<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><!-- generator="Joomla! 1.5 - Open Source Content Management" --><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">
	<channel>
		<title>Global Turkler</title>
		<description>Global Turkler - Turkiye gercekleri, internet dünyasında Turkiyenin ic yüzü, uluslararası ve yerel haberler, son dakika haberleri, basın, medya, güncel, siyaset, ekonomi,  kültür ve sanat, yaşam, sağlık, otomobil,  yaşam, güncel, finans, blog,  video,  tatil, anket, travel to Turkey, astronomi, foto galeri</description>
		<link>http://globalturkler.com/component/content/frontpage</link>
		<lastBuildDate>Sat, 31 Oct 2009 13:57:29 +0000</lastBuildDate>
		<generator>Joomla! 1.5 - Open Source Content Management</generator>
       		<language>en-gb</language>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/GlobalTurklerCom" type="application/rss+xml" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com" /><item>
			<title>Türkiye'nin korkutan gerçeği  </title>
			<link>http://feedproxy.google.com/~r/GlobalTurklerCom/~3/Domj1eInhdw/929-tuerkiyenin-korkutan-gercei-</link>
			<description><![CDATA[<p><img class="caption" src="http://globalturkler.com/images/stories/haberler/Fall/korkutangercek.jpg" border="0" align="left" />Türkiye'nin, korsan yazılım kullanımında kaçıncı sırada yer aldığını biliyor muydunuz?<br />“Korsan”ların yazılım sektörüne verdiği zararın 468 milyon dolara ulaştığı Türkiye'nin, korsan yazılım kullanımında ilk 25 ülke arasında yer aldığı bildirildi.</p><p>Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, korsan yazılımın, yerel ekonomiler üzerinde bir tehdit unsuru olmaya devam ettiğini belirterek, korsan yazılımla hemen her platformda mücadelelerini sürdürdüklerini söyledi.</p><p>Kundakçı, International Data Corporation (IDC) tarafından her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen Korsan Yazılım Araştırması'nın 2008 yılı sonuçlarına göre, Türkiye'de korsan yazılım kullanımının 2007'ye göre 1 puan azalarak, yüzde 65'ten 64'e gerilediğine işaret etti.</p><p>Bu gelişmeye rağmen, 2008 yılında korsan yazılım kullanımının Türk yazılım sektörüne verdiği zararın, bir önceki yıla göre yüzde 27 artışla 468 milyon dolara ulaştığına dikkati çeken Kundakçı, “Bu açıdan dünya ekonomisinde kayıp yaşayan ilk 25 ülke arasındayız. Korsan yazılım kullanımı nedeniyle katlanarak büyümeye devam eden bu zarar, 2004 yılında 182 milyon, 2007'de ise 365 milyon dolar olarak gerçekleşmişti” diye konuştu.</p><p>Kundakçı, IDC tarafından 110 ülkede gerçekleştirilen araştırmaya göre, 2008 yılında korsan yazılım kullanımının, 57 ülkede gerilediğini, 16 ülkede ise artış gösterdiğine dikkati çekerek, Çin, Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerde kullanılan kişisel bilgisayar sayısının hızla artmasına paralel olarak genel olarak düşüş eğiliminde olan korsan yazılım kullanım oranının, dünya genelinde 3 puanlık artış göstererek yılı yüzde 41 ile tamamladığını bildirdi.</p><p>Korsan yazılım kullanımının, küresel ölçekte yazılım sektörüne olan maliyetinin ise bir önceki yıla göre yüzde 11 artarak, 53 milyar doları geçtiğini belirten Kundakçı, “Ekonomide büyük hasar yaratan, yabancı sermaye girişine ve Türkiye'deki yatırımlara engel teşkil eden, Avrupa Birliği üyelik kriterlerinin de ana maddelerden biri olan korsan kullanımının aşağı çekilmesi için kurumların planlı ve kararlı hareket etmesi büyük önem taşıyor” dedi.</p><p>Kundakçı, tüm dünyada ekonomik belirsizliklerin yaşandığını ifade ederek, şunları kaydetti: “Bu dönemde, korsan yazılım kullanan şirketler, kendi bilgi güvenliğini tehlikeye atmakla kalmıyor, yasal açıdan büyük cezai yaptırımları da göze alıyorlar. Ayrıca, korsan yazılım kullanımına devam edenler, kendi işlerine zarar vermenin yanı sıra yerel ve küresel ekonomide büyük zararlara yol açıyor.”  </p>]]></description>
			<author>engin_ozuturk@hotmail.com (Administrator)</author>
			<category>frontpage</category>
			<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 04:21:33 +0000</pubDate>
		<feedburner:origLink>http://globalturkler.com/haberler/929-tuerkiyenin-korkutan-gercei-</feedburner:origLink></item>
		<item>
			<title>7 Ay suren Santaj ve Tecavuz</title>
			<link>http://feedproxy.google.com/~r/GlobalTurklerCom/~3/PBvBxcJMdkA/928-7-ay-suren-santaj-ve-tecavuz</link>
			<description><![CDATA[<p><img class="caption" src="http://globalturkler.com/images/stories/haberler/Fall/ahlaksizlik7ay.jpg" border="0" align="left" />Evli kadına şantajla 7 ay boyunca tecavüz etti<br />BURSA’nın merkez Osmangazi İlçesi’nde oturan evli ve 1 çocuk annesi T.M., geçen yıl eşiyle karşılaştığı sorunlar nedeniyle ayrı yaşamaya başladı. Genç kadın, bir süre sonra komşusu olan ve bir firmada şoför olarak çalışan Ömer K. ile birlikte oldu. Ömer K. odaya gizlice yerleştirdiği kamera ile bu ilişkiyi kaydetti. T.M., bir süre sonra eşiyle barışarak yeniden bir araya geldi. </p><p>Ancak, Ömer K., elindeki görüntüleri akrabalarına göndereceği ve internette yayınlayacağı tehdidiyle T.M. ile 7 ay boyunca birlikte oldu. 2 gün önce de genç kadını arayan zanlı, ilişki teklifini kabul etmemesine sinirlendi, T.M.’yi döverek evden attıktan sonra görüntüleri kadının yakınlarına gönderdi. Dayak yemiş halde polise sığınan T.M. tedavi için hastaneye kaldırılırken, şikayetçi olduğu Ömer K.’nın şantaj, dayak ve tecavüzüne maruz kaldığını söyledi. Şikayet üzerine harekete geçen Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Ahlak Bürosu ekipleri Ömer K.’yi saklandığı akrabasının evinde gözaltına aldı. Bu kişinin evinde bulunan bilgisayara incelenmek üzere el konuldu. Ömer K. “Şantaj, darp ve tecavüz” suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. </p>]]></description>
			<author>engin_ozuturk@hotmail.com (Administrator)</author>
			<category>frontpage</category>
			<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 04:16:41 +0000</pubDate>
		<feedburner:origLink>http://globalturkler.com/haberler/928-7-ay-suren-santaj-ve-tecavuz</feedburner:origLink></item>
		<item>
			<title>10 yaşındaki kıza tecavüz etti  </title>
			<link>http://feedproxy.google.com/~r/GlobalTurklerCom/~3/U5SMbW6okUE/927-10-yandaki-kza-tecavuez-etti-</link>
			<description><![CDATA[<p><img class="caption" src="http://globalturkler.com/images/stories/haberler/Fall/10yasinda.jpg" border="0" align="left" />49 yaşındaki adamın 10 yaşındaki E.K adlı kıza evinde tecavüz ettiği iddia edildi<br />KARAMAN'da besicilik yapan evli, 1'i kız 2 çocuk babası 49 yaşındaki Mehmet İ., sokakta oynarken motosikletine bindirip kaçırdığı ilköğretim 3'üncü sınıf öğrencisi 10 yaşındaki E.K adlı kıza evinde tecavüz ettiği iddia edildi.</p><p>Mehmet İ., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, 18 Ekim Pazar günü saat 14.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Mehmet İ., Cumhuriyet Mahallesi'nde evinin bulunduğu sokakta oyun oynayan, annesi ve babası boşandıktan sonra dedesinin yanında kalan 10 yaşındaki E.K.'yı, motosikletine bindirip kaçırdı. Küçük kızı Alacasuluk Mahallesi'ndeki evine götüren Mehmet İ., burada iddiaya göre küçük kıza tecavüz etti. Mehmet İ., ardından küçük kızı tekrar kaçırdığı Cumhuriyet Mahallesi'ne motosikletle götürüp bıraktıktan sonra kaçtı. Bu sırada E.K.'nin dedesi, torununu uzun süre göremeyince polise arayıp, torunun koybolduğunu belirtti. E.K., saat 17.00 sıralarında eve geldi ve başına gelenleri dedesine anlattı. Bunun üzerine dede ile torun, polis merkezine gitti. E.K. kendisine tecavüz ettiğini söylediği Mehmet İ.'nin evini polise gösterdi. Polis, evde bulamadığı Mehmet İ.'yi, aynı mahalledeki bir akaryakıt istasyonunda yakaladı. Mehmet İ. gözaltına alınırken, Devlet Hastanesi'nde muayene edilen E.K.'da tecavüz bulgarına rastlandı.`Adam yaralama' ve `darp' suçlarından sabıka kaydı bulunan Mehmet İ., çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. 1'i kız 2 çocuk babası olan Mehmet İ.'nin kızının 12 yaşında olduğu belirtildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor. </p>]]></description>
			<author>engin_ozuturk@hotmail.com (Administrator)</author>
			<category>frontpage</category>
			<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 04:11:11 +0000</pubDate>
		<feedburner:origLink>http://globalturkler.com/haberler/927-10-yandaki-kza-tecavuez-etti-</feedburner:origLink></item>
		<item>
			<title>Tecavuz Sokaginda Saatlerce Tecavuz</title>
			<link>http://feedproxy.google.com/~r/GlobalTurklerCom/~3/06nC-bD4jYc/921-tecavuz-sokaginda-saatlerce-tecavuz</link>
			<description><![CDATA[<p><img class="caption" src="http://globalturkler.com/images/stories/haberler/Fall/tecavuzsokagi.jpg" border="0" align="left" />17 yaşındaki lise öğrencisi kıza saatlerce tecavüz ettiler</p><p>Beyoğlu'nda sık sık tecavüz olaylarına sahne olan İmam Adnan Sokak'ta son olarak da X-Trendy adlı teras barda 17 yaşındaki lise öğrencisi B.U. tecavüze uğradı. Kendisini bar işletmecisi olarak tanıtan bir kişinin tecavüzüne uğradıktan sonra bindiği taksinin şoförü tarafından da tecavüz edilen liseli, polise sığındı.</p><p>Gazete Habertürk'te Engin Belli imzası ile yayınlanan özel habere göre, yaklaşık 2 hafta önce yaşanan olay iddiaya göre şöyle gelişti:</p><p>17 yaşındaki B.U. anlatımlarına göre saat 20:00 sularında İmam Adnan Sokak'taki X-Trendy adlı teras bara tek başına eğlenmeye gitti. Bu sırada kendisini bar işletmecisi olarak tanıtan 32 yaşındaki Ali B. liselinin yanına yaklaştı. Ali B., B.U.'ya "Çok gürültü var sohbet için alt kata geçelim" teklifinde bulundu. İkili alt kattaki yönetim odasına indi. Ancak burada alkol alırken Ali B. liseliye tecavüz etti. Alkollü olduğu için direnemeyen ve çığlıklarını yüksek sesli müzik nedeniyle kimseye duyuramayan liseli, saatlerce tecavüze uğradı.</p><p>TAKSİ ŞÖFÖRÜ DE TECAVÜZ ETTİ <br />Daha sonra Ali B. liseliyi, Hasan adlı güvenlik görevlisine taksiye bindirmesini söyledi. B.U, bu görevli tarafından barın önünde bekleyen 34 TDR 47 plakalı taksiye bindirildi. Evine gitmek istediğini söyleyen B.U. alkollün etkisiyle takside uykuya daldı. Bunu fırsat bilen taksici Gökhan G.(35) da Zeytinburnu Mezarlığı'na götürerek liseliye tecavüz etti. Lİseli B. U. yaşadığı tecavüz olaylarının ardından Beyoğlu polisine sığındı. Beyoğlu Asayiş Büro Ekipleri ve Çocuk Şube Müdürlüğü Polisleri iki tecavüzüyü gözaltına aldı. İkili ifadelerinde suçlamaları yalanladı. Ali B. ve Gökhan G. "ırza tasaddi ve cinsel istismar" suçlarından sevk edildikleri adli makamlarca tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı. Emniyette psikolog eşliğinde ifade veren lise öğrencisi B.U. ise psikolojik tedavi görmeye başladı.</p><p>(<strong>Yorum: Dunya siralamasinda tecavuzde 23. sirada ulke. Tarikatlar geldi sapiklar arti ulkede</strong>.)</p>]]></description>
			<author>engin_ozuturk@hotmail.com (Administrator)</author>
			<category>frontpage</category>
			<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 01:52:33 +0000</pubDate>
		<feedburner:origLink>http://globalturkler.com/haberler/921-tecavuz-sokaginda-saatlerce-tecavuz</feedburner:origLink></item>
		<item>
			<title>İnsanlık tarihinde bir devrim  </title>
			<link>http://feedproxy.google.com/~r/GlobalTurklerCom/~3/dK4gF4jm-7Q/918-nsanlk-tarihinde-bir-devrim-</link>
			<description><![CDATA[<p><img class="caption" src="http://globalturkler.com/images/stories/teknoloji/insanliktarihi.jpg" border="0" align="left" />İngiliz bilim adamları, iki insanı beyinleriyle iletişime geçirdiler<br />Southampton Üniversitesi tarafından yapılan deneyde, birbirlerinden kilometre uzakta olan iki insan, beyin dalgaları yardımıyla haberleşti..</p><p>Uzmanlar, henüz emekleme aşamasında olan bu sistemin, yıllar sonra insanların beyinleriyle konuşabilmesine, birbirlerine mesaj göndermesine veya birbirlerine gördükleri şeyleri aktarmasına olanak sağlayacağını açıkladı. </p><p>Araştırmayı yürüten Prof. Christopher James, "En azından iki insanın beyninin birbirleriyle iletişime girebileceğini anladık. yaptığımız iş telepati değil. İnternetin yerini alacak bir gelişme" dedi. </p><p>Devrim niteliğindeki araştırmada, daha önceki araştırmalarda da kullanılan ve insanın beynindeki elektrik sinyallerini alan eletkrotlar be bilgisayarlar kullanıldı. Birinci denekten sol ve sağ elini kaldırmayı düşünmesi istendi. Ancak fiziksel olarak kişi ellerini kaldırmıyordu. </p><p>Bilgisayar, denek sol elini düşündüğünde 0, sağ elini düşündüğünde de 1 numarasını ekranına yazmayı başardı. Bundan sonra bu 0 veya 1 bilgileri internet üzerinden, kilometrelerce uzaklıktaki ikinci deneğin bilgisayarına gönderildi. Bu insanın bilgisayarındaki bir ampulde 0 geldiğinde ışığı bir kez, 1 geldiğinde de iki kez yakmaya programlıydı. Bu ampulleri izleyen ikinci deneğin beynine, birincisi gibi aynı aktivitilere oluştu. Prof. James, " Şu anda ikinci insanın beyninde, herhangi bir düşünce oluşmadı. Yani beyninde beliren 0 ve 1'lerin anlamını bilmiyordu. Biz bu araştırmada sadee iki insanın beynini 'birleştirmeyi' başardık" dedi. Uzmanların ikinci seviyede, ikinci insana bu bilgilerin anlamını da göndermeye çalışacak.<br /> </p>]]></description>
			<author>engin_ozuturk@hotmail.com (Administrator)</author>
			<category>frontpage</category>
			<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 01:39:54 +0000</pubDate>
		<feedburner:origLink>http://globalturkler.com/teknoloji/35-bilim-ve-uzay/918-nsanlk-tarihinde-bir-devrim-</feedburner:origLink></item>
		<item>
			<title>'Kürt diye bir millet, Kürtçe diye bir dil yok' </title>
			<link>http://feedproxy.google.com/~r/GlobalTurklerCom/~3/1NFTEi2dXB8/917-kuert-diye-bir-millet-kuertce-diye-bir-dil-yok-</link>
			<description><![CDATA[<p><img class="caption" src="http://globalturkler.com/images/stories/haberler/Fall/kurtdiye.jpg" border="0" align="left" />MHP Mersin Milletvekili Akif Akkuş, hükümetin Kürt açılımını değerlendirirken, Türkiye'de Kürt diye bir millet, Kürtçe diye bir dil olmadığını savundu.<br />Seçim bölgesi Mersin'de gezi ve incelemelerde bulunan Milletvekili Akif Akkuş, Tarsus İlçesi'ndeki bir yerel gazeteyi ziyaretinde Kürt açılımıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Coğrafya Profesörü olan Akif Akkuş, 1984'de başlayan PKK olaylarıyla ilgili çalışmalar yaptığını hatırlatarak şunları söyledi:</p><p>"Kürtlük, Kürtçe, doğu insanı, güneydoğu insanı hakkında ve bütün bunlardan vardığım kanaat şu; Türkiye'de tarihi kökeni olan bir Kürt topluluğu yok. Ama bugün bir vaka, bugün 'Ben Kürdüm' diye Kürtçe konuştuğunu söyleyen insanlar var. Biz bakıyoruz şimdi, Kürtçe dedikleri kırmanço şivesini kullananlara bakıyorsunuz. 8 bin küsur kelimenin olduğu bir dil, ancak bu dilin içerisinde 2 bin kadar Türkçe, 2 bin kadar Arapça, 2 bin kadar Farsça ve Osmanlıca kelimeler var. Kökeni belli olmayan kelimeler de var. Şimdi buna dayanarak, bu ana dilde eğitim adı altında yeni bir dil üretmeye çalışıyorlar" dedi.</p><p>'ŞİVAN'IN KÜRTÇESİNİ KÜRTLER ANLAMADI' MHP´den sert çıkış!.. <br /> <br />Kürt türkücü Şivan'ın Almanya konserinde Kürtçe konuştuğunu ancak bundan kimsenin bir şey anlamadığını öne süren Akkuş şöyle devam etti:<br />"Şivan mı neyse o çıkıyor, Almanya'daki Kürt topluğuna Kürtçe konuşuyor. Fakat kimse hiçbir şey anlamıyor. Dönüp tekrar Türkçe konuşuyor. Yani şunu demek istiyorum. Kürtçe diye bir dil yok. Dil bir milletin önemli öğelerinden biridir. Hatta en önemli öğelerinden birisidir. Eğer siz bir dilin varlığını ispatlarsanız, o dil bir millete mal olur. O zaman millet de var demektir. Ama belirttiğim gibi tarihi kayıtlarda Kürt milleti yok. Kürt denilen bir grup var. Şimdi bir milletin içinde başka bir milletin ilk çağda yaşaması mümkün değil, yok ederler birbirlerini, ya da başka sınırlarda yaşarlar. O zaman iki ayrı milletin bir arada iç içe yaşaması mümkün değil." </p>]]></description>
			<author>engin_ozuturk@hotmail.com (Administrator)</author>
			<category>frontpage</category>
			<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 01:35:19 +0000</pubDate>
		<feedburner:origLink>http://globalturkler.com/haberler/917-kuert-diye-bir-millet-kuertce-diye-bir-dil-yok-</feedburner:origLink></item>
		<item>
			<title>Türkiye'ye ihanet edenleri tanıyalım! </title>
			<link>http://feedproxy.google.com/~r/GlobalTurklerCom/~3/M7gtJh1bbhM/916-tuerkiyeye-ihanet-edenlerii-tanyalm-</link>
			<description><![CDATA[<p><img class="caption" src="http://globalturkler.com/images/stories/haberler/Fall/ihanetedenler.jpg" border="0" align="left" />“Teröre Hizmet Değil Halkın Huzur Ve Güvenliği İçin Çaba Göstermek Demokrasinin Hizmetinde Olmak!..” Açılımcı piyasasına yeni katılanlar var; “biz kardeşiz bölünmeyiz kan akmasın anneler ağlamasın solcular da açılıma hemen katılsın” diyerek seçkin demokratlık yükseltiyorlar. Şimdi moda bu!.. Kan akmasın… Analar ağlamasın!.. Sanki kan aksın analar ağlasın Türk ile Kürt birbirini boğazlasın 25 yıl süren terör sürsün çözüm olmasın barış gelmesin demokratik açılımlar yapılmasın diyen var… Açılımcılar ayıp ediyor… Halkı aptal yerine koyuyor… Gerçeği saklıyorlar… Çatışmayı ölmeyi öldürmeyi isteyen dileyen PKK ve siyasi uzantıları’dır.</p><p>25 yıl önce Abdullah Öcalan’ın başlattığı terör eylemleri emperyalizmin Ortadoğu petrollerine sahip olmak için “böl-bağımlı yap-yönet” stratejisi uyarınca ABD AB ve komşu ülkeler tarafından desteklendi kayırıldı gözetildi.</p><p>Türkiye teröre onbinlerce insanını kurban verdi binlercesi sakat kaldı… Terör güneydoğu Anadolu başta olmak üzere ülkemizin her yöresinde ağır tahriplere neden oldu. Terör nedeniyle köylerden beldelerden kasabalardan kentlere göçler yaşandı. Yoksulluk işsizlik yükseldi…Doğruysa terörün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ekonomik maliyeti 300 milyar dolar oldu. Başta Güneydoğu Anadolu olmak üzere Türkiye’nin sosyal ve ekonomik refahına büyük katkı sağlayacak GAP benzeri projeler aksadı hatta bir ara durma noktasına geldi… Bütün bunların sorumlusu PKK’dır… Abdullah Öcalan’dır… PKK’nın başındakilerdir... PKK’nın siyasi uzantılarıdır…</p><p>40 bin kişinin ölümüne sebep olan devlet değildir Türk ordusu da değildir. Açılımcılar yazar Orhan Pamuk’un Nobel Ödülü’nü almadan önce belgesiz kanıtsız sorumsuzca konuştuğu gibi sanki 40 bin kişiyi öldüren kanın akmasına annelerin ağlamasına babaların kahrolmasına köylerin boşalmasına yoksulluğun artmasına neden olan devletmiş gibi anlatıyorlar ve “gel özür dile açılıma sen de katıl...” bezirgânlığı yapıyorlar. Açılımcı gazeteciler?!.. Açılımcı aydınlar?!.. Rol çalan artistler gibi...</p><p>Gazetecinin ve aydınların görevi “açılım paketinin içinde ne var” bunu merak etmek bulmak ve halka açıklamak demokrasiye gerçek anlamda barışa ve kardeşliğe hizmet etmektir. Gazetecinin ve aydınların görevi “Devlet Kürtleri ezdi 40 bin kişi öldü köyler boşaltıldı barış yapalım neye mal olursa olsun bu sorunu çözelim” yalan propagandasının aleti olmak terörün sözcülüğünü yapmak değildir. Evet gazetecinin ve aydınları görevi uyarmaktır demokrasiye hizmettir… Mesele bugünden yarına bitmeyecektir… Bu bir süreçtir!</p><p> Önemli olan önce silahların susmasıdır… Unutmayınız ki bu ülkede terör nedeniyle yaşanan acılar çok ama çok büyük ve de çok taze!.. Lütfen biraz sessizlik!.. Çok konuşarak ya da çok tartışarak sorunlar çözülmez aksine içinden çıkılmaz bir durum alabilir. Eğer PKK bir yandan “silahlı eylem yapmama” kararı aldığını söyleyip diğer yandan da “her türlü savaş durumuna hazırız” diye tehdit etmek başta mayınlama olmak üzere silahlı eylemlerini sürdürmek medyanın gazına gelip konuşmak yerine kendilerinden beklenen makul ve mantıklı adımları süratle atarsa diğer taraftan da vatandaşların kafasını karıştırıp meşgul etmekten karamsarlığa itmekten başka bir işe yaramayan konuşmalarıyla ve yazılarıyla gündem yaratmaya çalışanlar biraz susup çözümü uzmanlara bırakırlarsa eminim Türkiye’de çok daha olumlu gelişmeler yaşanacaktır.</p><p>Son söz… Türkiye’nin üniter demokratik laik ve sosyal hukuk devleti yapısına katkı sağlayan bir çözüm demokratik süreç içerisinde mutlaka ortaya konulmalıdır. Aksi durumda herkes kaybedecektir… Emperyalizmin kışkırtmalarına rağmen bugüne kadar “birlikte yaşama iradesi”ni kaybetmeyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ülkenin iç dinamikleriyle bu sorunu çözebilecek güce ve kabiliyete sahip olduğuna inanıyor. Öyleyse biraz sessizlik lütfen!.. Sözüm en başta aydınlara ve gazetecileredir…</p>]]></description>
			<author>engin_ozuturk@hotmail.com (Administrator)</author>
			<category>frontpage</category>
			<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 01:32:12 +0000</pubDate>
		<feedburner:origLink>http://globalturkler.com/haberler/916-tuerkiyeye-ihanet-edenlerii-tanyalm-</feedburner:origLink></item>
		<item>
			<title>Cumhuriyet'ten şok iddia </title>
			<link>http://feedproxy.google.com/~r/GlobalTurklerCom/~3/PPQ5zNUKOAg/911-cumhuriyetten-ok-iddia-</link>
			<description><![CDATA[<p><img class="caption" src="http://globalturkler.com/images/stories/haberler/Fall/Cumhuriyetteiddia.jpg" border="0" align="left" />Ümraniye operasyonunu gerçekleştiren polislerle soruşturmayı yürüten savcı ve davaya bakan hakimlerin Eylül 2008’de verilen bir iftar yemeğinde buluştuğu öne sürüldü<br />Ümraniye operasyonunu gerçekleştirilen polislerle soruşturmayı yürüten savcılar ve davaya bakan hakimlerin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’nin geçen yıl yargılama başlamadan önce düzenlediği iftar yemeğinde buluştuğu iddia edildi. Cumhuriyet gazetesinin dün manşete taşıdığı haberde şu şok iddialara yer verildi:  Oda TV’nin haberine göre, iftar öncesi İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’nin tuttuğu bir özel tekne Beşiktaş’a yanaştı. </p><p>Boğaz gezisi yaptılar<br />Buradan alınan hakim ve savcılar, kısa İstanbul Boğazı gezisinden sonra İTO’nun Kandilli Cemile Sultan Korusu’nda bulunan tesislerine geldi. Masalarda emniyetçi, savcı ve hakim dengesi gözetildi. Yemekte polisler ile hakim ve savcıların samimiyeti dikkat çekti. Yemeğe, Ümraniye davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Köksal Şengün, Ümraniye davası kıdemli hakimi Hasan Hüseyin Özese, Ümraniye davası savcıları Zekeriya Öz, Mehmet Ali Pekgüzel ve davaya sonradan dahil olan savcılar Fikret Seçen, Ercan Şafak ve Murat Yönder katıldı.</p><p>Çolakkadı da katıldı<br />İftar yemeğinde, savcıları görevlendiren İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı, 9. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Nurettin Ak, 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Şeref Akçay, 11. Ağır Ceza hâkimi Metin Özçelik, 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Vedat Yılmaz Abdurrahmanoğlu, 12. Ağır Ceza Hâkimi Nejat Ede ve Selda Kutluata, 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Erkan Canak, 14. Ağır Ceza Nöbetçi Hâkimi Resul Çakır, Hrant Dink davasını yürüten Selim Berna Altay, dönemin İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, Terörle Mücadeleden Sorumlu Müdür Yardımcısı Tufan Ergüder ile komiser ve polisler de hazır bulundu. </p><p>Faaliyet raporuna girdi<br />Habere göre, iftarın gerçekleşme zamanı da dikkat çekici. İftar, Ümraniye operasyonunu gerçekleştiren polisler ile savcı ve hakimlerin işbirliğiyle Ümraniye davası sürecini başlattığı iddialarını yeniden gündeme getirdi.  Öte yandan Oda TV söz konusu fotoğraflara kaynak olarak yemeğe katılan istihbaratçı polisleri gösterdi. İftar yemeğinin bir diğer özelliği ise, söz konusu iftar yemeği, 2008 faaliyet raporunda yer aldı. </p><p>Yapısal değişiklik konuşulmadı<br />TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ile Danıştay Başkanı Mustafa Birden’i makamında ziyaret etti. Mehmet Ali Şahin, “Anayasa Mahkemesi’nin yapısal değişikliği ile ilgili konunun ziyarette gündeme gelip gelmediğinin” sorulması üzerine, konunun gündeme gelmediğini ifade etti. </p><p>‘Polis ve savcıların yemekte buluşması yargı etiğine aykırı’<br />Ümraniye soruşturmasını yürüten polislerle davaya bakan hakim savcıların, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’nin geçen yıl düzenlediği iftar yemeğinde buluşması muhalefeti ve hukukçuları ayağa kaldırdı. CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, yemeğe sert tepki gösterdi. Ersin, “Ümraniye davası gibi bir davada, iddia durumundaki savcılarla kararı verecek olan hakimlerin, soruşturmada yer alan polislerle birlikte yemek yemeleri, bu denli samimi olmaları hukuku da davayı da zedeler. Bu samimiyet hiç de hayra alamet değil. Bana göre bu buluşma yargı etiğine aykırı” diye konuştu. </p><p>Hukuk çiğneniyor<br />CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk de buluşmayı şu sözlerle topa tuttu: “Türkiye’de ne uygun ki bu insanların önemli bir dava sürecinde bir araya gelmeleri uygun olsun. Türkiye’de zaten hiçbir hukuka uygun gitmiyor. Hukuk çiğneniyor.” MHP Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın da, tepkisini “Bu konuda yargı etiğine uymayan o kadar çok şey yapıldı ki bu toplantı onların yanında devede kulak” sözüyle dile getirdi.</p><p>Aydın, ilkeleri hatırlattı<br />İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın da, Bangalor etik ilkeleri ile Budapeşte ilkelerini hatırlatarak, “Yargıçlar ve savcılar, benzer davetlere de birlikte katılıyor. Ancak, bu davette polislerin de olması aynı şey değil” dedi. Ümraniye davası avukatlarından Vural Ergül de, yemeği gayriahlaki (ahlaka aykırı) olarak nitelendirirken, Doğu Perinçek’in avukat Hasan Basri Özbey de “Yemek, etik deği. Hakimlik mesleği ile bağdaşmaz” diye konuştu.<br /> </p>]]></description>
			<author>engin_ozuturk@hotmail.com (Administrator)</author>
			<category>frontpage</category>
			<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 01:28:57 +0000</pubDate>
		<feedburner:origLink>http://globalturkler.com/haberler/911-cumhuriyetten-ok-iddia-</feedburner:origLink></item>
		<item>
			<title>Emniyet'in 2 numarası tutuklandı  </title>
			<link>http://feedproxy.google.com/~r/GlobalTurklerCom/~3/khGf67p1Qek/910-emniyetin-2-numaras-tutukland-</link>
			<description><![CDATA[<p><img class="caption" src="http://globalturkler.com/images/stories/haberler/Fall/EmniyetGenel.jpg" border="0" align="left" />Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan için tutuklama kararı çıkartıldı<br />Geçtiğimiz günlerde çökertilen uyuşturucu çetesine adı karışan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan hakkında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı çıkartıldı. Arslan yakalanırsa tutuklanarak cezaevine gönderilecek.</p><p>İstanbul Ataşehir’in tanınan iş adamlarından Kilisli Habip Kanat ile polisin ’Hocam’diye hitap ederek danışmanlığını aldığı Kimya Mühendisi Hüseyin Rıza Işık’ın tutuklanmasıyla sonuçlanan Türkiye’nin en büyük uyuşturucu operasyonuna ilişkin yürütülen soruşturmanın derinleştirilmesiyle çarpıcı iddialar ortaya çıkmıştı. Uyuşturucu çetelerine vurduğu darbelerle tanınan Eski Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Eski Başkanı ve şu anki Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan ve iki emniyet müdürünün Habib Kanat ile bağlantısı olduğu öne sürülünce, Emniyet karışmıştı. </p><p>Görevinden alındı</p><p>Bu iddialar üzerine Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan ve iki emniyet müdürü 16 Eylül 2009 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade verdi. Tutuklanmaları talebiyle Nöbetçi İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen polis şefi Emin Arslan ve polis müdürleri Murat Enmutlu ile Mustafa Aral daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ancak, soruşturma savcısı Mehmet Berk, üç şüphelinin serbest bırakılmasına itiraz etti. Savcını itirazını değerlendiren İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, polis Şefi Emin Arslan hakkında yakalama kararı çıkarttı. Arslan yakalanınca, hakkındaki yakalama kararı tutuklamaya çevrilerek cezaevine gönderilecek. Emin Arslan’ın görevden alınmasına da karar verildi. Görevden alma kararı Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi. </p><p>’Çeteye tüyo veriyor’</p><p>4 yıl İstihbarat, 5 yıl Kaçakçılık Daire Başkanlığı yapan, 7 yıldır da Kaçakçılıktan Sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olan Emin Arslan ağır iddialarla suçlanıyor. Uyuşturucu Baronu Habib Kanat’ı koruyup kolladığı, örgütsel ilişki içine girdiği, Kanat’ı bilgilendirerek, operasyonları engellediği öne sürüldü. Aynı soruşturma kapsamında sorgulanan emniyet müdürleri Murat Enmutlu ve Mustafa Aral’a da aynı ağır iddialar yöneltiliyor.</p><p>Uyuşturucu baronlarını çökerten ödüllü polis </p><p>Kamuoyunca yakından takip edilen Baybaşin, Matador, Paraşüt, Balina, Örümcek Ağı, Serhat, Sis, Puro ve Kasırga operasyonlarını yöneten Emin Aslan, Etibank davası sanığı Cavit Çağlar’ın ABD’de yakalanıp Türkiye’ye getirilmesindeki çabasının ardından terfi ettirilerek KOM’un başından Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı’na getirilmişti. Matador operasyonuyla uluslararası uyuşturucu kaçakçısı Urfi Çetinkaya, Cemal Nayır ve adamlarını İspanya’da yakalayınca İspanyol polisinden liyakat nişanı almıştı. </p><p>‘Boğazımdan haram lokma geçmedi’ demişti </p><p>Arslan, 16 Eylül’de savcıya ifade verdikten sonra gazetecilere yaptığı açıklamada iddiaları yalanlamıştı. “Görev gereği yaptığım çalışmalar çarpıtılarak beni suçlu gibi yansıtan açıklamalara 40 yıllık meslek hayatımda gerçekten rastlamadım. Benim dostlarım, arkadaşlarım, meslektaşlarım şunu bilsinler; ben gerçekten bilerek boğazından haram lokma geçmiş bir kişi değilim. Bulunduğum noktaya siyasi tavassutla değil, tırnaklarımla kazıyarak geldim. 10 yıl önce yaptığım ulusal ve uluslararası operasyonları arkadaşlarım iyi bilir. O zamanki Emin Arslan ne ise şimdiki Emin Arslan da aynen o.” </p><p>Oğlu Captagon Kralı’yla ortak </p><p>Uyuşturucu operasyonunun teknik takibinde Arslan’ın oğlu Serbülent Arslan’ın, çetenin ele başı Habip Kanat ile ortak şirketi olduğu tespit edilmişti. Bahsi geçen ortaklığın bulunduğu şirketin adı Kalis Dış Ticaret Ltd Şti. Bu şirket 11 Mayıs 2006 yılında kuruldu ve kuruluş bilgileri 17 Mayıs 2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandı. Buna göre şirketin kurucuları, Habip Kanat, Emel Kanat, Mustafa Kanat ve Serbülent Arslan. Mustafa Kanat ve Emel Kanat, Habib Kanat’ın çocukları. Hoca’yla bir kez görüştüm</p><p>Arslan Kimya mühendisi Hüseyin Rıza Işık ile de hiçbir ilgisinin olmadığını söyledi: “İddialarla ilgili gizlilik yasağı olmasına rağmen bütünün belirli parçaları kamuoyu oluşturmak için kasıtlı lanse ediliyor. Görev için yapılan, yürütülen ilişkiler ustaca çarpıtılıyor. Bu konuda yardımcı olan kişiye ’Arkadaş sen yardımcı ol başına bir şey gelmez senin ele verdiğin adamlar seni öldüremez, devlet seni korur’denilen yerler anında çevrildi, ’Biz seni koruruz sen istediğin gibi mal sat’denildi. Bu kadar çirkin. 40 yıllık meslek hayatımda her konuyla karşılaşmıştım. Böyle bir şerefsizlikle karşılaşmamıştım. Bütün gazetelerde yazıyor, Hüseyin Rıza, İstanbul Üniversitesi’nde bir doçentti. Akrabalarımdan biri de aynı üniversitede öğretim görevlisi. Onunla benim bir şeyim yok, bir defa görüştüm.” <br /> </p>]]></description>
			<author>engin_ozuturk@hotmail.com (Administrator)</author>
			<category>frontpage</category>
			<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 01:25:06 +0000</pubDate>
		<feedburner:origLink>http://globalturkler.com/haberler/910-emniyetin-2-numaras-tutukland-</feedburner:origLink></item>
		<item>
			<title>Polis Okulu Sınav Soruları Cemaate</title>
			<link>http://feedproxy.google.com/~r/GlobalTurklerCom/~3/hGdVt-RsrZA/909-polis-okulu-snav-sorular-cemaate</link>
			<description><![CDATA[<p><img class="caption" src="http://globalturkler.com/images/stories/haberler/Fall/polis.jpg" border="0" align="left" />Mağdurların iddiasına göre cemaat dersanelerine giden arkadaşları sınav sorularını önceden biliyordu. Öğrenciler o arkadaşlarının elindeki o soruları 10 Eylül 2009 tarihinde yani sınavdan üç gün önce fotoğrafladı. </p><p>Cemaatin emniyette kadrolaşma iddiaları uzun süredir basının gündeminde. Kadrolaşma iddialarının önüne geçmek için yapılan bir sınav var. Bu sınav Polis Meslek Yüksekokulları Sınavı. Polis olabilmek bu sınav sayesinde bilgiye dayalı kriterlere bağlandı.</p><p>Sınavı ÖSYM organize etse de sınav sorularını Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir komisyon hazırlıyor. Bu durum akıllara bazı soru işaretlerini de getiriyor.</p><p>Odatv olarak son günlerde internet forumlarında, mail yazışmalarında gündeme gelen bir iddiayı araştırdı. O iddia 13 Eylül’de yapılan Polis Meslek Yüksekokulu Sınavı Sorularının cemaat tarafından önceden bilindiği yönünde. Polislik mesleğinin ülke için önemi düşünüldüğünde bu iddiaların gerçek olması vahim sonuçlara yol açabilir.</p><p>Odatv olarak o sınava giren ve sınav sorularının cemaate verildiğine tanıklık ettiğini söyleyen mağdurlar ile konuştuk. Mağdurların iddiasına göre cemaat dersanelerine giden arkadaşları sınav sorularını önceden biliyordu. Öğrenciler o arkadaşlarının elindeki o soruları 10 Eylül 2009 tarihinde yani sınavdan üç gün önce fotoğrafladı. Ellerindeki o fotoğrafı da Odatv’ye gönderdiler.</p><p>Fotoğrafın teknik analizine bakıldığında gerçekten de sınavdan üç gün önce çekildiği anlaşılıyor. Sorular üzerinde çalışma yapılmış. Soruları çıkan sınav soruları ile karşılaştırdığınızda Polis Sınavı soruları ile örtüştüğü görülüyor.</p><p>Polis içinde kadrolaşma iddialarına somut bir dayanak olabilecek bu durumun acilen müfettişler tarafından araştırılması gerekiyor. Doğru çıkması durumunda hem sınavın iptal edilmesi hem de bu şekilde kadrolaşan yapının Emniyet ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan tasfiye edilmesi gerekiyor. Bugüne kadar bu yolla polis olanların tespit edilmesi ise geçmişe dönük bir araştırma ile imkanlı hale gelebilir.</p>]]></description>
			<author>engin_ozuturk@hotmail.com (Administrator)</author>
			<category>frontpage</category>
			<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 01:21:04 +0000</pubDate>
		<feedburner:origLink>http://globalturkler.com/haberler/909-polis-okulu-snav-sorular-cemaate</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>
