) Reklam</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2009/12/outdoorackhava-reklam.html</link><category>Reklamcılık</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Wed, 23 Dec 2009 04:06:02 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-8139190232330666380</guid><description>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzIEmp_8TLI/AAAAAAAAAN4/dTYmFTeOjjs/s1600-h/outdoor3.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418398363835714738" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 226px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzIEmp_8TLI/AAAAAAAAAN4/dTYmFTeOjjs/s320/outdoor3.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Türkiye'de nedense çok yaratıcı outdoor(billboard) reklamlar olmasada aslında reklamcılıkta çok önemli bir kalem outdoor reklamlar.Outdoor reklam adından belli olabileceği gibi dışarıda sürekli görebileceğimiz alanlara konulan reklamlar.Bu alanlar yoğun araç trafiğinin olduğu yerlerdeki billboardlar,saha içi(basketbol,futbol sahaları gb.)alanlar,havaalanları, yolcu taşima araçlarının üstü ve yine yoğun araç trafiği yaşanan yerlerdeki duvar reklamlari.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Outdoor yani açıkhava reklamcılığının diğer reklam kalemlerimden ayrılan bir çok noktası var. İlk ve bana kalırsa en önemli noktası insanları bu reklamları görebilmesi için maliyet veya zaman harcaması gerekmiyor.Tv reklamlarında yüksek ücretler ödeyerek en çok izlenen kanallara reklam veriyorsunuz ve reklamınızın prime-time denilen yani en çok tv izlenen zamanda gösterilmesi için veya çok izlenen dizilerin arasında gösterilebilmesi için ekstra ücretler ödüyorsunuz.Buna karşılık sizin hedef aldığınız kitlenin sadece bir kısmı o saate o kanalı izliyor.Keza radyo ve internet siteleri içinde bu geçerli.Outdoor reklamlara baktığımız da ise herkes mutlaka dışarı çıkıyor ve yoğunluğuna göre koyduğunuz bölgeden geçen insan sayısı ile diğer alanlara verdiğiniz reklamlarda izlenme sayısı arasında büyük farklar olduğunu düşünüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Outdoor reklamlarının da bir takım dezavantajları yok değil tabi.Ürününüz ne olursa olsun bir hedef kitleniz var, fakat outdoor reklamlarda sadece bu hedef kitleye ulaşmıyorsunuz genel bir kitleye ulaşım söz konusu.Bahsettiğimiz ürün bir erkek traş losyonu olsun,siz outdoor reklamlarda bayanlara da ulaşmış oluyorsunuz veya çocuklarada.Fakat şunu da gözden kaçırmamak gerekir ki bugünün hedef kitlesinde olmayan bir takım insanlar gelecekte sizin hedef kitlenizi oluşturabilir.Bu durumda da sizin marka bilinirliğiniz sayesinde o kitlelere ulaşımınız daha kolay olacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yazımın en başında dediğim gibi Türkiye'de çok yaratıcı outdoor reklamları yok,yurtdışında ise çok yaratıcı,ilgi çekici ve aynı zamanda ilginç uygulamalar var.Reklamcıların bu alanda da bir çok yenilikle geleceğini umuyor,sizlere birkaç örnek göstererek yazımı tamamlıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gözleriniz açık,yaratıcılığınız devamlı olsun:)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzIFAnERZTI/AAAAAAAAAOA/mhn_D1inSD8/s1600-h/outdoor+2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418398809725166898" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 166px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzIFAnERZTI/AAAAAAAAAOA/mhn_D1inSD8/s200/outdoor+2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzIFnajPRzI/AAAAAAAAAOY/ac2eytHyRsQ/s1600-h/outdoor6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418399476380288818" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 195px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzIFnajPRzI/AAAAAAAAAOY/ac2eytHyRsQ/s200/outdoor6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzIFUxdL1QI/AAAAAAAAAOQ/a8-pBHDFKEc/s1600-h/outdoor5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418399156111398146" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 241px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzIFUxdL1QI/AAAAAAAAAOQ/a8-pBHDFKEc/s320/outdoor5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzIF0POFUGI/AAAAAAAAAOg/n9Dg8Xfxb6Y/s1600-h/outdoor4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418399696677064802" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 210px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzIF0POFUGI/AAAAAAAAAOg/n9Dg8Xfxb6Y/s320/outdoor4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzIFJGVtc0I/AAAAAAAAAOI/wD82O8oE_0o/s1600-h/outdoor4.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzIFJGVtc0I/AAAAAAAAAOI/wD82O8oE_0o/s1600-h/outdoor4.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-8139190232330666380?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-12-23T15:06:02.568+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzIEmp_8TLI/AAAAAAAAAN4/dTYmFTeOjjs/s72-c/outdoor3.bmp" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Birazda Gülelim:)</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2009/12/birazda-gulelim.html</link><category>Kültür - Sanat</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Tue, 22 Dec 2009 03:49:53 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-2694529755152015668</guid><description>Farklı bir pazarlama anlatımı:))&lt;br /&gt;Yaratıcı üniversite hocası öğrencilerine pazarlamayı anlatıyor;&lt;br /&gt;1. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz ve yanına giderek "Çok zenginim. Evlen benimle!" dediniz. Bu, doğrudan pazarlamadır.&lt;br /&gt;2. Bir grup arkadaşınızla katıldığınız partide büyüleyici bir kız gördünüz. Arkadaşlarınızdan biri kızın yanına gitti ve sizi işaret ederek kıza "O çok zengin. Evlen onunla!" dedi. Bu, reklamdır.&lt;br /&gt;3. Katıldığınız partide büyüleyici bir kız gördünüz ve yanına gidip telefon numarasını aldınız. Ertesi gün arayıp "Çok zenginim. Evlen benimle!" dediniz. Bu, telepazarlamadır.&lt;br /&gt;4. Katıldığınız partide büyüleyici bir kız gördünüz. Kalkıp kravatınızı düzelttiniz, ona doğru yürüyüp içkisini tazelediniz, arabanın kapısını açtınız, çantasını düşürünce eğilip aldınız, küçük bir gezinti teklif ettiniz ve sonra "Bu arada ben çok zenginim. Benimle evlenir misin?" dediniz. Bu, halkla ilişkilerdir.&lt;br /&gt;5. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanınıza geldi ve "Duyduğuma göre çok zenginmişsiniz. Benimle evlenir misiniz?" dedi. Bu, marka bilinirliğidir.&lt;br /&gt;6. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına yaklaşıp "Ben çok zenginim. Evlen benimle!" dediniz. Suratınıza okkalı bir tokat yapıştırdı. Bu, müşteri geribildirimidir.&lt;br /&gt;7. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına yaklaşıp "Ben çok zenginim. Evlen benimle!" dediniz. O da sizi kocasıyla tanıştırdı. Bu, arztalep uyuşmazlığıdır.&lt;br /&gt;8. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına yaklaştınız, ama siz birşeyler söyleyemeden önce biri gelip ona "Ben çok zenginim. Benimle evlenir misin?" dedi ve kız onunla gitti. Bu, sizin pazar payınıza göz koyan rekabettir.&lt;br /&gt;9. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına yaklaşıp "Ben çok zenginim, evlen benimle!" diyecekken karınız geldi. Bu, yeni pazarlara girememektir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;KARİKATÜRLER&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCvgXq4gXI/AAAAAAAAAM4/BCwVQ5oDOdk/s1600-h/cilala.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418023322371260786" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 264px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCvgXq4gXI/AAAAAAAAAM4/BCwVQ5oDOdk/s320/cilala.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCvuGwtSCI/AAAAAAAAANA/iHzr8ANkc-U/s1600-h/kar.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418023558350456866" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 260px; CURSOR: hand; HEIGHT: 315px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCvuGwtSCI/AAAAAAAAANA/iHzr8ANkc-U/s320/kar.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCv9PxFiWI/AAAAAAAAANI/ENEezWANx7k/s1600-h/orman.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCwTuuYdoI/AAAAAAAAANQ/8pObvOKX9M4/s1600-h/orman.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418024204733281922" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 312px; CURSOR: hand; HEIGHT: 202px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCwTuuYdoI/AAAAAAAAANQ/8pObvOKX9M4/s320/orman.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCwsX33vhI/AAAAAAAAANY/kxL00sMGl9k/s1600-h/reklam.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418024628095794706" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 302px; CURSOR: hand; HEIGHT: 291px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCwsX33vhI/AAAAAAAAANY/kxL00sMGl9k/s320/reklam.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCxAWrHtBI/AAAAAAAAANg/WZJHGG0rfFk/s1600-h/satis.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418024971371262994" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 265px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCxAWrHtBI/AAAAAAAAANg/WZJHGG0rfFk/s320/satis.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCxL6CHlPI/AAAAAAAAANo/Ty3ipYOe1uM/s1600-h/satis+gorevlisi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418025169841526002" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 293px; CURSOR: hand; HEIGHT: 283px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCxL6CHlPI/AAAAAAAAANo/Ty3ipYOe1uM/s320/satis+gorevlisi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCxbFo8d1I/AAAAAAAAANw/cctzfWSB_JQ/s1600-h/para.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418025430655203154" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 292px; CURSOR: hand; HEIGHT: 242px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCxbFo8d1I/AAAAAAAAANw/cctzfWSB_JQ/s320/para.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-2694529755152015668?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-12-22T14:49:53.186+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SzCvgXq4gXI/AAAAAAAAAM4/BCwVQ5oDOdk/s72-c/cilala.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Do it yourself</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2009/12/do-it-yourself.html</link><category>Pazarlama</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Sat, 19 Dec 2009 17:46:40 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-4192875207465275436</guid><description>&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/Sy2AZGaUUII/AAAAAAAAAMg/myUxL3vEvd8/s1600-h/d%C4%B1y.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417127095502655618" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 135px; CURSOR: hand; HEIGHT: 101px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/Sy2AZGaUUII/AAAAAAAAAMg/myUxL3vEvd8/s200/d%C4%B1y.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Do it your self yani kendin yap tüm dünyayı saran yeni bir trend.Yeni trend dediysek yeni çıktı değil sadece yeniden moda oldu.İlk çıkışı 1950'li yıllarda geleneksel tüketici toplumuna karşı bir tepki olarak oluşmuş.Geleneksel tüketiciler fabrikasyon, aynı ürünleri sunarken,entel olarak tabir ettiğimiz kişiler bu ürünlerin her kişinin kendi bilgi birikimiylede yapılabileceğini savunmuş.Her olgunun verimli kullanılabilme kuralları varolduğu gibi DIY'ın da bir takım kuralları var.Bunları sıralamamız gerekirse;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1)Kendi yaptığınız ürünün fabrikasyon üründen daha ucuza mal olmalı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;2)Fabrikasyon ürünle görünüş olarak rekabet edebilmeli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;3)En az fabrikasyon ürünler kadar sağlam olmalı&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;4)Fabrikasyon ürünle aynı işlevi gerçekleştirebilmeli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;5)Ürettiğiniz ürünün kalite standartı fabrikasyon ürünlerin standartına eş veya daha iyi olmalı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Üstte yazdıklarımız varolan ihtiyacımız karşılanamadığı zaman bunu karşılamanın yolu olarak kendimizin bu ürünleri yaratmasıyla ilgiliydi.2000'li yıllarda bu kadar marka,bu kadar ürün çeşidi ve kampanyalar varken direk kendimizin yapmasına çok ihtiyaç kalmadı.Ama bu durumda da kendi markamızı ön plana çıkarmak için DIY'dan yararlanmamız gerekiyor.Kendin yap kavramı firmaların maliyetlerinin düşürülmesi açısından pazarlamacılara güzel bir çözüm yolu.Bu uygulamayı kullanan ünlü firmalardan ilk akla gelenler ise IKEA ve Pegasus.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ikea ve Pegasus bizlere ürünleri en düşük fiyatla sunmasıyla ön plana çıktı.Peki en düşük fiyatı yakalamak için neleri feda etmemiz gerekir? Düşük fiyat demek maliyetleri azaltmak demek,maliyet kavramına giren kalemlerden kaliteyi koruyarak indirebileceğimiz tek kalem ise personel masrafları.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/Sy2BAbhMSmI/AAAAAAAAAMo/-Avczz3lxoI/s1600-h/ikea.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417127771183532642" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 119px; CURSOR: hand; HEIGHT: 89px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/Sy2BAbhMSmI/AAAAAAAAAMo/-Avczz3lxoI/s200/ikea.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ikea'dan mobilya aldığınız zaman ikea bu ürünü eve teslim etmiyor,montaj tamamen size ait hatta ürünü depodan siz bulup alıyorsunuz.Bu da ikea'nın eleman ihtiyacını en aza indiriyor bu sayede de bu masraflar ürün fiyatlarına eklenmediği için ürün fiyatları minimize edilmiş oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/Sy2BNmsxIpI/AAAAAAAAAMw/WPs82qG1UHY/s1600-h/pegasus.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417127997523174034" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 114px; CURSOR: hand; HEIGHT: 110px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/Sy2BNmsxIpI/AAAAAAAAAMw/WPs82qG1UHY/s200/pegasus.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Pegasus ise bu kavramı kullanan ilk Türk markası diyebiliriz.Pegasusda da koltuktan kalktığınız zaman kemerleri sizden düzeltmeniz bekleniyor.Sizin rahatınız için talep ettiğiniz ayrıcalıklardan da ücret alınıyor ve aynı zamanda check-inleri makinalardan kendi başınıza yapabiliyorsunuz. Bunlarda gene eleman ihtiyacını aza indirerek ekonomik fiyatlara gelme amaçlı yapılan yenilikler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sadede gelirsek vizyon sahibi olan her firmanın DIY kavramını tıpkı Ikea ve Pegasus gibi bünyelerine entegre etmeleri fark yaratmak adına doğru bir çözüm olacağı düşüncesindeyim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-4192875207465275436?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-12-20T04:46:40.319+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/Sy2AZGaUUII/AAAAAAAAAMg/myUxL3vEvd8/s72-c/d%C4%B1y.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Deneme Aynası</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2009/12/deneme-aynas.html</link><category>Ürün Geliştirme</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Thu, 17 Dec 2009 02:40:46 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-2072976010220782352</guid><description>Her zaman dile getirildiği gibi yeni gelişen ürünlerin yaratılmasında geliştirilmesinde en büyük etken biz insanların buna ihtiyaç duyması.Cisco'da kendi alanında geliştirilebilecek inanılmaz bir ürün yaratmış.Onlar bu ürüne ne isim verdiler bilmiyorum ama bana göre en çok uyan isim deneme aynası.&lt;br /&gt;Erkeklere müjde,artık kıyafet almak için giyip giyip çıkarma dönemi bitti.Bayanlar bu yorgunluktan,erkekler bekleme veya giyinme üşenmesinden firmalarda bollaşan, kirlenen ürünlerden kurtuluyor.Yeni ürünlerin başarılı olarak sayılması için en büyük etkende bu değil mi?&lt;br /&gt;İhtiyaç ve her yönden fayda... Uzay çağına hoşgeldiniz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-3d983f308300b4d2" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;
&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;
&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;
&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v15.nonxt2.googlevideo.com/videoplayback?id%3D3d983f308300b4d2%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331120328%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D42BDAA2DA95C3C9E54D3557253E3553ECD2282A8.103D1DAAF42E490EAAF33E632C6B3F3583F1E5FE%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D3d983f308300b4d2%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3Dj7m9PP30kbdab8vQPLHS_k5_Q9s&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;
&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"
width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"
flashvars="flvurl=http://v15.nonxt2.googlevideo.com/videoplayback?id%3D3d983f308300b4d2%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331120328%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D42BDAA2DA95C3C9E54D3557253E3553ECD2282A8.103D1DAAF42E490EAAF33E632C6B3F3583F1E5FE%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D3d983f308300b4d2%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3Dj7m9PP30kbdab8vQPLHS_k5_Q9s&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"
allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;
&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-2072976010220782352?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-12-17T13:40:46.171+03:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><enclosure url="http://www.youtube.com/get_player" length="2863" type="application/x-shockwave-flash" /><media:content url="http://www.youtube.com/get_player" fileSize="2863" type="application/x-shockwave-flash" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Her zaman dile getirildiği gibi yeni gelişen ürünlerin yaratılmasında geliştirilmesinde en büyük etken biz insanların buna ihtiyaç duyması.Cisco'da kendi alanında geliştirilebilecek inanılmaz bir ürün yaratmış.Onlar bu ürüne ne isim verdiler bilmiyorum am</itunes:subtitle><itunes:author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</itunes:author><itunes:summary>Her zaman dile getirildiği gibi yeni gelişen ürünlerin yaratılmasında geliştirilmesinde en büyük etken biz insanların buna ihtiyaç duyması.Cisco'da kendi alanında geliştirilebilecek inanılmaz bir ürün yaratmış.Onlar bu ürüne ne isim verdiler bilmiyorum ama bana göre en çok uyan isim deneme aynası. Erkeklere müjde,artık kıyafet almak için giyip giyip çıkarma dönemi bitti.Bayanlar bu yorgunluktan,erkekler bekleme veya giyinme üşenmesinden firmalarda bollaşan, kirlenen ürünlerden kurtuluyor.Yeni ürünlerin başarılı olarak sayılması için en büyük etkende bu değil mi? İhtiyaç ve her yönden fayda... Uzay çağına hoşgeldiniz Mesrure Gizem AKBULUT Blog</itunes:summary><itunes:keywords>Ürün Geliştirme</itunes:keywords></item><item><title>Logo ve Renkler</title><link>http://gizemakbulut.blogspot.com/2009/12/logo-ve-renkler.html</link><category>Reklamcılık</category><author>noreply@blogger.com (M. Gizem Akbulut)</author><pubDate>Tue, 15 Dec 2009 14:35:58 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2215366198622433002.post-3062188366132039804</guid><description>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfM0ULkdBI/AAAAAAAAALo/RUIUIjKd7ts/s1600-h/renkler.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415522276078810130" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 135px; CURSOR: hand; HEIGHT: 90px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfM0ULkdBI/AAAAAAAAALo/RUIUIjKd7ts/s320/renkler.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İnsan ilişkilerinde ilk izlenim çok önemlidir.Yeni tanıştığımız kişiyi ilk önce tanımaya çalışırız.Beynimiz karşımızdaki kişiyle yaptığımız ilk konuşma anında duyu organlarımızla bir karakter analizi yapmaya çalışır. Karşımızdaki kişinin sesi,kokusu ve görsel özellikleri bizim kişi hakkındaki ilk düşüncelerimizi oluşturur.Görsellik kimi insanlar için daha ön planda yer alır,giydiğiniz kıyafetin rengi,cinsi ve tarzı sizi bir sekilde ifade eder.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Aynı şey firmalar içinde geçerlidir.Tanımadığımız bir firma veya ürünün yüzü kullanılan logolardır.Her zaman firma ve ürünle ilgili bilgi edinebilmek adına bize yardımcı olabilecek kişileri bulamayacağımız için logoların bize hissettirdikleri o firma veya ürün hakkındaki düşüncemizi belirler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Her rengin beynimizde anlam olarak bir karşılığı vardır.Firma imajını yansıtırken logolarda kullandığımız renkler kendimizi tanıtana kadar veya tanıttıktan sonra tüketicilerin bizim hakkımızdaki düşüncelerini sabitlemek anlamında aslında büyük önem taşır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Genel anlamda renklerin bize ifade ettiklerini sıralamamız gerekirse;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfNLyZoVHI/AAAAAAAAALw/IuZKqz7_pQ0/s1600-h/beyaz.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415522679327839346" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 118px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfNLyZoVHI/AAAAAAAAALw/IuZKqz7_pQ0/s200/beyaz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Beyaz:İstikrarı, devamlılığı ve temizliği simgeler,nazik,yumuşak, alçakgönüllü ve asil bir renktir.Logoda beyaz kullanmak barışçıl,uzlaşmacı,doğrucu,istikrarlı ve vizyonu geniş bir firma imajı verecektir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfNZ_fhRqI/AAAAAAAAAL4/0JXTBoc6oRs/s1600-h/siyah.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415522923360372386" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 118px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfNZ_fhRqI/AAAAAAAAAL4/0JXTBoc6oRs/s200/siyah.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Siyah:Güç,tutku ve hırsı temsil eder.Konsantrasyon arttırıcı özelliği vardır.İnatçı,kolay kolay yılmayan,öz güveni yüksek bir renk olmasına rağmen Türkiye ve Avrupa'da matem rengi olarak kabul edilir,bu sebeple siyah rengi kullanan firmaların iyi yönleriyle beraber bu noktayı gözden kaçırmamaları hakim olan renk yerine konsantrasyonu arttırıcı özelliğini kullanmaları tavsiye edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfOhBmcdwI/AAAAAAAAAMQ/dgw5ycQ6Ndg/s1600-h/sar%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415524143697000194" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 118px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfOhBmcdwI/AAAAAAAAAMQ/dgw5ycQ6Ndg/s200/sar%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sarı:Sarı, geçiciliğin ve dikkati çekiciliğin ifadesidir.Sarı renk, umutsuzluğu kaldırarak yerine neşe, eğlence ve keyif katar.Sürekli bakıldığında ise rahatsız edici etkisi vardır.Taksilerin sarı olmasının sebebi dikkat çekici olup geçici bir kullanım için varolmasıdır.Bu durumda firmanızın yaptığı iş kiralama gibi geçici bir servis değilse sarı çok yalnış bir tercih olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfPrywMjpI/AAAAAAAAAMY/CDvL0m509eo/s1600-h/mavi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415525428201557650" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 118px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfPrywMjpI/AAAAAAAAAMY/CDvL0m509eo/s200/mavi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Mavi:Sakinliği ifade eder.Geniş alanda kullanılması kasvetli bi ortam sağlar fakat beyaz renkle birleştirilerek açık mavi renk ciddiyet sağlaması açısından ofislerde ağırlıkta kullanılan renktir.Sezgi gücü ve karmaşık zihinsel becerileri ifade eden mavi renk daha ılımlı,yaratıcı fakat saldırgan olmayan firmalar tarafından seçilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfNyxh7fBI/AAAAAAAAAMA/O5Bl1-kW8rk/s1600-h/yesil.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415523349109111826" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 118px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfNyxh7fBI/AAAAAAAAAMA/O5Bl1-kW8rk/s200/yesil.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yeşil:Doğanın ve baharın rengidir,güveni,huzuru ve üretkenliği simgeler,gözleri ve bedeni en çok dinlendiren renk olan yeşil,sıcak havalarda serin, serin havalarda sıcaklık hissi verir.İnsanlara umut duygusunu aşıladığı gibi kendini psikolojik ve bedensel olarak iyi hissetmeyi de sağlar.Güven ön planda olan gruplarda Banka,Hastane veya gıda sektörü gibi kullanılması şiddetle tavsiye edilen bir renktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfOTDGgmqI/AAAAAAAAAMI/iJNglyfXs1Y/s1600-h/k%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415523903581756066" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 118px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfOTDGgmqI/AAAAAAAAAMI/iJNglyfXs1Y/s200/k%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kırmızı:Mutluluğu temsil eder ve kişinin iştahını açar.İnsanların üzerinde canlandırıcı,kışkırtıcı ve heyecan verici bir etki yaratır.Aynı zamanda kırmızı yaratıcılığı arttırır,insanların pozitif düşünmelerine sebep olur yani eğer bir yemek firması veya yaratıcı kimliğinizin ön planda olması gereken bir iş kolundaysanız(ör:reklamcılık) kırmızı logonuzda olmazsa olmazlardan.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfNLyZoVHI/AAAAAAAAALw/IuZKqz7_pQ0/s1600-h/beyaz.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfNLyZoVHI/AAAAAAAAALw/IuZKqz7_pQ0/s1600-h/beyaz.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Mesrure Gizem AKBULUT Blog&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2215366198622433002-3062188366132039804?l=gizemakbulut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-12-16T01:35:58.581+03:00</app:edited><media:thumbnail url="http://3.bp.blogspot.com/_NegFst8eSGU/SyfM0ULkdBI/AAAAAAAAALo/RUIUIjKd7ts/s72-c/renkler.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><media:rating>nonadult</media:rating></channel></rss>

