<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Fransız Usulü</title>
	
	<link>http://fransizusulu.com</link>
	<description>Fransa haberleri ve izlenimleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Jun 2010 20:47:55 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/FransizUsulu" /><feedburner:info uri="fransizusulu" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item>
		<title>Fransız Usulü kapandı…</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/FransizUsulu/~3/ziQ5BOfnKRU/</link>
		<comments>http://fransizusulu.com/index.php/2010/05/28/fransiz-usulu-kapandi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 May 2010 20:45:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pinar Ersoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fransizusulu.com/?p=1362</guid>
		<description><![CDATA[Bu siteyi 2009 yılında iki amaçla kurmuştum: Birincisi  Fransa gündemini daha yakından takip edip istediğim gibi yorumlayabilmek, ikincisi ise interneti daha iyi anlamaktı.
Ancak son aylarda siteye istediğim ilgiyi gösteremez oldum. İstanbul&#8217;a geri taşındım. Üstelik bu küçük deneyden/deneyimden öğrenebileceğim her şeyi öğrendim.
Fransız Usulü&#8217;nü artık resmen kapatıyorum.
Siteyi düzenli olarak takip eden, yorumlarıyla beni yönlendiren küçük ama sadık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu siteyi 2009 yılında iki amaçla kurmuştum: Birincisi  Fransa gündemini daha yakından takip edip istediğim gibi yorumlayabilmek, ikincisi ise interneti daha iyi anlamaktı.</p>
<p>Ancak son aylarda siteye istediğim ilgiyi gösteremez oldum. İstanbul&#8217;a geri taşındım. Üstelik bu küçük deneyden/deneyimden öğrenebileceğim her şeyi öğrendim.</p>
<p>Fransız Usulü&#8217;nü artık resmen kapatıyorum.</p>
<p>Siteyi düzenli olarak takip eden, yorumlarıyla beni yönlendiren küçük ama sadık bir okuyucu kitlem var. Hepinize ilginiz ve özellikle yeni yazarlar aradığım dönemdeki desteğiniz için teşekkür ederim.</p>
<p>Bir gün başka bir mecrada tekrar görüşmek üzere.</p>
<p>Pınar</p>
<div id="crp_related"><h2>Benzer yazılar:</h2><ul><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/06/ilane-yazarlar-ariyor/" rel="bookmark" class="crp_title">İLAN: Fransız Usulü yeni muhabir ve yazarlar arıyor</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/09/fransa-turban-secim-kriz/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa’da bölgesel seçimlerde türbanlı aday krizi</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/05/24/le-point-dergisi-sarkozynin-oglunu-veliaht-ilan-etti/" rel="bookmark" class="crp_title">Le Point, Sarkozy&#8217;nin oğlunu &#8220;veliaht&#8221; ilan etti</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/08/03/sizce-turkiye-mevsimi-basarili-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">Sizce Türkiye Mevsimi başarılı mı?</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/05/23/facebook-sarkozy-imaj-tazeliyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Sarkozy imaj tazeliyor: Facebook profili</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/FransizUsulu/~4/ziQ5BOfnKRU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fransizusulu.com/index.php/2010/05/28/fransiz-usulu-kapandi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://fransizusulu.com/index.php/2010/05/28/fransiz-usulu-kapandi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Fransa’da helal hamburger krizi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/FransizUsulu/~3/9XvinEdT7qQ/</link>
		<comments>http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/16/fransa-helal-hamburger-krizi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 08:33:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pinar Ersoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[hamburger]]></category>
		<category><![CDATA[helal]]></category>
		<category><![CDATA[Quick]]></category>
		<category><![CDATA[Restoran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fransizusulu.com/?p=1350</guid>
		<description><![CDATA[Fransa’da McDonalds’dan bile daha popüler olan fast-food zinciri Quick’in sekiz mağazasında yalnızca helal et satmaya başlaması ülkede küçük çaplı bir kriz yarattı.
Quick aralık ayından beri Marsilya, Roubaix gibi müslümanların yoğun yaşadığı kentlerdeki restoranlarında yalnızca helal et satıyor, bacon gibi domuz eti içeren ürünleri de hindi eti ile hazırlıyor.
Müslümanlar durumdan memnun. Uygulamayı yakından izleyenlere göre aralık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1351" title="Quick" src="http://fransizusulu.com/wp-content/uploads/2010/02/quick.jpg" alt="Quick" width="455" height="348" /><strong>Fransa’da McDonalds’dan bile daha popüler olan </strong><strong>fast-food zinciri Quick’in sekiz mağazasında yalnızca helal et satmaya başlaması ülkede küçük çaplı bir kriz yarattı.</strong></p>
<p><a title="Resmi site (Fransizca)" href="http://fr.wikipedia.org/wiki/Quick_%28restauration%29">Quick</a> aralık ayından beri Marsilya, Roubaix gibi müslümanların yoğun yaşadığı kentlerdeki restoranlarında yalnızca helal et satıyor, <em>bacon </em>gibi domuz eti içeren ürünleri de hindi eti ile hazırlıyor.</p>
<p>Müslümanlar durumdan memnun. Uygulamayı yakından izleyenlere göre aralık ayından beri restoranlara ilgi bir anda arttı, hatta ilk hafta bazı restoranlar malzeme kalmadığı için erken kapatmak zorunda kaldı.</p>
<p>Ama durum pazar günü ırkçı Front National partisinin lideri <a title="VAO (Türkçe)" href="http://www.voanews.com/turkish/archive/2007-11/2007-11-19-voa1.cfm?moddate=2007-11-19">Marine Le Pen</a>’in dikkatini çekince olan oldu. Le Pen katıldığı televizyon programında <em>&#8220;Bu restoranlara giden kişilerin helal et yiyerek islami organizasyonlara mecburi bağış yapması normal mı ?&#8221;</em> diye <a title="Libération (Fransizca)" href="http://www.liberation.fr/societe/0101619507-marine-le-pen-denonce-les-hamburgers-halal-de-quick">ateş püskürdü</a>. Konu doğal olarak anında gündeme oturdu.</p>
<p><span id="more-1350"></span><strong>Quick savunmaya geçti</strong></p>
<p>Quick, Fransa’daki 300 mağazaşından yalnızca sekizinde bu uygulamaya geçtiklerini ve henüz test aşamasında olduklarını açıkladı.</p>
<p>Paris Camii’nden görevli Kamel Chibout isimli yetkili <a title="Libération (Fransizca)" href="http://www.liberation.fr/societe/0101619507-marine-le-pen-denonce-les-hamburgers-halal-de-quick">Liberation</a> gazetesine helal et kesiminde islami organizasyonlara (yasal olarak) para aktarıldığını doğruladı. Ancak Quick’in <em>bacon </em>satmama kararının müslüman topluluğa zarar verdiğını ve restoranın her kesime hizmet vermesinin daha doğru olacağını da söyledi.</p>
<p>İslami ürünleri inceleyen <a title="(Fransizca)" href="http://www.al-kanz.org/">Al-Kanz</a> isimli sitenin yöneticisi Fateh Kimouche ise <em>“Quick’te helal et satılması buranın helal bir restoran zinciri olduğu anlamına gelmez. Helal olması için ana malzemeler dahil her şeyin üretiminde helal ürün kullanılması gerekir ki bu kolay bir şey değil. Zaten açıkçası Fransa’da helal kesim yaptıklarını söyleyenlerin ne kadar dürüst olduğu da muğlak”</em> yorumunu yaptı.</p>
<p>Tartışmanın özlü sözü ise Fateh Kimouche’dan geldi: <em>“Quick heralde islami savunmak için ya da helal ete bayıldığından böyle bir strateji gelsitirmedi. Tamamen ekonomik bir karar. Üstelik başarılı da oldu.”</em></p>
<div id="crp_related"><h2>Benzer yazılar:</h2><ul><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2008/12/15/fransada-pazar-gunu-kepenk-acilir-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa&#8217;da pazar günü kepenk açılır mı?</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/03/22/liberation-rothschild-denetim-kurulu-baskani/" rel="bookmark" class="crp_title">Libération : Rothschild denetim kurulu başkanı</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/13/ilan-halimi/" rel="bookmark" class="crp_title">İlan Halimi: Yahudi ve Müslüman azınlığı karşı karşıya getiren cinayet davasında tartışmalı sonuç</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/22/fransada-sosyalist-parti-oldu-olecek-oluyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa&#8217;da Sosyalist Parti öldü, ölecek, ölüyor!</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/20/elyseede-15-milyon-euroluk-anket-gerginligi/" rel="bookmark" class="crp_title">Elysée&#8217;de 1.5 milyon euro&#8217;luk anket gerginliği</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/FransizUsulu/~4/9XvinEdT7qQ" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/16/fransa-helal-hamburger-krizi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/16/fransa-helal-hamburger-krizi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Ulusal kimlik tartışmasında ilk sonuçlar açıklandı</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/FransizUsulu/~3/aNShclZGtSg/</link>
		<comments>http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/ulusal-kimlik-tartisma-ilk-sonuclar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 14:54:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pinar Ersoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Fillon]]></category>
		<category><![CDATA[milli kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sarkozy]]></category>
		<category><![CDATA[tartışma]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal kimlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fransizusulu.com/?p=1329</guid>
		<description><![CDATA[Fransa’da aylardır gündemi meşgul eden, birçok kesim tarafından tehlikeli bir gidişat olarak yorumlanan ulusal kimlik tartışmasının ilk aşaması pazartesi günü tamamlandı. 
Aslında büyük kapanışın 4 Şubat’ta Sarkozy’nin de katılımıyla yapılması planlanıyordu. Ama girişim büyük tepki çekinçe, Sarkozy kendi teklifiyle başlayan tartışmadan çekildi. Onun yerine 8 Şubat’ta bakanlar kurulu biraraya geldi. Toplantının çıkışında Başbakan François Fillon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fransa’da aylardır gündemi meşgul eden, birçok kesim tarafından tehlikeli bir gidişat olarak yorumlanan <a title="Fransiz Usulu haberi" href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/21/ulusal-kimlik-tartismasi-neden-hakli/">ulusal kimlik tartışmasının</a> ilk aşaması pazartesi günü tamamlandı. </strong></p>
<p>Aslında büyük kapanışın 4 Şubat’ta Sarkozy’nin de katılımıyla yapılması planlanıyordu. Ama girişim büyük tepki çekinçe, Sarkozy kendi teklifiyle başlayan tartışmadan çekildi. Onun yerine 8 Şubat’ta bakanlar kurulu biraraya geldi. Toplantının çıkışında Başbakan <a title="Sabah gazetesi haberi" href="http://arsiv.sabah.com.tr/2007/05/17/haber,173799E5680648E2B7C033A6C47343A8.html">François Fillon</a> &#8220;ilk aşamada&#8221; aldıkları kararlardan bazılarını, bunların nihai olmadığını özellikle ifade ederek sıraladı.</p>
<p><span id="more-1329"></span>Bunlardan bazıları şöyle :</p>
<ul>
<li>Yabancılara verilen yaşama hakkına ehliyetteki gibi puan sistemi getirilecek. Yasaları çiğneyenler puan kaybedecek, entegrasyon için özel çaba sarf edenler kazanacak. Tabii puanı biten yaşama hakkını kaybedecek, diğerlerinin ise izni yenilemesi ya da vatandaşlık alması kolaylaşacak.</li>
<li>Vatandaşlığa geçmek isteyenlerin Fransızcayı iyi konuşması şart olacak. Göçmen ailelere Fransız vatandaşlığıyla ilgili mecburi dersler verilecek. Böylece ailelerin bunları çocuklarına anlatacağı ve ikinci neslin bu değerlerle büyüyeceği umuluyor&#8230;</li>
<li>Vatandaşlığa geçen yabancılar bugüne kadar yalnızca bir imza atıyordu. Artık vatandalık törenleri görkemli şekilde yapılacak. Ayrıca taze Fransız vatandaşlarına &#8220;ödev ve sorumluluklar bildirgesi&#8221; imzatılacak.</li>
<li>Milli bayramlar ve diğer Fransız gelenekleri daha şaaşalı kutlanacak.</li>
<li>Okullara Fransız bayrağı asılması mecburi kılınacak. Ayrıca 1789 İnsan Hakları Beyannemesi de sınıflarda hazır bulundurulacak.</li>
<li>Öğrencilere vatandaşlık ödevleri ile ilgili kitapçıklar dağıtılacak.</li>
</ul>
<p><strong>&#8220;Bu kadar gürültü bunun için miydi?&#8221;</strong></p>
<p>Bu ilk açıklamalar &#8220;yumuşak&#8221; olarak yorumlandı. Hatta bazı internet sitelerinde <em>“Bu kadar gürültü bunun için mi koptu?”</em> gibi başlıklar atıldı. <a title="Le Monde (Fransizca)" href="http://www.lemonde.fr/politique/article/2010/02/08/identite-nationale-francois-fillon-cherche-une-voie-de-sortie_1302643_823448.html">Le Monde&#8217;a göre</a> ise hükümet tepki çekmeden işin içinden çıkmanın yollarını arıyor. Ama bana kalırsa “puan sistemi” gibi fikirler son kararın sert olabileceğine işaret ediyor.</p>
<p>Şimdi Sarkozy’nin önerisiyle başlayan ulusal kimlik tartışmasının mühendisi, göçmen bakanı Eric Besson Fransa’da bir tura çıkarak insanlara bu fikirleri anlatacak, tepkilerini ölçecek. Son karar Besson’un buradaki izlenimlerine ve tabii ki Sarkozy’nin de görüşülerine bağlı olarak verilecek. Yani ulusal kimlik tartışmasının ibresinin ne yöne gideceğini kamuoyunun önümüzdeki haftalardaki tavrı belirleyecek.</p>
<div id="crp_related"><h2>Benzer yazılar:</h2><ul><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/21/ulusal-kimlik-tartismasi-neden-hakli/" rel="bookmark" class="crp_title">Ulusal kimlik tartışması neden haklı?</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/05/25/nedim-gursel-turkiyeyi-savundu/" rel="bookmark" class="crp_title">Nedim Gürsel, Türkiye&#8217;yi savundu</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/09/sarkozy-yedi-bucuk-yil-daha-birlikteyiz/" rel="bookmark" class="crp_title">Sarkozy: &#8220;Yedi buçuk yıl daha birlikteyiz&#8221;</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2008/12/15/fransada-pazar-gunu-kepenk-acilir-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa&#8217;da pazar günü kepenk açılır mı?</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/09/fransa-turban-secim-kriz/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa’da bölgesel seçimlerde türbanlı aday krizi</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/FransizUsulu/~4/aNShclZGtSg" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/ulusal-kimlik-tartisma-ilk-sonuclar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/ulusal-kimlik-tartisma-ilk-sonuclar/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Fransa’da yaşayan göçmen gençlerin gözünden İstanbul</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/FransizUsulu/~3/VOsyk6Cvfqg/</link>
		<comments>http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/sergi-fransa-gocmen-gen-istanbul/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 08:31:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Deniz Yalım Kadıoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Mevsimi]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye mevsimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fransizusulu.com/?p=1314</guid>
		<description><![CDATA[Fransa'da doğup büyümüş beş Türk genci, ellerinde fotoğraf makineleriyle bir İstanbul macerasına atılırlar. Daha önce ne fotoğrafla bir ilişkileri, ne de İstanbul sokaklarını gezmişlikleri vardır.  İstanbul onlar için akraba ziyaretlerinde evde oturulan, güneye giderken aktarma yapılan, uzaklarda bir şehirdir. Güzelliğini hep duymuş, az çok bir fikir edinmiş ama hiç yaşamamışlardır. Kuzeyde Maslak’tan doğuda Maltepe Gülsuyu’na, batıda Küçükçekmece Kanarya’ya on gün boyunca sokak sokak arşınladıkları şehir, onlara bambaşka yüzlerini gösterir.

Bu bir film senaryosu değil, Türkiye Mevsimi kapsamında düzenlenen "Fransa'da Yaşayan Göçmen Gençlerin Gözünden İstanbul" başlıklı serginin öyküsü...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<a href='http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/sergi-fransa-gocmen-gen-istanbul/yelizdogan-onurgucluer/' title='Üstte: Yeliz Dogan, Kanarya/ Altta: Onur Güçlüer, Büyükada'><img width="150" height="150" src="http://fransizusulu.com/wp-content/uploads/2010/02/yelizdogan-onurgucluer-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="Üstte: Yeliz Dogan, Kanarya/ Altta: Onur Güçlüer, Büyükada" /></a>
<a href='http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/sergi-fransa-gocmen-gen-istanbul/onurgucluer_balat/' title='Onur Güçlüer, Balat'><img width="150" height="150" src="http://fransizusulu.com/wp-content/uploads/2010/02/onurgucluer_balat-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="Onur Güçlüer, Balat" /></a>
<a href='http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/sergi-fransa-gocmen-gen-istanbul/gamzekurt/' title='Gamze Kurt, Tarlabaşı'><img width="150" height="150" src="http://fransizusulu.com/wp-content/uploads/2010/02/gamzekurt-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="Gamze Kurt, Tarlabaşı" /></a>
<a href='http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/sergi-fransa-gocmen-gen-istanbul/onurgucluer/' title='Onur Güçlüer, Büyükada'><img width="150" height="150" src="http://fransizusulu.com/wp-content/uploads/2010/02/onurgucluer-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="Onur Güçlüer, Büyükada" /></a>
<a href='http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/sergi-fransa-gocmen-gen-istanbul/yelizdogan_maltepe/' title='Yeliz Doğan, Maltepe'><img width="150" height="150" src="http://fransizusulu.com/wp-content/uploads/2010/02/yelizdogan_maltepe-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="Yeliz Doğan, Maltepe" /></a>
<a href='http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/sergi-fransa-gocmen-gen-istanbul/filizdogan_cankurtaran/' title='Filiz Doğan, Cankurtaran'><img width="150" height="150" src="http://fransizusulu.com/wp-content/uploads/2010/02/filizdogan_cankurtaran-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="Filiz Doğan, Cankurtaran" /></a>

<p><em><span style="color: #000000;">Fransa&#8217;da doğup büyümüş beş Türk genci, ellerinde fotoğraf makineleriyle bir İstanbul macerasına atılırlar. Daha önce ne fotoğrafla bir ilişkileri, ne de İstanbul sokaklarını gezmişlikleri vardır.  İstanbul onlar için akraba ziyaretlerinde evde oturulan, güneye giderken aktarma yapılan, uzaklarda bir şehirdir. Güzelliğini hep duymuş, az çok bir fikir edinmiş ama hiç yaşamamışlardır. Kuzeyde Maslak’tan doğuda Maltepe Gülsuyu’na, batıda Küçükçekmece Kanarya’ya on gün boyunca sokak sokak arşınladıkları şehir, onlara bambaşka yüzlerini gösterir&#8230;</span></em></p>
<p>Bu bir film senaryosu değil, <a title="Fransiz Usulu haberi" href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/08/11/turkiye-mevsimi-sarkozyden-cok-turk-burokrasisi-yuzunden-sorun-yasiyor/" target="_self">Türkiye Mevsimi</a> kapsamında düzenlenen &#8220;Fransa&#8217;da Yaşayan Göçmen Gençlerin Gözünden İstanbul&#8221; başlıklı serginin öyküsü. Sergideki 40 fotoğraf, <a title="Resmi site" href="http://www.gapo.org/">Geniş Açı Proje Ofisi&#8217;nin</a> (GAPO) ve Türkiyeli Yurttaşlar Meclisi (ACORT) işbirliğiyle gerçekleştirdiği <em>&#8220;Gençlerin Fotografik Yolculuğu&#8221;</em> projesinin meyvelerinden seçilmiş.</p>
<p><span id="more-1314"></span><strong>&#8220;Kentsel dönüşümü&#8221; öğrendiler</strong></p>
<p>GAPO&#8217;dan <a title="Özgeçmiş (Ingilizce)" href="http://www.rhiz.eu/person-3406-en.html">Refik Akyüz</a>&#8216;ün de söylediği gibi, bu yalnızca bir fotoğraf projesi değil. İstanbul&#8217;da geçirdikleri süre boyunca yaşları 20 ile 26 arasında değişen gençlere, şehrin geçirmekte olduğu ve &#8220;kentsel dönüşüm&#8221; olarak adlandırılan değişim süreciyle ilgili farklı kaynaklardan bilgiler verilmiş. Tüm bunların ışığında hem şehrin köklü tarihi, hem de kaybolmak üzere olan değerleri hakkında fikir sahibi olmaları amaçlanmış.</p>
<p>Bu deneyimlere ek olarak Türkiye üzerine çeşitli konularda uzmanlarla bir araya gelmişler. Buluştukları isimler arasında  <a title="Resmi site" href="http://www.hyd.org.tr/" target="_self">Helsinki Yurttaşlar Derneği</a>’nden Ceren Öztürk, ifade özgürlüğü ve Türkiye gündemi üzerine anlattıklarıyla <a title="Resmi site" href="http://www.bianet.org" target="_self">Bianet</a>’ten <a title="Bianet sayfasi" href="http://bianet.org/yazar/erol-onderoglu">Erol Önderoğlu</a>,  Balat ve Fener’deki kentsel dönüşüm projeleri hakkında &#8220;yerinde&#8221; rehberliğiyle sosyolog <a title="CV (Fransizca)" href="http://www.ifea-istanbul.net/website/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=176">Jean-François Pérouse</a>, <a title="Resmi site" href="http://www.narphotos.net/">Nar Photos</a> fotoğraf ajansından Serra Akcan, Mehmet Kaçmaz ve Kerem Uzel de var.</p>
<p>Fotoğraflarda, bu kısa zamanda paylaşılan bilgilerin yansımaları hemen göze çarpıyor. Belki bilerek belki de farkında olmadan, sanki her karede kent bir başka kente dönüşürken yitip gidecek  hayatları, binaları, renkleri ölümsüzleştirmeye çalışmışlar. İstanbul fotoğraflarında görmeye alıştığımız Boğaz Köprüsü, cami, havalanan martılar değil de günlük yaşamdan manzaralar, balkonlardan sarkan çamaşırlar, sokak satıcıları, inşaatlar takılmış objektiflerine. Gezilen semtler içinde Tarlabaşı, hepsinin favorisi. İstanbul izlenimleri ise şöyle:</p>
<blockquote><p><span style="color: #ffffff;">&#8220;Çok değişik bir his aslında&#8230; Daha önce Türkiye benim için ailemin memleketi gibiydi, kendi bağımı kuramıyordum. Bu gittiğimde sanki İstanbul kollarını açtı ve gel, dedi bana. Bu yolculuğun ana teması belki de kentin içindeki çelişkilerdi. Ancak Fransa’da yaşayan Türkiyeli bir ailenin yine Fransa’da doğmuş çocuğu olarak, biz göçmen kökenli gençlerin kendi içimizde çok çelişkiler barındırdığımızı söyleyebilirim. Şimdi Paris’ten baktığımda İstanbul hâlâ harikulade büyülü bir kent… Ama İstanbul’u İstanbul yapan, buradan görülmeyen gerçekler aynı zamanda.&#8221; Gamze Kurt</span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="color: #ffffff;">&#8220;İstanbul&#8217;un en çok yoksul bölgelerini sevdim. Nişantaşı gibi semtler de çok güzel olabilir ama oradaki insanlara yaklaşmak çok zor. Oysa Tarlabaşı&#8217;nda herkes sıcakkanlı. Zaten ben de en çok insanları çekmeyi sevdim. Her zaman göremediğimiz yüz ifadelerini yakalamayı, onlarla konuşmayı&#8230;&#8221; </span><span style="color: #000000;"><span style="color: #ffffff;">Yeliz Doğan</span> </span></p></blockquote>
<p>Kısacası İstanbul, Fransa&#8217;dan gelen gençlerin gözleriyle yeniden keşfedildi. Onlar da hem İstanbul&#8217;u gerçek anlamıyla -hatta bazı İstanbullular&#8217;dan bile daha iyi- tanıdılar, hem de hayatları boyunca unutamayacakları bir deneyim kazandılar. <em>&#8220;Fotoğrafa devam mı?&#8221;</em> sorusunun yanıtı ise hepsinde aynı: Kesinlikle!</p>
<p><em>GAPO&#8217;dan Serdar Darendeliler ve Refik Akyüz&#8217;ün küratörlüğünü yaptıkları sergi, 17 Şubat 2010&#8242;a kadar Paris 11. Bölge Belediye Binası&#8217;nda görülebilir.</em></p>
<div id="crp_related"><h2>Benzer yazılar:</h2><ul><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/03/22/liberation-rothschild-denetim-kurulu-baskani/" rel="bookmark" class="crp_title">Libération : Rothschild denetim kurulu başkanı</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/08/25/pariste-hesap-kitap-isleri-yasamak-calismak-okumak-gezmek-isteyenlere-finansal-ipuclari/" rel="bookmark" class="crp_title">Paris’te hesap kitap işleri: yaşamak, çalışmak, okumak, gezmek isteyenlere finansal ipuçları</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/11/04/paris-gare-du-nordda-istanbul-2010-reklami/" rel="bookmark" class="crp_title">Paris: Gare du Nord&#8217;da &#8216;İstanbul 2010&#8242; reklamı</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/03/12/lille3000in-konugu-turkiye/" rel="bookmark" class="crp_title">Lille3000&#8242;in konuğu Türkiye</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/12/edwy-plenel-fransa-bir-demokrasi-krizi-yasiyor-devrime-ihtiyacimiz-var-ozel/" rel="bookmark" class="crp_title">Edwy Plenel: Fransa bir demokrasi krizi yaşıyor. Devrime ihtiyacımız var! (özel)</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/FransizUsulu/~4/VOsyk6Cvfqg" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/sergi-fransa-gocmen-gen-istanbul/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/sergi-fransa-gocmen-gen-istanbul/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Fransa’da bölgesel seçimlerde türbanlı aday krizi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/FransizUsulu/~3/gPBCDs2ewLM/</link>
		<comments>http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/09/fransa-turban-secim-kriz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 09:21:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pinar Ersoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[komünist]]></category>
		<category><![CDATA[NPA]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[türban]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fransizusulu.com/?p=1324</guid>
		<description><![CDATA[




İlk turu 14 Mart 2010’da yapılacak bölgesel seçimler öncesinde birbirinden “şeker” krizler de tek tek başladı. Bu seferki yine çok ilginç&#8230;
Yeni Antikapitalist Parti’nin (NPA) Vaucluse kentindeki şeçim listesinde, dördüncü sırada 22 yaşında bir öğrenci var. Adı İlham Moussaid. Kendisinin baş örtülü olması ise bu hafta itibariyle Fransa’nın ana meselesi haline geldi.
NPA’nin kurucusu Olivier Besancenot başta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp mceIEcenter">
<dl id="attachment_1325" class="wp-caption aligncenter" style="width: 478px;">
<dt class="wp-caption-dt"><img class="size-full wp-image-1325" title="Ilham Moussaid" src="http://fransizusulu.com/wp-content/uploads/2010/02/031535_GJ2230_be7cf85d.jpg" alt="  " width="468" height="312" /></dt>
</dl>
</div>
<p>İlk turu 14 Mart 2010’da yapılacak bölgesel seçimler öncesinde birbirinden “şeker” krizler de tek tek başladı. Bu seferki yine çok ilginç&#8230;</p>
<p><a title="Aktue lBakis haberi" href="http://www.aktuelbakis.com/news/9121.html">Yeni Antikapitalist Parti’nin</a> (NPA) Vaucluse kentindeki şeçim listesinde, dördüncü sırada 22 yaşında bir öğrenci var. Adı İlham Moussaid. Kendisinin baş örtülü olması ise bu hafta itibariyle Fransa’nın ana meselesi haline geldi.</p>
<p>NPA’nin kurucusu Olivier Besancenot başta <em>“Bir kadın hem feminist, hem laik, aynı zamanda da türbanlı olabilir”</em> diyerek aday tercihini savundu.</p>
<p>NPA’nin <a title="Fransiz Usulu haberi" href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/10/sarkozyden-sol-muhalefet-nasil-etkisiz-hale-getirilir-dersi/" target="_self">dönem dönem zorladığı</a> Sosyalist Parti’nin genel sekreteri <a title="Fransiz Usulu haberi" href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/05/28/martine-aubry-geri-adim-atti-turkiyenin-abye-girmesinden-yana-degilim/">Martine Aubry</a> <em>“Ben türbanlı bir adayı şeçim listeme asla almazdım”</em> dedi.</p>
<p>En cahil yorumlardan biri yine UMP’den geldi. Devlet bakanı <a title="Sabah gazetesi haberi" href="http://arsiv.sabah.com.tr/2007/06/21/haber,98255DB7F5D04CF384E577A5BE1B3B1F.html">Rama Yade</a> <em>“Kadın-erkek eşitliği, cumhuriyet değerleri ve laiklik adına politik bir partinin bu konularda daha dikaktli olması lazım. NPA’nın tavrı beni üzdü”</em> ifadesini kullandı.</p>
<p>Avrupa Parlamentosu milletvekili <a title="Sabah gazetesinin portresi" href="http://arsiv.sabah.com.tr/2003/07/15/y08.html">Eva Joly</a> ise aklı başında konuşanlardan oldu: <em>“Önemli olan entegrasyondur. Bir kadın türban takmayı şeçebilir. Benim gözümde bunu kendi tercihiyle yapan kimsenin başı açık bir kadından farkı yok.”</em></p>
<p>Ancak bu uzak destek yeterli olmamış olacak ki, Olivier Besancanot olayla ilgili<em> <em>“</em>Git Marks’i baştan oku<em>”</em></em> diyenlerin eleştirilerine yenik düştü. Besancanot dün yaptığı açıklamada <em><em><em>“</em>Adayl</em>ık karar</em><em>ı</em><em>n</em><em>ı </em><em>yerel organlarımız vermiştir. Biz bunu parti başkanlığında tartışma imkanı bulamadık, bu nedenle bu karar bütün partiye mal edilemez<em><em>”</em></em></em> açıklamasını yaptı.</p>
<p>Bir kişinin kadın, erkek, türbanlı ya da türbansız, dindar ya da ateist olmasından bağımsız olarak demokratik seçimlere aday olmasının, yani halka bu kişiyi seçme opsiyonunun sunulmasının hala tartışılabilmesi -üstelik bunun sadece ve sadece politik amaçlarla yapıldığ<em></em>ı bu kadar aşikarken- saçma değil mi?</p>
<div id="crp_related"><h2>Benzer yazılar:</h2><ul><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/05/28/martine-aubry-geri-adim-atti-turkiyenin-abye-girmesinden-yana-degilim/" rel="bookmark" class="crp_title">Aubry: Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye girmesinden yana değilim</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/22/fransada-sosyalist-parti-oldu-olecek-oluyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa&#8217;da Sosyalist Parti öldü, ölecek, ölüyor!</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/16/aubry-valls-sosyalistleri-dagitan-mektup/" rel="bookmark" class="crp_title">Aubry-Valls: Sosyalistleri dağıtan mektup</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/09/sarkozy-yedi-bucuk-yil-daha-birlikteyiz/" rel="bookmark" class="crp_title">Sarkozy: &#8220;Yedi buçuk yıl daha birlikteyiz&#8221;</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/10/sarkozyden-sol-muhalefet-nasil-etkisiz-hale-getirilir-dersi/" rel="bookmark" class="crp_title">Sarko&#8217;dan &#8220;sol muhalefet nasıl etkisiz hale getirilir&#8221; dersi</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/FransizUsulu/~4/gPBCDs2ewLM" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/09/fransa-turban-secim-kriz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/09/fransa-turban-secim-kriz/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Paris’te artık Türk sanatçıların da atölyesi var</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/FransizUsulu/~3/BB7Heo20ir8/</link>
		<comments>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/28/paris-ressam-atolye/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 18:44:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Deniz Yalım Kadıoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Mevsimi]]></category>
		<category><![CDATA[Cité des Arts]]></category>
		<category><![CDATA[Paris]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye mevsimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fransizusulu.com/?p=1285</guid>
		<description><![CDATA[Evet, artık bizim de bir atölyemiz var. SIMIT Derneği öncülüğünde, İKSV ve CulturesFrance desteğiyle  Cité Internationale des Arts’da açılan atölye, önümüzdeki yirmi yıl boyunca Türkiye’den gelen sanatçıları ağırlayacak, özel bir kurulun seçeceği genç sanatçıların altı aylık periyodlarda çalışmalarına Paris’te devam etmesine imkan verecek. İlk misafirler gelmeye başladı bile&#8230;
Atölyenin açılışı, Türkiye Mevsimi kapsamında 14 Ocak’ta, on [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, artık bizim de bir atölyemiz var. <a title="Referans gazetesi" href="http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=103436&amp;KTG_KOD=127">SIMIT Derneği</a> öncülüğünde, <a title="Resmi site" href="http://www.iksv.org">İKSV</a> ve <a title="Resmi site (Fransızca)" href="http://www.culturesfrance.com">CulturesFrance</a> desteğiyle  <a title="Resmi site (Fransızca)" href="http://www.citedesartsparis.net/">Cité Internationale des Arts</a>’da açılan atölye, önümüzdeki yirmi yıl boyunca Türkiye’den gelen sanatçıları ağırlayacak, özel bir kurulun seçeceği genç sanatçıların altı aylık periyodlarda çalışmalarına Paris’te devam etmesine imkan verecek. İlk misafirler gelmeye başladı bile&#8230;</p>
<p>Atölyenin açılışı, <a title="Resmi site (Fransızca)" href="http://www.saisondelaturquie.fr/">Türkiye Mevsimi</a> kapsamında 14 Ocak’ta, on iki Türk sanatçının ortak sergisi <a title="(Fransızca)" href="http://www.saisondelaturquie.fr/entre-deux-istanbul-paris.html">“Entre deux, İstanbul-Paris”</a> ile aynı anda yapıldı. İki açılışın aynı gün yapılması tesadüf değildi elbet&#8230; Serginin, atölyenin ve SIMIT Derneği’nin anlamı birbiriyle çok iyi örtüşmüş.</p>
<p><span id="more-1285"></span></p>
<div id="attachment_1304" class="wp-caption aligncenter" style="width: 526px"><img class="size-large wp-image-1304  " title="ERGIN" src="http://fransizusulu.com/wp-content/uploads/2010/01/ERGIN-1024x307.jpg" alt="ERGIN" width="516" height="155" /><p class="wp-caption-text">Sergiye katılan sanatçılardan Ali Umut Ergin&#39;in bir eseri..</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>“Entre deux, İstanbul-Paris” sergisinde göreceğiniz eserler; bazısı İstanbul-Paris arasında bir nevi mekik dokurken, bazısı köklerini birinde bırakıp yoluna öbüründe devam eden, kimi gönüllü kimi zorunlu göçlerle gelmiş ve en sonunda yolları Paris’te kesişmiş sanatçılara ait:</p>
<ul>
<li>Onay Akbaş</li>
<li>Erdal Alantar</li>
<li>Gökçe Çelikel</li>
<li>Salih Coşkun</li>
<li>Osman Dinç</li>
<li>Ali Umut Ergin</li>
<li>Ömer Kalesi</li>
<li>Ruveyda Koyuncu-Colombin</li>
<li>Ody Saban</li>
<li>Nevhiz Tanyeli</li>
<li>Utku Varlık</li>
<li>İsmail Yıldırım</li>
</ul>
<div id="attachment_1287" class="wp-caption aligncenter" style="width: 501px"><img class="size-large wp-image-1287  " title="banudicle" src="http://fransizusulu.com/wp-content/uploads/2010/01/banudicle-1024x609.jpg" alt="Banu Dicle" width="491" height="292" /><p class="wp-caption-text">Banu Dicle</p></div>
<p>SIMIT Derneği&#8217;nin kurucusu <a title="Referans gazetesi" href="http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=103436&amp;KTG_KOD=127">Banu Dicle</a> de gerçek bir göçebe&#8230; İsviçre’den Kanada’ya, oradan Almanya, Fransa derken şimdilik Cenevre’de mola  vermiş. Ufukta ise Brüksel görünüyor. Eşinin mesleği sayesinde (<em>bazen de  yüzünden</em>, diyor) hiç yerleşmemiş. “Nasıl bir hayat?” diye sorduğumda bana  şöyle karşılık verdi:</p>
<blockquote><p><em>Geçenlerde Jacques Lacarriere’in yazdığı, ‘13ème voyage’ isimli bir yazıya rastladım. Şöyle tarif ediyordu onüçüncü yolculuğu: &#8220;Fırtınalı olmayan bir şekilde, uzun süreli bir yer değiştirme. Yavaş, aylak bir yolculuk. Varlıkları ve nesneleri olabildiğince uzun bir süre ziyaret etmekten ibaret yolculuk. Geçmişleriyle huzurlu bir ilişki içinde, mahremiyetlerine dikkatle yaklaşmak. Öğrenme yolculuğu, felsefi. Ötesini öğrenmek için dışarıdan bir çırak olmak, kendime uzaktan yaklaşmak&#8230; 13. yolculuk.” Her zaman bu kadar şiirsel olmasa da, bu 13. yolculuk fikrini ve yabancı olmayı seviyorum.</em></p></blockquote>
<p>Banu Dicle ile SIMIT’ten, atölyeden ve sergiden konuştuk.</p>
<p>- <strong>SIMIT Derneği ne zaman kuruldu, amacınız nedir?</strong></p>
<p>SIMIT, 2007’nin sonunda Paris’te kuruldu. Beş kişiden oluşan küçük bir kadrosu var. Amacımız değişen, hareketli Türk sanatına ve sanatçısına destek olmak, bu sanatı öne çıkarmak. SIMIT, hem sanatçılar, hem de sanatla ilgili kurumlar arasında bir ağ oluşturmayı ve bunda bir süreklilik sağlamayı hedefliyor.</p>
<p>SIMIT’i düşünürken dört temel üzerine oturtmayı planladık: Plastik sanatlar, sahne sanatları, sinema ve bir rezidans programı. Cité’deki atölye ile rezidans programını önümüzdeki yirmi yıl için sağlamlaştırmış olduk, üstelik bunu İKSV gibi prestijli bir kurumla yaptık.</p>
<p>- <strong>Atölyenin alınmasında nasıl bir süreç izlendi?</strong></p>
<p>Uzun ve zor bir süreçti. Fikir aslında bize ait değildi. Mme. Genevieve Varlık bu düşüncesinden bahsettiğinde, SIMIT’in hedefleriyle aynı olduğu için biz de hemen sahiplendik ve yola birlikte çıktık. Cité des Arts’da isteyince hemen bir atölye sahibi olunamıyor. Her şeyden önce uzun bir bekleme listesi var. Gelecek sanatçılar hakkında da önemli kriterler bulunuyor, bir dolu referans gerekli. Önemli miktarda bir finansal destek de gerekiyordu. Gereken finansmanı bulamayınca, bu fikrimizi Türkiye Mevsimi’ne bir proje olarak sunduk. Yanımızda İKSV gibi bir yol arkadaşı, arkamızda da Türkiye Cumhuriyeti Paris Büyükelçiliği’nin desteği olduğu için bizi aralarına kabul ettiler.</p>
<p>Bazı ülkeler var ki birçok atölyeye sahip: Örneğin Almanya’nın 20, İsviçre’nin 17, Çin’in 16, Japonya’nın 14, İran’ın 4 atölyesi var. Türkiye’nin hiç atölyesinin olmaması ve Türkiye Mevsimi, sanırım bizi bekleme listesinde biraz öne geçiren etkenlerdendi. Umarım günün birinde bizim de 10 atölyemiz olur.</p>
<p><strong>- Böyle bir atölye sanatçıya hangi olanakları sunuyor?</strong></p>
<p>Sanaçılar altı aylık bir süre için geliyorlar. Bu süre gerekirse bir kereye mahsus olmak üzere uzatılabiliyor. Atölye yalnızca plastik sanatlardan değil müzisyenlere, yazarlara, dansçılara, her disiplinden sanatçıya açık.</p>
<p>Burada 45m2 büyüklüğünde, içinde banyosu, mutfağı ve günlük yaşam alanı bulunan bir stüdyodan bahsediyoruz. Ve tabii çalışabilmek için aydınlık bir bölüm var, bu bölüm gerçekten nefis bir Seine Nehri manzarasına sahip. Ayrıca ortak kullanıma açık baskı, fotoğraf gibi atölyeler de mevcut. Sanatçılar eğer çift iseler birlikte kalma imkanı da sunuluyor. Bunun dışında Cité des Arts’ın bulunduğu Marais çok dinamik bir ortam; galeriler, müzeler, tarihi yerler hep yürüme mesafesinde.</p>
<p>Atölyenin aylık 400€ civarında bir gideri var, bu genellikle kalan sanatçılar tarafından karşılanıyor. Biz de elimizden geldiği sürece bu aylık masrafı, yolculuk masraflarını karşılamayı ve mümkün olabilirse sanatçımıza aylık bir katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Bu nedenle hala finansal desteğe ihtiyacımız var.</p>
<p>- <strong>Atölyede kalacak isimler nasıl belirleniyor, bundan sonra kalmak isteyen sanatçıların nasıl bir yol izlemeleri gerekiyor?</strong></p>
<p>Şu ana kadar gelen sanatçılar, Ahmet Öğüt, Çınar Eşlek, Aslı Çavuşoğlu ve Bahar Oganer Türkiye Mevsimi çerçevesinde davet edildiler. Mevsim bittikten sonra atölyede kalacak  sanatçıları İKSV, SIMIT, küratörlerden ve sanat tarihçilerinden oluşan bir seçici kurul belirleyecek. Genç ama kariyerinde belirli bir yere gelmiş sanatçılara ağırlık verilecek. Zamanı geldiğinde bu konuda duyurular yapılacak.</p>
<p>- <strong>Atölyeyle birlikte açılan “Entre deux” sergisi SIMIT’in misyonuyla da çok örtüşüyordu. Bu sergideki sanatçıları bir araya getiren ortak nokta neydi, sergiye girecek eserlere nasıl karar verildi?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Dediğiniz çok doğru. Aslında zor bir sergi “Entre deux”, çünkü bu sanatçıların her biri birbirinden çok farklı evrenlerdeler. Onları bir araya getiren ise “arada” olma haliydi. Sergiyi kurarken, sanatçıların kendi sözlerini, kendi seçimlerini öne çıkarmaya dikkat ettik.  Kendi sözcükleri, sergi boyunca uçuşuyorlar hafif hafif. O yüzden serginin ilk salonunda fotoğraflarına yer verdik. Her şeyden önce “insan”ı anlatan bir sergi oldu bu.</p>
<p>- <strong>Sergiye gösterilen ilgiden memnun musunuz?</strong></p>
<p>Bunu henüz tam olarak yanıtlayamayacağım ama açılıştan çok hoşnut kaldım. Artension dergisindeki sergi haberi ve Sanat Tarihçisi ve Yazar Francoise Monnin&#8217;in bu proje ile yakından ilgilenmesinin sergi açılışındaki yoğun katılımda büyük payı vardı. Açılışta duyduğum hep “Gene geleceğiz,” cümlesiydi. Bir de Türkiye’deki bazı turizm şirketlerinden yapacakları kültürel turlara “Entre-deux”yü ekleme talebi geldi. Tüm bunlar çok güzel gelişmeler.</p>
<p>- <strong>SIMIT 2010 yılı için neler hedefliyor?</strong></p>
<p>SIMIT’in 2010 yılı için iki önemli projesi var. İlki, Entre-deux sergisini başka şehirlere götürebilmek. İkincisi de  Cité des Arts’taki rezidansta kalan sanatçılarla birlikte bir sergi açmak.</p>
<p><em>* Banu Hanım proje için gönüllülere her zaman ihtiyaç olduğunu hatırlatıyor. SIMIT’e çalışmalarında destek olmak isterseniz, 8, Rue Lalo, 75116, Paris adresinden ulaşabilirsiniz.</em></p>
<p><em>* &#8220;Entre Deux&#8221; sergisi 21 Şubat 2010&#8242;a kadar devam ediyor.</em></p>
<div id="crp_related"><h2>Benzer yazılar:</h2><ul><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/01/fransada-turkiye-mevsimi-resmen-basladi/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa&#8217;da Türkiye mevsimi resmen başladı</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/sergi-fransa-gocmen-gen-istanbul/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa&#8217;da yaşayan göçmen gençlerin gözünden İstanbul</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/03/turkiye-mevsimi-normal-zamanda-100-milyon-euro-versek-gerceklestiremeyecegimiz-etkinlikler-yapiyoruz/" rel="bookmark" class="crp_title">Türkiye Mevsimi: &#8220;Normal zamanda 100 milyon euro versek gerçekleştiremeyeceğimiz etkinlikler yapıyoruz&#8221;</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/03/12/lille3000in-konugu-turkiye/" rel="bookmark" class="crp_title">Lille3000&#8242;in konuğu Türkiye</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2008/10/15/louvreu-herkes-gezemez/" rel="bookmark" class="crp_title">Louvre&#8217;u herkes gezemez!</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/FransizUsulu/~4/BB7Heo20ir8" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/28/paris-ressam-atolye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/28/paris-ressam-atolye/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Ulusal kimlik tartışması neden haklı?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/FransizUsulu/~3/mnWMU32-Sko/</link>
		<comments>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/21/ulusal-kimlik-tartismasi-neden-hakli/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 12:57:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pinar Ersoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[milli kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sarkozy]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal kimlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fransizusulu.com/?p=1279</guid>
		<description><![CDATA[





Fransa aylardır Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy&#8217;nin girişimiyle başlayan &#8220;ulusal kimlik&#8221; tartışmasını konuşuyor. Birçok kesime göre değil Fransız olmayı tanımlamak böyle bir girişim başlatmak bile ırkçılıkla eşdeğer.  Peki girişim tamamen haksız mı? Kenan Devletyan &#8220;ulusal kimlik&#8221; tartışmasının haklı taraflarını yazdı&#8230; P.E.
Peki ulusal kimlik arayışı Fransa için bir mecburiyet haline mi geldi?
Doğrusu objektif bakmak gerekirse bu sorunun cevabı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp">
<dl id="attachment_1281" class="wp-caption alignleft" style="width: 200px;">
<dt class="wp-caption-dt"><img class="size-medium wp-image-1281" title="Nicolas Sarkozy" src="http://fransizusulu.com/wp-content/uploads/2010/01/photo-officielle-president-sarkozy-237x300.jpg" alt="Nicolas Sarkozy" width="190" height="240" /></dt>
<dd class="wp-caption-dd"></dd>
</dl>
</div>
<p><strong><em>Fransa aylardır Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy&#8217;nin girişimiyle başlayan &#8220;ulusal kimlik&#8221; tartışmasını konuşuyor. Birçok kesime göre değil Fransız olmayı tanımlamak böyle bir girişim başlatmak bile ırkçılıkla eşdeğer. </em></strong><strong><em> Peki girişim tamamen haksız mı? Kenan Devletyan &#8220;ulusal kimlik&#8221; tartışmasının haklı taraflarını yazdı&#8230; P.E.</em></strong></p>
<p>Peki ulusal kimlik arayışı Fransa için bir mecburiyet haline mi geldi?</p>
<p>Doğrusu objektif bakmak gerekirse bu sorunun cevabı &#8220;evet.&#8221; Zira Fransa&#8217;da Fransız anne babadan doğmuş olsa da her çocuk etnik bakımdan yude yüz Fransız değil. Birçoğu değişik etnik guruplara veya milliyetlere mensup eşlerden doğma bu çocuklar kültür ve yetiştirme açısından da Fransız değiller. Fransız okullarında eğitim almaları bunda en ufak bir değişiklik yaratmıyor.</p>
<p>Buna karşılık köken olarak gerçek Fransız nüfus artışı yılda %1. Yanlış okumadınız yüzde bir! Yapılan araştırmalar fazla değil sadece 60 yıl sonra Fransa&#8217;da hiç Fransız kalmayacağını söylüyor. Tabi bu veriler Fransız kamuoyunu ve politikacılarını rahatsız ediyor. Bu da Fransa da sağ partilerin söylemlerini ve oylarını artırmalarına yarıyor.</p>
<p><span id="more-1279"></span></p>
<p>Geçen zaman içinde bu insanları Fransız milliyetçiliği içinde asimile edeceğini sanan hükümetler günümüzde Fransızların değişik gruplar içinde eriyip kayboluşlarını endişe içinde izliyor. Fransa&#8217;nın yeni bir ivmeye, taze bir kana ihtiyacı olduğunu fark eden bu politikacılar devrim ruhunu tekrar canlandırmayı, Fransa ve Avrupada yeniden milliyetçilik akımlarını yükseltmeyi çare olarak görüyor.</p>
<p>Tabanda ise durum daha da vahim hale geldi. Milliyetçilik ile ırkçılığın kolayca karıştırılacağı bir ortamda karşılıklı kutuplaşmaya doğru gidiliyor. Vatandaşlıkla Fransaya bağlı olan ama asla Fransa&#8217;ya intibak edemeyen ve kendini asla Fransız hissetmeyen bu kesimle Fransız toplumu arasındaki uçurum hızla açılıyor.</p>
<p>Özgürlük kardeşlik eşitlik kelimeleri kulağa hoş gelse de bunların uygulaması artık çok zorlaştı. Fransızların çoğu yabancılara önyargılı davranıyor. Hiç biri yaşadığı, çalıştığı veya eğlendiği yerde yabancı görmek istemiyor veya en azından bundan rahatsız oluyor. Fransız polisinin veya resmi kurumlarının yabancılara karşı önyargılı tutumu ise artık olağan karşılanıyor. Tabii bunda geçmişte yaşanan nahoş hadiselerin de payı olduğu bir Fransız için yabancı ile problemin eşit anlama geldiği gerçeği de atlanmamalı&#8230;</p>
<p>Duruma Fransız penceresinden baktığınıza da, Fransa&#8217;da yaşayan yabancı kökenli biri olarak baktığınızda da haklı yanlar var. Ancak mevcut problemlerin sağduyu ile çözümlenmesini ummaktan başka da bir yol yok. Zira bir yüzü milliyetçilik, hır yüzü ırkçılık olan çok tehlikeli bu kılıç dikkatli kullanılmadığında size de karşınızdakine de zarar verir.</p>
<p>Bir ülkenin vatandaşlarını aynı çatı altında etnik kökeni ne olursa olsun o ülkenin milli değer ve kültürüne inandırmak, aynı ulusal kimlik altında kaynaştırmak, pekiştirmek istemesi son derece doğal ve gereklidir. Ancak daha önemlisi ve zoru her bir bireyin beyninde, kalbinde ve vicdanında bunu gerçekten hissedebilmesidir. Asıl hedef ve başarılması için çalışılması gereken budur.</p>
<p><strong><em>Kenan Devletyan</em></strong></p>
<div id="crp_related"><h2>Benzer yazılar:</h2><ul><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/ulusal-kimlik-tartisma-ilk-sonuclar/" rel="bookmark" class="crp_title">Ulusal kimlik tartışmasında ilk sonuçlar açıklandı</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/10/fransa-bir-sistem-elestirisi/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa: Bir sistem eleştirisi</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/05/25/nedim-gursel-turkiyeyi-savundu/" rel="bookmark" class="crp_title">Nedim Gürsel, Türkiye&#8217;yi savundu</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/12/edwy-plenel-fransa-bir-demokrasi-krizi-yasiyor-devrime-ihtiyacimiz-var-ozel/" rel="bookmark" class="crp_title">Edwy Plenel: Fransa bir demokrasi krizi yaşıyor. Devrime ihtiyacımız var! (özel)</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/16/aubry-valls-sosyalistleri-dagitan-mektup/" rel="bookmark" class="crp_title">Aubry-Valls: Sosyalistleri dağıtan mektup</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/FransizUsulu/~4/mnWMU32-Sko" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/21/ulusal-kimlik-tartismasi-neden-hakli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/21/ulusal-kimlik-tartismasi-neden-hakli/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Edwy Plenel: Fransa bir demokrasi krizi yaşıyor. Devrime ihtiyacımız var! (özel)</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/FransizUsulu/~3/H0E2io6F9O4/</link>
		<comments>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/12/edwy-plenel-fransa-bir-demokrasi-krizi-yasiyor-devrime-ihtiyacimiz-var-ozel/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 19:54:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pinar Ersoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Edwy Plenel]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Le Monde]]></category>
		<category><![CDATA[monarşi]]></category>
		<category><![CDATA[Sarkozy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fransizusulu.com/?p=1269</guid>
		<description><![CDATA[8 Ocak&#8217;ta, başka bir proje için, tamamen alakasız bir konuda Edwy Plenel ile röportaj yaptım.
Le Monde gazetesini yedi yıl yöneten, Fransa&#8217;nın en çok saygı duyulan gazetecileri arasında sayılan Plenel, röportaj boyunca ancak bir Fransız&#8217;a yakışacak kadar ağdalı bir dille uzun cümleler kurarak konuştu.
Ancak söz Fransa&#8217;ya geldiğinde tavrı birden değişti. Tutkuyla sinir arasında bir ses tonu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1271" title="Edwy Plenel" src="http://fransizusulu.com/wp-content/uploads/2010/01/edwy-plenel.jpg" alt="Edwy Plenel" width="96" height="149" />8 Ocak&#8217;ta, başka bir proje için, tamamen alakasız bir konuda <a title="Portre (BiaNet)" href="http://bianet.org/bianet/bianet/51173-ihtirasli-iktidarin-hazin-sonu" target="_self">Edwy Plenel</a> ile röportaj yaptım.</p>
<p><a title="Resmi site (Fransızca)" href="http://www.lemonde.fr" target="_self">Le Monde</a> gazetesini yedi yıl yöneten, Fransa&#8217;nın en çok saygı duyulan gazetecileri arasında sayılan Plenel, röportaj boyunca ancak bir Fransız&#8217;a yakışacak kadar ağdalı bir dille uzun cümleler kurarak konuştu.</p>
<p>Ancak söz Fransa&#8217;ya geldiğinde tavrı birden değişti. Tutkuyla sinir arasında bir ses tonu takındı, üzerinde saatlerce düşündüğü belli olan cümleleri tane tane sıraladı. Tavrı beni bu konudaki samimiyetine ve &#8220;bu tablo&#8221; karşısında duyduğu üzüntüye inandırdı. Aktarıyorum:</p>
<ul>
<li><strong>Fransa&#8217;da bir demokrasi krizi yaşanıyor. </strong></li>
<li>Bu yalnızca Sarkozy dönemine özel bir durum değil&#8230; Ama Sarkozy&#8217;nin cumhurbaşkanlığında bu durum daha da şiddetlendi.</li>
<li>Sarkozy&#8217;nin başkanlığı bü ülkeyi yordu; zorluklarını, gerginleriklerini daha da derinleştirdi, hatta insanlardan kopardı.</li>
<li>Fransa&#8217;da demokratik bir tehlike olduğunu, basının da bunun zaman zaman aynası zaman zaman itici gücü olduğunu düşünüyorum.</li>
<li><strong>Bu ülke politik olarak liberal değil. </strong></li>
<li>Fransa artık başkanlık sistemiyle, Napolyoncu ve monarşik bir sistemle yönetilen bir ülke. Güçler arasında denge ve eşitlik yok.</li>
<li>Fransa&#8217;nın kendisini baştan sona yenileyecek bir demokratik devrime ihtiyacı var.</li>
</ul>
<blockquote><p><strong>Edwy Plenel kimdir? </strong></p>
<p>1996-2003 yılları arasında Le Monde gazetesinin yayın yönetmenliğini yaptı. İktidar savaşını kaybedince ayrıldı. 2007 yılı sonunda, bağımsız haber sitesi Mediapart&#8217;ı kurdu. Kariyerine &#8220;gazetecilik labaratuvarı&#8221; dediği bu sitede devam ediyor.</p>
<p>Doksanların başından kalma bıyığıyla tam bir &#8220;Fransız gazeteci&#8221; karikatürünü andırıyor. Aslında son derece sempatik biri&#8230; Kendi toplumu üzerine kafa yoruyor. Görüşlerinin solcu geçmişinin fazlasıyla etkisi altında olduğu söyleniyor. <a title="Portre (BiaNet)" href="http://bianet.org/bianet/bianet/51173-ihtirasli-iktidarin-hazin-sonu" target="_self">Eleştiriliyor.</a></p></blockquote>
<div id="crp_related"><h2>Benzer yazılar:</h2><ul><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/10/sergi-fransa-gocmen-gen-istanbul/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa&#8217;da yaşayan göçmen gençlerin gözünden İstanbul</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/03/22/liberation-rothschild-denetim-kurulu-baskani/" rel="bookmark" class="crp_title">Libération : Rothschild denetim kurulu başkanı</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/10/sarkozyden-sol-muhalefet-nasil-etkisiz-hale-getirilir-dersi/" rel="bookmark" class="crp_title">Sarko&#8217;dan &#8220;sol muhalefet nasıl etkisiz hale getirilir&#8221; dersi</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/22/fransada-sosyalist-parti-oldu-olecek-oluyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa&#8217;da Sosyalist Parti öldü, ölecek, ölüyor!</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/09/fransa-turban-secim-kriz/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa’da bölgesel seçimlerde türbanlı aday krizi</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/FransizUsulu/~4/H0E2io6F9O4" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/12/edwy-plenel-fransa-bir-demokrasi-krizi-yasiyor-devrime-ihtiyacimiz-var-ozel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/12/edwy-plenel-fransa-bir-demokrasi-krizi-yasiyor-devrime-ihtiyacimiz-var-ozel/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Fransa: Bir sistem eleştirisi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/FransizUsulu/~3/C31rrAlwnos/</link>
		<comments>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/10/fransa-bir-sistem-elestirisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Jan 2010 12:55:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pinar Ersoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fransizusulu.com/?p=1251</guid>
		<description><![CDATA[





Kenan Devletyan Fransa&#8217;da sistemi, bu sistemin içine girmenin yollarını, karşılığında alacaklarınızı yazdı. Güzel bir toplum eleştirisi&#8230; P.E.

2002 yılında büyük umutlar ile yaşamak için gittiğim Fransa&#8217;da insanlar ben daha gelmeden referandumlarını yapmış ve tasarruflarını her ne olursa olsun refahtan yana kullanmışlardı. Kapitalist sistemde bir parça olmayı bilinçli veya bilinçsiz kabul etmiş, kendine adeta teselli olarak sunulan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div class="mceTemp mceIEcenter">
<dl id="attachment_1253" class="wp-caption aligncenter" style="width: 460px;">
<dt class="wp-caption-dt"><img class="size-full wp-image-1253" title="sistem" src="http://fransizusulu.com/wp-content/uploads/2010/01/sistem.jpg" alt="  " width="450" height="177" /></dt>
</dl>
</div>
<p><em><strong>Kenan Devletyan Fransa&#8217;da sistemi, bu sistemin içine girmenin yollarını, karşılığında alacaklarınızı yazdı. Güzel bir toplum eleştirisi&#8230; P.E.<br />
</strong></em></p>
<p>2002 yılında büyük umutlar ile yaşamak için gittiğim Fransa&#8217;da insanlar ben daha gelmeden referandumlarını yapmış ve tasarruflarını her ne olursa olsun refahtan yana kullanmışlardı. Kapitalist sistemde bir parça olmayı bilinçli veya bilinçsiz kabul etmiş, kendine adeta teselli olarak sunulan cicili biçili vitrinler ve göz alıcı teknoloji ile kendini mutlu olduğuna inandırmıştı.</p>
<p>Aslında bu sisteme kapılmak veya mecburen sürüklenmek bir şekilde olası ve makul görülebilir. Zira size vaad edilen parıltılı ve cezbedici bir hayat tarzı ve -diğer bir seçenek olanağı bırakılmadığı için- mecburen sisteme katılmanız.</p>
<div>
<p>Zira sistem o kadar basit ve aynı zamanda o kadar karmaşık ki yaşamda kendinize bir kulvar açmak için önce bir kimliğiniz, kimliğiniz için bir adresiniz, adresiniz için bir eviniz, bir eviniz olması için bir banka hesabınız, banka hesabınız olması için resmi bir işiniz, daha doğrusu devamlı çalışma kontratınız ve vergi mükkelefi olmanız gerekiyor.</p>
<p>Bu zincirde bir halkanın eksikliği veya yetersizliği sizin bu sistemin dışında kalmanız ve hayatınızı idame ettirmeyi sadece günlük veya rastgele işlere, daha doğrusu şansa bırakmanız anlamına geliyor.</p>
<p><strong>40 yıllık profesyonel hayat</strong></p>
<p>Diyelim ki bütün bunlara sahip oldunuz ve canavarın dişlilerinden birine büyük bir keyif ile dahil oldunuz. Peki diğerlerini atlatıp kendinize yer açtığınız ve bundan büyük memnuniyet duyduğunuz bu sistem size ne verecek biliyor musunuz?</p>
<p>Ortalama olarak 25 yaşında dahil olduğunuzda sizi tam kırk yıllık bir çalışma hayatı bekliyor. Artık bir iş sahibi olduğunuz için 30 veya 35 yıl vadeli kredi ile kendinize bir ev alacaksınız veya buna mecbur bırakılacaksınız (neticede ya kira ödeyeceksiniz ya da kredi). Evin kendinize ait olduğu günü göreceğinize emin olmadan hem geçinmek hem de kredileri ödemek için daha fazla çalışmak zorunda kalacak, yıllık izinlerinizi de yıllık bütçeye soluk aldırması için feda edeceksiniz.</p></div>
<div><span id="more-1251"></span></div>
<div>Sonsuz zorluk ve fedakarlıktan sonra -şansınız varsa- 65 yaşında suyu sıkılmış, posası kalmış biri olarak tekavit olacaksınız. 40 yıl ödediğiniz primlerden ve 30 yıl ödeyip sahip olduğunuz evden de ancak 5-10 yıl yararlanabileceksiniz.</div>
<div></div>
<div>Şimdi bana diyeceksiniz herkes böyle mi? Tabii ki istisnalar kaideyi bozmaz ama genel olarak evet böyle. Bu şekil bir yaşam kavgası da insanı doğal olarak daha vahşileştirip daha gaddarlaştırıyor. İnsanlar kendi çıkar ve menfaatleri için başkalarını kolayca ezip harcayabiliyorlar. Manevi inançlara ne vakit, ne meram kalıyor. Gittikçe yalnızlığa ve bencilliğe itiliyorsunuz. Artık hiçbir şeye inanmayan, hiçbir beklentisi olmayan bir insanın bir inancı, doğru bir hedefi de olmuyor.</div>
<div><strong>Köşeler kapılmış</strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div>Bu tanımlamalara daha yolun başında, hayatınını baharında olan gençler de dahil. Zira banliyö yaşamı, ne yaparlarsa yapsınlar bu zıvanadan çıkmanın imkansız olduğunu onlara çoktan öğretmiş durumda&#8230; Etnik olarak çeşitli kimliklere sahip bu insanlar köşe başlarının çoktan dinazorlar tarafından tutulduğunun ve kendileri için hiçbir çıkış ve umut olmadığının farkındalar.</div>
<div>Fransız hükümetini de son derece rahatsız eden bu durumdan -artık geç kalınmış olsa da- ancak herkese fırsat eşitliği tanınması ile çıkmak mümkün olabilir. Aksi durumda ırkçılığın körüklenmesine ve aşırı sağ partilerin yükselmesine şaşırmamak gerekiyor. rduğu bir toplum, Eden&#8217;i dahi cehenneme çevirir.</div>
<div>Benim Fransa’da bulduğum yozlaşmış, karışmış bir kültür; yönünü, duygularını, ananelerini, bağlılıklarını kaybetmiş meteryalist bir toplum oldu. Başta aile kavramının yıpratılıp yokolmasıyla başlayan bu olgu, ulusal boyuta varmış durumda&#8230; Ve bu Fransa geniş kültürü, hoşgörüşü, nezaketi ile tanıyıp hayran olduğumuz Fransa’dan çok uzakta&#8230;</div>
<div><em><strong>Kenan Devletyan</strong></em></div>
</div>
<div id="crp_related"><h2>Benzer yazılar:</h2><ul><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/21/ulusal-kimlik-tartismasi-neden-hakli/" rel="bookmark" class="crp_title">Ulusal kimlik tartışması neden haklı?</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/05/25/nedim-gursel-turkiyeyi-savundu/" rel="bookmark" class="crp_title">Nedim Gürsel, Türkiye&#8217;yi savundu</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/28/fransada-cekilis-tombalayla-ev-satma-devri/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa’da çekiliş-tombalayla ev satma devri</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/10/26/francis-evrard-e-k-babasi-dava-roportaj/" rel="bookmark" class="crp_title">Françis Evrard: E.K.’nın babası davayı anlatıyor (röportaj)</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/16/sarkozy-103-yillik-yasayi-degistirdi-pariste-pazar-gunleri-dukkanlar-artik-acik-olacak/" rel="bookmark" class="crp_title">Sarkozy 103 yıllık yasayı değiştirdi: Paris&#8217;te pazar günleri dükkanlar artık açık olacak</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/FransizUsulu/~4/C31rrAlwnos" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/10/fransa-bir-sistem-elestirisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/10/fransa-bir-sistem-elestirisi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>İLAN: Fransız Usulü yeni muhabir ve yazarlar arıyor</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/FransizUsulu/~3/LLA426oYU-E/</link>
		<comments>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/06/ilane-yazarlar-ariyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 11:33:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pinar Ersoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[ilan]]></category>
		<category><![CDATA[muhabir]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fransizusulu.com/?p=1247</guid>
		<description><![CDATA[Fransız Usulü&#8217;nü yenileyemiyorum. Vaktim yok. Ayda bir haberle de siteyi açık tutmanın anlamı yok. O yüzden&#8230;
YORUM
Yeni yazarlar ve muhabirler arıyorum. Fransa&#8217;da yaşıyorsanız ya da Türkiye&#8217;de Fransa&#8217;yı takip ediyorsanız Fransa gündemi ile ilgili yazılarınızı, fotoğraflarınızı, yorumlarınızı gönderin, sitede yayınlayayım.
HABER
Şans eseri aranızda gazetecilik öğrencileri varsa, haber yapın, portreler yazın, videolar çekin, kısa filmler gönderin onları da yayınlayayım. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fransız Usulü&#8217;nü yenileyemiyorum. Vaktim yok. Ayda bir haberle de siteyi açık tutmanın anlamı yok. O yüzden&#8230;</p>
<p><strong>YORUM</strong></p>
<p>Yeni yazarlar ve muhabirler arıyorum. Fransa&#8217;da yaşıyorsanız ya da Türkiye&#8217;de Fransa&#8217;yı takip ediyorsanız Fransa gündemi ile ilgili <em><strong>yazılarınızı, fotoğraflarınızı, yorumlarınızı</strong></em> gönderin, sitede yayınlayayım.</p>
<p><strong>HABER</strong></p>
<p>Şans eseri aranızda gazetecilik öğrencileri varsa, <em><strong>haber yapın, portreler yazın, videolar çekin, kısa filmler gönderin</strong></em> onları da yayınlayayım. Haberin niteliğine göre cüzzi de olsa bir ödeme yapmam bile söz konusu olabilir. Konuşuruz.</p>
<p><strong>İLAN</strong></p>
<p>Eğer paylaşmak istediğiniz <em><strong>ev, iş, özel ders vs. ilanları</strong></em> varsa, bunlara da sitede ücretsiz yer verebilirim. Hazır okuyucu kitlesi varken bunu bir topluluğa dönüştürmemek yazık olur&#8230;</p>
<p>Her türlü katkınızı bekliyorum.</p>
<p>Pınar</p>
<p>fransizusulu[@]gmail.com</p>
<div id="crp_related"><h2>Benzer yazılar:</h2><ul><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/05/28/fransiz-usulu-kapandi/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransız Usulü kapandı&#8230;</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/16/sarkozy-103-yillik-yasayi-degistirdi-pariste-pazar-gunleri-dukkanlar-artik-acik-olacak/" rel="bookmark" class="crp_title">Sarkozy 103 yıllık yasayı değiştirdi: Paris&#8217;te pazar günleri dükkanlar artık açık olacak</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/05/24/le-point-dergisi-sarkozynin-oglunu-veliaht-ilan-etti/" rel="bookmark" class="crp_title">Le Point, Sarkozy&#8217;nin oğlunu &#8220;veliaht&#8221; ilan etti</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2010/02/09/fransa-turban-secim-kriz/" rel="bookmark" class="crp_title">Fransa’da bölgesel seçimlerde türbanlı aday krizi</a></li><li><a href="http://fransizusulu.com/index.php/2009/07/13/ilan-halimi/" rel="bookmark" class="crp_title">İlan Halimi: Yahudi ve Müslüman azınlığı karşı karşıya getiren cinayet davasında tartışmalı sonuç</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/FransizUsulu/~4/LLA426oYU-E" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/06/ilane-yazarlar-ariyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://fransizusulu.com/index.php/2010/01/06/ilane-yazarlar-ariyor/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>
